1. yillik periodlarla cikior cali$kan scene halki sayesinde.
  2. asparagaz'daki aspalab ko$esini yazmama kivilcim olmu$ (ilk aspalab yazisi aslen tdsn#3'e yazdigim bir yaziydi) ikinci sayisinin logosunu bizzat cizdigim, ugruna envai ce$it reader bile yazdigim (bkz: tdsn reader) bir donem keyifle takip ettigimiz textmag... #5'in ciktigini yeni ogrendim yuh diyorum kendime..
  3. sep 97 the awakening
    :editorial

    yo!

    evet dogru!, shu an tdsn #1'i okumaktasiniz! (aha na burda ssg! grr) uzun
    bir gecikmeden ve bazi tartishmalardan sonra, sonunda chikti.

    aranizda hala turk sceneinin yetersizliginden yakinanlariniz olabilir.
    "tdsn niye text?, nichin dogru duzgun bir diskmag yok?, kimse yapamiyor mu?"..
    tdsn bir "textmag projesi" olarak ortaya chikti, ama bu, zamanla diskmag gibi
    ashamalardan gechti. sonunda textmag olarak chikti. bunun amaci, pc scene'inin
    birbirinden haberdar olmasi, ilgili kishilerin birbirleriyle temasa gechmesi,
    ve scene ile ilgili her turlu yazinin, haberin, kolay dagitilabilir olmasindan
    kaynaklaniyor. bu bir text dosyasi ve tum turk scene'ini kapsamakta, bundan
    dolayi, ishletim sistemi/platformu ne olursa olsun herkes, tdsn'e
    erishebilir. eger bir editor/viewerdan okumak sikici geliyorsa,
    ssg/arteffect'nin yapmish oldugu readeri (?) kullanabilirler.

    bu arada no carrier'in diskmag projesi olan chalk'dan da bahsetmekte yarar
    var. chalk'un genel dizayni ve arabirimi konusunda bazi gelishmeler
    kaydedildiyse de ne zaman chikacagini zaman gosterecek... ..yani umarim
    gosterir, di mi cash?

    - - -

    /* tdsn #1: the awakening */

    articles:

    1. "kumandasiyla komshusunun tv kanallarini degishtiren adam" yazisinin
    yazarinin ne tur psikolojik sorunlari oldugunu henuz oorenebilmish
    diilim :). bu konuda barbarian/bronx'in achiklamalarini beklemekteyiz.

    2. "dux vakasi" gerchekten uzun bir log, bunu yazi dizisi, (hatta ascii
    fotoroman) olarak yayinlamayi dushundum, fakat hem tdsn'i
    shishirdiginden [:)] hem de lamer neye denir, bunu orneklerle
    anlattigindan dolayi bunu bu shekilde tek parcha olarak tdsn #1'e koymak
    en iyisiydi. okuyun, sizin ichin her gun boyle "ileri" lamerlar
    bulamayiz.

    bunlarin dishinda, news, rumours, messages, advertisements, reviews, the
    group list, interview, ve cornerlar her sayida bulunacak standart koshelerden.

    /* tdsn #2 */

    2. sayi ichin soylenecek fazla bishi yok, tdsn #2 kesinlikle chok daha
    buyuk, ve amiga scene'i hakkinda da doyurucu yazilarla birlikte gelecek.

    - - -

    her turlu eleshtiri, tavsiye, oneri, soru, ve resourcelar ichin contacting
    kismina bakabilirsiniz.

    - enjoy! -

    email: spectre@sim.net.tr

    :news

    @ bronx pc kuruldu, memberlist: sam (code), barbarian (code), turbo (gfx),
    ms! (code), pentagram (code), whip (music), tms (music), zeus (trader).
    @ ms! analog'dan bronx pc'ye gechti
    @ tdsn #1 cikti!!! :)
    @ arteffect music diskleri uzerinde chalishiyor.
    @ realtime pc'de ilk demosunu chikardi.
    @ paranormal daaldi.
    @ spyhole tarih oldu.. disq eski haline getirmek icin ugrasiyor...
    @ pixelbase soulporter adinda bir oyun uzerinde chalishiyor.
    @ quasar[amiga] eski demolardan[amiga] olusan bir cd pack cikaracak.
    @ flare dreamhack icin hazirlaniyor.
    @ ssg tdsn readeri koddu.

    :rumours

    @ no carrier bir platform oyunu release etmeyi dusunuyor.
    @ bronx cemetery news'i pc'de chikaracak!
    @ melon/pegasos bir invtro cikarmayi dusunmekte.
    @ opl memberlari ortalikta yok? bunun tdsn'in chikmasiyla alakasi
    olabileceginden kushkulaniyor.
    @ scene.tr zirvesi yapilmasi planlaniyor.
    @ tdsn #2 guili olabilir?!
    @ no carrier missionary'i bu ay ichinde chikarmayi umit etmekte (?),
    elemanlar bikti!
    @ ms! yanlishlikla cocacola ichmish, bunyesi kaldiramamish.
    @ opl yashiyor! (?)
    @ no carrier elemanlari birturlu hep birlikte istanbulda bulunmayi
    beceremedi.
    @ disqin diri olup olmadii merak konusu (belki de undeaddir)
    @ coolworld [turkiye'nin 2. en buyuk scenebase'i] acilacak.
    @ dun gece saat 03:00 sularinda flare hq binasina yapilan chirkin saldiri
    buyuk tepkiye yol achti.no carrier teror orgutu uyesi p.t. spectre/flare'i
    silah zoruyla hitnet'e sokmak suchundan yargilaniyor.
    @ no carrier'in chikaracagi oyunda herangi bi ihtimalle oyun bolumleri ichin
    shifre yontemi kullanilirsa, mutlaka 4 harfli kendini tekran eden 2 heceli
    butun kelimeleri denemeyi unutmayin. (greets to disq: kuku!!)
    @ bronx bir gfx disk cikarmayi planliyor.

    :messages

    to: all
    from: cash / no carrier
    msg: size zöööö! demek istiyorum...

    to: all
    from: airbug / aliens
    msg: greets to all (dedi -ed)

    to: barbarian / bronx
    from: spectre / flare
    msg: sibel kim ki bashin aariyo?

    to: barbarian / bronx
    from: cash / no carrier
    msg: yaziii??? yazi nerde yaziiii!!?!?!?

    to: cash / no carrier
    from: barbarian / bronx
    msg: nerde olm yazi ha? hu?

    to: cash / no carrier
    from: cash / no carrier
    msg: hiyar.

    to: delag / opl
    from: spectre / flare
    msg: number one fm web design yarishmasi yapiyomush, bunun ichin
    yaptiiniz homepagelerin urllerini topluyorlarmish, keshke sende
    verseydin, power fm'inkini ;)

    to: delag / opl
    from: spectre / flare
    msg: demek yazmamak ichin kacharsin ha!, elimden kurtulamayacaksin!

    to: disq / no carrier
    from: barbarian / bronx
    msg: umhmmh desem ? :)

    to: entropy / opl
    from: spectre / flare
    msg: ne olm iptal edilmish gelishin? kachiyosun di mi, garantiye almak
    istiyosun kendini..hehe. :)

    to: entropy / opl
    from: spectre / flare
    msg: la da$la gaya la la.. (yok bole diildi?)

    to: fatalica and bronx/analog members
    from: ms! / bronx
    msg: greets [:) -ed]

    to: ms! / bronx
    from: barbarian / bronx
    msg: marlboro & coca-cola rulz ehue

    to: ms! / bronx
    from: cash / no carrier
    msg: tdsn bole cikiomush ishte abisi /=,)))

    to: pentagram / bronx
    from: barbarian / bronx
    msg: valla bak izmir'e geliyom simdi

    to: pentagram / bronx
    from: cash / no carrier
    msg: magicianmish peh! /=,)

    to: pureblue & draedon
    from: spectre / flare
    msg: nereye gettiniz olm cevap verin !!

    to: quintus
    from: spectre / flare
    msg: yo!!!

    to: sam / bronx
    from: barbarian / bronx
    msg: lan sen bu ilden gittin gideli, yaprak doktu agaclar, agladi gokyuzu.

    to: sibel
    from: barbarian / bronx
    msg: hayatim bugun cok basim aariyo

    to: spectre / flare
    from: cash / no carrier
    msg: lan ben giderken mag mi cikarilirmish?? haa?? solee!! /=,)

    to: spectre / flare
    from: barbarian / bronx
    msg: gitti sipek geldi baldirik diyorum.. ;(

    to: ssg / arteffect
    from: cash / no carrier
    msg: reader?.. o ne abi? /=,))

    to: suicyco / no carrier
    from: cash / no carrier
    msg: ohhhh... abimiz orda kafa dinnesin... bizde... kemere gidelim!!! /=,)))

    to: suicyco / no carrier
    from: barbarian / bronx
    msg: /msg scenebot op ??

    to: suicyco / no carrier
    from: cash / no carrier
    msg: 42.

    to: turbo / bronx
    from: barbarian / bronx
    msg: buseler kucuk olur ama, sismanlar buyuk olur

    to: tron / no carrier
    from: cash / no carrier
    msg: nerde len gfxler!!! getirrrrrr!!! /=,)

    to: unutulanlar
    from: cash / no carrier
    msg: unuttum nooolmush?? /=,)

    ::scene dedikodulari (ssg/arteffect)

    aha i$te en son duyulan scene dedikodulari:

    !! fla$ !! spectre/flr finlandiya vatanda$ligina gecti!! olayi
    dogrulayan finlandiya buyukelcisi jarri hukkonen, "walla
    irc'deki cocuklara kanmi$ gecmi$. olay tamamen bizim
    denetimimiz di$inda oldu. utanc icindeyiz" dedi. spec'in
    gercek adini "osmi kestannen" olarak degi$tirdigi
    soyleniyor!

    !! fla$ !! no carrier dagildi!!! gecen gun kemanci'da xor ax,ax mi yoksa
    sub ax,ax mi daha hizli diye birbirine giren disq ve cash
    en sonunda grubu dagitip iki ayri grup kurdular. gruplardan
    birinin adi "no xor", digerinin adi ise "sub carrier".
    sui'nin hangi gruba katilacagi merak konusu!!

    !! fla$ !! bronxpc nereye ko$uyor!?!? bir intro release etmeye
    hazirlanan bronxpc, hizini alamayip yaninda bir megademo ve
    bir de mrp-ii programi release etmeye hazirlaniyor.
    soylentilere gore ms!/bnx bir de sifirdan yazdigi amiga
    emulatorunu de release etmeyi du$unuyor!!

    !! fla$ !! operation lamers basildi!! gectigimiz pazartesi bir grup
    azgin lamer tarafindan basilan opl headquarters'ta o sirada
    bulunma talihsizligi ya$ayan delag/opl olayi muhabirimize
    aglayarak anlatti: "...hrrk.. uhu... walla ben de nasil
    oldugunu anlayamadim... birden iceri girdiler ve.. hrrk...".
    delag, hala bir psikiyatristte tedavi goruyor. saldirgan
    lamer'lari polis henuz yakalayamadi!

    !! fla$ !! cori, arteffect'i satti!!! uc kuru$ icin bir 3d-animasyon
    $irketinde i$e ba$layan cori/aft, bundan boyle arteffect'le
    i$i olmadigini ve tum aft uyelerinin cehennemin dibine
    gitmeleri gerektigini soyledi. cori'nin en az 8000$ maa$
    aldigi soylenenler arasinda!

    !! fla$ !! melon'un gozleri acildi!!! artik text mode ile grafik modunu
    ayirt etmeyi ba$arabilen melon/pgs'un doktorlari kendisinin
    yakin zamanda cpc ile pc'yi de ayirtedebilecegini belirttiler.

    !! fla$ !! galip ozel grup kurdu!!! yillarin pascal-guru'su galip ozel,
    artik scene'e de el atmanin gerektigini du$unerek bir grup
    kurdu. $u anda grubun tek uyesi olan galip'in gruptaki nicki
    "crackegg". grubun adi ise bizi hic $a$irtmayan bir isim:
    "futursuz crew". crackegg yaptigi aciklamada ilk
    release'lerinin "super horizontal scroll" isimli bir demo
    olacagini ve bu demoyla wired '98'e katilacaklarini belirtti.

    !! fla$ !! microsoft, turk coder'lar ariyor!!! microsoft'un employee
    manager'i meg mccougan, gectigimiz 9 temmuz'da turkiye'ye
    geldi ve beyoglu'nda biraz dola$ip ortalikta gordugu parlak
    programcilara i$ teklif etti. bir kac azgin scener
    tarafindan da cinsel tacize ugrayan meg, aglayarak geri
    dondugu amerika'da i$inden ayrildi. meg'e telefon yagmurlari
    yagiyor!! meg'in hamile oldugu soylentiler arasinda!

    !! fla$ !! bsa ne yapacagini $a$irdi!!! tepeba$i sergi sarayinda
    yapilan her fuarda alenen office97 kopyalari satilirken, saz
    calip oynayan bsa, amerika'dan gelen fircalar uzerine ne
    yapacagini $a$irdi!! panige kapilip her onune geleni
    blacklist'ine alan bsa, bugun de apartmanin kapicisi ahmet
    efendi'yi blacklist'ledi. ahmet efendi, autodesk
    programlarinin illegal kopyalarini satmakla suclaniyor.
    bsa'nin ne zaman iki eliyle bi i$i dogru yapacagi merak
    konusu.

    ::nostalgia (airbug/aliens)

    ekranini acti.

    eh, eski deyimle ekran; cunku artik onlara 'wearscreen' diyorlardi, ama o,
    eski dev-kulustur ekranlarla ayni i$i goren bu minik vr gozluklerine ekran
    demeyi tercih ederdi.

    daha sonra bilgisayarinin klavyesi, faresi, vs. i$levini goren minik
    eldivenlerini takti. eh, artik bilgisayarlar, vucuda takilan 3 parcadan
    ibaretti: 1. eldivenler, 2. gozlukler, 3. bele takilan 'kasa'... gerci,
    ib-apple $irketi, tum kasayi gozluge sigdiran yeni modellerini cikarmi$ti, ama
    onlarin fiyati 500$ kadardi, emekli maa$i bu kadar buyuk bir meblagi
    kar$ilayamazdi. onun ya$li beynine bu powerpc-99,9 ghz, 2 gb ramli ve 256 tb
    (terrabyte) lik hd'li makine yeterli idi. aslinda quake'in 4. vr versiyonu
    icin biraz yava$ kaliyordu, ama insan 140$'lik bir makineden ne bekleyebilirdi
    ki?

    makineyi acmasiyla, unix - x windowz vr 19.1'in yuklenmesi 2 milisaniyesini
    aldi. tabiki o bunu farketmedi bile.. hemen sanal klavyesini calistirdi.
    aslinda sesle kumanda yontemini de kullanabilirdi, ama bu eski stil, ona daha
    yakin geliyordu. o anda disardan bakan bir ki$i, pekala onun havada duran bir
    $eylere basmaya cali$tigini du$unebilirdi.

    assembly 2002 partisinden doneli sadece 3 saat olmu$tu.. tabiki parti,
    sadece 'sanal' idi, yani internette vr-irc ortaminda yapilmi$ti. en son
    'gercek' demoscene partisi olali 3 yil olmu$tu. yani assembly 1999. evet bu
    son parti idi, insanlarin gercekten toplanip eski usulde eglendigi son
    organizasyondu. yinede vr-irc'de de bircok arkada$i ile bulu$mu$tu parti'de..
    i$te 3 saatlik bir uykudan sonra demolari kendi makinesinden izleme vakti de
    gelmi$ti. aslinda oldukca heyecanliydi, ama yine de bu yeni demolar ona eski
    zamanlarin zevkini vermiyor, veremiyordu. bir an icin 1980'lara dogru daldi..

    1980... ilk c64 demosunu gordugu yildi... gulumsedi... ne kadar da
    heyecanlanmi$ti.. onunde pek de buyuk olmayan, ama coook heyecanli bir dunya
    duruyordu.. o ilk demodan sonra o da bu 'scene' denen olayin icinde olmaya
    karar vermi$ti..

    1981.. ilk grubuna giri$i idi.. c64 asm. ogrenmek icin harcadigi geceleri
    du$undu.. 1983.. evet o zamanlarda kahramanimiz bir 'legend' olmu$tu bile.
    herkes onun demolarina bayiliyordu.. 1985.. bu senenin onun icin cok ozel bir
    onemi vardi.. ilk amigasini almi$ti. ah.. onu ogrenmek c64 kadar kolay
    olmami$ti, ama o bunun da ustesinden gelmi$ti. 1990.. 10 koca seneden sonra
    'demoscene'i birakmaya karar vermi$ti.. ne de olsa o evli bir insandi. 1995..
    icinde birseyler kipirdaniyordu.. sigarayi birakmak isteyip birakamayan
    insanlar vardir ya, her seferinde ayni istekle geri donerler.. o da 95'te geri
    donmeye karar vermi$ti.. kendine bir a1200, bir 486 aldi.. ve iki platformu da
    ogrenmeye calisti.. tabii olay oldukca zordu.. yava$ ilerliyordu.. ama
    kahramanimiz bunun da ustesinden gelmeyi becerebilmi$ti.. 1996.. bazi amiga ve
    pc 'diskmag'lerinden (disket uzerinde cikan bir ce$it dergi) okuduguna gore
    c64 demoscene'i hala aktifti!.. hemen bir c64 buldu.. ve her 3 'demoscene'de
    de bulunmaya ba$ladi...

    1996'dan sonra anilarina bir nokta koydu.. bundan sonrasi onun icin eskisi
    kadar eglenceli degildi..

    yeni demolara $oyle bir bakti.. gozluk-ekrani, eldivenleri cikardi.. bodrum
    katina indi, 3 sevimli bilgisayarini acti.. biraz beklemek siktiysa da onu,
    eski demolarini tekrar izledi.. gulumsedi..

    hikaye, kurgu, vs.vs.: airbug / aliens
    ----------------------

    demoscene rulez.
    friendship rulez.
    unix / amiga os rulez.

    microsoft sucks.
    windows sucks.
    bg sucks.

    uh. oh.

    irc: #scene.tr rulez..
    #coders rulez..

    e-mail: airbug@lords.com

    ::ne olacak scene.tr'nin hali? (pentagram/bronx)

    scene.tr'de olan herkes bilir ki, türkiye'de bir coder, bir grafiker ve bir
    müzikçinin yanyana gelip te bir demo yapmalari tamamen rastlantilara bagli bir
    olaydir. bu rastlantilar sonucu ortaya çikan demolar da zaten beklenen
    seviyede olmaz. üstelik böyle bir rastlanti ancak yilda bir kez
    gerçekle$ebildiginden gruplar pek üretken degillerdir.

    peki bir ülkenin scene'inin iyi ya da kötü olmasinin nedenleri nelerdir?
    scene.tr'deki çogunlugun (coder olmayan herkesin) sikça $ikayet ettigi
    konulardan biri türkiye'deki coder'larin son derece tembel olmalaridir. bunun
    bir çok istisnasi ( ehem ) olsa da, aslinda bunda bir gerçek payi da yok
    degildir. ancak coder'larin da son derece hakli sebepleri vardir.

    her ne kadar $imdi hepiniz "ne alakasi var?" diyecek olsaniz da, bir
    ülkenin iklim ko$ullari o ülkedeki coder'larin etkinlikleriyle dogrudan
    ili$kilidir. zaten bu türkiye'de neden dogru dürüst bir grup çikmadigini, ya
    da çikmi$ olsa da neden bu kadar az sayida olduklarini açiklamaktadir. bir
    arkada$imin da dedigi gibi en iyi gruplarin Ýskandinav ülkelerinden çikmalari,
    tamamen o bölgelerin kuzeyde kalmalarinin bir sonucudur. alti ay boyu süren
    karli ve dondurucu ki$ gecelerinde, ülkenin coder'lari yapacak ba$ka bir bok
    bulamadiklarindan mecburen klavye ba$inda kod yazmaktadirlar. di$aridaki -10
    celcius grad soguk zaten di$ari çikmalarini hemen hemen imkansiz kilmaktadir.
    eee? sonuç olarak adamlar hayatlarinin yarisini klavye ba$inda geçirdikleri
    için bazi abarti rutinlerle ortaya çikip olayi götürmektedirler. zaten bu
    eurochart'larda da sikça görülen bir sonuçtur.

    simdi bir de ülkemiz ko$ullarini göz önüne getirelim. bu yaziyi yazdigim $u
    20 agustos günü hava son derece güzel. özellikle izmir'de hem $ehir içinde,
    hem de denize 300 metre mesafede oturan $ansli biri oldugum için, etrafta
    güzel kizlar salinmakta, ben de onlari izlemekten kendimi alamamaktayim. simdi
    sikiyosa otur da, bronx'un yeni çikacak olan intro'sunu kodla... özellikle
    kiyi $eridine bir uzanip ta, oradaki bikinili kizlari gören zavalli
    coder'larimizdan bir daha haber alinamamaktadir. zaten çogunlugu ( çogunluk =
    %100 ) erkek olan scene.tr'de coder'lar bu imkansiz ko$ullar altinda yine de
    ellerinden geleni yapmaktadirlar. abi daha n'apalim? norveç'te oturan ve bizim
    tipik bir coder'imizla ayni bilgi seviyesinde olan bir coder, zaten bikiniyi
    bir çe$it bisiklet pompasi zannetmektedir. sonuç olarak soguk ki$ gecelerinde
    onu oyalayacak tek $ey, üzerinde ugra$tigi algoritmasidir.

    scene.tr'nin aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen bir diger olay da,
    ülkede ya$ayan degerli (!) çevirmenlerdir. "bakalim bununla ne gibi bir ili$ki
    kuracak?" diyen okurlari bekletmemek için hemen açiklamak istiyorum. sinema
    dünyamiza "go ahead - burnunun dikine git", "have you never seen a kid with
    prosthesis? - siz hiç portekizli çocuk görmediniz mi?" gibi birçok degerli
    çevirileriyle katkida bulunmu$ olan sevgili çevirmenlerimiz, sonunda
    bilgisayar dünyasina da el atmi$lardir. "bir adet bozuk kisim yamandi - a bad
    sector has been marked", gibi usta i$i çevirilerle türkçe'deki bütün
    bilgisayar terimlerinin içine eden bu ki$iler, sonunda coderlari da çaresiz ve
    kendi dillerindeki yazilari anlayamaz duruma sokmu$lardir. takdir edersiniz
    ki, yenilikleri takip edemeyen coder'larimiz sonunda kendilerini geli$tiremez
    duruma gelmi$lerdir. özellikle her ne kadar istemeseler de, hayatlarinda bir
    kez olsun bir türkçe windows sistem hata mesajini gören coder'larimizin tüm
    dengeleri altüst olmaktadir. "daha fazla bellek kullanmak için gerekli bellek
    kontrolörleri için yeterli bellek yok!" gibi aslinda ingilizcesi de çok saçma
    olan, ama türkçesi daha saçma olan bir hatayla kar$ila$an bir coder
    yeteneginin %25'ini kaybetmektedir. her ne kadar diger ülkelerdeki
    çevirmenlerin ne haltlar kari$tirdiklarini tam olarak bilemesek te, en azindan
    yabanci dil bilmeyen bir insanin bile bizim çevirmenlerden daha iyi çeviri
    yapabildigi gerçegini göz önüne alirsak, diger coder'larin türkiye'deki
    coder'lara bariz bir avantaji oldugunu kabul etmemiz gerekir. "otobüs" gibi
    basit ve oldukça bildik bir kelimeyi bile "çok oturgaçli götürgeç" olarak
    türkçele$tirmek isteyen bir zihniyetin ya$adigi bir ülkenin coder'larindan ne
    beklenir?

    bu ve bunun gibi birçok akla gelmez sebep, scene.tr coder'larini son derece
    güç durumda birakmi$tir. herkesin anlayi$la kar$ilamasini bekledigim gibi,
    scene.tr coderlari büyük baski altindadirlar. "coder'ini sev, üstüne basma!"

    yazan: pentagram/bronx - onur filiz
    email: filizo@bornova.ege.edu.tr

    ::arteffect hakkinda (ssg/arteffect)

    all you want to know about arteffect but you're afraid to ask for.

    yazan, ceviren, birinci tekil $ahis: ssg

    nedir
    ~~~~~
    efenim oncelikle arteffect bir demo grubudur. daha sonra ikincil sirada bir
    idelojiyi, ucuncul sirada ise bir kavramsal yanilgiyi simgeler.

    kurulu$ hikayesi
    ~~~~~~~~~~~~~~~~~
    bir gun heretic'in orda yaptigi mod'lari dinlerkene "olm gel musicdisk
    yapalim $undan" dediydim. heretic de "walla mi, cok iyi olur" dediydi. butun
    olay bundan ibaret. $aka $aka. daha sonra gune$li bir 13 temmuz ak$ami, heroes
    of might'n'magic ii oynamaktan sulanmi$ beynimizle doydoy's'ta tikinmaya
    giderken "olm grup kuracaz ama ismini ne koyacaz?" geyigi ceviriyoduk. dolmu$
    beklerken, heroes'da surekli pe$inden ko$tugumuz "artifact" konusu acildi.
    ba$ta ben "art-i-fact" gibi bi$ii onerdim. "sanat-ul gercek! woa!" falan.
    sonra dolmu$ta giderken cori birden "arteffect!" diye bagirdi. gercekten cok
    guzel bir isimdi ve hepimiz (heretic ve ben) kabul ettik. grubun kurulmasindan
    hemen sonra microsoft, grubun tum haklarini satin almak istedigine dair bir
    faks cekti ama ignore ettik. ertesi gun zaten gozumuze kestirdigimiz qube'u de
    coder olarak bunyemize aldik. oldu mu sana 4 ki$i. grup kurulduktan sonra
    i$ler tahmin ettigimiz kadar iyi yurumedi. once, kasap dukkanini kapamak
    zorunda kaldik daha sonra da heretic'in cali$tigi oto tamircisi onu i$ten
    kovdu. bir kac hafta ekmek ve suyla karnimizi doyurduk. daha sonra ben xm-lite
    isminde bir utility'yi ilk arteffect release'i olarak hornet'e upload ettim.
    hornet tarafindan reddedilen ilk upload'un adini "teen pics" olarak
    degi$tirerek upload ettigimde kabul edildigini hatta adresime "thank you"
    $eklinde bir mail geldigini gordum. bu article'i yazdigim sirada arteffect'in
    musicdisk'i henuz hazir degildir. ama gelen gunler neyi gosterir onu bilemem?

    grup elemanlari
    ~~~~~~~~~~~~~~~
    ssg (aka sedat kapanoglu) - acoustic guitar

    ssg'nin gruptaki yeri oldukca manevi anlamlar ta$imaktadir.
    oncelikle ssg grubun ilk coder'idir. halk arasinda yaygin bir
    inani$a gore, eger grubun ilk coder'i hayirli cikarsa o grup
    uzun sure ayakta kalirmi$. ssg, arteffect zamanindan once de
    oldukca taninan ve sevilen bir insandi. nur icinde kodlasin.

    cori (aka korhan adilin) - solo guitar

    cori, grubun en bi muzisyeni ve bir o kadar da graphician'idir.
    en buyuk ozellikleri arasinda iki dakkada mod yapmak, uc dakkada
    o mod'un icine etmek ve dorduncu dakkada motherboard'unu yakmak
    gelir. upgrade konusunda icimizde en talihsizimiz olan cori, bu
    makus talihiyle en fazla bir mmx 200'e cikabilmi$tir. daha fazla
    yazamayacagim cok duygusalla$tim birden.

    heretic (aka alpay zeren) - synthesizer

    heretic, grubun yuz akidir. grup icinde bitmi$ mod'lara sahip
    tek elemandir. (cori'ye ta$). ayrica bir gun olur da amiga'daki
    grafikleri pc'ye aktarabilirsek iyi bir graphician oldugunu da
    kanitlamayi du$unuyoruz. bo$ vakitlerinde prodigy dinlemekten,
    sosislideki rus salatalarini ayiklamaktan ve "metallica ne abi
    yaa" demekten ho$lanir.

    qube (aka harun arabulan) - vocals

    qube, grubun bir elinde on marifet olan tek elemanidir. bir
    seferde hem amiga, hem pc, hem de 4341 kullanabilir ve
    hicbirinde yazdigi komutu kari$tirmaz. lightwave'de bi$iiler
    yapar. o sirada calan telefona bakar. bu sirada bir ayagiyla
    irc'de #amiga kanalinda konu$urken kalan son ayagiyla da
    anadolu'ya warez indirir. qube, dna'sindaki "hizli ya$a genc
    ol" genlerinden dolayi bu kadar i$i bitirdikten sonra
    muhtemelen gruptan malulen emekli olacaktir.

    release'ler (as of 28th aug 97)
    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
    arteffect'in $u anda official olarak tek release'i xmlite adindaki
    utility'dir. edinmek isteyen http://www.hornet.org/'dan temin edebilir.

    heretic'in musicdisk'i "hot springs of agamemnon" da okullar ba$lar
    ba$lamaz (heretic buraya gelir gelmez) hazirlanacak ve piyasaya i$ik hiziyla
    surulecektir. buyuk ihtimalle musicdisk'te hayvani efektler olmayacak, butun
    olaylar basit bir 320x200 ekranda cereyan edecektir.

    ayrica grupta surekli bir "megademo" soylentisi gecmekte fakat coder'larin
    ikisi de bu tur bir projeyi "hayir! asla! olamaz!" gibi tecimsel belirteclerle
    reddetmektedirler.

    nerede ve nasil
    ~~~~~~~~~~~~~~~
    arteffect uyeleriyle baglanti kurmak icin:

    homepage: http://arteffect.base.org/

    ssg's e-mails: mkapanog@vm.baum.anadolu.edu.tr
    sedatk@ada.net.tr

    ssg/arteffect

    ::hack scene (cash/no carrier)

    selam ppl!

    scene deyince sadece demo scene kastedilmez, demo scene oldugu gibi
    hack/crack scene'i de vardir. tdsn demo scene ile ilgili cunku turkiye'de demo
    scene oldukca geride kaldi. amiga zamanida bir iki grup disinda turkiye'de
    demo scene pek basarili olamadi. pcde ise accuracy ve flux pek basarili
    olamadi. ama demo scene'i surunurken turkiye'de muthish bir hack/crack scene'i
    gelisti. insanlar yapilmisi bozmayi daha kolay buldu ve birsuru crack grubu ve
    hacker turedi. bu insanlar yine kendileri yapmak yerine baskalarinin yaptigi
    introlari hack ettiler. hatta bazen oldu ki tum highascii karaterleri ile
    yazip, okunabilirligi guclestirdiler. bilmeyenlerle dalga gectiler,
    assagiladilar. kendilerini hep ustun gorduler. bu kotu hack/crack scene'i
    buyur ve daha da cekilmez olurken demo scene oldugu yerde kaldi ve sadece
    birkac grup intro cikardi. bu gruplar da etraftan ses gelmeyince umitlerini
    kestiler. turkliye'de hack-scene'inin demoscene'nini yok etmemesi icin
    birsheyler yapmaliyiz.

    ::dux vakasi

    $imdi okuyacaklariniz sinirlerinizde kalici bozukluklara yol acabilir. bu
    muhabbet 20 agustos 1997'de saat 04:00 civari irc.raksnet.com.tr'de #nocarrier
    kanalinda gercekle$ti.

    kanalda: cash^ncrr, disq^ncrr, sui^ncrr, barbie=barbarian of bronx.
    dux as the perfect lamer -ed

    su katilmami$ bir zeytinyagi, uste cikacak su arakmakta. ve bizi buluyor.
    buyrun okuyun. :)

    not: dux yanlislikla eax'e benzetilmishtir.. ama olayin eaxle hichbir ilgisi
    olmadigi sonradan anlasilmishtir.. yorumsuz loglar oldugu icin editlenmedi..
    eax'den ozur diliyoruz.

    ----------------------------------------------------------------------
    --> <dux> (e-mail@pm106.teklan.com.tr) has joined this channel.
    <dux> aranizda carier ne bilen var mi
    <dux> acmissiniz kanali ama bakalim ne biliyonuz mu ?
    <cash^ncrr> /=,))))))))))))))
    <cash^ncrr> dux: komiksin ne diim
    <dux> bilimsel aciklamasini yapin gorcem
    <dux> ole geyige gerek yok
    ®ban¯ <disq^ncrr> sets ban on *!*e-mail@*.teklan.com.tr
    <cash^ncrr> yapma disq
    <disq^ncrr> yaparim.
    ®ban¯ <cash^ncrr> removes ban from *!*e-mail@*.teklan.com.tr
    ®ban¯ <sui^ncrr> removes ban from *!*e-mail@*.teklan.com.tr
    <dux> banleyen de korkak
    <disq^ncrr> salak
    <sui^ncrr> :))))))))))))))))))))))))))))))
    <sui^ncrr> eheueheuheueheheuheuheuhe.
    <disq^ncrr> i$im var senle uura$amam
    <cash^ncrr> /=,)))
    <sui^ncrr> gece gece eglence cikti.:)
    <dux> soleyemeyen her turlu hakareti kabul ediyo demektir
    <cash^ncrr> dux: biz hepimiz no carrier'in ne demek oldunu biliriz.. ayrica no
    carrier bir grubun adi oluo
    <sui^ncrr> eheuhee...
    <cash^ncrr> dux: yani bizim grup
    <dux> ole kek guk etmekle olmuyo
    --> barbie (gombe@l14.xena.ppp.doruk.net.tr) has joined this channel.
    <sui^ncrr> kek guk kek guk kek guk....
    <dux> ben esas anlamini soruyorum
    ®op¯ <sui^ncrr> gives channel operator status to barbie
    <cash^ncrr> dux: hattaki tasiyici sinyalin kaybolup hattin kesilmesi vsvsvsvsv
    <dux> bilmediginiz ortaya cikti
    <dux> he heh
    <dux> dedim bilmiyosunuz diye
    <sui^ncrr> ta$iyici demek gulum.
    ®quit¯ barbie (gombe@l14.xena.ppp.doruk.net.tr) has signed off (local kill by
    barbie_ (ne lan bu hatlar boole kendi kendimizin katili olduk iyice ya of pof))
    <sui^ncrr> no carrier da bir modem terimi.
    <sui^ncrr> daha fazla uzatma.
    <dux> tamam ne tasiyo
    <sui^ncrr> ne biliim.
    <sui^ncrr> tipta da
    <sui^ncrr> var
    <sui^ncrr> mikrop tasiyiciya da denir.
    <dux> gonderilen bilgileri tasiyan sinyallere verilen isim
    <sui^ncrr> ayrica kimyada katalizorlere de bu ad verilir.
    <dux> bu sinyaller bilgileri paket halinde tasir
    <cash^ncrr> /=,)))))
    <sui^ncrr> dux: ne yani madalya mi istiyorsun?
    <cash^ncrr> dux: kocum hepsini biliyoz....
    <dux> hattin kopma sebebi de bu tasyicilarin bitmesi dizinin kopmasi
    <dux> evet farkindayim
    <cash^ncrr> dux: ifade yeteneginden yoksunuz diye bilmioruz olmaz
    (cash gerchekten ifade yetenegin yok senin :))) jkjk -ed)
    <sui^ncrr> dux: hattaki tasiyici sinyalin kaybolup hattin kesilmesi vsvsvsvsv
    <sui^ncrr> demi$ cash.
    <sui^ncrr> bak.
    <sui^ncrr> tamam, sen de biliorsun, tebrikler.
    <dux> o bu demekse bende zenciyim
    <sui^ncrr> pis zenci.
    <sui^ncrr> hadi yakalim.
    <sui^ncrr> bir kac kez daha oku.
    <dux> turken raus
    <dux> veya ciddi bir ifade eksikligi sorunu
    <sui^ncrr> dux: ogretmen misin?
    <sui^ncrr> dux: yoksa ukalalik yapmak hobin mi?
    <cash^ncrr> dux: kanalin adi no carrier..
    <dux> ben genelde bi boktan anlamayip bilgisayarci gecinenleri arayip onlara
    ukalalik yapip eziyom
    <disq^ncrr> argh
    <cash^ncrr> dux: yanlish kanaldasin kocum
    <sui^ncrr> tebrik ederim dux.
    <sui^ncrr> birine benzettim seni.
    <sui^ncrr> son harf ayni.
    <cash^ncrr> dux: bu kanal bir demo grubunun kanalidir /=,)
    <dux> bilgisayar konusundaki egitimiz nedir ? bilgisayar mi toplyonuz :)
    <cash^ncrr> dux: shimdi sen soyle demo/intro nedir? scene nedir?
    <cash^ncrr> dux: bunnari bilemessen sana hemen lamer terimini yakistiricam
    <dux> ben onlari biliyom sizin egitiminiz var mi ne biliyonuz
    <dux> oel biz bilir
    <sui^ncrr> kes be
    <dux> iz yapiyonuz
    <sui^ncrr> yeter artik.
    <sui^ncrr> kes sesini.
    <sui^ncrr> sevimli geldin atmadik.
    <sui^ncrr> ama artik kes.
    <dux> kizdiysan bu senin eksikligini gosterri
    <sui^ncrr> tebrik ederim.
    <sui^ncrr> :)
    <sui^ncrr> ama sadece beni gulduruyorsun.
    <sui^ncrr> :)
    <dux> iyi gul iste ne kiziyon
    <sui^ncrr> guluom zaten.
    <dux> koplexli insanlar hemen parlar
    * <sui^ncrr> parlar, cok parlak bir cocuktur o, ama bunun homoseksuelligiyle
    ilgisi yoktur
    <dux> hic bi egitiminiz yok kabul ediyom cevap vermediginize gore
    <sui^ncrr> ne konuda egitim guzelim?
    <cash^ncrr> dux: bilg. muh. falansan cek git..
    <sui^ncrr> sen boyle insanlarin eksiklikleriyle alay edip ego tatmini ya$ayan
    biri misin eax
    <dux> bilgisayar alaninda herhangi bi konuda
    <dux> bilgisayar muhendisiyle sorunun ne ?
    <cash^ncrr> dux: hermoku asil onlar bildiklerini sanirlar ama hichbishe
    bilmezler
    <dux> kimler bilir peki hic bi egitimi olmayanlar mi ?
    <disq^ncrr> evet.
    <dux> oel etrafta irc de dolanalar mi
    <dux> hakketen dogru mantik ne diyim
    <sui^ncrr> tebrik ederiz, olayi kopardiniz.
    <disq^ncrr> deneye deneye, kendi caba ve istekleriyle ogrenenler
    <dux> muahahahahahahaa
    <dux> ilahi guldum bak buna
    <disq^ncrr> dux: 8 ya$indan beri program yazanlar.
    <cash^ncrr> dux: bi inet cocuu diiliz senin dusunduun gibi
    <dux> kendi kendine birseyler ogrenebilrisiz
    <sui^ncrr> sen boyle insanlarin eksiklikleriyle alay edip ego tatmini ya$ayan
    biri misin eax? dikkat et $u an irc'desin. biz birbirimizi cok sik
    goremedigimizicin irc'de bulu$up tarti$mamizi oyle yapiyoruz
    <sui^ncrr> yoksa geik icin irc yapmayiz.
    <dux> fakat hicx bir sey kendi kendine profesyonel derecede ogrenemezsin
    <sui^ncrr> oyle san.
    <cash^ncrr> dux: profosjenellik sux!
    <sui^ncrr> bilgisayar egitimi verilmezken programcilar vardi.
    <dux> yanlislarini fark edemezsin
    <disq^ncrr> dux: tabii tabii
    <sui^ncrr> sen istedigin gibi para kazanabilirsin, biz burda keyfimizle
    bir$ey yapiyorsak gelip ukalalik da etmemelisin
    <dux> efficient olmaz ole kotu mantikli kaba kodlar yazarlar anca
    <dux> olm ben ne oldugumu solemedim daha
    <disq^ncrr> hahahhahaha
    <dux> ukalalik edecek bisi de solemedim
    <sui^ncrr> bak bu gercekten iyiydi.:) (sonuncu)
    <cash^ncrr> dux: olm biz demo yazioz!!! ne demek oldunu acaba biliyon mu?
    <dux> demo yazin ee napim
    <sui^ncrr> ne oldugunu bilior musun?
    <sui^ncrr> mantigini anlayabiliyor musun?
    <disq^ncrr> bilmiyo olm.
    <dux> biliriz neyin demosu ne kim nasi?
    <cash^ncrr> kesinlikle bilmmio
    <dux> demo diye tutturdunuz
    <sui^ncrr> neyin demosu dedi ya, olay bitmi$tir.:)
    <cash^ncrr> /=,)) kesinlikle bilmio
    <sui^ncrr> git www.hornet.org'a ogren.
    <sui^ncrr> :)
    <cash^ncrr> demonun ne olduunu oren sonna millete ukalalik yap
    <dux> olm sanki demo lafi tek bisi icin kullaniliyo
    <dux> armut armut konusuyonuz
    <sui^ncrr> demo grubu lafi tek bir $ey icin kullaniliir eax.
    ®topic¯ <disq^ncrr> sets topic to ulen iyki bi kanal actik geldi leymirin
    allaa bizi buldu
    <dux> demo grubunuzu yiyim size bisi olmasin
    <dux> yaslar kac 13 -15
    <sui^ncrr> bak eax. git ne bok yersen ye, ama burda yeme.
    <cash^ncrr> sui^ncrr: sole ona
    <cash^ncrr> /=,)
    <sui^ncrr> cash: bo$veeeeer.....
    <sui^ncrr> ben 28.
    <sui^ncrr> neyse.
    <cash^ncrr> dux: yasi onemsiosan olay bitmishtir
    <dux> ole geyik bi mahalle aziyla konusuyosunuz ki yetiskin bir insanin bole
    konusmasi dogal degi
    <cash^ncrr> dux: sen scene nedir sole.. alnindan opcem seni
    <dux> bende yas sordum haliyle
    <sui^ncrr> <<dux>> demo grubunuzu yiyim size bisi olmasin
    <dux> sahne ehehehe
    <sui^ncrr> bu ne agzi peki?
    <dux> size uydum
    <cash^ncrr> dux: o kadar onemi varsa soyle diim.. ben 45'ime gelince de boyle
    konushcam.. ok?
    <dux> korle yatan sasi kalkar
    <sui^ncrr> aferin.
    <dux> cash cok guzel konusuyon devam et
    <cash^ncrr> dux: ben ve disq 17 ok mi canim?
    <dux> azindan bal damliyo
    <dux> bak cikti dedigim
    <dux> neyse sorun degil
    <cash^ncrr> dux: sen 13-15 dedin
    <dux> ayni hesap ha 15 ha 17
    <sui^ncrr> cash: olm o ne soylese cikar dedigi, farkina varmadin mi hala?
    <cash^ncrr> dux: 14 yasinda seni 100 katliycak arkadashlarim var
    <cash^ncrr> sui^ncrr: sahi /=,)
    <sui^ncrr> dux: benim bu 17 ya$indaki iki arkada$im katlamakla da kalmaz.
    <dux> beni taniyomusun cocogum hic bi fikrin yok benim hakkimda
    <sui^ncrr> biraz da senden soz edelim dux.
    <dux> sadece atip tutuyonuz
    <sui^ncrr> sen bilgisayarla ne yaparsin?
    ®quit¯ <disq^ncrr> (disq.crr@dialup24.vol.com.tr) has signed off (geliom).
    <dux> benim babam da sizinkini dover cocuklar :p
    --> <disq^ncrr> (disq.crr@dialup24.vol.com.tr) has joined this channel.
    ®op¯ <sui^ncrr> gives channel operator status to <disq^ncrr>
    <sui^ncrr> atip tuttugumuzu nereden anladin?
    <sui^ncrr> merak ettim.
    ®whowas¯ nick <dux> was username@pm118.teklan.com.tr: real name
    ®whois¯ server: irc.raksnet.com.tr (wed aug 20 02:25:24 1997)
    ®whowas¯ end of whowas
    <sui^ncrr> atip tuttugumuzu nereden anladin?
    <cash^ncrr> dux: win95 kullanion.. ve karsimiza gecip bize ukalalik
    yapabiliyon
    <sui^ncrr> atip tuttugumuzu nereden anladin?
    <dux> ne kullaniyim evde linux mi
    <sui^ncrr> atip tuttugumuzu nereden anladin?
    <dux> benim arkadaslarim seni katlar falan dedinordan
    <sui^ncrr> cok guzeeeeeel.
    <sui^ncrr> tebrikler.
    <disq^ncrr> moron.
    <sui^ncrr> bunun atip tutmakla ilgisi ne peki?
    <dux> beni katliycani atiyosun
    <sui^ncrr> girer girmez yaptigin ukalaligin nedeni ne?
    <cash^ncrr> dux: ben linux disq os/2 sui ise amiga kullanio.. ok?
    <dux> halbuki kimin katliycagi konusunda hic bi fikrin yok
    <sui^ncrr> bize kendini tanit eax da anlayalim kim katliyor.
    <dux> bu size birsey mi kazandiriyo
    <sui^ncrr> bize degil ama sana kazandiriyor. ego tatmini.
    <sui^ncrr> bak eax.
    <sui^ncrr> ba$ka yerlerde eglen.
    <sui^ncrr> i$imiz ba$imizdan a$kin zaten.
    <dux> bu arada linux for visual c++ 5.0 henuz cikmadi
    (agh artik devam edemicem, okumuyorum -ed)
    <dux> o yuzden kinuz kullanmiyom
    <dux> ok ?
    <disq^ncrr> visual c kullaniyosan olay bitmi$ demektir
    <cash^ncrr> dux: linux icin gccnin oldugunu bilmeyecek kadar acizsin
    <dux> armuta bak windows programcisina gcc den bahsediyom
    <dux> tam mantar
    <sui^ncrr> man tar
    <sui^ncrr> :)
    <dux> man gz
    <disq^ncrr> :)
    <cash^ncrr> /=,)))))
    ®notify¯ nick obanis gone.
    <sui^ncrr> rm -r /home/lamer/*
    <cash^ncrr> dux: ole visual programmer isen zaten konushmaya hich hakkin yok
    bu kanalda /=,)
    <dux> evet assembler la windows programi yazanlar mi toplaniyo burda
    <sui^ncrr> hayir windows programi yazmayanlar toplaniyor.
    ®kick¯ <dux> has been kicked out of this channel by <disq^ncrr>: windoze kick
    --> dux (e-mail@pm106.teklan.com.tr) has joined this channel.
    <cash^ncrr> dux: burda windowz programi yazacak kadar lamerlar yok!!!!!!!
    ®invite¯ inviting barbie to channel #nocarrier.
    <dux> evet 30000 dolarlik cad programi yazanlari da bi bok biliyomususunuz
    gibi yollayi
    <sui^ncrr> sen mi yaziyorsun?
    <dux> demo dedigizin boku neyle yaziyosunuz siz
    --> barbie (gombe@l05.xena.ppp.doruk.net.tr) has joined this channel.
    ®op¯ <disq^ncrr> gives channel operator status to barbie
    <sui^ncrr> cpp
    <sui^ncrr> watcom.
    <disq^ncrr> dux: asm + c
    <sui^ncrr> sen mi yaziyorsun cad programini?
    <disq^ncrr> barrbimm yawrumm
    ®deop¯ barbie removes channel operator status from barbie
    ®voice¯ barbie gives voice to barbie
    <barbie> disqim anamm
    <barbie> ;)
    <dux> 5 kb lik demo yaziyosunuz cad programi yazan adama ukalalik
    <disq^ncrr> barbie: ok dude.
    <cash^ncrr> /=,))
    <dux> iyi haddini bilmezlik ha
    <dux> pes
    <sui^ncrr> bak eax...
    <dux> dux
    <cash^ncrr> dux: sen yaz cad programini...
    <dux> udx
    <sui^ncrr> cad programinin adi nedir?
    <disq^ncrr> o 5kb icinde senin 40 yil o killi kicini yirtsan yapamiycaan
    $eyleri yapiyoruz
    <sui^ncrr> nerden alabiliriz?
    <disq^ncrr> eax.
    <dux> disere4r
    <sui^ncrr> piyasada var mi?
    <dux> disisabook senin adin da disq....
    <cash^ncrr> dux: cad programini visual c++'da yazacak kadar acaipmisin?
    <dux> yeni cikti pcworld un bu ayki sayisina bak
    -<disq^ncrr>- [gallopnocarrier +o kotu bi$ey soyledi bu ama ne dedi?
    <dux> onu vc ile yazmadik genelde vc kullaniyoz
    <barbie> cad ne demek?
    <dux> cad cat in biyiksizi
    <sui^ncrr> peki demolari niye a$agiliyorsun? (bok dedin az once)
    ®topic¯ <disq^ncrr> sets topic to bir cad (ne oldugu da belli diil ya) yazdim
    diye gotun kalkmi$ senin olm
    <barbie> ya
    <dux> ben yazmadim hepsini hepsini yazsam iyi kalkacak
    <dux> proje gurbu yazdi
    <dux> ama bizim ki 5 kb degil
    <disq^ncrr> sen neciydin peki/
    <sui^ncrr> peki demolari niye a$agiliyorsun? (bok dedin az once)
    <dux> biraz buyuk
    <disq^ncrr> ?
    <barbie> gomputur eydid dizaynink hm
    <dux> bi ise yariyolar mi yazdiginiz demolar
    <sui^ncrr> iyi ben sana iki dakikada bir demo yazayim, iki cdlik olsun.
    <sui^ncrr> i$ mi bu?
    <dux> gercek hayatta
    <sui^ncrr> harika....
    <sui^ncrr> bravo dux...
    <sui^ncrr> resim sanatiyla, muzikle filan ilgilenir misin?
    <dux> hobi mi zevk mi
    <sui^ncrr> muzik dinler misin?
    <cash^ncrr> dux: demolarin niye yazildiindan bile haberin yok senin
    <sui^ncrr> ne i$e yariyor sence?
    <dux> benim bi isime yaramiyo
    <dux> zevk mi aliyosunuz
    <sui^ncrr> muzik ne i$e yariyor?
    <sui^ncrr> tabii zevk aliyoruz neden olmasin?
    <dux> benim ekranimin refresh rate ini bozuyo sadece
    <dux> heh hee
    <sui^ncrr> tebrikler...
    <disq^ncrr> zevk aliyoruz. kodarken ve izlerken.
    <sui^ncrr> yaratmak... bir kar$ilik almadan yaratmak...
    <sui^ncrr> bu zevke varamayacak kadar profesyonelsin sen.
    <dux> gercek bir ise yaraycak bisiler uretmeden
    <cash^ncrr> dux: zevk icin... arkadaslik icin...
    <dux> uretken birine ukalalik etmeyin bence
    <sui^ncrr> aaaaaaaargh
    <disq^ncrr> arfhghghghg
    <sui^ncrr> gelip burda bildigimiz bir kelimenin anlamini sorarak ukalalik eden
    kim
    <disq^ncrr> ehue
    <disq^ncrr> bi de uretken mi$
    <dux> ukalalik olsun diye sormadim
    <disq^ncrr> muahuahau
    <dux> sizin komplexleriniz var alindiniz
    <cash^ncrr> dux: sen hepsini yazmadin madem... cad programinin nesini yazdin
    sole bakem
    <disq^ncrr> retken<dux>: ne dion sen?
    <dux> olm ben bi tek cad programi yazmadim ki
    <dux> bi ton irettgim ticar uygulama var
    <sui^ncrr> hic farketmez...
    <dux> onlari kullanan
    <sui^ncrr> ticari anahtar kelime.
    <dux> insanlar evine ekmek goturuyo
    <cash^ncrr> dux: ticari uygulamalar basit seylerdir...
    <dux> evet basit
    <dux> finans softwareleri hep basit olur
    <disq^ncrr> o zaman niye gelip senin kodundan daha ustun kodlara "bok" diyerek
    bok atiyosun
    <dux> 10000 20000 doalra stilirlar ama nedense
    <dux> ustun kod ne olm
    <dux> nerde hani
    <disq^ncrr> sui^ncrr: log tutuyosan hepsini gonder abi. :)
    <cash^ncrr> dux: olm bilmiyosun ve hala diretiosun...
    <cash^ncrr> dux: demo olayi arkadashlik ve zevk icin yapilir
    <dux> taam ama gercek hayatta bi boka yaramiyo
    <dux> kimseye faydasi yok
    <cash^ncrr> dux: sana oyle geliyo olmasin?
    <dux> kimse onunla ailesini gecindirmiyo
    <sui^ncrr> dux... muzik dinliyor musun?
    <dux> muzik dinliyorum ama ise yarar seylere bok atmiyorum
    <cash^ncrr> dux: genc yaslarinda demo yapip para kazanmasi gerekince kaliteli
    program yazan insanlar va
    <dux> mov ax ... ile olmuyo bu isler
    <cash^ncrr> dux: demo yazarak yeni teknikler gelistiren insanlar var...
    <dux> ne teknigi sevisme teknigi mi
    <dux> taocu sexi dene guzel
    <cash^ncrr> dux: senin yazdiin tirari programin bilmemne yerini keni
    demosunda bashka ish icin 100kat daha hizli calistiranlar var
    <disq^ncrr> cash^ncrr: ticari.
    <cash^ncrr> disq^ncrr $hift.. /=,)
    <dux> olm sen ekrana bisi bastirirken istersen assembleri yeniden yarat
    <dux> ne bokuma yariyo onu sole
    <dux> ac karnini doyuruyo mu
    <sui^ncrr> dux: stilin harika...bizi de gecti.
    <cash^ncrr> dux: senin yazdiin programi yazarken senden 100 kat daha iyi
    yazmama yario.. [ve parayi hak ediosun]
    <sui^ncrr> dux: demo bizim zevkimiz, bu arkada$lar henuz okuyorlar.
    <sui^ncrr> dux: benim neyle ugra$tigimi biliyor musun da konu$uyorsun?
    <disq^ncrr> sui^ncrr: abi hayatinda hic boylesini gormu$ muydun? ben $ahsen
    gormedim. cillerden beter yaw
    <dux> 100 kat daha iyi yazdigini da uyduruyosun
    <dux> ne benim yazdigim bisi gordun ne biliyosun
    <sui^ncrr> dux: sen bizim yazdiklarimizi gordun mu?
    <cash^ncrr> dux: win ortaminda yazmaya devam ettigin surece gormiycem zaten
    muhahah
    <dux> ben demo gordum zaten sadece bi boka yaramadigini soledim
    <dux> hizli yavas iyi kod kotu kod demedim
    <dux> sen dosta devam et demolarina belki bi ise yarar
    <dux> windows ortaminin tirnaginin ucunu kullanamayan adamlar cok iyi bok
    atiyolar am
    <cash^ncrr> dux: biz kod yazarken hizli calishmasina dikkat ederiz.. senin
    yazdiin program p200pro isterken bizim yazdigimiz p75'de bile hizli calisirsa
    hankisi daha iyi program olur
    <disq^ncrr> cash^ncrr: p75 diil. 486dx33.
    <dux> ol iyi program hiz kadar islevsellikle de belirlenir
    <dux> sizinkinin islevi yok
    <cash^ncrr> dux: iki api kullandin diye bishe yaptigini sanma
    <dux> bende yazim sana hizli bisiler
    <dux> ama bi boka yariyomu
    <dux> win guisinde bisi yazarsan duz assembler hkadar hic
    <dux> bir zaman hizli olmaz
    <cash^ncrr> dux: 4kb'da realtime raytracein sence ne demek???
    <dux> ama bu da kotu oldugunu gostermez
    <sui^ncrr> dux: ben de $unu soyledim, bir bok ayariyor demolar... insanlari
    yaraticilikla ba$ ba$a birakiyor. sinirlari a$manin verdigi zevkle... sen
    kazandigin parayla maddi ihtiyaclarini giderirken biz manevi ihtiyaclarimizi
    gideriyoruz
    <disq^ncrr> sui^ncrr: yalarim.
    <sui^ncrr> sen ego tatmin etmek icin burda bizi a$agilarken, biz bu i$i demo
    yazarrak ve kimseye zarar vermeyerek yapiyoruz
    <dux> yazmayin demedim sadece bence yararsiz
    <dux> ukalalik eden de sizsiniz
    <cash^ncrr> dux: senin yazdiin cad programi da bana yararsiz...
    <disq^ncrr> dux: bah!
    <dux> birine yariyo amam
    <dux> seninki ne isi goruyo
    <dux> terliklerini mi getiriyo
    <disq^ncrr> dux: bak sui ne dedi debin.
    <disq^ncrr> dux: yazilanlari okumuyo musun?
    <dux> gozunuzu mu kor ediyo dusuk refresh rate de 5 dakka bakinca
    <cash^ncrr> dux: zaten autodesk varken cad programi yazmak size dushmuo...
    onlardan daha iyi olamadiginiz surece..
    <dux> mehahahaha
    <dux> zaten mersedes varken araba yapmak da aptallik
    <dux> hehehehehe
    <cash^ncrr> dux: hanki dusuk refresh rate?
    <cash^ncrr> dux: sence turkiyede autocad kullananlarin %kac'i onu satin
    aldi???????????
    <dux> benim gorduklerim hep 60 khz de calisiyo win ortaminda
    <dux> olm bizim 1 yeni cikti 2 alicisi varki yazildi
    <dux> 3 spesific isler icin autocad den daha iyi
    <dux> 4 daha ucuz
    <cash^ncrr> dux: introlar/demolar win ortamini sevmez... hatta bagzilari win
    altinda calistini anlarsa ben kesinlikle calismam der[assinda calishsa bile
    <dux> daha da sayacaklarim var
    <dux> win ortamida onalri sevmiyo
    <dux> refresh rate dosta ne ouyo
    <dux> cok yuksek m
    <dux> ikor ediyo iste o kadar
    <cash^ncrr> dux: win'in neyi sevip neyi sevmedii ne farkeder??..
    <dux> demonun nerde calsitigi ne farkeder
    <sui^ncrr> demo seven win kullanicilarini.
    <cash^ncrr> dux: amigada os'u etkisiz hale getirmek icin coderlar demolarini
    bootloader ile calishtirmishlar.. sence niye
    <cash^ncrr> dux: buna ragmen amigaos demolar icin gusel bir ortam...
    <dux> iyi iste aferinonalra
    <cash^ncrr> dux: sen cad programini kendi sinirlarin icinde yazarken insanlar
    demolarla bilgisayarlarin sinirini zorluyor..
    <dux> olm sinirini neyle zorluyon
    <dux> ne yapiyo ki
    <dux> loop kur bi tane sonsuza kadar cikmasin bilgisayar
    <sui^ncrr> i$lemciyi son haddine kadar kulanmak. max optimize kod yazmak.
    bunlar sinir zorlamaktir
    <cash^ncrr> dux: c64'te coderlar c64'un yapamadigi seyleri kesfediyorlar..
    teknikler uretiyorla
    <sui^ncrr> loop kur diyerek olayi bitirdin kanaatindeyim
    <dux> senin kodunu optimize etmen onun bilgisayari zorladigini gostermez
    <dux> ki cad programinin nasil bir matematik islemler silsilesi icinde
    calsitigini bilmiyosan git intahar e
    <cash^ncrr> dux: senin [sizin] yadiiin cad programi napio? render? hide?
    shade??
    <dux> o yaptiginzi islemlerin on katini yapiyo cad programi
    <sui^ncrr> o zaman kullani$siz.
    <dux> herseyi yapiyo
    <sui^ncrr> cunku windows ortamini kullaniyor.
    <cash^ncrr> dux: senin cad programin tomcat'in chrome2'sinin yaptiginin
    %1'ini yapamaz...
    <dux> render islemi bile sizin yazdiginiz her halttan 100 kere komlextir
    <dux> 5 kb nasil olsa
    <sui^ncrr> :))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))) ))))))))))
    <sui^ncrr> sen bizim 5kb'ye neler yaptigimizi gordun mu?
    <disq^ncrr> argh
    <cash^ncrr> /=,))))))))))))))))))))))))))))
    <cash^ncrr> dux: shimdi beni daha da kopardin...
    <cash^ncrr> /=,))))))))))))))))))))))))))))))))))))))) )))
    <sui^ncrr> biz 5kb'ye yaparken sen 10000$'a yapiyorsun. farkimiz bu i$te.
    <dux> yabanci profesyonellerinkileri gordum
    <sui^ncrr> profesyonel democu diye bir $ey yoktur.
    <dux> bravo o zaman size
    <dux> silt ve brovenizi yakin zamanda taktim ederim
    <sui^ncrr> sen paraya tapmaya devam et.
    <dux> bu isi cok iyi yapanlari kast ettim
    <dux> odul almis
    <dux> paraya taptigimi da sen kicindan uyduruyon farkindaysan
    <cash^ncrr> dux: senin cad programin kac dakikada render edio acep bi 2800
    poligonlu objeyi?? [486dx266'da]
    <dux> yarin bakar solerim tobe tobe
    <sui^ncrr> hayir senin "ne i$e yariyor, ben 10000$lik cad programi yaziyorum"
    demenden uyduruyorum
    <dux> 3.dakika 22 saniye 54 salise
    <dux> oldu mu?
    <cash^ncrr> dux: senin ki 10 dakikada yaparken nooon'un stars demosunda 0.2
    saniye surmu
    <dux> ben programin buyuklugunu solemek icin fiyat verdim
    <sui^ncrr> tabii.
    <sui^ncrr> eminim.
    <dux> 10 dakka degil kocum yukarda yazdim
    <dux> hemen hesaplattim da
    <cash^ncrr> dux: ne farkeder... [ayrica hich sanmiom... ekran karsisinda
    dakikalarsa bekledigimi hatirliom
    <dux> ne ne fark eder
    <dux> zaten bizimkiler 5 kb degil
    <cash^ncrr> 3 dakika zart zurt.. yinede cok
    <dux> buyuk seyler
    <sui^ncrr> o yuzden daha kotu ya...
    <dux> amam bizimki pol
    <cash^ncrr> dux: 5kb'da onu yapabilen adam senin exenin buyuklugunde kimbilir
    neler yapar.. dusundun mu
    <dux> 5 kb yi asinda ondansonra
    <dux> bizim ki 2800 poligon yaninda borek de aciyo ama
    <dux> naber ?
    <sui^ncrr> komiksin.
    <cash^ncrr> dux: stars'da da 16 bit 44100khz muzik calio...
    <dux> iyi benim bilgisayarim da cd kalitesinden cok a dusuk mp3 caliyo
    <disq^ncrr> dux: doh!
    <sui^ncrr> harika..
    <sui^ncrr> tebrik ederim.
    <sui^ncrr> o demonun uzunlugu ne senin mp3lerin (ve playerin) uzunlugu ne?
    <cash^ncrr> dux: senin cpu'n ne?
    <dux> bende stars i tebrik ederim
    <dux> kimin cpu su daha kotu onu mu tartiscaz
    <cash^ncrr> sen sole cpunun gucunu
    <sui^ncrr> yooo ne alaka?
    <dux> tamam sizde 8086 var bende pentium 2 var
    <cash^ncrr> sonna zaten anliycaz..
    <dux> sizinki daha hizli hemde
    <dux> ehehehe
    <cash^ncrr> dux: sacma sapan konushma...
    <dux> bu laflarinizdan konu oraya gelcek
    <dux> ben hemen bagladim konuyu
    <dux> kisa yoldan
    ®mode¯ <disq^ncrr> changes channel modes to secret
    <sui^ncrr> eax sen paranoyaksin.
    <dux> seererger send
    <dux> sensin
    <sui^ncrr> peki.
    <dux> suèi : sensin ole olan
    <dux> ay pardon suèi degildi galiba
    <sui^ncrr> komiksin eax.
    <dux> evet suèi
    <dux> oleyim
    <dux> ben gidiyim siz buyuk assembler c bilginizle ve 5kb lik demolarinizla
    devam edi
    <sui^ncrr> niye paranoyak oldugumu du$undugunu de merak ettim, yoksa "hayir
    ben degilim sensin o i$te" $eklinde bir cocukca altta kalmama sendromu mu
    <dux> o isin geyigi dalga gectigimi fark etmediysen ne diyim
    <dux> bi satdir masak geciyom
    <dux> neyse bende paso
    <dux> 3 unuzle de basa ciktim di mi ?
    <dux> neyse takmayin kafaya
    <dux> demoya devam
    <sui^ncrr> ba$a cikip cikmadigina yarin scene karar verecek.
    <disq^ncrr> :)
    <dux> 6 kblik yazinca haber verin
    <dux> o kim ustaniz mi
    -<disq^ncrr>- [gallopnocarrier +o argh. altta kalinca geyie doktu.
    <dux> o da gelsin
    <sui^ncrr> tamam. bizim scene efendimiz yarin burada seni bekleyecek.
    <sui^ncrr> konu$ursunuz.
    <dux> selam soleyin
    <cash^ncrr> dux: scene'in ne oldunu bilmeden konusuon
    <dux> hadin eyvallah
    <sui^ncrr> o 2kb ye kadar du$uyo.
    <sui^ncrr> gule gule.:)
    <sui^ncrr> yine bekleriz.
    <disq^ncrr> ehore.
    <dux> scene ne hic umrumda degil acikcasi bye
    <dux> eki
    <-- <dux> (e-mail@pm106.teklan.com.tr) has left this channel.
    ----------------------------------------------------------------------

