şükela:  tümü | bugün
  • aslında sadece tarkan'ın degil sezen aksu'nun da içinde bulunduğunu düşündüğün kanaat onderlerinin 15 temmuz darbe girişimini cuppa şarkısıyla önceden bildirme hadisesidir.oncelikle şarkının adına baktigimizda cunta kelimesini animsattigini görüyoruz.
    sözlerine de göz atalım simdi...

    hey tayfa
    kalk kalk kalk hadi durma
    hey hey tayfa
    hey hey hey hey
    (bu kısımda sanki darbe sonrası halkın sokaklara çıkısı önceden bildiriliyor)

    televizyonu açma
    telefona da bakma
    ne acıklı ne saçma
    sanki kıyamet
    (burada sosyal medya ve geleneksel medyadaki darbe yansımalarını anlatıyor)

    her şey satılık
    kalplerde katılık
    aşklar yatılık
    akışta millet
    (bu sanırım yaşanılan olaylardaki vicdansızlık ve kalpsizlik uzerine bir endişe)

    cuppa cuppa cuppa
    cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans
    (sabaha kadar haftalarca sürecek meydanlardaki milleti öngörmüş)

    geri adım atma atma
    geri adım atma atma
    geri adım atma atma
    (inlerine gireceğiz gibi bir sey)

    doğduk biz bu düzene
    ötekini üzen üzene
    olur mu ondan bize ne
    küfür kıyamet
    (cemaatin devlet içindeki ötekileştirmelerine işaret etmiş sanırım)

    kalpleri kıran kırana
    bi sor be gönül koyana
    nedir bu o yana bu yana
    kopuşta millet
    (karasizlar yetmez ama evetciler burada azardan nasibini almis)

    cuppa cuppa cuppa
    cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans

    hey tayfa
    kalk kalk kalk hadi durma
    hey hey tayfa
    hey hey hey hey

    geri adım atma atma
    geri adım atma atma
    (buraları açıkladık hep)

    çaresi yok yanıcaz biz de
    birilerine kanıcaz biz de
    vurucaz dibe dibe önce
    elbette havalanıcaz biz de
    (burada da toplumun her kesiminin bundan etkileneceğini ama sonunda güzel günlerin gelecegini müjdelemiş kendileri)

    o zaman simdi hep beraber...

    cuppa cuppa cuppa
    cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans
    hey tayfa
    kalk kalk kalk hadi durma
    hey hey tayfa
    hey hey hey hey
  • (bkz: pop müziğin türkler üzerindeki mallaştırıcı etkileri)
  • aslinda 1997 yilinda cikardigi kir zincirlerini adli parcayla darbeyi 19 yil once haber vermesi olayidir.

    bu geceeeeee demis mesela cok manidar.
  • cuppa ile ima edilen de cunta olmasın?

    (bkz: cunta cunta)
  • hiç üşenmedin mi?
  • komik olduğunu sanan mal entry'leri
  • ciddiye alınıp haberleştirilen iddia.

    kim haberleştirmiştir dersiniz?

    tabiki yeni akit ve milat gazeteleri.

    twitter trollerinin geyikleri ciddiye alınıyor memlekette.

    ***

    yeni akitin ilgili haberi

    sizce de "garip" bir parça değil mi? sezen aksu gibi türkiye'de en az iki kuşağın gönlünde yer etmiş bir efsanenin böylesine "pespaye" bir şarkıyı kaleme alması "enteresan" gelmiyor mu size? "megastar" rütbesi olan, kendisine ulaşan binlerce şarkı sözünü elinin tersiyle iten tarkan'ın, böylesine "içi boş" bir parçayı seslendirmesi son derece "ilginç" değil mi? şarkının 14 temmuz'da piyasaya çıkması "tuhaf" değil mi sizce de?

