şükela:  tümü | bugün soru sor
  • okurken bitmesini istemediğim, son zamanlarda ülkemizde yayınlanan en akıcı ve en güzel roman. ünü kulaktan kulağa yayılıyor.

    son sayfasına kadar durmadan insanın merak bam teline basan tayyare-i meçhule’nin yazarı cihan batur politik oryantal bilim kurgu sloganı ile yola çıktığını söylüyor ve bence bu kitabıyla türkiye’deki politik bilim kurgu açığını kapatacak gibi gözüküyor. kitap 1999 gölcük depremini önümüzdeki 10 yıl içinde beklenen istanbul depremine bağlıyor. ayrıca geleceğin ütopyası, einstein ve türkiye’ye yazdığı mektup, recai talha erguvan*, gelecekte ve günümüzde milliyetçiliğin yeri, özel harekat timi, küreselleşme, kyoto ve antarktik antlaşmaları ve vmat2 geni gibi çeşitli öğeler barındırıyor. istanbul depremi ve küresel ısınma ile ilgili teorileri de ses getirecek gibi. yakında medyada kendine yer bulacağını söyleyeyim de ben demiştim moduna girebileyim.

    kitabı bitirmenizle birlikte gelen şok, göndermeler* kısmı ile daha bir kaymaklı oluyor, okuyucuya tekrar tekrar okumaya bir sebep daha veriyor. schindler’in listesi filminden otomatik portakal’a birçok başyapıta gönderme var. sanırım türkiye’de ilk kez denenen bir yöntem. yazarın üslubu da bir o kadar özgün.

    negatif yönlere değinecek olursak. bilgi verme zorunluluğu hissedilen yerler var ve bu üç-beş sayfada bazen makale tadı alıyorsunuz. bir de kitap çok kısa, daha uzun olsaymış neredeyse bir başyapıt olurmuş. kitabın kapağı ise o kadar iddialı ki önyargılı bazı insanların ‘ben bunu okumam’ deme ihtimali çok yüksek. yazarın ilk kitabı olması da kitabın hak ettiği yere gelme ihtimalini azaltıyor tanınmak söz konusu olduğunda. ama tüm bu eksilere rağmen kitap hak ettiği yere gelecektir bence.

    the secret fiyaskosundan sonra bence türk okuyucuları kendine getirecek bir kitap.

    bir de içinde ekşi sözlük’ten bahsedilmiş. demek ki ekşi sözlük 2011’de de varolacak.

    arka kapağını http://www.imge.com.tr/ den okuyabilirsiniz. onu da benden beklemeyin artık.
  • yoğun bir araştırma sonucunda ortaya çıkmış olduğu aşikar, hayal gücü ve bilim hususundaki yetkinliğiyle de türk bilimkurgusunda bir başkaldırı niteliğinde olan pek parlak roman. gerçekten etkileyici bir sonu var ve uzun süre etkisinde kalıyor insan. ayrıca hakikaten oryantal bir kurgu. yer yer doğu ezgileri taşıyan türk diyalogları ve klişelere fazla kaçmayan batılı parlak fikirleriyle frapan mı frapan, süslü mü süslü bir serüven.

    yazar zamal adlı geleceğin buluşu ile kapitalizmi de yermekte… zamal günlük yaşamda paranın yerini alıyor ve gelecekte tek sermayeyi, ömrümüzü harcamamızda bir aracı oluyor. ilk okuduğumda beni çok heyecanlandırdı zamal fikri. beynin sol lobuna takılan bu küçük çip sayesinde herhangi bir şeyi almak için ömrümüzden dakika, saniye falan veriyoruz. yani istersek ömrümüzü lüks ama kısa yaşıyoruz yada orta halli ve uzun yaşıyoruz. bilimkurguda kült olacak bir fikir.

    kitapta dejavu’nun da gerçekte ne olduğuna, zamanda yolculuğun mümkün olup olmadığına, ufoların aslında gelecekten gelen insanlar olduğuna ve insanlığın yıllar geçtikçe görüntüsünün değişeceğine dair yeni fikirler ortaya atılmış.

    son olarak bu roman içerdiği komplolarla, bazen masum bazen şaşırtıcı ve kötü karakterleriyle, kusursuz olay örgüsüyle başından sonuna bir masterpiece...
  • sancısı iki sene süren, cinsiyeti bilim kurgu, annesi cactus yayınevi olan kitabım.

    türü apokaliptik-oryantal bilim kurgu olan, yoğun araştırma, emek ve çaba sonucunda ortaya çıkardığım, başta ailem olmak üzere yaşam tarzımda emeği geçenlerle (bkz: ekşi sözlük) yola çıktığım sayfalar bütünü.

    doğduğumdan beri raflarda görmenin hayalim olduğu ilk kitabım. bana bu hazzı yaşatan ve sizin de hayallerinizin tez vakitte gerçekleşmesini istememe vesile olan eser.

    bu şirin girişin sevimli devamında ise size ‘e ben bu bilgiyle ne yapabilirim ki?’ diye soracağınız bilgiler vereyim diyorum sevgili sözlük ailesi. sabrınıza minnettarım, müteşekkirim. birazdan gözlerinizin ve zihninizin muhatap olacağı kelimeler reklam içermemektedir. size öyle geliyordur!..

