1. dunyanın en iyi yonetmenlerinden biri olan martin scorsese'nin 1976 tarihli efsane filmi...basrollerde robert de niro, gencecik haliyle jodie foster we cybil shepherd war...kısaca konu new york'a gelip calısmaya bir taksicinin (robert de niro) zamanla kafayı yiyerek, kendini toplumu kurtarmaya we pislikleri temizlemeye adamasının hikayesi...mukemmel goruntuler esliinde bir sinema soleni...
    sondaki cinnet we cinayet sahneleri unutulmaz...
  2. taksici "travis bickle" isminde, vietnam'da görev yapmış bir eski askerdir ayrıyetten bu olaya karar verme sahnesi 13 yaşlarında küçük bi fahişe olan iris [jodie foster]'i görmesi, ona bağlanmasıdır. kendine güzel de bi şekil yapar, özellikle kollarına, avucunun içine sustalı silah gelecek şekilde yaptığı düzenek mükemmeldi.
  3. travisin ayna karşısında kendi kendine konuştuğu sahnede unutulmaz bir sahnedir.buradaki 'are you talking to me?' ironisi travisle kimsenin konuşmaması,travisin aynada aslında silahı kendi kendine doğrultuyor olmasıdır.
  4. travis bickle'in yüzündeki "deli" gülümseme de unutulamaz. ağzının kenarından sarkıttığı sinsi gülüş, filmin başındaki "işe girme" sahnesinden, filmin sonuna kadar bir çok kez vurgulanır.

    yine travis'in günlüğüne yazdıklarını, söylemesi ve bu esnada söyledikleri şiir tadında, ders verici repliklerdir; hatta aslında travis'in tüm sözleri, özenle seçilmiş, öğüt niteliğinde sözlerdir.

    utangaç ama "ihtiyaçlı" bir aşığın, çaresizliği, hele ki "nazlı yari" uzaktan izleme sekansı mükemmel, daha sonrasında yine "kadın milleti"ne karşı tawrı, "nazlı yari" mağdur etmesi de, koca bir gurur abidesi. film boyunca çalıp duran kris kristofferson parçaları da, vurgulara had safhada uygun seçilmiş.

    bi de "sicilim de ahlakım gibi temiz" sözü zaten filmin başında, ilk darbeyi indiriyor, fakat scorsese, filmde zencilere biraz tepkili, hatta ırkçı dawranmış gibi geldi bana...
  5. listen you fuckers,you screwheads here is a man would not take it anymore,would not let....

    here is...ah be abi...travis bickle kendine karizmatik bir şekil yapmış olabilir.travisin kendi kendini mohawklaştırıp kahramanlığa soyunmasımıdır öğüt verici olan?nazli yari porno filme götürmekse ayrı bir denyoluk sonralarında taxisine binince para almıyor olmakda erkekliğin gururu mudur?tv de romantik parçaları,porno filmleri elinde bir tabancayla izleyen insan normaldir safdır ahlaklımıdır yani.hele binayı irisin çığlıkları göz yaşları eşliğinde kan gölüne buladıktan sonra eliyle kafasına sıkacak gibi yapması psikopatlık sekanslarının zirve yaptığı andır.travisi kahraman ilan eden medya olmuş filmin sonunda diğer taxicilerin hey katil! diye hitabı ise nasılda bir ironidir...
  6. hatunu direk porno film oynatılan sinemaya götürmesi çok hoştu..
    :)
  7. hatuna çıkam teklifi ettiği yerlerde hicabımdan yerlerde sürünmüş idim adam adına.
    hah alacak eline diye diye kahretmiştim kendimi, ve fakat hiç te öyle olmadı.
    cybil shepherd ın sansasyonel olduğu zamanlarmış onlar bu arada.
  8. travis kızı ne zaman muhallebiciye götürcek diye bekledik durduk... bi de bernard herrmann filmin müziğini tamamladığı gece ölmüş.
  9. robert de niro yu robert de niro yapan essiz yapitlardan biri
    -are you talkin to me?...
  10. harvey keitel da uzun saçıyla dikkatimi cekmiştir

taxi driver hakkında bilgi verin