şükela:  tümü | bugün
  • kavram kargaşası nedir?
  • elif şafak’ın üzerinde çalıştığı ve 2018 gibi çıkaracağı yeni romanının adıdır. farklı kesimlerden gelen ve hayatı sorgulayan iki genç kızın arkadaşlıklarını, hayatı sorgulamalarını, bunalımlarını, çelişkilerini ve kendilerini kabullenme mücadelelerini anlatacakmış.
  • başını örten kadınlarda, özellikle gençlerde yaygın olan durum.

    sorsan, onlar da tayt uygun değildir, giyilmemelidir derler.

    direk tayt adı altında satılan ürünü alıp giymezler ama giydikleri pantolonların tayttan hiç bir farkı da yoktur.

    onlar dilediğini giymekte özgür, ben de onun tayttan bir farkı olmadığını düşünmekte özgürüm.
  • normalde kimseyi ilgilendirmez derim, hala diyorum lakin bunu giyenlerin kafasında kafada bir dönemin "mağduriyet" sembolü türban ve onun taşıdığını iddia ettikleri değerler, islam, ahlak vs. ile asla örtüşmeyen bir durum var.

    bu da bir nevi siyasal islamın bir tezahürü. yani mevzu türban, kapanma, okulda, askeriyede, kamuda giymek, dini yaşama meselesi değilmiş işte? bütün olay mikro ve makro manada rövanş ve onun devamı o kadar.

    şu an gelinen durum tam da türbanın bir dini gereklilikten çok bir ayrımcılık, sizden bizden anlama aparatı meselesi olduğu iddiasının kanıtı niteliğinde... türban takıp kısa kollu veya body, dar pantalon, tayt, kapri giyen kesim hem ait olduğu kesimin nişanını,bende sizdenim işaretini taşırken hem de yaşıtlarının, çevresindeki zamanın, modanında gerisinde kalmak istemiyor. burda kendi içinde bir tutarsızlık, kapana kısılmışlık, belki zorunluluk, mecburiyet vs. vs var ama buna sempati falan duyacak bir durum kişisel olarak bende yok, sizde varsa bilemem.

    netice olarak evet kimseyi ilgilendirmez ama gelinen bu durum esasında tam da tantana koparılan dava denilen şeyin nasıl bir şey olduğunu göstermesi açısından ibretlik. davanın bu mevzuda geldiği nokta bu, çünkü zaten olayı bu. amaç din, kitap, allah, peygamber değil onlarla elde edilecek kişisel, maddi şeyler, ufak kazanımlar, anlık çıkarlar.

    benim için sorun yok, isteyen istediği gibi giyinir. kimse de karışamaz ve karışmamalı. birinin türban altı tayt giymesi ile benim dini duygularım incinmiyor, benim için sadece yapılan ikiyüzlülüğün somut kanıtı o kadar. birilerine dert olacaksa "samimi müslümanlara", bunun için geçmişte uğraşıp bir şekilde bedel ödemiş olanlara olabilir. o da zaten umrumda değil.
  • şu yaşıma geldim başörtülü olduğum için hiç bir yerde pozitif ayrımcılık görmedim. üniversiteyi bölüm 2. cisi olarak bitirdim ama ne siemenste ne de benzeri yerlerde işe giremedim. okulu bitirdikten sonra ayedaş' a başvurdum. kabul edildim. son mülakatta başörtülüyüm diye işe alınmadım. siyasal islamla her hangi bir parti ya da tarikatla alakam yok. 17 yaşında kendi isteğimle kapandım. kimseye zararı olmayan kendi halinde biriyim. kimsenin günahı beni ilgilendirmez. ben kendi günahlarımı düşünürüm. samimiyetsiz ya da ikiyüzlü değilim. sadece nefsim bu kadarına yetiyor. herkesin insan olduğunu kimsenin kimseden üstün olmadığını neden anlamak istemiyorsunuz. müslümanım ve başörtülüyüm diye her şeyi mükemmel yapmak zorunda değilim. elimden bu kadarı geliyor. şimdi bunu okuyup beni mağdur edebiyatı yapmakla suçlayanlar olucaktır. bu ülkede kadın olmak zorken bir de başörtülü ya başı açık diye kadınlara daha çok yüklenmeyin. önyargılarınızdan kurtulun.

    gelen mesajlar üstüne edit: ben ayedaş'a başvurduğumda sene 2000 idi. o yüzden şu an ki durumla alakası olamaz.
    kaldı ki şu anda da sırf başörtülüyüm diye işe alındığım olmuyor. tanıdık olmadıktan sonra çok zor. bir de bizim sektörde zaten kadın oldukça az , belki sağlık sektörü olsa başörtüsü daha kolay iş bulmaya sebep olabilir.

    bu arada '' başörtülüsün sen müslümanın bayrağını taşıyorsun, senin yaptığın tüm kapalıları etkiliyor'' diyen biri oldu. bizim eski ofiste kapalı ama tesettüre uygun giyinmiyor diye eleştirilen biri vardı. kıza o kadar baskı yapıldı ki kız sonunda '' ben beceremıyorum layıkıyla yapamıyorum'' diye açıldı. ya bunun günahı ne olucak?
    yahu herkes her şeyi biliyor. ona bakarsan çarşaflılara göre dışarda pardesü ile gezmek ,pardesü ile gezen de ceket giyeni beğenmiyor. kimse kimseyi beğenmiyor herkes eleştirecek bir şey buluyor.
    size alakasız bir hikaye anlatıcam.
    babam vefat ettikten sonra anacım bir gün sohbete gidiyor. sohbette hoca diyor ki; hanımlar kapıya sütçü gelse parmağınızı göstermeyin..pazara gitseniz erkeklerle konuşmayın hatta mümkünse pazara gitmeyin. anam da demiş ki; hocam '' benim kocam öldü 4 çocugum var ben pazara gitmezsem çocuklarım aç kalır''..
    işte çevremiz böyle insanlarla dolu. ben de diyorum ki herkes her şeyi biliyor. o zaman bırakalım herkes istediğini giysin yaşasın. sırf başörtülü diye birinden müslümanlıgın tüm farzlarını yerine getirmesini beklemek gerçekçi olmaz. kaldı ki rabbim bile beklemiyor ki tövbe kapısı var.
  • kim ne derse desin seksidir. giyen hanım kızlarımızı cesaretlendiriniz..
  • (bkz: sözde özne)