    - kuresel isinmanin 2103'de getirdigi buyuk tahribat, korkunc yikim . . .

    - tarihte arastirma yapmak uzere gelistirdikleri zaman makineleri ile gecmise yolculuk yapan ufolar, aslinda evrim gecirmis insanlar . . .

    - 2011'de gerceklesecek 7.7 siddetindeki buyuk istanbul depremi . . .

    - din, milliyetçilik gibi olgular ve bunlarin kaynagi insan bedenindeki 'vmat2' geni, kuresellesme, einstein, piri reis,nikola tesla, ozel harekat timi, kyoto ve antarktik antlasmalari, izadora ve sodom murettebatlari, 51. bolge, ufolab, ankara, napoli . . .

    - ve gelecekteki yasam tarzimizin utopyasi…

    sasirtici, etkileyici, ustaca kaleme alinmis, simdiki zamana damgasini vuracak bir yapit, bir apokaliptik oryantal bilim kurgu . . .

    her haberin gerceklesecegi bir zaman vardir. yakinda bileceksiniz!
    __en'am suresi: 67__

    tayyare-i meçhule’den alıntılar…

    --- spoiler ---

    benim adım anesis. kimlik numaram '103.792.399.213'. buraya sizin bu tarihlerde ufo dediğiniz ama aslında zaman makinesi olan bir araçla ve içinde bulunan on kişilik mürettebatımla birlikte 2730 yılından, zamanda yaptığım yolculukla geldim. yani profesör, bana ‘uzaylı dostum’ ya da ‘tanımlanamayan canlı’ gibi isimler takmanıza hiç gerek yok. ben bir uzaylı değilim, insanım.
    size bazı haberler getirdim. 2103 yılında küresel ısınmanın son sürecine girmesi, artık paranın yerini zamal dediğimiz bir çipin alması gibi.

    yıl 2103’e geldiğinde sekiz buçuk milyarlık dünya nüfusu sadece beş yüz milyona düşmüştü...
    evet profesör… şu anda benim 12 yıl, 2 ay, 3 dakika ve 13 saniyelik bir ömrüm kalmış durumda. bunu beynimin sol lobuna takılmış olan 'zamal'ın sağ koluma takılmış göstergesine bakınca görebiliyorum.

    satın alacağımız bir şeyi eski yıllardaki gibi para ile almıyoruz. değeri ne kadar süre ise ömrümüzden o kadar süreyi vererek, o istediğimiz şeye hemen sahip olabiliyoruz. örnek vereyim profesör: ömrümden verdiğim on bir dakika ile herhangi bir ‘zamal merkezi’nden bütün dilleri kendi zamal’ıma yüklettim. böylelikle yeryüzünde geçmişte var olan tüm dilleri konuşabiliyorum.

    hz. isa’nın doğumu, osmanlı imparatorluğu, fransız ihtilali, sanayi devrimi, birinci ve ikinci dünya savaşları, kennedy suikasti, 11 eylül olayı, mustafa kemal atatürk’ün doğumu, 2016’da gerçekleşen yağmur ormanlarındaki büyük yangın, amerika’nın suriye ve iran’a yaptığı saldırılar, yani sizin bildiğiniz veya henüz bilmediğiniz bütün tarihi bilgiler, benim ve diğer bütün araştırma ekibimin zamal’ına tüm ayrıntılarıyla yüklenmiş durumda.örneğin 2730 yılında henüz yedi yaşında olmasına rağmen çok lüks bir evi, beş yüz otuz kilometreye bir nokta iki saniyede çıkan arabası olan ama sadece bir yıl ömrü kalmış bir insan görebilirsiniz. bu insanlar hemen yaşamaya başlarlar, yaşamın maddesel tarafına eğilimlidirler. zaten zamal insanlara hemen doğduklarında takılır ve insanlar böylelikle yaşamlarının ilk üç dakikasından itibaren, aynı hafızasını kaybetmiş bir insan gibi -yani konuşmayı, yürümeyi ve benzeri temel ihtiyaçlarını giderebilmeyi becererek- yaşamaya başlarlar. böylelikle gözlerini hayata açarlar, ufak bir ameliyatla kendilerine zamal takılır ve kendilerine doğa tarafından biçilen ömürlerini harcamaya başlarlar

    çok ilginçtir profesör zamal göstergesi kimileri doğduğu anda seksen üç yılı, kimilerinde kırk altı yılı, kimilerinde on dört yılı gösterir. başlangıçtaki kendilerine doğa tarafından verilen bu ömür sürelerinin açıklamasını henüz bulamadık. bunu bir türlü çözebilmiş değiliz ama halen bu konunun üstünde çalışıyoruz.

    sabah gazetesi
    türkiye'nin değişik bölgelerinde cumartesiyi pazara bağlayan gece "ufo" heyecanı yaşandı. ancak cismin göktaşı olduğu sanılıyor.

    nisa 26
    allah size bilmediklerinizi açıklamak ve sizi, sizden önceki iyilerin yollarına iletmek ve sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. allah hakkıyla bilicidir, yegane hikmet sahibidir.

