şükela:  tümü | bugün
  • 4 yıl önce (yıl 99) kadıköyden arkadaşımla trene kaçak olarak binip gittiğim küçükyalıdaki ismini hatırlamadığm bir pasajın içinde bulunan mouse bilgisayar isminde minik yerin sahibi.. lakin win98 cdmi ozamanlar kopyasını oluşturmak için gitmiştim. 1 milyon vermiştim ozamanın* parasıyla.. (cd dahil)
    (bkz: hey gidi hey)*
  • her bir müşterisine üye kartı verip id nosunuda eksik etmeyen, sözde indirim yaparım ayağıyla müşteri çekmeye çalışan komik ad soyadlı bilgisayarcı şahıs.
    (bkz: mouse bilgisayar)
  • istanbulda görülebilecek en ilginç bilgisayar dükkanı sahibi.
    pazarlama yönetimi ve müşteri ilişkileri konsunda sezgisel bir yeteneğe sahiptir. eğer dükkanına uğrarsanız adamın gözündeki dolar işaretlerini rahatlıkla görebilirsiniz.her gelene potansiyel müşteri gözüyle bakması sebebiyle haz edilebilir bir insan değildir.
  • tarkan kurtla orta okul çağlarında bilgisayar oyunları aşkı yüzünden tanışmış küçükyalılı zavallı gençlerden biriyseniz her zaman hatırlayacağınız şey mouse bilgisayar üye kartı ve sizi zorla öpmesidir. istersiniz dükkana onuncu kez girin sosyal ilişkiler uzmanı tarkan bey sizi tanımaz,işiniz bittikten sonra size ünlü sorusunu sorar
    -sende kartım varmıydı?
    işte bundan sonra sizi kurtaracak hiç bir kelam yoktur; kaçmayı denemeniz bile işe yaramaz, size üye kartını verecek ve şapır şupur öpecektir. ama o bilmezki onun yüzünden yıllar boyu birileriyle tokalaşırken bile araya refleks sonucu mesafe koyan insanlar bıraktığını...
  • ilk olarak amiga oyunları çektirdiğimiz, daha sonra pc'ye geçip kapılarında süründüğümüz bir bilgisayarcıdır. ilk defa gördüğü bir insana bile atıl kurt espirisi yapabilmektedir. dükkanın duvarlarında çeşit çeşit yazılar bulunmaktadır. bunlardan en ünlüsü "oyun çekimi pazara kadar değil mezara kadar x lira"dır. orada belirtilen "x" miktarının sürekli değişmeside ayrı bir hadisedir.
    fakat tarkan kurt'un en önemli özelliği ilk defa 5 sene önce görüp bir daha görmediği bir insanı bile tanımasıdır. hakkınızda garip bir bilgi verebilir veya 5 sene önce ne satın aldığınızı söyleyebilir. ve bunun sonunda sizi mutlaka öper.
  • daha 2 sene öncesine kadar müşterilerini pasajın dışına kadar uğurlayan, şu sıralar ise spor motorsikleti ve deri ceketi ile alemlere akmakta olan şahsiyet. kopya cd den nasıl para kazanıldığının en açık örneğidir kendisi.

    (bkz: dunyanin en yüzeysel adami)
  • 10 yıl oncesine kadar bo$ disketlere oyun çeken,henuz yeni yeni filizlenmekte olan bir sektöre balıklama dalmı$ acemi esnaf havası vardı bu $ahısın..farklı bir tarz sahibiydi..henuz bilgisayar ülkeye yeni yeni girmi$ti ve istanbul anadolu yakasında maltepe'den bostancı'ya escort hariç,bir kaç cd satıcısından biriydi oda..i$ini layıkıyla yapıyordu..samimi degildi tavırları ama içtendi.herkesle ayrı ayrı muhabbet eder,mu$teri memnuniyetini on planda tutar,kimsenin dukkandan huzursuz bir $ekilde ayrılmaması için her mu$teriyi dukkanın bulundugu pasajın sonuna kadar yolcu ederdi.neler oldugunu $a$ıran mu$teri gulmekten kendini alamazdı.dukkandan ugurlarken elinize 3-5 tane kart tutu$turur ve akabinde sizi yanaklarınızdan operdi..herkesle kankaydı..ister yav$ama politikası diye adlarındırın,ister i$ bilirlik.ama bu tavırlar,aradan gecen 10 yılda tarkan kurt'a i$,e$,ev,araba,ikinci bir dukkan olarak dondu..kendisinin cd kopyalamaktan ufak çapta bir krallıga donu$en ya$amı,bir kitap olabilecek anılarla doludur tahmin ediyorum..
  • 1990ların ortasından bu yana bir oyun almaya, ya da boş dvd almaya gidin hep benzer muhabbeti yaşatan, sonunda sizi o veya bu şekilde ikna edip x liralık malzemeyi 3x liraya almanızı başaran, an itibarı ile mouse bilgisayar zincirini kurmuş, kadıköy'e asla sıçramayacak, sıçrasa da şimdiki ambiyansı bulamayacak, neredeyse bulunduğu pasajın yarısını ele geçirmiş, buna rağmen pasaj ahalisinin kendisini çok sevmesi nedeni ile karşısına rakip herhangi bir işletme açılmasından yırtmış renkli kişilik.

    genelde hep şu diyalog yaşanır kendisi ile:

    - tarkan abi nasılsın?
    - ooo durancım hoşgeldin, ne var ne yok? görüşemiyoruz.
    - iş güç abi ne olsun. ben x oyundan arıyorum var mı?
    - olmaz mı arkadaşlara söyleyeyim hazırlasınlar. 1 saate kadar elinde olur.
    - ne kadardı abi?
    - 7 lira duran kardeşim.
    - oha abi ne yaptın? yazıcıoğlu'nda 2 lira.
    - öyle deme canım kardeşim. sen şimdi buradan kadıköy'e gitsen, git gel yol parası en az 3 lira. e oraya kadar gideceksin karnın acıkacak birşey yiyeyim diyeceksin. hadi diyelim şöhretler'e gittin minimum 5 liraya çıkarsın. eh oraya kadar gittin hadi bir de sinemaya gireyim dersen, verdin mi 12 lira? ne etti hepsi? 2, 3, 5, 12 daha. 20 lira. 13 lira kardasın bak.
    - abi haklısın ya. ben hiç böyle düşünmemiştim.
    - eee biz boşa tarkan kurt olmadık. bu arada sende kartım var mıydı?