şükela:  tümü | bugün
  • gece gece aklıma düşen acı gerçektir. bu saçmalığı ilk kez kadıköy beşiktaş vapuruna zar zor binerken farkettim.

    bizler için metropol hayatı hepi topu 50-60 senelik bi macera, bunun yanında globalleşen dünyadaki fasoncu konumumuzun getirisi olarak ucuz hizmet ülkesiyiz. çok ucuz olmadığımız için de üretimden ziyade montaj ve hizmet sektörü üzerine ayakta kalan bi yığın insanız. vapura baktım ve ortalama gelir tahmini yürüttüm, en fazla 3000 liraya gözüm el verdi...

    benim dedem mesela göçerken ne var ne yok elden çıkartıp dımdızlak izmire gitmiş, orada da bütün emeğinin karşılığı bi ufak müstakil ev olmuş. bahsettiğim sireç yaklaşık 30 seneye sirayet ediyor..

    şimdi iyi de kardeşim tarım sektörü zaten bitmiş durumda dediğinizi duyar gibiyim, ancak kazın ayağı öyle değil. tarım sektörünün bu durumda olması ak partisinin kötü yönetimiyle beraber bilinçsiz tarım da aynı zamanda. yani bereketli topraktan iddaa oynar gibi bu sene domat çok para etti seneye domat ekiyoz kafasında bilinçsiz ve malesef kalitesiz yığılmanın sonucunda batıp çıkan bi sektör konumunda. bu insanlar genelde bilinçsiz ve liberal insanlar genelde. yani 100 dönüm fındığı olan adam aman tadımız kaçmasın diye saçma sapan tercihlerde bulunup reisçilik yaparken asıl tadı kaçacak olan beyaz yaka halen daha muhalif ağırlıkta mesela. bu ülkenin sunduğu bereketli topraklarında envai çeşit tarım mümkünken 1800 liraya mühendis olarak iş aramak da niye kardeşim? basalım gidelim köyümüze bilinçli tarım yapalım ya.

    nedir yani gelecek kurmak dediğimiz şey 30-40 sene çalışıp bi ev araba alıp ömrün yarısını kredi ödeyerek geçirmek mi? ne için? hizmet için, bırakın allaşkına...

    bunun yanında gelişen teknoloji ve bilim kulvarlarında muhteşem eğitim sistemimiz ve yavru imamlarımızın tutunma şansı çok düşük. yani artık sektör sıvı yakıttan vazgeçmişken biz pancar motoru seviyesindeyiz. evet elektrikli bisikletlerin motorlarını birleştirip üni bünyesindeki yarışlarda derece almak çok güzel, bunu da yapın ama kendinizi kandırmayın...

    gidelim köyümüze abi, nedir bu trafik, kaos, stres, zorluk?

    ak partisinden hayır gelmeyeceği aşikar, ancak bilinçli bi toplulukla elimizdeki bereketli toprak sermayesini doğru bi şekilde harmanlarsak bunun önünde akp de duramaz. konum açısından zaten muhteşem bi yerdeyiz, neden rusya kapılarından 3 kuruşa zor sattığımız domatları geri almak yerine çağın modası ve eskimeyecek olan organik tarıma ayak uydurmaya çalışmayalım ki? nedir yani 3.000 lira maaş alırken 1200 lira kira verip kalan parayla 1 ayı çevirmekten daha mı meşakatli daha mı zor olucak toprakla iç içe olmak, temiz havaya uyanmak ve üretimin hazzına varmak?

    tarlasına eleman arayanlar dmden ulaşabilir!
  • (bkz: tanımdan kaçmaktaki ısrar)

    edit: öncelikle konuyu saptırdığım için özür dilerim. madem yeri geldi bir iki bişey yazmak istiyorum. yanlış okuduğum halinin ekşisözlükte fazlasıyla yaygınlaşmaya başladığını söyleyebileceğim durumdur. bazı başlıklarda "ahahah gece gece iyi güldüm" yazanlar çoğalmaya başlamış. basit bir forum sitesinden çok kendi üslubuna sahip bir yapılanma olabilmemiz için en azından tanım yoksa bile yaptığımız küçük minik esprileri bkz içine alabiliriz. karşımızda uzun ve emek verilmiş bir yazı varsa zaten tanıma fazla gerek olduğunu düşünmüyorum ama bu kısa yorum tarzı birbirini tekrar eden tanımsız bkz'sız entryler sözlüğü domine etmeye başladı.
  • ilkellik olarak görüldüğü içindir.
  • aklıma geldikçe beni ciddi ciddi üzen acı gerçektir.
  • yandaşlar,o yetiştirmediğimiz ürünleri ithal edip ceplerini doldursun diyedir.
    yoksa siz herkesin inşaat işi ile mi uğraşacağını sanıyorsunuz?