    :)) umarim eglenmi$sinizdir.

    not: loglar suicyco/nocarrier'in amirc loglaridir... loglardan arada gereksiz
    parcalar[personal server responses vs.] disinda birsey cikarilmamishtir. [ve
    tum haklari saklidir /=,)) ]
    editleyen: cash/nocrr
    tdsn'e koyma fikri: ssg [ /;,) ]

    ::coderin sechimi (cash/no carrier)

    bir demo coderinin en buyuk sorunu yazacagi dili secmektir. demolar genelde
    fazla hafizaya ihtiyac duyduklarindan ve kolayligindan dolayi pmode altinda
    yazilirlar. yazida etrafta dolasan bilinmish pmode c, pascal, asm
    compilerlarini ve extendarlarini anlatacacagim. en cok bilinen c pmode
    compilerlari djgpp c ve watcom c.

    *djgpp: djgpp destegiyle ve free olma ozelligiyle oldukca iyi bir compiler.
    extender'i built in ama istenirse istediginiz bir extender'i
    kullanabilirsiniz. rhide adinda borland'in idesini aratmayacak bir idesi
    mevcut. inline asm olayi coderlari biraz zorluyor. at&t syntax kullandigindan
    intel asm'ye alishmish coderlar djgpp'nin sac yoldurdugunu dusunuyorlar. at&t
    syntax eski amigacilara ise oldukca hosh geliyor. zevk meselesi, istenirse
    ogrenilemeyecek birsey degil hani. /=,) nasm adindaki free bir asm compilerla
    coff dosyalari olusturup link edebilirsiniz. optimize olaylari oldukca gusel.
    ama unroll-loop gibi secenekleri secerseniz kodunuz bir anda devlesebiliyor,
    ki bu demo coderlarinin en istemeyecekleri seydir heralde. /=,) ama bu kocaman
    exelerinizi djp adindaki packerla sikistirabilirsiniz. dosya include olayi
    biraz sinir bozucu, zira djgpp .obj dosyalari desteklemiyor. coff formatinda
    ancak bir data dosyasi include edebilirsiniz[obj to coff convertarlar mevcut]
    yada data dosyanizi *.h haline getirip include edebilirsiniz. djgpp ichin
    yazilmish birchok tutorial mevcut.[asm, gfx, file, vesa vs..] ayrica pentium
    opcodelarini da desteklemeye bashladi. djgpp, gnu c'nin dos port'u oldugundan
    yazdiginiz c kodunu farkli platformlara port etmek oldukca rahat. quake djgpp
    c ile yazilan oyunlardan bir tanesi. demo coderlarinin [asm syntax'ina ragmen]
    tercih ettigi bir compiler. daha fazla bilgi icin
    http://www.delorie.com/djgpp/ adresine bakabilirsiniz.

    *watcom: iste son zamanlarin en cok ovulen c compiler'i. bazilarina gore
    djgpp'den bile daha iyi optimizasyon [pentium mmx'e kadar destek var] yapan bu
    compiler 11. versionunda inline asm'ye izin veriyor [ve coderlarin gonlunu
    fethediyor]. inline asm'inin intel syntax olmasi ise ayri bir guzellik.
    extender olarak pmodew [rulz!!], dos4gw ve digeleri de kullanilabiliyor. eger
    extender olarak pmodew kullanirsaniz pmlite adinda oldukca guclu bir packerla
    exe dosyalarinizi sikistirabilirsiniz. ide olarak dos altinda wcide adinda
    henuz nasil ishledigini anlayamadigim bir ide mevcut. ne yazikki watcom c
    11v'de birsuru bug mevcut, bunlari fix etmek, gerekli patch dosyalari ile
    mumkun [yoksa oldukca igrench buglarla karsilasabilirsiniz]. watcom'un destegi
    djgpp kadar fazla, zira djgpp icin olan librarylerin buyuk bir kismi watcom'da
    da compile edilebiliyor. butun bu guzel ozelliklerin yaninda watcom'un belkide
    en buyuk dezavantaji free bir compiler olmamasi. ama powersoft/sybase
    ogrencilere indirim yapiyor. watcom dos, os/2, winnt/95 icin kod uretebiliyor
    (ve birchok exe formatini destekliyor (elf dahil) -ed) [dos rulz!] (sux! -ed).
    watcom hakkinda daha cok bilgiyi http://www.watcom.com/ adresinden
    edinebilirsiniz.

    c compilerlari disinda tmt pascal ve borland pascal mevcut.

    *tmt pascal: tmt pascal shareware olarak os/2 ve dos icin bulunabilecek bir
    compiler. pascaldan vazgecemeyen demo coderlarinin gozdesi. shareware versionu
    kisitli buyuklukte bir exe uretmenin disinda [sux] pek bir kisitlama
    getirmiyor [1.5mb code+data]. extender'i built-in. daha fazla bilgi icin
    http://www.tmt.com/ adresine bakabilirsiniz.

    *borland pascal: protected mode icin kod uretebiliyor ama biraz akliniz
    varsa bulasmassiniz bile. bilgi icin http://www.borland.com/.

    assembler compilerlarini istediginiz yonde kullanabileceginiz icin pek bir
    aciklama yapmayacagim. ama sunu bilinki tasm rulz!!! butun bu compilerlar
    disinda extenderlar kullanarak protected mode'da program yazabilirsiniz.
    bilinen extenderlar arasinda dos32 , pmode var. dos32 shareware olarak iyi bir
    extender. icinde pmode ile ilgili bircok dokuman ve ornekler mevcut. pmode ise
    sourceu ile dagtilan bir extender. [yani free /=,))] demo coderlari pmode
    disinda realmode'in salak 64kb limitini ashmak icin flatrealmode denen teknigi
    kullanabilirler. ama uyumsuz bir yontem oldugu icin pek tavsiye edilmiyor.

    butun bu compilerlar extenderlar arasinda size tavsiyem eger yeterince
    paraniz varsa watcom c v11.0'i almanizdir. pmodew ile oldukca rahat pmode
    kodlayabilirsiniz. yada djgpp c ile rhide'in rahat ortaminda
    demo/introlarinizi kodabilirsiniz. happy coding dudez!! byz!

    ::kumandasiyla komshusunun tv (olgu?)

    kumandasiyla kom$usunun televizyon kanallarini degi$tiren adam

    ya$li, $i$man mi $i$man bir adamcagizin rüyasinda gördügü fabrika i$çileri
    sakiz çigniyorlardi. yanli$ anla$ilmasin; bu ne bir tepki ne de gösterildigi
    için uydu antenlerinin "tencere kapaklarina" çevrilmesine neden olan bir rüya
    aktarimi. zaten size ne?

    bu adamcagiz hayatini uzaydan sesler toplamaya ve ezani en dogru $ekilde
    okuyabilmeye ve sirtini keseletmeden yikanabilmeye ve marka belirtmeden kagit
    mendil almayi ba$arabilmeye adami$ti. muhtarliklarin topladigi belgeler,
    tekerrürün yipraticiligini hoplatmaya ba$lami$ti bile. geliyorlar mi?

    birakalim bu ya$li adamcagiz uyusun da büyüsün, biz kendimizi bula$ik
    makinelerinin ritmine birakalim. bakalim suyun döküldügü yer mi, dökülecegi
    yer mi önce yapilmi$... ba$liyoruz:

    kelime hazinesi 'top', 'sürtünmesiz ortam' ve 'kapi' ile sinirli bir
    kertenkele bir masaj aletine a$ik olur. karni sitmali bir bebek gibi büyür ve
    bir kelebek dogurur. kanatlarinda mucizevi bir olay gerçekle$en ve elma
    yiyebilen bu kelebek ne yapip ettiyse de sol yumrugunu bogazina kadar sokmayi
    ve insanlara borç vermeyi ba$aramami$, kendini tebe$ir tozlarina bulami$,
    imgelerden kurtulma güçlügünü kalbinden büyük bogazinda hissetmi$ ve sonunda
    etrafi tükürükleriyle yikamadan hap$uramayan bir benekliye a$ik olmu$tur.
    kimin kime a$ik oldugunu anlamak için cümlenin ba$ina döndünüz mü?

    a) dönmediyseniz: burnunuzda et var. dansedemezsiniz ve annenize çok
    baglisiniz. edebi ki$iliginizse siralara yazi yazmaktan ibarettir.

    b) döndüyseniz: allah size kolaylik versin. evinize en yakin siyasi
    partiye üye olun. iyi eglenceler.

    zira, pandora'nin kutusu bize yepyeni tav$anlar firlatirken neyin dogal,
    neyin virgülden sonra gelen, neyin degi$ken oldugunu anlatmak için küçük
    kurabiyeler de verir. bu kurabiyelerin ilgi alani nasil, niye ve ne ölçüde
    organize sonlar ya$adigimiza ili$kin ipuçlari verecek kadar geni$tir. oh! oh!
    ne güzel bir medya ara$tirmacisisiniz siz! peki, gop olaylarini darwin
    teorisiyle özde$le$tirdiginizde kar$iniza çiktigini sandiginiz sonuçlarin ve
    peçe, cinsellik ve tabii ki harem "kavramlarinin" bahsedilen akimla çok da
    (hatta hiç de) çeli$medigini, kolonializm ve mitlerin tembellik, fanatiklik ve
    kendi kendini ifade etme yoksunlugunun "kendi" ve "digeri" tarti$malariyla
    çaki$tigini o kahrolasica merkezci darliginizi yok sayarcasina (belki de
    yokedercesine) savundunuz mu sayin biftek?

    sayin biftek! size sesleniyorum... yoksa siz kadin misiniz ki, bagimlilik
    paradigmalarini açiklayabilirlik ve açiklanabilirlik düzeyine eri$tirip teori
    - hipotez - deney - gözlem zincirini saglayabildiniz? hii? hatta ne cüretle,
    topraga bagimli insanligi, aile kavramini ve "babaligi" türettigi için yerden
    yere vurdugunuz dönemi, kullanmadiginiz endüstriyel ürünlerin kökenleriyle
    kiyaslarsiniz?

    aman canim, gelin bo$verelim. birakalim orayi burayi nilüfer tazeligine
    bulandirmayi da firinlar kirli, elmalar kabuklu kalsin. basitle$tirmeyelim!
    siz sevgili tav$an dudaklar, uyumayalim lütfen ki adimin a$agiya yazilmasi
    benmerkezciligi animsatmasin size. gelgelelim, agaç yapraklarinin dikilmesini
    bir basamak olarak görünüz. didaktikligimden rahatsiz olmanizin beni zerre
    kadar ilgilendirmedigini biliniz. bu sayfanin benim oldugunu ve çevirirken
    parmaginizi yalamadan sag üst kö$eyi kullanmaniz gerektigini unutmayiniz.
    kar$iniza çikacak ikinci basamak zig-zag makinelerinin yaglanmasini ögrenmek
    olacaktir. her $eyi ögrenebilirsiniz. yeter ki zamaninda uyumayi bilin.

    beyninin degi$ik kivrimlarindan derleyen: olgu.

    (disclaimer: ozellikle bu article yuzunden beyninin deishik kivrimlari zarar
    goren kishilerden _kesinlikle_ tdsn'in yaratilmasinda emei gechmish kishiler
    sorumlu degildir. sorumluluk tamamiyle yazarlara aittir. ayni kural "dux
    vakasi" isimli article ichin de gecherlidir. ama onun yazari yoktur, yerine
    dux isimli yaratik sorumlu tutulacaktir. -ed)

    ::coding corner: 3d teknikleri (spectre/flare)

    selamlar!

    bu sayidan itibaren 3d konusuna deginerek, teknikleri, yapabilecegimiz
    trickleri, gereksiz rutinleri, hizli algoritmalari inceleyeceiz. bu yazi yeni
    bashlayanlar ichin uygun olmayabilir, yazi en azindan elinde donen bir ordegi
    bulunan coderlar ichin bazi hizli/hizsiz teknikleri anlatiyor.

    - - - - - - - - - - - - - - - - cuthereifyouwant - - - - - - - - - - - - - - -

    [1] vektorler ve normaller

    oncelikle engineimize ishik ve environment map rutini ekleyebilmemiz ichin
    sahnedeki vertex ve poligonlarin normallerini hesaplamamiz gerekiyor. bu
    ishten sonra ishik ve envmap eklemek gerchekten chocuk oyuncagi. ayrica bu
    normalleri kullanarak hidden face removal gibi optimizasyona yonelik
    teknikleri de kullanabilecegiz.

    [1.1] poligon normalleri

    vertex normallerini bulabilmemiz ichin oncelikle poligon normallerini
    hesaplamamiz gerekir. poligon normallerini ise cross product ile
    hesaplayabiliriz:

    pn.x=(vt2.y-vt1.y)*(vt1.z-vt3.z)-(vt2.z-vt1.z)*(vt1.y-vt3.y);
    pn.y=(vt2.z-vt1.z)*(vt1.x-vt3.x)-(vt2.x-vt1.x)*(vt1.z-vt3.z);
    pn.z=(vt2.x-vt1.x)*(vt1.y-vt3.y)-(vt2.y-vt1.y)*(vt1.x-vt3.x);

    not: vt1,vt2,vt3 poligonun 3 vertexidir.

    bunlari uzunlugu 1 olan "unitary vector" haline normalize ederek
    donushtururuz:

    uzunluk=sqrt(pn.x*pn.x + pn.y*pn.y + pn.z*pn.z);
    pn.x/=uzunluk; pn.y/=uzunluk; pn.z/=uzunluk;

    normal vectorlerini her framede tekrar hesaplamak yerine bu shekilde
    saklayip, vertexler uzerinde uyguladiginiz rotate rutinini bu vectorler
    uzerinde de uygulayarak chevirebilirsiniz. bu da buyuk hiz artishi saglar.

    [1.1.1] hidden face removal

    eger kapali shekiller kullaniyorsaniz, ve yapmak istediginiz sadece bu
    objeleri dondurmek ise bu teknigi uygulayabilirsiniz. hidden face removal
    objelerin gorunmeyen yuzlerini chizmemeye denir. bu da objenizin yarisi
    demektir. tek kural, poligonunuzu olushturan noktalarin saat yonunde
    tanimlanmish olmasi geregidir.

    bir poligonun gorunup gorunmedigini anlamak ichin o poligonun z normalinin
    negatif veya pozitif olduguna bakmaniz yeterli.

    [1.1.2] flat shading

    oncelikle objelerimizi aydinlatmamiz ichin ishik kaynagi tanimlamamiz
    gerekir. isterseniz bunu direk unitary vector olarak da tanimlayabilirsiniz:

    light.x=0.0; light.y=1.0; light.z=1.0;

    eger spot-light turu bir ishik kaynagi istiyorsaniz bunun ichin iki nokta
    tanimlayacagiz. biri ishik kaynaginin yerini, ikincisi ise baktigi yonu
    gosterir.

    light.x=lt.x - lf.x;
    light.y=lt.y - lf.y;
    light.z=lt.z - lf.z;

    (not: lf -> ishik kaynaginin yerini, lt -> baktigi yonu ifade eder)

    l vectorunu normalize ederek ishik kaynagimizi tanimlamish oluruz:

    uzunluk=sqrt(light.x*light.x + light.y*light.y + light.z*light.z);
    light.x/=uzunluk; light.y/=uzunluk; light.z/=uzunluk;

    sirada her poligonun ne kadar ishik gordugunu | -> ishik vektoru
    hesaplamamiz ichin poligon normali ile ishik |
    vektorunun arasindaki achiyi ogrenmemiz gerekir. ____|____ .-> poligon
    eger achi 0 derece ise ishik vektoru poligonu 90ø
    ile keser: (sagda)

    eger achi daha genishse bu ishik vektorunun | / ishik vektoru
    poligona daha egimli vurmasi demektir ki o zaman | /
    poligon daha az ishik alir. (yine sagda) ____/____

    aradaki achiyi cosinus cinsinden dot product ile bulabiliriz:

    dotprod=(fn.x*light.x)+(fn.y*light.y)+(fn.z*light.z);

    ve bu degeri o yuzeyin rengini bulmak ichin kullanabiliriz:

    col=(int)(dotprod*golge_sayisi);

    geriye kalan poligonunuzu bu renkte chizmektir.

    [1.2] vertex normalleri

    vertex normallerini poligon normallerinden yararlanarak bulabiliriz.
    yapacagimiz ish sadece bir vertex'in uyesi oldugu butun poligonlarin
    normallerini alip ortalamalarini almak, ve tabii ki normalize etmek. ornek
    olarak: bir kupte bir vertex max. 6 poligonun uyesidir (uchgen poligonlar
    ichin konushuyorum). o vertexin normalleri bu 6 poligonun normallerinin
    ortalamasina eshittir.

    yapacaginiz rutin bir kach for loopundan ibaret. her vertex ichin butun
    poligonlari tarayip, vertexin o poligonun uyesi olup olmadigina bakin, eger
    uyesiyse toplam_poligon_sayisi'ni bir arttirin ve normallerini toplam_normal_x
    gibi deishkenlere ekleyin. butun poligonlari taradiktan sonra toplam_normal_x
    deishkenini toplam_poligon_sayisi deishkenine bolun ve bunu y ve z eksenleri
    ichin de yapin, ve normalize edin. geriye kalan shey her vertex ichin bunu
    uygulamanizdir. yoksa rutini yavash mi buldunuz?, unutmayin ki bunu sadece
    objelerinizi init ederken yapacaksiniz :), daha sonra bu vertex normallerini
    de rotation rutini ile chevirebilirsiniz.

    - - - - - - - - - - - - - - - - cuthereifyouwant - - - - - - - - - - - - - - -

    err, bu sayida bu kadar yeterli sanirim :), gelecek sayida vertex
    normallerinden nasil yararlanacagimizi, nasil environment map yapildigini ve
    gouraud shade rutinlerini inceleyecegiz. ondan sonraki sayida ise hmm.., fast
    affine texture mapping, z-buffer ve shadow-mapping yontemlerini gorecegiz :)

    happy coding! ;)

    ::reviews (spectre/flare)

    [1] sunflower by pulse (came #2 at gravity'97 demo compo)

    sunflower, pulse'in balance tipi demolarindan biri. yine hi-color ve
    hi-res, yine iyi 3d, ve yine gravity :). gerchekten 3d iyi yapilmish, ama
    p133'umde yavash kaldi. nedeni, demoyu 640x480x16bit'de izlemish olmam. ayrica
    3d engine bazi ozel effectler icheriyor: gorunebilir ishik kaynaklari,
    transparency, ve tanecikli yapilar (shelale'deki su, veya su altindaki hava
    kabarciklari gibi), bloblar (3d fire'da kullanildi), vb. 3d dunya karishik bir
    yapiya sahip olmasi (bazi sahnelerde 14000'e kadar varan poligon sayisi),
    yavash olmasinin diger bir nedeni.

    sunflower da caero'daki gibi dogayla ilgili 3d sahneler icheriyor
    (chichekler, kelebekler, bitkiler, shelaleler, bocekler, vs), ve daha chok 2d
    effecte rastlamak mumkun. yuksek chozunurlukte 2d effectler ichin ekranin
    yukarisinda iki kuchuk (320x200 veya x240 pixel kadar) bolum ayrilmish.
    boylece 2d effectlerde yavashlama olmuyor.

    demo, toplam 17 kishinin eseri. gerchekten uzerinde iyi chalishilmisha
    benziyor. muzik de oldukcha iyi, demoya gerchekten uyuyor.

    graphix (10/10)
    music (09/10)
    code (09/10)
    design (08/10)
    total (09/10)

    [2] jizz by the black lotus (came #1 at wired'97 64k intro compo)

    jizz, tbl'un en iyi introlarindan biri. probe/tbl bu introyla 900kb'lik
    muzigini 20kb'a sikishtirip mp4 standardini yaratiyor ;), ayrica intro 3.1
    mblik 16bitlik texture/logo icheriyor. bunlarin hepsini 64kb'a sigdirmak
    gerchekten zor.

    intro, arkaplanda bir 2d bumpmap, light source, ve siyah bir logo ile
    bashliyor, ve hemen 3d enginelerini sergilemeye bashliyorlar, ardindan tunnel,
    ve bir kach 2d effect geliyor. ayrica intro son zamanlarin (bu yilin) en iyi
    effectlerinden marching cubes algoritmasi ile yapilan 3d bloblar icheriyor.
    (gerchekten environment map ile 16bitte chok iyi gozukuyor).

    intro benim p133'de genellikle 5-6 fps ile chalishiyor ;), bunun nedeni
    optimizasyonlarini hiz ichin degil, goruntu kalitesi ichin yapmish olmalari.
    ama gerchekten birinciligi hak ediyor.

    graphix (08/10)
    music (10/10)
    code (10/10)
    design (09/10)
    total (09/10)

    [end of tdsn]
  4. #2 the rejuvenation -tested and verified with the most common tdsn readers-

    :editorial (spectre/flare)

    wow tdsn #2? ehe, bilmem kach aydan sonra (sozde bi ay sonraydi) sanirim
    tamamlandi. deishiklikler: icherik olarak artik daha fazla icheriyo, review
    bolumu kalkti, o kadar :)

    tdsn #1 chok sewildi (ilginch :d), ve millet gaza gelir gibi oldu, sevindik
    ettik ama sonra bi de baktik kimse gondermiyo article marticle, bi tane bile
    article bulamadim mailboximda (ssg dishinda). ne ishtir?.. bi daa olmasin.
    bari zavalli cash'e aciyin, bu soguk ki$ gunlerinde sokak sokak dola$ip
    artikel topla$maya chalishan gariban daha naapsin. alin size 15 artikel (biri
    eski, ve "normal" dergiler ichin yazilmi$ (god/analog) ve beginnerlara hitap
    etmekte)

    ha bi de aklima gelmishken sakin bi daa kesi$en sozcuklerinizin ortasinda
    "-" kullanmayin, sonra iki saat uurashiyorum olmuyo ama.. ha bi de word'de
    yazan tipler war <grin> yaw text editor kitligi mi war, yazin shoyle, turki$
    karakter de kullanmayin.. ayrica, yazinizin bi ba$ligi olmali, sonra
    karshiniza mag geldiginde ichindekiler kisminda bulamayabiliyorsunuz :).. oh
    bee.. ichimi doktum rahatladim :) ekiki

    bir de compotitionimiz war! (belki de turkiye'deki ilk compo?!) tdsn logo
    compo! detay ichin advertisements bolumune bakin. :)

    cash'in gozu dondu, burda beni oldurmeden kachsam iyi olur, sozu ona
    devrediyorum, hadi ququ..

    --co-editorial:

    shimdi diiceksiniz ki sende nerden ciktin? efenim ben o kadar inetlerde
    milletten +kel ve msg dileniom.. biyerlerimi kasiom.. specle her moku
    tartisiom ve tdsn[#1]'in hichbiyerinde adim co-ed olarak gecmio.. olur mu yaw?
    gururuma dokunuyo walla.. hem co-editor editorial yazar mi demeyin...
    elbetteki yazmaz.. co-editorial yazar.. ehehe

    eveeet.. tdsn #2 ucuk , kacik , acik ve secik olarak karsinizda.. acikcasi
    [secikcesi] tdsn #2'de geyiq dozunu fazla abarttik.. ama naapalim bu bizim
    sucumuz mu sanki? azicik +kel var ve hepside geyiq.. ne yani 2 tane +kelle mag
    mi rel edilirmish? komik olmayin canim...

    ayrica tdsn artik hem html hem txt release edileceginden her sayida farkli
    bir tdsn logosu yapilip yapilamayacagi konusunda tereddutteyiz. bu sayidaki
    cool logoyu ssg irc'de patlayip [aniden] cizmishti.. gusel logo.. ama fazla
    sayi gitmez, en iyisi iyi logo cizebiliyosaniz tdsn #3 icin 1 sayfayi
    gecmiycek ascii logolarinizi cizip bana e-mail attach edin. [attach edin haa]

    neyse efenim.. co-editor olarak cok gevezeyim ama naaparsiniz tdsn #1'deki
    suskunluun acisi boyle cikacak.. keyfini cikarin magimizin...
    :news

    @ sniper, the dark sect'i kurdu, grupta shu an iki kishi war.
    @ melon/pegasos ismini spoax olarak deishtirdi.
    @ tdsn #2 parserlar ichin artik daha cana yakin!. tdsn #1'de bulunan bazi
    standart olmayan tagler kaldirildi ve standartlashtirildi.
    @ no carrier ve bronx'un homepageleri update edildi, bi bakin:
    http://nocrr.base.org/ ve http://bronx.base.org/
    @ tdsn artik html olarak da karshiniza chikacak, eski sayilar da html'ye
    chevirilecek. [hellooo kris? -ed]
    @ arteffect'e fatalica (coder) ve heaven's lord (gfxdude/musician) katildi.
    @ yeni grup: raven, memberlari: poison (coder), ghost rider (gfxdude) ve
    bir de musician oldugu rivayeti war.
    @ pentagram/bronx a$ik oldu :)
    @ buzyboy (gfxdude) no carrier'a katildi.
    @ pvtnet isteyen her gruba ayri alan achiyor.

    :rumours

    @ turk scene'ninin *ilk* ve *tek* _olacak_ olan partisi - demoniac'98 -
    [ he! entropy! :))))))) -ed] gelecek yaz belirsiz bi tarihte yapilmasi
    ichin hazirliklarin bi sure ichinde bashlamasi planlanmakta olsa bile
    fazla heveslenmeyin :d
    @ delag/opl, opl'den ayrilmayi dushunuyor. :)
    @ turbo/bronx pc almish, soylemeye utaniyomush.
    @ no carrier bi oyun relicek :) oyun mayoz bolunmeyle ilgili!
    @ zombie boys tekrar kuruluyor!, ghost/zb grubu tekrar ayaklandiracagini,
    bi kach eski memberin yeniden katildigini belirtti.
    @ ssg/arteffect music disklerinin kodunu bitirmish.
    @ pvtnet ishleshmeye gechmish (cash telefondan soyluyo)
    @ bir gfx disk mag chikacakmi$ (?) *secret*
    @ realtime'in chok gizli effektlerinden biri elimize gechti!!, hmmm
    chok iyi :)
    @ airbug realtime'a gechecek (girecek?)
    @ spoax/pegasos'un yeni member bulamamasi halinde intihar edecegi
    soylenmekte!

    :messages

    to: airbug/aliens
    from: pentagram/bronx
    msg: arim balim petegim...
    p100'umun potansiyel mu$terisi olarak bir messy gondermesem
    ayip olurdu :)

    to: airbug/aliens
    from: cash/no carrier
    msg: hackme olm serverlari /=,)

    to: all
    from: disq/no carrier
    msg: fanta, camlica & uludag rullaz

    to: all
    from: suicyco/no carrier
    msg: ehore

    to: all
    from: tron/no carrier
    msg: yalarim!!!

    to: barbarian/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: article ulan articleeee......

    to: barbarian/bronx & spectre/flare
    from: disq/no carrier
    msg: uhhmhhmmmhmmmmhmmmm..

    to: barbarian/bronx
    from: pentagram/bronx
    msg: coderlarin %67lik bir kisminin camel ictigi, geri kalanlarin
    3/5'inin ise bira sevmedigi bilindigine gore, istatistiksel
    verilere dayanarak standart sapmanin sapiti$inin %18'inin
    genel dagilimi... (zor i$ istatistik) ;)

    to: barbarian/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: bronx forever!

    to: barbarian/bronx
    from: airbug/aliens
    msg: telnet bronx.ml.org
    aloo.. ankaraya geliom aloo.. yer ayarla alooo..
    paso afyon kaymaaa aloo.

    to: buzyboy/no carrier
    from: cash/no carrier
    msg: welcome to scene.tr

    to: cash/no carrier
    from: pentagram/bronx
    msg: ulan dur be bu mesaji yazarken bile neler diyon bak gor utan:
    <penti^bnx> slm
    <cash^ncrr> selaaaaaam
    <cash^ncrr> +kel gonderiosun hemen
    <cash^ncrr> hemen hemen hemen hemen
    <cash^ncrr> hemen hemen hemen hemen
    <cash^ncrr> penti^bnx, haydin olm
    <cash^ncrr> elini cabuk tut :))
    <penti^bnx> yaziyoz lam, daa ne ;)

    to: cash/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: bembeyaz saalikli dishler, asitleri yok eder,
    shekersiz ciklet vivident, vivident, vivident, vivideeeeent :)

    to: cash/no carrier
    from: ms!/bronx
    msg: /=,))

    to: cash/no carrier
    from: airbug/aliens
    msg: hueahuehuahuehauahua \=,))) coolworld will rule :)

    to: cash/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: bugcim benim.

    to: chete
    from: spectre/flare
    msg: gel bize katil bize

    to: cori/arteffect
    from: ssg/arteffect
    msg: olm nerdesin?

    to: cougar
    from: ms!/bronx
    msg: ehehe, coder'ligi birakma!

    to: delag/opl
    from: spectre/flare
    msg: happy birthday!!!!!!

    to: disq/no carrier
    from: cash/no carrier
    msg: gel pisibord pisibord pisibord

    to: disq/no carrier
    from: suicyco/no carrier
    msg: pis adam, netmaillerimi okuma bi daaa.

    to: disq/no carrier
    from: airbug/aliens
    msg: does os/2 rule ? zin zin zin

    to: disq/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: biz aramiyoz diye herif hich aramiyo. (buradaki herif sen oluyon)

    to: draedan
    from: spectre/flare
    msg: shimdi olay neydi? dan miydi don mu? yoksa den miydi? :)

    to: fatalica/arteffect
    from: ssg/arteffect
    msg: cali$! intro yaz! kup dondur!

    to: fatalica/arteffect
    from: ms!/bronx
    msg: nerde lam 4k tdsn reader?

    to: forgotten
    from: cash/no carrier
    msg: forgotten...

    to: heretic/arteffect
    from: ssg/arteffect
    msg: yaw pazar gelemedik, quake'e dalmi$iz qube ile kusura bakma

    to: kris/clique
    from: pentagram/bronx
    msg: iron maiden ( ayrin meydin okunur :) ) ruls...

    to: kris/clique
    from: cash/no carrier
    msg: html...3...2...1...gooooooooo!!!

    to: lazy
    from: pentagram/bronx
    msg: olm nerdesin ayarsi mayarsi yoksun ortada??

    to: ms!/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: olm ne oole 11k 2 paragraf.. sen nasi edebiyat gordun okulda? /=,))

    to: ms!/bronx
    from: disq/no carrier
    msg: pepsi sux

    to: ms!/bronx
    from: pentagram/bronx
    msg: ehueh, abi sonra mr.bean geliyo, diyo ki....

    to: ms!/bronx
    from: airbug/aliens
    msg: amiga rulz.. emulators rule.. penti$ rulz :)

    to: no carrier grubu ve chalishanlari
    from: pegasos grubu ve chalisani
    msg: nerde olm (olmlarim) bu demontro ?!?!? yilbasi yaklasmakta.
    happy new year

    to: pentagram/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: sen a$iksin...

    to: pentagram/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: lam bulusamadik senle hala!!

    to: pentagram/bronx
    from: airbug/aliens
    msg: nasi gidio okul hocam ? ara sira gel vm laba ordan kasalim ehi eki

    to: pureblue
    from: spectre/flare
    msg: abi senden aski logo bekliyorum :)

    to: sam/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: nerdesin abi yaw?

    from: seldon
    msg: greets to: accuracy , alphaflight , blackmail , bronx ,
    censordesign , crest , dominators , enigma , fairlight ,
    genesis, hysteric , ikari , light , oxyron , padua , triad ,
    triangle , vision vs.. hehe

    to: serpil
    from: ms!/bronx
    msg: bunlari okuyosan tdsn 2 cikmistir ve sana bi kopya vermisimdir ;)

    to: serpil midir nedir
    from: pentagram/bronx
    msg: kizim bak ba$tan soyliim sen takilma bu gno denen herife. ;))

    to: spectre/flare
    from: cash/no carrier
    msg: sorumsuz editor seniiiiiiiiiiiiii... /;,>

    to: spectre/flare
    from: cash/no carrier
    msg: hiyar.

    to: spectre/flare
    from: ms!/bronx
    msg: severim seni bilirsin ..

    to: spectre/flare
    from: airbug/aliens
    msg: nedir, goremios seni pek ? ehi ehi.. sipam benim

    to: spoax/pegasos
    from: cash/no carrier
    msg: you lonely coder... /=,)

    to: ssg/arteffect
    from: ms!/bronx
    msg: olm, izmir'e bekliyom memphix 16xx cikti ehehe

    to: ssg/arteffect
    from: cash/no carrier
    msg: hani music disk?

    to: ssg/arteffect
    from: disq/no carrier
    msg: sprite sux

    to: ssg/arteffect
    from: spectre/flare
    msg: arteffect... bi buyuk a bi kuchuk t bi kuchuk f ne lam bu, inadina
    hepsini kuchuk yazicam

    to: ssg/arteffect
    from: airbug/aliens
    msg: reader ii olmu$, ogrettigim gibi yapmi$in aferim :) hehe

    to: suicyco/no carrier
    from: cash/no carrier
    msg: abi tolkien icin boooooleymish diolar...

    to: suicyco/no carrier
    from: airbug/aliens
    msg: sakallarina hastayimm... sakal birak yine :))

    to: taf/quasar
    from: cash/no carrier
    msg: a\box istereeeeeeem

    to: tron/no carrier
    from: cash/no carrier
    msg: font kullanma huleeeaaan

    to: tron/no carrier
    from: disq/no carrier
    msg: gfxler nerde leeeeeeeeen!!

    to: tron/no carrier
    from: airbug/aliens
    msg: abi, seni de goremios, grafiklerini gormek isterim ben.. :)

    to: zeus/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: topiclerlen oyneme leyn /=,))

    ::optimizasyon teknikleri (ssg/arteffect)

    bu yazida size kod optimizasyonu ile ilgili faideli bilgiler vermeye
    cali$acagim arkada$lar. i$te ba$liyoruz:

    1) gereksiz jmp'lari kaldirin:

    her ne kadar pentium ve ustunde branch prediction olsa da ve bundan dolayi
    jmp'ler 0 cycle yese de opcode olarak cok yer kaplamaktadirlar ve ba$ka
    kodlarin da cali$masina sebep olurlar.. kotu ornek olacak ama ornek bir kod
    a$agida:

    mov dx,count
    lab:
    mov cx,type hebe
    xor al,al
    rep stosb
    dec dx
    jnz lab
    jmp init_screen

    $uraya bakin!! gereksiz iki tane jmp var... ustelik bir de coder utanmadan
    "init_screen" denen ne idugu belirsiz bir rutine dallanma terbiyesizligini de
    gostermi$... bu rutin nasil optimize edilir hep beraber gorelim:

    cli
    hlt

    i$te bu kadar! eger bir cpu-meter'iniz varsa ve win95 di$inda bir i$ letim
    sistemi kullaniyorsaniz (cunku win95 bu koddan sonra kilitleniyor) task'in
    yuzde sifir cpu yedigini gorebilirsiniz. ustelik gereksiz jmp'ler de
    gittiginden pentium bu kodu cali$tirmak icin kendini fazla kasmiyor
    goreceginiz gibi...

    2) prefetch queue'dan faydalanin:

    bildiginiz gibi her cpu'da prefetch queue wardir. niye? cunku cpu e$$ek mi
    her opcode'u tek tek okuyacak. o da bi yere kadar okuyor hakli olarak... i$te
    optimization dersimizde opcode'larin boyunu kisaltmak icin bundan
    faydalaniyoruz.. ornek bir optimize edilmemi$ kod $oyle gorunuyor:

    mov ax,1900h
    xor dl,dl
    int 21h

    $imdi prefetch queue ile bu kodu nasil optimize ederiz? $oyle ki:

    cli
    hlt

    i$te!! ne prefetch queue kaldi ne bi skim kaldi... bombo$ bir kod! var mi
    daha guzeli daha optimizesi! ayrica ustteki kodu dword align ederseniz
    pentium'larda %30, ppro'larda ise %48 bir performans arti$i gorebilirsiniz.

    3) agi'lerden kacinin:

    agi'ler pipelined cpu'larda gorulen ve sonraki instruction'in oncekinin
    sonucuna ihtiyac duymasindan dolayi ortaya cikan delay'lere denir. cogu
    durumda agi'lerden kacinmak zordur. ama ya $u kodda?:

    lds si,vscr
    les di,screen
    mov cx,scrsize
    shr cx,2
    rep movsd

    burada goruldugu gibi basit bir screen move sozkonusudur. ama coder o kadar
    pi$kin ki, mov cx'ten sonra hemen shr cx koymu$. bundan dolayi zavalli pentium
    napsin pipeline'larini bekletiyor ki cx'in value'su otursun yerine oturakli
    bir deger alsin. neyse burada $oyle bir optimizasyon soz konusu:

    cli
    hlt

    i$te!! hem screen'i bo$u bo$una oradan oraya move etmekten kurtuluyoruz hem
    de muhtemel gereksiz ve kotu bir demo'nun kodlanip release edilmesini
    engellemi$ oluyoruz. ayrica ki$i win95 kullaniyorsa alet gocuyor.
    optimizasyonun faydalarini siralamakla bitmez burada.

    neyse bu sayida bu kadar. gelecek sayiya pentium ve ppro'larda cli;hlt
    ikilisinden daha optimize bir instruction olan icebp uzerine konu$acagiz.

    ::hate (airbug/aliens)

    ben var ya ben... bu bilgisayar olayini hic sevmiyorum...

    bir kere cali$irken cok fazla gurultu cikariyor.. neymi$ efendim sogumasi
    lazimmi$.. *bah* $u anda arabalarin pervaneleri bile sessiz cali$iyo.. tamam,
    bu sorunu son ses iron maiden dinleyerek a$tim, ama bu sefer de telefonu zili
    duyamiyorum.. *sigh*

    sonra $u mouse denen alet.. booghh.. elimi uzun sure ustunde tuttugumda
    elim aciyo, parmaklarim sizliyo.. gitar calarken zorlaniyorum sonra.. sol
    tu$.. sag tu$.. cift tikla.. boogh.. ha bu arada 'tiklamak' kelimesinden de
    nefret ediyorum. (bkz: a$agisi) parmak demi$ken klavyeler mouselerdan da
    beter.. backspace tu$unun (en cok kullandigimm tu$) yeri cok igrenc.. (return
    tu$u ile bs tu$unun yerlerini degi$tirmeyi denemek bana iki klavyeye maloldu.)
    ayrica, turkce karakterler standart olmadigi icin std. ascii karakterlerle
    turkce karakterleri 'emule' etmekten de nefret ediyorum. eg. buyuk kucuk
    harfleri kullanarak, usd ($) karakterini 'sh' okunan harf gibi kullanmak vs..
    bu da beni igrenc yava$latiyo..

    harddiskimin en gerekli oldugu zamaninda dolmasindan nefre ediyorum.. $u
    murphy denen adami bi bulsam, anasini aalaticam ama. lale adam.. ne geregi var
    bu kurallarin sanki..

    monitore uzaktan bakarsan yazilari okuyamiyorum. yakindan bakinca gozlerim
    agriyo... kimse 'filtre, kaliteli monitor, vs.' diye atlamasin, bu monitor
    olayina cozum olmadigini herkes bilio..

    bilgisyarin kendisinden nefret ettigim kadar bilgisayer 'turkcesi'nden de
    nefret ediyorum.. tiklamak.. dirlamak.. arayuz.. arabirim.. [ -- ed, buraya
    diger salak kelimeleri ekleyiver bi zaamet.. yaladim.. ] grrr... nefreeett..

    modemin atdtsinden sonraki sesleri insanin kulaklarini cirmaliyo, beynine
    tecavuz edio.. oki, zalak diiliz, atm0 yapabiliris.. ama o kadar.. o zaman da
    salak hatlarda bi sorun var mi, nedir diye merak icinde kaliyo insan..

    peki neyi mi seviyorum ??

    bilgisayar sayesinde kurdugum arkada$liklari..!!
    :))

    airbug.. 'raw stilinde yazmayi deneyen adam' :pp

    ::aksam (lazy)

    "ding dong".. kadin kosarak kapiya dogru yoneldi.. kapiyi actiginda
    karsisinda kocasi duruyordu.. "hos geldin kocacim" dedi kadin.. adam ise
    yorgun bir ifadeyle "hosbulduk" diyebildi.. baska bir sey konusmadilar.. adam
    yatak odasina dogru yoneldi.. ustunu degistirirken karisi seslendi ona "yemek
    hazir hayatim".. yemek masasina oturdular.. hicbirsey konusmadan yemeklerini
    yediler.. aniden adam ayaga kalkti ve calisma masasina dogru yurudu.. kadin
    "ama..." diye bildi sadece.. oysa bu gece kadinin planlari cok farkliydi..
    kocasiyla beraber eglenceli bir gecce gecirmek istiyordu.. adam kadina aldiris
    etmeden bilgisayarinin basina oturdu ve power dugmesine basti..

    kadin kendi kendine soyleniyordu bulasiklari bulasik makinesine
    yerlestirirken "gene basina gecti bilgisayarin.. bir gun olsun birak sunu,
    oyle kalsin.." adam da o sirada kendi kendine "yine mi yaw.. her gecen gun
    isimi daha zorlastiriyor su kadin" diyordu.. ama olsundu.. boylesi daha zevkli
    oluyordu.. ve adam bilgisayarin icine gomuluverdi birden..

    kadin kocasina seslendi "hayatim bu gece..." ama adam transa gecmis
    gibiydi.. hicbirsey duymuyordu.. kadin icinden "eh oyle olsun.. simdi goruruz
    bakalim el mi yaman bey mi yaman" diye gecirdi.. hemen yatak odasina yoneldi..
    odadan ciktiginda uzerinde insani tahrik edecek bir gecelik vardi.. gecelikten
    disari dogru firlayacakmis gibi gorunen gogusler, o daracik gecelige bir turlu
    sigamayan kalcalari insanin istahini (ihhhhh$$$.. lam bi hos oldum..)
    kabartiyordu..

    kocasinin yanina yaklasti ve $uh bir tavirla adamin onunde diz coktu.. adam
    karisina dogru hafifce donup bakti.. ancak kafasini hemen geri bilgisayara
    cevirdi.. "su anda olmaz" diye gecirdi icinden.. ama kadin bunu duymamiscasina
    kocasina kur yapmaya devam ediyordu.. birden adam sadece icinden gecirdigini
    farketti.. yuzunu bilgisayardan baska tarafa cevirmeden "simdi olmaz" dedi
    kadina.. kadin bir an duraksadi.. neden olmasindi ki.. simdi olmasi
    gerekiyordu.. ve adami tahrik edecek hareketler yapmaya basladi(anlayin ista
    lam.. opmeler oksamalar falan..) adam gene kendi kendine "lan.. simdi olmaz..
    daha sonra.." diye soylendi.. kadin aldiris etmeksizin devam ediyordu.. "bu
    kadari da olmaz ki.." dedi adam.. "ben seni rahatsiz ediyormuydum.." ama kadin
    adamin soylediklerini umursamadan adami tahrik edecek hareketlerine devam
    ediyordu.. artik adamin yapabilecegi bir tek sey kalmisti.. kendini kontrol
    etmek ve kadini dikkate almamak.. kadin birden adamin pijamasinin altina dogru
    uzandi ve cikarmak icin hamle yapti.. adam "yapma.." dedi.. ama kadin gene
    bildigini okuyordu.. kadin pijamaya asiliyordu.. adam sonunda pes etti ve
    hafifce yerinden oynayarak kadinin pijamayi ayaklarina kadar indirmesine izin
    verdi.. kadin elini adamin (beep) icine soktu ve (bepp) ile oynamaya basladi..
    adam birden irkildi.. kafasini bilgisayardan kaldirmadan "sana simdi olmaz
    diyorum.. sonra.." dedi tekrar.. "birazdan istedigini yapariz" dedi adam..
    kadin adami dinlemiyordu artik.. "bu sefer benim istedigim olacak.. birak
    kalsin bu gecelik.." dedi kadin.. adam kadinin ne soyledigini farkedemedi
    bile.. adam artik rahatsiz olmaya baslamisti.. bir eli klavyenin uzerinde,
    diger eliyle kadini hafifce yana itti.. ama kadinin vazgecmeye niyeti yoktu ve
    kendi istedigi olacakti..

    adamin yuz kaslari gerginlesmeye basladi.. agzi yavas yavas gulumseme
    pozisyonlarina dogru kayiyordu.. "biraz daha dayanmaliyim" dedi adam "az
    kaldi".. "evet iste oluyor.. hadi artik.. simdi.. evetttttt.."

