şükela:  tümü | bugün
  • hatalı olunan bir durumda sığınılan bahanedir.

    konuya geleyim, iş yerinde küçük bir lavabo var. lavabodan çıkarken bir arkadaş, benim çıkmamı beklemedi.
    doğal olarak kapıda çarpıştık.
    "bir dur yahu çıkayım önce." dedim.
    bir şey demeden kapıyı çarparak kapattı.

    ben neyse sıkışmıştır, zor tutuyordur falan diye düşünüyorum.
    elimde kağıt havlu var çöpe atacağım.
    tam o sırada içeri giren arkadaşın (hayvanın) sesi geliyor. böyle kişilikle karakterle ilgili laflar söylüyor bana. bu söylem biraz devam etti sonra ses kesildi.

    hatalı olmasına karşın, benim ona kızmam gerekirken o saydırıyor bana.

    bekledim kapıda.

    bu arkadaş (hayvan) çıktı. beni görünce rengi attı bir.

    "az önce içeride atıp tutuyordun. onları tekrar yüzüme bir söyle bakim" dedim.
    "bir şey demedim." dedi.
    "yahu nasıl demedin; sana mı inanacağım kulaklarıma inanacağım şerifin varsa dediklerini tekrarla." dedim.

    uzun olmasın diye kısa kesiyorum. eveledi geveledi, bir müddet dedin demedin, adamsan tekrarla, falan muhabbeti oldu.

    sonra sesimizi duyan arkadaşlar geldi. onlar gelince "adamlığı senden mi öğreneceğim, evet sana dedim zaten oruçluyum." dedi.

    ulan sığır oruçlu olman arkamdan küfür etmene izin mi veriyor? hatalıyken haksız olmanı mı sağlıyor dedim.
    hebüle hübüle bir şeyler geveledi ama tam hatırlamıyorum. benim de o sıra nevrim döndü.
    tam yakasından tutacakken arkadaşlar araya girdi. ve hepsinin ortak söylemi de yapma; ramazan ayındayız, oruçluyuz oldu.

    yani kısacası arkadaşlar araya girenler sayesinde ben hırsımı alamadım ve ben şunu anladım; türkiye'de oruçlu isen kalp kırabilir, hakaret edebilir ve her zaman haklı olabilirsin.

    not: bende oruçluyum.