şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir ekşi sözlük yazarı, hoşgelmiş.
  • sözlüğe şu entry'i kazandırmış kaliteli yazar.
    (bkz: buddenbrooks/@taxidi sta kythira)
  • neanderthal, erectus ayırmadan homo familyasının bütün üyelerini mülteci olarak alan almanya tarafından refüze yemiş yazar.

    (bkz: reich bize bohmir)
  • jean-antoine watteau'nun da kythera'ya yolculuk adlı bir tablosu olacak.
    theo angelopoulos'un kythera'ya yolculuğu ise ekşi'de daha çok taxidi sta kithira başlığında yoğunlaşmış.

    kythera ütopya adasıymış. angelopoulos kythera'ya yolculuk filmini çekeceğinde senaryoda, film fikrinde ilk oluşan "salın üzerinde adam" görüntüsüymüş. bütün çözümler diyalogtan çıkar diye sala spyros'u karısıyla yerleştirmiş final sahnelerinde. angelopoulos diyormuş ki, bu filmde bir kokunun sinmesini, bulunmasını istedim; o kurumuş elma kokusuydu. filmin başında yoklamada insanların söylediği, daha sonra vapurdan inen spyros'un çocuklarına söylediği "egoime!" sözü de altyazıda yanlış çevrilmiş; "ben geldim!" değil, "benim*!" demekmiş.

    filmde de söyletmiş miydi bilmiyorum, angelopoulos "biz yunanlılar taşları okşaya okşaya yürürüz." dermiş.

    yalçın savuran hocaya selam. mini yorumun eksik ve yanlışları benim; temeli, aslı onundur.

    filmden mezarlıkta dans sahnesi denilebilecek olan bölüm..

    (bkz: kythera)*
    (bkz: taxidi sta kithira/@atlantisten gelen zekiye)
  • sozlugun boka sarmis oldugu su zamanlarda kesfettigim, ilac gibi gelmis yazar. takipteyim.
  • battle star galactica serisinin son sezonunun son bölümlerinden birinde şöyle bir sahne vardı. diziyi bitirmemişler için ağır spoiler içerecek ama göndermelerin farkında olup izlemek ayrı bir mutluluk verecektir...

    --- spoiler ---

    laura roslin (başkan) kanser teşhisi nedeniyle görevden çekildiği sıralarda hepten varoluş üzerine düşünmeye başlıyor. kanserine iyi gelecek diye içtiği uyuşturucunun bir ara ölmüş aile üyelerini gösterdiği bir sahne var. bu sahne de watteau'nun kitara'sını andırıyor. o süreçte zaten dünyanın gerçekten olup olmadığına yönelik tartışma da çok sert kutuplaşmalara yol açıyordu. kara trace'in raptoru bir meşaleye dönüştü (ve yukarıda angelopoulos'a atıf yapıldığı için fark ettim) ve yeni bir araçla/bedenle tekrar öyküye dahil olup insanlığa yol göstermeye geldi. burada teo'nun "egoime"si (çok ince bir göndermeyle) kara'nın aslında gerçekten kendisi olup olmadığı sorusuyla (kendisi bir cylon değildir) çakışıyor.

    --- spoiler ---