    "woaahhhhhhh" dedi adam ve koltuga birakiverdi kendini.. rahatlamisti.. o
    sirada kadin kafasini bilgisayara dogru cevirdi.. yuzundeki gulumseme birden
    kayboldu.. olamazdi.. bu olamazdi.. nasil becermisti bunu.. bu nasil bir
    insandi.. kendini nasil bu kadar tutabilmisti.. konsantrasyonunu nasil
    kaybetmemisti.. kendi rekorunu gecmesi boyle bir durumda imkansiz gibi
    biseydi.. kadin buyuk bir hayal kirikligi yasiyordu.. gene yenilmisti.. kocasi
    rekorunu kirmisti sonunda.. o kadar da ugrasmisti oysa.. uzgun bir ifadeyle
    yerinden kalkti.. yatak odasina dogru ilerledi.. cani hicbirsey yapmak
    istemiyordu..

    o sirada adam zafer sarhoslugu icindeydi.. karisinin butun gun ugrasip
    kirdigi rekorlari yarim saat icinde kirmisti.. buyuk bir haz duyuyordu..
    karisinin yerinden kalktigini gorunce ona dogru dondu.. "nereye?" diye sordu..
    ama yanit alamadi.. karisina soyle bir bakti.. o etli kalcalar icinde
    birseylerin kabarmasina neden oldu birden.. ve yeni bir rekor kirmak icin
    karisina dogru atildi....

    (kamera hopppp.. yannis yere bakiyon olm.. dondur kamerayi soole
    bilgisayara dogru.. hah.. boole iste..) o anda ekranda tetris yazisi ve
    yazinin altinda hiscore'lar goruluyordu...

    p.s: adam kadina dogru hamle yaptiktan soora ne mi oldu.. nolucak.. yuzustu
    yere cakildi.. neden mi.. lam yaziyi okumadinizmi olm.. sizin de
    pijamalariniz ayaklariniza kadar inse ve ileri dooru atilsaniz sizde
    kafa ustu cakilirsiniz dimi..eheheh..nediyelim.. gecmis olsun adama.. :p

    ::ide'ler ve bagimlilari (disq/no carrier)

    selams,,

    kodirlar kodlarini genelde ide (integrated development environment) olarak
    adlandirilan ozel editorlerde kodarlar. bu editorlerin o dil'in anahtar
    sozcuklerini highlight etmeden tutun da, programi tek bir tu$ vuru$u ile
    compile/run etmeye, hatta tek tu$ ile online help ("cevrimici yardim" diyolar)
    $aapmaya yarayan bircok ozelligi vardir (bkz: tek tu$ olayi). bazi coderlar bu
    cisimleri (bkz: ide) pek ahim $ahim bulmazken, bazilari da onlara adeta
    taparlar. ilk kesim herhangi bir editorde kod kasabilirken, ikinci kesmin kod
    'kasmak' icin alelade bir editor acinca ellerinin titredigi ve ci$lerini
    kacirdiklari gozlenmi$tir. bu ikinci kesim kendine 'kod kasmak' konusunda
    guvenmez, mutlaka ide'lerin yardimina ihtiyaci oldugunu du$unur.

    adam gibi ide'si mevcut olmayan diller bu "kodirlar" tarafindan sevilmez.
    vak'anin cozumu, hastanin elindeki tum ide'leri ucurmak -hatta purge etmek- ve
    makdulu program yazmaya zorlamaktir (gerci zorlamaya gerek yoktur, eninde
    (boyunda (arrghghg)) sonunda "kodir" 'in kod krizleri tutacak ve onune gelen
    ilk editorde bi$iler yazmaya ba$lacaktir). neyse, bugunluk bu kadar. (uf,
    sikildim bu editorden, ke$ke article yazmak icin bi ide olsa :p )

    bibi,
    diks 'har har har har' ^ncrr

    ::global chaos (airbug/aliens)

    modemimin cevir sesini bugun 3. kez duydum.. artik ezberlemi$tim bu sesi..
    linux scriptim gerekli komutlari birbiri ardina uyguladi, ppp baglantiyi
    sagladi bana.. 'global chaos'[*]u adeta damarlarimda hissetim bugun icin 3.
    kez.. ( [*] not: yazar internet terimi yerine kullanmi$tir ) 'ya$adigin en
    guzel orgazmi al.. bunu 1000 ile carp.. ' gc yaninda hic bi$i diil bu.. kafani
    bir bok cukuruna sokmak, ama yine de o boklarin icini kari$tirabilecegini
    bilmek.. du$uncelere cok fazla dalmadan bitchx'i cali$tirdim.. efnetteki
    arkada$lar henuz gelmi$ olamazlardi, zira cet 3.20 am idi sadece.. o yuzden
    doruk.netten daldim ortama... aninda hayranlarimin hucumuna ugradim tabi ki..
    (priv. mesajlar) ah, yine unutmu$um, airbug- nicki de pek cok ki$i tarafindan
    farkedilmi$ti. neyse bir ara ayarlamaya cali$irim.. $imdi /nick
    airbug_away.... hmm oki, bizimkiler geldiklerinde beni bulurlar nasil olsa.
    $imdi sira boklari kari$tirmaya geldi.. evet... bugun listemde neler var
    bakalim.. hmm.. belcikadan bi site.. anti iron maiden sitesi... dur bakalim
    nedir.. finger @www.shit.dust.be.... no one logged in. telnet
    www.shit.dust.be.... connection refused.. hmm portscan www.shit.dust.be 0
    6666.... . . . [truncated] . *sigh* al i$te, 23. portu kapatip ba$ka portu
    acik birakan ba$ka bir salaklar takimi.. hmm bunu halletmem uzun surmedi.. $u
    www.ironmaiden.co.uk'a yonlendirdim orayi.. hehe.. $unu mailleyim efnet
    arkada$larina da gulsunler biraz. :)) dur bakalim.. pine'a girmi$ken
    bizimkilere de mail atiim de sabah ugrasinlar. canim sikildi.. cikicam artik
    biraz.. zaman muzik dinleme zamani.. (evet, istedigim grubun istedigim
    parcasini mp3 olarak dinleyebilirim ama... bkz. other article.. $u anda
    santana'nin bi plagini pikaptan dinlemek istiyorum ben.. zaten size ne..) ath
    shudo...

    argh! maillerime bakmayi unuttum.. kahretsin.. 3. baglani$im sebebi buydu
    oysa.. sanirim gc insanin bellegini zayiflatiyo.. 4. baglani$ tahminimden daha
    once gercekle$icek gibi..

    ** airbug **

    ::the first scene meeting report (cash & spectre)

    turkiyede ilk scene meetingi compex'97'de yapildi. spectre/flare tarafindan
    organize edilen meeting saat 11[!?!?]'de scene insanlarinin tuyap tepebasinda
    toplashmasiyla basladi.[gerci bunun bide backgroundu var ama size ne yaaa
    -cash]. yarim saat gec kalmadan sonra bulusma yerine vardigimizda
    [disq,spec,cash] etrafta tanidik kimse yoktu. cash webpage'deki grafige
    benzettigi kisinin ssg oldugunu dusunerek "acaba ssg gelicek mi" diye bagirara
    ilk tanishmanin gerceklesmesini sagladi. ssg/aft ve cori/aft biletsiz bir
    sekilde karsilandilar [gerci asil gelmesi gereken cori degil qube idi ama
    caktirmayin]. ssg ve cori, cash ve specin de biletlerini unuttuklarini duyunca
    $ok gecirdiler. spec "nasi iceri giricez off ya off" diyen insanlari "delag'da
    5 tane bilet var, gelir birazdan merak etmeyin" diyerek yatistirmasina ragmen
    delag birturlu gelmedi. dakikalar sonra sui/nocrr yaninda taf/qsr ve cengiz
    [scene guy diil ama iyi heriftir] belirdi.[ne tesaduf onnarin da bileti yoktu]
    scenerlar sabirsizlikla delag/opl'in gelip bu insanlari kurtarmasini beklerken
    bikan bikac scene guy etrafta bulunan cocuklardan bilet aliverdiler. spec ve
    cash hizir gibi imdatlarina yetisen nur yuzlu bir kadindan 2 adet profosyonel
    ziyaretci karti aldilar. bu sirada spec'in aklina etrafina bakinmak geldi.
    bikac saniye sonra delag'a benzettigi zat'in yanina dogru yuruyerek aslinda
    onlarin yarim saattir dreadan ile [yoksa dreaden miydi? -spec] orda
    beklestiklerini kesfetti.

    bismillah diyip tuyap'a adimlarini atan cemaa..pardon...scenerlar artik
    yawash yawash dagilmaya bashladilar.[saat 1'de yeniden bulusma karari aldiktan
    sonra elbette] ilk kachanlardan ikisi ssg ve cori idi. ardindan sui ve ekibi
    bikac dakika sonra da delag ve dreadan da kayboldular. yine 3 kisi kalmistik
    ki bunun scene meeting olma ozelligi nerde kaldi diye dushunurkene saat 1'de
    yeniden bulushma karari aldigimizdan ichimiz rahat, gonlumuz ferah
    gezinebiliyorduk.

    gezinen scenerlar arada yeniden karsilasiyorlardilar ki zeus/bnx'in
    meetingimize tesfir ettigi ogrenildi.

    saat 1'de yorgun ac ve bitap dushmush scenerlar bulusma kolonunun orda
    yeniden belirmeye bashladilar. "biz aciiiiiiiz" bagrishmalari arasinda disari
    kendilerini atan scenerlar icherisinde zeus/bnx ve taf/qsr yoktu.[sattik
    herifleri] (ama uyarmishtik :d) bir vucut olup beyoglunda bir kokorecciye
    giden scenerlar karinlarini doyurduktan sonra ssg ve coriden ayrildilar.[gitar
    icin satildik ey halkim] bu sirada kelepir'in kapisinda yeniden taf ve zeusla
    bulusan scener grubu megavizyonun merdivenlerinde muhabbete bashladilar.

    bir sure sonra yeniden acikan azgin ac gozlu scener grubu tatlici
    yolundayken yeniden ssg ve cori ile karsilastilar.tatlicinin kapisinda dreadan
    bizi terketti, sniff. tatlicida litrelerce su icen sui butun hesabi odeyerek
    scenerlari mutlu etmeyi basardi. (bilseydim ben de yerdim :d -ed) cikista da
    delag'i yitiren grup hemen ardindan cengiz'in ayrilmasiyla yikildi ve coktu.

    daha sonra kalan zavalli scener grubu beygir bbs tayfasi ve ankara ekibiyle
    harmanlanarak scene meetinglerini bitirdiler.

    sui: cok yorgun olduundan ve berk geleceginden eve gitti...
    taf & zeus: sikildiklari icin ayrildilar...
    disq & spec & cash: baktilar olacak gibi degil once fuara [hamam] sonra da
    evli evine yolcu yoluna yaptilar...

    ben cash,
    ben spec,
    hayati paylasabilmek icin birdahaki scene meetingine kadar elveda.[koro]

    ::? (delag/opl)

    selam.. ha?

    neyse spectre bana cok yalvardi buraya yaz diye na bende yaziyom iste..
    acikcasi ne yazcaamida bilmiyorum ?! spectre onu bunu cekistir diyo (valla)
    bende cekistiricem ... [ !$@#%%!%^ :) -ed ] yavv ama kimi cekistircem? kimseyi
    tanimiyorumki lan ben? ama acikca soyliim tdsn'in ciktigini duyunca valla
    agladim...hemde hungur hungur.. yani sonunda fransa 98 umutlarini son maca
    tasiyabildik.. hakeza bi entropy'de agladi... shit ve kaon'un he halt ettigini
    bilmiyorum.. neden agladim?bi sorun ama di mi? oyle kek gibi atlamayin hemen..
    cunku bir ruya gercege donusmustu...1 ve belkide 2 senelik bir ruya.. gerci bu
    ruya tamamen spectre'nin kendi egolarini tatmin etmek icin yaptigi birseydi
    ama olsun yenilmedik ezilmedik... (bak spectre.. eger bu sozlerimi yalanlarsan
    ilk yaptigin diskmag interfaceini herkese dagitirim rezil olursun cumle
    scene'e ona gore...) [ ehi, olm yashamak istiyosan bole sheyler yazmamalisin..
    i-ih. olmadi shimdi. -ed ]

    neyse eger bir konu varsa onuda dagitmayalim.. fm ben sonra gittim oraya
    felan... sonraciima filan.. (buralari boyle gecistiriyorum kusura bakmayin..)
    ama aallaah icin varya 1 sendir filan bi scene olayinin disindayim..ama beni
    bilen bilir.. ben sceneden ayrilirken "gidisim suskun oldu ama donusum
    muhte$em olcak" demistim... gerci bi bok degismedi ama olsun dondum ya.. $imdi
    bu noktada cok duygulandim ve konuyla ilgili bir animi sizinle paylasmak
    istiyorum... (ulan benim bu konuyla ilgili bir anim yokki?) neyse ozaman bende
    konuyla ilgisi (uzaktan yada yakindan) olmayan bir animi anlatiim..: simdi bi
    gun kadikoyde spectreyleyn bulusucaktik... sahsen ben oraya yarim saat gec
    gittim.. (ve bununlada her zaman gurur duymusumdur..) elimdede na boyle
    gocaman bi 5.25 disk... neyse ben vapurdan indim kosma eylemi icinde
    bulusucaamiz yere gittim... tesadufe bakinki spectre'de benim geldigim yone
    dogru geliyomus.. yolda karsilastik. kisa ve rezil bi muhabbettten sonra
    napalim acaba sorusunu degisik bicimlerde defalarca kendimize ve birbirimize
    sorduk... yaziciogluna tesrif etmeye karar verdik... yavv bu ani burda cok
    sikici oldu.. yazmicam birakiyorum.. zaten artik duygulanmiyorum.. yani durum
    boyleykeyn boyle..yavv daha ne yaziimm.? ama bundan sonraki aylarda da
    yazarsam.. (zaten bu tdsn'de cikarsa...) size muthis bir hizmet vermeyi
    dusunuyorum..:)) valla daha ne yaziim yaa... benden bu kadar..?

    [ tdsn #3'e yazi yazabilip yazabilemeyecegin merak konusu ama.. :d -ed]

    ::ebegumeci (disq/no carrier)

    uff.. acayip canim sikiliyo.. tidiyesen de cikamadi bi turlu. naapsam
    bilemiyom. linux bootup gimp mi compile etsem, oturup watcomlan mi uura$sam,
    niye penti$im olmadigini du$unerek gelicek 5 yilin kalkinma planini mi yapsam,
    yoksa sadece oturup doors mu dinnesem.. ama ben burda salak salak yazi
    yaziyom, sanki bi mok becerebilcekmi$im gibi. uff. offf.. pofff..

    debin ms!'in +kelini bi gozden gecirdim, herif ne gussel yazmi$, uff,
    ozendim wallaha. "wall, aha!" esprisi bile yapabilcek durumda diilim $u an..
    of, doors cok bunaltti beni, lam, tuvalete gidesim de geldi.. siz bekleyin ben
    geliyorum. beni ozlemeyin. doors da beklesin bekledigi yerde..

    lala. geldim.. klozette otururken du$undum de, acayip bunalimken 3 $arki
    ile ilac gibi gelip $ifa daatan the doors, $imdi beni bunalimla$tiriyo (ehore,
    waiting for the sun ba$ladi). neysem, baydim, scene ile ilgili bi$iler
    yazmassam bu yazi yayinlanmiicak. hmm. ne yazsam.. ha bu arada, bu sayidaki $u
    ide'ler uzerine olan yazidaki imla ve dil ve gramer ve anlatim hatalari icin
    sizden ozur diliyom. cok iirench bi yazi olmu$tu... of of of.. yarin klasik
    cuma sinemami yapicam, biyerlerden para bulmam lazim.. neyse buluruz bi
    $ekilde.

    scene... sceeeeeeneeeeeeeee.. hmm. ne yazsam.. uf, of, pofffff... ayk,
    aklima be$ikta$in parfum reklami geldi. "siyah beyaz rengin var, ne buyuk
    kanadin var". ne iiirencliktir bu yaa. neyse.. jim morrison dokturuyo burda,
    banane be$ikta$tan erolta$tan. uf.. naapmali.. hmm.. du bakalim ne zicicaz:
    "scene sce ve ne kelimelerinden olu$ur, bunnar latince bi$iler demektir" yok
    olmadi, $iir yazmayi denesem:

    siyah beyaz rengin yok,
    cepecevre ceperin de yok
    edisonun babasi edi miydi,
    nekropsy niye nekropsi oldu,
    ehu, olmadi bu $iir, yenisini yazicaz.

    stairway to heaven'daki lady var ya,
    cigirsam sana, ona benzion desem,
    eser mi ruzgar, zicar mi karga
    nemrut daginda gorkemli duran
    eserleri talan etmezler di mi

    uymadi.. hmm. naapsak.. $arki soylesem.. yok bo$ver. hmmg. en iisi biraz
    daha icli yazmak:

    icli kofte sever misin,
    icli okusam dinler misin,
    icine etsem guler misin,
    icin icim icim yanarken.

    icine ettiler guzelim $iirin,
    senin icim icim yanan icin cok mu umurumda,
    her havuzun dibi ayni,
    icine ediim, bunu da almanca diye yutturdular.

    senin gorevin jim, tabii kabul edersen,
    incele havuzlari, teker tekerlek,
    bak bakalim, harbiden dipleri ayni mi?
    diilse gel bize de anlat,
    lakin ayniysa yapicak i$lerim var.

    salak kodir der ki,
    baydim ben bu i$ten,
    hadin bana qubilay,
    goru$uruz elbet ba$ka bi yerde,
    saat ba$kayi ba$ka geciyorken.
    ba$kala$im mi demeli,
    off niye hala yaziyom,
    yeter diye baarcam, olmiicak
    lakin evde yeter adinda bir kimse yok.

    (20 kasim, 17:13)

    ::bunalim koder (ms!/bronx)

    -bunalim koder #1-

    of off..

    saat gecenin 4'u.. isyerinde diilim.. :) tv'de bottom'inda `artik amlak
    satmak cok kolay 0900 3101311` yazan bi teletext (yazim hatasi benden diil
    tv'den) harbi.. ben niye bu salak seyi izliyom.. bekleyin bi.. hah.. ayse
    ozgun.. en azindan budaa iyi.. konu mu ne? bilmem.. ama kadin sacini
    degistirmis.. neyse.. ne alakasi var.. bosverin..

    ehue.. soylemeden gecemiycem konuklardan biri maske takmis.. heralde
    taninmamak icin.. ehue. komik..

    deminden beri demo/intro izliyom helak oldum.. artik makineden cikan
    sicaklik nedeniyle terlemeye bile basladim.. pepsim var camel'im var ok..
    bikac intro izleyince insan gaza geliyo.. geciyom qedit'im basina ve basliyom
    bisiler yazmaya.. realmodeint 13h hmm.. guzel simdi.. hmm.. sikiliyom tabi
    geciyom benim diger code'a.. icebp ve lidt ve dr7 ile ugrasiyom.. artik
    gozlerim ekrandaki fontlari smoothlastirmaya basladi.. simdi fontlar gozume
    daha bi hos gozukuyo.. tdsn #2 reader prev hd'de.. neler eklesem bilemiyom..
    bi cin atasozunun dedii gibi uzuntu ve muz kabugu

    aklima fat, ssg, qube ile kahvaltida line ve clipping hakkindaki yaptigimiz
    geyik geliyo.. cpc iyi line cizermis.. hmm.. nasiki.. nerdeydi o cpc
    emulator.. hmm.. simdi ready. mov ax,0 .. hata verdi.. salak.. gec.. (aslinda
    burda mov ax,0 yerine xor ax,ax daha hizli olurdu ama bilmediim bi makine
    hemen optimizasyona gecmeyelim..)

    yak bi camel daa.. canim sikilinca otururum acarim ufo'mu.. hd'de file'lari
    ordan oraya tasir, dir'ler acar bi nevi hd'mi duzenlerim.. bundan zevk aliyom
    iste.. boyle bi is olsa girerim.. her turlu hd file'lari duzen- lenir ..
    parasi o kadar iyi olmasada olur.. zevkli bi is.. hmm.. :)

    yine dondum... tv'de film'de bi kadin vardi onu capture'ladim.. `claire
    forlani` mis adi.. guzel kiz.. neyse.. oturdum cd'lerim yan taraflarina
    cd'lerin isim ve numaralarini yazdim.. bu iyi oldu simdi baktiim yerden hemen
    ismini goruyom.. saat 5 oldu..

    aksam olsada hackers filmini izlesem.. 21:00'da.. aciklamasinda sakin
    evde denemeyin diyo.. niyeki.. merak ettim.. hd'deki tum partition'lari
    speedisk yaptim.. iyi oldu..

    anaa.. arabanin ruhsati reality bites kasetimin ve selpak mendilin
    altindaymis.. buldum hos oldu.. haah! hd'ler sustu.. sadece fan sesi ve tv'den
    cok zayif anlasilmiycak kadar zayif ses geliyo.. bide keyboard sesi.. simdi
    millet kacinci uykusunda ben oturmus yazi yaziyom..

    bu arada bi tv programi bitti upscrollda sarlo asistani bilmemne diyo..
    neki bu.. upscroll fena diil.. ama font salak.. hmm.. reklamlar.. guzel
    raytrace anim'ler var.. dur yaw.. ben birazda su raytracing ile ugrasiim
    birazdan sikilir yine gelirim.. bi yere gitmeyin..

    offf.. bu distance'i niye hesapliyoz.. niyeeeeee.. kim yazmis bu
    formulleri.. kolay kolay yazsalarda implement etsek.. ayrica kirmizi isikta
    durmazsaniz 1.8milyon ceza varmis.. tv'den duydum..

    -bunalim koder #2-

    kimse bana inanmasada camlarin felan kenarlarina surulen o macunlarin
    aslinda c4 olduguna eminim.. korkuyorum, korkmasam vercem voltaji ispatliycam
    ama emin olamiyom, yani c4 oldugundan eminim ama belkide bir orgut, macunlari
    c4 yaparak bir gun herkesten ayni anda kurtulmak istiyodur, bunu ben baslatmak
    istemem.. o ben olamam.. ama beni hipnoz edip, bilinc altima yerlestirdilerse
    bilemem.. korkuyorum..

    taktim bi kere neden boyle kadinlar yeni dogmus bi cocuk felan
    gorduklerinde amanda amanda diyolar.. kimdir bu amanda?.. yoksa bir
    sembolmudur? belkide guzel/tatli bir kiz'dir, oooyle olan digerlerinede
    sembolik amanda denmektedir. bilemiyorum.. kokenini bilememek; bu beni
    korkutuyor..

    hatirlarim, fuar'da lunapark (buyur bakalim buda luna-tic'den mi geliyo?)
    kismindaki o kamikaze'leri felan severim (izlemeyi) ama hareketlerini
    formulize edemiyom, ondanda korkuyom..

    su an kesin arkamda biri var, beni izliyo, farketmemis gibi davranmaya
    calisiyom, belki sikilir gider.. korkuyom.,

    -bunalim koder #3-

    (ileri safhada bunalmis bir coder'in hangi konumlara dustugunu gosterip
    diger coder arkadaslari korkutmamak icin bu kisim yayinlanmiyacaktir)

    ::takim ruhu? o da ne? (cash/no carrier)

    turkiyede scenenin gelishmesinin onundeki nedenleri hich dusundunuz mu? bir
    dusunun... bir coder oturuyor ve bir efekt kodluyor.. ardindan gfx dude'a "sar
    ordan 2 paket gif" diye e-mail atiyor.. gfx dude buna karsilik "al abi yagsiz
    tarafindan sardim gifi nasi olmush? kiyma yapiim mi?" diye bi e-mail cakio...
    coder cizilen gfx'i begenmio ve "hade len otur duzgun bishe ciziktir" diye bi
    e-mail cakio.. bu en dogru bulunana kadar devam ediyo.. ama niye? cunkuuuuu
    gerzek coder ve gfx dude ayni ruhu yakaliyamamish e-mailleshme disinda bir
    iletisim kuramamish ve birbirlerine tam olarak dertlerini annatamamish
    oluyorlar...

    bir grubun organizatore ihtiyaci yoktur cunku aslinda takim ruhu olan bir
    grupta zaten herkes tek basina birer organizatordur... grup bir vucut gibi
    hareket edebilir ve uyumlu bir sekilde projelerini tamamlayabilir. grubun bir
    sonraki adimda naapcaani organizatorlere birakmamalidir [org olmamalidir
    yani..] grup butun bunlari takim ruhundan almali ve scene spirit denen olayla
    iyi harmanlamalidir.[cay harmanlar gibi]

    gruplarin ruhsuz ve isteksiz olmasi halinde grup dagilmaya ve dead olarak
    flag edilmeye mahkum olur. sonra gruptan ne bir ses nede bir haber alinir..
    degil grubun birseyler rel etmesi artik elemanlarinin birbirleriyle iliskileri
    bile kesilir ve birbirlerini aramaz olurlar. grup olayini sanki ciddi bir ish
    gibi dusunmeye bashlayip bu olaydan zevk alamazlar. halbuki olmasi gereken her
    elemanin birlikte calishtigi kisiyle arkadash olmasi ve insanlarin birlikte
    yaptiklari birseylerden haz duymalari ve birseyler uretmenin mutlulugunu
    yasayabilmeleri gerekmektedir.

    spiritsiz bi scene kuru bir agaca benzer [alaka]. agacin gorunusu ne kadar
    renksiz kuru ve kotu olsada o agac aslinda cok iyi yanar ama insanlar onu bir
    arac olarak kullanmaya ondan ruhani herhangi bir haz almamaya bashlar.
    scene'de yapilan partylerde de bu acikca gorulur. grup ruhu olmayan gruplarin
    yaptii sadece hiz ve govde gosterisi olan demolar insanlarin birbirleriyle
    eglenmek zaman gecirmek icin degil de yarismak icin bulunduklari party
    placelerde gosterildiginde insanlar bundan ne zevk alabilir ki? zevk alanlar
    sadece dereceye giren gruplarin elemanlari [hatta sadece coder'i]; kendilerini
    kanitlayabilenlerdir.

    sonuc sudur ki scene spiritsiz scene, ruhsuz elemanlardan da grup olmaz.

    cash of no carrier...

    ::salata (ms!/bronx)

    hava günesli,bugün de 'of bugün çok sicak olacak' denen havadan olabilir.
    neyse bekle ve gör.dün yürüyüse çiktim.sebebsiz degildi bu yürüyüs.deniz
    kiyisinda havanin kararmasini bekledim.kayaliklarin üstündeydim,sürekli
    bakildikça daire gibi gözüken günes oradaydi.bakistik onunla.sonra yüzünü
    bulutla kapatti. ya günes ben sana ne yaptim? cevabini verse de anlamiyacagimi
    biliyordum. anlamak için zorlamadim. zaten günes dili ve edebiyatindan zorla
    geçerdim. kayanin üstünde oturuyordum, benden baska insanlarda vardi orada.
    amiga'yla beraberde gel mistik birkaç kere oraya, amiga'yla geldigimizde bir
    balik ziplamisti marmara denizinden, oturdugumuz kayanin yakinlarinda,ben
    görmüstüm o görmemisti. marmaradan yine bir balik siçradigini gördüm,ben balik
    yemeyi sevmem, balikta bunu biliyormus demek ki, sevmiyorum diyorsak yemiyoruz
    da demiyoruz ki, eve aliyorlar, 'yiyin zihninizi açar','kaç lira biliyor
    musunuz?'....yiyoruz, yanliz yasayan bir insan olsam ya da evlendigim zaman
    karimda balik aramayan biri olsa ya da bir ögrenci olsam birkaç kisiyle ayni
    evde yasasam onlarda baligi sevmezse ben de baligi aramam. ama çekici olmuyor
    degil balik ekmek. su ana kadar almadim. az ilerimde kolu kizin omuzunda olan
    bir erkekle omuzunda bir erkek kolu olan bir kiz vardi. sag kolumun oldugu
    tarafta iki tane karsi cins vardi. bir tanesi yasli bir tane yasli degil.yasli
    dedigim orta yas bile degil. orada bana ilginç gelen..., cümleyi bitirmeden
    önce orada da benim omuzuma elini atan biri oldu, belki çok kisinin omuzuna
    elini atmistir. benim arkadasim cana yakin birisidir, yaslidir, ben yokken,
    sen yokken,anam yokken,babam yokken,dedemin dedesinin,ondan önceki
    dedesi,ondan önceki dedesinin dedesi yokken o vardi.benim omuzuma yine elini
    atti.utaniyor görünmez birisi o. üç noktadan devam, üç tane lastik yat
    vardi.lastik yat demek, tahtadan yapilmamis, lastikten yapilmis yat demek.
    oraya yanasmazlardi. üç degil dört taneydi. vapur iskelesine yakin, deniz
    otobüsü iskelesine yakin yerdeydiler. kayaliklar, sol tarafima dogru
    uzuyorlardi, sol tarafimda oturan,adamin eli kizin omuzunda olan çiftten sonra
    oturan baskalari da vardi orada. benim aradigim yer arkamda diye düsünüyordum.
    güneste gitmemisti daha. günesin gitmesi gerekiyordu. cantali adam geldi,ben
    45m kadar asagiya oturdu,denize benden daha yakindi,ben görmeden havlu
    çikarmis,kayanin üstü ne örtmüs,kirmizi beyaz çantanin içindeydi
    herhalde.walkmen'i de varmis,kulakliklarini gördüm,walkmen'i görmedim,bana
    müzik sesinin gelip gelmedigini hatirlamiyorum, adam sigara
    kullaniyordu,birseylerde yiyordu,teneke kutudan birseyler içiyordu. teneke
    kutuyu insallah atmaz.neyse gördügüm kadariyla atmadi. kulakligini çikardi.ben
    gelirken eger orada biraktilarsa olmadi,nasil yapmis lardir,ipine tas
    baglamislardir,neyin açilisi olurki,tam derenin önünde,o dereye lagimda
    akitiyorlarsa eger (akitilip akitilmadigini bilmiyorum) neyin açilisi
    olabilir,niye oraya balonlari dizmis olabilirler.yonca apartmanini kutluyoruz,
    siz de kirletin,sizde içine yapin denizin,yok efendim denizin içine yapmak
    için buraya kadar gelmenize gerek yok,teknoloji çaginda yasiyoruz efendim,siz
    evden yapiyorsunuz,yaptiklariniz buraya kadar geliyor,tabii efendim gerek yok
    burada çamasir yikamaniza,biz buraya kadar getiriyoruz,yikayin,deterjanlarla
    yikayin (reklam yok kardesim baska kapiya) biz marmaraya döküyoruz.havada
    kararmadi,ele omuz atma meselesi orada duruyor,o balonlari oraya niçin
    koyduklarini açiklayacagim (900 900 xxx 'i de kullanmadan). oturdugum yerden
    kalktim,ayagim kayaliklarin arasina girdi,insanlar baktilar mi bilmiyorum,
    vakit geçmesi için yürümek istedim, vapurdaki insanlar disari çikiyorlardi.
    arabalar tabii ki yolun üzerinden geçiyorlardi.

    yürüyorum, deniz otobüslerinin iskelesinin giris kapisindan geçiyorum.
    gazetecinin oradan, kayikçi adami görüyorum, kayikçi adamdan önce ilginç
    olarak,araç girmez tabelasi ve satilik eski püskü kayik var. müracaat bilmem
    ne ustayaymis. onu gördügümde yenisini alirimi diye düsünüyorum, belki de
    filmlerdeki gibi olur, güzel bir müzigin çaldigi filmde bir adadan kurtulmak
    için yapilan sandal, yeni alinmis bir evin tamiri olayi daha somut kilacaksak
    rocky serisine bak dayak yedikten sonra çalismaya baslar ilk önce basaramaz
    sonra basarir.ben zaten rocky sevmem. arnold severim ayrica ub 40 severim. ama
    ub40 artist degil. olsun zaten hayat sinemaskop 1 film degilmi? kayikçi adamin
    oralarda bir köpek vardi,adam bir kayiga macun atiyordu,tam kartpostallik diye
    düsündüm.yürümeye devam. oradan bakildigi zaman karsisi gözüküyor yani benim
    az önce geçtigim yerler. hava daha kararmadi, gidecegim yerde orada, az sonra
    orada olacagim, hava kararsa. baglanmis kayiklar, yatlar, içinde insan olan
    bile var, mayolu kizda var, sanirim ilkokula giden bir kiz, burada
    yasiyorlardir belki. hey! hala oradamisin? ne bileyim hiç sesin çikmiyorda!
    canin sikildi felan sandim yani. yürüyorum,hala hava kararmadi.resimler,duvara
    resimler yapilmis, uzaktan, vapur iskelesinden, deniz otobüslerinin oldugu
    yerden, ya da yanindaki litresi 250 tl satilan belediye çesmesinin yanindan
    (oradan geçerken saate de bakmistim .saat 8.00 falandi, hava hala kararmadi),
    ya da bilmem ne okulunun parka yaptirmis oldugu çocuklarin oynamasi için
    yaptirdigi o salincak kaydirak ivir zivirinin arkasindaki tellerden pek ilginç
    görünmüyordu.aklimda ilk kalmis olan, o beyaz sakalli ihtiyar, eski çaglarda
    yasamis dinle ilgisi olan ihtiyarlardandi bence (belki mevlanayi taniyordur),
    sigara, ondan sonra canavara benzeyen bir resim, yesil bir canavardi herhalde
    bu, kollarini bana dogru açmis (açiklama: sen eger oradan geçersen sana dogru
    açacak, insan ayrimi yapmiyor, yanliz hayvanlar arasinda yapabilir,
    kediler,fareler,yerde yürüyen kuslara elini açamaz,tabii insanlar arasinda
    yapmaz dedim ama acaba yerde emekliyen bebekler ve digerleri için nasil bir
    durum sözkonusu olur bilmiyorum), hava kararmadi daha, insanin yüzüne baktigi
    zaman seni tanir. kule, yukari çiktigim zaman gördüm mü bilmiyorum ama orada
    balik tutan bir adam var, onu uzaktan seyreden bir adam, geriye dönerken
    adamin oltasinda bir balik vardi. indim, kiyiya yakin bir kayanin bir kayanin
    üstüne oturdum. siirin devami olabilir mi? hava kararmadi,oradasin. elini
    omuzuma atmisti biri,rüzgardi o. simdi de deniz çagiriyor beni. denize diyorum
    ki çok büyüksün. dalmayi seviyorum. hayatimda tüple dalmadim, benim dedigim
    dalma ufak dalmalar,hani atiyorsun kendini suyun altina,nefesin yetene kadar.
    bazen uzak bir yerden daliyorsun, oradaki gitmek istedigin kisinin yanina
    kadar gitmeye çalisiyorsun, yavas yavas beliriyor o kisinin bacaklari,
    çikiyorsun onun yanina.hava kararmadi. vapurlar dönerken insanlar benim
    suratima bakacaklar diye bir tedirginlige kapiliyorum ama bunun ne zaman
    oldugunu bilmiyorum, o yat geçerken mi? geçtikten sonra mi? once mi? yoksa
    üzerinde hava karardiktan sonra gidecegim yerin adresi kagidi çikardiktan önce
    mi? kalktim,arkami döndüm.adam baligi yakalamisti,bisiklet orada duruyordu,
    belki o baligi tutan adamin belki seyreden adamin.yürüyorum, hava kararmis
    degil hala.(bak:english==>still). ama bu sefer geldigim yoldan degil, duvar
    gibi yerden gidiyorum, baktigimiz resimlerin duvari, yürüyorum,bir kadin
    var,belki bir kiz,bence kizdi,çantasinda tenis raketi, karsilastigim çiftten
    sonra gördüm onu sanirim.birde dikkatimi çeken küp gibi yer oldu, çiçekler
    koymuslar içeri, duvar yerine geçen delikli beton olmayan seyin üzerini
    sarmasiklar sarmis. belki bunu yetistirenler, bütün kiyidaki kayalarin üzerini
    sarmasini istiyorlar, baliklar için iyi olacak, ama body çalismalari
    gerekiyor, çünkü yüzgeçleriyle sarmasik dallarina tutunamazlar, ama bakarsin
    bir gün marmara denizine bakariz temizlenir, o zaman body çalismak zorunda
    kalmaz baliklar. hava kararmadi. söylemedim demin, zodiac ya da joker ne ise
    adi o sisme motorlu botlardan biri yanasti orada bagli olan yata, genç oglan
    yata çikti, kapagini kaldirdi yatin üstünde bir yerin, tabii bu botu
    bagladiktan sonra oldu. söylemedim demin, adamin biri kovayi denize atti su
    almak için, sonra ufak teknenin üstüne döktü, motoru açikti, baska adamda
    vardi, o tekneye bagli olan ayni isimli motorsuz bir kayik daha vardi. iskele
    vardi oraya yakin bir yerde oraya bagli olan demir yigini orta boy
    büyüklükteki gemimi denir nedir bilemem o nesne bana zevksiz geldi. tenis
    raketli kizi gördüm, yüksek yerden atlarken birilerini daha gördüm. teller
    olmasaydi, düz giderdim ama kartpostalin içine birileri daha girmisti. devam.
    hava kararmadi, ne zaman kararacak. geçtigim yerlerden geçtim, yürü, balonlu
    yere gel, adam elindeki silahi aileye benzeyen toplulugun içindeki oglana
    gösterdi. aile devam etti. ben oturdugum yerden geçtim, oturdum mu?
    hatirlamiyorum. devam, bir çift gelmisti ama ne zaman ben oraya ikinci defa
    girdim mi? devam. devam ediyorum. yolda giden bisikletliler. bir tane
    bisikletlinin sirti açiliyor bisiklet giderken. benden uzaklasiyor sirti
    açilarak. oranin yani gidecegim yerin izasina geliyorum. yürüyorum, insanlar
    var kaldirimda,yan tarafta yani denize yakin olan yerde büyük tas borular,
    üzerlerinde yazilar,taslarin hemen altinda oturmus üç insan,ikisi bir arada,
    öteki yanliz oturuyoruyor. onlar da havaninin kararmasini bekliyorlar mi? bir
    genç toplulugu, kaldirimi kaplamislar yürüyorlar,oraya gidene kadar hava
    kararir diye düsünüyorum, iki kisiyle beraber karsiya geçiyoruz. ortada duran,
    yesil otlari olan yerden geçiyorum, karsimda isiklari yanan,bir kisinin oldugu
    lokanta mi? tavernami gibi bir yer. niye açik acaba? belki bu saatlerde degil
    de daha sonraki saatler doluyordur, bir kizla annesi önümde yürüyor,
    konusmalarini tam hatirlamiyorum simdi. nufus cüzdanim cebimde ne olur ne
    olmaz. karsiya geçecegim, insan insana bakinca birbirini tanir ama. tren
    yolundan geçerken, yaklasmakta olan trenin sesini duyuyorum, kos, birinci
    ray,isigini gördüm, ezilerek ölsem onun kulagina gider mi? ikinci ray, kos.
    manav gibi bir yerden kadinlar birsey aliyorlar,yokusu çikmaya baslamisken
    demin isigini gördügüm geçiyor,yük treni yolcu degil. yokusu çikiyorum.
    bakiyorum, bu cadde miydi? yürü 46 numara.16 numara,18,9 numara hey bu nereden
    çikti, bu cadde degil ki öbürüydü. obür caddeye bakalim, minibüsler.
    köfteci,gir içeri, karanlik sokak, yine o yanan isik o adam orada oturuyor,
    sorsam mi ona hayir ikinci defa gelisimde ona sorarim. 10 numara,9,4 numara,bu
    numaralar azaliyor benim aradigim 46 numara,belki su tarafa dogrudur, buradan
    mi geliyordu o, yakinmis. hayir.geriye. burasimiydi, kagida yazmadigim isim bu
    muydu?a????.hadi buradan girelim, hey dikkatli ol yukariya bakma, balkonda
    oturanlardan biri o olabilir, 18,...yok....yok...minibüs caddesi yine.
    polisler. gir köfteciden. evet bir o tarafa dogru gidelim. 16,18 numara. hey
    bu numaralar artiyor. burasi olabilir, bu apartmanin numarisi kaç gözükmüyor,
    ama burasi artiyor,devam. buralari nereleri yahu, yol küçülüyor. yine minibüs
    caddesi. su apartman olabilir. bakalim,öbür taraftan dolasip kapi numarasina
    bakalim. minibüs caddesi. oo bunun altina da bir atari"ci (ne aptalca bir
    isim. atari 800xl var tamam, atari 520 st var tamam, atari 1040 st var tamam,
    ama o zavalli, sinir, gicik makinenin bu arada bir iyi birseyler çikabilir
    aptal arcade makineleriyle ne alakasi var.). hayir yok. yeniden bakalim.
    polisler. adamlar benden süphenelir mi acaba? hey bu benim aradigima benziyor,
    o mu acaba? saçlar, iyice sarilmislar, beni tanimamali, gözler, dudaklar,
    çevir kafani, eger oysa, ne olacak ben burada geziyorum, o olabilir, takil
    pesine.

    ::amige.tr scene oldu mu? (manowar/amigart)

    neredesiniz ey millet ?.niye bu kadar cabuk amiga`ya arkanizi dondunuz ?
    gecen yil aralik 1996`da eugene, taf, zeus, suicyco, nock, cyber bu
    arkadaslarin hepsi #amielite #amiga_warez kanallarinin altini ustune
    getirirlerdi.ama en az 6 aydir bu kanallarda benden baska turk gozukmuyor.

    ben amigart kullanici grubunu kuranlardan biriyim.dagilmaya yuz tutmu$
    amiga kullanicisini bir araya getirmeye cali$tik.bu amacla 2 tane web sitesi
    actik ve onlari elimizden geldigince guncel tutmaya cali$iyoruz.eger
    bilmiyorsaniz adresler burada :

    amigart http://www.medyatext.com.tr/amigart
    game-art http://amigart.home.ml.org/

    bu ay backyard brothers`in yaptigi delarith adli platform oyunu amiga
    format dergisinin hem cd,hem floppy versiyonunda cover-mounted game olarak
    verildi.biz amigart olarak workbenchi ve 30a yakin programi yasal olarak
    turkce`ye cevirdik.onescapee gibi yeni amiga cd-rom oyunlari artik turkce de
    destekliyor.

    amiga.tr scene`de cok yetenekli insanlar var ancak cogu ne yazik ki
    makinaya olan inancini kaybetmis gozukuyor.avrupa`daki bircok demo grubu ise
    amiga icin cd-rom oyunlari yaziyorlar.ornegin ;

    ambrosia vulcan software genetic species 3d`yi yaparken, oxyron trapped ii
    cd oyunundan sonra bu ay trapped 3un demosunu cu amiga cdsinde amiga`cilara
    sundu.^max^dcde su meshur quakein amiga versiyonunu gelistirdi.onun
    sayesinde cok yakinda id software ve clickboom quakei amiga icin cd-romda
    piyasaya surecek.

    yeni cikan ppc kartlari,rtgmaster,cybergraphx,picasso 96 gibi rtg
    yazilimlari ile amiga hala kesfedilmeyi bekliyor bu kadar yildan sonra.lutfen
    biraz cesaret, birakin $u microsoft,intel,directx sacmaliklarini da gercek bir
    hobi olan amiga`ya geri donun...

    bilmiyorum belki hayalperest oldugumu du$unuyorsunuz ama, birkac ay sonra
    herkes amiga hakkinda bir daha du$unecek.

    not: bu arada amiga scene hakkinda yazi yazmak isteyen varsa onlara amigart
    web sitemizde yer vermeye haziriz....

    manowar
    sinan2@geocities.com

    ::turkiye'de bir scene party (spoax/pegasos)

    nasil mi ? elbette sirlari asagida gizli. sizin(!) yazariniz spoaks'i
    okumaya devam edin...

    turkiye'de madem bir scene olusuyor (veya biz oyle saniyoruz) bir
    partymizin de pek yakinda organize edilecegini saniyorum.

    hic oyle olmayacak duaya amin dedigimi sanmayin, yinede dereyi gormeden
    jeanlerinizin boyunu kisaltmaya gerek yok. (hic yok) cunku onumuzde sorunlar
    var. birincisi fazla scener yok veya bulusma olanagi kisitli. bayagi pahali
    bir organizasyon ve sponsor da lazim. zaten sayimiz azken kimse ne sponsor
    olur ne de tam anlamiyla bir kalabalik cekebiliriz.

    turkiye'de durum ne yazikki her alanda boyle. cok sayida metal grubu var.
    iblis, disorder... fakat bunlar ancak barlarda konser yapabiliyorlar. demo
    sceneinde olanlarda ayni durumda, demolara ilgi duyanlar cok az ve hala
    kendimizi begendiremiyoruz. cunku isin ucunda para yok !

    simdi iyi okuyun. bu fikir su siralar neredeyse moda olan bili$im '97
    fuarini duyunca cikti.

    benim onerim buyuk baliklarin yaptiklarini aynen uygulamaktan geciyor.
    madem ki buyukler tanitim icin stand aciyorlar bizde fuarlardan birinde stand
    acabiliriz.

    bu fuarlara zaten ilgili ilgisiz ne kadar insan varsa herkes geliyor.
    scenerlara haber vererek onlarinda fuara katilmalariyla bir kosede biz de
    isimizi yapabilir belki toplumda (hic degilse bilgisayardan anladigini sanan
    kisminin) ise yaramaz diye baktiklari demolarla ilgili fikirlerini
    degistirebiliriz.

    simdi sizden gelebilecek tepkileri tahmin edebiliyorum. ama yinede bunu bu
    ilk birkac yil icinde dusunemeyiz fakat zamanla bu olay gerceklestirilebilir.
    sayimizin surekli arttigini dusunecek olursak hicte hayal olmadigi
    anlasilabilir.

    tabii bir olasilik daha mevcut. zengin bir scenerin fuari mekanini bir kac
    gunlugune kapatmasini isteyebiliriz. :)

    tepkiler, oneriler, ... bekliyorum.

    spoax/pegasos

    ::demo dunyasi (god/analog)

    artik bu dünya ile tani$manin zamani geldi geçiyor bile..

    degi$ik bir konu ile mükemmel bir dergiden hepinize merhaba. demo
    hastaligina yakalanan tüm okurlarimiz, bu sayfalarda hastaliklarina ilaç
    bulacaklar. daha önceleri demolarin pekde ilgisini çekmedigini dü$ünenlerin
    bile bu dü$üncelerinden zamanla vaz geçeceklerine inaniyorum. özellikle
    bilgisayar ba$inda uzun süre çali$an insanlarin, en azindan streslerini
    atabilecekleri bir kaynak bile olabilecektir. gördügünüz gibi demo dünyasi
    konu ba$ligimiz altinda sizlerle demo dünyasina uzun bir dali$a geçecegiz.
    geçmeden önce demo ile ilgili herhangi bir bilgisi olmayanlarinda bu sayfalari
    okumaya devam etmelerini diliyorum; bu ilginç dünyaya adim adim
    yakla$acaksiniz. sizlere demo ile ilgili bilmeniz gereken her $eyi
    anlatiyorum. artik yolumuza eksiksiz devam etmeliyiz. fakat demo ile çoktan
    tani$mi$ olan okurlarimizida unutmadim. onlara 1996'nin en iyi demo gruplarini
    ve yaptiklari demolardan bahsedecem. demo dünyasindan son haberleri sizlere
    ilerleyen satirlarda zevkle anlatacagim.

    $imdiii! önce demo nedir bir taniyalim; demo grafiksel efektlerle dolu,
    çe$itli dallarda uzmanla$mi$ uzman ki$ilerin bir araya gelip, bilgisayarin
    maximum gücünü kullanarak yaptiklari, yeteneklerini gösterdikleri muhte$em
    gösteri programlaridir. i$te bu gösteri programlarina demo denir. ( piyasada
    ticari programlarin demo programlariyla, benim anlattigim demo programlarini
    kari$tirmayin. ticari demo programlari, kisitli kullanim programlaridir ).
    demolar genelikle bir kaç ki$i yada daha fazla ki$inin olu$turdu bir grup
    adina yapilir. dünyada yüzlerce demo grubu var ve gün geçtikçe bu sayi
    artiyor. daha önce bir demo görmü$ olabilirsiniz. örnegin bazi oyunlarin
    içerisinde gelen intro'lar gibi. intro'larda bir demodur fakat bunlarin
    uzunluklari genellikle 64k civarinda degi$mektedir. demo tarihini kisaca
    açiklayacak olursak; daha önceleri commodore-64'te birisi bu tür bir gösteri
    programi yapmi$. o zamanlar böyle bir ugra$ adi olmadigindan kendine özgü
    olarak yaptigina intro adi vermi$. bu i$e merak saran artmaya ba$layinca bu
    ugra$ günümüze kadar geldi ve devam ediyor. en büyük geli$meler commodore-64,
    amiga, atari-st alanlarinda idi. fakat bu gün çagimizin öncüleri olan pc'lere
    geçerek devam etmektedir. kisaca intro deyimi 100k'nin altindaki demolar için
    söylenebilir. demolarin uzunluklari ise 100k'nin üzerindedir. uzunluklari için
    bir sinir konulmami$tir. fakat yapilan demolarin kolay dagilmasi açisindan
    genelde 100k ile 8mb arasinda degi$mektedir. uzunluklarinin bu kadar büyük
    olmasi genelde grafik ve müzik dosyalarindan kaynaklanmaktadir. gruptaki
    üyelerin ayri ayri görevleri vardir. ama bazen birisi bir kaç i$ide tek ba$ina
    yapabilmektedir. grup üyelerinin ayri ayri görevleri oldugunu söylemi$tik.
    ˜sterseniz $imdide görevlerini inceleyelim:

    @ organizer : grubun tüm organizasyonunu yapan ki$idir. grupla ilgili her
    olaydan haberi vardir. diger gruplarla olan baglantilari, demo severlerden
    gelen istek ve mektup i$lerinin sorumlusudur. grup demosunun tüm yazi i$lerini
    yapar. kisaca grubun yöneticisidir.

    @ coder : grup için en degerli üyelerden birisidir. yapilan tüm kaynaklari
    bir çati altinda kendi teknik ve yaraticiliklariyla birle$tirirler. yani demo
    programcilaridir. fakat bu programcilar sizin bildiginiz basic, clipper
    programcilarina benzemezler. programcilikta profesyonel düzeyde ugra$an
    ki$ilerdir. genelde çogu, assembly dilini kullanirlar. tabiki tutupta basic
    ile demo yazmaya kalki$mak gerçektende gülünç olur.

    @ graphician veya gfx artist : yapilan demolara her türlü grafikleri
    hazirlayan ki$ilerdir. €izilen grafikler tam anlamiyla önemli bir konudur.
    €izimlerin çok iyi olmasi bir yandan da coderlarin yaraticiligini arttirir.
    hazirladigi grafikler ne kadar iyi olursa demonun çekiciligi bir o kadar
    artar. kisaca grubun tüm grafik i$lerinden sorumlu üyesidir.

    @ musician : €ogunuzun tahmin ettigi gibi grubun müzisyenidir. yapilan
    demolara ayri bir görsellik kazandirmak için birde demoya müzik ilave edilir.
    grup müzisyenleri piyasadaki çe$itli müzik kartlari (sb,sbpro,sb16,gus gibi)
    sayesinde, özel, demoya uyumlu müzikler yaparlar. müzikler genelde demo
    sirasinda background modda (arka planda) çalar.

    @ sysop : system operator'unun kisaltilmi$ halidir. grubun bir bbs'i varsa
    (ki olmak zorunda), yaptiklari demolari dagitabilmeleri için bbs'ler en uygun
    ve en hizli formüldür. i$te sysoplar bu tür dagitim görevini üstlenen
    ki$ilerdir. grubun adini duyurabilmesi sanirim bir bbs'in olmasinin ne kadar
    gerektigini açik açik göstermektedir. yapilan demolar mükemmel olabilir fakat
    bunu göremedikten sonra hiçbir anlami yoktur...

    böylece grup üyelerinin görevlerinide ögrenmi$ olduk. fakat burada
    anlattigim grup üyelerinin görevleri sanki her dalda tek ki$i görevliymi$ gibi
    oldu. hayir! böyle bir kisitlama yoktur. yani bir grupta birden fazla coder,
    musician olabilmektedir. bunun di$inda gereksinim duyulan çe$itli görevleri
    bulunan üyelerde bulunabilir. bunu grup üyeleri kendi aralarinda ihtiyaçlarina
    göre belirlerler. hatta bir kaç demo gruplari bir araya gelerek ortak bir demo
    bile yapmaktadirlar. sonuçta somut bir rekabet degil 'bütün gruplar dostluk
    dolu bir rekabet içindedir' demek daha dogru olur. demo ile ilgilenen üyelerin
    ya$ sinirlamalarida yoktur. fakat bu bir gerçek ki genelde 14-28 ya$ grubu
    insalarin ilgisini çekiyor. tabiki belirli bir ya$tan sonra artik hayata
    atilan çogu democularin dogal olarak eskisi gibi demo yapmakla ugra$acak
    zamanlari olmayacaktir. šstelik demo ile ugra$anlar hiç bir $ekilde bu
    ugra$iticari amaç için yapmazlar. €ünkü bu ugra$in hiçbir ticari beklentisi
    yoktur. tamamiyla zevk için, en iyilerin arasina ula$abilmek için verilen bir
    ugra$tir. her yil bahar aylarinda çe$itli ülkelerde (finlandiya, hollanda,
    ˜sviçre... gibi) demo partileri düzenlenmektedir. dunyadaki bir çok grup bu
    partilere katilirlar. partilere katilirken bir miktar giri$ ücreti
    verilmekterdir. buradan elde edilecek gelir, parti için harcanir. örnegin;
    partinin yapilacagi yerin tutulmasi. bunun için oldukça büyük bir yer
    gerekiyor. partiye katilan gruplar bilgisayarlarinida getirecekleri için
    elektrik masraflari gibi bir çok masraf kar$ilaniyor. parti sonunda en iyi
    gruplarada ödüllerini vermek unutulmuyor tabiki. tabiki bu tür partilere
    çe$itli ülkelerde herkesin gidebilmesi mümkün olmuyor. bu yüzden bir çok
    demosever bu zevkten yoksun kaliyorlar. merak etmeyin! onunda bir çaresini
    dü$ünmü$ler ve disk magazine'ler (bilgisayar ortaminda democulara özel
    hazirlanmi$ magazin programi) hazirlaniyor ve dünyanin dört bir yanina
    dagitiliyor. böylece herkesin çogu $eyden haberi oluyor. günümüzde en çok
    tercih edilen disk magazine olarak 'imphobia' gösteriliyor.

    grup üyeleri yaptiklari demolarda gerçek adlarini kullanmazlar. her üyenin
    bir handle'li (lakab yada takma adi) vardir. bu intronun ilk çiki$i sirasinda
    crack (program kiran) gruplarindan esinlenilmi$. program kirmak yasadi$i bir
    i$ oldugundan üyeler gerçek adlari yerine handle'larini kullanirlar. ( crack
    gruplarinin demo guplariyla bir ilgisi yoktur ). bu birazda democulara
    çekicilik kazandirmaktadir. fakat bunun yaninda gerçek adini kullananlarda yok
    degildir.

