*

şükela:  tümü | bugün
  • daha türkçe si "tasım". gerçekliği mutlak öngörülen iki varsayımdan yola çıkarak yeni bir gerçeklik elde etme fiili. özellikle teorik fizik ve matematik teorilerinde atıp tutmayı meşrulaştıran bilimsel bir kavramdır.
  • iki (veya daha fazla) öncül ve bir sonuçtan oluşan önermeler bütünü.... (bkz: aristoteles)
    benzerleri: (bkz: antilogia), (bkz: argument)
  • aristoteles, tasımı, kendisinden hareket edilen öncüllerin bilgisel değerine göre dörde ayırır:
    1- tanıtlayıcı tasım: dayandığı öncüller hem ilk, hem de doğrudur.
    2- diyalektik tasım: itibar edilir kaynaklara dayanan öncüller ve bu öncüllerden yapılan çıkarım.
    3- tartışmacı tasım: dayandığı öncüller, kanı* olmadığı halde,kanıymış gibi görünen tasımdır.
    4- yanıltıcı tasım: dayandığı öncüller ne doğru, ne ilk ne de kanıdır.

    ilk iki tür tasım, doğru, diğer ikisi yanlış akıl yürütme araçları olarak kabul edilir.
  • (tasım) felsefede kullanılır, kıyas da denebilir.
  • kıyas olarak da bilinen, mantıkta, iki öncül ve bir sonuçtan oluşan tümdengelimli geçerli kanıtlama: " her insan ölümlüdür; hiçbir tanrı ölümlü değildir; o halde hiçbir insan tanrı değildir."
  • retorik'in, friedrich solmsen'in yazdığı önsözünü okuyarak vardığım çıkarıma göre:

    aristoteles’in bulduğu ve retorik sanatını bir anlamda daha anlaşılabilir, analiz edilebilir kılan bir olgu.

    işleyişi şöyle:

    üç adet öğe var. büyük önerme, küçük önerme ve sonuç. şöyle ki;

    ''retorik’i okuyanlar retorik sanatı hakkında fikir edinirler.'' = büyük önerme,

    ''ali retorik’i okuyor.''= küçük önerme,

    ''ali retorik sanatı hakkında fikir ediniyor.''= ise sonuç.

    bu sistemle yapılan konuşmada; amaca uygun, soylu ve adaletli görünme kaygıları da güdüldüğü vakit konuşma etkileyici olabiliyor, diyor solmsen.
  • olguları kanıtla bir araya getirme anlamına gelen kavramdır. tasım kavramını ortaya çıkaran aristoteles, retorik adlı eserinde, retoriksel kanıt ile tasım arasındaki koşutluğun üzerinde durur.
  • ilk iki önermenin üçüncü önermeyi ortaya çıkarması.
  • (bkz: tas)
    (bkz: benim tasım)
  • büyük öncül, küçük öncül ve vargı adlarını alan üç önermeden oluşan ve öncüllerin doğru olması zorunlu olarak vargının da doğru olmasını gerektiren usbilim (mantık) terimi.

    "zayıflar diyalektik sillogizme* kendilerini katma gücünü bulamaz. doğru, bu zordur. ama bu einstein'ın yapmayı başardığı şeydir: einstein kolunda saatle hareketi gözleyen kendisinin de hareket etmekte olduğunu hatırlamayı başardı, yersel harekete dışarıdan bakmayı başardı." yevgeni ivanoviç zamyatin

    "hem er ya da geç her türlü saçmalığı bir tasıma oturtabileceğime eminim zaten. beni rahatlatıyor bu; umarım sizi de rahatlatır." yevgeni ivanoviç zamyatin - mıy

    ["yak evini!" diye haykırmakta tanrı. "geliyorum! her kim ki evi vardır, benimseyemez beni."

    "yak düşünülerini, ez geç tasımlarını! her kim ki bulmuştur çözümü, bulamaz beni."] nikos kazancakis - askitiki

    (bkz: sillojizm), kıyas