    bütün darbelerin bir şarkısı vardı

    1908 darbesinde kullanılan: "osmanlılar bugün oldu muzaffer/fethetti yeniden vatanı asker/açtı mebuslara yolu süngüler/yaşasın niyazi yaşasın enver" şarkı sözlerinden, 1960 darbesi sonrası kullanılan: "“selam selam orduya/selam bütün millete/selam aziz vatana/hürriyete bin selam" marşına kadar, 12 eylül darbesinde kullanılan "yine de şahlanıyor kolbaşının kır atı" türküsünden, 28 şubat darbesinde kullanılan 10.yıl marşı'na varıncaya dek, bütün darbelerin ya bir şarkısı, ya bir türküsü ya da bir marşı muhakkak olmuştur. tarih boyunca bütün darbe süreçlerinde darbeciler, darbenin toplumsal hafızada yer bulması, toplumsallaşması ve meşruiyet kazanması için müziği "olmazsa olmaz bir araç" olarak kullanmıştır.

    sezen aksu'nun babası olan, aksiyon dergisi'nin tabiriyle "egitimin yaman dedesi" yamanlar kolejleri'nin ilk müdürü sami yıldırım'ın fetöcü olduğu "iddialarını" da işitince insan... tarkan ve sezen aksu'ya sormadan edemiyor. "cuppa" şarkısı, "darbe şarkısı" mıydı? darbe başarılı olsaydı, fetullahçı cuntacılar, şarkıda geçen "cuppa" kelimesini "cunta" ile değiştirip "darbe şarkısı" olarak mı kullanacaktı?

    bu şarkı neden 15-16-17 temmuz değil de 14 temmuz'da piyasaya sürüldü? sezen aksu ve tarkan bu sorulara cevap vermeli. şüpheleri ve soru işaretlerini gidermeli.

    ***

    milat gazetesi'nden bayram zilan'ın ilgili köşe yazısı

    sezen aksu ve tarkan yapımı 'cuppa' şarkısı, 'darbe şarkısı' mıydı?
    bayram zilan 05.10.2016

    en anti-fetöcü gibi duranların baş-fetöcü, fetullah'a en çok küfür eden anti-fetullahçıların bir numaralı fetullahçı olduğu "kripto zaman"ların tam ortasındayız. meşhur bir deyim var, "denizden babam çıksa yerim" diye... işte bu deyimden mülhem, "denizden babamız çıksa, fetöcü olabilir mi?" diye şüphelendiğimiz günler yaşıyoruz.
    hem nasıl şüphelenmeyelim ki!
    cumhurbaşkanı erdoğan'ın yaverinin fetöcü çıktığı, omzuna bir yıldız daha koymaya yer kalmamış kudretli paşaların özel kalem müdürlerinin, çaycılarının, postacılarının "halka ilk namlu doğrultan darbeci" çıktığını görünce şüphelenmemek elde mi?
    hele, "bukalemun"un bile önlerinde saygıyla eğilip şapka çıkarttığı fetöcülerin, kılıktan kılığa, renkten renge girme yetenekleri düşünüldüğünde...
    her şeyden şüphelenir hale geliyor insan.
    bu aralar pür dikkat etrafımızı kolaçan ediyoruz. mobese kameralarının başında 7/24 nöbet tutup "arananlar top20 listesi"ne tepeden girmiş şahısları arayan görevli titizliğinde, biz de "fetöcü/kripto fetöcü" arıyoruz her yerde.
    dile kolay...
    241 şehit verdik. 2000'in üzerinde gazimiz var.
    tank paletleri altında şehadet şerbeti içmişlerimiz, helikopterden atılan mermilere gövdesini siper etmişlerimiz var.
    ezanlar susmasın diye bir daha hiçbir zaman konuşamayacak olanlarımız var.
    halkın vergileriyle alınmış silahları halka doğrultan alçaklarla mücadele etmek hepimizin boynunun borcu. herşeyden evvel, 241 şehidimize ödememiz gereken bir borç. onların hayatta olan annelerine, babalarına, eşlerine, çocuklarına borcumuz.
    bu yüzden gözlerimizi "radar misali" açtık. izliyoruz, süzüyoruz, gözlüyoruz, soruyoruz, sorguluyoruz...
    gözümüze "takılanların" üzerine gidiyoruz.
    gitmeliyiz de...
    işte bunlardan bir tanesi.
    sözlerini sezen aksu'nun yazdığı, tarkan'ın seslendirdiği "cuppa" şarkısı.
    bu şarkı bana çok "garip" geliyor.
    şarkının sözlerini okuduğunuzda eminim size de "garip" gelecek...
    "hey hey tafya
    televizyonu açma, telefona da bakma
    ne acıklı ne saçma sanki kıyamet
    her şey satılık kalplerde katılık
    aşklar yatılık akışta millet