    $imdi sizlerle 96'nin en popüler 10 demo grubunu inceleyelim:

    grup adi/son yaptiklari en iyi demolari
    1) nooon - stars, wonders, no!
    2) complex - dope
    3) orange - x14, television, project xyz
    4) e.m.f - verses
    5) future crew - second reality
    6) impact studios - project angel
    7) valhalla - fluid motion
    8) majic 12 - show
    9) triton - crystal dream 2
    10) holcyon - lifeforms

    gördügünüz gibi bu yilin en iyi grubu nooon seçildi. nooon demosunu izledim
    ve gerçektende birinci olmayi çoktan haketmi$. yaptiklari stars ve wonders
    adli demolari son derece profesyonelce hazirlanmi$lar. complex önceleri
    a$agilarda gezerken $imdileri ikinci siraya yerle$mi$. ba$arilarinin devamini
    diliyorum. future crew ise geçmi$ yillarin bilinen en iyi demo grubudur. 93'te
    çikardiklari second reality adli son demolari unutulmuyor. fakat 93'ten beri
    henüz yeni bir atak yapmadiklari için gün geçtikçe geriliyorlar. e.m.f
    grubunun yaptigi verses adli demoyu izledinizmi bilmiyorum ama ben izledim.
    özellikle bill gates'in bulundugu bir partda çok gülmü$tüm. bill gates'i ilk
    defa degi$ik $ekillere girerken gördüm. biraz kisa olmu$ ama yinede çok güzel.

    $imdiye kadar hep yabanci gruplardan bahsettik. peki türkiyede demo
    gruplari yok mu? elbette var. hatta dünyanin en iyileri listelerinde dola$mi$
    gruplar bile var. isterseniz birazda bu gruplardan bahsedelim;

    bildigim kadariyla bu yaz türkiyedeki gruplar siki bir çali$ma temposuna
    girecekler. bu çali$malarin sonucunu kisa bir süre sonra sizlerde
    göreceksiniz. bbs'lerden hatta yurdi$indan gelen programlarda bile türk
    gruplarinin yaptiklari demolarla kar$ila$acaksiniz. artik türkiyede bu tür
    faaliyetler giderek artmatadir. türkiyedeki demo gruplari analog, bronx,
    clique, accuracy oplamerz.. belkide bizim bilmedigimiz demo gruplarida vardir.
    $u anda bilinen en iyi türk gruplaridan birisi analog. bu grup 1991 yilinda
    kurulmu$. daha önce amiga'da faaliyet göstermi$. 94'ten itibaren pc'de
    gerçekten ciddi $eyler yapiyorlar. kisa bir süre sonra tüm bbs'lerde bir
    demosuna veya introsuna rastlarsiniz.

    unutmadan, bir ara mercury adli bir demo grubu kurulmu$tu fakat kisa bir
    süre sonra grup malesef sessizce dagildi...

    sanirim buraya kadar demo dünyasi hakkinda yeterince bilgi sahibi oldunuz.
    aslinda yazacak daha o kadar çok $ey varki satirlar yetmez. merak ettiginiz
    tüm konulari bana yazabilirsiniz. tüm ele$tiri ve görü$lerinizi bekliyorum.
    görü$mek üzere...

    god/analog

    ::turkiye'nin scene'i (spoax/pegasos)

    selam millet,

    bu yazi da bir anlamda tanitim ama daha cok turkiye scenei ile ilgili
    olacak. (diger yazimda zaten tanitmistim ecnebisini... )

    ecnebi diyarlarinda seneler evvelinde filizlenen democuluk surekli bir
    gelisim icinde en sonunda turkiye'yi de icine cekebildi. ne yazik urun (demo,
    intro..) bazinda hala uretken oldugumuz soylenemez; fakat son zamanlarda eski
    yeni gruplar ortaya cikmaya basladi.

    yurdumuzun uc yani denizlerle cevrili olmasina ragmen democulukta dort bir
    yanimiz kapali. simdiki scenein onculeri eski c64 ve amiga zamanlarindan kalma
    kisiler ve bunlar yurtdisinda da takdir kazanmis urunler yaratabilmislerdi.
    fakat yas ilerledikce emekliye ayrildilar ve ortada bir bosluk doldu.

    pcde ise 3 sene evveline kadar bitek flux vardi ki buda eski
    commodorecularin kurdugu bir gruptu. sonra bu grup dagildi. elemanlarin yeni
    olusturdugu gruplarda var.

    gunumuze bakacak olursak bildigim tanidigim iki grup var : no carrier ve
    arteffect. no carrier oldukca genc elemanlardan olusuyor. bu aralar missionary
    adli bir demontro calismalari var. digeri arteffect arkasinda ssg [coder] epey
    is basaracak gibi gorunuyor. bu siralar bir musicdisk hazirliklari var.

    birde bunlarin disinda adi disinda hic birsey duymadigim bronx ve clique
    var. tanimadigim icin uzgunum cunku asil scener onlar ve bizler biraz caylak
    kaliyoruz. zaten bunlar infolarini reklamlara koymuslardir. orada uyelerle ve
    erisim ile ilgili bilgi vardir muhakkak. gidin birazda orayi okuyun.
    (mag'imizin cok cesitli bolumleri bulunmaktadir. oku oku bitmez. ;) )

    bide benim kurmaya calistigim grup varki su anda hala kurulus asamasinda.
    bu sebepten her tur katkiya acik oldugumuzu belirtirim.

    turk scene'inin gelismesi konusunda bu magin az da olsa bir etkisi
    olabilecegini dusunuyorum. zira pek cok kisiye demolar cok anlamsiz geliyor.
    bunlardan birkacini etkileyerek scene'e katilmasini saglayabilir belki.

    hadi gorusuruk. ilk kez yazi yaziyorum. ve kendimi hic begenmedim. :-(

    demolarin sihirli dunyasina elini veren... kolunu kaptirir.

    spoax/pegasos

    :coding corner: 3d teknikleri -2- (spectre/flare)

    kaldigimiz yerden devam ediyoruz: ;)

    - - - - - - - - - - - - - - - - cuthereifuwant - - - - - - - - - - - - - - - -

    [1.2.1] environment mapping (ve fake phong shading)

    sira geldi en gozalici effectlerden birine, environment mapping. yapmamiz
    gereken tek shey x ve y vertex normallerini o vertex ichin u,v kordinati
    olarak kullanmak. bildiginiz gibi normallerimizin uzunlugu max 1'dir, bundan
    dolayi degerler -1 ile 1 arasinda degishir. bu da bize u,v kordinatlarini
    bulmamizda kolaylik sagliyor, boylece texture'unuzun buyuklugu onem
    tashimiyor. 256*256'lik bir texture ichin formuller:

    vertex.u=(vertex.nx*128)+128;
    vertex.v=(vertex.ny*128)+128;

    *128+128 yazilmasinin normallerin negatif olabilmesinden kaynaklaniyor.
    sonuch olarak u ve v kordinatlari kesinlikle negatif olmuyor. bunu sadece
    object init rutininizde yaparsaniz objenizi kaba olarak map etmish olursunuz.
    eger bunu her framede yaparsaniz (tabii ki her vertex ichin) environment
    mapping effectini elde etmish olursunuz :)

    peki ya bu fake phong shading de nesi? evet, environment mapping ile
    gerchek phong shading'i aratmayacak ve chok hizli olarak phong shade effectini
    elde edebilirsiniz fakat bunun chok dezavantaji wardir. bunlardan en onemlisi
    gerchekten ishik kaynaklarina dayali olarak hesaplanmamasidir. fake phong
    shading sadece texture degishtirilerek obje ustunde environment map
    uygulanmasindan ibarettir! bazi intro/demolarda texture mapping ve ayni anda
    fake phong shading de kullanilmasini gormushsunuzdur. bu ikisinin
    karishimindan olushan ve size phong shading izlenimi veren bir tekniktir.
    (ornegin her vertex ichin iki u,v kordinati dushunun, biri sabit, digeri
    envmap ichin kullanilmakta. ve ikisini mix ederek poligon chizen bir rutin)

    [1.2.2] gouraud shading

    konumuz normaller, vektorler ve ishiklandirma oldugundan gouraud shading
    algoritmasinin detaylarina giremeyecegim, bunun yerine poligonun her koshesi
    ichin ishik degerlerini nasil bulacagimizi anlatmaya chalishacagim.

    rutin aynen flat shading (1.1.2)'de oldugu gibi, fakat burda face normali
    yerine poligonumuzun uch koshesindeki vertexlerin normallerine bakiyoruz. dot
    product ile her koshedeki renkleri bulup interpolationla poligonumuzu
    chiziyoruz.

    gouraud shading gerchekten en gelishmish real time shading algoritmasidir.
    bazilariniz hemen atlayacak: "peki ya phong shading?", phong shading'i "real
    time" kategorisine sokmak gerchekten zor. chunku _gerchek_ phong shading'i
    neredeyse hich bir enginede goremezsiniz. hayir, tabii ki zorlugundan degil,
    yavashligindan ve gereksizliginden. belki bazi enginelerin dokumanlarinda
    yazar: " * phong shading" :), fakat ya bu _fake_ olan phong shade'dir ya da
    engine bir raytracer engineidir, ya da 5-fps'de chalishan bir engine.. :)

    bir de quadratic gouraud shading war, bu bildigimiz gouraud shadingin daha
    gelishmish versionu. phong'a daha yakin, daha smooth goruntuler elde etmemizi
    saglayan bir cheshidi. fakat fazla bilinmeyen ve kullanilmayan bir yontem.

    - - - - - - - - - - - - - - - - cuthereifuwant - - - - - - - - - - - - - - - -

    [end of tdsn 2]
  5. #3 the silence

    :editorial (spectre/flare/bnx)

    tamam tamam biliyorum, bulunacagim ilk meetingde beni linch edeceksiniz..
    ama ishte burda, sonunda :d [6 ay mi oldu cash?]. fakat gordugunuz gibi
    oldukcha uzun (122k!) bakalim bunu okuyabilecek misiniz? :)

    yenilikler arasinda ilk once tdsn tag sisteminin deishmish ve gelishmish
    olmasi ayrica eski readerlarla uyumsuz olmasi geliyor. gidin readlerlarinizi
    fixin shimdi :) (gerekli ayrintilari tags adli articleda bulabilirsiniz).

    tag olayindan bashka yeni "shey"ler de var.. mesela reviewlar geri geldi,
    ve iki turk productioni (heretical ve emanon) review edildi. interview
    koshesinde bu ay scene'in renkli simalarindan kris/rebels/clique'i konuk
    ediyoruz :d party report koshesinde izmir'de yapilan scene partisinin iki
    raporunu bulabilirsiniz :d. coding corner devam ediyor, gfx corner'da da
    junkie/tds'in lightwave ichin yazdigi tutoriallari bulabileceksiniz.

    umm onceden dedigim gibi bu sayi en buyuk sayi oldu ve tdsn yasasina
    uydu :). [tdsn #n < tdsn #(n+1)]. bunun olacagini tahmin etmiyorduk :) fakat
    #4'de daha fazlasini isteriz :d

    bu arada delag/no carrier/opl'e 5dk'da bu sayida gormush oldugunuz logoyu
    yaptigi ichin teshekkur etmek istiyorum. teshekkurler delag! :d

    spectre/flare/bronx

    --co-editorial:

    evet, tdsn#3 ile karsinizdayiz. 6 ay gecikme ile aslinda 4'e gelmish olmamiz
    gerekirdi ama idare edin. hem bakin bu sayida size 120kblik mega tdsn'i
    getirdik[gozlerinize aciyorum]. benden size oneri bu sayimizi bir seferde
    okumaya calishmamaniz, yoksa beyinde ve gozlerde kalici zararlara neden
    olabilir. aksam yatmadan once 10 pgdnlik tdsn okursaniz kendinize iyilik
    etmish olursunuz sanirim.

    6 ay gec kaldik ama bir bilseniz neler oldu bu aylar icinde. bikere en
    onemlisi ve en kotusu +keller, msglar, reviewlar yazilmadi. [bikacini zorla
    yazdirdim hatta :)] ayrica spec'in elektirikleri kesildi, telefon sapigi oldu,
    kahvesi bitti. spec'le yaptigim bir kavga sonucunda bir grup kurdum[faab]; ama
    ne alaka hich sormayin...

    bu sayida bayagi bir gelishme kattettik. boyutu [ #4'ten fazla birsey
    ummayin.. yada 1 sene bekleyin anca gecer 120kb'i :))], tagleri ve icerigi ile
    yepyeni. icerik umarim her sayida biraz daha gelisecek ve genishleyecek. tag
    olayina gelince, uzgunum ama tdsn readerlariniz bu sayida errorler verip
    cakilacaklar. her sayida tdsn taglerini degishtirmemiz olasi oldugundan ben
    birtane "ai'li tdsn reader compo" aciyorum, kolay gelsin.

    compo demishken aklima tdsn#2'de ilan ettigimiz "tdsn logo compo" geldi.
    digecegim shu ki nasil scene lan buuuuuuu!!!!!!$^#%^&#%^*#%^*@^ sadece 2 logo
    ve 2si de airbug'dan [yalarim]. bu baglamda airbug'i hem logo compo 1. ve 2.si
    hem de yilin scener'i seciyorum. [ ve yilin sapigi tabii! ]

    neyse fm bu sayiyi da okuyup bitiriniz. gozlerinize dikkat, ruh sagliginiza
    daha bi dikkat ediniz.

    cash/no carrier/faab

    :news

    @ tdsn'in tag sistemi gelishti! [ readerlarinizi update edin, tags adli
    articleda ayrintilar yaziyor -ed ]
    @ tdsn "arkabahce" adli edebiyat/kultur dergisinin daha yeni yayinladigi
    olgu'nun "kumandasiyla komshusunun televizyon kanallarini degishtiren
    adam" yazisini aylaaar once tdsn #1'de yayinlamishti.
    t d s n yayincilikta 1 (biiiir) numara!!!! :d
    @ plecxus (gfx) ve blackmagic (code) arteffect'e joindi.
    @ heaven's lord arteffect'ten atildi.
    @ ssg/arteffect fatalvision sourcelarini release etti.
    @ cash free as a bird'u kurdu, airbug free as a bird'e katildi,
    (free as a bird [faab] bir amiga grubudur)
    @ turbo/bronx pc aldi!
    @ whip/analog'in oglu burak 3 aylik oldu! ;)
    @ spectre/flare bronx'a katildi.
    @ ms! askerde.. ozledik seni!!
    @ sam/bronx'in uzaylilar tarafindan kachirildigi uzaylilar tarafindan
    yalanlandi!! nerdesin sam!!
    @ tms overdose'dan gitmezse bishiler yapacak.
    @ turbo/bronx 5-6 aydir bluejean'da hiphop sayfasi yapiyor :)
    @ golem dagildi..
    @ quattro memberlist: equinox (music,gfx), image (code), mathman (code),
    mcf (code,gfx)
    @ lost (gfx) ve cosmo (code) the dark sect'e katildi.
    @ shock productions kuruldu, memberlist: cash/no carrier, spectre/flare
    @ shock productions emanon'u release etti. (1 day production) [15 mart 4pm]
    @ shock productions dagaldi. (ayni gun icherisinde) [15 mart 5pm]
    @ raven yakinda introsunu release edecek.
    @ realtime'in demosu irony yakinda chikiyor!
    [www.geocities.com/siliconvalley/vista/3042/irony.htm]
    @ compex scene meeting ]['ye gelenler arasinda
    cash,disq,suicyco,delag/no carrier, ati,dodo,mosquito,sensei/realtime,
    junkie,lost,cosmo/tds, poison/raven vardi :)
    @ tds musician ariyor!
    @ suicyco/no carrier m68k linux'una x kurdu!

    :rumours

    @ aegis/asc scene'i birakti?
    @ entropy/opl 3 seneden sonra kod kasti!! ama sadece 2 satir!
    @ quasar gelecek aylardan birinde re-organize olacak, gruptan
    bir chok kishinin atilacagi ve hatta grubun isminin deishecegi
    soylentiler arasinda :)
    @ tds gfxdisk yapmayi planliyor :)
    @ no carrier tiridine banacak :)
    @ delag/no carrier spectre/flare'i gordugu anda yok edecek..
    [ bir java appletin vardi senin, ama bi tane, nooldu? -ed ]
    @ entropy/opl'in akbille ilgili ilginch planlari var :)
    @ tdsn #3'un bir de ozel ms!/bronx versionu kagitta chikacak.
    [ pardon airbug, senin ichin yapamadik! ]
    @ emanon ][!
    @ eho 'di chikamayan intro' re
    [ sui, ve sensei'ye en ichten sevgilerimizle ]

    :messages

    to: airbug hayranlari
    from: airbug/realtime/faab
    msg: bugunlerde mali darlik icerindeyim, finansman saglayin bana.. email
    airbug@lords.com, sonra bana para gonderin, bir 17 inchlik monitoru bile
    yok bu zavalli gfxer-wannabe'nin

    to: airbug/realtime/faab
    from: disq/no carrier
    msg: yaliyosunuz bakiyorum bayim. ben de sizi yaliyorum..

    to: airbug/realtime/faab
    from: cash/no carrier/faab
    msg: cok sapiksin be sekerim... bi doktora gorun sen? [kendine mesela? /=,))]

    to: airbug/realtime/faab
    from: spectre/flare/bronx
    msg: al tdsn'ini!! :)

    to: all
    from: sniper/tds
    msg: tidiesen #2'de #1 news olmusuz... editore saygilar... :)))

    to: all
    from: suicyco/no carrier
    msg: lala

    to: archmage/tds
    from: junkie/tds
    msg: > ehore selamlar
    ^^^^^^^^^^^^^^^^
    hadi lan,ehore de ne olii ?

    to: archmage/tds
    from: sniper/tds
    msg: <junkie^tds> > note:taylan irc de emrah gelsinde igelim onla diyor...
    <junkie^tds> ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    <junkie^tds> dur ben ona burdan clear spring (% 95 alkol..) getireyim de
    <junkie^tds> icme neymi$ gorsun :)
    <sniper^tds> :)) getirsin de, uzerine dokup yakiim :))

    to: arteffect
    from: airbug/realtime/faab
    msg: eski$ehirde yalayasim gelir sizin parlak tenlerinizi

    to: ati,sensei,dodo,mosquito/realtime
    from: airbug/realtime/faab
    msg: yalarim luleden.

    to: ati/realtime
    from: cash/no carrier/faab
    msg: "abi shimdi shu poligonun normaliylen bilmemne acisinin karsisindaki
    seyi seedince.." benim de kafami karishtirdin. /=,))

    to: barbarian/bronx
    from: airbug/realtime/faab
    msg: cok vah$isin tatli hayvanim benim... seviyorum seni

    to: barbarian/bronx
    from: airbug/realtime/faab
    msg: yalamak istiyorum guzel kulaklarini

    to: barbarian/bronx
    from: cash/no carrier/faab
    msg: olm kopma sceneden.. /=,)

    to: bill 'top' gates
    from: airbug/realtime/faab
    msg: gecen sefer yuzune yedigin pasta ile kurtuldun.. bi dahaki sefere bu
    kadar iyi bir insan olmayabilirim..

    to: bond
    from: ms!/bronx
    msg: eheh.. :)

    to: bruce dickinson
    from: airbug/realtime/faab
    msg: hoca, yalarim

    to: cash/no carrier/faab
    from: airbug/realtime/faab
    msg: canimsin,, seviyorum seni, a$igim sana...

    to: cash/no carrier/faab
    from: spectre/flare
    msg: yani ne diim sana, 30 sn'de bir rumour uyduruyorsun, bravo :d

    to: cosmo,lost/tds
    from: sniper/tds
    msg: benim disimda herkes gordu sizi... atip, yeni elemanlar alacam, hic
    havasi kalmadi... mayis'in ortalarina dooru toplanti war... ququ... :)

    to: cybill shepard
    from: airbug/realtime/faab
    msg: ne doyumsun karisin sen oole ?!?

    to: delag/no carrier
    from: cash/no carrier/faab
    msg: ee.. sey.. ne dicektim ben? amaaaaan boshver.

    to: delag/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: bi tane java appletin vardi senin.. ama bi tane vardi.
    evet bi tane. :)

    to: delag/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: de 'speedy' lag

    to: delorean
    from: airbug/realtime/faab
    msg: arkada$im yalarim..

    to: disq/no carrier
    from: airbug/realtime/faab
    msg: diskim bir tanem.. o a$k gecelerini ya$ayalim tekrar.. sabirsizim

    to: disq/no carrier
    from: cash/no carrier/faab
    msg: hiyar!

    to: dodo/realtime
    from: cash/no carrier/faab
    msg: vrnnnnnn vrnnnnnnnnnnnnnnnn [gaz] /=,)

    to: emanuella beard
    from: airbug/realtime/faab
    msg: artik sikildim senden.. seni terkediyorum hayvan.. :}

    to: entropy/opl
    from: cash/no carrier/faab
    msg: yeni akbilleri helecanla bekliyorum /=,)

    to: haggard
    from: spectre/flare
    msg: aaaaaa laaaaaaa lunaaaaaaaaaaa :ddd

    to: junkie/tds
    from: airbug/realtime/faab
    msg: direktman kasi$.. direktman boole

    to: junkie/tds
    from: spectre/flare
    msg: al lam cdni, tnx tnx :d

    to: junkie/tds
    from: cash/no carrier/faab
    msg: alemin krali lise biiiiiiiiiiiiiiiir...lise biiiiiiiiiiir!!!!! /=,))

    to: kris/rebels/clique
    from: airbug/realtime/faab
    msg: sari saclarindan sen sorumlusun..
    en sevdigim olur musun ?
    $iyir yazdim sana
    versene bir kere bana
    (bir kereden hi$ bi$ey olmaz..)

    to: kris/rebels/clique
    from: cash/no carrier/faab
    msg: yaa sana sormayi unuttugum bikac soru daha vardi. burcun ne?
    ugurlu sayin ne?

    to: kris/rebels/clique
    from: spectre/flare
    msg: tdsn page chok guzel olmush, kutluyorum yine. :)

    to: lazy
    from: spectre/flare
    msg: emanon is dedicated to you, lazy! :d

    to: mosquito/realtime
    from: cash/no carrier/faab
    msg: hep "vizzzzz"la e mi? /=,))

    to: mosquito/realtime
    from: spectre/flare
    msg: saoooooool

    to: ms!/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: gel teskereeeeee gel teskereeeeee

    to: ms!/bronx
    from: lazy
    msg: gno olm ozledik seni.. cabuk gel.. :)

    to: ms!/bronx
    from: spectre/flare/bronx
    msg: kolay gelsin..

    to: ms!/bronx
    from: airbug/realtime/faab
    msg: emes... emes.. emesim.. em beni.. askerden gel ve beni em

    to: no carrier
    from: arena
    msg: hmm, tum ncrr elemanlarina selamlar, acaba cash'in amiga'ya ne zaman
    oyun port edecegini bilen var mi ...

    to: others
    from: cash/no carrier/faab
    msg: sizden olmamasi lazim nerdeyse.. huh /=,)

    to: pentagram/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: caniiimm ..

    to: pentagram/bronx
    from: airbug/realtime/faab
    msg: sari$inin adi.. esmerrin dadi derler.. ama ben sari$inin da tadini aldim
    esmer aramiyorum

    to: pentagram/bronx
    from: cash/no carrier/faab
    msg: goremioz seni. nerelerdesin?

    to: pentagram/bronx
    from: spectre/flare/bronx
    msg: neredesin sen?

    to: plecxus/arteffect
    from: cash/no carrier/faab
    msg: tr.scene homepage'i yap olm /=,)

    to: poison/raven
    from: cash/no carrier/faab
    msg: intronu sabirsizlikla bekliom. /=,)

    to: roots
    from: airbug/realtime/faab
    msg: roots... bloody roots.. hakk scene rox

    to: sam/bronx
    from: cash/no carrier/faab
    msg: olm bi gelion bi gidiyon. saklambac mi oynuoz nedir?

    to: scene
    from: ms!/bronx
    msg: ben askerdeyken kendinize iyi bakin.. ben gidiyom..
    anne al beni burdan..

    to: scene
    from: spectre/flare
    msg: niye hich msg yok!?

    to: sensei/realtime
    from: cash/no carrier/faab
    msg: hokateaaaaaaaaaaaaaaayht! osssssssssssss...

    to: sniper/tds
    from: cash/no carrier/faab
    msg: 3dfx suck mirim.

    to: spectre/flare/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: noldu olm tdsn 3.. ama dur.. ben bunu okuyosam.. ama aslinda $u an..
    hmm.. bu biraz kari$ik.. neyse..

    to: spectre/flare/bronx
    from: cash/no carrier
    msg: olm isin gucun yok boole on-line messagerlarla ugrasion.. ben sana
    ne diim shimdi :))

    to: spectre/flare/bronx
    from: airbug/realtime/faab
    msg: merhabalar.. dilinin tadini cok sevdim.. tekrar yalamandir tek dilegim.

    to: spectre/flare/bronx
    from: cash/no carrier/faab
    msg: lam 6 ay bekletmekle biraz abartmadik mi? neyse gecmish olsun. /=,)))

    to: spoax
    from: sniper/tds
    msg: olm, gel gruplari birlestirelim... eleman acigi had safhada...
    taylan@geocities.com

    to: ssg/arteffect
    from: cash/no carrier/faab
    msg: bak nasi kodmusun tdsn readerini.. kod bakalim bashtan! /=,)

    to: ssg/arteffect
    from: airbug/realtime/faab
    msg: hobasina $inanay $inananay nay nay nay.. :p

    to: suicyco/no carrier
    from: cash/no carrier/faab
    msg: ehehe.. sonyaglarina ne oldu?

    to: suicyco/no carrier
    from: disq/no carrier
    msg: ylrm

    to: suicyco/no carrier
    from: spectre/flare
    msg: x kurmushsun, demin konushtuk :d

    to: taf/quasar
    from: spectre/flare/bronx
    msg: kokten chozum /kline *.*.*.* :)

    to: tdsn #1'de compiler-review yazana...
    from: sniper/tds
    msg: gussel fena olmamis, ama ben hitnet'te yazdigim da fpk-pascal da
    vardi... atlamissin onu, uzuldum!!! :))))

    to: tron/no carrier
    from: cash/no carrier/faab
    msg: tembel gfxdudeum benim...

    to: turbo/bronx
    from: ms!/bronx
    msg: yalarim mutamadiyen..

    ::raven (poison/raven)

    selam

    hikaye shoyle... adamin biri varmish... biz ona kisaca poison diyelim...
    bizim poisonun bilgisayarla ilk tanishmasi amiga ile olmush... bigun amigada
    bi oyunun basinda buyuk bir yazi ve arkasindaki yildizlar ile bir intro
    gorur... tabii bizimki bunun intro degil oyunun bir parcasi oldugunu zannetmis
    boyle seyleri giderek sik gormeye baslayinca onun intro oldugunu etrafindan
    ogrenmish... sonra bunun daha uzun surenlerini gormeye baslamish...poison
    bunlarinda sonradan demo oldugunu ogrenecektir...ama kaderi coktan aglarini
    ormeye baslamistir bile...bizim poison giderek bunlarin bir hastasi olmaya
    baslamish...daha sonra bunun gibi sheyleri yapmak icin coder olmaya karar
    vermish...(nerden bilecek bashini derde soktugunu! salak ishte)...ilk olarak
    basic ogrenmish...daha locate komutunu ogrenmeden line komutunu ogrenmish...
    sonra bu coder ishini iyice buyutmeye bashlamish...daha sonra adinin ilk once
    darkman sonra flash sonra ............ en daha sonra ghost rider oldugunu
    ogrenecegimiz grafikerle tanisir...daha sonra adinin bm umut oldugu diger
    arkadashi ile tanishir... fakat bm umut biraz nazlicadir...bi turlu bu ishlere
    girmeye ikna olmaz... neyse...bizim asil ikili demo&intro ishine kendilerini
    iyice gaptirirlar... aradan uuuuzzzzuuuuunnnn bi zaman gecer.... bu uzun zaman
    ichinde bizim salak c64 ile tanishir...ve ona ayri bir ashkla sarilir...o
    kadarki 65535 adrese 255'e kadar sayi girerek her adresin ne ishe yaradigini
    anlayacak kadar ibreyi sapitmishtir...hatta elinde asm compiler olmadigi ichin
    op-code'larla asm prog yazmaya bashlamishtir...(ve hala hatirlamaktadir 65
    15...lda 15)...fakat bizim salak bi kitap almayi aklina getirmemishtir bile
    (salaaak)...bu arada bizim ikili bi grup kurmaya karar verirler... code
    islerini bizim salak (poison) gfx islerini ghost yapmaya karar
    verirler...muzik ise shimdilik calintidir... bizim salak kendi bashina o uzuun
    zaman icinde bi seyler yazmistir...yani pishmeye baslamishtir... ve ilk ortak
    koalisyonlu introlarini yaparlar...(laf arasinda fenada
    olmamistir)...sonralari poison'a kotu kader gene aglarini ormeye
    bashlamistir...ve poison bi kac ay icinde kendini istanbul'un bi kosesinde
    bulur...ve yanliz gecen gecelerinde tek dostlari irc'de buldugu bi kac
    kishidir...ve bi gun intro&demo ishlerine bakan bi kanalda birini bulur...
    grubundan bahseder...tsdn diye bi dergi oldugunu ogrenir...kanaldan onu alir
    ve cok hosuna gider...ardindan ikinci sayiyida alir...ve kendi grubunun ismini
    ilk defa baska bir yerde gorur...ve gunlerce kargalarin bokunu yeme
    saatlerinde ayakta olmasinin ilk meyvesini alir...cunku onceki mekaninda
    millete yaptigi sheyleri gosterdiginde biyik alti gulmeleri hic hosuna
    gitmemektedir...artik yaptiklarini onaylayan birilerini gormustur...artik
    aksamlari irc'e takilmasinin bi nedeni kalmamishtir...diger bir yandan da
    graphican'inin bi kac ay sonra istanbul'a gelecegini bilmeside ayri bi
    konudur...bu andan itibaren yillar sonra buldugu kardeshleri ile yarisha
    girmesini kimse engelleyemeyecektir....

    not: hey millet elime bi kac intro'nuz gecti...elinizden daha fazlasi
    gelmiyormu yaw...hadii bakiiim ben geldim...artik oyle bi scroll bi
    kup'le, bi logo ile basinizdan savamiyacaksiniz....cok azili bi rakip
    geldi.. uyarayim dedim... !!yalarim!!...

    poison/raven

    ::1. manifesto (palpatine)

    bir coder nasil kodmalidir

    1. coder azar azar kodlamakla yetinmemelidir. ucundan, kiyisindan
    kodlamakla yada kodluyormus gibi yapmakla scene yurutulemez. kodulacak
    sey lame bi fikir bile olsa tam anlamiyla kodlamak sarttir.
    2. kodlanmayan fikir agirlasir.
    3. beklemek erdem degil caresizliktir.
    4. herkes kendi kodunu yazmak ve gelistirmekle yukumludur. bireysel kodlar
    olmadan, evrensel bi koddan soz edilemez. aksini dusunene lamer denir.
    5. olmuyorsa olmuyor kurali: m$ programcilari kullansin diye optimizer
    kodlamak kadar anlamsiz bi is daha bulunabilir, ama zor olacaktir.
    6. coder dedigin koddu mu oturtur.
    7. islak olmayan bi kodlama sureci dusunulemez.
    8. mohorovicic kanunu: her programda kodlama stilinin degistigi bi satir
    vardir. bu noktaya kisaca moho. kod sureksizligi denir. buraya kadar
    temiz ve optimize kod yazmaya calisan coder, buradan sonra cabucak
    bitsin anlayisi icerisine girer.
    9. baskasinin kodunu, text'leri degistirip ben yaptim diye rel eden adama
    lamer denirken, baskasinin web sitesini hack edip oraya bi seyler yazan
    yahut baskasinin kodunu kirip, ben sunu bunu kirdim diye ortalikta
    dolasan adamin goklere cikarilabilmesi, amerika'lilara ozgu deger
    yargilari gerektirir.
    10. coder, fool-proof dedikleri turden kod yazmaya calismaz, cunku douglas
    adams'i coktan okumustur ve evrenin 'fool' yaratmakta kendinden daha
    becerikli oldugunu bilir.
    11. gauss yasasaydi iyi coder olurdu.
    12. tanri, butun evreni tek opcode'ta render edebilen bi coder mi yoksa?
    13. visual diller pandora kutusudur ve kapatmak mumkun olmasa bile bu
    ugursuz kutunun acilmis oldugunu hatirlamak yararlidir.
    14. elegance is a 'must'.
    15. -turk coder'lari cok guclu. (alman hatun helga)
    16. nasil, sci'i takip edip dergilerde falan su universite bu durumda, bu
    univ. su durumda, yeterince makale yazilmiyor, vs vs, yazilari yazdigi
    halde kendi konusunda bi tek makale yayinlamayan prof.lar, dr.ler bilim
    adami sayilmazsa, kodlama yada gfx. music gibi islerle ugrasmadan geyik
    yapanlarda scener sayilmaz.
    17. scener olmak icin insanin kendi disinda bi sey olmasi gerekmez, scene
    mag. ve party'leri takip etmesi scener'larla sohbet etmesi bile
    yeterlidir. bu madde 16. madde ile celiskili degildir.
    18. kagida bi kac satir yazmakta zorlaniyorum ama klavye'de sayfalarca
    dokturebilirim, sonum ne olacak acaba?
    19. database, dtp, cad gibi isler aslinda tam coder'lik islerdir. ama bu
    alanlardaki teknolojik gelismenin onlenip, kimi firmalarin ve insanlarin
    kazancinin garantiye alinmasi icin yalnizca programcilarca yapilir.
    20. programcilar iyi insanlardir, programlari hizli yazarlar, neseli ve
    olgun insanlardir. bilgisayardan anlamazlar ayriii.
    21. bu manifestodaki madde sayisi yazarin 98'de cikan versiyonuna esittir.

    ::scene'de sorun ne? (ssg/arteffect)

    herkesin bildigi gibi, turkish pc demoscene'in tek eksigi "release"ler...
    basit intro'lardan bahsetmiyorum... demo'lar... $oyle ba$layip yarim saat
    suren insani surukleyen demolar... yok i$te... pc'de ben hic turk demo'suna
    rastlamadim... war diyen ortaya ciksin...

    peki niye yok -veya yok denecek kadar az-? tom byron $oyle der: "eger bir
    scene'de demo'lar release edilemiyorsa tek sebebi siki$ soku$ yoktur". tom
    burada sacmalami$ besbelli.. pc scene'inde demo eksikliginin major sebepleri
    $unlardir:

    1 vakit yoktur. insanlar demo yapmak icin cok $evkli ve her turlu
    potansiyele sahiptirler ama gunduzleri i$te geceleri de e$te olduklari
    icin bir turlu demo kodlayamazlar. bu kesim konumuzun di$inda kaliyor.

    2 beceri yoktur. coder'lar eblek eblek visual basic'te frp oyunu
    kodlamaya cali$irlar. grafikerler adobe photoshop'ta hayvani plug-in'ler
    kullanip i$lerin yava$ gitmesinden $ikayet ederler. muzisyenler ise
    muzikleri cubase gibi programlarda yaparlar ve daha sonra coder'a "ne
    demek 128 kanal midi calamiyorum" diye $ikayet ederler. bu kesim de
    konumuzun di$inda kaliyor.

    3 neyin eksik oldugunu kendileri de bilmezler. i$te bu kesim konumuz
    dahilinde. turkiye'de demo gruplarinin cogu kaliteli coder'lar, baba
    grafikerlerden ve de ote muzisyenlerden olu$mu$ken neden demo cikmaz?
    bo$una du$unmeyin bunu ne onlar ne de ba$kalari biliyor. bunu ben $imdi
    burada anlatacam dikkatle dinleyin:

    eger elinizde bir coder, bir grafiker ve bir muzisyen varsa ve hala bir
    demo cikaramiyorsaniz eksik olan tek $ey vardir: fikir. demo'lar sanat
    eserleridir ve her sanat eseri gibi bir tema uzerine kurulu olmak
    durumundadirlar. eger bir demo coder'in dondurdugu kuplerden, grafikerin
    cizdigi alakasiz grafiklerden hele hele de muzisyenin yaptigi post-modern
    muziklerden olu$uyorsa hele hele bunlar bir de alfabetik siraya gore
    dizilmi$se o $eye demo denmez... halk arasinda bu tur sacmaliklara "coder'in
    kup dondurdugu, grafikerin alakasiz grafikleriyle bulanmi$ ve post-modern
    muziklerle bezenmi$ i$e yaramaz program" denir.

    ne demi$tik? fikir. demo kodlarken tum elemanlari motive etmek icin oyle
    bir fikir bulmalisiniz grup elemanlari "evet lam boyle bir demo yaparsak cok
    kral" olur demeli ve i$e ellerinden geldigince sarilmamlilar.

    demo'ya ba$lamak icin giri$ noktasi olarak "fikir"i secmemizin ana nedeni
    eseri beceriden bagimsizla$tirmaktir. boylece iyi bir fikirle en boktan coder,
    en gotten grafiker ve en bagirsaktan muzisyen bile iyi bir i$ cikarabilir.
    fikir bir kere ciktiktan sonra ortaya cikacak eserde kod, grafik ve muzik
    orani elemanlarin becerilerine gore dengelenebilir..

    ornek verecem dayanamadim: mesela bir gun grubun hq'suna girdiniz ve "ulan
    cok iyi bir fikir buldum bakin bir demo kodlucaz uzayli falan olcak ayni event
    horizon'daki gibi bir gemi geliyor ve hangara giriyor falan sonra gemide
    mistik olaylar olacak burada kodir konu$acak muzik olayin aki$ina gore gidecek
    texture'leri ben cizerim" dediniz... millet te atladi "woa! evet! huleean!"
    diye.. ama suklum puklum oturan coder'iniz suskun... "niye susuyon lan, lale?"
    diye sordunuz. o da kekeleyerek "am.. ama.. ama... ben 3d bilmem kiii" dedi...
    "hassiktir" demeden once bir du$unun.. coder'iniz 3d yapamiyor olabilir peki
    ya grafikeriniz? madem coder o kadar maharetli degil verin grafikere... olmadi
    grafiker de mi beceriksiz... eh o zaman dagitin grubu, durdugunuz hata...
    scene'in seviyesini yukseltin...

    fikir'le yola cikmanin ba$ka avantajlari da war... insanin dogasi geregi
    bir$eyi ogrenmeye ba$ladiginda eger ogrendigi $eyin ne i$e yarayacagi hakkinda
    bir fikri yoksa ogrenmesi cok zor olur. dolayisiyla once fikir'le yola
    ciktiginizda insanlara ba$tan olaylari ogretmek yerine kendilerinin neleri
    ogrenmeleri gerektigini gostermi$ hatta onlarin hayal gucunun de olu$acak
    esere cok daha rahatlikla katilmasini saglami$ oluyorsunuz...

    peki fikir bulurken nelere dikkat etmeli? yaa.. atladiniz hemen her
    akliniza gelen fikre sonra grup elemanlari "event horizon? o da ne?", "uzay
    cok banal abi yaa, yerde gecen bi$ii yapsak?", "abi ben noon'un stars'i gibi
    bi$ii du$unuyodum" dediler... eh. yaziyi sonuna kadar okumazsaniz ba$iniza
    gelecegi bu tabi. neyse. fikir bulurken aklinizda tutmaniz gereken en onemli
    $ey, fikrin size ve grubunuza ne kadar yakin olmasi gerektigidir. buldugunuz
    fikir ozellikle gunluk ortak payla$tiginiz $eylerden ortaya cikarsa "mesela
    atiyorum: "coke" isminde bir demo yapiyorsunuz... coca cola kutulari donuyor
    ortamda... arkada musician'in trackladigi bir "always coca cola" caliyor... ne
    kadar guzel bir fikir yarabbi... ustelik her gun ictiginiz koladan ortaya
    cikan bi$ii." grup onu olu$turmak icin hevesle atlayacaktir ortama.

    bundan dolayi diyecegim o ki, "abi demo kodlayalim hayvani efektler olsun"
    demeden once "demo kodlayalim guzel olsun" deyin.

    $imdi uzayin bakalim hadi.

    finest,

    ssg

    ::bunalim coder #4 (ms!/bronx)

    defalarca geldik gözgöze,
    birincisi yalni$lik,
    ikincisi tesaduf,
    ucuncusu mucize.
    hayir.
    ne tesaduf.
    ne mucize.
    sadece,
    gözlemizle sevi$tik,
    gizlice...

    yasadiklarim yasiycaklarimin yarisi bile diil dedim birden.. aklima
    gelmisti.. hos oldu dedim.. paylastim dusuncemi boylece.. yillardir onla hep
    bisiler paylasiriz zaten.. o yasadiklarimiz hakettiklerimizin yarisidir
    derdi.. ordan aklimda kaldi heralde.. bilemiyomki.. geliyo iste insan aklina..

    insan aklina geliyo hersey arasirada hediye alcam ona gunlerdir aklima bisi
    gelmiyo ne alsam diye.. ayip olmasa vercem eline parayi git kendin al diycem
    ama o zamanda olmuyo.. olay o diil yani..

    disket alsam.. evinde bilgisayar yok.. zaten napcak disketi simdilik..
    yakinda evlencez ve benim disketleri bikac sulaleye yeter.. hele 5,25"'ler..
    kullanmasamda severim onlari.. amiga'mi hatirlatir hep.. move.l #$7fff,
    $94(a6) .. aklima geldi birden yazdim iste.. bosverin.. 532xx neydi ulan
    c64'de sprite icin v base.. hrmm.. hay allah.. nerden nereye..

    sprite dedimde, eskisehir'de herkes iciyodu.. kesin bi ipnalik var..
    icmiycem abi.. killaniyom..

    yeni yila gireli 06:09 saat/dk oldu.. yanimda pepsi, sagda bi camel..
    saatim karsimda, kanal bos.. mp3 background'da, bronx.holyfire.com ist'da..
    oyle iste.. parca parca aklima gelenler.. bisiler yazmak istiyorum, hemde
    acaip cok istiyorum, ama ne yazikki onumde bi notepad, elim fj tuslarinda,
    oyle kek gibi bekliyorum.. (uzumlu kek -selam garfi)

    ne biliim, eskiden yeni yila girme olayi bi farkliydi.. daha bi guzeldi..
    bu arada millet subat'da ms'den kurtuluyoz! ne mutlu bize! partisi
    yapcaklar. ulaean, uelaan.. simdilik sesimi cikartmiyorum.. ulan ne guzel
    olcak.. soyle kabaca izm: ms!, pentagram, whip, mqb, cougar, tyi, scotch,
    askerim, airbug, darktower, lazy, orig, gumba, os2lord, stranger/alg ; esk:
    ssg, fatalica, qube, bloody, cori, heretic ; ist: disq gelse ulan ne guzel
    egleniriz yaw.. ehore!!

    bundan yillar yillar once, penthy'nin organizasyonunu yaptigi bi party
    olayi vardi.. nobody yer bulmustu, biz tum event'leri planlamisti, event
    handling planlanmisti, kisaca bi tek party'i yapmak kalmisti.. ancak velakin
    ama turbo'nun baslattigi gelemiycem abi! tribine, bicok kisi eslik etmisti..
    boylece organize edilen ilk party, party'e sadece 1 kac gun kala
    ertelenmisti..

    penthy dedimde, penthy'i anlatiim biraz.. bundan 6-7 yil kadar once, ben
    isparta'dan kalkip izmir'e geldigimde, burada tanidigim tek kisi surf's
    rocker'di. onuda sahibi oldugu laser bilgisayar'dan zamaninda 100 disket demo
    aldigim icin taniyodum.. (evet, evet! bizzat heriften 100 amiga demo disketi
    satin aldim) istanbul'daki bi arkadas sayesinde izmir'de nobody ve whip'ide
    tanimistim.. axon da var listede ama o ayri bi hikaye.. neyse, ben nobody ve
    whip ile tel ile o kadar cok konusmustumki gunler sonra `gercekten, yuzyuze
    tanistigimizdakonusmalar -selam ms!` -selam whip, nobody, naber?
    seklindeydi ve sanki yillardir ahbapmisiz gibi oturup demo izlemistik.. sonra
    nobody bizi metallic'in dukkanina goturmustu.. onla'da muhabbet etmistik
    baya.. bundan gunler sonra ben `ulan, isparta'da kek gibi tek basima idim,
    yoksa izmir'dede baska amiga scener yokmu uleann` konulu metallic gorusmemde,
    metallic phobia ve giga diye 2 kisiden bahsetmisti.. (phobia=penthy).. neyse,
    tabi elimde onlari nerde nasil bulcagima dair tek bilgi izmir apuc'da
    bulabilcegimdi.. bende kalktim gittim apuc'a, sordum telefon adresleri varmi
    diye, veremeyiz dediler.. uzuntu ve muz kabuguydu.. bende apuc'dan cikmis eve
    dogru gidiyodumki, yolda bana dogru gelen bi tip gordum ve konusmalarimiz
    aynen suydu ms: sen o'musun? phobia: evet, sende o'sun galiba arghh!'di
    yani.. 2 tip, birbirimizi tanimadan, definitionlarimizi bilmeden, sadece
    birbirimize bakip tanismistik.. iyiydi yani.. ;)

    bu arada su an tv'de speed oynuyo, ulan birisi turkiye'de gitcek bi
    otobusun kapisina vurup cami kircak ve otobus soforu durup, inip levye ile
    adami dovmuycek. olcak is diil.. bu arada hatirlayamayanlar icin soliim otobus
    2525 nolu..

    film olarak speed'i sevmisimdir, kac kere izledim bilemiyom.. cinliler
    yapiyo abi.. cinli dedimde, back to the future 3'de, prof bozuk entegreyi
    buyutec ile incelerken tabi bozulur bu, baksana made in japan diyo, marty'de
    iyide prof en iyi malzemeleri japan'lar yapar diyor.. ;) ve tabiki sonraki
    sahnede prof o kucuk entegrenin yerine bi elektronik devre yapmis ve bu
    devrede arabanin ön kaputunun uzerini kapliyo.. ;)))

    mentol, kamfor, okaliptus yagi, hindistan cevizi yagi, sedir agaci yapragi
    yagi, terebentin yagi, timol, vazelin.. bunlar ne isemi yarar?? ;)) sormayin!
    ama bilen bilir.. ehehe..

    biraz once oturdum, bi suru resim scan'ledim.. iyi oldu.. hep seyin
    dusunurum firsat buldukca resimlerimi scan'ler sonra cd'ye kaydederim.. yillar
    sonra bile cd'lerin saglam kalcagini varsayarsak, eger fotograflara bisi olsa
    bile ben onlari cd'den bakarim.. ama soyle bi durumda varki, o da acaba yillar
    sonra bu cd'leri okuycak bi reader olcakmi??.. yani 5,25" disketleri 2-3 yil
    oncesine kadar kullanirdik.. simdi ise hic bi anlamlari yok.. o hesap, acaba
    dvd vs'den sonra acaba backward compability olayini hice sayip, bunlari
    okuycak bisi bulamazmiyiz? .. bilemiyom.. ama eminim birilerinden cikar bi
    reader, o zamanin cd'si ne ise artik, once hd'ye atar sonra o yeni formata
    ceviririm heralde.. dusunsenize su an elimde 500 kadar cd oldugunu
    varsayarsak, ki bunlarin 200 kadarini kendim hazirladim, benim icin onemli
    sayilirlar, bunlarin icinden 100cd'lik onemli data ciksa ve o zamanin
    formatinda ise bugunun 100cd'si 1 cd tutsa ne ilginc olur. sen otur, o kadar
    ugras sonra hepsi elinde kucucuk bi yuvarlak icinde olsun..

    gecen cougar ve penthy ile konusurkende bu geyii yapmistik, oturuyoz, bi
    cd'yi mp3'e ceviriyoz ve 50-60mb bisi tutuyo.. 1 cd=11 music cd ortalama..
    komik geliyo.

    ayrica yine ayni gun cougar'larda icerken batsin bu dunya sarkisini
    soyleyemedikye, yuh bize.. ulan soyle bi efkarlanalim dedik onuda yapamadik..
    ehuehu..

    yine ayni gun penthy'lerde bi 15 dk uyumustum, ne guzel uykuydu.. sagol
    penthy.

    bu cougar denen herifle biz bir ara kustuk.. nedenini aylar sonra
    ogrendim.. oyle bi salaklik iste.. ikimizede yuh diyom.. eheh, yine o gun
    cougar'larda penthy gelmeden biz slayer dinleyip elimizde bagetler dave'e
    eslik etmeye calisirken ortada davul olmadigi icin bacaklarimiza, yastiklara
    vs vurdugumuz icin bagetleri bacaklarimiz hafif morardiya; bu da oylesine bi
    ani iste.. ;)

    bu dave yuzunden yine gecenlerde rezil oldum.. yolda walkman dinleyerek
    gidiyodum namely slayer-south of heaven albumu ve spill the blood sarkisi,
    kendimi parcaya o kadar kaptirmisim ki, yolda yururken davulu calmaya
    calisiyodum, tabi seke seke giden bi tip gorunuyodu heralde disarda, abicim
    adamda aksak ritimler caliyo olcagi o.. youuuuuu spiiiiillllll theeee
    bloooooddddd...

    en son hatirladigim davul yuzunden rezil olmam bi otobuste olmustu, manowar
    dinlerken double cross calma cabalarim, ve kulaklik nedeniyle cikardigim
    sesleri duymamam, ve cevredeki insanlarin bana garip garip bakislari ozetli bi
    olay..

    bu arada iyi hatirladim, bagetlerim cagatay'da kaldi, ondan bi ara alayim..
    dun isyerindede bi wasburn gitar ile marshall anfi vardi.. ben ona baktim o
    bana.. bilmiyom abi iste gitar calmasini napiim.. yani oluyo bazen aciyom
    ft'yi caliyom ama yok olmuyo gercek gitar ile calmak.. zor yani.. bu arada
    whip'ide burdan saygi ile aniyorum..

    whip dedimde, ulan herif ile o kadar yil arkadasligimiz oldu, bi suru
    olaylar vs.. ama herif simdi bi okulda ogretmen ve 3 aylik bi oglu var.. zaman
    ne kadar da cabuk geciyo.. ama goreceli bi olay tabi.. einstein'in zaman ile
    ilgili anlattigi bi olay vardir; `guzel bi kadinla 1 saat gecirirsiniz, size 1
    dk gibi gelir, ama bi atesin ustunde 1dk gecirirsiniz size saatler gibi
    gelir`..

    hay allah! bu doc'dada 8k'ya ulastim.. durayim artik ben.. bi sonraki
    bunalim coder'da gorusmek uzere, ben ms!, hepinize iyi gunler diliyom..

    ::3dfx (sniper/tds)

    hitnet'te son gunlerde (bugun neymis? hmm... 26.12.97.cuma) 3dfx'le ilgili
    bi ton soru, sual gordum... aralarinda 'matrox mystique'un 3dfx destegi var
    midir?' vb. gibi oldurucu olanlar da vardi. aslinda bu yaziyi butun sorulara
    ve aldiktan sonra bilinmesi gerekenlere toptan cevap olarak yazmistim, ama 200
    kusur satirlik yazi da (yaw, 3 saat olmus bea... amma kaptirmisim... bu kadar
    ugrasmisim, tidisien'e de yazi yazacam demisim, gonderiim bari!! elde var
    biiiirrr!!! :))) messy diil article olur. hitnet'te messy olarak harcanir mi??
    bilgisayarlarin b.kunu cikartane kadar kullanan, her tarafini kurcalayan en
    cok adamda scene'de olur... madem 2.5-3 aydir 3dfx kullaniyorum, her tarafini
    kurcalamisim, almak isteyenleri biraas bilgilendiriim...

    * 3dfx nedir?
    - 3dfx sadece bi chipset'tir ve 3dfx interactive tarafindan uretilmektedir.
    bu chipset ayni zamanda arcade makinalarinda kullanilanlarinin aynisidir.
    3dfx interactive firmasida bu baba chipseti isteyen firmalara satarak
    paraya para dememektedir. diamond monster, orchid right???? vs. gibi
    kartlarda bu chipset kullanilir ve yapilan testlerde genellikle hepsi
    paso ayni performansi gostermistir.

    * 3dfx niye bu kadar populer?
    - 3dfx chipsetlerinin bu kadar populer olmasinin sebebi arcade
    makinalarinda kullanilan chipset'in aynisi olmasi. yani o arcade
    makinalarindaki 30+ fps, ustun kalite ve hizli grafiklerinin arkasindaki
    chipset. 3dfx int. firmasi pc'ye girmeden oncede bu isle ugrastigi, dier
    firmalar gibi 'hadi 3d acc. kart cikartalim! benim karinin
    kredikartlarini odeyemiyorum!! biras daha para kazanalim.' diye ise
    girmedikleri icin ne yaptiklarini biliyorlar. bu da kartin ilk ciktigi
    zaman en yakin rakiplerine 1.5-2 katina yakin fark atmasindan ve
    rakiplerinin 3dfx'in performansini yeni yakalamasindan, ama 3dfx'in 2-3
    ay icinde voodoo ][ chipsetiyle voodoo'yu hizda 3'e katlamasindan
    (dolayisiyla rakiplerini de (hehe... yandi, bitti herifler! 2 sene
    bellerini dogrultamazlar. :)) ) rahatca anlasiliyor. bu yuzden rakipsiz
    konumdalar. voodoo ]['in fiyati $300 (+kdv??) gibi bekleniyor ve voodoo i
    ile tamamen uyumlu olacak(mis). voodoo i hem dos, hem de windoze
    platformunda cok iyi calisioo ve firma bu konuda oyun gelistiricilere her
    turlu konuda destek veriyor. (adam o kadar kart yapmis, satsin diye
    destegi verecek dabii ki!) bunlara bide kartin nerdeyse bilinen her turlu
    3d olayini destekleyip, hizlandirdigi (anti-aliasing, bi/tri-linear
    filtering, mip-mapping, texture-mapping, z-buffering vs... vs...)
    eklenince pc'de neden 3d standartini koydugu aynen anlasilir. (adamlar,
    bu 3d oyunlar icin 3d acc.'dir diye matrox mystique'u cikartiyorlar ama
    kart texture bile kaplayamiyor, bindir cpu'ya :)) ne annadim ben bu
    isten?? )

    * 3dfx biras fazla mukemmel gozuktu... yok mu bunun dezavantajlari?
    - 3dfx'in dezavantaji windoze icin de windowed olarak calismamasi... (yahu
    bu hakkaten bi oyun karti icin eksik mi?) daima full-screen mode'da ca-
    lismasi, 640x480x16b'den daha yukariya cikamamasi... baska bence onemli
    bi eksigi ise autocad vb. cizim programlari icin driver/destegi
    olmamasi... kisaca tamamen bi oyun karti olmasi... o kadar hizli ve iyi
    grafik kalitesiyle bilumum 3d cizim programinda preview'lar ve 'isigi
    sagdan sola kaydirip, hangi position'da en etkileyici durduguna baksam?'
    gibi realtime denenip, yanilinacak isler icin mukemmel olmasina ragmen
    destegi yok.

