1. yeni tck'da icad edilen, borcunu ödemeyenleri ödemeye zorlayan hapis türü.
  2. icra iflas kanunu'nunda yer alan ve kanunun belirttiği hallerde kişinin usulüne uygunu ödeme taahhüdünün yerine getirilmesi, nafaka borcunun ödenmesi veya mahkemece bir şeyin yapılması veya yapılmamasına ilişkin kararlarda, kişinin mahkeme kararının emrettiği eylemi yapmaya veya yapmamaya zorlanması için yaratılmış olan icra ceza kurumudur. icra ceza mahkemelerince yapılacak yargılama neticesinde karar verilir. borcunu ödemeyen herkes hakkında tazyik hapsi kararı alınması ve bu yolla ödemeye zorlanması mümkün değildir. bu kararın alınabileceği durumlar kanunda belirtilmiştir;
    (bkz: taahhüdü ihlal)
    (bkz: nafaka borcu)
    (bkz: çocuk teslimi)
    bir para borcundan dolayı tazyik hapsi kararı ancak usulüne uygun bir ödeme taahhüdü var ise ve bu taahhüd yerine getirilmez ise mümkündür. onun dışında kimse borcunu ödemediği için hapis cezası ile cezalandırılamaz. zaten burada da cezalandırılan borcunu ödememek değil bir nevi yalan beyanda bulunmaktır. nafaka borcunun ödenmemesi konusunda ise boşanmalarda ekonmik olarak zayıf durumda olan ve/veya ortak çocuğun bakımını üstlenen tarafın korunması amacıyla getirilmiş kanunun genel sistematiğinin biraz dışında duran bir tazyik hapsi türü bulunmaktadır. tazyik hapsi kararı, suçun oluştuğu her dönem için tekrar tekrar verilebilir. kişinin hapis cezasıyla yerine getirmeye zorlandığı durumun gerçekleşmesiyle (nafakanın ödenmesi, taahhüdün yerine getirilmesi, çocukla kişisel münasebet kurulması) hapis cezası ortadan kalkar.
  3. borcunu ödemeyen adamı bir odaya kapatıp "abi tamam valla billa ödicem" dedirtene kadar tazyikli suyla işkenceye maruz bırakmak şeklinde uygulanır.
  4. çok sevdiğim bir insandan biliyorum;

    özellikle, nafaka yüzünden verilen tazyik hapsi'nde, mağdur olan tarafın hakkını korumak, boşanmış eşin ödemelerini düzenli yapmasını sağlamak için yeni tck'ya konulmuş bir ceza.

    ancak, kritik bir mantık hatası içermekte.

    diyelim ki, boşanma gerçekleşti ve mahkeme kadına nafaka ödenmesine karar verdi. ancak, koca, belli bir süre sonra, ekonomik durumundaki tutarsızlıklar ve/veya işsizlik yüzünden ve/veya yeni ailesindeki sorumlulukları nedeniyle ödeme taahhütünde bulunduğu nafakayı eski eşinin banka hesabına yatıramadı. aradan belli bir süre geçtikten sonra da, kadın (eski eş), bir avukat ile icra'ya başvurarak kocaya ödeme emri gönderdi.

    diyelim ki; boşandıkları dönem, adamın gücü vardı ve ayda 2000 tl nafaka ödeyebiliyordu ama, şimdi adamın kazandığı para 2500 tl olsun. ekonomik zorluklar, herkesin başına gelebilir.

    bu durumda, avukat, biriken nafaka borçlarını tahsil etmek için adamın maaşının dörtte birine haciz koydurtuyor. haczin yanı sıra, adamdan ayda 2000 tl nafaka ödemesi de bekleniyor. tabii ki, bu ekonomik koşullar altında, zaten maaşının dörtte biri kesiliyor, kirasını mı verecek, ailesine mi bakacak, borçlarını mı ödeyecek, bilemeyen adamımızı eski eşin avukatı mahkemeye veriyor.

