şükela:  tümü | bugün
  • radyocu, yazar. istanbul felsefe mezunu.
    kekeme çocuklar korosu adlı bir eseri var, sanırım ilk kitabı.
    yıllar önce günışığı fmde tadına doyulmaz gece programları yapardı.
    bir can doğanın bir onun boşluğu dolmadı radyolarda..
  • hala radyocudur kendisi..programlarına devam eder.. hangi radyo oldugunu bilmiyorum ama hep duyarım takipcisi bir arkadastan. dinlemisligim vardır mikrofonik bir sese sahip, derin mevzuların adamıdır.
  • marmara fm 105.3 frekansında cumartesi geceleri saat 23:00te mikrofon basına gecen radyocu.
  • birazdan yıldırımlar düşecek kentin sokaklarına

    afrika'nin bir bölümünde yasayan kaplanlar arasinda büyük bir dayanisma örnegi sergilenir. güçlü yagmurlar beraberinde korkunç yildirimlar tasirlar buralara. adeta gökyüzünü yirtan yildirimlar, yeryüzüne büyük bir gürültüyle inerler. tarihin içinde tanrilarin kavgasi ya da öfkesiyle anilir yildirimlar. sahici bir öfkenin yansimasina benzer gerçekten de.

    ilginç olan bu siddetli yagmurlar yagarken kaplanlarin birlikte gerçeklestirdikleri bir olaydir. yogun yagmurlar sirasinda kaplanlar açik alanlara çikarlar. kismen yildirimlari karsi korunaklidir açik alanlar. büyük orman yanginlarina da neden olabilir bu yildirim düsmeleri.
    açik alana toplanan kaplanlar yere uzanirlar. gruplar halinde yere uzanan kaplanlar kafalarini birbirlerinin kafalarina yaslarlar.

    tek bir sey yüzünden!

    eger birinin üzerine yildirim düserse, digerleri de onunla birlikte ölür. yanyana, gögüs gögüse, kafa kafaya duran kaplanlar böylece ölüme birlikte gitme yemini ederler. birisi öldügü anda digerleri de ölsündiye. birbirlerine sahip çikmak adina. dost olduklarini ispatlamak için.

    ölümü birlikte karsilayarak birlikte olmanin en onurlu yüzünü tasirlar. kimse ihanet etmeden ve bir an olsun oradan kalkmayi düsünmeden öylece beklerler muhtemel bir ölümü.

    dostlugun ölümcül fedakarligini paylasirlar.

    kimi zaman kentin içinde de böyle gruplarin içinde oldugunuzu düsünürsünüz. omuz omuza bir yasam paylasiminda bulundugunuzu. statüler önemli olmaksizin yan yana uzanmis insanlar olabileceginizi düsünürken çildirtici bir süphenin esiri olursunuz. "acaba kalkarlar mi birden?" yildirim düstügü anda kalkabileceklerinin korkusu sarar bütün benliginizi.

    güvenemezsiniz.

    herkes birbirinin yüzüne süpheyle bakar.

    kent, yildirim düstügünde yalniz kalanlarin aci hikayeleriyle doludur. her bir sokaginda, tek basina ölenlerin hazin izleri vardir kentin. emegini, gelecegini, gülümsemelerini paylasan insanlarin, müthis bir gürültüyle üzerlerine düsen yildirimlarin altinda, hiç ummadiklari bir anda tek basina kalmanin çaresizligi okunur yüzlerinden. asil soru sona kalanin kim olacagi sorunudur.

    kimin hangi mazeretle kalkacagi...

    ya da kimin yakin durdugu halde, digerlerine temas etmedigi...

    bu yüzden kentin düsüs hikayelerinde trajik bir yalnizlik vardir. korkunun ve çikarlarin , her seye ragmen yasami kutsamanin verdigi bir ihanet duygusu.

    her seye ragmen, onursuz da olsa, yasami kutsamanin tiksindiren yüzleri.

    simdi böyle bir tedirginlik duygusu tasiyorum kendi içimde. kimseden emin olamiyorum sirf bu yüzden. dahasi gök gürültüleri duyuldugunda orada olabilecegimden bile kuskuluyum.

    bu lanet olasi kuskular tek tek tüketiyor hepimizi.

    yagmur yagiyor...

    gök gürlüyor...

    birazdan yildirimlar düsecek kentin sokaklarina...

    tarik tufan
  • sesi, soluğu özlenen insan.
  • inandığım ender radyo programcılarından biri. çok fazla yoktur zaten, en fazla bir-iki tane. uzun zamandır dinleyemedim ama "ya ne yapıyor bakayım bir" deyip radyoya-marmara fm- kulak verdiğimde hâlâ aynı şeylerden bahsettiğini farketsem de, yine de yaralarımı hatırlatır, acıtır. belki sırf bu yüzden devam etmesi gerekir yazmaya ve konuşmaya. hatırlatmak için...
    yazdığı kitaplarında (kekeme çocuklar korosu ve kraliçenin pireleri) derinliğini çok iyi yansıtamadığını düşünüyorum. derin, enine boyuna kitaplar yazmayı hakedenlerden. kendisinden böyle bir beklenti içindeyim evet. yazdıklarında edebiyatın eksikliğini de görüyoruz ne yazık ki. ama inanıyorum ben ona. elbet bir gün daha iyi, sıkı kelimelerle çıkacak karşımıza. vazgeçmesin yazmaktan ve konuşmaktan. allah azmini artırsın. sevilir, özlenir.
  • eksen dershanesinde felsefe grubu öğretmenliği yapar ve kendileri son rivayetlere göre müdür yardımcısı olmuştur.
  • ve sen, kuş olup gidersin…isimli üçüncü kitabı yakında çıkacak olan yazar.
  • dostlarına dualarında "allah ellerini bırakmasın!" diyen, sadece müslümana yakışan hüznü her zerresinde görebileceğiniz bizim mahallenin ender insanlardan.
  • her pazar günü bugün gazetesinde yazmaya başlayan, yakında başka sürprizlerine de tanık olacağımız komple bir medya adamı.