şükela:  tümü | bugün
  • eskilerin fakirlik metaforu. mutfakta yiyecek hiç bir şeyiniz yok.. o kadar aç kalıyorsunuz ki, taş kaynatıp suyunu içiyorsunuz.

    (bkz: taş kaynatma günleri geliyor)
  • portekizde anlatılan ve aynı zamanda bir yemek türü olan taş çorbasına adını veren eylem.

    rivayet o ki keşişin biri aç bilaç köy köy dolaşırken aklına bir fikir geliyor. alıyor eline bir kazan başlıyor başında bir şeyler yapmaya. bunu gören köylü kadının biri merak edip soruyor:

    - hayırdır beyefendi ne yapıyorsunuz?
    + taş çorbası yapıyorum. (bir bakıyor gerçekten de içinde taş var)
    - aaa! hiç taşın çorbası olur mu?
    + yapmayı bilirseniz olur
    - ne olur bana da öğretin

    papaz kazanı biraz karıştırır ve bir kaşık alıp içerek,

    + hımmmfff çok güzel olacak ama ne olurdu biraz tuzum olaydı.

    kadın hemen koşup tuz getirir. daha sonra uzun uzun anlatmayacağım. aynı ritüel farklı ürünlerle tekrarlanır
    "ah biraz jambon olaydı çok lezzetli olurdu
    ah biraz patates bu yemeği mükemmel yapar
    aman biraz havuç rengini güzelleştirir....." diye saf kadını kandırır keşiş.

    ortaya da etli sebzeli bizim türlümüze benzer bir yemek çıkar.

    portekizde kimi lokantalarda bu isimle de menülerde yer bulur. tonton mihmandarım "taş çorbası içer misin" diyince şaşırmıştım da o zaman anlatmıştı bu hikayeyi.

    şimdi baktım taş çorbası başlığında daha detaylı anlatılmış meğer.
    ah biraz da aramaya inansaydım :/