şükela:  tümü | bugün
  • anadolu turk kulturunun ilk donemlerinde ortaya cikmis bir felsefedir. ozunde; tanrini evreni, kendi guzelligini gormek icin kendinin esi olarak yaratmasi yaratmaktadir. tum evren aslinda tanrinin bir goruntusudur. daha acik olmak gerekirse tanrinin ozunde bizim kendi dunyamizda gorup goremeyecegimiz her sey mevcuttur. tum evren tanrinin kendisidir. hepimiz onun bir parcasiyiz eeeeyt enel hak iste yaaa.
  • (bkz: yunus emre)
  • ana olarak vahdet-i vücud düşüncesine dayanan dini , mistik felsefe.
  • tassavvuf, mana alemi ile ilgili bir duyus, dusunus, ve inanis sistemidir. bu sistemde sadece allah'in birligi degil, allah'in varligi ve onun yegane mutlak varlik oldugu esasina dayanir.
    buna gore insan da allah'tan kopmus bir nurdur ve gecici bir sure icin beden kilifina burunmustur.
    bundan dolayidir ki insana buyuk saygi duymak gerekir. (mutasavviflar insanlari cok severler sevmelidirler)`:tasavvuf dusuncesine baglananlara mutassavvif denir`
    tassavvuf bir terbiye, hatta dunyaya bakis sistemidir.

    islam medeniyetinin yayilmaya basladigi ilk asirlarda bir taraftan dusunce diger yandan iman planinda yaradilisin sirlari uzerinde dusunen. bunlari cozmeye calisan kimseler belirmis ve bunlar kendi yollarini sistemlestirmeye calismislardir. boylece bir yanda klasik islami ilimleri ogreten medreseler, * * diger tarafta allah'a varma yollarini heyecan ve ask esasina baglayan tekkeler meydana cikmistir. tekkelerde toplananlarada sufi denilirdi.

    tasavvuf a gore, butun kainat allah'in ne aynidir, ne de ondan baska bir seydir. ancak onun aksi gibidir. vahdet-i vucud-i mutlak, kemal-i mutlak, cemal-i mutlak olan allah'tan baska bir sey yoktur. allah birliginin, kemalinin ve guzelliginin bilinmesini istiyordu. *
    bunun icin butun ozelliklerinin yansiyacagi kainati yaratti. kainat icinde dunyayi, dunya icinde inani yaratti.

    insanin bedeni, onu allah'tan ayiran ve uzaklastiran bir engel halini almistir. sofiler bu engeli sagken asmaya, olmeden evvel olmeye ugrasirlar. buna fena fillah denir.
  • 8. yuzyildan itibaren arabistan'da gorulmeye baslanan tekkeler hizla butun islam dunyasina yayilmistir. buna bagli olarak da tasavvuf dusuncesi genislemistir. zamanla, gayeleri bir olmakla beraber tekkelerin zikir ve bazi merasim sekillerinde farkliliklar olustu. boylece tarikatler meydana geldi.

    tasavvuf dusuncesi 10. ve 11. yuzyildan itibaren, buhara, herat gibi islam merkezlerinde gelisti. turkler bu asirlarda bu sunce ile karsilastilar. turk dervisleri vasitasiyla tasavvuf dusuncesi turkler arasinda hizla yayildi. tasavvuf dusuncesinin turkler arasinda yayilmasinda ahmed yesevi'nin ve muridlerinin buyuk rolu olmustur. 12. ve 13. yuzyilda ayni dusuncenin anadolu sahasinda yayilmasinda da yine ahmed yesevi ve muridlerinin rolu olmustur. bu dusunce ve duyus sisteminin 13. yuzyilda anadolu'da en buyuk temsilcisi yunus emre olmustur. bu yuzyildan sonra anadolu ve rumeli'de fetihlere bagli olarak tarikatler cogalmistir. bu duyus ve dusunusu dile getiren bir edebiyat meydana gelmistir. bu edebiyata tekke edebiyati veya dini edebiyat dendi. zamanla hem halk edebiyati ve hem de divan edebiyati dil ve estetik anlayisi ile tasavvuf dusuncesini isleyen eserler meydana cikti.
  • tasavvuf duyus ve dusunus seklini esas alan eserler yaninda bizzat tasavvufun kendini anlatan siir ya da nesir eserler de vardir. bunlarin en basarili ornekleri arasinda oglanlar tekkesi'nin seyhi ibrahim efendi'nin tasavvuf kasidesi dir
  • batida mistisizm olarak anilan dusunce bicimi.
    ayrica bu felsefenin gunumuzde gayet populer hale gelen enerji bilimiyle cok benzer yanlari da var. mesela tanrinin kendi guzelligini gormek icin bi esini yaratmasi, enerji biliminde ''tanrinin kendini deneyimlemesi'' olarak anilir. (bkz: tanri ile sohbet)
  • (bkz: mistisizm)
  • seriatten hakikate yapilan seyahattir. varmak arzu edilendir. pek cok dusunur dort basliga ayirir tasavvufu.

    1) allah'i bilmek
    2) allah'in isimlerini, sifatlarini ve islerini bilmek.
    3) nefsi ve kotuluklerini idrak etmek.
    4) dunya duzenlerini ve vesveselerini anlayip, bunlara sirt cevirmek.
  • tasavvufla ilgili seyleri okuyupta bu ne istir demeyin. zira tasavvuf kâl degil, hâl isidir.