şükela:  tümü | bugün
  • dallama fransizlarin dallama yemegidir. "efenim biz acik fikirliyiz herseyi yeriz sümüklü böcegi bile kaynatip dikariz ooh" zihniyetinin vardigi son nokta. adam atesi bulmus sen eti cig yiyosun. zavalli mogol kardesler eti pisirecek ates yakamadiysa sizin de aygaz mi bitti. gaz de france calismiyo mu?
  • sosyetik kıyma.
  • aylak bakkal steaklerini tartare'mış atasözündeki ünlü fransız yemeği. bunu sevenler şunları da sevdi

    çiğ kıyma, dana carpaccio, çiğ köfte.

    fransızların en sevdiği yemeklerden biridir. ben başta ön yargıyla yaklaştım ulan çiğ kıyma yenir mi diye, çünkü görüntüsü aynı kasapta iki kere çektirilmiş çiğ kıymaya benziyor uzaktan. fakat işin aslı öyle değil.

    et çiğ orası doğru ama doğru düzgün yapılırsa güzel olan bir yemektir. özenip evde yapmaya kalkarsanız büyük ihtimalle beceremeyeceğiniz bir yemektir. belirli tatların çok iyi bir şekilde dengelenmesi gerekir. aldığınız etin (dana) çok iyi kalitede ve taze olması gerekir. hazır kıymayı alıp üzerine yumurta kırarsanız olmaz. çamur gibi olur. çok fazla sos koyarsanız da olmaz. kaliteli malzeme kullanmalısınız. dijon hardalı olmalı, kapari olmalı, eti kesen bıçağın iyi kaliteli olması lazım. kıyma değil, eti bıçakla doğramanız lazım.

    tabasco, worchestershire sosu, kapari, deniz tuzu, kara biber, dijon hardalı, soğan, maydanoz, yumurta bunları çiğ etle karıştırıyorsunuz ortaya çıkan yemeğin adı steak tartare oluyor. bazıları yemeği tatar mutfağına yakıştırsa da aslında tatarlarla tatar ramazanla bir ilgisi yok. roke tatarları yapmış bu yemeği. roketatar...şaka. aslında steak a la tartare'ın yani tartare sosuyla servis edilen steak anlamına geliyor ismi.

    şimdi bu yemek şöyle gözükürse yenir.

    fakat şöyle veya şu şekilde olursa yenmez.

    bunu burada nusr-et'te söyleme gafletinde bulundum, hiç tavsiye etmem.

    çiğ ette bakteri ve parazitin kolay üremesi nedeniyle sağlık kaygılarından dolayı çoğu ülkede popülaritesi azalmış bir yemektir. insanız zaten doğal tepki olarak tiksinmemizin sebebi belki de bundan olabilir. o yüzden belirli hijyen koşullarının sağlandığından emin olmadığınız yerlerde tüketmemeniz gerekir.

    bir takım arkadaşlar yazmışlar e.coli ve salmonella olayı nedir. nasıl oluşmuyor, fransızlar nasıl müsade ediyor buna diye. dediğim gibi, önemli olan hijyen koşulları.

    dünya sağlık örgütünün raporu var bu konularda. eğer hijyen koşullarına uyuluyorsa bir problem oluşmadığını söylüyor.

    yine de hijyen koşullarına uyulsun uyulmasın, hamile kadınların veya bağışıklık sistemi zayıf insanların yememesi önerilen bir yemek. yapıldıktan sonra 1 saat içinde tüketilmesi gerekiyor.

    arapların kibbeh nayeh dedikleri yemeği andırıyor. ermenilerde chee kufta, bizde çiğ köfte hepsi aynı riskleri taşıyor. bazıları karışıma limon sıkıyor, meksikalılar lime sıkıyorlarmış. bunların da bakterileri öldürmede etkili olduğu söyleniyor. ben zaten çiğ köfteyi bilinçli veya bilinçsiz hep limon sıkarak yerdim. ayrıca yumurtanın da çok taze olmasında ve kaynağının belli olmasında fayda var. eti bakterilerden kurtarmanın bir yöntemi kaynayan suya atıp 30 saniye tutup çıkartıp tekrar soğuk suya tutmak.

    yemezseniz çok fazla bir şey kaybetmezsiniz. ama iyisini bulursanız ve çiğ ete meraklıysanız yiyin derim. sonradan gurme olmak iyi bir şey değil neticede. risk var mı var ama arabaya bindiğinizde de risk var diye bir geyik daha ekleyeyim buraya. ha midye dolma kokoreç filan yiyorsanız zaten hiç düşünmeyin o riskin zaten mislini alıyorsunuz.

