şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: milli piyango)
  • yanlış hatırlamıyorsam, milli piyango'nun atasi...
  • mustafa kemal'in "istikbal goklerdedir" sozunden hemen sonra "fakat devlet destegi gerekmektedir" demesinin akabinde once kurban derileri turk hava kurumu'na bagislanmis, sonrasinda ise nutuk'un telif hakkı ve atatürk büstlerinin yapim ve satim hakki türk hava kurumu'na verilmiştir.. son olarak da hikaye "bir piyango yapalim de uçak alalim" denilerek tayyare piyangosu tertiplenmiştir..

    dönemin izmir milletvekili ve ayni zamanda iş bankasi genel müdürü celal bayar'in "ikramiyeler benim garantim altindadir" demesi üzerine halk ilk kez 1932 yilinda, yil basinda radyolarinin başına kurulmuş ve ajanstan gelen cekilis numaralarini dinler olmuştur.. sonrasinda tayyare piyangosundan elde edilen gelirin türk hava kurumu tarafindan tek basina yenilemeyecegi farkedilmis, ve bu hadise milli piyango adi altinda bambaşka bir şekilde tertiplenmiştir.. oh bebek.
  • büyük tayyare piyankosu olarak da yazıldığı olmuştur.
    görsel
  • diyarbakir milletvekili zulfu bey ve arkadaslarinin 3 aralik 1925 tarihli türkiye dahilinde piyango keşidesinin münhasıran tayyare cemiyetine ait olmasi hakkindaki onergesinin 9 ocak 1926'da meclisce kabulunden sonra duzenlenmeye baslanmis piyangodur.

    zulfu bey takrir nedenini soyle belirtmektedir: "istikbal harplerinde en mühim amili muvaffaki­yetin hava kuvvetleri olacağı mütearife hükmünü al­mıştır. her milletin bu husustaki hummevî faaliyeti son derece calibi dikkat bir vaziyettedir. bunun için bir senelik kısa hayatında çok büyük muvaffakiyetleri ihzar eden tayyare cemiyetimizin muktatafatını teshil ve idat için bir çare daha aramak, bulmak ve hiç bir muvaffakiyetle tatmin edilmemiş olmak bir vazifei va­taniye halinde arzı ehemmiyet etmekte olduğundan berveçhiati mevadı kanuniyenin lütfen kabulü istirha­mı ile arzını vecaipten telâkki eyledik."
  • bir efsaneye göre zamanında her evde radyo olmadığı için yılbaşı gecesi radyosu olanların evinde toplanılırmış. radyoda şanslı rakamlar okunmaya başlanmış; "iki yüz seksen bin üç..." derken şehrin ileri gelenlerinden biri radyoya yaklaşmış ve "affedersiniz beyefendi, son rakamı iyi duyamadım kaç demiştiniz üç mü beş mi?"