şükela:  tümü | bugün
  • twitter da gündem olmus basliktir;

    neden? cünkü tarikatlar cikarci, ückagitci yalancilar, ve onlara inanan cahil, karaktersiz ve kifayetsiz insanlari biraraya getirerek bir "dava" mazeretiyle organize suc islemeye müsaittir. gülen ciler bunu yapti, yarin baska bir tarikat te yapabilir....
  • şu insanlar tarikat, cemaat gitmek yerine bilim, sanat kurslarına gitseydi. belki ülkede bir şeyler değişirdi.

    edit : tarikatlar zerre umrumda değil. ülkedeki eğitim sorunu sebebiyle bu cemaatlar üye topladı. başına sarığı çeken, cübbeyi giyeni biz alim saydılar. bilgisine, konuşmasına bakmadan ağızlarından hikaye dinledi. yanlış anlaşılmasın din düşmanı değilim. din öğretileri üzerinden ahlak ve etik değerler kazanmalarını isterim ama eğitim sorunumuz var. (bkz: egitim sorunu cozum onerileri)
  • din adı altında duygu ve dolayısıyla para sömürüp, güç elde eden lanet olası yerler kapatılmalıdır. ama düşünsene, kime ne söylüyorum ki ben. kim beslendiği kaynağı kurutur ki?
  • tarikatlar açılmış kurumlar olmadığından dolayı kapatılması da imkansız... inanç ve inancı yaşama özgürlüğüne de ters düşecek bir eylem olur bu.

    fakat tarikatların etkinlik alanları sınırlandırılabilir, denetlenilebilir; inanış ve bununla ilgili olmayan konularla ilgili eylemleri için enselerinde boza pişirilebilir.
  • kur'an tektir. bunun tartışması olamaz. yetmezmiş gibi müslümanlar mezheplere bölünmüş. daha sonra mezhepler de kesmemiş insanlar tarikatlara/cemaatlere bölünmüşler.

    hristiyanlarla dalga geçerler "efendim 4 tane incil varmış da bunlardan ortak bir incil oluşturulmuş" diye. peki bizde neden 4 mezhep var? kitap tek, mezhep neden 4? "yok efendim işte yorum farklarından kaynaklanan, vs, vs" klasik cevaplar verilir genelde.

    biribirinin camisine gitmeyen cemaatler var. ulan hani mülk allah' ın dı? din neden bireysel yaşanamaz? neden insanlar kendilerini bir topluluğun parçası, bir şeyhin müridi olma ihtiyacı duyarlar? sorgulanması gerekenler bunlar.

    aslında kur'an ın türkçeye tercüme edilme amacı biraz da bu. insanlar dinlerini anlasınlar, anlamadıkları kitabı kendini hoca/şeyh/alim ilan edenlerden yalan yanlış öğrenip onların kucağına düşmesinler. ama din tüccarları da ısrarla kur'an ın arapça okunması gerektiğini savunurlar. burda amaç, "sen kafanı yorma anlamazsın, bize katıl, biz sana anlatalım".

    kur'an kursları da bunların temellerinin atıldığı yerler. ben şimdiye kadar çocuklara türkçe kur'an okunan, dinletilen, öğretilen kur'an kursu görmedim. çocuk içeriği anlamadıktan sonra çişini tutamadığı yaşta "hafız" olsa ne olur?

    tarikat/cemaat işleri "akçeli" işlerdir. işin içine para giriyorsa orada samimiyetten bahsedemeyiz. orada ticaret vardır. orada rant vardır. orada kayıt dışı ekonomi vardır.

    ama "kapatılsın" demek de tek başına çözüm değil. resmi olarak kapatsan, merdiven altı şekilde bu faaliyetler devam eder. ancak şöyle olabilir, tüm cemaatleri/tarikatları dernek statüsüne almak, faaliyetlerinin kontrol altında tutulması anlamında olumlu sonuç verebilir.

    dernek sınıfına girmeyen, girmek istemeyen cemaatleri de tıpkı şu an fetö' ye yapıldığı gibi terör örgütü kapsamında yargılarsın.
  • görüyor ve artırıyorum.
    (bkz: istiklal mahkemeleri açılsın). hepsini sallandıralım.
    bazı şeylerin neden yapıldığını anlamamız için koşullarını yeniden yaşamamız gerekiyor nedense.
  • 1925 yılında 677 sayılı kanunla zaten kapatılmıştı. sorun, bunların tekrar açılabilecek yüzü / imkanı bulmuş olmalarında. bir devlet çocuklarına sahip çıkamıyorsa, o devletin temsilcilerinin, o koltuklarda oturabilecek yüzü olmamalıdır. tabi ben bunu japonya örneğine bakarak söylüyorum. türk politikacılar böyle durumlarda "takdir-i ilahi" ya da "fıtratında var" kalıplarından birini kullanır.