şükela:  tümü | bugün soru sor
  • birhan keskin 'in y'ol izlerinden.
    en büyüğü.

    kırk pâre veda şiiri.
    kaç kırk vedadan süzülmüş son kırk sanki...
    her parçası taş gibi ağır ama hani yazarken, şairinin parça parça hafiflediğini, içini dolduran taşları tane tane atıp rahatladığını hissettiren.
    herhalde ancak yalnız bir opera'yla kıyaslanabilir; şiir kıyasa gelirse...
  • "benim artık taş taşıyacak,
    taş kaldıracak, taş atacak
    halim mi var!"

    #9735044
  • "xxıı
    günler öylece kendi kendine geçsin diye
    bir camın arkasında durdum
    bana dokunmasın hiçbir şey
    hiç bir şey yarama merhem olmasın
    iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye
    bir camın arkasında durup
    akan hayata ve zamana baktım.

    bilirdim, biliyordum, biliyorum
    bittiğinde, geçtiğinde,
    azaldığında sızı, iyileştiğinde
    o saman tadıyla karıştığında:
    her şey daha acı olacak."
  • "
    bırak soğusun parçaların
    tekrar bitiştiğinde
    başka bir şey olacaksın
    "
    *
  • birhan keskin'in kaleminden çıkmış ve okuyan/hisseden her insanın boğazına/içine oturan parçalar bunlar. şunun gibi:

    "xvii

    omurgamı aldın benim.
    omurgamı aldın.
    omurgamı aldın.
    omurgamı.

    niye?"
  • xx
    gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
    yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
    ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.

    bilemem, belki bu yüzden
    ben sana yanlış bir yerden edilmiş
    bir büyük yemin gibiydim.
    beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
    yine de döneyim döneyim istedim.
  • şöyle harika bir sunu ile başlar bu 43 parçadan oluşan ağıt-şiir.

    "sunu
    (ya da bir parça matematik)

    her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. her gün birkez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. her gün bir kez “neredeyim” diye sordum kendime. her gün bir kuzey kışı indi içime. her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. belki de herşey. her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. her gün hiç bir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. güvercinleri yolculadım. her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. gördüğüm her “cümle” bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. her gün bir taş parçası söktüm içimden. her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. her gün en az bir saati ayakta durmaya dimdik durmaya ayırdım. her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. her gün sana içimden bir kez “sevgilim” diye seslendim. her gün sana bir kez “zalim” diye seslendim. her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. her gün “ah” ettim bir kere, bir kere o ah’ ı geri aldım. her gün “yol arkadaşım” dedim, kahırla kapladım sözlerimi. hergün acını tattım. her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. her gün bir kilidi açmaya çalıştım. başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. çile nedir, günah ne? bana ne bunlardan. dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. karrrrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaaa.”
  • 43 adet numaralı şiirden oluşan ancak şiirlerin numara sırasına göre değil de karışık yerleştirildiği birhan keskin şiiri.

    şiirler 3, 4, 2, 6, 5, 1, 7, 8, 9,11, 10, 13, 15 şeklinde karışık dizilmiştir. şair ne düşünerek bunları böyle dizmiştir, şiirlerin bu sırayla okunmasını istiyorsa neden numaraları sıralamadan bırakmıştır, bunun sunudaki "ya da bir parça matematik" ile bir ilgisi var mıdır gibi sorular akla gelmektedir.
  • birhan keskin'in yol kitabında yer alan son dönem türk şiirinin en güzide örneklerindendir.

    http://alestaedebiyat.blogspot.com/…han-keskin.html

    bağımlılık yapar.