    nafaka borcu büyük olduğu için de, mahkeme, carrrt! deyu üç aylık tazyik cezasını çakıveriyor. bizimki itiraz etse de bir işe yaramıyor. itiraz reddediliyor ve hapis cezası kesinleşiyor. (bu arada, bizimki nafakanın iptali için dava açıyor ve diyor ki, bu ceza dava sonuçlanıncaya kadar ertelensin. ertelenmiyor).

    karşı tarafın avukatı da alacağı paraya baktığı için, ne anlaşmaya yanaşıyor, ne de süre veriyor.

    bizimki zaten iflas etmiş. kirada oturuyor. satacak bir arabası, evi, vs. yok.

    bu durumda, tazyik cezası gerçekleşiyor. üç ay hapse düşüyor.

    ne mi oluyor?

    - işini kaybediyor.
    - ödeyemediği diğer borçlar yüzünden eve haciz geliyor. çocuğunun odasındaki eşyalara kadar her şeyi alıyorlar.
    - eşi ve çocuğu ortada kalıyor. eşi, çalışmadığı için ailesinin yanına dönmek zorunda kalıyor. yani, bir aile yıkılıyor.
    - adam, derin depresyona giriyor. anne yok, baba yok. bir başına. bir tane hayırsız ağabeyi var ama, o da selam sabahı kesiyor.

    bizimki hapisten çıktı. gideceği yer de yoktu. bir süre bende idare etti. neyse ki, iş buldu üç ay sonra. yarı fiyatına. ama, karşı tarafın avukatı, ssk kayıtlarını takip ettiği için, o işyerindeki maaşına da haciz getirttiriyor. çocuk, nafakayı ödeyecek gibi değil. ayda kazandığı 1500 tl bile değilken, 2000 tl nafaka + birkimiş nafaka borcu + faizini ödemesi bekleniyor. avukat, yeniden ödenmeyen nafakalar için, her biri üç ay olmak üzere dava açıyor.

    eski eşi de bankacı. çok para kazanıyor.

    çocuk, hapiste. çıkınca avukatı da, o kadını da vuracağım, diyor. deli olma, karartma hayatını, dedik. hastanelere düştü. kırk yaşında ve çıktığında hiç iş bulamayacak.

    adalet buysa, yani mağduriyeti önlemek adına başka insanlar mağdur ediliyor, çalışma ve yaşama hakları ellerinden alınıyorsa, ya biz çağdışı kaldık, ya da bu ülke ciddi bir hukuk krizi yaşıyor.

    evet; sonuç olarak namusu ile çalışan, hiç kimseye zararı dokunmayan, bugüne kadar kursağından içeriye bir gıdım haram lokma girmemiş, güneydoğu'da benimle birlikte çarpışmış, madalya almış, vergilerini ödeyen ve her zaman dürüst olmuş bir insan köpekler gibi hapse tıkıldı. günlerini sayıyor...

    ***

    evet, nafakayı iptal ettirtmek veya yeniden düzenlemek için dava açılıyor. arkadaşımın avukatı o davayı açtı da... ama...

    aması şu hocam... bahsettiğim dava iki yıl sürüyor, bu bir.

    ikincisi; davanın sonucu kesin olmuyor. yani, hakim bey/hanım, davacının aleyhinde de bir karar alabilir. temyizdi, vs. derken uzadıkça uzuyor.

    arkadaşım, işini kaybetti. bir ay sonra içeriden çıkacak. yeniden iş bulması çok zor. diğer borçlarını ödeyemediği için, onlardan da muhtemelen ceza alacak. yani, hayatı tamamen mahvoldu. intahar etmeyi düşünüyor.

    ailesini, işini, her şeyini kaybetti... bütün bunlar boşanırken "iyi niyetli" davranmasından, adam akıllı bir protokol yapmamasından kaynaklanıyor. şimdi, eşine ödeyemediği her nafaka için üç ay cezası var. eşi, puştluk ediyor. ailesi, kendi evlerini de sattı ve para önerdi ama, kadın nuh diyor, peygamber demiyor. artık nasıl bir hırs ise bu...

