şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: stil)
  • hayat görüşü, kişiliği yansıtma biçimi olduğu gibi bu hayat görüşü, kişiliği yansıtma biçimi sosyal yaşama uyum göstermede sekter bir forma dönüşüyorsa (bkz: misfit), içinde bulunan topluluğa kabullendirilemiyor ve/veya meşru hale getirilemiyorsa yazık dememiz gerekiyor. (bkz: yazık)
  • kişisel beğeninin ve üslubun dışa vurumu olarak düşünüldüğünde çoğu insanın tarz sahibi olmamasının altında bir atalet ,sosyal bir genele uyum güdüsü,dikkat çekmekten çekinme ya da böyle bir ifadeyi gereksiz bulan bir kibir gizli olabilir.
  • herkese dogustan nasip olmayan, sonradan giyilince sırıtan ikinci deri.
  • tavrın anlatır ruhunun zerafetini
    (bkz: yatay akrostiş)
  • nasıl ki gavurlar ota boka cool diyorlar işte bizde de yavaş yavaş her şeye tarz denmeye başladı. tarz kelimesi başlı başına bir sıfata dönüştü. misal üstüne yeni bi t-shirt alıyorsun, gözüne bir gözlük takıyorsun, ayağına bir ayakkabı giyiyorsun hemen yapıştırıyorlar "tarzmış" diye. veya saçlarını kestiriyorsun her zaman kestirdiğin gibi hemen biri çıkıp "hacı tarz olmuş" diyiveriyor. birinden bahsediyorsun, hemen biri "tarz o ya" diye atlıyor. şimdi gereksiz asabiyet yapmak istemiyorum ama tarz ne amınakoyim ya ? türkçede binbir türlü sıfat, edat, bağlaç mevcutken ne bok yemeye her şeye tarz deniliyor?

    her şeye tarz diyen tip! bana bak! benim sinirimi bozma !! gelmeyeyim oraya.
  • taraz; * giysi üzerine işlenen süs, bezeme anlamlarında kullanılmakta, tarz taraz'dan kökenlenmekte

    ayrıca;
    (bkz: terzi@/22)
  • kendisinin kotu kullanimi hakkinda nutuk cekecekken zaten duygularima tercuman olan bir yazar oldugunu gorup (bkz: parantez) rahatladigim kelime. en cok da "tarz bi bluz" lafına sinir olmaktayım.
  • bir küçük iskender şiiri..

    gece ile haplandık
    zarara gidiyoruz topyekun

    çile koyduk dudaklarımızın adını
    fırsat bildik vücuda gelişimizi
    ne fısıldasak kardı

    meleklerin tebessümü imiş feza
    sınıflanmadık

    teşekküre geçerken tüm serseri aşklarımız
    omurgalarımıza döşenmiş elektrik kablolarıyla,
    biraz hayata sinirlendik
    hayli öfkelendik tarihe hayırlısıyla,
    ölmemek için mücadele dersinde
    şeytani ruhtan kopya çektik

    meleklerin göğüs uçlarıymış ay'la dünya
    bilemezdik

    yeryüzündeki acılardan utanıyorduk
    henüz göğe bakmadık!