    * 3dfx'in su an ki modelleri nelerdir?
    - 3dfx'in su anda iki modeli vardir... voodoo ve voodoo rush... voodoo
    sadece 3d chipsetken, voodoo rush 2d+3d chipsettir. ama voodoo rush'in
    tutulmamasinin sebebi dier 2d kartlar kadar iyi 2d'si olmamasi (windoze
    acc.!!) ve 3d'sinin de ayni (?? benzer ??) chipset olmasina ragmen voodoo
    kadar hizli olmamasidir. (ne hikmetse??)

    * 3dfx'in gelecekti modelleri nedir?
    - 2-3 aya kadar 300$ (+kdv??), voodoo i'in 3 kati performansiyla voodoo ][
    in cikmasi beklenioo... daha yuksek cozunurlukleri ve daha fazla rengi
    destekleyecek. ayrica voodoo i'de olmayan bi donanim ozelligi ise 1'den
    fazla voodoo ][ ayni bilgisayara takilip performans ayni oranda
    katlanabilecek. bence oyunlar icin cok gereksiz olan bu ozellik
    (simdikinin 3 kati perf.'la 3 tane quake2 acarim :))) ) tamamen 3d cizim
    programlarina istenen performansi saglamak icin kondu. bu da windowed
    mode ve prof. destek demektir... :)))) boylece butun eksileri kalkmis
    oluyoo...

    * 3dfx hangi cozunurlukleri destekliyor?
    - 3dfx su an hatirladigim kadariyla 320x240x16b(?), 512x384x16b,
    640x400x16b ve 640x480x16b cozunurluklerini destekliyor ve 166mmx+
    cpu'larda cogunluklada 25+ fps ile oyun oynarken insani zevkten
    inletiyor. ozellikle sonuncusu butun oyunlarin kullandigi standart
    cozunurluktur. quake2 ve benzeri 166mmx+'lari bile 256 renkte inleten
    oyunlarin 65536 renge cikmasi (effekt goruntu kalitesin abarmasi), ustune
    ustluk 2 katina yakin hizlanmasi tamamen manyak bi olay.

    * destekledigi standartlar nelerdir?
    - direct3d ve opengl destegi var... zaten glquake, hexen ][ gl mode vb.
    butun gl grafiklerinin 3d hizlandirici olmadan calismasi su an icin im-
    kansiz. (2-4 ghz pentium icat olana kadar boole! quake2'yi standart gl
    driver'la 320x240'da calistirin ne demek istedigimi anlarsiniz. ne o
    oole, 1-2 fps... oggghhh!!!) ayrica windoze'da direct3d kullanan butun
    oyunlar otomatikman 3dfx'i de kullanmis olurlar ve kartin butun
    avantajlarindan yararlanir.

    * driver/support vs...
    - karti alinca www.3dfx.com 'dan en son windoze driverlarini, ve glide
    denen dier runtime lib.'lerini alip, her zaman up-date tutun. bence
    3dfx'den cekilen driverlari diamond monster (veya baska bi 3dfx kart
    (???)) icin kullanmanin hec bi zarari yok. zaten kartin uzerindeki
    chipset 3dfx ve 3dfx interactive'de kendisi kart uretmedigine gore,
    sitelarindaki driverlarinin baska bi aciklamasi olamaz. rahatca cekin
    koyun!

    * oyun patchleri vs...
    - benim daima kullandigim ve genellikle de patch'lerini buldugum yerler:
    www.download.com
    www.3dfx.com
    www.gamesdomain.com
    www.ogr.com
    bi de oyunun kendi site'i :)))

    * 3dfx nasi takilir?
    - diamond monster gibin sek 3d kart bilgisayara ise soole monte edilir: 2d
    kartin monitor cikisi 3dfx kartina girer (dabii ki ara kablosuyle beraber
    gelio meret!), 3dfx'in monitor cikisida monitor'e girer! yani bi nevi
    modem-tel. kablosu muhabbetti! pci v2.1 uyumlu board ister ve haliyle de
    pci slota takilir.

    * 3dfx alirken nelere dikkat etmek lazim??? oole su anki sistemime alip
    monte etsem, olur mu??
    - 3dfx'in voodoo'su ( ve buyuk ihtimalle alicaginiz olan ) sadece 3d kart
    oldugu icin yanindaki 2d kartinda onemi buyuk... 3dfx calisirken 2d kart
    by-pass modunda olsa bile matrox millenium ile ismi bile duyulmamis adi
    bi kartin yanina takilan diamond monster'un oyunlarda 14'den 30 fps'ye
    kadar degisen performans verdigini gordum... o yuzden mumkun oldugu kadar
    iyi bi 2d kartinin yanina takin yoksa verdiginiz paranin karsiligina
    alamazsiniz!! o kadar iyi 2d kartiniz yoksa coktan degistirmenin zamani
    gelmis demektir...

    * en son yenilikler ve kullanicilar arasi tartismalar icin...
    - her turlu tartisma/haber/oyun patchleri vb. geyikler icin news.3dfx.com'u
    ziyaret edin. ayrica ht.donanim'i da unutmayin beyler :)))

    * peki sagdan soldan bizim de arayip bulduklarimiz disinda neler
    yazacaksin???

    tamam, simdi de karti aldiktan sonra b.kunu cikarmak istediginiz de
    yapilacaklara gelelim...

    ** kartin ayarlariyla nasi oynarim? bazi pek ortalikda gozukmeyen ayarlari
    falan var mi?

    -- 3dfx'in belki de en ilginc ozelliklerinde biride otoegzec.bat'tan bi cok
    ayarinin toplu halde degistirilmesi... soole bi bakalim:

    set sst_grxclk = ?? kartin belki su ana kadar bi donanimda gordugum en
    baba ozelligi software-over-clock olayi. bunun
    (bildigim kadariyla) diamond monster icin standart
    degeri 57, diger kartlar icinde 50 (??? mhz ???)
    fakat en fazla 62-64 falan yapabilirsiniz ve zaten
    normalde uzerinde cay demlenecek kadar isinan bi
    kartta 1-2 fps icin yapmaya degmez. 170$'lik bi
    karti yakmak istemezsiniz heralde...

    su ana kadar hic bi yerde okumadigim, kendi
    makinamda gordugum ilginc bi dolayli over-clock
    yolu ise su... standart olarak 66mhz calisan
    mainboard'unuzu non-document'ed (destekliyorsa
    eger. :))) ) 75 veya 83 mhz over-clock ettiginizde
    1-1 performans artisini 3dfx'inizden de
    aliyorsunuz... cpu hizinin artisindan daha yuksek
    bi artis... herhangi bi aciklamasi olan? n'olursa
    ossun, karti over-clock'lamadan
    over-clock'luyorsunuz. ( o da ne demekse!!) ( yaw,
    simdi aklima geldi. bi de over-clock macera- lari
    mi baska bi article'da yaziim. hangi board 75 ve
    83mhz bus-speed destekler, hangi hdd'ler 83mhz
    bus-speed'i kaldirir, ekran kartlari n'olur? cpu
    nasi yakilir?? elde var ikiiii!!! )

    set fx_glide_no_splash = 1 her oyun baslatilinca cikan 3dfx int.
    logosuna kil olmaya basladiysaniz '1' ile
    kapatin, '0' ile de gene gicik
    olabilirsiniz.

    set sst_fastmem = 1 bazi bilgisayarlarda uyumsuzluk yarattigi sooleniyo
    yaratmazsa '1' ile acik tutun. %2-%5 gibi ufak bi
    performans (belki??) saglar...

    set sst_fastpcird = 1 'fastmem' bolumu copy-paste...

    set sst_rgamma = ??? \
    set sst_ggamma = ??? -> r/g/b olarak gamma degerini belirler. standart
    set sst_bgamma = ??? / olarak 1.70 cogu monitorde goruntuyu kurtarir.

    set sst_screenrefresh = ??? ne yani aciklama mi yazicaz buna da??

    ** pc'yi over-clock'ladik yada yeni driverlarini yukledik. performans
    testlerini nasi yapicaz?

    -- net'ten bi yerden wizmark denen 3dfx firmasi tarafindan 3d cardlarin
    performansini olcmek icin yazilmis programi indirin. her seferinde
    kartinizin perf. hakkinda bi fikir sahibi olabilirsiniz. mesela directx
    5.0 ve 3dfx'ten directx 5.0 icin driverlarini install ettigimde %5-%10
    arasi bi yavaslama olmustu. (windoze sux!!) ikinci bi yontem de
    glquake'de (quake'in 3dfx patch'i) console'dan 'timedemo demo2' yazip
    sonundaki fps'yi not etmektir... bunu yaptiktan sonra normal quake'de de
    aynisini deneyip 2+ kati performans farkini gorup, grafiklere
    kusabilirsiniz.

    ** 3dfx icin 170$ fiyata deger mi?? almak lazim mi??
    -- once gidip bi yerde 3dfx'in en sevdiginiz oyunu ne hala soktugunu gorun
    ondan sonra karar verin. ama paraniz yoksa ve 1-2 icinde de olmayacaksa
    yakinindan bile gecmeyin. icinizde kalir, ruhunuzu emip bitirir,
    kudurtur. aksamlari fogged, anti-aliased, 30+ fps islak ruyalar
    gostertir. bu ruyalarda hatuna ne kadar yaklassaniz da bozulmadigini(!)
    (no pixel!) gorur, fena olursunuz! adama karisini, kopegini sattirtir.
    bence her cent'ine deger. en son yeni cikan oyunlarin cogu bi 3d
    hizlandirici istiyor ve alinacak bi kart varsa o da endustri standartini
    belirleyen 3dfx'dir. her oyun bu karti destekliyor, ayrica... o kadar
    yukarda anlattik iste!! ayrica bi cok kimsenin gozunden kacan olay ise
    200+mmx cpu'unuz varsa ilerde kici kalkik pentium ][ isterim diyen
    oyunlar gelinceye kadar up-grade gereksiz olur. 200+mmx cpu'lar 32+mb
    ram'da cogu isi yapip, halledecek kadar hizlilar. 3dfx gibi bi 3d acc.
    kullaninca cpu'nun da uzerinden buyuk bi yuk kalkiyor ve normalde
    133mmx'de surunecek oyunlar son derece hiz li calismaya basliyorlar.
    boolece cok hayvani isler ve son oyunlari oynamak disinda gercek bi
    up-grade gereksiz oluyoo. gecenlerde aldigim sadece 3d acc. cardlarla
    calisan bi oyun 3dfx icin 133(recommend) ve baska bi 3d hizlandirici
    icinde 200(recommend) diyodu. cpu uzerinden max. yuk kaldiran kartlardan
    biri de 3dfx'dir. carmageddon benim alet 83x3'de (250mhz) de calisirken
    bile adam gibi hi-res oynanmiyordu (ne ya o? arabayi bi 50m. otede
    goruyorum, sonra herif arabami sasesine kadar dagitmis!! - yahu herifler
    bunu nasi bi makinada yaziyoolar. hadi alpha yada sgi'lerde yazdiniz,
    cross-compile ettiniz, hic mi oturup 3d-engine acaba hi-res'de duzgun
    calisioo mu diye test etmediniz?? herkeste de pentium ][-300 yok ya??
    adam gibi yazin su oyunlari yada hi-res koyup, oynayamiyinca delirtmeyin
    adami!!) ama 150mmx ve 3dfx'le son derece hizli oynandigini gordum.
    up-grade'i 170$'lik bi masrafla rahatca onleyebilirsiniz arti yukaridaki
    butun ozellikleri... :)))

    ** 3dfx gibi bi 3d acc. card'i demolarda kullanan yok mu??
    -- su ana kadar 3dfx kullanan bi demo gordum. bu aralar hornet'de
    (www.hornet.org) top download'da 1 numara. ismi vertigo. hem dos, hem de
    windoze altinda calisio ve 3dfx'li olani hiz/muzik/efekt/design acisindan
    mukemmel. normal hali mi?? bosverin gitsin, goz zevkinizi bozmayin.

    ** peki, 3dfx'i biz de kullanmak istersek?
    -- 3dfx'in site'inda (www.3dfx.com) sdk'si (10mb!) var. windoze, dos, ve
    galiba l/unix icin [linux? linux ichin linux glide war, ve linux glide
    aksine 10mb diil 800k ;) -ed] c/c++ source code ve bilumum lib.'leri ile
    gelio. hehe... artik hayvani code optimize etmeye, phong/groud shading,
    z-buffering'e vs... hesaplatmaya son! hele hele, acaba 166mmx'de calisir
    mi?? vb... sorunlara kokten cozum!! yaz engine'i birak 3dfx'e... ohh
    beaa...

    ** 3dfx'i yukarda goklere cikardin, sanki herkesin bunu almasini istiosun
    gibi bi durum var. ne kadar para aldin??

    -- 3dfx int. yada bu yazi icin para verecek herhangi bi yerle alakam yok.
    (hoop!! abi, 3dfx'ten para geldi mi?? - nee?? gelmis mi?? ok!! yaziyi
    gonderiim o zaman...) sadece bu kadar iyi bi kart ve almak isteyenler de
    varken gidipte baska bi karta para vermenin mantigi yok. bu karti bugune
    kadar goren/kullanan herhangi birinin memnun olmadigini gormedim. 3d acc.
    card alirken/aldiktan sonra bilgilenin diye yazdik. alin, hayrini gorun!

    gorusuruk...

    the 'axxlerated' sniper
    the dark sect
    taylan@geocities.com

    ::bunalim coder #5 (ms!/bronx)

    bunalim coder 5 (ilgili kisiye ithafen)
    ---------------------------------------

    hayatinin merkezi olan birileri vardir derdi hep.. geceler, gunduzler
    boyu dusundum, evetti yaa. hani hep olur bisiyi bilirsin ama farketmezsin ta
    ki birisi sana soyleyene dek.. iste buna onlardan biriydi..

    soyle bi gecmise baktigimda hep bi merkezim oldugunu farkettim.. ama
    hatirlayabildigim en son canli merkezim ortaokulda dedem idi. lise ile
    beraber cansiz merkez'i tercih etmistim.. yada tercih etmistim lafi fazla
    iddiali oldu.. bisi bulamadim yerine siz dusunun artik..

    kac yil oldu bazen ben bile hesaplayamiyorum.. yilllar.. yillardir hep
    cansiz merkezimi sevmistim, ve kesinlikle bi alternatife ihtiyacim olduguna
    inanmamistim yada soyle desek farkli bir merkez bilmedigim/tatmadigim icin
    hep kendi merkezime dayanmistim.. derlerdi `olm, ciktigin/sevdigin bi kiz
    yokmu?` .. yoktu.. dusundum bi kere daha.. yoktu.. bi kere daha dusunmedim
    sonra.. yoktu..

    merkez noktamin baska bi merkeze kaymaya nasil basladigini tam olarak
    farkedemeden 2 gunde olaylar oldu.. olanlar oldu.. gunler varki zevkle bi
    bilgisayarin basina oturup bisiler yapmadim.. ben boyle diilim, degildim..

    onu gordum, tanistik, biraz konustuk, bi ogle yemegi yedik, aksam
    biyerlere gittik.. vee.. tanrim boyle kolay yazabildigime bakmayin, hala ben
    bile anlamamiyorum.. bu kadar kolay olmamaliydi.. olmamali..

    cek bi firt daha sigaradan.. yaw, sadece 1 gun yaa. sadece birgundur
    gormuyorum, ama merkezim su an benden uzaklarda biyerde, merkez noktasi
    olmayan hersey gibi dengesizim..

    kizim nerdeydin sen bunca sene yaa? off.. inanmiyorum.. sen o kadar sene
    cikma ortaya, tam ben herseyi bosvermisim, okulu askere gideyim bitsin bu dert
    diye birakmisim, kek gibi yasarken ortaya cikilmazki.. cikmamaliydin.. ama
    cook gec..

    eski patronum cuneyt'i her zaman cok sevmisimdir, onla yaptigimiz
    muhabbetlerden biri esi figen ile ilgiliydi.. nasil, ne zaman? ozetli
    sorumun cevabi bana o an icin anlamsizdi.. `okulda tanistik, konusurduk, sonra
    cikmaya basladik, -ona hic cikma teklif etmedim- sonra evlilik planlari
    yaptik, -ona hic evlenme teklif etmedim- ve 2 senedir evliyiz.. anlamamistim,
    her zamanki gulumsemem ile anlamis gibi bakmistim.. anlamadigimi biliyodu,
    anlamamida beklemiyodu.. buda kelimeler yetersiz, yasaman lazim'lardan
    biriydi iste..

    size bu merkez olayini anlatcak degilim, anlatabilcek durumdada degilim..
    benim derdim su an merkezim nerlerde..

    yinede hani bilirsiniz, elbet birgun herkes evlenir geyii cercevesinde olay
    duzeni genellikle su sekilde gelisir; (ee, turkiyede 1:3 erkek:kadin orani
    oldugu dusunulurse) biriyle tanisirsin, lisede, universitede yada biyerlerde
    calisirken, onunde bi dert yoktur -askerlik varsa bile bu bikac yil sonradir,
    en azinda 6 ay sonradir-, baslarsiniz konusmaya, merkeziniz o olur ve olan
    olur tabi.. sonra diger olaylar buzdolabi, camasir makinesi ozetli
    konusmalar.. askerlik olayi varsa arada bi nisan yaparsin ve mustakbel es
    oturur askerden donene kadar seni bekler.. sen arasira telefon acar, ona
    mektuplar yazarsin, bi ara izin alir, gelir gorusursun..

    birisini askere nisanli gondermenin bence soyle bi hikmeti var; her ne
    kadar aileni cok sevsende, askerdeyken derdin onlar degildir.. o an icin
    kendini, askerden sonraki gelecegini hesaplarsin, bunalir yasar gidersin
    askerligi.. ama.. eger seni evde bi bekleyen merkezin varsa olaylar farkli
    olur.. eve donmek icin artik bi nedenin vardir..

    bana onu sevmistin, degil mi? demisti.. evet dedim kisaca, `peki niye
    bunu ona soylemedin?diye sordugundan cevabim dogruyduben onu oyle
    sevmedim` ama yinede soru beni dusundurdu.. daha sonra yine dusundum, ve bu en
    son dusundugumden sonraki dusuncede ise aslinda dusunmekten baska bisi
    yapmadigimi farkettim.. evet, sadece dusunuyodum, birisi sigara ikram eder,
    alirim icerim, guzel sagol derim.. ama bunu sesli olarak demedigimi
    farkettim.. paralel sekilde kisileri sevdigimi ama onlara onlari sevdigimi
    soylemedigimi farkettim.. bi gunde bicok sey farketmistim, bu guzeldi, mutlu
    oldum, sonra boyle bisiye mutlu olduguma uzuldum, sonucta boyle bisiye mutlu
    olduguma uzuldugume sevindim.

    .. ben hic simdiye kadar birisine seni seviyorum demedim.. dediysem bile
    bunu seni seviyorum anlaminda dememisimdir, zor simdi bunu anlatmak.. `seni
    seviyorum`.. simdi daha rahatim.. yazarken kolay oluyo, bide bunu soylemek
    lazim,.. kolay degil..

    hala bilemiyorum nasil?.. yani beni taniyanlar bilir.. simdiye kadar degil
    bi kizla gorusmek, bi kizla konusuyo olmam -ayak ustu bile- garip karsilanir..
    cunku hep evlenmiyecegimden ve buna neden olarakta cok guzel bahaneler
    soylerdim.. bahanelerim hala gecerli sayilir; olay evlenmekle bitse, zor bi
    olay olmasa gerek, ama bitmiyor. bunun yillar suren beraberligi, cocuk(lar) ..
    evet en onemlisi cocuk(lar).. bende bir zamanlar cocuktum, bilirim ne zordur
    cocuk yetistirmek.. cunku ilk 6 yil cocuk ile ugrasirsin buyusun diye, sonraki
    seneler ilk orta ve lise dengi okullar muhabbeti baslar.. sonra universite,
    sonra onu evlendirme.. ve sonra bir baskasi bu yaziya benzer bi yaziyi benim
    kizim icin yazar.. olayi bikac cumleye sigdirdik gibi gozuksede oyle diil,
    kolay diil..

    butun bunlari niye mi yazdim.. bi bilsem.. eger biliyosaniz siz bana
    soyleyin.. belki merkezimin beklenmedik degisiminin paniginden, belkide su an
    arkada calan yeni turku'nun etkisinden, belki de . . bilemiyorum.. su an
    hersey icin cok gec, yada hersey icin cok erken....

    neyse, yak bana bi sigara daha..

    ::bir coder bilgisayari ... (ssg/arteffect)

    bir coder bilgisayari olmayinca vaktini nasil gecirir?

    acikcasi bundan bir kac gun once tdsn'in yeni sayisini okurken "bir coder
    bilgisayari olmayinca vaktini nasil gecirir" isimli bir article gorseydim hic
    okumadan gecerdim. son bir kac gunde bunun degi$tigini hissediyorum. cunku
    bilgisayarim yok.

    niye bilgisayarim yok? biraz tatile ihtiyacim olup karaburun'a gittigimden
    degil aksine tx board'umun overclock olamama gibi bir problemi olmasindan...

    neyse, ben duzgun cumle kurmaya cali$maya devam edeyim... insan (hele hele
    bu insan bir coder'sa) bilgisayarinin kiymetini bilgisayari olmayinca anliyor.
    once o kadar dert etmiyordum bunu nasil olsa gitarim war, arkada$larim war,
    kitaplarim war falan falan...

    ilk bilgisayarsiz gunum eve geldigim gece butun gitar tab'larimin
    bilgisayarda kayitli oldugunu hatirladim... bildigim parcalari calmak da 12.
    cali$tan sonra ilginc gelmemeye ba$liyor. 13. kez cryin/aerosmith denerken
    niye ben biraz bi$iiler okumuyorum dedim ve evdeki 1990'dan kalma bilim ve
    teknik dergilerini okumaya ba$ladim. eski bilim ve teknik'leri okumak iyi
    oluyor insan "windows 2.x cok gorevlilik ve grafik arabirim sunuyor", "genetik
    kopyalama mumkun mu?", "sanal gercekcilik gercekten olabilir mi?", "laser
    nereye kadar?", "i$ik hizi da ne?" gibi article'lar okuyunca guluyor. evde 7-8
    bilim ve teknik vardi ve beni bu $ekilde 3 saat kadar idare etti. baktim ki
    saat daha gecenin 2'si (sabah 4-5 gibi yattigimi du$unursek) ve i'm out of
    bilimtekniks... ne yapacam diye du$unurken son bilim ve teknik'in arkasinda
    zekasayar ko$esinde "hangi sayinin 5. kuvveti 5277319168'tur?" diye bir soru
    gordum. hehe. nasil olsa vakit bol, ba$ladim 5277319168'u carpanlarina
    ayirmaya. ustelik bilgisayar olmadigindan sadece kagit kalem kullanarak :))
    bir kac saat bununla ugra$tiktan sonra cozumun 88 oldugunu buldum. bu da
    bitmi$ti. saat sabahin 4:30'unu gosteriyordu. hafif uykum gelmi$ti, "neyse"
    deyip yattim.

    ertesi gun daha zordu. cunku ikinci kez 5277319168'in yanitini bulmak
    kesinlikle cok sikici olacakti. ba$ka bi$iiler yapmam lazimdi. roman falan
    okiim deyip raflari tararken gozume bir cift cpc464 (evet evde iki tane war)
    carpti! muhaa... bilgisayarsizliktan kurtulmu$tum... benim aletin monitoru ve
    klavyeyi kenara ko$eye atip yerine cpc464 kurdum. (bu sahnede cpc464'un
    gorunumu kumlarin icinden yillar sonra cikarilan karr isimli arabanin ciki$
    sahnesiyle ayni) cpc464'e oyun kasedi ararken kasetler arasinda etiketsiz
    kasetler gordum. baktim ki bi$eyler kayitli seti de icerden odama getirdim
    kasetleri dinlemeye ba$ladim. bir baktim aralik 92 ve ocak 93'te mikrofonla
    yaptigim ses kayitlari :)) (btw: o zaman bilgisayarim yoktu ve tahmin edin
    vakit gecirmek icin nasil bir yol bulmu$um heheh).. neyse bir kac saat
    nostalji gecirdikten sonra cpc'ye dondum ve wec le mans oynamaa ba$ladim.
    (aslinda ondan once 180 darts, solomons key ve crazy cars falan da denedim ama
    sarmadi onlar). ho$ wec le mans ta sarmadi. ama beni yine sabahin 5'ine kadar
    idare ettiler.

    bu article'i yazarken bir bilgisayarsiz gunun gecesine daha gebeyim.
    article'i zaten bloody'lerin orda yaziyom. bakalim gelecek gunler neler
    gosterecek ve zalim kader ssg'ye ne turden hangi $eytani oyunu oynayacakti?

    -ssg

    ::bunalim coder #6 (ms!/bronx)

    can't escape when bronx is to strike. misery shatters your soul and you
    cannot break the chains within your body. you're ordered to obey, but you
    override them. never you betray, for you are not 1 of the sacred. when the
    holy, the so called holy drowns in deep filth, you stand still watching them.
    saying nothing but allocating buffer for the words you wish to scream out. you
    alwaze know they will not/never be able to defeat the power within you,
    yourself. you bow your head, but not to the mindless bastards.

    yer : ev'lerden biri. .
    bgnd: offspring caliyo. .

    kolay mi dersin.. hicte degil.. inan hic kolay degil.. her zaman bi
    yerlerden baska yerlere tasindigimizda bi parcamin orda kaldigini
    hissetmisimdir.. eski evimiz, orda bi cok intro yazildi, bi cok scener gecti
    ordan.. saatler, gunler, aylar boyu muhabbet yapildi..

    eski evimi anlatayim bari.. orda gercek amiga coding'ine basladim.. orda
    ilk intromu yazdim, orda amiga icin music disk yazdim ve yine orda pc icin ilk
    music disc'ine basladim.. orda iken biber bizde kaldi.. orda iken damla, ahu
    bize geldi.. orda sam, wea ile saatlerce konustuk.. analog party yaptik..
    litrelerce pepsi harcadim, bi suru camel ictim.. ordan ilk bbs baglandim..
    kardesim orda nisanlandi.. o eve sigara icerek cikabilen nadir insanlardan
    biriydim.. orada iken her gelen bu evden tasin tasinma masraflari bizden
    dediler.. orda terminator 2'yi izledim.. orda giga overdose'dan sandalyeden
    dustu.. orda penthy mr.flag esprisi yuzunden sandalyeden dustu.. orda dd
    disketlerimi hd yaptim.. orda 6 yillik bi tarih var.. en son zaten benim odayi
    tasidik.. ben, mqb ve ihsan (kiz kardesimin nisanlisi).. son gun benim
    bilgisayarlari tasirken, mqb ile oturduk, son kez orda pepsi ictik..
    ayrilirken odama soyle bi baktim.. disardan beni izleyenler bombos bir odaya
    niye oyle okuz ve tren olayi gibi baktigimi anlayamayabilirler.. ama ben o
    bos odaya baktigimda bosluk diil, bir cok sey goruyordum.. iste su kosede
    duran hoparlorum uzerinde kedim uyuyup kalmisti.. iste su duvarda turbo'nun
    cizdigi seyler vardi.. iste su kosede duran yatakta kimler uyumadaki..

    gecen arkadasin biri bi adult video cd getirdi, bak suna dedi.. sevmem ulan
    bunlari bilirsin dedim.. sen bi kere izle dedi.. peki dedim, taktim basladim
    izlemeye.. ulan daha filmin baslangicinda bi jeep ile gidiyolar, jeep'in
    plakasi 48 bla bla, diger jeep ise 34 bla bla plakali, sonraki sahnede zaten
    turk bayragi vs felan.. yani ozet olarak turkiye'de mugla taraflarinda
    cekilmis bi film!.. ehehe.. kendime bi kopya aldim, bi ani baabinda.. ilk
    adult video cd'm.. anlatayim istedim.. bi daha olmaz.. tamam..

    bide gecen sonunda biri benim evlilik ile ilgili olan, `erkek, kadindan
    kucuk olmalidir` teorimi onayladi.. mutluyum.. teorimde suna dayaniyo.. malum
    kadinlarin yas ortalamasi, erkeklerden fazla.. yani bir kadin bi erkekden daha
    uzun yasiyo.. simdi buna ragmen, bide gidip kendinden kucuk bi kadinla
    evleniyon.. noluyo sonucta. hem genetik olarak kaybediyon, hem kendi ellerinle
    kendinden kucuk biriyle evlenip kesin olarak ondan once olup gidiyon.. haa.
    diyorsanki bu kotumu, aslinda diil, yani ben sahsen, karimin benden once
    olmesini istemezdim, yani o aci ile sonra nasil yasardim bilemem.. iste
    teoride burda guzellesiyo, sen cesitli formullerden yola cikip, mustakbel
    karinin ortalama yasiycagi yili buluyon, kendine bakiyon, eger yaklasik ayni
    senede oluyosaniz, evlencen, boylece, hem o, hem sen fazla aci cekmiyo olcan..
    buda boyle bisi..

    ilerde daha ilginc teorilerim ile geri doncem, somebody stop meee!

    saat gec oldu, (yani daha dogrusu bicok kisi icin saat erken oldu) ben
    kalkayim..

    p.s: bu bunalim coder series'e devam etmiycem.. hadi size hayirli gunner
    diliyom ben..

    ::izmir parti raporu 1 (kris/clique)

    izmir parti raporu
    7-8 $ubat 1998

    kris/clique

    gnostic'in askere ugurlama partisine gitmek uzere cumartesi saat 03:00 gibi
    istanbul'dan yola koyulduk, ben ve bloody ile beraber $oforumuz master abi
    (master/clq degil) ve esquire vardi. yola cikar cikmaz kasimpa$a istikametinde
    polis kontrolune yakalandik, $oforumuz 1,5 kucuk raki icmi$ti, izmir
    maceramizin baslamadan bittigini dusunurken dil alti numarasiyla alkol testini
    atlattik ve yarim saatlik gecikmeyle yola cikabildik.. ortalama 130km hizla
    araba vapuruna binmeden izmit korfezini dolasarak 5bucuk saatte izmir'e
    vardik. sabah 09:30 gibi alsancak'a geldik ama parti yeri reyhan cafe'yi
    bulamadik. gnostic'e telefon ettik ve bizi buldu oraya goturdu. icerde
    arteffect tayfasi vardi ama kalabaliktan giremedik. bi sure bekle$tik ve
    gnostic yandaki kafeye transfer olacagimizi soyledi. bos olan kafeye girdik
    biseyler atistirdik ve oteki kafedeki elemanlarin gelmesini bekledik. bi sure
    sonra onlar da geldi va yaklasik 15 ki$ilik bi ekip olu$tu. tani$tik. gelenler
    butun arteffect (ssg, cori, heretic, qube, fatalica) clique (bloody, kris,
    scotch) airbug, cougar, darktower, wideman ve ismini hatirlamadigim 1-2 ki$i
    daha. birden ne oldugunu anlayamadan ankara raksnet'ten wideman ayaga kalkti
    ve irc hakkinda seminere ba$ladi. bizi getiren master ve esquire yarim saat
    oturduktan sonra i$leri oldugundan istanbul'a donduler.

    wideman bi sure bi$eyler anlatti kulak veremedim, anladigim kadariyla
    milletin de cani sikilmi$ti, ssg garip espriler yapmaya ba$ladi. arteffect
    eski$ehir'den 8 saatte gelmi$ti ve onlar da bizim gibi uykusuzdu. ssg uyuyacak
    yer bulalim dedi. sonra gnostic kizarkada$ina gidecegini ve ak$am 7'ye kadar
    takilacagini soyledi bu toplulukta soguk du$ etkisi yaratti. aramizda
    gnostic'i scene'in en saticisi secmeye karar verdik. gnostic gitti. toplulukta
    bronx'tan kimsenin olmamasi ilginc bi durumdu.

    toplulugun bi kismi sinemaya gidelim dedi, ama biz olaya anlam veremedik
    sinema'ya her zaman gidilebilirdi ve izmir'e sinema icin gelmemistik.
    scotch/clq'a telefon ettik i$ten 12 gibi cikacagini soyledi 1 saat kadar onu
    bekledik. sonunda scotch geldi, arteffect, wideman, cougar ve airbug starship
    troopers'a gitmeye karar verdi, aksam sinema cikisinda bulusmayi
    kararlastirarak ben, bloody ve scotch clique tayfasi topluluktan ayrildik.
    yakindaki bi pizzaciya giderek karnimizi doyurduk. sonra sahilde izmir'in tek
    rockbari denizati'nda (ismini yanlis hatirlamiyosam) biraz ictik. sahildeki
    doldurma calismalari nedeniyle denizi gorememiz sikiciydi. biraz daha izmir'i
    dolastik ve aksam oldu elemanlarla bulu$ma yerine gittik. yolda cougar'la
    karsilastik ve izmir saat kulesi onunde cougar, scotch, ben ve bloody beraber
    fotograf cektirdik. sonra elemanlarla bulustuk ve icmek icin yer aramaya
    basladik. sonunda pavyon gibi bi yere geldik ve ust kata aile salonuna ciktik.
    ortaya buyuk bi masa yapildi. turk scene ailesi olarak masaya kurulduk :)
    etrafta opu$en sarilan ciftler vardi. alt katta masanin ustunde bi kadin gobek
    atiyordu. penti/bnx ve gnostic geldi. ben cok yorgun ve uykusuz oldugumdan
    fazla icemedim, gecenin ilerleyen saatlerinde uyuklamaya basladim. ama benim
    haricimde bayagi bi muhabbet dondu. sonra kalktik uyumak uzere 3 taksi
    halinde. darktower'in evine gittik. ev bayagi soguktu. halinin uzerine yattik,
    allahtan battaniyeler vardi, tiki$ fiki$ yatarak anca battaniyeleri yettirdik,
    benim ba$im acaip agriyodu qube'den bi vermidon aldim. bi sure kraltv'deki
    klipleri elestirdik ben uyudum hemen. sonra elemanlar vodka-kola-lahmacun
    olayina girmisler. ustum acildigindan bi sure sonra uyandim cori ile bloody
    ayisi battaniyeyi cekmisler dimdizlak kalmisim. sonra uyumaya calistim ama
    horlama ve zortlama seslerinden uyuyamadim. pazar sabahi saat 10'da kalktik,
    ssg'nin embriyo gibi kivrilarak uyumasi ilgincti. millet stuff olayi icin
    gnostic'in evine gitmeye karar verdi. scotch, bloody ve ben yine topluluktan
    ayrildik ve topcunun yeri'nde corba ictik. alsancak'ta sahilde scotch ve
    bloody nargile cektiler, kahve ictik. sonra bi pub'a girdik orda bayagi ictik.
    pub'da amiga500 vardi biraz kingpin dart oynadik bi yandan da ictik. ordan
    ciktik baska bi bara girdik. orda daha pis ictik. biranin uzerine raki icip
    midemi iyice bozdum. ordan ciktik gerisini pek hatirlamiyorum. scotch zillere
    basip kacmaya basladi sonra biz de basmaya basladik cok zevkliymis cocukken
    hic zile basip kacmamistim. bi polis gorduk yavasladik onunla muhabbet ettik.
    bloody polisi kafaladi. izmir polisi iyiymis. sonra zilzurna otogara gidip
    kamil koc'tan bilet aldik. bi bufeden tavuklu pilav ayran olayina girdik.
    vakit geldi scotch ile vedalastik. otobus yola cikti ve ben 10. dakikada 2
    torba kustum.

    daha nice partilere.

    ::izmir parti raporu 2 (!) (ssg/arteffect)

    prologue:

    onceden dunya bir toz bulutu halindeydi.. sonra bu gazlar siki$ti ve
    microsoft dogdu.. (aradaki gereksiz kisimlari atladim).. microsoft'un dogum
    tarihine yakin zamanlarda scene adi verilen ve c64'teki cracker gruplarin
    birbiriyle software swapping yaptiklari bir sanal sosyal topluluk olu$tu...
    scene yillar gectikce o kadar buyudu ki birakin ayni nicke sahip insanlari,
    ayni isme sahip birden fazla grup ortaya cikti.. bu cok onemli degildi fakat
    en zoru ayni isimde iki tane scene ciktiginda oldu: "c64 scene" ve "c64
    scene"... sonradan insanlar kari$ikligi farkedip scene'lerden birini
    kaldirdilar.. fakat hangisinin gercek c64 scene'i oldugu uzun sure
    tarti$ildi.. bazilari iddia eder ki exodus, ikari+talent gibi gruplarin
    yokolu$ sebebi yanli$ zamanda yanli$ scene'de olmalaridir.

    zaman gectikce scene'in populerligini farkedenler scene'i c64 platformundan
    cikarip diger platformlarda da ya$atmak istediler. ilk ba$arisiz deneme bir
    dec pdp-11 ile yapildi... birakin gouraud shaded vektorleri, dec pdp-11'de
    precalculate ettiginiz sinus table'i bile koyabileceginiz kadar bir hafiza
    yoktu. sonra insanlar daha fazla gelecek vadeden amiga'yi denediler.. ve
    tuttu.. amiga, custom chip'leri ve yuksek hafizasiyla c64'ten kat kat ustun
    bir bilgisayardi. fakat c64'ten amiga'ya gecen coder'lar ilk zamanlarda buna
    ali$madi. bundan dolayidir ki ilk amiga intro ve demolari 64k icinde cali$ir
    ve start adresleri $801'dir. hatta bazi urkek coder'lar amiga'da farkli bir
    playfield set etmeye bile cekinmi$ler ve workbench altinda bir pencere icinde
    cali$an demolar yapmi$lardir.. (bkz: andromeda'nin d.o.s)..

    tabi coder'lar o kadar da aptal degillerdi.. custom chip'leri ilk ke$feden
    coder'in yazdigi kod, (microsoft basic ile) for a=1 to &hffffffff: poke
    a,rnd(1)*255:next oldu... coder, uzerine zimmetli amiga'yi yaktigindan dolayi
    i$inden atildi ama amiga'nin yeni bir yonunu ke$fettigi icin scener'larin
    gonlunde taht kurdu. (ismi neydi onun? neyse).. scene'de acilan bu yeni cigir,
    amiga uzerinde, copper bars, flat shaded vectors, gouraud shaded vectors,
    wormhole, shadebobs, vb vb gibi efektlerin dogmasina yol acti.. bu taa ki
    92'ye kadar devam etti...

    pc diye bir platform wardi.. insanlar bunda bo$ vakitlerini muhasebe takibi
    yapmakla ve ucan hard disklerini recover komutu ile kurtarmaya cali$arak
    gecirirlerdi. the party ]['de ibm'in bile tahmin edemedigi bir$ey oldu ve
    "second reality" release oldu... second reality bir demo'ydu... future crew
    isimli bir grup arsiz veledin kodladigi bu zamaninin en iyi tasarlanmi$ ve bir
    o kadar iyi kodlanmi$ demolarindan biriydi. amiga di$inda da bazi $eylerin
    pc'de olabildigini gosterdi... ustelik pc'ler ucuzdu... heryerde
    bulunabiliyordu ve alti ayda bir yanan agnus chipini degi$tirmek zorunda
    kalmiyordunuz. bu yuzden pc tarafina egimli pazar iyice bukuldu...

    pc scene'inin geli$imi diger scene'lerden farkliydi. cunku c64 ve amiga
    zamanlarinda konfigurasyon sabitti bundan dolayi alete en alt seviyelerde
    hardware efektleri yaptirabiliyor ve yaptiginiz demo'nun diger alette
    cali$acagindan emin olabiliyordunuz. pc'de oyle degildi... her gun yeni bir
    i$lemci, daha hizli ekran kartlari, yeni standartlar, microsoft mouse gibi
    yeni donanim cikiyordu ve demo coder'lari bu konfigurasyon ce$itliligine
    yeti$memeye ba$ladilar. sonunda demolar tek bir taban uzerine oturdu: cpu...
    efektler tamamen cpu tabanli oldu... plasma'lar, vektorler, wormhole'lar...
    her$ey algoritma ve matematik gerektirmeye ba$ladi.. artik rastgele portlara
    rastgele bir deger yolladiginizda buldugunuz guzel bir efekti
    kullanamiyordunuz... bu scene'de genc programcilarin yeti$mesini engelledi?
    hayir... yine elin veledi kalkti 15 ya$inda vektorleri ogrendi, dot
    productlari ogrendi... yani scene, evrim teorisini kanitladi...

    turkiye'de ise pc scene'i yurtdi$ina kolayca ayak uyduramadi... yurdum
    insani pc'yi ke$fettiginde yurt di$inda coder'lar glenz jelly vektorler
    donduruyordu... biraz vakit aldi ama release'ler cikmaya ba$ladi... hala
    zamani yakalayamami$ olsa da pc'ler ciktigindan beri bir turkish pc demoscene
    vardi.. hayal meyaldi.. bulanikti... ama oyleydi... no carrier gibi direk
    pc'de dogmu$ gruplar cikmaya ba$ladi... hitnet'in programlama alaninda scene
    geyikleri yapilmaya ba$landi... insanlar xor ax,ax mi yoksa sub ax,ax mi daha
    hizli hesabi yapmaya ba$ladilar... ama bu uzun surmedi... bunu bu konuma
    getiren insanlar pc scene'in tek ileti$im kaynagi hitnet'ten ellerinde olmayan
    sebeplerden uzakla$tilar (alex, gokhan, master/clq, ms!/bnx, detail/clq, vs
    vs).. turkish pc demoscene yine bulanik bir donemine girdi...

    bir mucize oldu... 1997 yilinin ba$inda turk telekom interneti bedava(!)
    yapti.. her ne kadar uzun surmediyse de onemli bir adim oldu... scenerlar,
    alakali insanlar irc'ye takilmaya ba$ladilar... ama bir kanallari yoktu... bir
    gece ssg, qube ve fatalica isminde uc $ahis #zurna'da konu$amamaktan yakinip
    yeni bir kanal actilar: #coders... #coders, ilk kuruldugunda scene'in amacina
    hizmet etmek gibi bir amaci olmadiysa da #zurna'da konu$maktan muzdarip bir
    eleman ms!/bnx'un da #coders'a mudavim olmasiyla kanalin popularitesi artti...
    daha sonra hitnet'te reklami yapilan #coders'a no carrier'dan da elemanlar
    gelmeye ba$ladi... ilk zamanlarinda secret olmayan bu channel'a her onune
    gelen girdigi icin scene alakali insanlarin da bir kismini tanimamiza olanak
    oldu... irc ve hitnet sayesinde scene'de kim var kim yok ve ne yapiyorlar
    bilmemize olanak oldu..

    secret channel olmasina ragmen scene arasindaki mental baglar sayesinde
    popularitesini koruyan #coders... hemen hemen tum turkiye pc (hatta c64+amiga)
    scene'ine ev sahipligi yapti... elinden gelebildigince...

    end of prologue

    part i
    ~~~~~~
    ocak 1998'de ssg kanala $oyle yazdi:

    <ssg> ben parti istiyom hulleeaann...

    bunun uzerine scotch/clique hic beklenmeyen bir cevap verdi:

    <scotch> tamam hoca istedigin parti olsun...
    <ssg> ho?

    ms!/bnx'un askere gitmesinden istifade edip hem ona veda partisi yapacatik,
    hem de bir scene toplantisi gibi bi$ii yapacaktik... fikir cok iyiydi ve
    organizator ba$tan beri scotch'tu... (hangi scotch hala bilmiyorum*)...

    (*=efsanelerde iki tane scotch'un varligindan soz edilir.. ying ve yang'in
    parcalari gibi olan bu iki scotch'tan sari$in bembeyaz olani iyiligi,
    optimizmi temsil ederken, esmer kapkara olani da kotulugu ve ters olan her$eyi
    temsil eder. derler ki doganin dengesi bu iki scotch uzerine kurulmu$tur)

    kanaldaki uzun tarti$malardan sonra 7-8 feb gunlerinde partinin yapilmasina
    karar verildi..

    tum scene davet edildi... herkes cagirildi... turkiye scene'inin en irak
    noktalarina haber salindi. deniz a$iri memleketlere guvercin yollandi..

    part ii
    ~~~~~~~

    eger bindigimiz otobusun prenses oldugunu ve koltuklarinin da uyunamayacak
    kadar rahat oldugunu, yolda cikan firtina yuzunden yolda durup firtinanin
    dinmesini bekledigimizi, otobuse garip yaratiklarin saldirdigini (hatirliyom
    "ciftlik" tabelasi wardi orda bi yerde) ve izmir'e 6 saatte gidecekken 8.5
    saatte gitmemizi saymazsak mukemmel bir yolculuktu diyebilirim...

    ufak bir ayrinti: cori zaten izmirdeydi ve otogarda bizi kar$ilayacakti.
    tabi normalden biraz daha gec vardigimiz icin ne yuzundeki gulucukler samimi
    ne de elindeki 45'lik kuru siki'ydi... biraz tatli dille cori'yi tamamen bizim
    kontrolumuz di$inda cikan olaylardan dolayi geciktigimize ikna ettik.. konak'a
    gidip oradaki tansa$ bufesinde ac karinlarimizi doyurduk.. tavsiye: ucuz fiyat
    ve iyi lezzet... yemek olayi bittiginde saat 9:15'ti... 10'da scotch'larla
    bulu$acaktik. scotch bize (daha dogrusu #coders topic'ine) "ctesi sabah
    10:00'da alsancak reyhan cafe'de bulu$alim (scotch) sevinc pastanesini bulun
    orada kime sorsaniz gosterir" yazmi$ti... tabi bunu yeterli bulmadigim icin
    ayni zamanda ms!'ten bir ascii art map te aldim...

    alsancak'a vardigimizda i$lerin o kadar kolay olmadigini anladik. oncelikle
    sevinc pastanesi etrafindaki kimse reyhan cafe diye bir yerin varligindan
    habersizdi ve "nerede olabilir?" diye sordugumuzda hepsi farkli yonleri
    gosteriyordu. en sonunda i$in kaynagina inmeye karar verdik ve bizzat sevinc
    pastanesine sorduk. sevinc pastanesi bize kar$i tarafta alakasiz (ve hatta
    gelirken bizim oradan gectigimiz) bir yeri i$aret etti. pek inanmasak da
    birden ms!'in cizdigi map aklima geldi. tabi ya. dik ucgen, burger king ve bu
    bulmacanin eksik kisimlarini tamamliyordu. yalniz ms! haritada bir yanli$lik
    yapmi$ti.. yine de dorduncu elementin yardimiyla reyhan pastanesi (cafe
    degilmi$ evet)'ne vardik... iceri girdik scotch oldugunu belli eden insan
    goremedik. sadece bize dik dik bakan iki ki$i wardi onlardan ikisi de
    scotch'un iki turunden birine benzemiyordu. garipsedik ve bir yerlere oturduk.
    tam cori'nin cep tel'iyle scotch'la goru$urken o bize bakan insanlarin aslinda
    cougar ve airbug olduklari ortaya cikti. $a$irdik, tani$tik. oturduk...
    konu$urken o sirada darktower ve wideman geldi. (acikcasi wideman'i ilk ba$tan
    ms!'in italyan arkada$larindan biri sandigimi itiraf etmeliyim)... neyse ms!
    ve lazy de geldi ve darktower+wideman+ms!+lazy ayri bir masada ayri bir
    muhabbet'e gectiler. bu arada esas toplantinin aslinda reyhan'da degil
    alakasiz ba$ka bi yerde (wallahi ismini unuttum zaten hic sevemedim orayi akin
    pastanesi miydi neydi) oldugu anla$ildi. gittigimizde orada kris/clq,
    bloody/clq ve iki tane de bloody ve kris'in "abi" diye hitap ettikleri
    insanlar wardi... uzun bir masaya gecildi. masaya oturur oturmaz wideman
    birden "aslinda irc'nin gecmi$i cok eskilere dayanir..." $eklinde hic kimsenin
    beklemedigi ve $ok etkisi yaratan bir konu$maya ba$ladi. wideman son cumlesi
    olan "...i$te irc'nin dunden bugune tarihcesi budur arkada$lar"i soylediginde
    saatlerimiz 12:00'yi gosteriyordu. uyuyanlar uyandirildi ve geyik faslina
    gecildi... scotch'un gelmesi gerekiyordu ve eleman gelmedigi icin geyik fasli
    uzun surdu. saat ak$am 8'i gosterirken (ehhehe $aka)... saat 1:00 gibi "artik
    scotch'u beklemeyelim!" "gidelim burdan!" "susma! sustukca sira sana gelecek!"
    $eklinde fikirler ortaya atildi.. (arada bir kestane $ekeri ve biten harfiyle
    ba$layan isim soyleme (cok israrlarimiza ragmen kisaltma degil) oyunu
    fasillari wardi... sinemaya gitme fikri benimsendi. zaten arteffect olarak
    starship troopers'a gitme karari almi$tik... (btw: digerlerini bilemem ama ben
    uykusuzluktan olmek uzereydim... bkz: otobus suresi)... ne olacaksa olsundu ve
    tam yola cikacakken scotch geldi... scotch bize her$eyin yolunda oldugunu ve
    eger kafamizi ayaklarimizin arasina alirsak carpi$ma esnasinda hic bir yara
    almadan kurtulabilecegimizi soyledi. sinemada (konak sinemasi) bulu$ma karari
    alarak arteffect olarak scene'in kalanindan ayrildik.. sinemaya geldigimzde
    saat 14:25 miydi neydi.. film ba$lamak uzereydi kimseler yoktu.. yine de
    14:30'a kadar bekledik ve kimse gelmeyince sinemaya girdik... ssg olarak
    sinemada uyumayi du$unuyordum ama filmdeki efektler guzeldi... (eglenceli
    filmdi vesselam).. uyuyamadim.. filmin yarisinda bir baktik ki cougar ve
    darktower!!! yeniden kavu$manin sevinciyle birbirimize sarildik ve dakiklarca
    agladik... sinema ciki$inda bulu$mak uzere sozle$tik ve filmin diger yarisini
    daha mutlu bir $ekilde seyrettik.

    film ciki$i komunistlerin saldirisina ugradik. az yara bereyle kurtulduktan
    sonra scotch'un sinema ciki$ina gelecegini de duyunca oradan uzakla$tik. sakin
    bir yerde plan yapmamiz gerekiyordu ve cougar, wideman, darktower ve arteffect
    olarak konak'in umumi tuvaletlerinin onundeki banklari sectik. burada bir kac
    fikra anlatildigini, bir kac genetik geyigin gectigini, "herkes nereye gitti?"
    sorusu soruldugunu, "prodigy iyidir abi" dendigini ve bunlarin hepsinin
    wideman tarafindan yapildigini hayal meyal hatirliyorum...

    süreler sonra scotch, kris ve bloody geldi... saat ak$am 18:00 falandi
    sanirim... (bi dakka crc check yapcam: 3+1+1+1+5 = 11) evet. 11 ki$iydik... ve
    sorun oydu ki hic bir yenek yenen mekanda 11 ki$iyi alabilecek yer yoktu..
    sonradan ogrendik ki izmir'liler 11'i ugursuz sayi kabul ediyorlarmi$. bunun
    uzerine yoldan yanimiza egitilmi$ bir muhabbet ku$u aldik ve konak-alsancak
    arasi bi yerde "abone" isimli bir ickili mekana geldik... giri$te aklimiza "ya
    disq ve cash gelseydi?" sorusu geldi... sonra onlarin adina dua ettik ve
    besmeleyle iceri girdik... yukarida iki acik cam arasinda serin mi serin bir
    yer bulduk... acliktan artik olmek uzere olan arteffect tayfasi beyin, midye,
    bagirsak ve borkenek kari$imi bir menu yedi... btw: mekanin patatesleri
    mukemmel. eger bir gun oraya giderseniz patates yiyin... neys.. biralari
    ictikce ne muhabbet ettigimizi unutmaya ba$ladim... bir ara penti^bnx geldi..
    sanirim mekanda airbug da vardi ama nasil? sonra ms! geldi... masa
    muhabbetinde bize e$lik eden cougar ve darktower'a ictenlik dolu sevgiler
    gonderiyoruz.

    ikinci biradan sonra (zaten iki tane ictim topu topu galiba?), her$ey
    bulandi... :) ha bir ara fatalica dugune gitti!? ne alaka? bir geyikler
    dondu... neler dondu yaa?... neyse sanirim biz 23:00 gibi falan oradan ciktik?
    yoksa 22:30 muydu? neyse... oyle gec bir saatte yola ciktik... darktower'in
    evine gitme fikri cikti. ama scotch oraya sigmayiz diye kris/bloody ve
    yanda$larini bizden ayirmak istedi. $iddetle kar$i ciktik. yalniz darktower
    bir ara "...ben tup almi$ miydim.." diye bir$ey mirildandi.. ignore ettik...

    taksiler tutuldu... penti ve airbug'la vedala$tim sanirim!? cougar ile de
    mi vedala$tim? bir taksiye bindirildigimi hatirliyorum... darktower'in evine
    geldik.. dikkatimizi ilk ceken $ey "soguk" (aslinda dikkatimizi cekmiyordu
    cunku gun boyunca donmu$tuk (izmirde donacagim da aklima gelmezdi)) oldu..
    bira yuzunden reflekslerim yava$ladigindan ilk battaniye kapma yari$inda
    bloody ve kris'i gecemedim... sonradan kris'in ayakucuna ili$tim.. heretic ve
    darktower bira almaya gittiler... yine bir geyikler dondu... bi ara scotch'un
    ayakta askerde yapilan muayeneleri !? yok o doktoruydu.. neyse bi$iiler
    anlatiyodu.. kris uyudu.. ben bi ara darktower'in gitarini calmaya yeltendim
    ama gitar bana normalden daa buyuk gorunuyordu :) bir kral tv muhabbeti oldu..
    sonra heretic ve darktower geldi... darktower'in dizinde bir sorun wardi...
    acikcasi bu olayin tek uzucu kismiydi belki de bu... neyse kendisine tum scene
    olarak acil $ifalar diliyoruz.. bira ictik... bira iyi geldi... soguk olsa da
    insanin icini isitiyor sonradan.. gece 2:30 3:00 gibi insanlar uyumak
    istedi... zaten cogunluk uykusuzdu ve hemfikirce yatmaya karar verdik...

    fikri vermek kolaydi da darktower'in salonunda uyumak zordu... yer olarak
    ben odanin en sicak (*en sicak = -5 derece falan) yerini yani wideman'in
    yanini sectim... ms!'te zekice bir hareketle wideman'in obur yanini secti...
    neyse biz battaniyelerimizin yarisini wideman'le payla$mak ko$uluyla
    wideman'in yanina yattik.. digerlerinin yati$ konumlarini gormedim (ozellikle
    qube'unkini ve scotch'un yatacak yer arama maceralarini gormeyi cok
    isterdim)... uyumadan once bizi (wideman, qube, ben, cori, heretic) gulmekten
    geberten bir olay oldu ama onu ne burada anlatmaya dilim elverir ne de ne..
    hehhee... belki de party'nin en komik olayiydi...

    neyse uyandigimda boynumdan yukarisini hissetmiyordum... resmen kafam
    donmu$tu... hayatimda ilk defa kafamin dondugu hissini tattim.. bi ara birinin
    cep telefonundan birine "ben oluyorum" diye telefon ettigini hatirliyorum..
    scotch sagolsun tupu bitmi$ (anlayin, anlayin) katalik'i cali$tirmayi ba$ardi.
    ama bu mutluluk sadece 10 saniye surdu... neyse biz gune$e cikmi$ ve
    "emdirmekle" me$gul, bloody ve kris'in yanina ciktik... gune$ vardi ama pek
    isitmiyordu. ama biz en ufak foton tanecigini bile kacirmak istemiyorduk.. bir
    corbaciya gidilmesi du$unuldu.. ama grup kalabalikti... hmm.. yine 11 ki$iydik
    herhalde.. bir grup (wideman + qube + ms!) ayrildi ve ms!'in evine gitti...
    kalan gruptan da scotch heretic, cori ve beni ms!'in evinin yakinlarinda bir
    corbaciya goturdu... kris ile bloody'nin akibetini ben de bilmiyorum..

    party'nin ms!'in evinde gecen tarafi hem scene'i fazla ilgilendirmediginden
    hem de orada gecen bazi olaylari burada anlatmamizin ba$imiza ne kadar i$
    acacagini kestiremedigimden burada bunlari anlatmiyorum.

    ssg/arteffect signing off.

    party'de sik sik duydugumuz quote'lar:

    "10 dakka sonra gelicem" --scotch/clq (daha sonra heretic'in bizi
    uyandirmasiyla anladik ki scotch bir walkman'i telefona dayami$ hep ayni lafi
    soylemeye ayarlami$)

    "benim uykum war" --ssg/aft (en cok uyuma imkanim olan starship troopers'ta
    filmin efektleri yuzunden uyuyamadim, pi$manim)

    "skip undo" --kris/clq (ulan kris, sen bizi guldurdun allah ta seni
    guldursun)

    "benim cinsel tercihim erkekler yonunde degil" --wideman (acikcasi gun
    boyunca wideman'in neden bunu vurgulamak istedigini anlami$ degilim henuz.
    korktu mu bizden nedir?)

