şükela:  tümü | bugün
  • uzun süredir yapmayı düşündüğüm hayvancılık için yaptığım araştırmalar sonucunda gözlemlediğim durum.

    bilhassa hayvan beslemede geleneksel yöntemler, üretimde geleneksel metodlar uyguluyorlar.

    hiçbir yeniliğe ve gelişime açık değiller. adamlar herşeyi ama herşeyi devletten bekliyorlar. yem ve üretim giderleri artmış olabilir ama cidden 2 yaşında alınıp 1 yıl beslenen sonra 3 yaşında satılan 50 baş kurbanlık hayvandan kazanılabilecek parayı görseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. ortalama hesapla şuan ki bakım ve yem maliyetiyle een kötü 200.000 tl kazanılabiliyor. 1 yılda.

    diyorsun ki bu ahır bu hayvanların üretimi için uygun değil, diyo ki devlet desteklerse daha iyisini yaparız. ulan ampik sen hayvandan edeceğin karı devletle paylaşıyor musun? sattığın hayvana fatura kesiyor musun?

    keçi sütü işletmeleri sahiplerine bakın çoğunluğu beyaz yakalılardır. avrupada uygulanan metodları örnek alırlar, verimi yukarı çıkarmak ve ıslah için çalışırlar. hangi hayvan ne kadar süt verir kaydını tutarlar, her yıl bir önceki yıldan daha verimli hale getirirler işletmelerini. bir köylünün bunu yapma ihtimali var mıdır?

    besi hayvancılığında taze yemi karşılamak için olan arazilerini ekmezler ekenler de yanlış metodlar uygularlar, halbuki ufak bir araştırmayla verimi inanılmaz derecede yukarı çıkartabilirler.

    bakanlığın verdiği hayvanları satıp parasını bir yıl boyunca yiyen ve götünü yayıp keyfine bakan kaç tane köylü tanıdım. dağ taşı ekili arazi diye ekim parası alan mı dersiniz, kaç yüz dönüm arazisine yıllardır “olmayan” yoncanın parasını alan mı dersin neler var da uzatmak istemiyorum.

    ez cümle tarım ve hayvancılığın kurtulması için hayvancılığı önce köylülerin elinden kurtarmak lazım. ben ve benim gibi bu olaya pratik teknik ve bilimsel yaklaşan üreticiler lazım.

    hayvanı sevmeden, doğayı sevmeden, toprağı sevmeden bu işi yapanlar, bu işe girmek isteyen insanların önündeki ilk ve en büyük engel.

    haydi gençler iş başına
    korkmayın
    çekinmeyin
    başarabilir miyim diye endişe etmeyin. bir köylüden daha iyi yaparsınız bu işi emin olun.

    edit 1: işin içinde olanlar ne dediğimi anlayacaklar. şu köy enstitüleri kapanmasaydı şuan inanılmaz yerlerde olabilirdik.
    -hayvancılıktan para kazanamayan boşalan köyler olmayacaktı.
    -kooperatifleşmeyle üretici simsarlara mahkum olmayacaktı.
    -piyasaya malını "babalardan" izin almadan satamayan büyük baş süt üreticisi mağdur olmayacaktı.
    -tohumun %90'ını ithal etmiyor olacaktı.

    edit 2: çok mesaj geliyor, hepsini okuyorum cevap vermeye çalışacağım.

    edit 3: "bize çiftçi lazım mühendis değil" interstellar.

    edit 4: işin içinde olanlardan itirazlar geldi. burada bahsedilen hayvancılık sadece büyük ya da orta ölçekli büyük baş sütçülük değildir. 50-100 başlık küçük baş aile işletmeciliği büyükbaşa nispeten daha kolay ve daha az sermaye gerektirir.
    “sen bu işin içinde değilsin ne kadar zor olduğunu bilmiyorsun” diyorlar. bu eleştiriye cevabım şudur, arkadaşlar doğayı ve hayvanları sevmiyorsanız, sizi seven ve destekleyen birisi yoksa bu işe girmeyin.

