şükela:  tümü | bugün
  • eskiden izmir fuarinda satilirdi bunlar. e$$ek $eklinde olanlari makbuldu, ama tav$an kulakli makas da beni mutlu etmi$tir hep. ayrica gecmi$imin bitmek bilmeyen geyik malzemelerinden biridir, ayrintisini hatirlamasam da*.
  • çocuklar gözlerine sokmasın makası diye keskin bile olmayan bıçakları tavşanın kulaklarının içine gelecek şekilde tasarlanmıştı, anaokuluna giden her çocuğun mutlaka bir tane olurdu, iki renk olurdu genelde ki bu renkler de çingene pembesi fosforlu sarı gibi muhteşem renklerdi*
  • cocuklar di$inda da ortaogretim seviyesi, bir kiz ritueli. hayatim boyunca bu makastan alan, kullanan bir erkek arkada$im olmamasi mutluluk vericidir. fonksiyonelligi sifir bir makas turu. genellikle kiremit renginde bulunur piyasada.
    makas lazim olup elime almi$ligim, kullanmi$ligim vardir. kucuk parmak delikleri, kisa kesici yuzey uzunlugu, keserken cizgi kaybetmesi, keskin olmamasi cildirtan bir durumdur. bu makasi elinde 30 dakika tutup, parmaklari moraran cok kiz arkada$in gozume takilmi$ligi vardir.
    pazarda sirf gorunumu ve galiba gozden kactigi $ekilde "tehlikesiz olu$u" sebebi ile alici bulmu$tur. kalemkutulari yirtmaz, batacak delecek cizgisi olmayan bir tasarimdir.
  • ilkokul çağındaki çocukların elişi dersinde kullanmaları için tasarlanmış, ucu küt, kağıt makasıdır. tabi amaç çocukların ilgisini çekmek olunca tavşan şekline bürünmesi gerekti. (bkz: ticari zeka)
  • bir arkadasimin kucukken babasi alinca sevincinden manyadigi sirin makas sekli.
    o kadar sevinmis ki butun gece kagitlari falan kesmis, en sonunda da uyuyan abisinin kulagindan da ufak bir parca alivermis...
  • ilk bakista hangisinin essek hangisinin tavsan oldugu belli olmayan, cesitli renklerde uretilen, kagidi kesmek yerine cigneyerek burusturan ve kullaniciyi kendisini kirip parcalama istegi ile dolduran anaokulu aparati.
  • bu güzel enfes bir yaratiktir.. hatta utanmadan soyleyebilirim ki sanayi devriminin bize armagan ettigi en güzel ürünlerden birisidir.. saolasin frederik tavsan (parantez acip bir arkadasimin isminin bahtiyar soyadinin da tavsan oldugunu belirtmek, bahtiyat tavsan adli arkadasima hep beraber gülüp onu bir daha rencide etmek isterim)

    her neyse.. yine de benim zamanimda pahali bir ensturmandi.. herkes alip da gelemezdi okula. özellikle nedense kirmizilari ferrari muamelesi gorur, kirtasiyeden almaya gittiginizde bile mustafa amca tarafindan "niye alicaksin kirmizi tavsanli makas? senin makasin yok muydu? var diye hatirliyorum ben?" şeklinde sorguya cekilirdiniz..

    ben de haspel kader bir tane edinmistim.. ki benim sinif icindeki ekonomik sinifimin yükseldigini goren musa buna katlanamadi.. "versene lan bişi kesicem" dedi.. şimdi o zamanlar birisine bişi vermek istemiyorsak yaliyorduk.. salaklik biliyorum ama yaliyorduk ulan işte.. yani piskuvi, eti piknik, hayley falan yerken tamam da yani silgi de yalanmazdi be kardesim..

    velhasil bu makasi yalayayim dedim ben.. nasil ettiysem ne yaptiysam o an burnumu kestim bununla.. hayir izah da edemedim anneme "musaya vermek istemedim, yalayayim derken kestim.. burnun kaniyor dedi musa. ben de burnum kanasa bile yaladim ki makasi veremem artik dedim" diyemedim.. dedim düstüm ettim..

    bugun de gecmis bahar mimozalari modundayim ya hadi bakalim allah hayra cikarsin..
  • küçük çocukların güvenle kullanabilmesi için tasarlanmış makas. ancak o küçücük çocuklar bile bu makasın güzel kesmediğini anlayabiliyorlar ve evdeki diğer makaslara göz dikiyorlar. böylece tavşan makas annenin, evdeki diğer makaslardan biri de çocuğun faliyet makası oluyor.