    "emdircen abi" --bloody/clq (hic daha once gune$ enerjisiyle cali$an coder
    gordunuz mu?)

    "hadi goru$uruz" --fatalica (gun boyunca fatalica bi yerlere gitti. dugune
    gitti, mahkemeye gitti en sonunda da ankara'ya gitti)

    ps: biliyorum i$in party report kismi prologue'dan kisa surdu. ama acikcasi
    party'leri oldugu gibi anlatsam sonraki partiye de gelmezsiniz siz. bari
    meraklanin biraz da.

    :::heretical (cervus/exprec)

    aslinda bu musicdiski ilk edindigimde parcalarin icerdigi anlamdan cok beni
    asil ilgilendiren,olayin teknik yapisiydi....hangi samplelar nasil kullanilmi$
    hangi effectler,nasil uygulanmi$ ve butun bunlar 4 kanala nasil
    sigdirilmi$?..gibi detaylardi ilk ba$ta beni du$unduren...

    ama $imdi bu yaziyi yazmadan once bir kez daha tam olarak dinledim ve $imdi
    du$unuyorumda...gercekten etkileyici..ritmlerin kullanili$i...melodiyi
    yonlendiren jazz basslar ve degi$ken,aksak,melodik sololar....cok ho$ bi
    cali$ma....

    belkide dinleti keyfinin yaninda olaya sanatsal bi acidan bakmak daha dogru
    olur...ve eger bu $ekilde incelersek bu musicdiski trip hop sinifina sokmamiz
    uygun olur diye du$unuyorum...bunun yansimalari ozellikle "acikkapi,kar$i ev
    ve organizma"da goruluyor....tabi degi$kenlik oldukca etkin bunun
    yaninda...mesela "organizma" oldukca hareketli bi jazz bass riff ile
    ba$ladiktan sonra bu aktifligi pasifleyici bi trip hop ritmiyle dengeleniyor
    ve arkasindan ritm doluyor ve bi anda aksak,carpici bi hale donu$uveriyor..
    ustelik bunlari hissettirmeden yapiyor...

    bunun yaninda gayet hareketli parcalarda yok degil...mesela "bombardiman"
    chemical beats tarzinda ve 303 soundlarla suslenmi$... yada "harikulade
    degirmen" vocoder ile $ekillendirilmi$ vokaller.. .atari 800 oyunlarindaki
    nostaljik uzay gemilerinin ate$ sesleri...ve tum parcaya yon veren sololar..

    ancak diskin genellinde acikcasi beni en cok etkileyen ise
    "heretical"....tam bir future jazz...old school-hip hop tarzi aksak bi
    ritm,telleri gev$emi$ bir gitar ve muthi$ bir bass..ardindan gelen organ
    sololar....

    heretic musicdiskin genelinde trip-hop,blues,jazz soundlari kullanmi$..ve
    bundada gercekten ba$arili olmu$...saglam bi icki e$liginde icilrse tadina
    daha cok varilir gibime geliyo...unutmadan...parcalari dinlemeden once mutlaka
    o parcanin *.txt fileini okuyun derim...gerisi size kalmi$....

    :::emanon (ssg/arteffect)

    $imdi oncelikle emanon bir ne? emanon bir demo. aslinda 4k demo compo'da
    belki de derece alabilecek bir demo. ama ne yazik ki 157k. :)

    olayi anladigim kadariyla spectre/flr ve cash/ncrr bir gun oturmu$lar bir
    demo yazalim demi$ler.

    bir gunde cikan bir i$ icin muzikleri saymazsak guzel bi demo. grafiklerin
    sadeligine ikide bir c64 intro/demo'lari seyreden biri olarak ali$igim zaten.

    coding'e gelince. spec'in bitmap rotation'i iyice kavradigi ortada :)) blur
    konusuna deyinmeyecem ama demo'daki sine6 efektine hasta oldum... :)) bir de
    bir yerde bugli bi rotation kodu kullanmi$lar o da guzel bi efekt olmu$.. :)
    (ciddiyim lm)

    $imdi oturup her son jenerasyon 64'ler dergisi yazari gibi bu demo'ya da
    rating vermek vardi ama niye vereyim? bir gun demolar para ederse o zaman
    parasiyla olceriz degerlerini ama $imdi sanata su katmaya gerek yok...

    bir gunde yazilan demoya bu kadar review.

    :::fulcrum by matrix (spectre/flare)

    mekka/symposium'98'de 1. oldu, yapilmasi ichin 10 ay chalishildi, ve sadece
    10 dakika surdu..: fulcrum, matrix.

    demo chok iyi bir 3d engine icheriyor.. 32bpp color depth, volumetric light
    efektleri, chok iyi shading ve shadowlar, 3d smoke, particle efektleri, 3d
    bloblar, ve bir chok efekt, ilginch ve etkileyici bir konu eshliginde
    kendilerini gosteriyorlar..

    fulcrum'in konuyu anlatishinda ilginch bir zaman akishi var. demo bir robot
    (!?) ile losh bir ishikla aydinlatilmish dar bir sokakta bashliyor.. robot'un
    binaya girmesinden sonra bir patlama yashaniyor, bu sahneler anlatilirken
    krediler ekrana nero'nun mukemmel grafikleri, ve skyphos'un etkileyici
    muzikleri eshliginde yaziliyor. bashlangichtaki patlamanin nedenini demonun
    sonunda anliyorsunuz. zaman kavrami gerchekten guzel tasarlanmish, demo
    aslinda konunun bitishiyle bashliyor ve nedenini daha sonra tam chozemedigim
    ilginch bir hikayeyle anlatiyor, ve tekrar basha donuyor, yine ayni sahne
    fakat gorush achisi daha farkli, bu yuzden patlamanin nedenini robot binaya
    girdikten sonra gorebiliyorsunuz.. (?) :d

    kod chok iyi fakat animasyonlari hazirlamak ichin de uzun zaman
    chalishilmish. aurelius modellemeyi ve animasyonu gerchekleshtirmish. bunun
    ichin digisnap 3ds max ichin 3ds converter ve export plug-inlerini yazmish.
    nero texturelari hazirlamish. sharon ve digisnap 3d engineleri kodlamishlar
    (evet engine-ler, chunku iki tane var :d)

    grafiklere deginmeden gechemeyeceim, nero'nun ve made/bomb'un chizdigi
    mukemmel grafikler gerchekten gorulmeye deger. :) fakat muzikleri de unutmamak
    gerek! etkileyici, ozellikle son partin muzigi mukemmel!

    uhm.. duyuyorum..: "ahh yine mi sadece 3d? chok kotu!". hayir kesinlikle
    degil. her demo gibi onlar da buyuk emek harcanarak yapildi ve sonuch
    gerchekten etkileyici. kod bakimindan da yeni sheyler yapilmish, bazi sheyler
    ashilmish. insan yine "ahh, chok mukemmel efekt" diyebiliyor. muzik ve
    grafikler karshisinda donup kalabiliyor. hikayenin akiciligi ve 3d efektler
    insani buyuleyebiliyor.. ben buyulendim.. tipki genocyd'i izledigimde oldugu
    gibi. sonuch gerchekten gorulmeye deger. :)

    bu arada demo 16mb'da chalishmiyor.. shu an 16mb'im var ve shu an demoyu
    tekrar izleme firsatim olmadi.. download etmeden once bunlari dushunun :) tabi
    32bpp kullanmak ichin univbe'ye ihtiyaciniz olacak.

    notlar: graphix: 100%
    etkileyici, mukemmel, music: 98%
    beyin bulandirici, code: 99%
    ilginch. design: 100%

    intview:kris/rebels/clique (cash/no carrier)

    date: 1 mayis-1 time: 23:00-01:00 place: irc.raksnet.com.tr #tdsn
    c- cash/no carrier k- kris/rebels^clique

    -c: evet kris, shu an clique ve rebels'desin ve rebelste sanirim aktif
    olarak grafikerlik yapiosun.[tabi isin de var ama neys] kimse scener
    dogmadigina gore nasil bulashtin bu ise?
    -k: 1984'te babama zorla c-64 almistim.. bi sure onunla oynadim.. sonra
    kitaptaki program dokumleri dikkatimi cekti, gunlerce onlari
    ve dergilerin verdigi dokumleri yazdim. basic dilini ogrendim ve bir
    listeleme programi yazmaya basladim bu 3
    sene surdu.. sonra canim sikildi biraktim.. yeni oyunlar geldikce
    oyunlarin basindaki mesajlarin guzelle$meye ba$ladigini farkettim ve
    bunlarin nasil yapildigini merak etmeye ba$ladim.. o sirada ingilizce
    bilmedigimden bunlarin onlari yapan firmalarin reklamlari oldugunu
    zannediyordum.. cocukluk i$te.. (bu arada 75'liyim) :)
    -c: :)
    -k: bi sure sonra bilgisayarcinin biri bana bunlarin bi programla
    yapildigini soyledi (demo meykirla :) ..
    sene 87; sonra paint magic diye bi program buldum.. onla resim
    yapmaya basladim ama disk drive'im olmadigi icin kaydedemiyodum.
    saatlerce cizip sonra soyle icli icli ekrana bakip kapatiyodum
    bilgisayari..
    o sene amiga500'ler gelmisti turkiye'ye ve acaip pahaliydi.. babami
    yine kandirdim ve c64'u satip ustune para ekliyip aldik bi $ekilde
    aleti. amigayla beraber photon paint diye bi program vermi$lerdi..
    amigayi kurduk abimle.. photon paint'i calistirdik. ekranda 4096 rengi
    ayni anda gorunce agzimin suyunun klavyeye damladigini hatirliyorum..
    sonra o oyunlarin basindaki renkli seyler yine dikkatimi cekmeye
    basladi ve artik onlarin ne oldugunu biliyodum.. o siralarda turkiye'de
    cok az grup vardi.. hatirladigim kadariyla the joker crew, tacs from
    turkey, zombi boys..
    -c: hepsi c64 grubumuydu?
    -k: tjc c64.. otekileri amiga. digerlerinin c-64 bolumu olduysa da o
    zaman haberim yoktu..
    sonra elime dpaint gecti.. ilkonce program hosuma gitmedi, sadece 32
    renkte cizebiliyodun ama bi sure sonra bunun daha iyi bi program
    oldugunu anladim.
    a&c dergisinde editorluk yapmaya baslamistim.. 1989 sonuydu.. orda
    kadem/tjc ile tani$tim.. ben grafikle ugrasiyordum ama o 16 renkle
    c-64'te benim amiga'da cizdiklerimden daha iyi ciziyordu. o bende bi
    itici guc oldu. kadem bana oldukca yardimci oldu.. sonra mr.dj ile
    tani$tim ve accuracy'ye girdim, ilk grubum oldu..
    -c: accuracy ile neler yaptiniz peki?
    -k: turkiye'nin ilk megademosunu cikardik ve 1990
    commodore show'da 2. olduk teleteknigin yari$masinda. sonra coderimiz
    ace bronx'a gecti ve amiga bolumu dagilma a$amasina geldi.. ben de bazi
    ki$isel problemler ya$adim bazi grup elemanlariyla.. sonra her$ey
    duzeldi ama grup sultansoft icin oyun yapmaya ba$layinca demo projeleri
    aksadi.. ben de 1991 sonunda rebels'e girdim..
    -c: amiga bolumundeydin?
    -k: evet amiga bolumu..
    -k: c-64 icinde amiga'da 16 renkli grafikler cizdim ama convert etme
    firsati olmadi bi turlu
    -c: rebels'e girisin nasil gerceklesti?
    -k: oldukca fazla grafik cizmistim ve rebels benim favori grubumdu (kafa
    sallayan kadinin oldugu equalizer'i kim hatirlamaz? megademo2) sonra
    danimarka'dan jake'e mektup yazdim.. 1 ay sonra cevap geldi ve rebels
    uyesi olmu$tum artik.. :)
    -c: o zamanlar mektuplasarak haberleshildigine gore grafikleri de bir
    disketin icinde postayla gonderiyordun?
    -k: evet aynen oyle, o zaman bbs'ler 2400-9600'du .. 14400 yeni cikmisti
    ve cok pahaliydi.. 1000$ gibi fiyatlar hatirliyorum, hst us robotics
    icin.
    -c: clique'a girmeden once bronxla bir diskmag cikardiniz. biraz
    anlatirmisin?
    -k: evet.. rebels'e girdim pekcok sey degisti.. rebels o zaman demo
    chart'larinda ilk 5 icerisindeydi ve oldukca populerdi.. dolayisiyla
    birisine mektup yazdiginda hemen cevap geliyordu. mektup zamaninda
    eliteness denilen salak bi kavram vardir.. elite ki$iler her mektuba
    cevap vermezler ama eger gonderen de elite olursa sana cevap
    verirlerdi.. 9 ay once attigim mektuplarin bile cevabi gelmeye
    baslamisti rebels'e girince. sonra birgun bloody ve ben bi diskmag
    cikarmaya karar verdik.. yapabilecegimiz en kolay, zevkli ve devamli
    $eyin bi diskmag olduguna karar vermi$tik.. fakat bir sorun vardi..
    derginin kodu.. turboyla telefonda konusuyorduk bir gun ve ye$ilkoy'de
    bir meeting duzenlemeye karar verdik.. konu$urken bi ara soz diskmag
    konusuna geldi..
    -c: eliteness kavrami hala var.. ve bu bicok kisiyi sinir ediyor... sen
    hich elite davrandin mi?
    -k: evet.. elite olduktan sonra sana mektup yagmaya ba$liyor.. sende
    onlara cevap yazamiyorsun.. bir ara 300 mektup kontagimin oldugunu
    hatiliyorum.. onlara cevap yazmayinca 'elitlik' yapmis oluyorsun bi
    cesit.
    -c: yani eliteness kisilikten degil de imkansizliklardan kaynaklaniyor?
    -k: salak bi kavram oldugunu soylemistim.. elite olanlarin da olmaya
    calisanlarin da davranislari cok salak geliyor bana $u an. neden
    kaynaklandigini bilmiyorum.. buyuk bi gruba girince bi $ekilde elite
    oluyorsun.. sonra bunun $artlari seni buna zorluyor.. her mektuba cevap
    vermiyorsun.. bazi kontaklarina daha kisa mektup yaziyorsun.. hatta drop
    ediyorsun vs..
    -c: peki, dergiye geri donelim...
    -k: konu kod olayina geldi.. biz yurtdisindan rebels'den bir dergi kodu
    almaya calisiyorduk.. o sirada rebels phenomena ile baltazar isimli bi
    dergi cikarma asamasindaydi ama dergi release edilemedi bi turlu. biz de
    derginin kodunu eternal'e aliriz diye dusunuyorduk.. turbo kullanilmayan
    2 tane dergi kodlarinin oldugunu soyledi ve seve seve bize
    verebileceklerini soyledi.. ustelik istedigimiz ozellikleri
    ekletebilecektik. bu fikir bizim aklimiza yatti. fakat turbo'nun dedigi
    dergi kodlari oldukca eksikti.. barbarian kisa bir surede
    yeniden, istedigimiz sekilde bi dergi kodu yazdi.. 92 yazinin sonuna
    dogru dergi kodu bitmisti ve dergiyi cikardik hemen.
    bloody ve ben yaklasik 700 tane disket kopyaladik.. mektup yazdik..
    mektuplari print-out almak 2 gun surdu. 2 gun uyumadik.. cok
    yoruldugumuzu hatirliyorum.. 2 tane bavulla acibadem postahanesine
    gittik.. hooligan/bronx bizi o halde gordu... turk scene'in gelmis
    gecmis en buyuk gonderisini yaptik.. postanede cok komik olaylar oldu
    ama bu da baska bir yazinin konusu :)
    -c: o zamanlar heralde bir mag cikarmak bugunku kadar kolay degildi...
    -k: tabii canim.. hersey posta uzerinden oldugu icin yavas oluyordu ve
    oldukca masrafliydi. stamp cheating bi nebze yardimci oluyodu.. zarflari
    da yapikredi'nin para yatirma zarflarini ters cevirerek yapiyorduk.
    -c: eternal chartlara girdikten sonra bazi tartismalar oldu sanirim..
    -k: eternal eurochart'a 6. olarak girdi, anarchy'nin stolen data'sinda
    3. oldu, european top twenty'de 6.
    -c: oldukca basariliydi yani? /=,)
    -k: butun chart dergilerine girmistik.. eternal, amiga chartlarina giren
    ilk turk produksiyonu olmu$tu.
    fakat eurochart'a "rebels ve bronx" olarak girmisti.. vigo bunu bi
    sorun yapti ve turbo yine bi meeting icin yesilkoy'e cagirdi bizi.. ama
    benim ve bloody'nin bundan haberi yoktu.. oylesine bi meeting olacagini
    zannediyorduk.. megersem onceden planlanan biseymis. turbo ordaydi..
    sonra barbarian geldi.. sonra vigo.. takim tamamlaninca turbo
    barbarian'a dondu ve 'evet barbarian' dedi. barbarian'in ikina sikila
    'abi biz kodu geri cekmeye karar verdik' dedigini hatirliyorum...
    ilk once $a$irdim sonra cok komik gelmi$ti bana kahkahalarla guldum.
    vigo yabanci grupla
    olmaz bu i$ demi$ti... (bunu demesinden bi sure sonra vigo'nun iris diye
    bi gruba girmesi ilginctir..)
    -c: vigonun agirina giden bronx'un yanina rebels yazilmasi miydi?
    -k: rebels'in once yazilmasi.. benim dergiyi rebels produksiyonuymu$
    gibi tanittigimi zannetmesi.. halbuki biz mektuplara 'it's an
    independent production' demi$tik ve 700 mektupta o satiri fosforlu
    kalemle cizmi$tik.
    -c: sonra ne oldu?
    -k: bi sure tarti$tik.. sonra herkes kendi yoluna dedik.. eller
    siki$ildi.. arkada$ca ayrildik ordan.. bloody ve ben evimize donduk.. bi
    sure sonra yabanci dergilerde vigo'nun $ahsima kufurlerle dolu yazilari
    cikti..
    -c: peki bundan sonra eternal birdaha cikti mi?
    -k: evet cikti.. yakla$ik 13 ay sonra 2. sayisini cikardik.. 2. sayisini
    ben kodladim. bu arada o tartismadan bi sure sonra bronx eternal'in
    sadece panel grafigini degistirerek cemetery news olarak cikartti..
    -c: o kadar isin arasinda m68k asm ogrenmek zor olmadi mi?
    -k: m68k ile zaten ugrasiyordum.. hatta swap yapmaya ilk bi s'em up
    oyunu trainer ederek baslamistim. gondericek hic yeni stuff'im yoktu..
    bloody bir oyun getirdi onu 5 kisiye yolladim 3'unden cevap geldi. 1
    tanesi diskmag yollamisti. ordaki adreslere yazip bir yigin kontakt
    yapmistik.bu dedigim olay rebels'e girmeden once tabi. sonra kontaklara
    gondericek bisi olmayinca basit bi intro yazip yollamistik..(bloody ve
    ben)
    93 yazini eternali kodlamakla gecirdim.. ve dergi yeniden 4. olarak
    eurochart'a girdi.. cemetery news 2 sayi daha cikmisti ama chart'a
    girememislerdi bile.. 2. sayiyi miracle adina cikarmistik.. razor
    1911'in propaganda dergisi eternal 2'yi butun zamanlarin en iyi kod ve
    dizaynina sahip dergisi secmisti. dergi 2 sene kadar chart'larda
    kaldi.. sonra okul yuzunden olaydan vazgectik..
    -c: peki clique'e nasil girdin?
    -k: clique ile tanismaya gittik.. zaten daha onceden master ve remix'i
    taniyorduk.. bu daha buyuk bi bulusma oldu.
    94 yaziydi.. clique bir demo cikaracakti ve grafige ihtiyaclari
    vardi. ben yaparim dedim.. bazi seyler cizdim ama biz olayi eglenceye
    donusturduk, ictik falan...
    clique'te hersey cok degisikti simdiye kadar hicbiyerde gormedigim
    arkadasligi kaynasmayi gordum.. clique'te su ana kadar kimse gruptan
    ayrilmadi ve de atilmadi.. (yurtdi$indaki elemanlar haric) bence bu
    arkadasliga verdigimiz onemin bi gostergesi..
    aslinda bu basli basina bi yazinin konusu. diger gruplar surekli
    kuculup buyurken, parcalanirken clique hep 1 kaldi ve kuruldugundan bu
    yana hep buyudu. kimse ayrilmadi.
    -c: clique o zaman kac kisiydi?
    -k: yaklasik 20 ki$i. tam bilmiyorum remix'e sormak lazim.
    -c: efsane olmasinin bi nedeni olarak gosterebilir miyiz?
    -k: evet.. arkada$lik ve script..
    -c: clique sanirim amiga icin pek birsey yapmadi?
    -k: amiga'da 1 intro cikardik detayla beraber.. muziklerini
    heatbeat/cncd yapmisti.. clique'in ilk aga introsu ve herhangi bi
    platformdaki son production'u oldu...
    clique amiga'da demo olarak pek bi$i yapmadi 1-2 intro di$inda.. ama
    master ve mit bir yigin bbs util kodlami$ti.. onu hatirliyorum..
    gifdescript ve jpegdescript gibi bbs yazilimlariyla gelen default
    program olan utiller olmu$tu..
    clinique.. turkiye'deki ilk demoya yonelik bbs... oldukca uzun sure
    online oldu.. sonra 96'da chronique bbs'i actik ama crash edip duran bir
    a1200tower yuzunden fazla calistiramadik.. zaten internet butun bbs'leri
    oldurdu. bir sure sonra cable modem ve isdn yayginlasinca eski gunlere
    geri donecegiz umarim.
    -c: sanirim closed board tipi bir bbsti...
    -k: evet, butun amiga bbs'leri gibi
    -c: c64 icin grafikleri neyle ciziyordun? [amigada?]
    -k: dpaint'te 16 renk bi palet hazirlamistim. 160x200 ciziyorsun.. ama
    hic convert etme firsati olmadi
    -c: 64 icin grafik cizmedin yani?
    -k: cizmedim.. sadece bi font cizmistim kullanildi mi bilmiyorum..
    -c: peki grafik yonunde yogunlasmanda herangi bir neden var miydi?
    kucukken resime kabiliyetin var miydi mesela?
    -k: evet resimden hep 5 pekiyi almisimdir, abim mimar oldugundan bana
    bayagi etkisi olmustur..
    -c: :))
    -k: heue..
    -c: peki grafiker olarak basarilarin var mi? chartlar ornegin?
    -k: rebels'e girmeden once cok dagilan bir demoda grafigim
    kullanilmamisti o yuzden taninmiyordum. assembly92 invitation'unda bir
    grafigim kullanildi, sonra eternal cikti..
    eurochart'a 10. olarak girdim. eternal'in ciktigi evrelerde butun
    chartlara girdigimi hatirliyorum.. sonra 94'te skidrow-dualcrew shining
    doomsday partisinde grafiklerim olan switchback demosu 1. oldu..
    -c: peki kendi tekniklerin basarinda etkili oldu mu?
    -k: evet, kendim degisik tarama teknikleri gelistirdim.. o zamanlar daha
    cok satranc tahtasi seklinde tarama yapiyorlardi paletten daha cok
    yararlanmak icin... ben o tur tarama tekniginden kactim ve buyuk pixel
    bloklariyla verdim o etkiyi. bu teknigi kullanan cok az grafiker vardi o
    zaman.
    -c: o zamanlar grafikerler fxler kullanmazdi.. logolari oturup pixel
    pixel yaparlardi.. son zamanlarda grafikerler isin kolayina kaciyor.
    bunu nasil degerlendiriyorsun?
    -k: yarismalara scan edilmis resimlerle katiliyorlar.. tabi bu teknigi
    olduruyor.. isin eski heyecani kalmiyor.. tabii teknigi kucumseyenlere
    birsey demiyorum fikir daha onemli tabi.. ama bence mukemmellik hem
    fikir hem de teknik butunlugu.. logo cizen de kalmadi zaten dikkat
    edersen. logoyu scan edemezsin cunku.
    photoshop buyuk bi program... bunda illustrasyon yapabilirsin.. ayni
    dpaint'te yaptigin gibi.. ama scan edip ona effekt uygulamak diger
    grafikerlere haksizlik bence. cunki grafiker olmayan insanlar bunu
    farkedemiyor ve onlara haketmedikleri bir saygiyi kazandiriyorlar..
    ama bunun yaninda scan grafiklerin kullanilmasi gereken yerler var..
    mesela teknoklip seklinde demolar.. bunun disinda bir compoya scan
    resimle katilmak pek ahlakli bi davrani$ degil.. tabii o resmi kagida
    sen cizmemissen..
    bir kadin resmi scan et.. yanina dragon ciz.. huoop #1..
    -c: artik oldukca gec oldu.. scene'e son bir sozunle bu roportaji
    noktalamak istiyorum.
    -k: buranin suyundan midir bilmem turk scene'in nufusu 50'yi
    gecmemistir.. umarim bu ilerde degisir.. eskiden bilgisayarla bu kadar
    ugrasan insan yoktu ama o zaman scene daha hareketliydi.. artik internet
    te var.. yani eskisinden daha saglikli bir donanim ve ileti$im ortami
    var. peki eksik olan ne?
    butun tanidiklarima sevgiler.. ozellikle clique'teki dostlarim, kadem,
    dj, ghost, antifeel, max ve turk scene'in altin cagindaki herkese..
    -c: bu gusel roportaj icin ben tesekkur ederim. /=,)
    -k: ben de :d

    ::z-buffers (ati/realtime)

    herzaman programcilarin basini agritan olaylardan birisi de ekrandaki
    poligonlarin hangisinin gorunup hangisinin gorunmedigidir. eger bi de
    poligonlar ic ice giriyorsa is icinden cikilmaz bir hal alir.

    cogu yuzey saklama algoritmalari arasinda en verimli olani z-buffer adi
    verilen bir algoritmadir. asagida bu algoritmanin detayli aciklamasi vardir.

    1. tüm noktalar için renk dizisini arkaplan rengiyle, derinlik dizisini de
    mümkün olan en küçük deger ile (mesela integer kullanylacaksa -32768 ile)
    doldurulur.

    2. ekrana basylacak noktalar için:

    a. noktanin derinligi hesaplanir.
    b. eger hesaplanan z degeri derinlik dizininde ayni noktaya karsilik
    gelen degerden büyükse (yani nokta daha derinde ise) hiçbir islem
    yapylmadan sonraki noktaya geçilir.

    c. eger hesaplanan z degeri derinlik dizisinde ayni noktaya karsilik
    gelen degerden küçükse (yani nokta daha yakinda ise) derinlik
    dizisindeki noktanin eski z degeri, hesaplanan yeni z degerine; renk
    dizisindeki noktanin degeri de basilacak noktanin rengine esitlenir.

    eder ekranimiz sadece poligonlardan olusuyorsa ekrandaki tüm noktalari, o
    noktaya karsilik gelen poligon denklemlerinde yerine koyup z degerlerini teker
    teker bulmamiz gerekir. bu islem gayet uzun zaman alir.bunu azaltmanin bir cok
    yolu vardir.

    poligon içindeki herhangi bir (x, y) koordinatinin z degerini biliyorsak
    (x+1, y) koordinatinin z degerini kolayca bulabiliriz. eger poligonun
    denklemini

    ax + by + cz + d = 0

    olarak kabul edersek,

    z(x+1, y) = z(x, y) - a/c

    olur.

    z degerlerini hizlica bulmanin bir baska yolu da gouraud'daki algoritmanin
    bir benzerini kullanmaktir. poligonlar basilirken gouraud'daki hesaplanan renk
    degeri yerine poligonun z degeri kullanilir. ve bulunan bu z degerlerine gore
    islem yapilir.

    ati/realtime

    graphix:lightwave -1- ä(junkie/tds)

    selam tdsn okurlari;

    ben junkie,the dark sect adli grubun grafikeri ve sysopuyum.bundan sonra
    lightwave 3d ile ilgili yazilar yazacam.verecegim uygulamalar umarim size lw
    yi geli$tirmenizde faydali olur.en ba$ta size lw nin kullanim mantigini
    anlatacam daha sonra uygulamalara geçecez.lightwave, modeler ve layout denilen
    iki bölümden olu$uyor.modelerde modellerinizi hazirliyor,layouttada onlari
    hayata geçiriyorsunuz.size bütün butonlarin neye yarayacagini anlatmayacagim
    zaten uygulamalarda kullanildikça anlayacaksiniz.buradaki uygulamalar lw 5.0
    için yazilmi$tir.$imdilik uygulamalari kolay tutacam daha sonra detaylara
    geçecez.

    ******uygulama 1******metanurbs******

    metanurbs un anlami non-uniformal rational b-splines demektir bunlar
    matematiksel egrilerdir.

    lw_modelerde eni boyu e$it bir kutu yapalim.kutumuzu yaptiktan sonra tab
    tu$una basarsak bu obje burb model haline gelir.nurb modeller daha çok organik
    modellemede kullanilir(insan,hayvan).kutumuzu nurb haline getirdikten sonra
    modify/drag aleti ile istediginiz noktalardan çeki$tirerek objenizi
    istediginiz $ekle sokabilirsiniz.lightwave de objelerin yapimini çogu basit
    bir kutu dan geçer.unutmamaniz gereken bir nokta nurblu modelinizi layouta
    geçirmeden önce freeze etmelisiniz..

    ******uygulama 2******extrude/lathe/mirror*****

    extrude: 2 boyut içeren $ekillerini istediginiz koordinatta 3 boyutlu hale
    getirmeye yarar.™rnek olarak yaptiginiz bir texti 3d yapabilirsiniz.

    lathe: kesit halinde bulunan objenize bir orta nokta verip onun etrafinda
    dönmesini saglarsiniz.™rnek olarak bardak,vazo vs.

    , |
    , |
    , | -> etrafinda dönecegi eksen.
    , |
    , |
    , , |
    , |

    mirror: eger objenizin aynisindan kar$isina simetrik olarak kopyalanmasini
    istiyorsaniz mirror kullanirsiniz.mesela bir surat çiziminde iki kulak,iki göz
    yapacaginiza mirror kullanin...

    ******uygulama 3******particles(randomize points)

    tool/custom menüsünün altinda bulunan randomize points isteginiz sayida
    nokta yapmanizi saglar.

    /square=noktalariz dagildiginda bir 4gen sheklinde olur./
    /sphere=noktalariz dagildiginda bir küre sheklinde olur./
    /constant=noktalariniz sabitdir./
    /falloff=noktalar rastgele dagilir./

    particles sayesinde yildiz,duman(steamer veya glow ile),sis,alev türü
    efektler gerçekle$tirebilirsiniz.yalniz her randomize points yaptiktan sonra
    points2polygons yapmayi unutmayin.

    //////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

    center plug-in: objeleri çizdikten sonra center etmezseniz layoutta
    objenizi rahat kontrol edemezsiniz...

    //////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

    ******basit bir animasyon yapimi******

    - modeler'i çali$tirin.
    - objects/text 'e girin ve istediginiz texti yazdiktan sonra font seçip ok'e
    basin. (yazinizi z axisinde yani faceden yazin)
    - multiply menusunden extrude'a girin ve z axisinde 30cm'e kadar extrude edin.
    - space tu$una basin ve alttan polygons'u i$aretleyin.klavyenizdeki ‚ tu$una
    basarak bütün polygonlari seçin.
    - polygon menusunden surface'a girin ve bir surface ismi yazarak apply edin.
    mesela:text,logo kafaniza göre takilin.
    - objects/custom'dan objectinizi centerladiktan sopnra save edin.save ederken
    dosya adinin sonuna .lwo yazmayi unutmayin.
    - modeler'i kapatip layout'a geçin.
    - objects menusunden load object 'e basarak yaptiginiz objeyi yükleyin.
    - objectiniz seçiliyken motion graph'a girin (lw 5.5'de graph editor).
    - girdikten sonra enter a basarak create key at frame 'e 100 yazin.
    - motion graph penceresinde x position yazan yere basin ve heading angle'i
    seçin.
    - 100 karedeki key'in current value :360 yapin
    - bu uygulmayi pitch angle ve bank angleda da uygulayin.
    - use motion 'a basin.
    - preview/make preview a girin ve last frame'i 100 yapin.
    - ve izleyin

    ben burda kullandigimiz motion graph'a ilerde daha detayli olarak yer
    verecem. sadece fikir sahibi olun diye gösterdim.(yeni ba$layanlar için.)

    //$imdilik yazimi burda bitiriyorum.kendinize iyi bakin......//

    junkie //tds
    [end of tdsn 3]
  6. #4 the hope

    :editorial (spectre/flare)

    selam,

    surpriz oldu ve bu sayi #3'den de buyuk oldu. tdsn yine son gunde 40-50k
    kadar buyudu. "charts" eklendi. coding, muzik ve grafik ko$eleri daha dolu. #5
    ichin daha fazla beklemeyin ve yazin!

    sozu uzatmanin mantii yok. saat 1:03 am ve gidip bunu pack etmem lazim.
    bibz!

    ps: stranger: tnx for the tdsn#4 logo.

    spectre/flare

    --co-editorial:

    13 ay. evet, evet! tam 13 ay.

    pff... ne diyebilirim ki? siz yurdum scenerlarini alinlarindan opuyorum bu
    ba$ariniz[!] icin. poison'a ise tdsn#4'un yarisi yazdigi icin en icten
    tesekkurlerimi gonderiyorum.

    eh, sonunda nispeten parti diyebilecegimiz bir organizasyon yapiliyor shu
    guzel ulkemizde. bakalim katilim ve bu katilimlarin urunleri nasil sonuclar
    doguracak ve shu beklenen patlamayi yaratabilecek miyiz.

    diyebilecegim tek sey, okuyun, ogrenin ve uretin dir. ha bir de 5. sayinin
    olmasini istiyorsaniz 2 hafta icinde yazilari bizlere mailleyin lutfen.

    cash of no carrier & faab

    :news

    @ analog yeniden scene'e dondu.
    @ chromacraft pixelbase'den ayrilip analog'a katildi.
    @ goblins uye listesi: krokiller (msx+gfx), ebola-x (msx+gfx), ati (code)
    @ analog heavy metal music diskleri ttt'nin 2.'sini cikarmaya hazirlaniyor.
    @ analog grubu tr pc'nin ilk harbi, baba multipart demo'su icin beraber
    cali$acak veya gruba katilacak ozellikle 2d ve (veya) 3d grafiker ile
    tekno tarzi muzik yapabilecek musician ariyor!
    @ analog uye listesi: stranger (organizer+gfx+ascii), god (code+ansi),
    ccraft (code), lord (code), crom (gfx), voxman (3d gfx), whip (music),
    mqb (modem trader) [ed: modem satiyo? ]
    @ opl oldu (?)
    @ naleth kuruldu.
    @ naleth'i entropy kurdu.
    @ naleth uye listesi: entropy, c-sneak
    @ delag naleth'e katildi.
    @ naleth uye listesi: entropy, c-sneak, delag
    @ hayir, delag no carrier'dan chikmadi.
    @ ama entropy ve c-sneak opl'den chikti.
    @ bariz. kuruldu.
    @ bariz.'i disq kurdu.
    @ bariz.'e airbug katildi.
    @ bariz. uye listesi: disq (code), airbug (code/gfx), msqt (nofunc),
    kusmuque (nofunc)
    @ news kismini genishletmenin yolunu buldum. -ed
    @ no carrier missionary'yi chikartti.
    @ the real tr scene website soon!

    :rumours

    @ arteffect dunyayi ele gechirmeyi planliyor:

    <ssg_hick> cash^faab: qube ve fat kazakistan'da... cori kimbilir
    nerde... heretic merzifonda... ben istanbuldayim... nasi bi proje
    ureteilim.

    @ no carrier mars'i ele gechirmeyi planliyor.
    @ aliens mars'da no carrier'i bozguna ugratmayi planliyor.
    @ faab yakinda patlayacak (?)
    @ haggard'in bariz.'e katilacagi soyleniyor.
    @ cash'in kodu biraktii soylentiler arasinda.
    @ disq'in bahchivan filmini gerchege donushturmesinden korkuluyor.

    :messages

    to: airbug/aliens/faab/bariz.
    from: spectre/flare
    msg: planescape forever!!!!!!!!!!!!

    to: airbug/aliens/faab/bariz.
    from: spectre/flare
    msg: kristal kola. no kaffeign, no problem.

    to: airbug/aliens/faab/bariz.
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: you, and me, and wynona rider, simultaneous
    simultaneous lovin baby, two or three :9

    to: airbug/aliens/faab/bariz.
    from: cash/no carrier/faab
    msg: birseyler yapalim hayatim

    to: all
    from: airbug/aliens/faab
    msg: kulaktan, gigidan yalarim.. cyah all in the party!

    to: all
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: quake 3 arena sucks!

    to: all
    from: airbug/aliens/faab
    msg: * scene'de komik bi gruba girmek mi istionuz?
    * grafik / muzik / code konusunda bilgili & aktif misiniz?
    * demoscene iz friendship & fun dienlerden mi siniz?
    * cha'ya +2 ister misiniz? (ad&d rulez.)
    hepsine evet diosaniz, mailto: airbug@lords.com || airbug@c64.org

    to: ati/realtime(?)
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: naber yaw? gelion di mi partie? gorqemi de getir. :}

    to: barbarian/bronx
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: nerdesin lam? gel partie. uhmhmhmhmhhmhmhmhmhmhmhmhmhmhhmhmhhh... :9

    to: bill gates
    from: palpatine
    msg: nasil gidiyor isler?

    to: cash/no carrier/faab
    from: spectre/flare
    msg: bir de tdsn#13'e bakak noolacak. (13 yil sonra?)

    to: cash/no carrier/faab
    from: spectre/flare
    msg: internal-tdsn-staff-instant-messaging-system (tm) rules!

    to: delag/no carrier/naleth
    from: spectre/flare
    msg: istiyom senin trscene+tdsn $eyini. ver onu.

    to: delag/no carrier/naleth
    from: cash/no carrier/faab
    msg: ne zaman tdsn html yapican?

    to: delag/no carrier/naleth
    from: spectre/flare
    msg: oralarda hava(lar) nasil?

    to: disq/no carrier/bariz.
    from: cash/no carrier/faab
    msg: dunyayi 4 bucak dolastin hani...

    to: disq/no carrier/bariz.
    from: spectre/flare
    msg: iyi kasi$ for 3d engine, go for it!

    to: dodo & mosquito/realtime(?)
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: kafanizi kaldirin da internete (hatta isto$a) gelin, ozledim valla.

    to: entropy/naleth
    from: spectre/flare
    msg: nerdesin?

    to: giga/bronx
    from: stranger/analog
    msg: olm kayboldun?

    to: ha69ard
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: uhm.. would you go to bed with me?

    to: ian anderson
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: opujemm

    to: lazy
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: nerdesin olm?

    to: ms!/bronx
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: laloy laloy yaylalar. az kaldi ehue. ;)

    to: ms!/bronx
    from: stranger/analog
    msg: askerim benim :]

    to: ms!/bronx
    from: spectre/flare
    msg: ozledik seni :)

    to: naleth
    from: cash/no carrier/faab
    msg: productionlarinizi bekliyoruz anacim

    to: nobody/accuracy
    from: stranger/analog
    msg: fuck ya!!!

    to: no carrier
    from: palpatine
    msg: nerde lam missionary'nin x versiyonu :}

    to: no carrier
    from: spectre/flare
    msg: ben klasik tron gunu isterim.

    to: poison/raven
    from: cash/no carrier/faab
    msg: tam bitmish birsey release et yaw.

    to: robin
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: boo!

    to: sam/bronx
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: senden de iz yoq valla. insan merak edio bilion mu.

    to: sam/bronx
    from: stranger/analog
    msg: kofte yemeye gel yine...

    to: sensei/realtime(?)
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: macera dolu amerika dememek icin kendimi zor tutuyorum. en iyisi ben
    sana (zoo demicem hayir) bir q2-match teklif ediym. partide. :p

    to: spectre/flare
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: kandil simidi dondurcem ben banane :}

    to: spectre/flare
    from: cash/no carrier/faab
    msg: 13 ay oldu olm ugursuz bu tdsn

    to: spectre/flare
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: q2'ye gel heheueh

    to: ssg/arteffect
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: scene? scene? scene! (sahne? sahne? sahne!)

    to: spoax/tds
    from: cash/no carrier/faab
    msg: ruhunu mu sattin lan?

    to: suicyco/no carrier
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: la la la.
    there was a rush along the fulham road
    into the ever-passion play.

    to: tron/no carrier
    from: cash/no carrier/faab
    msg: engini falan birak da grafik ciz

    to: wiztrox
    from: disq/bariz./no carrier
    msg: what a pervert!

    to: wiztrox
    from: spectre/flare
    msg: do you have a best friend? best of the best friends..

    article:compression algoritmalarinda- (ssg/arteffect)

    compression algoritmalarinda devrimsel bir yenilik

    1949'da 3 saat cali$an eniac'tan beri gunumuze kadar gelen en buyuk
    muammalardan biri olan compression konusunun rle'den kombine lzw+shannon_fano
    metodlarina kadar binbir degi$ik $ekli denenmesine ragmen hala internetten
    megabyte'larca dosya indirmek zorunda kalmamiz teknolojinin siki$tirma
    teknolojisinde geri kaldigini gostermez mi?

    gosterir... gosterirdi demeliyiz belki de... cunku 93'te ba$ladigim
    compression teknikleri cali$malarimin meyvesini son bir kac gundur almaktayim
    ve allah izin verir de bir kac hafta daha kod uzerinde cali$abilirsem
    "dunyanin en guzel compression programi"ni release edecegim.

    program tamamen benim buldugum "huffman-supplied predictive backpropagated
    neural networked data regeneration" yontemiyle cali$maktadir.

    algoritmanin compression kismi cok basit ve look&feel olmakla birlikte,
    decompression oldukca yava$ ve zahmetli olmaktadir. 1993'te compression
    algoritmasini ke$fetmi$ fakat bu kadar yildir decompression uzerinde
    du$unmekte idim. netekim onun da yolunu buldum i$te aciklamalari buradadir.

    compression

    compression tam olarak siki$tirilacak bilginin icerigini yeterince iyi
    betimleyen bir cumledir. cumle herhangi bir dilde olabilir. pseudo hatta
    alakasiz random bi$ii bile olabilir. cunku decompression algoritmasi
    "dynamic-learning" tabanli bir ai sistemi oldugundan sizin kafadan
    uyduracaginiz herhangi bir dili bile gerekli zaman verildiginde ogrenecektir.

    ornek bir compression:

    input data: 1,538,456 megabyte'lik homesite3.exe

    output:

    phase 1:

    "homesite3guzelbirhtmleditorgerekliinfowww.allaire.com'dawarolmadivisualcile
    yazilirba$tan"

    phase 2: (siki$tirilan dataya extradan huffman uygulanir)

    "!@$iegsdfg(#k" (12 byte)

    gordugunuz gibi compression hemen hemen on binde bir gibi bir ratio'ya
    ula$maktadir... siki$tirmanin bu kadar mukemmel olmasi tabi ki decompression
    algoritmasinin oturdugu saglam temele dayaniyor.

    decompression

    algoritmanin en karma$ik kismi budur. cali$masi surekli "en iyilemeye"
    dayanan bir neural network analyzer'dan olu$ur.

    phase 1:

    huffman string decode edilir.

    phase 2:

    neural network engine cali$maya ba$lar. engine datayi surekli ba$tan okuyup
    anlamaya cali$ir. anlamadigi surece bir daha datayi analiz eder. her okdugunda
    anladigi kismi kadar bir fitness point verir. en yuksek fitness point'e
    ula$tiginda "hah ben bunu anladim" der ve cozumleme a$amasina gecer.

    phase 3:

    cozumleme a$amasinda neural network once binary datanin nasil generate
    edilecegini ogrenir. bunu surekli kendine "nasil generate ederim?" sorusunu
    sorarak yapar ve her seferinde random bir cevap uretir. fitness pointi en
    yuksek olan cevap en feasible cevaptir boylece datayi nasil regenerate
    edecegini ogrenir. kalan zamanda datayi regenerate eder.

    phase 4: (rengeneration)

    neural network kendisine verilen datayi tekrar nasil regenerate edecegine
    dair bir ruleset olu$turmu$tur. bu ruleset'lerle bir loop'a girer ve rule'lari
    surekli test eder. bu arada random input datasi vererek rule'larla onlara
    $ekil verir. uzun bir sure sonunda (genelde input datasinin boyu =3d x,
    orijinal data boyu =3d y dersek y^x kadar bir zamanda)

    ornek bir decompression

    az onceki siki$tirdigimiz datayi decompress edelim...

    "!@$iegsdfg(#k" (12 byte)

    huffman engine datayi decompress ediyor:

    "homesite3guzelbirhtmleditorgerekliinfowww.allaire.com'dawarolmadivisualcile
    yazilirba$tan"

    phase 2:

    neural network engine datayi ba$tan a$agi analiz eder. bu a$ama en uzun
    suren a$amalardan biridir. ilk bir kac adimi $oyledir:

    getnextbyte 'h'
    neural engine: "bir anlami yok. yoksa helikopter? yok yok."
    getnextbyte 'o'
    neural engine: 'ho? ne ola ki? homo? gay picture mi? neyse next byte'i
    alayim'
    getnextbyte 'm'
    neural engine: 'aha kesin homo resmi.. ben ikinci thread'de generate
    etmeye ba$liim'
    getnextbyte 'e'
    neural engine: 'hassiktir. home? ev resmi? thread de bo$una gitti."
    getnextbyte 's'
    neural engine: 'ulan bi$ey anladiysam anami siksinler. homes ne bee!"
    ...

    bu dongu oldukca uzun surer ve engine datanin ne oldugunu anlayana kadar
    devam eder.

    phase 3: resolution

    neural network data'nin ne oldugunu a$agidaki ruleset'ler $eklinde
    hafizasinda tutmaktadir:

    + "bu bir yazilimdir"
    + "ismi homesite'tir version'i 3.0'dir"
    + "html editor'dur. oldukca geli$mi$tir"
    + "yazan firma allaire software'dir"
    + "win32 pe executable'dir"
    + "visual c++ ile yazilmi$tir"
    + "pcworld "editor's choice" odulunu almi$tir"
    + "tek programci yazmi$tir ismi aldrin hughes'dur. e-mail'i
    aldrin@allaire.com'dur"
    + "aldrin'in ev telefonu +1 813 954 3476'dir"

    (not: neural network engine'in bu kadar data bulmasinin sebebi sirf program
    hakkinda info bulacam diye fake nickle irc'ye girip millete sormasidir. cunku
    neural networke program hakkinda bilgi bulmasi icin hic sinir verilmemi$tir.
    dolayisiyla elinden gelen her yolu denemekte, irc'ye girmekte, icq
    database'ini search etmekte, mailing listlere uye olmaktadir. hatta sahte
    kredi kartiyla adult site'lara uye olup arada kafasini da dinlendirmektedir)

    engine bu datalari alip kendine bir "regeneration" algoritma listesi
    cikartir. bu listede bu datanin regenerate edilebilecegi yontemler ve bunlarin
    biribirine gore kiyaslamasi yer almaktadir:

    1. programin yazildigi visualc++ dili ile programin ba$tan source'u
    olu$turulup visual c++ ile compile edilir. (yava$, birebir orijinal data elde
    edilmesi uzun suruyor. eger sistemde visualc++ yoksa, engine'in bir de
    visualc++ generate etmesi gerekiyor ki bu algoritmayi iyice yava$latiyor)
    (puan: 4)

    1b. mantik 1. algoritma ile aynidir fakat sifirdan regeneration
    yerine aldrin hughes'e mail atilip source'lar istenir. eger gelirse direk
    visualc++ ile compile edilir. (puan: 4.5)

    1c. engine, odulu kriter olarak alir ve sifirdan bamba$ka bir program
    yazip (bu mesela, bir mail client olabilir), pcworld editor's choice
    odulunu alan bir program yazar. (yava$ ve orijinal data elde edilmiyor)
    (puan:3)

    2. 1,538,456 byte uzunlugunda olabilecek tum win32 pe exe kombinasyonlari
    denenir ve uretilen data tekrar siki$tirilip orijinal data ile tutarlilik
    hesaplanir. (data size'ina gore exponential olarak decompression time
    uzamaktadir. ufak boylu data'larda etkin olabilir. yine de orijinal datanin
    birebir elde edilmesi daha kolay) (puan:5)

    2b. direk kombinasyon denemek yerine genetik algoritma kullanilarak
    "random'dan en iyiye ergi" metodu kullanilir. slicing gibi performans
    artirici algoritmalar da eklenirse 2. algoritmanin oldukca hizli bir hali
    elde edilmi$ olur. (puan: 7)

    3. engine, akillilik edip ftp.allaire.com'dan homesite3.exe'yi download
    eder. (puan:10)

    phase 4: regeneration

    engine, en yuksek fitness pointli algoritmayi sectikten sonra onun
    uygulamasina gecer. analyze safhasindaki donguyle ayni mantiga dayali bu
    dongunde data yava$ yava$ ba$tan olu$turulur. secilen algoritmanin etkinligine
    gore suresi degi$ken bir safhadir.

    algoritma sonunda eger bire bir orijinal data elde edilmezse neural engine'i
    hafifce dovunuz. biz neural network'u erkegin kaburga kemiginden yarattik ona
    balcikla ya$am verdik. $uphesiz ki neural network'unu inancsizlardan
    korumayanlar icin cehennemde buyuk azap vardir.

    finest,

    ssg

    article:bir hikaye (spoax/tds)

    i.

    tarifi zor, hatta imkansiz duygular aklini basindan almisti. o gununun gele
    cekte yasam tarzi haline gelceginden habersiz, fakat sanki icinde garip hisler
    icinde idi. genisce bir odaya girdi, babasinin elinde...

    odada adamlar televizyon izliyorlardi. hepsinin onunde kucuk ekranlardan
    bulunuyordu. neydi bunlar ? butun gunlerini televizyon seyretmek icin mi
    harciyorlardi ?

    anlamasi uzun surmedi. hepsinin onunde bir kutuda vardi. bir de tuslar olan
    ince uzun bir kutu. tuslara bastikca televizyonda da aynisini goruyorlardi.
    amma da sacmaydi bu. ne yani kalem-kagit ne gune duruyordu ?

    babasi onu da bir televizyonun onune oturttu. cocuk beklemeye basladi. buyuk
    kutudan garip sesler geliyordu. sonra sustu. sadece bir motor gurultusu
    duyulmaya devam etti. cocuk sikildi. adini yazmasini istediler. tuslarin
    uzerinde adinin bas harfini aradi. bas dediler basti. uzun bastigi icin
    televizyonda istemedigi kadar cok harfi oldu. gulusmeler. arkasindan herkes
    bilmis bilmis gulustu. az sonra babasi gelmeden once o adini yazmisti.

    babasi hemen onun yazdiklarini sildi. neden silmisti ? oysa ki o adini cok
    sevmisti. tikir tikir birseyler yazinca babasi, televizyonda kostebekli oyunu
    gordu ve sevindi. oyunlari severdi. babasi nasil oynayacagini gosterdi. onun
    ilk oynadigi oyun dig-dug'di.

    saat coktan bes olmustu. eve gitme vakti yaklasmis ama cocuk vaktin nasil
    gectiginin farkinda bile degildi. eve vardiginda akli hala bilgisayardaydi.

    ii.

    sinav hediyesi olarak cocuguna bilgisayar almislardi. cocuk sevincten deliye
    donmustu. artik onunda sihirli kutusu vardi. ilk onceleri oyun oynuyordu. ama
    akli ilk oynadigi oyundaydi. babasindan o oyunu istedi. kirmadi getirdi. fakat
    cocugun bilgisayarinda oyun calismiyordu. babasi ve abisinin dedigine gore
    bilgisayarlari cok hizli geldiginden ve televizyonlari -artik ekran veya
    monitor denildiginide ogrenmisti- farkli oldugundan calismiyormus.

    bir yil gecmisti. abisi birgun bir bilgisayar kitabi getirdi eve. basic
    kitabi. basic'te neydi ki. onu da ogrendi. ve artik oyunlardan cok daha
    eglendirici bir ugras bulmustu. program yaziyordu.

    bir sure sonra basicten sikilmaya basladi. cunku yaptigi programlar diger
    programlar gibi kendi baslarina calisamiyorlardi. babasina sordu. babasi ona
    turbo ce diye baska bir programlama dili getirdi. merhaba dunya yazan *hem de
    kendi basina calisabilen* ilk programinida yazdikktan sonra basicten hic
    donmemecesine ayrildi.

    iii.

    o gune kadar surekli degisen ilgi alanina gore program yazarken artik kendi
    cizgisini buldu. demo yapmaya karar verdi. cd'den cikma fcnin unreal'ini gordu
    ve icinde boyle seyler yapmak icin muthis bir istek duydu. calismalara
    basladi. ufak tefek isler basardikca muthis zevk aliyordu. bu da daha
    yenilerini yapmasini sagliyordu. ilk defa ekranda yazi kaydirmak icin uc gun
    harcadigini dusundu. sonunda nasilda sevinmisti ? ailenin tumune gosterdigi
    halde onlar cocugumuzun duygularini anlayamadilar. altiustu yazi kayiyordu.
    onun icinse tarifi imkansizdi. tipki bilgisayarla ilk tanisma gununde oldugu
    gibi.

    iv.

    yatagindan kalkarken etrafina bakindi. ne kadar olmustu. dun aksam ilk
    plasmayi gormustu. heyhat ne kadarda benzerdi tullerin olusturduklariyla
    plasmalar...

    gecenin bir yarisi.. uykusu kacmis kahramanimiz dusunmekte... daha aklinda
    demo yapma fikrinin oturmadigi her seyi yapabilecegini sandigi gunler...
    arabirim olusturmaya cabalarken pencere sistemi dusunuyordu... ne yapmaliydi
    acep... yine o beyin firtinasi ve sonuc.. bulmustu... en dogrusunu. hic
    denememisti, ama dogruluguna %100 emindi. ne zaman kodacakti.

    iste o mechul.. her coder gibi kendiside uyusuk olan bu coderimiz cabalamadi
    bile ruzgarin savurdugu bir kuru yaprak gibi ordan oraya savrulup duruyordu.
    kesin bir amaci yoktu.

    bazen yalnizca ekrana bakip saatlerini gecirdigi oluyordu. iyice anti sosyal
    olmustu. abazaydi. karsi cinse istek bile duymamaya basladi. bilgisayariyla
    nirvanayi tatti, orgazmin doruguna cikti. ama bilgisayar istegi dahada artti.
    bilgisayarsizliga 1 gun bile dayanamaz oldu.

    o kutu aman allahim o kutu onun ruhunu ele gecirmisti. genc kendini sahte
    kredi karti numaralariyla aldigi bilgisayarlar yuzunden tutuklandi. hapse
    dustu.

    bir sabah gardiyan kapinin altindan suzulen kani gordu...

    v.

