şükela:  tümü | bugün
  • tatlisu baligi ile bagdastirildiginda, soyle bir cikarim yapilabilir: tatlisu baligi dedigimiz hadise zararsiz, sus baliklarini kapsadigi icin (tabii ki istisnalar vardir), bu laf da zararsiz, kendi hallerinde protesto falan yapmayan solculari anlatmak icin kullanilmis olabilr.
  • rüzgar solcu da denebilir bunlara..bugün hakkari'nin sokaklarında açlığı anlatıp, eşitlik, adalet vs..savunurken, yarın "yılmaz erdoğan'da oynuyoooo yauuuuuuuuuuuu" diye haklarında böğürtülen, geyik geyik konuşup konuşup bmwsine atlayıp giden zamanının fuzuli solcuları..adam değildir bunlar..
  • bu deyim, etliye sutluye karismamamis ve zoru gorunce kacmis solcular icin kullanilir. bir de genelde eski tufekler, yeni kusak solcularla dalga gecmek icin kullanirlar.
  • akla eski komunistler reklamci oldu deyimini getiriyor
  • basta "insan dısı" ilan edilmesi gereken kesimdir.. evde ya da is yerlerinde oturdukları deri kotuklardan tum proleter eylemlere ya da savas karsıtı seylere oy verip, en gaz sekilde cogu sokak eylemlerinde taban eskittikten sonra aksamı en luks lokantalarda kapatıp istanbullu olmalarıyla gurur duyup, o arka cıktıklarını savundukları proleterleri kultur duzeyi olsun, yasam standartı ya da dıs gorunus olarak icten ice assagılayabilen kesime verilen addır...
  • benim bildigim versiyonu tatlisu komunistidir. cok sevdigim bir kavramdir. hayalimde soyle canlandiriyorum, simdi komunist dedigin adam tuzlu suda zor sartlarda yasar, fakat herifin bir eli yagda bir eli balda, kapitalist sistemin tadini cikarirken bir yandan da marx, lenin, bakunin edebiyati yapiyorsa bu adam tatli su komunistidir.
  • konformist solcudur. hatta solcu konformisttir.
  • dilinden emek, isci, esitlik, somuru gibi kavramlardan baska bir sey duyamadigimiz ancak butun enerjisini diline harcadigi icin hayatinda bir iscinin ter kokusunu yakindan koklama firsati bulamamis talihsiz solcudur. dunyada en cok tatlisu solcusu rezervi olan ulke turkiyedir boylesi bir gururu da yasatirlar o kadar da haklarini yemeyelim.
  • kafasina vura vura gerzek edilmeye layik görülmüş bir solcu türü bu. aslinda kanimca duvardan duvara vurup, ahtapot gibi önce suyunu salmasini beklemek gerekir. bilahare salatasi güzel olur. ki beyin salatasi güzel bir mezedir. hayir yarin devrim olacak bu tatlisu solculari yüzünden olmuyor, ondan diyorum.. allahümme sabirin...
  • geçen gün yolda en proleter devrimci adimlarimla şaşirmadan soldan soldan yürürken karşi kaldirimdan gelen ve bir elinde halkin umutlarindan elde ettiği rantla satin aldiği şarap şişesi, öbür elinde ben diyeyim 35 bin tirajli radikal gazetesi, olmadi 10 bin tirajli birgün gazetesi aylak aylak gezinen bir küçük burjuva sosyalisti gördüm. koştum gittim sarildim: "abi, nerelerdesin sen yahu?" dedim, "özledim vallahi gel öpeyim"... o da şaşirdi tabi. ters bir hareketimi, kendisine küfür etmemi "pis küçük burjuva siyaset sahnesinden defol!" dememi falan bekliyor. ama yok en samimi hislerimle sarildim, özlemişim, gerçekten. bilmem farkinda misiniz? kalmadi bunlardan pek ortalikta. küçük burjuva sosyalisti diyorum. kalmadi. hani ufak tefek sol-sosyalist partilerde görüyoruz hala. ama en iricesi mitinge 5 bin kişi katiliyor. türkiyeyi toplayip geleni 10 bini buluyor. hani üçte birini küçük burjuva saysak 3 bin küsur eder. ama memleketin epey bir yekünü siyasal islamciliga, öbür yekünü ulusalci görünümlü milliyetçiliğe, bir kismi kürt milliyetçiliğine, bir acayip kismi da sosyal demokrat görünümlü mhp ittifakçisina dönüşünce küçük burjuva sosyalisti falan da kalmadi malumunuz. olan da işte üç-beş bin. biraz istiklal caddesinde, türkü bar'dir, aksamci meyhanesidir falan oralarda görünüyorlar, biraz da çeşitli mitinglere hala gelip gidenleri var. dedim ya, öyle yani. o yüzden mumla ariyoruz allah seni inandirsin. yoksa söküp atacağız siyaset sahnesinden.. ele gelmiyor ondan tutamiyoruz. sokakta görünce seviniyoruz. ama bazi en büyük proleter devrimciler ve baskalarini küçük burjuva sosyalizmiyle itham etmeyi hala temel iç örgütlenme ilkesi olarak kullanan şaşkınlar hala "tatlisu solculuğu" vs. basliklarda hayaletlerle savaşıyorlar. memlekette uzun süredir esen aydin, entelektüalizm düşmanliğinin dalgasina "yarim porsiyon aydinlik" ve "pis tatlisu solculari" rüzgari taşiyorlar, küçük burjuva sosyalizmi vs. türünden artik birer retorik haline gelmiş yüzelli yillik polemiklerle mesele yaratiyorlar. diyorum, yapmayin, yapmayalim.. birakin tatlisu solculari da yaşasin. onlar şeker de yiyebilsinler. suyuna da şeker atarim allah seni inandirsin... değil mi ki şeker sözlükte değil, sokakta ve sokak arasinda yemesi keyifli bir güzelliktir...

    hem tatlisu solcularinin varliği onlarin değil, onlari denize götüremeyenlerin kabahati değil midir? haksiz miyim sayin kirca..
    sahi biz ne zaman adam olacağiz sayin kirca?
    şeker vereyim mi sayin kirca? mikrofonumu kapatmayin, ben kendi kendime giderim sayin kirca. (sütlaca da şeker koymayi unutmuşuz zaten, nerde bizde o kadar şeker...)