    cuppa cuppa cuppa cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans
    hey hey tayfa
    kalk kalk hadi durma
    hey hey tayfa
    hey hey tayfa
    geri adım atma atma
    doğduk biz bu düzene
    ötekini üzen üzene
    olur mu ondan bize ne
    küfür kıyamet
    kalpleri kıran kırana
    bir sor be gönül koyana
    nedir bu o yana bu yana
    kopuşta millet
    cuppa cuppa cuppa cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans
    hey hey tayfa
    kalk kalk hadi durma
    hey hey tayfa
    hey hey tayfa
    geri adım atma atma (6 defa)
    çaresi yok yanacaz biz de
    birilerine kanacaz biz de
    vurucaz dibe dibe önce
    elbette havalanacaz biz de
    cuppa cuppa cuppa cuppa da cuppa cuppa
    bağıra çağıra bas bas
    sabaha kadar dans"
    şarkı, ilk piyasaya çıktığı günden bu yana hem müzik severler, hem de müzik eleştirmenleri tarafından çok sert bir dille eleştiriliyor, yerden yere vuruluyor. şarkının "devrik popstar ajdar"ın şarkılarına bile rahmet okuttuğundan dem vuruluyor.
    sezen aksu gibi, şarkıları kalbimize nakış nakış işlemiş bir duayenin böylesine "bayağı/sıradan" bir şarkı yazması garip elbette.
    ama "asıl gariplik" bu şarkının sezen aksu tarafından yazılması değil.
    asıl gariplik, bu şarkının 15 temmuz darbe girişiminden tam 1 gün önce, yani 14 temmuz'da piyasaya çıkması.

    sezen aksu gibi türkiye'de en az iki kuşağın gönlünde yer etmiş bir efsanenin böylesine "pespaye" bir şarkıyı kaleme alması "enteresan" gelmiyor mu size?
    "megastar" rütbesi olan, kendisine ulaşan binlerce şarkı sözünü elinin tersiyle iten tarkan'ın, böylesine "içi boş" bir parçayı seslendirmesi son derece "ilginç" değil mi?
    şarkının 14 temmuz'da piyasaya çıkması "tuhaf" değil mi sizce de?
    1908 darbesinde kullanılan: "osmanlılar bugün oldu muzaffer/fethetti yeniden vatanı asker/açtı mebuslara yolu süngüler/yaşasın niyazi yaşasın enver" şarkı sözlerinden, 1960 darbesi sonrası kullanılan: "“selam selam orduya/selam bütün millete/selam aziz vatana/hürriyete bin selam" marşına kadar, 12 eylül darbesinde kullanılan "yine de şahlanıyor kolbaşının kır atı" türküsünden, 28 şubat darbesinde kullanılan 10.yıl marşı'na varıncaya dek, bütün darbelerin ya bir şarkısı, ya bir türküsü ya da bir marşı muhakkak olmuştur.
    tarih boyunca bütün darbe süreçlerinde darbeciler, darbenin toplumsal hafızada yer bulması, toplumsallaşması ve meşruiyet kazanması için müziği "olmazsa olmaz bir araç" olarak kullanmıştır.
    sezen aksu'nun babası olan, aksiyon dergisi'nin tabiriyle "egitimin yaman dedesi" yamanlar kolejleri'nin ilk müdürü sami yıldırım'ın fetöcü olduğu "iddialarını" da işitince insan...
    tarkan ve sezen aksu'ya sormadan edemiyor.
    "cuppa" şarkısı, "darbe şarkısı" mıydı?
    darbe başarılı olsaydı, fetullahçı cuntacılar, "darbe şarkısı" olarak mı kullanacaktı?
    bu şarkı neden 15-16-17 temmuz değil de 14 temmuz'da piyasaya sürüldü?
    sezen aksu ve tarkan bu sorulara cevap vermeli.
    şüpheleri ve soru işaretlerini gidermeli.

    ***