    (hayir kahramanimiz olmedi.. hehehe) kahramanimiz terorist bir gruba
    katildi. cia, fbi, netpolice(!) hepsi pesindeydi. aslinda gruba katilmak
    istememisti ama zorunluydu. onun acigini yakalamislardi. hergun bilgisayar
    basinda oturup devletlerin gizli sirlari, silahlari, uydulari hakkinda bilgi
    topluyordu. karsiliginda, hayatini bagisliyorlardi ve bilgisayar
    kullanabiliyordu..

    vi.

    nasil mi kurtuldu ? kahramanimiz kollarini kesmisti. dayanamadi tabi
    bilgisayarsizliga... onu hemen hastaneye kaldirdilar.. uzun zamandir onu takip
    edep teroristler onun zaaflarini ogrenmislerdi. hastaneden bir gece gizlice
    kacirildi. teroristlerin dedigini yapmak zorundaydi da icinden de bir ses bunu
    istiyordu. zira hayata tek baglantisini omur boyu garanti ediyorlardi.

    vii.

    devlet sirlarini hicbir iz birakmadan ele geciriyordu. teroristler bunlarla
    muthis olaylara girmisler kanli olaylarda binlerce insani oldurmusler ve
    santaj ile parayi vurmuslardi. bunun karsiligi adama maddi acidan bir hic ama
    manevi acidan doyumsuz bir tat veriyordu.

    genclik doyumuna nirvanaya bir daha ulasmisti. bunu kaybetmek istemiyordu
    fakat olenler icini burkuyordu. korelmis acima duygulari aciga cikmaya
    baslamisti.

    viii.

    kahramanimiz artik zevk alamaz hale geldi. butun devletler ve halklar
    tarafindan en nefret edilen adam haline gelmekle beraber, diger hackerlar
    tarafindan bir efsaneydi. ona ulasmak imkansiz gibiydi. ama o bunlari
    onemsemez hale gelmisti. nitekim olenlerin acisina dayanamaz hale gelmisti.
    tek dostu bilgisayardan zevk alamaz hale gelmisti.

    gun gelmisti. artik butun acilarina ve zevklerine son vermeye hazirdi.
    grubun butun bilgilerini dagitti. vakit gecmeden polisler damlarlardi.
    bilgisayarin harddiskini bir hamlede sildi. basinda bekleyen angut bunlari
    anlamiyordu. az sonra olacaklardan habersizdi. o disari cikmak istedigini
    soylerek perugunu takti. kilik degistirmek amacli bir makyaj ve sokaktaydi.
    otobuse atladi ve bir gol kiyisinda indi. basindaki angutu tuvalet numarasiyla
    yolda atlatmisti. gol kiyisindan kendine bir ev aldi.

    iskeleye gecti ve oltasini suya ve ozgurluge atti. artik hersey bitmisti.
    artik tus bile gormek istemiyordu.

    haberler orgutun cokusunu anlatirken o cilingir sofrasini kurmus,
    baliklarini yiyordu...

    spoax made !

    article:geceyarisi dellenmeleri (kusmuque)

    oooff.. irc'de scene.tr'da sunflare ile ba$ba$ayim.. (bot).. pek konu$kan
    birisi degil zaten.. son iki ayin hitnet mesajlarini da okudum.. daha once iki
    kere okudugum tdsn'lere ucuncu overview da kasar gecenin bu saatinde..
    hornet'tan bi kerede 30 meg demo chektim, izledim hepsini.. baydi bea..
    lazarus'a baglaniim de amiga oyunlari cekiim.. hass.. bu ne yaa?? bsa benzeri
    bi$ii kapatmi$ lazarus'u.. owner'i mahkemeye verilmi$.. uff, onlara giren ne
    cikan ne hayret bi$ii yaa..

    hmm.. wizard of wor rerelease icin acilish ekrani cizmem gerekio.. bi
    taraftan 4 yildir yuzlerce kilometre pad'in uzerinde yol almi$ fare isyan
    edio.. tam cizgi $eettiriyorum, ops, gitmio herif.. en iyisi quit.. ne yapmali
    ki.. download session da mp3'ler bitmi$.. alan parsons project ve de therion..
    aralarinda sechim yapmam gerekecek.. app olsun bari.. di$arda haywani yagmur
    war, app'nin melodisine kari$inca iyi gider. amiga'nin hdd'si uctugundan beri,
    aleti hich boot edip disketten falan deluxe paint'i acmadim. acili$ ekranini
    onla cizsem iyi olur.. ama bo$ver yaa.. hornet'tan turk string'ini arattim..
    scene.tr'la ilgili bi elin parmaklarini gecmeyen sayida dosya buldu..
    kahroldum.. du$unuyorum da, niye boyle yaa??

    $oyle gecmi$e bi gidiyorum ben.. kar$iyaka'da tamer bilg.'e ugruyorum ve
    "baba 64 demosu geldi mi yeni??" .. -"guzelim 64 demosu gelmio artik..amiga
    alsana sen bak bizde cok ucuz.." .. "ya sen birak amiga'yi falan, script geldi
    mi script? (clqz diskmag)" .. "script yok ama bronx yeni bi diskmag cikarmaya
    ugra$iyo ismi reset.. disket birak cekelim sana" ... bronx o dergiyi chikardi
    mi cikaramadi mi hich bilmiyorum, o disket orada bir ay durdu ve ne gelen oldu
    ne giden. (en son o diskete creatures2 cekildi). ama bu diskmag olayi bronx
    :oldu bitti derken moral pompalami$ti. yaa belki bronx da degildir.
    kari$tiriyo da olabilirim. zaten gecenin bu saatinde bu kafayla istiklal
    mar$ini tersten oku deseler onu da yapamam. kisaca gelmek istedigim nokta $u :
    bi mag'i okumak icin ne chileler cekioduk, ayni $ekilde mag'i yapanlarda oyle.
    ama heyecanliydi abi, talep vardi, millette scene ate$i vardi. oyle ya da
    boyle, dergiler, introlar, democuklar dagiliyodu.. millet makine dili
    ogrenmek, bi$iler yaratmak icin, ya da yaratilanlari buyuk bi keyifle izlemek
    icin ugra$iyodu sabahlara kadar. ama kimse rahatsiz diildi bu olaydan.
    demo'lari spread edip bu i$in hamalligini yapanlar bile.

    $imdiye bakiyoruz..

    kusmuque has logged in irc webbernet #scene.tr
    <somebody> yaa biliyomusun xxxx'in demosu cikmi$..baya guzelmi$..
    <kusmuque> hadi yaa?? dur gidiim de cekiyim hemen..
    connecting to host : www.hornet.org
    downloading in progress (%74) 20 seconds remaining.
    downloaded successfully..
    c:\demosect\xxxx>letzgo
    starting d.e.m.o....

    dei$ik programlardan alinmi$ $u yukardaki quote'lerin toplam olup bitme
    suresi 10 dakika..yani yeni demonun release haberi, gidip download edilip
    izlenmeye ba$lamasi falan. her$ey elimizin altinda. peki,sorun nedir
    yaa..?.demo icin donanim sorunu yok. "yani $imdi ben play routine'i $uraya
    atsam raster time yicek haywan gibi,nasi etsek $u vektoru dondururken
    sprite'lar carpi$tiginda devreye giren efektten kelli muzik bozulmasa.." diye
    du$unmeye gerek yok,cause of 1mhz (hatta 0.9mhz) veya 7mhz gibi bugunun
    $artlarina gore komik kacan konfigurasyonlar kullanmiyoruz. bellek sorunu
    yok,grafik sorunu yok, beklemekten $ikayet edecegimiz internet baglantilari
    falan da yok. compiler'lar canawar gibi, gfx editorler, tracker'lar hepsi
    bi$iiler yapilmasini bekliyor uzerlerinde.. ama bizler naapiyoruz? hich..
    herkes kendi hawasinda gidio i$te. bissuru grup var ortalikta, irc'de xxx^yyy
    [x:member y:grup] nick'li adam kaynio.. ama icraat yok...... of bea.. canim
    sikildi. saat 6:35 olmu$, gune$ de dogmu$ coktan.. cabuk giyinmem lazim okula
    gec kalicam. bugun de analitik geometri sinavi var.. gozlerim saatlerdir
    birbirine benzer ekranlara bakmaktan kan canagina dondu, bu kafayla bi de
    sinava girecez.. neyse.. kendinize iyi bakin siz.. goru$uruz belki..

    kusmuque
    pain & sadness

    article:bir kisim karalamalamalamala- (suicyco/no carrier)

    bir kisim karalamalamalamalamalamalar.

    kesintisiz bir a$k hikayesi bu... arasi olmayan... ba$i olmayan... sonu
    olmayacak... bolunmemi$, tam macera.

    "erkek kizi, kiz erkegi sevdi. and they lived happily ever after."

    lala. ne guzel... biz de sevseydik ya birbirimizi? haa... olmadi... toplum
    buna hazir degil. neyse...

    sonra gozlerini cektim kendime. cebimde huzurluydular. sonra eriyip
    gittiler. hava sicakti. aptal ben! nasil akil edemedim sogutmayi? ama nereden
    bilebilirdim ki? ilk goz soku$umdu bir bedenden. henuz toyum. ustume gelmeyin.
    neyse...

    sonra hep opmek icin dudaklarini aldim. ama yanli$likli isirdim ve icleri
    bo$tu artik. zaten hic bir zaman dikkatli bir sevgili olabilecegimi
    du$unmemi$tim. neyse...

    seni yok ettim. parca parca... tum organlarini tek tek... sonra da agladim,
    agliyorum yok ettigim icin. dengesiz olabilirim, ama seviyordum i$te. neyse...

    $imdi victim of changes caliyor.

    once she was wonderful
    once she was fine
    once she was beautiful
    once she was mine

    now change has come over her body
    she doesn't see me anymore
    change has come over her body
    she doesn't see me anymore

    ne de guzel demi$ler. aman da aman. (bi de amanda silverstone mudur ne, o
    var, ama o konu di$i) aslinda insan kendini kasinca her $arkida kendine uygun
    bir $eyler bulabilir. excluding "hey corc versene borc".

    "sag kalmak icin neye ihtiyacin var senin sebahattin?" dedi genc kadin.
    sogugun etkisi, boynuna sardigi e$arbin yardimiyla biraz olsun gecmi$ti.
    sebahattin $oyle bir bakti ve cevap verdi: "cesarete." genc kadin urperdi.
    "buna sahip olduguna inaniyor musun?"
    "evet"
    "neden olumden korkmuyorsun? ya$aminin sona ermesi ve buna senin engel
    olamaman seni neden korkutmuyor?"
    "tam olarak senin soylediklerini soylemedim az once. ama olsun, kabul
    ediyorum. peki... neden mi? soyleyeyim. her zaman karar verme ozgurlugum var
    benim. istedigim an tetigi cekip $uracikta olebilirim. ve bu bir insanin
    hayatta sahip oldugu tek ozgurluktur. kendi olumune kendi karar verme
    ozgurlugu. diger ozgurlukler yalandir, sanridir."
    "aferin sebahattin. sana 10 puan"
    sebahattin o 10 puani digerlerinin arasina koyar ne$eyle. ilerleyen yillarda
    unlu bir i$adami olur ve ismini degi$tirir. kendisini olumden korumasi icin
    dort adet badigard tuttugu da canan ercetingoz tarafindan tespit edilmi$tir.

    neyse...

    ne diyordum? ah evet. tam da senden soz ediyorduk. unutmu$um. ne komik...
    aslinda seni unutamam saniyordum ben. ama bak, unuttum. ama sezar'in hakki
    sezar'a... $imdi de hatirladim. offf... ne diyorum ben... neyse...

    degi$tin. beni gormez oldun. onunla beraber guzel gunleriniz oldu. sonra
    sikildin, ko$ede bir sebahattin vardi. hep seni bekliyordu. hep seni
    bekliyordum. ne $artlar altinda olursa olsun. standby'da duruyordum. dunya
    yoktu. duyularim algilamiyordu hic bir $eyi, sadece onemli olaylari
    kaydediyorlardi bir yere benden habersiz. ve sen geri dondun, "on" dugmeme
    bastin. biraz oynadin. ben bunu farkedip ba$kaldirinca ve ce$itli "cik
    hayatimdan" blofleri yapinca olgunlukla kar$iladin. nasilsa ben bitmi$tim,
    kabugumda vitamin de yoktu, sevgililer coplugune terkettin beni, yeni tadlarin
    pe$inde ko$maya ba$ladin..

    once she was mine... lala... aferin size... offf... neyse...

    bu hikayeyi bir kere okumak yetmez. sizinkiler gibi bir a$k degildir bu. bu
    gercek a$ktir. bu ara verilmemi$, ba$i ya da sonu olmayan bir a$ktir. bir
    daha, bir daha okumak gerek...

    "erkek kizi, kiz erkegi sevdi. and they lived happily ever after."

    ben sadece iki kere yazdim, ancak siz tekrar tekrar okuyun. ornek alin.
    kendi hayatiniza da uygulayin. olmasi gerektigi gibi ya$ayin. terli terli su
    icmeyin... offf... neyse...

    parasetamol...

    sui, in his darkest hours... doksan sekiz.

    not: flames will be piped to /dev/null

    article:scener belgeseli (stranger/analog)

    kucuk cocuk ekranda kayan yazilari ve renkli $eritler uzerinde ne oldugunu
    anlayamadigi, hareket eden bi$iler gormu$tur. cok onemsemedi bir tu$a basti
    gecti. " herhalde oyunu yapanlar koydu bunu buraya ", dedi kendi kendine...
    aradan gunler gecti. artik bir suru oyunu olmu$tu. ve o gordukleri her zaman
    degi$iyordu. belki yillar gecti, belkide bir kac ay...

    bizim ufaklik artik oyunlardan sikilir ve sokaklara donmeye ba$lar. evet...
    artik bilgisayar oyunlarini bir ko$eye atip gercek hayattaki arkada$lariyla
    oyunlar oynamaya ba$lami$tir. fakat bir gun tekrar bilgisayarini acinca...
    "acaba bunlari nasil yapiyorlar" diye bir soru kafasinda belirir. i$te bu soru
    onun hayatini degi$tirecektir. o bunu o an anlayamasa bile.

    sonraki gunler, o gordugu $eyleri oyunu yapanlarin yapmadigini anlar. kisa
    bir $a$kinlik devresinden sonra, ekranda gorduklerinin introlar oldugunu
    ogrenir. bunlari nasil insanlarin yaptigini ogrenince, onlara hayran olur ve
    icinden "bir gun bende onlar gibi olacagim", der.

    ama kazin ayagi 34 numara degildir. bu i$lerin oyle kolay olmadigini anlar
    fakat vazgecmez. basic ogrenir. bu dili anadili gibi biliyordur artik. bir kac
    deneme yapar ve son 7-8 ayini bo$a gecirdigini anlar. uzulmez! cunku bunun
    ilerisi icin saglam bir temel oldugunu anlami$tir. her boku yapabilecegini
    sansa bile bu dilin cok yavas oldugunu anlamasi uzun surmez. sonra bir
    arkada$inin evine gider. yaptiklarini da yaninda goturur. bi kac sey
    gosterdikten sonra; arkada$i "olm! bende yeni ba$ladim ama assembly
    kullaniyorum", der. assembly'i duymustur fakat o dil hakkinda hicbir fikri
    yoktur. "hadi lan! goster bakalim yaptiklarini" der arkada$ina. arkada$i ufak
    bir demo! yapmi$tir makine diliyle.

    program ilk olarak basic hizinda ekran rengini degi$tirir. bizimki "he he"
    der. "tam bu mu lan assembly" diyecekken lafi agzina tikanir. cunku asm. ekran
    rengini o kadar hizli degi$tirir ki ekranda renkli $eritler olu$ur.

    arkada$ina bakarak "nassi yaptin len bunu?", der. digeri siritarak... "bak
    iste... boyle" deyip ona anlayamadigi dildeki programin listesini gosterir.
    bizimki bakar...

    0800 jsr $e544
    0802 ldx #$00
    0804 ldy #$00
    0806 inx
    0808 iny
    080a stx $d020
    080c sty $d021
    080e jmp $0806

    ... gibi anlamadigi, komutlari 3 harften olu$an o dille kar$ila$ir...

    yine aylar suren bir maraton... ama artik her$eyi yapabilecegi, ona sinirsiz
    bir hiz ve imkan veren assembly'i ogrenmi$, bir iki ufak intro bile yapmi$tir.
    kendi kendine "krali gelse ..... ", der. fakat o zamanlar ali $an veya aynali
    tahir daha portakalda vitamindir. onemsemez.. zaten bununda konumuzla alakasi
    yoktur... neyse...

    sonra cok bilmi$ abilerle tani$ir.ilk ba$larda biraz kopek muamelesi gorur
    vs. vs... sonra ulkesinin en unlu, dunyaca taninan gruplara falan filan girer.
    (aha! cok kisa gectim burayi bea! neyse ....)

    en sonunda bir scener olmu$ ba$i goklere ermi$tir. artik gunleri $oyle
    gecmektedir...: (bu arada ya$i da ilerlemi$, ku$u da buyumu$tur...)

    sabahin korunde calan telefonla uyanir. (yani uyanir gibi olur). windows
    'unun saatine bakar. saat daha sabahin 7'si dir. telefonu acar. arayan kiz
    arkada$idir mutamediyen. "hadi okula gitmiyoz mu?" sorusuna "ulan daha yeni
    yattim" diye cevap verince kiz telefonu suratina cakar. harbiden de daha
    yatali yarim saat olmu$tur. hizla (kaplumbaga hiziyla) yataktan kalkarak
    ayilmak icin kafasini buz gibi suya sokar. ilk kez assembler'in hizini gordugu
    anki gibi $oka girer. onemsemez... bizim scener'in oyle di$ fircalama huyu
    falanda yoktur zaten. pantalonunu giyer ceketini eline alir... ayakkabilarini
    ve gomlegini asansorde giyerken bir yandanda dun aksam butun gece kendisini
    arayip bir turlu bulamayan kiz arkada$ina yine internet'e baglandigini nasil
    anlatacagini du$unur. harbiden de telefon sabaha kadar mesguldur. bilgisayari
    acik unuttugunu da ikinci dersin tenefusunde hatirlar.

    okuldan eve gelince hazirladigi iki lokma $eyin yarisini tu$larin arasina
    doke doke bilgisayar ba$inda yer. salak gibi sigarasini aranir. bittigini
    hatirlayinca, yerinden bile kalkmaz. klavye'yi kaldirir. (onun altina hep bir
    kac tane duser zaten) bi an arkasina bakar. butun odadaki e$yalar, diskler
    her$ey heryerdedir. "uffff" dedikten sonra, odayi toplamaya karar verir.
    toplarken de arkada bi mp3 calsin diye dusunur. bilgisayari actigi zaman eli
    direk deluxe paint'e gider. bi kac $ey cizer. odayi unutmu$tur bile...

    sonra yine kiz arkada$i arar. (ulan bu kizda amma araiyo bea!) eli mouse ta
    gozu monutorde (eli i$te gozu oyna$ta gibi...) telefonda soylenilenleri pek
    dinlemeden "hiii, hiii, himmm, evet" gibi her cesit konu$maya cevap olabilecek
    ozenle secilmi$ kelimeleri sirayla sayar. telefondaki de onu dinliyo sanarak
    konu$masina devam eder.

    sonra cizdigi logo'yu pek begenmez. ama onemsemez. nasil olsa o grubun
    organizer'i dir. onun borusunun otecegini bilir. gonul rahatligiyla coder'i
    evine cagirir. bu adeta genel kurmay b$k. ile kara kuv. komutaninin randevusu
    gibidir. siki bir pazarliktan sonra dizayn'i da istedigi gibi yaptirir. nasil
    olsa kod'u kendisi yapmiyordur. ba$lar anlatmaya ..... $imdi bak olm! kodir..:
    $urdan "civvvv..." diye logo gelcek. "traakk" sikrolir kaymaya baslicak.
    "fuuuuu" diye 3d yildiz istiyom gibi kelimelerin icerisindeki o "fuuuuvv,
    ciivvv, traakkk" sesleri kodir'in icine fenalik gelmesine kadar surer. sonra
    coder icinden "ulan .pne sen yapmiyon nass'olsa kodu, de bakalim civvv civvv
    diye, o "civ" 'lar "cuv"'lar nasil, kac gunde yapiliyo biliyon mu?" 'der.
    hatta bunu sesli olarak ifade etmek ister fakat organizer 'den tirsarak
    vazgecer...

    olaylar bitip stuff release edilmeye hazir hale gelince... bizim kucuk
    velet, scener ve simdilerde organizer olan olayin kahramani yine yapar
    organayzir'ligini ve ehhh. i$te idare eder olmu$ der. diger grup elemanlarinin
    (musician,coder,gfxer vs. vs.) gozunu kan burudugunu gorunce agiz
    degi$tirerek, "evet! evet! arkada$lar esasli bi stuff olmu$" deyip durumu ve
    kendi hayatini kurtarir.

    sonra yine kiz arkada$i arar. (eee.. bakin kiz kac dakkadir aramadi. olmaz
    $imdi boyle yani!!! birakin $u hikayede bi kez daha arasin) sonra... ak$ama
    kadar boyle olaylar olur biter. bu scener denen turun ya anasinin ya babasinin
    mutlaka bi burosu vardir. buro'da da kesinlikle evdekinden daha hizli veya
    daha iyi bi bilgisayar vardir. gece yarisi olunca pederin cebinden anahtarlar
    alinir ve bu alinan anahtarlara dahil olan araba anahtari ile de araba odunc
    alinarak buro'ya gidilir. sabaha kadar burada kod yazilir 3d grafik
    render'lenir. mesela bizim herif bi disk mag'e kodir'in babasinin buro'sunda
    text yazsaydi nasil olurdu. bence $oyle olurdu:.....

    genelde o psikolojiyle boyle yazilar cikar... bakalim ne yazmi$...:

    bazi sabahlar vardir ki, insanlar artik her$eyden sikilmi$ durumda olur.
    tipki benim gibi... di$arisi halen karanlik saati kestirmeye cali$iyorum. ya
    4'tur yada 5... aslinda $u an icin bunun pek fazla bir onemi yok. herkes $u
    anda bir yerlerde uyurken ben gozlerimin artik pek net goremedigi yazilarin ic
    ice girdigi bir ekrana bakiyorum.

    tikirti ile bastigim tu$lar birden harf olarak kar$ima cikiveriyorlar.
    bulundugum yerden her 2-3 dakka'da bir gevrek bufesini kesiyorum. birileri
    artik uyanip sokaga ciksalarda bende bir$eyler ati$tirsam. zaten icecekler de
    bitti. allahtan yeterli sigaram var. sag tarafimdan ince bir ugultu geliyor bu
    sobanin fani. zaten burada hic mi hic ses yok. arada bir polis arabasi onumden
    geciyor, suratini goremedigim bir adamin bana baktigini hissediyorum. herhalde
    "bu saatte burada ne yaptigimi merak ediyordur" ama hizla geciyor... yine
    sessizlik. aslinda bende $u anda ne yaptigimi merak etmiyor degilim.

    ama herhalde yapmam gereken bir i$ var diye du$unuyorum. galiba $u anda
    sadece yazmam gerekiyor. diger yanimda kasanin icinden firlami$ hard diskleri
    goruyorum. sanki onlarda benim kadar yorgun. bir tanesi surekli "tikirt tikir"
    diye yukleme yapiyor. farkina variyorum ki $u salak windows'un uzerinde
    editliyorum bu text'i.

    burada her yer kagit dolu. €unku $u an bir matbaa'nin icindeyim. her yer
    neredeyse camla kapli. eger bakabiliyorsaniz di$arisini gorebiliyorsunuz. ama
    karanlik, kar$ida evler siluyet $eklinde duryor. neyse ki orada ne oldugunu
    biliyorum. sol tarafta bi berber var. tam onun kar$isinda bi tane daha. on
    cephede, tam onumde sunnetci'nin burosu var. fenni sunnetci suleyman demirel.
    sabahlari onunden gecerken bakar gulerim hep. acaba akrabasi midir? €aprazda
    ise bi bufe var. arada bi ordan yeriz. adama israrla "-tur$u istemem abi!"
    dememe ragmen herif hep tur$u koyar sandvic'e tost'a. ˜lk once bana mi var bi
    gicikligi dedim ama sonra baktim ki tek kurban biz degilmi$iz. &#382;imdi bi tane
    daha sigara yaktim. uykum az acildi biraz. arkada bizim kodir 4 tane sandalye
    birle$tirmi$ uyuyo. hatta biraz once horlamaya ba$ladi... bi de bilirsiniz
    horlayanlar hicbir zaman horladigini kabul etmez. (ata sozu gibi oldu valla!)
    &#382;imdi gicikligina $u windows'a giriyim de mikrofonla $u horultulari
    kaydedeyim. yine ben horlamam derse ibret-i alem icin yapacam bi voc dosyasi
    koyacam dergi'nin ba$ina. valla kreditz bile verecem bu adama cok icten
    horluyo. horultu by kodir of bizim...

    ufakken hep uzun introlarin textlerini sonuna kadar okurdum, acaba ne kadar
    surecek diye. eminim bu yaziyi da halen okuyan birkac ki$i vardir.

    ha i$te itlerde havlamaya ba$ladi. kesin sabah oluyo. 7 saattir text yazan
    bi insan psikolojisiyle bu yaziya devam ediyorum artik. dur bi saate bakayim
    dos'tan.... hih! zaten windows'tay mi$im. bi baktim arkada bluewave 'in screen
    saver'i cali$iyo. saatte 05.59 olmu$ tam olarak. eski mesajlara bakmi$tim.
    aklima geldi de bi ara hitnet'e takilirdim. moderator denilen adamlarin
    bazilariyla hic anla$amazdim. bakin size bi $ey anlatayim...

    neyse vazgectim. zaten onemli bir $ey degildi. sonuc olarak bu adamlari bir
    turlu anlayamam...

    ben a rrt ik uyuyaca...

    boylece yazi biter.... ama scener'in ya$ami daha yillarca surecektir...
    (belgesellerdeki konu$malar gibi oldu ya... neyse...)

    bir dahaki tdsn'de "scener'in a$klari" belgeselini bulacaksiniz.
    tdsn - tukenmeden alin! - tdsn

    stranger of analog
    "lonely on top!"

    report:realtime + no carrier meeting (suicyco/no carrier)

    "bir meeting daha kaydi bu gonulden"
    ya da
    "simit yemek sandiginizdan daha onemli bir i$lemdir"

    uzun zamandir geyigi donen ve yilan hikayesine donu$en realtime/no carrier
    birle$mesi, butunle$mesi ya da halk arasindaki deyimiyle bulu$masi sonunda
    yilmadan cali$mamiza yenik du$erek 23 eylul gecesi sona erdi.

    ben (suicyco), cash, disqualified ve extronus meeting'e katilan no carrier
    elemanlari olarak, maskotumuz robin_'in de e$liginde metro turizmdeki
    yerlerimizi aldik. duragan bir yolculuktu, tabii ki otobuste gosterilen kemal
    sunal filmini (ki neredeyse hic birimiz seyretmemi$tik) saymazsak...

    neyse, otobusumuz yarim saat gec de olsa ankara'ya vardi. sensei ve dodo
    oldukca sikintili bir bicimde (ki uzun suredir bekledikleri, bacaklarina
    yayilmi$ kopek ci$inden anla$iliyordu) bizi kar$iladilar. daha sonra donene
    dek di$ina cikamadigimiz sensei'nin evine gittik. evde de mosquito bize
    katildi. (aslinda baki$ acisina bagli, meeting'in evde ba$ladigini
    du$unurseniz biz ona katildik da denebilir)

    ilk gece (ehore) keyifliydi. once bir suru demo izlendi, tribes e$liginde
    secdeye varildi. pulse ve melon'a dualar edildi. sonra robin_ yatti ve sensei
    bize kucuk bir resital sundu. sonrasinda bazi geyikler de donmu$ olabilir
    ancak islikla kwai koprusu mar$ini calmaya ba$ladigimizdan ve leblebi tozu
    geyiklerine girdikten sonra disq ve ben yattigimiz icin gerisini bilemiyorum.
    :)

    ilk gunun sonlarinda gordugum torus, tunel ve kadehlerden kusma raddesine
    gelmi$tim.

    sabah uyandigimizda sensei halen ayaktaydi. mosquito i$e gitti, biz de
    oturduk, yeniden demo seyrettik. ak$am yemeginden (ki cok guzeldi) sonra dodo
    bizden ayrildi ve biz de meeting'e dogru yola ciktigimizdan beri yaptigimiz
    meetro geyigini gercege dokmek icin oturduk. geceye kadar ilk parti ve ikinci
    partin dokulen yazilar di$indaki bolumunu bitirdik. tron makine ba$ina oturdu
    ve sabaha kadar ugra$ti. (sadece iki satir kod yazdi, gerisinde oole bakti,
    kodu inceledi, ehore) biz de yattik.

    ertesi gun sensei ve mosquito okullarina kaydolmak uzere evden ciktilar. biz
    de bir kac kiz, bir orkestra ve bir kac u$agi, sensei'nin kredi kartini
    kullanarak cagirdik ve guzel bir parti verdik. (not: bunu sensei hic bir zaman
    ogrenemedi, soylemeyin, bizi kesin oyar)

    sensei dondu ve biz tekrar yola cikana dek d.o.t uzerinde ugra$tik. son anda
    farkettigimiz bir sorun yuzunden hornete upload edecekken ba$ka bir yone
    kaydik, o sirada bize irc'den spectre(/flare) de katildi.

    sonunda sensei ve bizim takim a$ti'ye gittik. girer girmez ugradigimiz
    otobus $irketi tacizi(tm)'nden sonra sensei'yi izmir'e, kendimizi de
    istanbul'a ugurladik. yolda uyuduk vs...

    bunun di$inda, yedigimiz bir ak$am yemegi haric, sadece simit, kola ve bira
    ile beslendik, simit uzerine geyikler yaptik (torus esprileri filan), robin_'i
    espriler tanrisi ironikus huzurunda lanetledik.

    ho$ bir zirveydi, ev sensei'nin olmasina ragmen, dodo ve mosquito da bize
    mukemmel ev sahipligi yaptilar. dostluk ortaminda gecen, tam kafamizdaki
    "scene" kavramiyla oradan ayrildik. bu arada kirdigimiz cam, tabak, monitor
    filtresi ($ey, kizarsin diye orada soylemeye cesaret edemedik, pardon), demo
    ar$ivi cdleri, ve nt partitionina verdigimiz hasar (ben yapmadim valla,
    makineyi actigimda nt acilmadi) nedeniyle ozur dileriz.

    lalalalal, hepimiz gazdayiz. eger ortamda yapilan geyikler hakkinda daha
    fazla bilgi sahibi olmak isterseniz d.o.t'un infosu yeterince fikir
    verecektir.

    hadin bibiz...

    signed,
    suicyco of [no carrier] (featuring alexandr the belly)

    review:d.o.t by realtime + no carrier(spectre/flare)

    hmm. ne diyim. guzel!

    d.o.t realtime ve no carrier'in ankara'daki meetingi sirasinda kasilmi$ bir
    intro. adi ustunde, "dot", sadece parchacik effektlerinden olu$mu$ guzel mi
    guzel bir meetro :)

    ba$latmak ichin dos promptuna $oyle yaziyorsunuz:
    "c:\> dot" (tirnaksiz)

    ve bir de bakiyorsunuz ki ritmik bir chip muzik e$liginde ekranda
    parchaciklar belirmeye bashliyor, ve "d.o.t" yazisi olushuyor. mavi bir flash
    eshliginde logo parchalara (dotlara) ayrilip sachiliyor. intronun ikinci
    partinda mavi fluid parchacik effectleriyle sag ust kosheden bir scroller
    dokulmeye bashliyor. scrolleri okuduktan sonra, 3. parta gechiyoruz. bu
    parttaki dotlar kirmizi renkli. daha dogrusu pembemtrak. pembo$ partikuller
    arkada donerken yikardan a$aaya greetingler suzuluyor. arkada donen dotlar bir
    3d landscape'i andiriyor kanimca. intro greetingler bittikten sonra bitiyor ve
    en zevkli kisim olan dot.nfo okunmaya ba$laniyor.

    dot.nfo kutugunu okumak ichin gerekli komut satiri:

    "c> propt $p$p"
    "bad command or file name"
    "c> prompt $p$g"
    "c:\> cd dot"
    "c:\dot> edit dot.nfo"

    alt-f ve x ile edit'den kolayca chikabilirsiniz.

    beste suicyco'ya ait. program ise sensei, cash, disq, mosquito ve
    extronus'a. gidin alin, sogutmadan achin ve yiyin.

    intview:suicyco/no carrier (spoax/tds)

    bu benim yaptiima interview denmez. ama iste ben (spoax) sordum suicyco
    yanitladi.

    <spoax> sui bana kendinden bahsetsene ? (sana interview yapacam dediydim...
    cevaplar makul ve mantikli olmali tamam mi !)
    <suicyco> ahem..
    <suicyco> :)
    <suicyco> tamam.
    <suicyco> lalalalal.
    <suicyco> yeter mi?
    <suicyco> yaw...
    <suicyco> ne diim bilmem ki...
    <suicyco> amiga kullaniom, 22 ya$indayim, kakam var.
    <spoax> hangi gruptasin nasl geldin bu gruba nasil tanistin... filan
    <suicyco> yaw... hmz..
    <suicyco> nocarrier'dayim.
    <spoax> hmm hos
    <spoax> nasl tanisytin sorusuna gelince
    <suicyco> ilk once software grubu compuphiliacs'taydim vs, cocukluk arkada$imdi
    coderlari vs... sonra grup daalinca bo$ta kaldim.
    <suicyco> bu adamlari da hitnet'ten taniodum..
    <suicyco> gittim haber vermeden page'lerinden musician olarak app doldurdum.
    <spoax> (bende coder olarak mi app doldursam ha :))) lalalaal )
    <spoax> cok hoss
    <suicyco> bayaa $a$irdilar, sonucta heriflerle muhabbetim vardi ve dogrudan
    onlara soolemediydim. killandilar, bi $arki istediler, yaptim soora da
    aldilar.
    <suicyco> oole.
    <spoax> cok gusell...
    <suicyco> :)
    <suicyco> lalalala
    <spoax> musician olmanin zorluklari nelerdir ? yada neden muzik ?
    <spoax> cevabi olmayan soru
    <spoax> neden ?
    <spoax> al bakalim
    <spoax> lalalala
    <suicyco> hmz..
    <suicyco> :
    <suicyco> zorluklari $oyle, ismarlama i$ yaptigin zaman bu i$in guzel cikmasi
    zor oluo.
    <spoax> missionary de ki muzikler de boylemi olacak ? onlari nasl
    degerlendiriyorsun ? (tam isindim lalala
    <suicyco> soz gelimi biri sana gelip "abi, $oyle atmosferik bi$iiler yap, iki
    gun sonraya hazir olsun" dio, yapiosun, o adam da beenio, ama sonucta
    yaptigin muzik bombok bir $ey oluo, ama onu isteyen adamin cok da sikinde
    degil bu vs..
    <suicyco> hmz.. annatamadim.
    <suicyco> neyse, muzik zevkli bi$ii.
    <suicyco> hmz..
    <suicyco> missionary'nin muziklerine ben bile $a$iyorum.
    <suicyco> kendimi a$tim onlari yaparken
    <suicyco> ki hala da bitmedi zaten.
    <spoax> demek o kadar gusel oldu
    <suicyco> yani... bayaa guzel oldu.
    <suicyco> ama tabii buna scene karar vericek. :)
    <spoax> orasi oyle
    <spoax> lale savascilarinda music yapanda sendin dimi? yoksa yanlis mi
    hatirliom
    <suicyco> evet... aslinda o da biraz karambol olmu$tu... dedigim gibi, o
    zamanlar compuphiliacs'taydim, ve cpcs de lale'nin pc conversionini yapiodu.
    hepimiz ayni evdeydik vs... muzikler grafikler filan dogrudan
    siliconworx'unkulerdi. ayni evde vs oturdugumuzdan bi$ii yaptigimda hemen
    dinliodu herifler, begendiler i$te bi $arkimi, siliconworx'e sordular,
    onlar da tamam dedi ve bir adet $arkimi oyuna koydular. yoxa oyunda benden
    ba$ka iki muzisyen daha var.
    <suicyco> oha amma yazdim llala.
    <spoax> sana muzik hayatinda basarilar dilerim...

    spoax's conclusion ::))

    coding:vga programlama teknikleri (poison/raven)

    vga programlama teknikleri

    0.1 selam!

    simdi bu yaziyi niye yazdim...? benim uzun zamandir ugrastigim scene
    dunyasinda yeterince aktivite gosterememizin kafami bozmasiydi. niye acaba
    derken aklima hemen iki sebep geldi...birincisi para...insanlarin bu isten
    para kazanmamalari olabilir...ama bunu para icin yapmak istiyenler hic
    yapmayip gitsin mirkosoft'a programci olsunlar. (hehe)...ikincisi bilgi
    olmamasi...(inkilizcesi bozuk olanlar icin benim gibi :} )...

    hemen belirteyim bu yazilar sadece bu ise yeni baslayanlar icin yazdim.
    tanidigim programcilarin cogu bu islere merakli ama nasil yapacaklarini bilmi
    yorlar. hmm iste bu yazinin sebebi...haaa bu arada bu yazida mumkun oldugu
    kadar kod yazmamamin sebebi lamerler...bu isi seven oturup yazsin.... de mi
    ama ?

    1. ekran modu

    ekran modu soyle aciklanabilir. ekrana gelen bilgilerin cozunurlugu olarak
    basitce aciklanabilir. (nea?) mesela bu yaziyi okudugunuz ekran text modudur.
    text (tabi bi grafikal editorde okumuyosaniz :=)) modunda ekranda 2000
    karakter (harf) gosterilmektedir. baska bir mod olan 320x200 modunda ise
    ekranda 64000 nokta (karakter degil) gosterilmektedir.

    ekran modlari kullanilan ekran kartinin hafizasina bagli olarak degisir.
    mesela 1mb hafizasi bulunan ekran karti 1024x768 cozunurlugunde 256 rengi
    gosterebilir. bu renk olayi ise soyle bir anda gosterilebilen renk sayisidir.
    bu biraz once aciklanan cozunurlukte bir 257.ci rengin gosterilememesi
    demektir. bu ekran modu konusunda daha fazla aciklama yapmayacagim, cunku bunu
    zamanla ne demek istedigimi anlayacaksiniz.

    1.1. ekran modu nasil degistirilir

    ekran modunu degistirmek icin ilk gereken sey istediginiz modun numarasini
    bilmenizdir. bu sayi mesela 320x200x256 modu icin 13h'dur. 640x480x256 icin
    ise 101h'dir.

    biz simdilik sadece 320x200 modu uzerinde calisacagiz.

    bu modu acmak icin gereken kod;

    void opengraph()
    {
    asm {
    pusha
    mov ax,0013h
    int 10h
    popa
    }
    }

    simdi bu koda bakan bazi acemi programcilar asm gorunce korkacaklardir
    inanki assemler bir basic kadar kolay, fakat bir sozluk programi yazmak kadar
    hamal isidir. (hmm...?)

    eger asm'den anlamiyorsaniz piyasadaki asm kitablarindan alabilirsiniz. bu
    gibi kitablar pek bir ise yaramasalarda yukardaki kodu anlamanizi
    saglayacaklardir.

    gelelim koda yapilan is ax registerina 13 yukleyip ekran kesmesini
    cagirmaktir. cagirilan kesmede ah=0 ve al=ekran modu olmasi gerekiyor. bizde
    al registerina 320x200 modunun kodu 13h yazdik.

    eger ana programda opengraph procedure'unu cagirirsaniz bos siyah bir ekran
    ile karsilasirsiniz. siz ekran modunu degistirdiginizde ekran karti otomatik
    olarak ekrani temizler.

    1.2. pixel

    teknik olarak ekrandaki bir noktaya pixel adi verilir. her pixel'in rengini
    ayarlamak icin o pixel'in sayi degeri ile oynanmasi gereklidir.

    siz ekran modunu degistirdiginizde ekran temizlenir dedik ama asil yapilan
    is ekrandaki butun pixellerin degeri 0 yapilir. 0.nci renkte ise genelde siyah
    renk bulunmaktadir. eger siz 0,0 koordinatlarindaki pixele 10 yazarsaniz renk
    paletinden 10.rengi yuklemis olursunuz. artik 0,0 koordinatlarinda paletin
    10.sirasindaki renk gosterilir.

    text modundan kalan bir aliskanlikla 4.ncu renkte kirmizi bulunur diye
    dusunebilirsiz. fakat bu boyle degildir. 4.nu rengi mavi olarakta
    ayarlayabilirsiniz. bunu yapmak icinde paleti degistirmek gereklidir.

    1.3. palet

    paleti anlamak icin soyle dusunebilirsiniz. elinizde 256 tane boya kutusu
    oldugunu fazedersek her kutudaki boya rengi degistirilebilir. hatta bazi
    kutularda ayni renklerde bulunabilir.

    iste paletteki her kutunun rengini ayarlamak icin 3 tane sayi kullanilir.
    biz bunlara rgb degerleri deriz. bu uc sayiyi degistirerek ekranda 16 milyon
    rengi gosterebilirsiniz. (ayni anda degil tabiki) 1.4. ekran bellegi

    grafik ekran bellegi pc hafizasindaki a000 segmentine yerlestirilmistir. bu
    islem aynen text ekranin b800 segmentine yerlestidigi gibidir. eger siz
    a000:0000 adresine 1 yazarsaniz ekranin 0,0 koordinatinda bir pixel'in rengini
    1 olarak degistirmis olursunuz. siz 320 offsetini degistirirseniz
    ekranda 0,1 koordinatindaki pixel rengini degistirirsiniz. pekala bir
    koordinatin adresini nasil bulunabilir? basitce su formulle bulunabilir;

    her y degeri icin offsete 320 eklersek ve x degerinide offsete eklersek
    pixel adresini bulabiliriz. yani;

    offset= y * 320 + x

    bu formul bize offseti verir. akila takilabilecek bir soru ise neden 319
    degilde 320 ile carptigimizdir. bunun nedeni ise 0. sutunuda hesaba katmadir.
    unutmamaniz gereken bir sey bilgisayar icin 0 sayisinin bir onemi yoktur, onun
    icin 4 veya 89 dan farki sadece 0 olmasidir.

    bu formule gore bir procedure yazmak istersek

    void putpixel(int x,int y,char color)
    {
    poke(0xa000,y*320+x,color);
    }

    ayni sekilde ekran bellegine yazabildigimiz gibi okuyabilirizde

    char getpixel(int x, int y)
    {
    return peek(0xa000,y*320+x,color);
    }

    1.5. tarama cizgisi'de ne?

    biraz teknik konu olacak ama sabredin... ekrandaki butun goruntuler adeta
    bir kalemle saniyede 75 (mesela) kez cizilir. iste siz bu cizim sirasinda ekrana
    bir cizim yaparsaniz bu cizimlerde kesikler olusur. bunu engellemek icin iki yol var.

    1.5.1 sayfalama teknigi

    bu teknikte cizimler ekran yerine bellekte bir yere cizilip, cizim bittikten
    sonra bellek ekrana aktarilir. animasyon icin en uygun yontem budur. cizim
    ekrana cizilmedigi icin daha hizlidir. cunku ekran bellegi normal bellekten
    daha yavastir. (ekran bellegi fiziksel olarak hizli olsada ekranda calisirken
    yavas kaliyor. cunku islem sadece bellege sayi yazmakla bitmiyor.)

    buna ornek olarak bir algoritma verirsek

    1. bellek ayir
    2. bellege bir dikdortgen ciz
    3. tarama cizgisini bekle
    4. bellegi ekrana aktar

    buna ornek kodu ileri yazilarda daha aciklayacagim.

    1.5.2. tarama cizgisini bekleme

    bu yontemde ise ekrana herhangi bir cizim yapilmadan tarama cizgisi
    beklenir. bekleme isi tamamlandiktan sonra cizim yapilir. bu yontem ise kucuk
    grafik islemleri ve bellek sorunu olan islemlerde kullanilir. fakat bu
    yontemin dezavantaji cok yavas islemesidir.

    1. tarama cizgisini bekle
    2. dikdortgen icin piksel (pixel) bas
    3. cizim bitmediyse 1'e don

    grafik islemlerinde grafiklerin duzgun cikmasi icin mutlaka tarama
    cizgisinin beklenme islemi yapilmalidir. ayrica tarama cizgisini beklemek
    programlarin hep ayni hizda calismasini saglar. yani 286'da yazilmis
    programlar pentisinizde de ayni hizda calisabilirler. cunku islerini bitir-
    dikten sonra ekran kartinizin isini bitirmesini beklerler. tarama cizgisini
    beklemek programinizi yavaslatabilir ama grafik kalitesi icin gereklidir.

    1.5.2. basit bir scroll denemesi

    programi yazmadan once yapilacak olan islemin algoritmasini dusunelim
    scroll nedir? bir objenin ekranda kaydirilmasidir.

    kaydirma islemi yapilirken dusunulmesi gereken kaydirilacak objenin alt
    zemininde bir sekil olacak mi? bu onemlidir cunku objenin gectigi yerlerin
    tekrar temizlenmesi gerekecektir. eger alt zemin sadece bir renk ise yapilacak
    islem objenin bitis yerlerine zemin renginin basilmasidir. egerki bir alt
    zemin bir desen ise yapilacak islem sayfalama teknigi ile objenin
    kaydirilmasidir. simdi biz tek renk zemini olan bir ekranda scroll yaptiralim.

    ekranda gorulmesini istedigimiz

    | p|
    | po|
    | poi|
    | pois|

    yapabilirsiniz.

    ama bu scroll teknigi oldukca sert bir kayma hareketi verir. biz bunu grafik
    ortama tasiyalim ve hareketi harf derecesinde degil harflerin kolonlari
    seviyesine indirelim. yani her karede harf degil harfin sadece bir kolonu daha
    ortaya ciksin. peki bu harfin kolonunu nasil bulacagiz. bunu anlatmak icin
    once su anda gordugunuz ekrandaki fontlarin hepsinin bilgisayarinizdaki ekran
    kartinda sayisal olarak saklandigini bilmeniz gerekli. simdi bu saklama sekli
    soyle tutuluyor.

    mesela bir 'e' harfi icin bit haritasi cizersek

    bit haritasi byte degeri
    . . . . . . . . -------> 0
    . . . . . . . . -------> 0
    x x x x x x x . -------> 254
    x . . . . . x . -------> 130
    x . . . . . . . -------> 127
    x . . . . . . . -------> 127
    x . . . . x . . -------> 132
    x x x x x x . . -------> 248
    x . . . . x . . -------> 132
    x . . . . . . . -------> 127
    x . . . . . . . -------> 127
    x . . . . . . . -------> 127
    x . . . . . x . -------> 130
    x x x x x x x . -------> 254
    . . . . . . . . -------> 0
    . . . . . . . . -------> 0

    bu haritada her satir bir byte'i gosterirse her harf icin 16 byte
    yeterlidir. iste bir scroll yaparken bu sutunlari bulmak icin bu bitleri
    kullaniyoruz.

    peki bu bir sutunda 1 olup olmadigini nasil bulabiliriz. bunu bilmenin bir
    cok yolu var mesela sayiyi nin kacinci kolununu istiyorsaniz asm'deki ror
    komutu ile dondurun ve 1 ile and'leyince kolonda bir olup olmadigini test
    edebilirsiniz. bir baska yolu direkt olarak sayi ile and'lemek olabilir yani 8
    elemanli bir diziye 2'nin uslerini kaydedip kacinci kolunu istiyorsaniz
    dizinin o elemani ile and'lemekte ayni seyi verir. yani bu yol siz'e kalmis.
    biras karisik ama programi yazmaya baslayinca cozersiniz.

    peki istedigimiz sutunu bulduk fakat kaydirma islemi icin butun pikselleri
    yeniden mi basacagiz? hayir. bununda kolay bir yolu var scroll yazisinin
    piksellerini hafizada tumunu birden bir geri cekmek kaydirma islemini yapar
    yani;

    memmove(mk_fp(0xa000,320*100),mk_fp(0xa000,320*100+1),320);
    | ^100. satir | ^320 byte tasi
    ^her satir 320 piksel ^bir ileridekini geriye tasi

    komutu 100. satirdaki tum pikselleri ekranda bir sola getirir. eger siz her
    karede tasima isleminden sonra 100. satirdaki 319. kolona istediginiz pikseli
    basarsaniz boylece scrollu yapmis olursunuz. bu arada her tasima isleminden
    once tarama cizgisini bekleme rutinini calistirmaniz gerekli. yoksa obje
    kayarken kesilmeler gorursunuz.

    eger orn. program kodlarini incelerseniz nasil calistigini daha iyi
    anlarsiniz. simdi ekranda yazilarin nasil kaydirildigini cozmeye basladiniz.
    bundan sonraki meselemiz arkada bir yildiz efekti. bilmeyenler icin yildiz
    efekti uzayda gidiyormus gibi bir his veren bir efekt.

    onceleri ben bu efektin aci hesaplamalari ile yapildigini tahmin ediyordum.
    ama sorun bu aci hesaplamalari islemci icin uzun surer. bunun daha kolay bir
    yolu su formul

    once her yildiz icin uc eksen tanimlamaniz gerekli. yani

    struct point {
    unsigned int x;
    unsigned int y;
    unsigned int z;
    }

    bu yapiyi her yildiz icin kullanacagiz. bu koordinatlar aslinda yildizin
    gorsel koordinatlari, bunlari biz formulle iki boyuta indirecegiz.

    ekran_x = ( 256 * point.x ) / point.z;
    ekran_y = ( 256 * point.y ) / point.z;
    ^^^perspektif orani

    simdi bu formullerle her yildizin ekrana basilma koordinatlarini hesaplamis
    olduk. peki yildizlarin bize yaklasmasini nasil ayarlayabiliriz?.. eger bir
    her yildiz ekrana cizildikten sonra z koordinatini bir azaltirsak bu formule
    yansiyacagi icin yildiz bize yaklasmis gibi *gozukur*.

    simdi dusunulecek nokta ise z koordinati 0 oldugunda ne yapilmali...
    yapilacak is sadece yildizin koordinatlarina rastgele degerler yazilmasidir.

    ayrica efekti daha gorsel hale getirmek icin ekranda gosterilecek pikselin
    renginide su formulle bulabiliriz..

    renk = ( point.z / oran ) + taban_palet_sayaci

    yildizlari bu renkte bastiginizda uzaktakiler daha sonuk yaklastikca
    parlamaya baslarlar. tabi bu ayarladiginiz palet'e gore degisir :)

    orani yildizlar icin ayirdiginiz palet sayacina gore ayarlamalisiniz. bu
    orani ise yildizlar icin verdiniz en buyuk degeri, ayirdiginiz renk sayisina
    bolerek bulabilirsiniz.

    sonraki efekt ise bir alev efekti. bu efekt cok basit bir efekt ama gorunusu
    bayagi iyi bir efekttir.

    alev efekti icin once hafizada bir 2 boyutlu dizi ayarliyoruz. bu dizi
    ustunde islemlerimizi yapacagiz.

    herseyden once renk paletini istegidimiz renge ayarlamaniz gerekli.

    programda once bu dizinin tum elemanlarini sifirlamamiz gerekli.
    sonraki is dizinin en alt satirini yani 5.satiri rastgele degerlerle doldurmak.
    daha sonra dizi elemanlari arasinda bir smoot islemi yapacagiz.
    what is smoot ? smoot islemi bir renklerin yumusatilmasi islemi.