    en’am 67
    her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. yakında bileceksiniz.

    atalarımız, sizler! şimdi beni iyi dinleyin. en küçük torunlarınızın, bizim, yani insanlığın geleceği tehlikeye girdi. bugün burada, italya’da 09.13 saatiyle gerçekleştirilen bir operasyon sonucunda fabio fontana adlı bir kişi öldürüldü. bu ismi aklınızdan hiç çıkarmayın. bu kişi sıradan biri değildi çünkü. o ve onun kanından doğan her kişi derinden ve gerçek bir allah inancıyla yaşadı. fabio’nun neslinin 2730 yılındaki temsilcisi huor saralonde yani ölümsüzlük girişimlerine karşı operasyon düzenleyecek ve bu konuda direnişi örgütleyecek kişiyse ‘ölümsüzlük projesi’ adlı bir çalışmaya karşı insanları gizlice örgütleyen, bilinçlendiren ve bu oluşumun engellenmesi için uğraşan inançlı bir müslüman insandı. ünü ve gücü hayli yüksekti ancak birçok insanın gözünde çoğunlukla bir suçluydu. çünkü o, huor saralonde kimine göre önemli ve insanlığa faydalı olabileceği düşünülen bir çalışmanın, ölümsüzlük projesi’nin karşısında duruyor, sakıncalı olduğunu söylüyor, bu araştırmanın sonuçlanmaması ve hatta yürütülmemesi için elinden geleni yapıyor ve yaptırıyordu.
    --- spoiler ---

    tum seckin kitapcilarda ve d&r’larda...

    şeklinde tanıtım metni olan, ülkedeki tüm zorlayıcı bürokrasiye, kültür bakanlığı'nın genç ve algı seviyesi yüksek gençleri teşvik edeceği yerde birde üstüne bandrol tarzında maliyetler bindirmesine, kıymetli ve pek muhterem devletimizin herhangi bir gelişmiş ülkede genç yaşta kitap çıkaranlara plaketler ve ödüller verilmesini yok saymasına rağmen... vizelere, finallere, istanbul trafiğine rağmen... sandığınızın aksine kitap çıkarma sürecinde muhatap olduğunuz insanların elitlik bir yana 'sığ' olmalarına rağmen... ona buna her şeye rağmen, tırnaklarımda mürekkep-kan karışımı, parmak uçlarımda nasırlarla ve yaşayacağım ömrümden verdiğim 5-6 yılla ortaya çıkardığım kitap...

    stephane mallarme'ın dediği gibi... ''eninde sonunda her şey bir kitaba girmek içindir.''
  • kitapçılarda "acaba yeni çıkanlar - çok satanlar tadında bir ekşi sözlük yazarları bölümü açsak mı" şeklinde yeni bir soru işareti uyandırması muhtemel eser. "ekşi sözlük yazarları" etiketli raflarda, bizim yarın yağmur yağdı ile yanyana okunmasını dilerim. yazarın kalemine, emeği geçenlerin ellerine sağlık, hayırlı olsun.
  • ekşi sözlük camiasını, barındırdığı kıymetli ve seçkin insanları sevmemin tesadüf olmadığını öğrenmeme vesile olan naçizane kitabım...

    yolda görsem tanımayacağım insanları -evet sizden bahsediyorum- sevmeyi öğreten, kitabı yazarken çıktığım düşünsel yolculuğumun paylaşım durağında -burası- mutluluktan ve hüzünden bolca sigara içmeme sebep olan, yer yer bilim yer yer kurgu olan paragraflar bütünü...

    'hep böyle kalın' demekten kendimi alamıyorum...

    duygulandım...

    çünkü çıktığım bu yolda karşılaştığım zorlukların boşuna olmadığını görmek, ölsem de gam yemem cümlesini kurmayı kaçınılmaz kılıyor...

    çokça sorulduğu için söylüyorum, lütfen yanlış anlaşılmasın. kitabın fiyatı 4 ytl... korsancılar bundan ucuza çıkarırlarsa helal olsun.
  • isim verilme hikayesi de kapaginin tasarlanma hikayesi de nevi şahsına münhasır olan,
    yazarı da saygı ve hürmet abidesi halim selim kadirşinas bir insan olan
    kitap.

    daha sükseli bir yayınevinin farkedip yayınlamak isteyeceğini;
    böylece gayet öğrenci gayet seyyar gayet cilekes halde kitaba kendini adayan yazarina da daha ciddi maddi katkilar getirmesini
    ümit ettiğim
    kitap.

    bazıları bilir, bir kitap nasıl çıkar.
  • her ne kadar pek muhabbetim olmasa da, liseden tanıdığım bir arkadaşın yazmış olmasından dolayı merak edip, ideefixeden satın alıp okuduğum, okuduğum için de gayet mutlu olduğum, akıllıca kurgulanmış kitap. yazarını* tebrik etmek istiyorum.
  • kitapla ilgili yayınlanmış bir tanıtım videosu için:

    http://www.youtube.com/watch?v=9mzwy232oys
  • dişi ufolara verilebilecek isim.