şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "200 milyar" fidan diktik sözü yerde kalmasın diye gönderilen tohumlardır. apartmana gelen tüm zarfları topladım bu arada bu gebeşler ekmezler bir yere.
  • tohumlar geldi, dikecek boş arazi arıyorum.
  • ağaç kesilerek elde edilen kağıtlarla yazılan bilmem kaçıncı mektup.
  • "apartmana gelen tüm zarfları topladım bu arada bu gebeşler ekmezler bir yere." (bkz: #76059337)diyen gerizekalıların kendilerini yeryüzünün tek sorumlusu, başkalarını ise sorumsuz sanarak sorumsuzca davrandıkları mektuptur.

    sen kimsin ki oturduğun apartmandaki başka insanlar adına karar alıp onların özel iletişim varlıklarını gaspedebiliyorsun? burada haberleşme özgürlüğüne yapılmış bir suç var. uğraşacak vaktim ya da ciddiye alacak kızgınlığım olsaydı bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunurdum...

    "tohumlar geldi, dikecek arazi arıyorum" (bkz: #76059452) diyen, hayata daha farklı ve sorumlu bakan, doğaya samimi olarak değer veren küçük bir kitle için bile yapılmasına değecek bir kampanya olmuş. zira bu kampanya küçük bir yüzdeyi bile harekete geçirince, harcanan kağıt da ziyadesiyle kendini telafi edecek diye hatırlıyorum.

    bu konuda "tohumdan ağaca" geçen süreci bizzat deneyimleyen bilinçli hale gelmiş vatandaş portresi ise kazanımlar içinde paha biçilmez olanı oluyor.

    edit: "tohumlar geldi, dikecek boş arazi arıyorum" diyen arkadaşın tohumu ekmek için değil, ironi yapmak için yazmış olabileceği eleştirisi aldım.
    belki de ironi yapıyor, ben fazla iyi iyetli ve saf kaldım yine.
    ama umuyorum benim iyi niyetim haklı çıksın ve ironi diyen arkadaş yanılıyor olsun. kalan araziler tohum saçmak isteyen bizlerindir...
  • gönderilen bu zarfların içerisinde ki kağıtların çokluğuna ne demeli? daha yeşil bir türkiye için yapılan bu uygulamadaki bu zarfların içerisinde yer alan fasikül ve broşürler için ağaçlar kullanılmadı mı? bu kampanya için harcanan kağıtların yerine yeniden ağaç dikerek açığı mı kapatmış oluyoruz?

    keşke bu mektuplar yerine elektronik posta, kısa mesaj veya televizyonda kamu spotu oluşturulsaydı. tohumlar da ilçe ve mahallelerdeki yerel yönetim (kaymakamlık, muhtarlık v.b.) gibi yerlere bırakılıp isteyen vatandaşlara kaymakamlık veya mahalle muhtarları tarafından ev ev gezilerek dağıtılarak hem insanların dertleri dinlenmiş, hem ziyaret edilmiş hem de bu kampanya için daha detaylı bilgi verilerek kağıt israfının da önüne geçilmiş olurdu. ama maalesef yine önüne geçemedik... yazık oldu...
  • bana gelmedi ve çok kırgınım. el yazısındaki beli kırık yılanvari "l" harfleri cumhurureisimizin kırılgan kişiliğine delalet ediyor. tepesini attırmadan bir süre sonra üstüne beton kondurulacak boş bir araziye eksin tohumu alanlar. ben bir incir ağacı fidanı bekliyorum, herhangi bir devlet arazisine dikmek niyetindeyim.
  • “...orman, su, tabiat ve meteoroloji alaninda yaptigimiz her calismada...” kismi dikkatimi ceken mektup.

    meteoroloji alaninda ne gibi bir calisma yapmis olabilirsiniz lan?

    “16 senede iklimin amina koyduk, siz degerli vatandaslarimiza daha kurak bir turkiye sagladik.” falan mi?

    edit: imla
  • ağaç tohumuyla birlikte keşeke yerli tohum da gönderseydi. ekip domates biber yetiştirirdik.
  • "sen o tohumu ekmek
    ağaç olunca ben gelip kesmek"
  • gezicilerle ne alakasi var lan bunun? dedigim mektup.