    bir de bir arkadaş yazmıştı galiba bunu yanlışlıkla sipariş ettim filan diye. belçika'da ve bazı ülkelerde bunun adı menüde filet americain diye geçiyor. yanlışlıkla sipariş etmeyin diye şey ettim.
  • bildiğin kıymalı yumurtanın pişmeden önceki hali olup, kimilerine göre bir tür yemektir.
  • fransızca bilmememden mütevellit ulan menüde boeuf diyor bu domuz eti değil demek ki dana eti diye sipariş ettiğim yemek.efendim şimdi lyon'un meşhur lokantası brasserie georges'a gitmişiz ortam güzel,barda masa sıramızı beklerken kendi hazırladıkları biradan götürüyoruz bir tane. derken sıramız geldi masamıza geçtik menü geldi acaba ne yesem derken ingilizce açıklaması steak tartare olan yemeği seçtim.abim de karşımda sırıtıyor pispis biliyormuş ama söylememiş. yemek gelmeden önce de şarabımızı söyledik içiyoruz güzel güzel arada habire birisinin doğum günü oluyor pastalar gidiyor yemekler gidiyor. neyse hemen geldi benim yemek. bildiğin çiğ kıyma üstüne yumurta kırmışlar yanında da birkaç sos olan bir tabak. herhalde dedim bu eti hangi sosla yapacağını soruyor hepsini dedim aa bi baktım adam iki dakikada hepsini karıştırdı tabağı da önümde bıraktı gitti. bu sırada abim de karşımda gülme krizinde.madem dedim söyledik yiyecez başa gelen çekilir masaya gelen yenir... neyse efendim ben bu yemeği afiyetle yedim. fena değildi hatta beğendim bile bir daha ki gidişimde de yiyebilirim.şarapla da güzel gidiyor. neyse efendim üstüne bir de tatlı yiyelim dedik rum baba diye birşey var ben dedim herhalde bizim şam baba gibi bişey sipariş etttim o da acı çıktı meğer rum dediği rom muş. neyse sözün kısası çiğ etin üstüne tatlı olarak rom da götürerek kafam çok güzel restorandan çıktım. çiğ köfte yiyip iğrenmiyorsak adamlar da bunu yiyip iğrenmiyor. hatta yan masa ben sipariş ettikten sonra benden imrenip tartar sipariş etti. burda denemem ama bir dahaki fransa seyahatimde tekrar yiyeceğim.
  • ne olduğunu bilmeden sipariş edip well done deyince garson (a.k.a orospu çocuğu) gülmüştü. ulan puşt görüyosunki cahiliz uyarsana. ama fransız davarından öyle şeyler beklemeyeceksin tabi.

    velhasıl kelam iğrenç bir fransız yemeği.
  • mr. bean'in bi bölümde yanılıp da sipariş ettiği yemek. kimseye göstermeden parça parça nerelere sokup da kurtulacağını şaşırır o bölümde.
  • mogollarin farsca*da tatar olarak adlandirmasi nedeni ile bati dillerine girmiş bu sozcuk, fransiz mutfaginda cig, keskin ve kaba tadlari iceren yiyeceklere tatar* adi verme egilimine steak tartare ve tartare sauce orneklerinde oldugu gibi gorulse bile, krem tartare dolayisi ile tartarik asit in adi arapcadan gelmektedir. ve tekbasina tartar, sarap yapımı sirasinda tartarik asitin neden oldugu tortu ya gunumuzde verilen isimdir.
  • fransaya yeni adim atmis bunyelerin uzak durmasi gereken pismemis kofte malzemesi. karsinizda birisinin cig kiymayi cig yumurtayla karistirip icine sogan, cesitli otlar katarak yemesi geleceginizin kararmasina yol acabilir. dikkat derim, aman derim, sakin ha derim. hic unutmam "bu, bu, cig mi bu?" diye sorarken hissettiklerimi.
  • sipariş geldiğinde hımm adamlar köftenin içeriğini gösteriyorlar diye düşünüp alla alla bu nasıl bir restaurant derken, tabağın önünüze konması ile şoke olup al götür tavada iki çevir pişir de getir diyerek geri gönderesiniz gelen yemek, bu ateşin varlığından habersiz fransızlar insanı yemekten soğutuyorlar.*