    edit 5: tarım ve hayvancılık bakanlığının hatalarını yazmak istemiyorum, orada çalışanlardan ve sistemi bilenlerden mesajlar geliyor ama görmek istemiyorum. hibe hayvan olayında dönen işlerden midem bulanıyor ama oralara girmek istemiyorum. devlete rağmen bu işi yapmak mümkün. meslek birlikleri olarak bakanla görüşecek stk yok neredeyse. bu işler hayvancılıkla ilgilenen eğitimli, kafası çalışan insanlarla mümkün bunun farkında olun.

    eşref şekerli
  • kesinlikle doğru önerme.köylü artık peynirini domatesini ilçe'den alır olmuş.kendi yiyeceği kadar sebzeyi üretmeyen köylüden beklentiye girmeyelim.
  • karadenizin tartışılan ürünü olan fındık için konuşursak eğer,

    giresun yöresinin bazı bölgelerinde rekolte aşırı düşük, ağaçlar hastalıklı. yörenin insanı pas vurdu diyor ancak ne bir ziraat mühendisi çağırıp incelettiren gördüm ne de bakım yaptıranı birşey yapanı. kime sorsam ya allahın bir hikmeti, ya da amariganın asit yağmuru yağdırması yüzünden(!)

    edit: @hyce adlı yazarın hatırladığına göre ilk pas vurma olayları karadeniz sahil yolunun yapıldığı zamanlara denk geliyor. espiye'deki fındık üreticisi, pasa espiye-yağlıdere arasına yapılan yükseltilmiş yolun yapımı sırasında iş makinelerinin kaldırdığı tozlardan kaynaklandığını düşünmüş.
  • haklılık payı olabilecek önerme. inanırım.
  • evet.
    tabii.
    devlet yasada olan gsmh'den yüzde 1 tarım desteğini yapmasın.
    sonra köylü kaka.
  • gübre fiyatlarının yüzde 130 artması,
    motorin litre fiyatının coşması,
    ürün birim fiyatının düşmesi veya sabit kalması,
    işçilik ücretlerinin zamlanması,
    sulama için doğal kaynak kalmaması, su için astronomik ücretler ödenmesi,
    üretilen mahsüle kota konulması,
    tohum için dışarıya bağlı hale getirilmiş olması,
    yem fiyatının katlanarak artması,

    vs, uzaar gider...

    evet sıkıntı çiftçide, hassiktir ordan!

    edit: çiftçi çocuğu
  • birçok akrabası tarım veya hayvancılık ile uğraşan ve uygulamalarına, zihinlerine bizzat tanık olan birisi olarak artı birimle katıldığım görüş.
  • kenevir ekiciliği mevduatlarını okurken denk gelen başlık.

    kesinlikle katılıyorum, çiftçilik artık büyük yatırımlarla ve teknolojik fikirlerle yapılması gereken bir meslek haline geldi. artık her ürünün hasadı için farklı makineler kullanılıyor ve bu makineler çiftçilerin alabileceği fiyatlarda değil.

    üniversite işbirliği yapan çiftçiler hariç, bir çok çiftçi önümüzdeki dönemde tarla çalışanına dönüşecektir.
  • öyle veya böyle (bkz: köy enstitüleri) tekrar açılmalı.
    edit : yanlış anlayanlar için açıklayım ; tarım ve hayvancılıkta verim artışına etkileri bulunur. (uzun vadede ) . nasıl açılır , açılacak filan veya tarım sorununu kökten çözer demiyorum ve bu sorun sadece köylüye mal edilemez ama köy enstitülerinin faydası olur diyorum .
  • kesinlikle doğru bir başlık. tembel çalışmayan hep başkalarına suç atan bir çiftçimiz var. genel bir durum aslında millet olarak böyleyiz biz.

    özellikle kalkınma ve teşvik kredileri ve projelerinde hep götürme planları ve eylemleri yaparız. almadığımız inekleri almış gibi gösterip kredi kullanıp son model arabalar alıp köy yollarında kırar dökeriz. sonra arabada yok ortada ömür boyu borç öde.

    yapacağı çiftçiliğin eğitimi almayan araştırmayan cahil köylüler.