şükela:  tümü | bugün
  • eylül 2015'te puna yayın tarafından basılan otto von busch kitabı. çeviri: hülya ertaş

    xxı mimarlık, tasarım ve mekan dergisine yazdıkları derlenerek hazırlanmış, her disiplinden tasarımcılara ve tasarım öğrencilerine tavsiye ediyorum.

    tam başlığı şöyle:
    tasarlanacak ne kaldı? sosyal tasarım üzerine acil sorular

    içindeki başlıklar şöyle:

    1.önsöz
    biçim işlevi izler

    2.tüketimciliğin derin suları
    tasarım ve kendin-yap ürünlerin kısa tarihçesi
    cephe hattında tasarım
    tasarımcılar overloka karşı!
    açık tasarım gerçekten açık mı?
    sürdürülebilirlik ve pasif moda
    kendinden örgütlenmeyi ve değiş tokuşu tasarlamak
    küçük şiirsel hareketler
    karşılıklı bağımlılık için tasarlamak

    3. tasarımın politik gerçekliği
    tasarım politikasını gözden geçirmek
    olumlayıcı tasarıma dönüş
    tasarım çağında sevgi
    tasarımda bir kopernik devrimi mi?
    araf
    tasarımın realist politikası
    çelişki

    4. tasarım, eylem ve direniş
    yolları çatallanan bahçe
    geleceği provoke etmek
    sıfırdan bire tasarım
    tasarım armağanı
    alt sınıflar zanaat yapabilir mi?
    becerileri tasarlamak
    beceri okuryazarlığı
    stratejik nesneler ve el sanatları
    sosyal tasarımın stratejik estetiği
    kullanıcı mı kullanılan mı? katılımcı tasarımın bazı ikilemleri
    işbirlikçiler, partizanlar ve rıza yönetimi
    iki el ve güçlendirmenin sınırları
    tasarımla güçlendirilenler ve tasarımın bağımlıları

    okuyanlarla üzerine konuşmak, tartışmak isterim.
  • artık yeteri kadar sandalyemiz olduğunu düşünen tasarımcılar eero yli-vakkuri ve jesse sipola'nın, 2012 yılını sandalye tasarlamama yılı olarak ilan etmelerini hatırlatmış olan soru.
    https://nemedesign.wordpress.com/…designing-chairs/
  • eğer daha geniş bir açıdan resme bakarsak görüntü yavaşça değişiyor. bugün hepimiz tasarımcılara dönüşmüş haldeyiz. yalnızca on yıl önce imkansızmış gibi görünen yöntemlerle kendi kimliklerimizi yaratıyoruz. kendimizi imajlar ve etkinlikler aracılığıyla facebook'ta temsil ediyor ve kaç kişinin beğen'i tıkladığını sayıyoruz. bütüncül bir kimliğe sahip olduğumuza dair bir imaj yaratmak için bloglar ve kişisel websiteleri açıyoruz. tüketim ürünleri ucuzlaştığı ve kopyaları pazarda orijinallerinden daha hızlı yayıldığı için mükemmel evi inşa edebilir, starlar gibi giyinebilir, bu esnada imajlar üretip onları sosyal medya üzerinden yayabiliriz; böylelikle birileri de bizi kopyalayabilir. sosyal medyayı kendimizi sosyal medyaya dönüştürmek için kullanıyoruz. metaları kendimizi metalaştırmak için kullanıyoruz. kopyaları kendimizin de kopyalanabilmesi için kullanıyoruz.

    “tasarlanacak ne kaldı?”, otto von busch. çev.: hülya ertaş, tuçe yasak, güzin öztok.