şükela:  tümü | bugün
  • gelibolu'dan başlayarak güneye doğru tüm ege kıyısında sıklıkla, trakya, istanbul, karadeniz kıyılarında ise daha seyrek olarak görülebilecek evlere verilen genel ad. birbirlerine yüzlerce km uzaklıktaki kasabalarda inşa edilmiş olsalar bile -en azından dış görünüşte- pek çok ortak özellikleri vardır ve tümü rumlar'dan kalmadır (ancak rumlar'in tümü taş evlerde yaşamazlardı, ahşap rum evleri de mevcuttur trakya'da yoğun olarak).
  • eski, terkedilmiş ama sanki anlatacak bir sürü öyküsü varmış gibi duran evlerdir. bizim yaşadığımız evin de böyle bir hikayesi var. eski sahipleri savaş yıllarında yaşamışlar bu evde. sonra biz taşındık onların burada öldüğünü bilmeden. yalnız küçük kızları kurtulmuş kıyımdan, komşuları tarafından alınıp kimbilir nereye götürülmüş. hiç haberimiz olmayacaktı ya, arka bahçeye tulumbanın kırık kolunu onarmaya gittiğimizde, bezden bir bebek buldu babam onların unuttuğu. belki de küçük kıza aitti öyle ya. mısır püskülü saçları benzermiş küçük kızın saçlarına anlattıklarına göre. o günden sonra burada yaşamış olanların ölüme giderken unuttukları şeyleri keşfe koyuldum büyük taştan evin içinde, zaman zaman da bahçesindeç bodrumdaki boş şişelere ve tavanarasındaki elbise sandıklarına dokunan olmamış yıllar boyu. ve taştan ev, onların yokluğuna yıllarca dayanmaya tozlanarak ödüllendirilmiş. bir de kocaman kovuğuna bir ağacın, bırakılmış demir yüzüğün sahibi çoktan yitmiş.
    küçük gizleri var bu evin, acı dolu gizleri. fırtınalı gecelerde içini çekiyor da oyuncağı kaybolmuş bir kız gibi, hüzün doluyor insanın içi.
  • londra da tas restoranlar zincirine bagli bir ucleme. thameslinkin ustunden gectigi southwark metro istasyonuna yakin uc bentin icine kurulu market, bar ve restoran.
  • 12 mayis 2006'da yeni sezona merhaba demi$ bodrumlu kır saçlı puro icen agir abilerin mekani. ismi taş evle ozde$le$en hande yine sahnede. konseptinden ho$lananlar icin ho$ bir mekan. bu sene i$letmecisi de degi$ti ve mekanda gozlu gorulur degisiklikler var.

    unutmadan, bodrum i$ bankasi kar$i aralaginda.
  • assos'ta başta assos harabeleri ve civarında sıklıkla görülebilen, ideal konaklama mekanlarından olan evlerdir.
  • balıklıova yolu üzerinde bulunan balık lokantası. bir tepeden deniz manzarası eşliğinde lezzetli balıklarıyla insanı kendinden geçiriyo. bir de kahvaltısı var, anlatılmaz yaşanır.
  • bir tekne sahibi olmak ile kiyaslayip durdugum ev. parayi biriktirip, bu para ile assos'ta bir tas evde mi yaslanmak yoksa yelkenli ile dunyayi dolasarak saclarima ak dusurmek mi? assos'un bu meshur tas evlerini isteme sebebine gelince oncelikle yazlari serin, kislari da sicak tutar bu evler insani, yelkenli gibi saga sola yatirip nazlanmazlar hic. bir diger ozellik ise yasayan dolayisiyla da soluyan evlerdir. ne alerjiniz kalir ne de hastaliginiz. sanirim en iyisi guzel bir rum tas evinin iskelesine tekneyi de koymak ve ikisinin de gonlunu hos tutmaktir...
    bu durumda daha coook calismam gerek cook...
  • küçük olmalı taş evimiz, 2 oda bir avlu o kadar. taşları düzgün dört köşe olmamalı, ama düzgün sıralanmalılar. pencerelerinde çivit mavisi ahşap pencereler, önündeki saksıda begonviller olmalı ve illa ki elişi danteller süslemeli pencereleri.

    içinde ahşap bir masa olmalı, her işe yarayan türden. yeri gelir üstünde ceviz kırılır, yeri gelir mektup yazılır, yeri gelir kitap okunur ve yeri gelir dünyanın en leziz yemekleri yapılır. yeri gelir ...

    sonra içerisi yazın hafif nemli olmalı ıslanmış taşlardan; kışınsa hafif isli olmalı içinde yakılan odunlardan. kışın çıtırdayarak yanan ateşe arada kokulu otlar atılmalı ki tat versin odaya. içeride elektrik olmamalı; akşamları mumdu kandildi elbette ışık verir bir şeyler. dışarda çıplak bir ampul olsun ama, korkmasın insanlar evi bulacağız derken. rüzgar gülü elektrik versin o ampüle.

    her daim rüzgar olsun evin bahçesinde, her daim huzur.

    hayal bu ya, olmuş bu ev. içinde söylenmeli bir türkü, çilek dudaklı bir dilber ağzından

    güzel yüzün ay gibi,
    keman kaşın yay gibi
    yarimle yaşadığım,
    gulübe saray gibi.

    şu dağlar tepe tepe - http://www.youtube.com/watch?v=dgfecqpuopu
  • küçüklüğümde yazları kiracı olarak oturduğumuz ev tipi.

    kalınlığı yaklaşık bir metreye yakın duvarları, minicik bir soba ile hemen ısınması, yazları serin oluşu ile mükemmel ev tipidir.
  • urla'da selanik göçmeni bir ailenin işlettiği, üç çeşit yemeği beş liradan veren, yanında su, çay ve sınırsız ekmek de sunan esnaf lokantasıdır. meydandan zafer caddesi'ne giderken sağdaki tek yön sokaktatır.