şükela:  tümü | bugün
  • yeni akit gazetesi ankara temsilcisi serdar arseven başbakan erdoğan'ın asteğmenken kantin sorumlusu olarak görev aldığı döneme ilişkin anlattığı hikayenin özü. toptancı tayyip erdoğan'a rüşvet teklif edesiymiş, vay sen misin bu ahlaksız teklifi yapan, bir vurmuş toptancıya iki seksen sermiş elemanı yere.

    o gün bugündür kimse tayyip erdoğan'a böyle ahlaksız teklifler yapamamış. ha aracı kullanmışlar mıdır bilmiyorum ama kimse direkt söyleyememiş yani. tsk'nın o dönemki yüzakıymış tayyip erdoğan. böyle bi vururmuş....üfff ne biçim acımıştır kimbilir.
  • meblağı az bulduğundandır.

    tanım: olgusal gerçekliğe* aykırı beyan.
  • başbakanın anlatılan hikayedeki hatasını vurgulayan cümle.

    hepimiz askerdeyken, yaptıktan sonra "bunu yapan ben olamam" dediğimiz hadiseler yaşamışızdır. belki hatasını sonradan anlamıştır. anladıktan sonra da bir daha böyle bir harekette bulunmamıştır. tamamen tersi bir insan olmuştur. belki de bu hadise gözünü açmasına vesile olmuştur.

    not: yukarıda bahsettiğim hata, toptancıya vurmaktır. yanlış anlaşılmasın yani.
  • suç işlemeyi kendine yakıştıramadığı için başka bir suç işlemiştir. tayyip erdoğanın cezasını çekmediği bir suçu olduğunun kanıtıdır.

    şimdiki kahve ağzıyla konuşan tayyipe yakışan bir hareket
  • - sonra subayı gelmiş "benim adım recep senin de adın recep senin adın bundan sonra recep tayyip olsun" demiş...

    - tayyip erdoğan ense traşı olurken bile boynunu eğmezmiş

    ...

    bir mitolojik literatür daha çıkarıyoruz. hayırlı olsun.
  • tanım: "o öyle bi yiğitti ki, kırk günlükken yürüdü, kımız istedi, at bindi.. " şeklinde başlayan destanın devamında gelecek efsane cümle..

    rivayet odur ki toptancı o saatten sonra tövbe etmiş, doğru yolu bulmuştur, teklifi arttırma yoluna gitmiş diyolla..
  • (bkz: ziyaa ziyaa)