şükela:  tümü | bugün
  • dalindan koparilip aninda ayiklanip yutulan findik. findik sepetinden ziyade midede birikir. sonra israrla kendini disari atmak ister. usulca findik bahçesinden uzaklasirsiniz digerleri toplamaya devam ederken..
  • ozellikle findigin toplanmasina 2-3 hafta kala ki hali. yiyin yiyebildiginiz kadar. cok kotu kasinirsiniz sonunda , o ayri konu.
  • taze fındık dünya üzerindeki taze cevizden sonra gelen en lezzetli hededir. dışında yeşil bir kabuğu vardır, sonrasında bildiğimiz kahverengi sert kabuğu ve daha sonrasında ise zarımsı dış yüzeyi vardır. bütün bu ayrıntılar ayıklandığında geriye süt beyazı fındık kalır ki an itibariyle yemekteyim.
  • bildigin findik'in kabuklarından ayrilmami$ kavrulmami$ hali. kabugundan cikmi$ ilk hali de denebilir. cok cok lezzetli olur arada kavrulmu$un yerine tercih edilir.
  • etrafindaki ye$il kabuktan kurtulmu$ ancak kahverengi kabugun baki oldugu hali cerezcilerde ic findik adiyla bulunur ultra guzeldir.
  • hükümetin yeni açikladiği fiyat tarifesine göre en kalitesinin çiftçiden aliniş bedeli kilo basina 4 milyon. en kaliteli giresun tipi bir kilo findiğin yüzde 50 randiman verdiği tahmin ediliyor, yani soyulmuş bir kilo iç findik ortalama 8 milyon ediyor. hadi vergisi kesintisi, işlemden geçirilmesi nakliyati vs. ekleyelim 10-12 milyon. markete gidiyorsun 100 gr. lik paket findik 6 milyon. kilosu 60 milyon. halk tipi matematik sorusu: aradaki 50 milyonu neden cüneyt zapsu ve benzerleri kazaniyor? servetinin düşmaniyim cüneyt...
  • taze cevizle birlikte yazın en güzel, en doyulamayan lezzetlerinden. yazı seviyorum bir de bu ikili ile beraber iyice bayılıyorum bu mevsime. iyi ki varsın taze fındık.
  • yaz gecelerinde sokaktan yukselip evlerimizde yanki bulan o ses; taze findikkkk.. once evimizin karsisindaki fiskobirlik subesine gelince anlardik findik mevsiminin geldigini. cuvallar dolusu findikla uyandigim sabahlarda findiklari yesil kabuklarindan ayiranlari izlerdim uzun uzun, sonra icini ve ve yesillerini ayri ayri tekrar tarttiklarini gorur anlam veremezdim nedense. onca saat orada emek vermis kadinlara hakaret gibiydi, caldilar mi diye tartar ve ikisini toplayip bastaki miktarla karsilastirirlardi.

    el arabasinda satilirdi taze findiklar ve o unutmayacagim sesiyle hep ayni amca satardi. nemden soluk almakta zorlanilan aksamlarda atmisken herkes kendini sokaklara, ay cekirdegiyle beraber yemekten keyif alinan diger sey de taze findikti. kislari ne is yapardi hic bilmedigim o findikci, tablasina koydugu gaz lambasinin soluk isiginda kat ederdi uzun sokaklari ve seslenirdi biz ev halkina.. tazee findikkk.. o yuzunu bilmedigim ama sesine asina oldugum amca pencerelerde almak isteyen var mi diye basini kaldirmisken yukariya, ben buyudukce balkona cikmaz pencere kenarinda perdeden cesaret alarak izler oldum onu. simdilerde gece yarisi her seyiyle yabanci oldugum sesleri duyarkan, keske sokaktan gelen o sesle yikilsa bu yalnizligim diyorum.. ama kendimi kandirdigimi da biliyorum tabii..