şükela:  tümü | bugün
  • sevda yanılgıları

    -ağlayan bir meleğin yüreğime düşürdüğü
    sızılı keder için..-

    yalnızlığın kıyısına vardım
    koşmaktan yorulmuş adımlarım
    olduğu yerde sayıyor artık

    umursamıyor hiç kimse bir çiçeğin ölümünü

    baktığım her pencere
    taşlaşıyor gözümün önünde

    sözler buharlaşıyor
    bir dağın zirvesinde

    korkunç bir depremden kalma
    parmak izi
    meleğin kanatlarında

    ben gülümseyen her şeyi sen sanıyorum hâlâ

    b.e
  • oltasında yaşamın

    sonbahar
    bir denizin kıyısında
    ıssız ve sakin evren
    deniz, martılar, küçük kaya balıkları ve elbette kayalar
    dalgaların kayalara erişme çabası her defasında
    ve martıların gökyüzüne gönderdikleri
    amansız çığlıkları
    en güzel saatleri akşamın
    suyla havanın temas ettiği yerde
    dünyaya değiyor çizgisi yaşamın
    derken
    bir balık kıyıya vuruyor kendini aniden
    balığın gözlerinde ben
    balığın gözlerinde kalbim

    b.e
  • "kuş, cevabı olduğu için değil,
    şarkısı olduğu için öter…”

    maya angelo

    yankısıyla geliyor sesin
    nefesinden içine gecenin
    bırak buna masal desin faniler
    biz aldanıp kuşlara takılalım peşine rüzgârın
    şansımız varsa bir bulutun eteğinde soluklanırız
    olmadı sen şarkını söyle
    eşlik ederim ben sessizliğimle

    ~

    ki öykü;
    bir kalpten diğerine varacak adımları olabildiğince hızlı anlatmaktır.

    b.e
  • inziva

    ey yedi âlemden
    kendini esirgeyen ehli uzlet;

    duy ilk söyleneni şimdi
    son yazılmadan önce

    b.e
  • ben, an ve o

    biraz dinleniyorum
    zamanın burada olmadığı zamanlarda

    sonra uykuya dalıp unutuyorum

    yeni bir dünya bu,
    bilmediğim-
    güldüğün, konuştuğun, gördüğün bir dünya

    gidelim öyleyse sen ve ben
    yıldızlar dökülünce nehirler üzerine baştan başa

    ben bir ucuna dünyanın
    sen diğer ucuna
    göz alabildiğince maviliklere
    derinlere..

    b.e
  • şair öyküleri

    bir yaz gecesinin
    ruh haliyle salınıyor salkım söğüt
    güneş sıcaklığı esiyor dallarında

    yedi öykünün içinden geçen keder
    dağılıyor karanlığın içinde
    ayak sesleri çoktan dinmiş gidenin
    bi’ çiçekler anladı bunu

    yalnızlıktır şifası
    ıssız kalan gönüllerin

    yumsan da gözlerini
    içinde gülüşen tüm renkleri gördüm ben

    b.e
  • 1.
    rüyasını konuşan geveze kuş

    anlattıkça ” bulutların üzerine çıkıp alemleri seyrediyorum” havası
    yaralanırsan haber ver !

    2.
    ölümün izi kan lekesi

    yolun her adımını yürümek zorunda kalsan da dönme
    bakarsın kanatlarını paylaşacak bir melek çıkar yoluna

    3.
    yeşil elmanın içindeki minik kurtçuk

    bir an durup davet mi bekledi
    yada bir vahiy

    4.

    bir ses bir doku

    sesleri içine hapseden kar tanesi
    avucumda erirken kimin şarkısını fısıldarsın kulağıma?

    b.e
  • kapat şimdi sımsıkı gözlerini
    başucunda beklerim seni ben

    dudakların bir çocuk gülüşüyle aralık
    saçların düşmüş alnına
    bir küçük ürperti sızmış kirpiklerinin arasından

    yürüdüm geldim yanına
    yürüdü bir ırmak benle yan yana
    kök saldı bir orman derinlerde
    eğildi suyun yüzüne bir salkım söğüt

    kapat şimdi sımsıkı gözlerini
    başucunda beklerim ben seni
    hele bir bahar gelsin

    b.e
  • “siyah bir kedi gibi yüzüme baktı, baktı.
    altınımı gizlice aldı avuçlarına
    karanlığın içinde çamurumu bıraktı.”

    cevdet kudret solok

    -ben tadını bilmezdim
    tarifini bilemediğim şeylerin-

    sokakta yağmur
    siyah kedi saçak altında
    selam!
    selam!

    (geceyi bekliyorum her gün ağlamak için.)

    karşı terasta bir gölge yürüyor
    düşmesine ramak kalmış
    gölge içime yürüyor
    gölge belki de yağmurdur şimdi
    yağmurun sesi
    yorgunluğun sesi bu akşam

    b.e