    sonuç olarak durum şudur:

    bahse konu arkadaşım, iki yıl boyunca mücadele edemeyecek. gücü tükendi.

    aklıma şu soru geliyor: adalet bu mudur? yani, bir tarafın mağdur olmaması için, diğer tarafın hayatını elinden almak mıdır?

    bunun daha çağdaş, daha mantıklı ve insancıl bir yolu olmalı. "şeriatin kestiği parmak acımaz", demiş eski eşi, adama aldırttığı cezalardan bahserken... burada, adalet parmak kesmemeli, özgürlüğünü ve yaşama hakkını insanın elinden almamalı... mantıklı, çağdaş ve her iki tarafın da haklarını koruyan çözümleri önerebilmeli...

    belki de ben çok duygusalım bu konuda... arkadaşımdan dolayı...
  5. cok zor bir hapis cezasi. borcun var ödeyemiyorsun seni iceri atiyorlar ama yine de borcuna karsilik gelen birsey yok. cikinca haciz, faizler vs. seni bekliyor. yine ödeyemeyince yine iceri aliyorlar, sonra yine cikiyorsun ve yine ayni dertler. belki disarida olsan yine birseyler yapip ödemeye calisacaksin ama olmaz, ödeyemedigin icin öncelikle hapiste kalmalisin.

    bu sen sagligini kaybedip ölene kadar sürüyor.

    kim icat ettiyse oldukca düsünmüs olmali.
  6. icra iflas kanuna ve türk ceza kanuna göre taahhüdü ihlalden dolayı verilen cezaların adıdır. devlet aklı o kadar fazla çalışıyor ki niteliği ve cezası itibariyle ağır suçlardan hükümlü olanlar denetimli serbestlikten yararlandırıldığı halde, basit ve adi nitelikteki suçlardan tazyik hapsine mahkum olanlar denetimli serbestlikten yararlandırılmıyor. bunun adı kısaca, ülkeyi terörize edebilirsin sorun yok denetimli serbestlik var ama borç taahhüdünü yerine getirmezsen sikeriz. anayasada ve ceza kanunlarında tazyik hapsi suçlarını istisna sayan bir hüküm olmamasına rağmen ve anayasanın ve ceza hukukunun en temel prensibi olan ve tck'nın 2. maddesinde açıkça belirtilen suçta ve cezada kanunilik ilkesinin amına koyan da yine bu devlet aklını temsil edenlerin bizatihi kendisi oluyor.

    bu arada bir noktayı belirtmeden geçmemek gerek. tazyik hapsi ile hapsen tazyik birbirinden farklı durumlarda verilen cezalardır.

    1-) tazyik hapsi cezaları :
    *icra iflas kanununun değişik 340. maddesinde belirtilen taahhüdü ihlal suçundan 3 aya kadar tazyik hapsi cezası,
    *i.i.k.’nun 341. maddesinde çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen ve engelleyen kişi hakkında verilen 6 aya kadar tazyik hapsi cezası,
    *i.i.k.’nun 343. maddesi gereği işin yapılmasına veya yapılmamasına muhalefetten verilen 3 aya kadar tazyik hapsi,
    *i.i.k.’nun 344. maddesi gereği nafaka borcunu yerine getirmemekten verilen 3 aya kadar tazyik hapsi cezaları.

    2-) hapsen tazyik kararı :
    6183 sayılı amme alacakları kanununun 59. maddesi gereği usulüne uygun mal bildiriminde bulunması istenenler, 60. madde gereği “kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu tebliğden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmaz ise tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine, icra hakimliğince “mal bildiriminde bulununcaya kadar 3 ayı geçmemek üzere hapsen tazyik” kararı verilir

tazyik hapsi hakkında bilgi verin