şükela:  tümü | bugün
  • çok sağlam ve çok bilgili ve üstelik bu bilgisini öyle kitaplarda kalan teoryle aktarmayıp pratikte neyin ne olduğunu da bazen içinizi acıtsa da çaatt diye önünüze koyar ve aklınızı başınıza devşirin der.
    not konusunda politikasını anlamış değilim ama keşke bu ders (yerel yönetimler) daha geniş bir süreçte özellikle türkiye odağı daha uzun tutularak düzenlenebilse....
    ayrıca da şehir ve bölge planlama mezunudur,doktorasını siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde yapmıştır.
  • kent ve siyaset konusunda aşmış bir hocamız. harvey, castells gibi düşünürleri iyice içselleştirip derslerde diyagram çize çize anlatır. bazen aksidir. ama iyi yürekli harbi bir hocadır. çok şey öğrenilecek akademisyenlerden.
  • şehir plancıları odası genel başkanı.
  • tayfun talipoğlu'nun nasılsınız adlı programında melih gökçek'in tayyip erdoğan tarafından çok gecikmeli olarak aday gösterilmesini "nerdeyse ben de üzüldüm" (acıdım da demiş olabilir) diyerek gökçek'i ne kadar çok (!) sevdiğini ima eden akademisyen. kendisine göre temel mesele üretimden vazgeçiştir. üretim [merkezleri] yerine alışveriş merkezi açan politikaları da eleştirir. bu nedenle ekonomik krizi, kent bağlamında ele almıştır.
  • 20 temmuz gecesi trt2'deki işin doğrusu adlı programda melih gökçek'le akay kavşağı konusunda tartıştı. gökçek'e "iktidar sarhoşluğu", "adamı içeri atarlar başkan", "bu halk size o tünelleri doldurtur" gibi has ayarlar verdi. izlemek isteyenler için adres: http://www.spo.org.tr/…detay.php?kod=944&tipi=43⊆=0
  • geçtiğimiz dönem kendisinden adm 4180 kodlu 'urban politics' dersini aldığım hocam.

    gökçek ile olan tartışmasını banttan da olsa baştan sona izledim. gökçek bildiğimiz gibiydi, tarık hoca gökçek'in ilk 10-15 dakika boyunca uzun uzun mahkeme kararları okuması sırasında ağzını açmadan sıranın kendisine gelmesini bekledi. nihayetinde söz tarık hoca'ya gelince bildiğimiz gökçek oyunları başladı; sürekli araya girmeler, karşındakini dinlemeyip söz kesmeler, sinir bozmalar vs. tarık hoca en başta mülayim bir tavırla ve saygıyı da koruyarak bu araya girmeleri bertaraf etmeye çalıştı ama, baktı ki olacak gibi değil, o da gökçek'in yöntemini kullanarak söz kesmeye, sesini yükseltmeye başladı ve tansiyon giderek yükseldi. ankara'yı bilen bilir, akay kavşağı'nın kapanması trafiğin iptal olması demek merkezde, elbette tarık hoca da bunun farkında ve zaten programın sonunda da "o kavşağı sana kapattırmayacağız, halka eziyet edemeyeceksin" dedi. çok haklı bir şekilde tarık hoca'nın itirazı gökçek'in bunu siyasal rant aracı olarak kullanmak istemesi, aynen belediye bursları anayasa mahkemesince iptal edildiği zaman çözüm arayacağı yerde şehrin her tarafına "işte chp zihniyeti" diye afiş astırması gibi. tarık hoca katlı kavşakların trafiğe çözüm olmayacağını, metro yapılması gerektiğini söyledi, "odtü'den hatay sokak'a 35 dakikada gidiyorum o kadar katlı kavşağa rağmen, metroyu bitirseydin 10 dakikada gidecektim" dedi, "her sabah eskişehir yolunda trafiğe takıldığımda seni çok güzel anıyorum" diye de ekledi, sonuç olarak da gökçek'e ulaşım plancılarını çağırmasını salık verdi, gökçek ise oralı bile olmayarak "benim uzmanlarım var" diye çocuk gibi diretti.

    bu tartışmanın sonunda 31 temmuz'da ne olur? bizim bildiğimiz gökçek, akay kavşağını doğacak kaosa rağmen, aynen 2007 yazında koca şehrin suyunu kestiği gibi kapatır ve bunu çarşaf çarşaf afişlerle chp'nin işi diye halka lanse eder. daha önce kızılay'daki üstgeçitler ve amblem davalarında verilen iptal kararlarına uymayan gökçek, bu sefer halkın eziyet çekmesinden rant elde edeceği için mahkeme kararına uyar. ankara halkının çoğunluğu da bu işten gökçek'i sorumlu görmeyeceğinden, gökçek bu işten karlı çıkmış olur. sonra gelsin yeni üstgeçitler, köprülü kavşaklar. ama benim bildiğim tarık hoca da bu adamın peşini bırakmaz. çünkü kendisi yalnızca bu olayda değil, dikmen vadisi, mamak gibi bir çok yerde gökçek mağdurlarının yanında mücadele vermiştir ve vermeye de devam edecektir, ankara'da gökçek saltanatı yıkılana kadar.
  • artık salı günleri birgün'de yazıyor.

    http://www.birgun.net/…36&year=2010&month=02&day=02
  • chp'nin ankara il başkanlığı için adı geçen, adı geçmesini geç gazetelere göre chp üyeliğini dahi gerçekleştiren hoca. doğruysa çok da şaşırmadığım bir haber olacak bu. bir keresinde bir panelde "gecekondu fetişizmi de sıktı artık" demişti. oturup uzun uzun düşündüm, "kendisini marksist olarak addeden bir beyin nasıl olur da böyle bir lafı edebilir?" diye. bu ülkede böyledir gençler, bu ülke böyle!

    şimdi bol bol orta sınıf solculuğu yapsın kentsel dönüşümden böyle yoğun etkilenen yoksul ve mağdur insanların yaşadığı büyükşehirlerde...

    devam...
  • hem birgün de yazıyor hem chp ankara il başkanlığında adı geçiyor.

    (bkz: şuyuu vukuundan beter)

    ne güzel bir dünyada yaşıyoruz, acaba birgün'den chp'ye geçiş neden bu kadar mümkün? iki etti bununla beraber (bkz: enver aysever) mümkünlüde herşey mümkün demek, tuhaf zamanlarda yaşıyoruz...kim lanetlemişse bizi

    "chp ankara il yönetimi topluca istifa etti. böylece önder sav’ın kalesinden birisi daha yıkılmış oldu. toplu istifaların başını ise il yönetim kurulu üyesi dursun bayram çekti.
    milletvekili adayı olmak için teşkilatlara gönderilen “10 ocak tarihine kadar istifa edilmeli” mesajının altında bir anlamda önder sav’ın hakim olduğu teşkilatları istifa ettirip yeni teşkilatlar oluşturmak yatıyordu. gözler önder sav’ın kalelerinden birisi olan ankara’ya da çevrilmişti. iyi bir önder sav fanatiği olan ankara il başkanı ali yıldızlı 10 ocak tarihinde istifa etmeyeceğini açıkladı.
    yönetim içerisinde kılıçdaroğlu tarafından olarak bilinen dursun bayram ve beraberinde ki grup ali yıldızlı’nın bu açıklaması üzerine toplu istifa etti. böylelikle yönetim düşmüş oldu.
    chp ankara il başkanlığına odtü siyaset bilimi bölümü öğretim üyesi doç. dr. tarık şengül’ün getirilmesi bekleniyor."

    http://www.ilgazetesi.com.tr/…i-istifa-etti/066778/