şükela:  tümü | bugün
  • eveet yepyeni bir "rejim demeyelim de sağlıklı yaşam rehberi diyelim" ile karşı karşıyayız sayın sözlükçüler. rejim/diyet yapanların aşina olduğu şeylere ek olarak 1-2 yenilik var onun haricinde hep aynı dalga. bu diyetin mucidi istanbul üniversitesi cerrahpaşa tıp fakültesi çocuk sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı öğretim üyesi prof. dr. ahmet aydın.
    özetle diyette şunu diyor kendisi: şekere dönüşen gıdalardan uzak durun, buna mukabil yağ yiyebilirsiniz. yağlardan zeytinyağı, fındık yağı, tereyağı ve kuyruk yağını yiyebilirsiniz ancak mısır özü ve ayçiçekten uzak durun. ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için ufak balıkları tercih edin. sebzeleri mümkün mertebe çiğ yiyin. zaten diyetin özünde olabildiğince herşeyi çiğ yemek var, hatta yumurtayı bile. et süt vs serbest. baklagiller 48 saat suda bekletildikten sonra yenecek, o da haftada 2-3'ü geçmeyecek. yasak olanlar da klasik 3'ü bir arada zaten: un tuz şeker. bir montignac bir atkins havası taşıyor bu diyet bana kalırsa. adının taş devri olma sebebi de şu ki: prof.aydın, insan genlerinin taş devrinden bu yana pek değişmediğini, çevresel şartlar ve kimyalarıyla oynanmış yemeklerin yaşam kalitesini kısalttığını söylüyor.

    buyrun burda daha geniş çaplı bir okuma parçası mevcut http://beslenmebulteni.com/…=468&func=fileinfo&id=3

    adından esinlenip direk "taş yiyin" dese daha orijinal olup kitleleri peşinden sürükleyebilirdi belki de kim bilir...
  • en bir şahane diyettir. bendenize 2 haftada acı çektirmeden 3 kilo verdirmiştir, verdirmeye de devam ediyordur.

    bu diyette her çeşit ekmek, makarna, pilav, hamur işi yasak. ayrıca patates yasak, havuç, patlıcan, muz ve kayısı da sınırlı tüketilmekte.. tabiki her diyette olduğu gibi şeker, çikolata neyim de yasak. yani organizmaya karbohidrat namına pek bir şey sokmamaya çalışıyorz. meyve, sebzeden aldığımız karbohidratla yetinmeye çalışıyoruz. mesela light ürün kullanmıyoruz, çünkü bu ürünlerde yağ oranı azaltılırken karbohidrat oranı arttırılmakta. marketten aldığımız her şeyin karbohidrat oranını inceliyoruz. et, süt, yumurta, sebze, meyve sınırsız. mümkünse eti az pişmiş, yumurtayı rafadan yemeye, sebzeleri de az pişmiş ya da çiğ tüketmeye çalışıyoruz. amacımız insülin direncini kırmak..

    aslında sağlıklı yaşam diyeti olmakla birlikte fazla kilolardan kurtulmak için bire bir..

    ilk birkaç gün zorlanabiliyor insan.. mesela ekmeksiz yemek yemek zor gelebiliyor ama bir süre sonra insan ekmek yerine daha çok et ve sebze yediğini ve böylece daha çok doyduğunu farkedince ona da alışıyor. vücuda giren besin kalitelileştikçe gün içerisindeki hareket miktarı artarken uyuma süresi de kendiliğinden azalıyor. mesela ben kronik bir yorgunken artık günde 5-6 saat uykuyla yetinebiliyorum.

    sadece en sevdiğim bir şey olan patatesi yiyememek ve şu güzel yaz günlerinde şöyle buz gibi bir bira içememek koyuyor.. ama insanoğlu nelere alışmıyor ki?
  • 4 ay gibi kısa bir sürede hiç acı çekmeden 13 kilo vermemi sağlamış diyettir. insan birden alışamıyor göbeksiz haline..
  • sürdürülebilirliği konusunu merak ettiğim diyet. çünkü diyet yapmaktaki amaç sadece kilo vermek değil yeme şeklinizi değiştirerek hayat boyu sağlıklı yaşamaktır. şu halde
    a) hayat boyu et yemek karbonhidrat almamak uzun vadede(mesela yaşlanınca) bünyeye takla attırır mı?
    b) hayat boyu etle ve çiğ sebzelerle(olabildiğince) beslenmeye çalışmak mümkün müdür(pratik olarak)?
    soruları cevaplanmalıdır. ayrıca son olarak bunca yıldır söylenen dengeli beslenme sözü tümden yalan mıdır? bir de tabii kolestrol diye bişe vardı o ne oldu?
  • "ian hoddder, çatalhöyük’ün, bugün avrupa’da yaşayan halkların bile ataları olabileceğini, bu insanların beslenme şekilleri, kemik yapıları, genetik özelliklerine ilişkin her yeni bulgunun, günümüz modern insanının bilinmeyenlerine kapı araladığını vurguladı. 9 bin yıl önce burada yaşayan ve tarıma yeni başlayan insanların 1,70 metreden kısa olduklarını ancak, günümüz insanından çok daha güçlü olduklarını savunan hodder, şunları söyledi:
    “burada çok sayıda mezar, iskelet buluyoruz. incelememizde ne yiyip ne içtiklerini, vücut ve kas yapıları hakkında detaylı bilgilere ulaşabiliyoruz. çatalhöyük insanının vücudunda yağ sorunu yoktu. et ve balık ile elma gibi çeşitli meyvelerle besleniyorlardı. günlük yaşamlarında hareketliydiler. buğday yetiştirmeye başlamışlardı ancak, karbonhidrat tüketimleri yok denecek kadar azdı. ayrıca, böğürtlen gibi çalı türü bitkilerin meyvelerini yiyorlardı."

    http://www.radikal.com.tr/…24.08.2009&categoryid=97
  • şeytana uyup, nefse yenilip, sazan olup "oruçtur lan bu." deme gafletinde bulunarak için bozabileceğiniz diyettir. sakın ha.
  • atkins diyetinden farkını anlayamadığım diyet.
  • "gunde 8 bardak su icin" sacmaligini icermesi nedeniyle ciddiye alinmamali. gecen yuzyilda kaldi olm o... ben gunde 1 bardak zor iciyorum ne sekizi? isteyen 10 bardak icsin tabi ama vucudu su istemeyen adami da zorla hipopotam yapmayin.
  • zannedersem kadınlara erkeklerden daha fazla yaramaktadır:

    (bkz: fred)
    (bkz: wilma)
  • sınırsız sucuklu yumurta yemenin serbest fakat ekmek banmanın yasak olduğu,
    biftek, tavuk ve balığı pervasızca pişirmenin serbest, ekmek arasına koymanın yasak olduğu,
    fil gibi su içmenin serbest fakat işemenin yasak olduğu diyet.
    efendi gibi yemeyin diyin lan ne kasıyorsunuz. günde 10 koli yumurta yesem içine beş kangal sucuk kırsam o ekmeği banmadan nasıl doyacam ben. kahrolsun bu diyette yalan oldu.