    [ed: bu article'da poison'in aski art yeteneginin ne kadar ilerlemish oldugunu
    goruyoruz. ][sozlukte gorulemedigi icin ugrashmadim sildim gitti -cash]

    goruldugu gibi a harfinin cizim hatlari belirsizlesmeye basladi. bu islemi
    defalarsak a harfi giderek kaybolmaya baslar. iste biz dizimizde bu islemi
    yaparsak rastgele verdigimiz degerler kendi aralarinda yumusamaya baslar ve
    her defasinda dizideki tum elemanlari bir yukari kaydirirsak alev efektimizi
    yapmis oluruz. peki bu yumusatma islemini nasil yapacagiz...?

    dizideki her elaman icin etrafindaki butun degerleri ve kendi degerini bir
    sayida toplayip bu sayinin ortalamasini yeni hucre degeri olarak alirsak
    yumusatma islemi tamamlanir.

    goruldugu gibi dizideki tum elemanlarin degerleri yukari gidildikce azalmaya
    baslar bu azalma yumusak bir sekilde oldugu ve bazi degerlerde yukarilara
    dogru dalgalanmalarla tam bir alev efekti olusur.

    burdaki onemli nokta paletin duzenlenmesi yani alevin mavi olmasini
    isterseniz buyuk degerlerde daha cok mavi daha az degerlerde siyaha yakin
    olmasi gereklidir.

    barlar

    simdi once bar'in ne demek oldugunu anlatayim.. bar yatay bir cizgidir..
    ehuehe basit ha ? :)

    ve efekt bunlarin asagi yukari dalga gibi salinmasi ile yapilir. bu yatay
    degerler sinus degerleri ile bulunur.
    bunu grafik ekranda cizmek icin once ekrani yatay olarak 20 satir
    renge boyariz. ve hareket sadece palet degerlerinin degistirilmesi ile
    yapilir.

    | ------------------------------ 1. renk | seklinde cizilip ilk 200 renk
    | ------------------------------ 2. renk | siyah renkte olmasi gerekli
    :
    200 tane
    :
    | ------------------------------ 200. renk |

    sonra barin hangi satirda olmasi gerektigini sinus degerleri ile hesaplayip
    bulunan sayinci palet rengini mesela mavi yapilirsa bari olusturmus oluruz.

    | ------------------------------ 1. renk |
    | ****************************** 2. renk | bar 2. renkte
    | ------------------------------ |
    :
    200 tane
    :
    | ------------------------------ 200. renk |

    text ekranda barlar

    teoride text ekranda grafik cizmek mumkun degil. fakat biz ekran kartinin
    bir *hilesini* kullanarak text ekranda grafik gosterecegiz. bu zemin renginin
    ekran kartinin ekrani tazelemesinden once renginin degistirilmesi ile yapilir.
    bu konu hakkinda pek fazla benimde bilgim yok sadece kodu verecegim. a4line
    proseduru her cagrilisinda ekran satiri bir alt cizgiye gecer. burdada bari
    cizmek icin sinus degerleri kullanildi. fakat aklinizda bulunmasi gereken illa
    sinus ile cizmek olmasin bu sadece barin ust ve alt degerleri daha yumusak
    gecmesi icin yapilir. aksi halide kullanilabilir.

    #include <dos.h>
    #include "sincos.c"
    #include "intro.h"
    #define barmax 4
    #define byte unsigned char
    #define word unsigned int

    char text[]={" coded by poison date 1/11/97 ground ist"};
    unsigned char pal[]={15,7,7,8};
    int s1,s2,s3,s4,count,count2,col,say,backupsay,boyali;
    int position[barmax];

    struct coltyp
    {
    byte r;
    byte g;
    byte b;
    } dizi[380];

    void setrgb(byte color,byte r,byte g,byte b)
    {
    asm {
    mov dx,3c8h
    mov al,color
    out dx,al
    inc dx
    mov al,[r]
    out dx,al
    mov al,[g]
    out dx,al
    mov al,[b]
    out dx,al
    }
    }

    void waitvbl(void)
    {
    asm mov dx,3dah
    l1:
    asm in al,dx
    asm test al,8
    asm jnz l1
    l2:
    asm in al,dx
    asm test al,8
    asm jz l2
    }

    void a4line()
    {
    asm pusha
    asm mov dx,0x3da
    a1:
    asm in al,dx
    asm test al,1
    asm jnz a1
    a2:
    asm in al,dx
    asm test al,1
    asm jz a2
    asm popa
    }

    void main()
    {
    // imagedata ekran'a basilacak ansii grafikler..
    memcpy(mk_fp(0xb800,0),imagedata,4000);
    gotoxy(1,24);
    while (inp(0x60)!=1)
    {
    backupsay=say;
    // sinus degerleri
    for(s1=0;s1<barmax;s1++)
    {
    position[s1]=((((float)sintable[say]/32767)*150)+150);
    say=say+50;
    say=say % 360;
    }
    say=backupsay %360 +1;
    count=0;
    /// ekrandaki *gizli* cizgiler ehuehe
    for(count2=0;count2<380;count2++)
    {
    boyali=0;
    for(s2=barmax-1;s2>=0;s2--)
    {
    if ( (count2==position[s2]))
    {
    boyali=1;
    for(s1=0;s1<10;s1++)
    {
    dizi[count].r=0;
    dizi[count].g=0;
    dizi[count].b=s1*6;
    count++;
    } //for
    for(s1=10;s1>0;s1--)
    {
    dizi[count].r=0;
    dizi[count].g=0;
    dizi[count].b=s1*6;
    count++;
    } //for
    } //if
    } //for
    if (boyali==0)
    {
    dizi[count].r=0;
    dizi[count].g=0;
    dizi[count].b=0;
    count++;
    } //if
    }
    disable(); // tum kesmeleri iptal et klavye, timer vesaire
    waitvbl(); // tarama cizgisini bekle
    for(count=0;count<380;count++)
    {
    a4line(); // her a4line dedigimizde ekranda bir satir asagi ineriz.
    setrgb(col,dizi[count].r,dizi[count].g,dizi[count].b);
    } // for
    enable(); // kesmeleri geri ac
    } //while
    // program kapatiliyor herseyi eski haline getiriyoruz
    setrgb(col,0,0,0); // renkler 0.renk siyah'ti
    /// cursor'u yok ediyoruz...
    asm mov ah,1
    asm mov cx,1000h
    asm int 10h
    s2=pal[0];
    s3=1;
    // kapanis efektimiz..
    for(s1=0;s1<=strlen(text);s1++)
    {
    gotoxy(s1+5,24);
    for (s4=0;s4<=3;s4++)
    {
    textattr(pal[s4]);
    if (s1+s4<strlen(text))
    cprintf("%c",text[s1+s4]);
    delay(15);
    }
    }
    // cursor'u eski haline getiriyoruz...
    asm mov ah,1
    asm mov cx,0010h
    asm int 10h
    }

    biraz teknik

    bazi programlarda ctrl-alt-del tuslarina bastiginiz halde reset atmaz veya
    pause tusuna bastiginizda durmaz.. eger sizde bu ozellikleri programlarinizda
    kullanmak isterseniz bunun iki yolu var... birinci yolu klavye kesmesi yani
    klavyede bir tusa bastiginizda bilgisayar tarafindan calistirilan programin
    yerine kendi programinizi koymaktir. bunun dezavantaji klavye'yi eskisi gibi
    kullanamazsiniz yani a tusuna basildiginda yapilacak isi sizin yazmaniz
    gereklidir.

    ikinci yolu ise klavye programindan once kendi programinizin calistirilmasi
    ve basilan tuslarin kontrol edilmesi ile yapilir. ilk yol daha basittir fakat
    getch gibi fonksiyonlari kullanamazsiniz. (zaten kim kullanirki :) ) ikinci
    yol kullanisli fakat kontroller ve programina takilmak zordur. ben ilk yolu
    tercih ediyorum. (her zaman :)) peki basilan tusu nasil kontrol edebiliriz
    diyorsaniz, soyle

    klavedeki her tusun bir kodu vardir. buna scan kodu denir. ben basilan tusun
    scan kodlarini kontrol ediyorum. bu kodlar ise 60. porttan alinir. mesela esc
    tusunun basilma (basilma ve birakilma kodlari farklidir) kodu 1'dir. bu
    kodlari deneyerek bulabilirsiniz. (eger bir oyun yazmayi dusunuyorsaniz bu
    kisim cok onemli :) )

    asagidaki daha iyi anlayabilmeniz icin piyasada satilan assembler
    kitaplarindaki kesmeler konusuna bir gozatin. orn: basilan tusun scan kodunu
    yazan prg.

    while (inp(0x60) != 1)
    {
    printf("%d\n",inp(0x60));
    }

    ekran karti portlari

    ekran kartinin portlari ile oynayarak cok degisik efektler
    olusturabilirsiniz. bu portlarin degerleri ve islevleri asagida yanliz dikkat
    edin (ben pek inanmasam da(!), bu portlarla monitor veya ekran kartiniza zarar
    verebilme ihtimaliniz var(mis). ama dedigim gibi simdiye kadar boyle bir isten
    bozulan bir monitor veya ekran karti ne gordum ne de isittim. (kacinci
    baslikti yaw? neyse..) 2d texture....

    pekala artik gusel bisiler yapmaya baslayalim...

    bi yazi var ve ekrani bu yazi ile doldurup dondurme ve yaklasma hareketi
    verelim.

    birinci yapilacak is yaziyi (veya logo) bi dizi icine cizmek (mesela bir
    arti, muthis bi hayal gucum vardir da :)) )

    #define xsize 6
    #define ysize 6
    char map[xsize][ysize] =
    (
    (0,0,1,1,0,0),
    (0,0,1,1,0,0),
    (1,1,1,1,1,1),
    (1,1,1,1,1,1),
    (0,0,1,1,0,0),
    (0,0,1,1,0,0)
    );

    bu is tamam...artik yapilacak is tum ekrani kaplayan iki dongu acmak ve
    ekrani map dizisini cizmek.

    for(s1=0;s1<320;s1++)
    for(s2=0;s2<200;s2++)
    {
    putpixel(s1,s2,map[s1 % xsize][s2 % ysize]);
    }

    evet.. s1 % xsize'in ne manaya geldigini cozemediyseniz bi c kitabi !daha!
    alin ve metamatikten mod'lar kismini tekrarlayin :).... pekala bu sekilde
    ekrani artilarla doldurduk..fakat dondermek icin ne yapmaliyiz...bunun da bir
    formulu vardir

    sx = x * sin(aci) - y * cos(aci)
    sy = x * cos(aci) + y * sin(aci)

    bu iki formul bize a(x,y) noktasinin aci kadar dondurulmus koordinatlarini
    verir...ekranda dondurme isini yapabilmek icin map dizisinde iste bu formulle
    yeni koordinatlari bulup ekrana cizimi yapcaz...

    .....
    sx = s1 * sin(aci) - s2 * cos(aci)
    sy = s1 * cos(aci) + s2 * sin(aci)
    sx % = xsize; sy % = ysize; // burdan emin degilim :) bi bug olabilir ehuehe
    putpixel(s1,s2,map[sx][sy]);
    .....

    sx ve sy degerleri ile oynayarak cok guzel efektler cikarabilirsiniz... bi
    ip ucu daha veriyim. burdaki sx ve sy degerlerine degisen degerlerde sayi
    ekler seniz bitmap dalgalanmaya baslar. (tabi rasgele sayilar degil :)
    simdilik bu kadar yeterli galiba...eger ilgi cekmeye baslarsa daha ilerde bump
    teknikleri, water belki bir 3d engine yazmaya kadar bilem gidebilirik. hea?

    hade bakem...happy code :)
    poison / raven

    coding:optimize islemleri (poison/raven)

    subject : optimize islemleri
    author : poison
    email : poisone@usa.net
    irc : irc.raksnet.com.tr / #scene.tr #manowar #atheist
    lastupdate : 15 aralik 98
    note : dos hicbir zaman olmez!

    ** selam!

    bu +kel'de de c ve asm dillerinde performansi arttirabilmek icin
    yapabileceginiz islemleri anlatiyorum..baslangicta basit islemlerden giderek
    yazinin sonuna dogru karmasik islemlere dogru yazdim... aslina bakarsaniz pek
    siraya dikkat etmedim :)...bu bilgilerin bazilari tecrube bazilarda ordan
    burdan asirdigim bilgiler..umarim guzel seyler yaparsiniz...

    ** register tipi

    compiler'iniz izin veriyor ise sadece procedur veya bloklar icinde
    kullanacaginiz degiskenleri register olarak belirtin...

    void main()
    {
    register int count1;
    for(count1=0;count1<100;count1++)
    {
    register int count2;
    for(count2=0;count2<100;count2++)
    putpixel(count1,count2,count1^count2)
    }
    }

    bu kodda count1 ve count2 degiskenlerini global olarak tanitmak pek mantikli
    degil, yani count2 degiskeni sadece ilk for dongusunde lazim. bu kodunuzda cok
    buyuk hiz fark ettirir.

    ozellikle gecici olarak dongulerde kullanacaginiz degiskenleri normal
    degisken olarak tanitmayin. nasil mi ?

    void main()
    {
    ...
    ... // buralarda count degiskeni tanimli degil
    { // bu blok herhangi if veya for blogu degil sadece blok..
    register int count;
    for(count=0;count<100;count++)
    ......
    .....
    }
    ..... // buralarda count degiskeni tanimli degil
    }

    eger count degiskenini register olarak belirtmez isek degisken stack
    uzerinde yaratilir..

    ** prosedur parametreleri

    ikinci olarak bazi procedurlere verilen parametreleri de register olarak
    tanitmak faydalidir.

    void putpixel(register int x,register int y,register color)
    {
    register unsigned char * offset;
    offset = (unsigned char *) ( y * 320 + x + vga)
    *offset = color;
    }

    yukarda bu degiskenleri register die tanitilmasaydi tum variablar icin
    stacktan yer ayrilacak carpma vs. islemleri ile bu is cok daha uzun zaman
    alacakti. simdi her variable icin bir register kullanilacak.

    kod register kullanilmadan disasm edildiginde ..

    005c putpixel_:
    005c 56 push esi
    005d 57 push edi
    005e 55 push ebp
    005f 89 e5 mov ebp,esp
    0061 81 ec 18 00 00 00 sub esp,0x00000018
    0067 89 45 e8 mov -0x18[ebp],eax
    006a 89 55 ec mov -0x14[ebp],edx
    006d 89 5d f0 mov -0x10[ebp],ebx
    0070 89 4d f4 mov -0xc[ebp],ecx
    0073 69 55 ec 40 01 00 00 imul edx,-0x14[ebp],0x00000140
    007a 03 55 f4 add edx,-0xc[ebp]
    007d 8b 45 e8 mov eax,-0x18[ebp]
    0080 01 d0 add eax,edx
    0082 89 45 fc mov -0x4[ebp],eax
    0085 8a 45 f0 mov al,-0x10[ebp]
    0088 8b 55 fc mov edx,-0x4[ebp]
    008b 88 02 mov [edx],al
    008d 89 ec mov esp,ebp
    008f 5d pop ebp
    0090 5f pop edi
    0091 5e pop esi
    0092 c3 ret

    sonuc olarak 56 byte...ek olarak putpixel'i her cagirmanizda stack'e de
    biseyler yazmak gerektigini unutmayin..

    ve register kullanildiginda

    0048 putpixel_:
    0048 56 push esi
    0049 89 c6 mov esi,eax
    004b 89 c8 mov eax,ecx
    004d 89 d1 mov ecx,edx
    004f c1 e2 02 shl edx,0x00000002
    0052 01 ca add edx,ecx
    0054 c1 e2 06 shl edx,0x00000006
    0057 01 d0 add eax,edx
    0059 88 1c 06 mov [esi+eax],bl
    005c 5e pop esi
    005d c3 ret

    gozukur. sadece 22 byte ve bunu c compileri yazdi...

    ** fonksiyonlar

    ozellikle for gibi dongulerde kontrol yaparken fonksiyonlari kullanmayin.
    nasil mi ?

    char str[10];
    int count;

    strcpy(str,"test")
    for(count=0;count<strlen(str);count++)
    str[count] = 65;

    for dongusunde her cevrimde strlen fonkyisonu cagirilacaktir..
    bunun yerine...

    char str[10];
    .......
    .......
    strcpy(str,"test")
    { // bos blok..
    register int strlenght,count;
    strlength = strlen(str)
    for(count=0;count<strlength;count++)
    str[count] = 65;
    }
    .....
    .....

    daha mantikli..hea ?..

    ** blok islemler

    grafik islemlerinde en onemli komut olan putpixel'den sonra dikkat edilecek
    en onemli nokta yer seyi blok olarak halletmek gerektigi...

    mesela bir hafizayi bi yerden baska bi yere tasimak gerektiginde

    int dizi[101];

    dizi[0] = random(255);
    for(count=0;count<100;count++)
    dizi[count+1] = dizi[count]

    bunun yerine biras assembler kullanirsak

    _asm {
    mov eax,dizi // dizinin ilk elemani
    mov esi,eax // source
    add eax,4 // int tipi 4 byte boylece bir sonraki
    // elemani buluruz
    mov edi,eax // dest
    mov ecx,25 // 4 * 25 = 100
    rep movsd // 25 dword tasi
    }

    boylece 100 byte'lik bir diziyi tek komutta tasimis olduk...

    ** sabit degiskenler..(nasi oluyosa ??!)

    ekran ile calisirken bazi matematik islemlerinden kurtulmak mumkun. ekran
    modulunde bi kac degiskenle cok buyuk hiz ve esneklik kazanabilirsiniz

    ekran modunu acarken..

    screen_width = 320
    screen_height = 200
    screen_byteperpixel = 1
    screen_bitperpixel = 8
    screen_byteperline = screen_width * screen_byteperpixel
    screen_bytelen = screen_widht * screen_height * screen_byteperpixel
    screen_dwordlen = screen_bytelen >> 2

    seklinde degiskenlerinizi ayarlayin mesela bu bir flip rutininde kullanirsak

    void flip(register unsigned int * dest,register unsigned int * source)
    {
    _asm {
    mov eax,source
    mov ebx,dest
    mov esi,eax
    mov edi,ebx
    mov eax,screen_dwordlen
    mov ecx,eax
    rep movsd
    }
    }

    goruldugu uzere ekranin byte olarak boyunu her defada hesaplamak yerine
    sabit olarak almak daha kolay..peki neden screen_dwordlen yerine direk olarak
    64000 yazmadik ? bunun sebebi baska cozunurlukte bir ekran actigimizda
    kodumuzda degisiklik yapmaya veya yeniden hesaplamaya (screen_width *
    screen_height * screen_byteperpixel gibi..) gerek kalmayacak.

    ek olarak burda watcom c'de bulunan pragma aux'la tum procedur'u yazarsak
    source ve dest degiskenlerini direk olarak esi ve edi register larina
    alabilirsiz bu ek olarak 4 komuttan bizi kurtarir..pragma aux'suz derlersek
    biz yazmadik ama derleyiciniz proc'a girerken register'lari stack'e saklar ve
    proc. dan cikarken geri alir..pragma aux'la bunu da engellemis
    olursunuz..cunku bu gereksiz bir islem yani proc'dan ciktiktan sonra esi vb.
    registerlari eski degerlerine getirmeniz bir mana ifade etmez cunku baska
    yerde kullanilmayacak...

    void flip(unsigned char * dest,unsigned char * source);
    #pragma aux flip= \
    "mov ecx,screen_dwordlen" \
    "rep movsd" \
    modify [esi edi ecx] \
    parm [edi] [esi];

    ** hardware her zaman daha hizlidir..

    donanim olarak yapilan islemler her zaman softwarelerden cok daha hizlidir
    mesela 3dfx kartlarin hizina su an (1998) (yil verelimde ehueh) software
    olarak ulasmak imkansiz..

    biz hardware'i nasil kullanabiliriz ? mesela platform oyunlarinda gorulen
    kocaman ekranin o hizda nasil kaydirildigi... bunu yapmanin bi kac yolu var
    direk olarak ekran kartinin portlari ile yapilabildigi gibi (bunu pek sevmez
    siniz.. :) ) artik bir standart olan vesa ile de cok rahat olarak yapabilir
    siniz... yapacaginiz tek sey ekran kartinin lfb adresine resmi cizmek ve ekran
    boyunuzu ayarladiktan sonra ekranin 0,0 koordinatinin yerini degistirmek

    register count1,count2;

    // 320x200x32 bitlik ekran ac..
    vesa_opengraph(320,200,32)

    // lfb'yi doldur (ekrani degil!!)
    for(count1=0;count1<800;count1++)
    for(coun2=0;count2<600;count2++)
    putpixel(count1,count2,count1^count2,lfb)
    ^^^ pixelin nereye basilacagi
    // ekran uzunlugunu ayarla
    vesa_setdisplaywidth(320);
    // ekran uzunlugu artik 320 pixel..

    while(inp(0x60) != 1)
    {
    // ekran koordinatlarini hesapla
    dopan();
    // ekran koordinatlarini degistir
    vesa_setdisplaystart(screen_x,screen_y);
    }

    bu kod ile ekranin scroll hizi mukemmel seviyeye gelir.. :))

    ** compiler'in ipleri elinizde olsun

    her zaman yazdiginiz bir rutin c'de gozuktugu gibi hizli olmayabilir.. bunu
    kontrol etmenin tek yolu kodunuzu asm'ye cevirip neler olup bittigini kontrol
    etmeniz..unutmamak gereken sey c'de az komut kullanmaniz hizli calisagi
    manasinda degil..bunu nasil kontrol edebilirim diyorsaniz tc'de derlerken (tam
    emin degilim cunku bayaa bi zaman oldu) -s parametresi asm ciktisi veriyor..
    watcom'da ise herhangi bir obj dosyayi asm'ye ceviren wdis.exe yi
    kullanabilirsiniz..( c'de elinize bir silah alirsiniz...bununla ne yapacaginiz
    size baglidir,asm'de elinizdeki silahi ayaginiza ates edersiniz.. :) )

    ** lookuplar...

    lookuplar ornek olarak matematik islemlerinde cok kullandiginiz islemlerin
    sonuclarini (mesela y*320) bir tabloya yazarak o tablodan erismek verilebilir

    short int sine[360];
    short int cose[360];

    void initsincos()
    {
    register count;
    for(count=0;count<=360;count++)
    {
    sine[count] = (int) ((float) sin(count) * 32768);
    cose[count] = (int) ((float) cos(count) * 32768);
    }
    }

    void main()
    {
    register count;
    for(count=0;count<=360;count++)
    {
    printf("sin %d: %f cos %d:

    %f\n",count,((float)sine[count]/32768),count,((float)cose[count]/32768))
    }
    }

    boylece her sinus degerine ihtiyacimiz oldugunda tablodan almis oluyoruz
    eger sinus degeri ile daha karmasik islemler yapcaksaniz once buyuk sayilarla
    islemleri yapin daha sonra >> 15 kullanarak 32768'e bolmek cok hizli bir sonuc
    verecektir..ama size tavsiyem bu degerleri bir dosyaya yazip kodunuza bir
    sabit dizisi seklinde vermeniz daha iyi cunku matematik kutuphanesini include
    etmeniz gerekmez..

    sinus degerlerinde daha fazla kararliklik istiyorsaniz dizi tipini int
    tanimladiktan sonra 2.147.483.648 ile carparak istemediginiz kadar hassasiyet
    elde edebilirsiniz.. :))

    ayni sekilde bu teknigi putpixel icinde yapabilirsiniz...

    320x200 modu icin..

    int yvalues[200];

    void inityvalues()
    {
    register count;
    for(count=0;count<200;count++)
    yvalues[count] = count * 320;
    }

    yvalues[120] artik 120 * 320'ye esit oluyor..

    boylece her putpixel cagirilinda y degeri ile 320'yi carpmak yerine direk
    diziden y degerini vererek carpim sonucunu bulabilirsiniz.

    ** pipeline'i kullanin...

    pipeline ??! pipeline basit olarak anlatmak gerekirse, bazi 486'larda ve
    pentium serisi islemcilerde kullanilan bir teknolojidir.. bu teknolojiyi soyle
    anlatmak lazim..

    bir su isitacagi dusunun... su isitilan bir borunun icerisinden geciyor..
    eger biz bu borularin adedini arttirir isek ve suyu borulardan gectikten sonra
    yani isindiktan sonra tekrar daha buyuk bir boruda birlestirirsek ayni anda
    daha cok sicak su elde etmis oluruz. ayni yontem cpu'da kullaniliyor komutlar
    cpu'ya girmeden once bir filitreden geciyor ve bu filtrede bi kac parcaya
    bolunuyor..boylece islenen komut bitmeden bir sonraki komutta filitreye
    giriyor ve ayni anda birden fazla komut isleme girmis oluyor. fakat burda
    dikkat edil mesi gereken komut bir sonraki komutu etkiliyor ise sonraki
    komutun bekletil mesi bu yuzden mumkun oldugunca sonraki komutlari etkilemeyen
    kod yazmaniz..

    peki biz bu teknolojiyi nasil kullanabiliriz dersek bunu zaten optimized
    compilerlar sizin icin yapiyor fakat sizin yazdiginiz asm kodlari her zaman
    optimize edilmiyor bunun icin asm ile yazdiginiz kodlarda mumkun oldugunca bir
    sonraki komutta degeri degismeyen sirada yerlestirin komutlari.. nasil mi ?

    biraz onceki kodda ..

    mov eax,source ;; source -> ax
    mov esi,eax ;; ax'in source degeri almasi beklenir
    mov ebx,dest ;; burada bekleme olmaz pipeline'a girer
    mov edi,ebx ;; ebx'in dest degeri almasi beklenir
    mov eax,screen_dwordlen ;; pipeline'a girer
    mov ecx,eax ;; eax'in degerini almasi beklenir
    rep movsd ;;

    yazarsak, mov eax,source isleme girecek ve eax'degeri degistigi icin mov
    esi,eax komutu sirada bekletilecektir.. ve mov ebx,dest isleme girdiginde mov
    edi,ebx komutu yine bekletilecektir.. cunku ebx'e yeni degerin yuklenmesi
    beklenecektir. bunun yerine komutlarin sirasini soyle degistirirsek

    mov eax,source
    mov ebx,dest
    mov esi,eax
    mov edi,ebx
    mov eax,screen_dwordlen
    mov ecx,eax
    rep movsd

    yazarsak, eax'e source getirilene kadar mov ebx,dest komutuda isleme
    girecektir.. ve ebx'e dest degeri yukleninceye kadarda mov esi,eax komutu
    siraya girecektir..boylece ayni anda ikiser komut isletmis oluyoruz.

    ascizz string kopyalama islemi...

    loop2:
    lodsb
    stosb
    or al,al
    jne loop1

    loop2:
    mov al,[si]
    inc si
    mov [di],al
    inc di
    cmp al,0
    jne loop2

    goruldugu gibi komut sayisi artmasina ragmen pipeline sayesinde islem daha
    kisa suruyor...

    ** assembler optimizasyonlari...

    yeterli assembler bilginiz varsa yazdiginiz rutinlere bazen %40-%60 (bazen
    %90 >:) ) arasi performans kazandirabilirsiniz...

    daha once verdigim putpixel prosedurunde biraz calisirsak...

    ilk rutin boyle idi..

    0048 putpixel_:
    0048 56 push esi [1]
    0049 89 c6 mov esi,eax [1]
    004b 89 c8 mov eax,ecx [1]
    004d 89 d1 mov ecx,edx [1]
    004f c1 e2 02 shl edx,0x00000002 [1]
    0052 01 ca add edx,ecx [1]
    0054 c1 e2 06 shl edx,0x00000006 [1]
    0057 01 d0 add eax,edx [1]
    0059 88 1c 06 mov [esi+eax],bl [1]
    005c 5e pop esi [1]
    005d c3 ret [4]
    toplam: 14 clock
    bu isi yapmanin daha kisa yolu soyle

    eax'de color , edi'de y , ebx'de x koordinatinin gonderildigini varsayalim..

    shl edi,6 ;; y = y * 64 [1]
    lea edi,[edi*4+edi] ;; y = y * 5 [1]
    ;; edi sonuc olarak y = y * 320 oldu
    mov [edi+ebx+vga],al ;; y + x + offset adresine al'yi at.. [1]

    sonuc olarak putpixel'i 3 clock'a indirmis olduk... :)

    eger lookup table kullanirsak..

    int ytable[200];
    ...
    ...
    mov edi,[edi*4+table] ;; y = y * 320 [1]
    mov [edi+ebx+vga],al ;; y + x + offset <- al [1]

    artik 2 clock.. bu is bu kadar...

    bazi asm kodlarini daha hizli yontemleri...

    add == lea reg,[reg+reg+n]
    add == lea reg,[reg+reg*n+m]
    dec reg == lea reg,[reg-1]
    inc reg == lea reg,[reg+1]
    div 2^n == shl reg,n

    lodsx komutlari 286-386 islemciler icin hizlidir... 486lardan sonra mov
    komutlari daha hizlidir...

    lodsb == mov al,[si]
    inc si
    lodsw == mov ax,[si]
    add si,2
    lodsd == mov eax,[esi]
    add esi,4

    loop komutu 286'lar icin hizli... dec cx / jnz ikilisi sadece 1 clock ta
    islenir...

    loop <label> == dec cx
    jnz <label>

    mov reg1,reg2 == lea reg1,[reg2+n]

    mov isleminden sonra reg'deki deger onemli degilse xchg kullanin bu daha az
    yer tutar...

    mov xax,reg == xchg acc,reg

    mov mem,n == lea ebx,mem ;; pipeline'i daha iyi kullanir..
    mov [ebx],n

    movsx komutlari gene 286'lar icin hizli yerine mov ve inc kullanin..fakat
    rep movsb gibi komutlar her zaman daha hizlidir...

    movsb == mov al,[si]
    inc si
    mov [di],al
    inc di

    movsw == mov ax,[si]
    add si,2
    mov [di],ax
    add di,2

    movsd == mov eax,[esi]
    add esi,4
    mov [edi],eax
    add edi,4

    rep movsx gibi komutlarda .. mumkun oldugunca movsd kullanin..ayrica movsq
    (8byte) olarak bir komut olmasina karsin henuz tum compilerlar desteklemiyor..

    mov ecx,100 mov ecx,50 mov ecx,25
    rep movsb rep movsw rep movsd

    2,3,4,5,7,8 ile carpmalarda mul yerine lea kullanin...
    lea eax,[eax+eax*4] ;; eax = eax * 5

    386 islemcilerden sonra reg,mem sirasi daha hizlidir..
    cmp mem,reg == cmp reg,mem (386+)

    shx gibi komutlar pipeline'a girmedigi icin add vb. benzeri komutlari
    kullanin..
    shl eax,1 == add eax,eax

    pentium serilerinde xchg yerine push ve poplar kullanin boylece pipeline'i
    kullanmis olursunuz..

    xchg reg1,reg2 == push reg1
    push reg2
    pop reg1
    pop reg2

    eger ucuncu bir register kullanabiliyorsaniz bu daha hizlidir..

    xchg reg1,reg2 == mov reg3,reg1
    mov reg1,reg2
    mov reg2,reg3

    486- islemcilere gore dusunursek komutlarin kac clock surdugu onemli fakat
    bu pentium islemcilerdeki pipeline teknolojisi daha onemlidir..

    simdilik bu kadar... bu arada bisi soracam mirkosoft'un halen 386
    opcode/larini kullandigini, (her ne kadar idda etselerde!!) 486, pentium ve
    mmx opcode'larini kullanmadigini biliyormusunuz ?? acaba ne zaman
    krnl586mmx.exe die bi dosya olacak ??!

    coding:vesa bios (poison/raven)

    subject : vesa bios
    author : poison
    email : poisone@usa.net
    irc : irc.raksnet.com.tr / #scene.tr #manowar #atheist
    lastupdate : 15 aralik 98
    note : dos hicbir zaman olmez!

    ! selam...

    bi ”nceki 320x200 modundaki yazilarimi yazdiktan sonra bayaa bi zaman gecti
    ve $imdi vesa modlari ile ilgilenicez... (nerdeyse t&#129;m kodlari yeniden yazicaz
    demekte diebiliriz.. zevkli hea ? ehueh :) )

    1. vesa ?

    vesa bi end&#129;stri standardi. ne bu end&#129;stri standarti ? bu $u demek...
    piyasada bulunan ekran karti &#129;reticileri kafalarina g”re ekran bios'lari
    yazmaya ba$ladilar.. bu ”yle bi hale geldiki ayni firmanin bir karti digerini
    desteklemez hale geldi... adamlarda buna bi standart koyalim demi$ler yani
    yazdiginiz programin "abi bu s3 kart degil, $urdan $uraya gitmem.." $eklinde
    mesajlar vermesini engelleyelim demi$ler..(nea?)

    vesa bios'u ekran kartinin bios'unda yazili ve cali$tirmak icin dogal olarak
    ekran kesmelerini cagiriyorsunuz, cagirmak icin gerekli d”k&#129;manlar ortalarda
    cok dola$iyo bizim amacimiz bu d”k&#129;manlarda yazilmami$ ikina ikina bulunmu$
    olan bilgileri payla$mak (ne g&#129;seelll...). (d”k&#129;manlar icin heralde o kadarcik
    enlish vardir yaw??)

    $imdik vesa modlarinin birinci kolayligi linear frame buffer olayi. ne bu
    linear frame buffer ? bu $u ekran kartinizin bellegi direk olarak hafizada (bu
    320x240 gibi modlarla ugra$anlar beni iyi anliyolardir)... biras daa
    aciklayalim... mesela 320x240 modu standart (320x200 gibi ?) bi mod degil, bu
    modu 320x200 modunu actiktan sonra ekran kartinda biras oynama yaptikdan sonra
    g”rebilirsiniz. fekat i$ bu kadar degil bi de bunun t&#129;m hafizayi 4'er 4'er
    i$leyerek sayfalara b”lme i$i varki hic sormayin.. :) neyse vesa modunda b”yle
    problemler ortadan kalti. adama 320x240 istiom karde$im diosunuz o halledio...
    ve lfb (linear frame buffer ? (evek) ) adresine direk olarak yazmaya
    ba$liyosunuz (0xa000 degil mi ? (yok,lfb her makinada degi$en bi adres yani
    plugin play olaylarina girio) )... (bu arada bende kendi kendime ii konu$uom
    hea? ehuehe )... burada unutulmamasi gerek bisi var lfb'yi yanlizca korumali
    modda kullanabilirsiniz yani tc++ gibi dillerde bi extender (??? korumali mod
    yoneticisi) gerekir.. ben bu is icin korumali modda calisan watcom c++
    kullaniyorum..egerki illa tc++'de yazacam derseniz vga frame buffer
    kullanmaniz gerekli.. bu da sayfalama mantigiyla calisan bi teknik ama
    biras(!) yavas...bu modda ise ekranin belirttiginiz 64k lik sayfasi 0xa000
    adresine esleniyor..burdan istediginiz degisikligi yapabiliyorsunuz..fakat bu
    modda bir putpixel yaptigimizi dusunursek her bastigimiz pixel icin pixelin
    hangi sayfada oldugunu hesaplamamiz gerekli...(ugh!)

    peki hangi modlari acabilecegimizi nerden bilicez.. bunun yolu desteklenen
    modlarin listesini almak. bu listeden istedigimiz modu secmek kolay..

    gelelim ikinci kolayliga (daa cok var ama) g”z&#129;ken ekrandan b&#129;y&#129;k ekran
    kullanabilmeniz (virtual screen?) yani b&#129;y&#129;k bir poster d&#129;$&#129;n&#129;n ve siz bunun
    bir kismini g”rebiliyorsunuz ve bu pencereyi poster &#129;zerinde hareket
    ettirebiliyorsunuz...(hi?) bu ”zellikle platform t&#129;r&#129; oyunlarda cok ”nemli bi
    ”zellik...(ve de cok hizli)... yapilacak tek i$ vesa modu acmak (esas
    g”r&#129;nt&#129;den daha ufak bir mod) , lfb &#129;zerine resminizi cizmek,
    setlogicalscreenwidth ile g”r&#129;nt&#129; uzunlugunu esas resme e$itlemek.. daha sonra
    setdisplaystart ile ekranin x,y koordinatlarini vermek b”ylece verilen x,y
    koordinatlarinda dola$maya ba$liyorsunuz... cool eh? ehuehe

    pixel olayi ?

    pixel i$i de actiginiz moda g”re degi$iyor..daha dogrusu actiginiz moddaki
    renk derinligine g”re bu 4bit(16renk),8 bit (256 renk), 16,24,32 bit
    olabilir... ben adreslemesi hem kolay hemde hizli oldugu icin daima 32 bit
    kullaniyorum..(nie?) 32 biti ekrana $”yle yaziyorsunuz
    b(8bit),g(8bit),r(8bit),a(8bit) $eklindeki bitlerden olu$an bi dword ile
    pixel'inizi yaziyorsunuz..(a ne yaw?) a alfa demek yani parlaklik... ama hen&#129;z
    bi i$e yaramio...0 yazmak en iyisi ..(hmm..)

    4 = 16 renkli palet,
    8 = 256 renkli palet,
    15 = 5.5.5.1 rgba renkleri
    16 = 5.6.5 rgb
    24 = 8.8.8 rgb
    32 = 8.8.8.8 rgba

    i$in i$te farkli tarafi burda artik renklerinizi bi paletten degil direk
    olarak r,g,b degerlerini vererek belirliyorsunuz... (tabi 4,8 bit harici)

    alin size ”rnek bi putpixel, screen_width, screen_depth'ler ekran modu
    acilirken ayarlaniyor. colr,colg,colb'ler global degiskenler

    void putpixel(int x,int y,register unsigned char * segment)
    {
    register char *vidmem; // register !!
    vidmem = (char *) (segment + (y*screen_width + x)*screen_depth);
    *(vidmem ) = colb;
    *(vidmem+1) = colg;
    *(vidmem+2) = colr;
    // *(vidmem+3) = colgamma; // gerek yok
    }

    coding:rotation proof (cash/no carrier)

    blalal... bildiginiz yada bilmediginiz gibi [ki bu beni ilgilendirmiyor] 3d
    programlamada cok hosh formuller kullanilir. ve sanilanin aksine coderlarin
    matematikleri lisede 5 degildir[bunun aksi durumlar olabilir ama istisnalar
    kaideyi bozmaz demishler].

    eh gercekler boyle olunca cogu coderin rotation formulunun nerden ciktigini
    bilmemesi soz konusu olabilir ve hatta bu formullerin geceleri ruyalarina
    karabasan olarak girmesi de mumkundur. bu durumda bize de ancak bunun en
    basitinden ispatini yapmak duser.[aslinda maksat mag'i biraz daha buyutmek
    >;)]

    x ve y koordinat sistemindeki noktamiz ve à da bu noktamizi (0,0) etrafinda
    dondurecegimiz aci olursa,

    x`= (x * cosà) - (y * sinà)
    y`= (x * sinà) + (y * cosà)

    formulunu kullarak yeni (x,y) noktasini buluruz.

    y a`(x,y)
    ³ / m(a`oa) = à
    ³ / m(aox) = á
    ³ / _a(x,y) m(a`ox) = é
    ³ / _
    ³ / à _
    ³ / _ á
    å>x
    o

    shimdi biz eger tané'yi bulursak istedigimiz koordinatlari buluruz.

    tané = tan(à+á) eger eski trigonometri defterlerinizi acarsaniz bu ifadenin
    bir acilimi oldugunu gorursunuz.

    tanà + taná
    tan(à+á)= seklindeki acilim bizim burda asil cikis noktamizi
    1 - tanà taná te$kil etmekte.

    bu acilimda degerlerini bildigimiz seyleri yerlerine koyarsak,

    sinà y
    + <- payda esitleriz
    cosà x
    tan(à+á)=
    sinà y
    1 - <- 1'i (cosà x) cinsinden yazariz
    cosà x

    sinà y+cosà y

    y` cosà x <-+
    = |
    x` cosà x-sinà y +--bunlar sadele$ir
    |
    cosà x <-+

    y` = sinà y+cosà y
    = bu oranlarin ayni zamanda paydalari ve paylari
    x` = cosà x-sinà y kar$ilikli olarak e$ittir ve farkettiyseniz
    yillardir[!] kullandiginiz formule e$ittir.

    size bol[!] matematikli gunler diliyorum sevgili coder arkadashlarim. [ayk]

    cash of no carrier & faab

    graphix:lightwave -2- (junkie/tds/alg)

    selam 3. boyutun grafikerleri,2. yazimdan itibaren sadece teknik deil size
    3d dunyasindan da haberler vermeye ba$liycam.giri$ yazisini fazla uzun tutma
    mamak d&#129;$&#129;ncesiyle burda kesiy...

    __/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\inceleme/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\__

    lightwave 5.6

    bashta particlelarin etraflarinda kabarciklar olu$turlarak organic yapilar
    elde edilmesini saglayan hypervoxel teknolojisi olmak &#129;zere bircok yenilik
    iceren lightwave 5.6 , 5.5 kullaniclari icin ucretsiz olarak piyasasa s&#129;r&#129;ld&#129;.
    bu bircok yenilikden once hypervozel denilen teknolojinin detayina girelim
    istedim.bu yapida elde edilen geometri gercek deildir render esnasinda
    olushturulur.particlelar arasindaki kabarciklar birbirine yaklashtikca aynen
    bir civa gibi yapi$ir ve dei$ik organik modeller ortaya cikar(fluid models).
    hypervoxeli denemek icin modelerden k harfine basarak poligonlari ”ld&#129;r&#129;n ve
    objenizi kaydedin daha sonra layouta yukleyin.daha sonra displacement map
    plug-ins bolumunden hypervoxel particlesi active hale getirin.daha daha sonra
    effects/image processing bolomunde hypervoxeli secin ve kafaniza g”re ayarlar
    yaparak takilin.

    gelen bir diger yenilik ise shaderlarin cogaltilmasi ve dogal y&#129;zeyler elde
    etmenizi saglayan natural shaders(snow,water,rust).bu shaderlarda ayarlarin
    coklugu g”ze batiyor mesela karin yogunlugu,yuksekligi,yigilma orani.rust
    shaderi ise objelere pasli,tozlu bir hava veriyor, bu shader objeleri elde
    edilen parlak g”r&#129;n&#129;mden kurtarip gercekcilik katmakta.freshnel adindaki
    shader ise objelerden seken i$igin cameranin lensine carpmasi gibi efectler
    sunmakta. skytacer artik bir beta olmaktan kurtulmu$ ve cumulus ve stratus
    bulut ce$itlerine yeni sistemler eklenmi$.steamer eski versiyonundan farkli
    olarak sadece hiz kazanmi$.artik photoshop filterlarinida lightwave altinda
    kullanmak mumkun hale geldi.yeni eklenen bu ozellik sayesinde gercek zamanli
    olarak photoshop filtrelerini kullanabiliyorsunuz.motion graph pluginse
    eklenen jolt! da bunlarin cabasi.bunun sayesinde yapilan hareketleri takip
    etmeniz mumkun. camera e$le$tirmeler falan.lscript dili 1.3 olmush (inanin cok
    sevindim!), ve direct3d destegi konmush.

    __/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\__/\/\/\/\/\/\/\/\\/\/\/\/\/\/\/\/\/\__

    _-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-

    //olay 0lay//

    !olay1: geocities gunlerce ugrasip hazirladigim sayfami yaklasik 10 saniye
    icinde silme zevkine ula$ti.koydugum bir kac warez plug-in in buna sebebiyet
    verdigine dair bir mail aldim.(fuck geocities!!)

    !olay2: olay1in ertesi gunu aldigim bir 2. mesaj ise sayfamdaki warez
    plug-in lerden biri olan fiber factoryinin firmasi olan
    metrografixtendi.kendilerini bana yazdigi bu ciddiyetsiz mail icin kutluyor,
    kisaca maili ”zetliyorum. bana o siteyi derhal kapami, onun bu plugin
    sati$indan ekmek yiyen cocuklari oldugu eger onlarinda benim babamdan
    calmalari halinde mutlu olup olmayacagimi sordular.bende aynen lan zaten
    geocites sayfami kapadi(fuck geocities!!) daha ne istiyorsunuz yazdim ve
    altina turkce "hasktir git gozum gormesin seni"yide ekledim.(fuck metrografix
    and fiber factory).o fiber factoryle yaptigim killar dotunuze girsin!!

    !olay3: birgun i$erken ci$ime bakip ben bunu hypervoxelle yaparim dediim
    zaman 3d ye bir m&#129;ddet ara vermem gerektigini anladim...

    _-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-

    /-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\
    3d techniques

    bu ayki 3d teknik bolumunde sizlere doga t&#129;r&#129; manzaralar yapmaktan
    bahsedicem. tabiki doga denince aklimiza daglar,ta$lar,denizler,g”ller
    gelir.bunlari modellemekde az biraz ister.bende bu ayki yazimda size bu i$in
    ince teknik- lerinden bahsetmek istiyorum.bu exercisde sadece lightwave
    kullancaz,herhan_ gi bir landscape generator gerek yoktur.oncelikle olmazsa
    olmazlar bump map haritamiz,displacement map ve surfacelar.

    1-oncelikle bump mapin mantigina deinmeck istiyorum.bump maplar grayscale
    olup beyaz olan yerler en yuksek siyah yerler ise en alcak noktalardir.bir
    bump map yaratmak zorunuza gidiyorsa photoshopda foregroun renge beyaz back_
    ground renge siyah deyip clouds yapip kaydedin.

    2-daha sonra modelerde bir box yaratip 2-3 kere subdivide ettikten sonra
    nurbs e alin(tab tu$u) ve frezeliyin elinizde cok poligon iceren bir kutu
    olacak. bunu kaydedin ve layoutta acin.

    3-objeyi layouta yukledikten sonra image menusunden resmini yukleyin (bump)
    ve objects menusundeki disp mapin yanindaki t ye basin.cubic image mapi
    sectik- ten sonra automatic sizing verin ve amptidua 30 basin.cekinmeyin basin
    basin. sonucta ortaya yeryuzu turunden birsekil cikacaktir.bu objeyi objects
    panelinden save tarnsformed olarak kaydedebilirsiniz.

    4-yeryuzu surfacelarinda hazir resim kullanin yada kendiniz yapin ama bir
    image kullanin,lightwavein surface panelinde kivranmayin.

    5-deniz ve g”l yapimindaki surface ozellikleri.bu ”zellikleri bir kare
    &#129;st&#129;nde uygulayip deneyebilirsiniz.olay surface panelinde biter.

    -surface color:onemi yok
    -luminoisty:0
    -diffuse level:0
    -specular level:20
    -glossiness:64
    -reflectivity:70 reflaction options:spherical image mappinge bir gokyuzu
    resmi yukleyin.
    -transparency:95
    -refraction index:1.33
    -bump map: objenizin boyutuna g”re b&#129;y&#129;k bir fractal bump ve k&#129;c&#129;k oranlarda
    crumple ekleyin.daha sonra eger 5.6 kullaniyorsaniz shaderlardan real
    freshnel 'i secin.bu $ekilde sudaki i$ik yansimalari cameraya carpar.ne
    g&#129;zeel...

    /-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\/-\

    bir yazimin daha sonuna gelmi$ bulunuyorum.attigim fuck lara son hiz devam
    etmeyi d&#129;$&#129;n&#129;yorum,fuck atacak o kadar $ey warki,herneyse g”r&#129;$mek &#129;zere...

    (fuck 3d studio max!!!!)

    music:tracking (cervus/exprec)

    selamlar...

    oncelikle yazinin iceriginden bahsetmek istiyorum....tracker muzigiyle
    ilgili bazi tricklerden,uygulanan tekniklerden soz edicem ve bunlari belirli
    muzik turlerine gore aciklamaya cali$icam....butun bunlari ve efektleri fast
    tracker 2.08 e gore yazicagimida soyliyim ama mantigi anladiktan sonra bunlari
    ba$ka tracker programlarindada kullanabilirsiniz...(impulse tracker?boooo...)

    $imdi ben neler kullaniyorum onlardan yola cikalim...

    1) fast tracker 2.08 (o da ne?)
    2) sound forge 4.0b (wave editing tool..en babasi)

    3) direct-x plugins (sound forge destek ekipmanlari)

    4) smorphi 3.0,orangator,simsynth gibi oscillator (analogue dalga ureticisi)
    teknigine dayali analogue softsynthesizerler..lead,bass yada fxler icin ideal
    programlar...

    5) stomper (bass kick simulatoru.sinirsiz secenekte bass kick ve noise uretimi
    olayi)

    6) axs 2.02 (en geli$mi$ softsynthlerden biri...oscillator mantigiyla
    cali$iyor...ve super phat,cool sesler elde ediliyor..pad,atmosfer sesleri icin
    ideal..ayrica icinde kendinden sequenceri oldugundan guzel looplarda
    yapabilirsiniz...ustelik realtime filters da var...(vay beeee...)

    7) rubberduck,vaz,rebirth (303 emulatorleri....roland in vakti zamaninda
    cikardigi tb-303 seslerini saglayan programlar....acid,dance ve trance icin
    cook lazim olucak..(ciuuw ci ci ciuww cicuww..)

    8) recycle,wave surgeon(drum loop samplelari parcalamaya yarayan prgramlar)

    fark ettinizmi bilmem ama bu programlarla kendi samplelarinizi
    uretebiliyosunuz mis gibi...tek kotu yani biraz ugra$tirmasi...bazen sadece
    sample secmek yada o istediginiz tinidaki sesi yakaliyabilmek 2,3 gun
    suruyo..(yapma yaa?...-valla ya..)

    herneyse...samplelarimizi ayarladik....ba$lamak icin haziriz...ft2 yi
    actik...ornek olarak bi drumn bass $arkidan bahsetmek istiyorum(dum tas taka
    triirrtt tas taka dum tis tak misali)

    en en en en en once speedi 3 e getiriyoruz...(niye?)cunku bpm olayi 3 ve 6
    ya gore endexlenmi$ aslinda...4,5 felan secerseniz oran bozuluyo kafasi
    kari$iyo adamin....6 yi daha yava$ ritmlerde seciyoruz trip hop,hip hop
    gibi....3 yapmamizin bi ba$ka sebebi ise 4lukler arasina daha cok $ey
    siki$tirabilmemiz icin...bpm ide 170 e getir....(taam..)

    pattern order olayini 00-05 yapalim ki giri$ olayina yer kalsin....ben oyle
    hemen giri$ yazamam..:) en once ritm yazarim ben....ama ritmdede gidip oyle
    drum loopu tak diye koymam oraya....once drum loopu parcaliycaaaz....(nasi?)
    yaw mesela ritm $oyle olsun dumdumtastakadumtas...bu ritmi wave felan
    yaptiktan sonra recycle ile open yaptik...ve ordaki knobu biraz ittirdik
    gerekli $ekilde bolduk....en uygunu $oyle olurdu...

    dumdum/tas/taka/dumtas
    1 2 3 4

    $imdi elimizde 4 tane sample olduuu...bunlari xi yaptik..ft2 ye
    yerle$tirdik...$imdi ritmimizi yazalim

    00 c-5 1 40 000
    ..
    04 c-5 3 40 000
    ..
    08 c-5 2 40 000
    ..
    12 c-5 1 40 000
    ..
    16 c-5 1 40 000
    ..
    ..

    bu $ekilde varyasyon yapabilme $ansimiz oldu boylece.yok eger ritm tam
    oturmadiysa sesler kisik kisiksa o zaman bpm i du$urucek yada
    alcalticaksiniz...artik o hep ayni giden drum looptan kurtulduk boylece..
    $imdi bu olay drumn bass bi parca icin cok onemli..yani ritm ne kadar degi$ken
    ve dolu o kadar iyi...bi degi$iklik yapalim....2 numarali tas sampleimiz vardi
    ya...onu soundforge a sokalim..pluginlerimiz yada soundforgeun kendi
    fxlerinden flanger yada phazeri secelim...sert olsun biraz...sesin ayni tonda
    ama farkli cikmasini(ho?) saglamaya cali$alim..."tassss" gibi...save
    edelim....5. instrument olarak koyalim ft2 ye...$imdi bunu ritmin attack bi
    bolumunde $oyle kullanabiliriz....

    48 c-5 5 01 000
    49 c-5 5 03 000
    50 c-5 5 05 000
    .. ...........
    63 c-5 5 3d 000
    64 c-5 5 40 000

    umarim anlatabilmi$imdir....volume sifirdan yukselirken ho$ bi effect
    veriyo...ayrica bayaa bi abaniyoruz snare drum a goruldugu
    uzre....tassss=snare drum..(saol...-ne demek canim gorevimiz..)

    gene drum n bass olayinda kullanilan tekniklerden biri ise vocal samplein
    retrig edilmesidir....mesela elinizde "i love you baby" diye bi sample
    var(bende seni...) $imdi retrig yapalim bunu...

    00 c-5 6 40 901
    01 c-5 6 40 902
    02 c-5 6 40 903
    03 c-5 6 40 904
    04 c-5 6 40 905
    ...................

    bunu boylee uzuuuunca devam ettiriceksiniz...ta kii o i love you baby
    vokalini tam olarak duyuncaya kadar....a$$agi yukari bi 50-60 satir kadar
    herhal...

    bu retrig olayindan sonra $imdide yapay flanger olayindan bahsedelim..
    flanger olayi aslinda bi nevi frekans degi$imi gibi bi$ii...eskiden digital
    effect ler yokkene jimi hendrix konserlerinde flanger efektini verebilmek icin
    o buyuk sahne hoparlorlerinin altina tekerlek taktirir ve konser sirasinda 2,3
    ki$i bu hoparlorleri 360 derece derece olduklari yerde
    dondururlermi$....(atiyosun.....-yok be abi ciddiyim...) herneyse...farzedelim
    elimizde bi drum loop var...bunu flangerlayalim sound forge felan
    kullanmadan....once ritmi koyucaz bi kanala ve volume u yariya
    indiricez(instrument volume 40 ise 20 yapcaz yane) sonra ba$ka bi kanala gene
    ayni loopu koycez ama bi farkla(volume gene 20 ona gore) 2 tane alternatifimiz
    var....ister x efektini ister 0 efektini kullanicaz....2side farkli ses
    vericek deneyin bence....$oyleki:

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 7 20 000 00 c-5 7 20 001 (1 yerine ba$ka bi sayida koyabilirsiniz..)

    yada..

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 7 20 000 00 c-5 7 20 x01 (degi$tir bakalim sayiyi nolcak?)

    bu teknigi a$$a yukari her sampleda kullanabilirsiniz... ba$ka bir detay ise
    instr.editteki volume envelopedur....onu iyi kullanmaya bakin...boylece cogu
    zaman gereksiz a01 gibi efektlerle ugra$massiniz...ses kisma olayini envelope
    ile ayarlayin...

    echo olayina girelim birazda...mesela elinizde "yo!" diye cigiran bi sample
    var..bunu ekolamak icin 2 kanal lazim $oyleki:

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 8 40 000

    04 c-5 8 35 000

    08 c-5 8 30 000

    12 c-5 8 25 000

    ........................

    araliklar cogaltilabilir...sesi 00 a kadar indirdikten sonra bu seferde
    yukseltebilirsiniz isterseniz.

    $imdilik aklima daha fazla bi$ey gelmiyor yazicak..anlamadiginiz yada sormak
    istediginiz bi$ii varsa hatta audiowarez lazimsa!(ba$ta yazdigim programlar
    mesela) cervus@usa.net e mail atabilirsiniz....yok eger mail zor i$ diyosaniz
    o zaman icqumuzda var....no:920490....kalin saglicakla bol muzikli gunler....

    keep tha vibez...keep tracking!

    :the group list
    # group homepage # of members
    001 _accuracy - 0000?
    002 analog www.bbsturk.bbs.tr/user/analog/ 00005
    003 arteffect arteffect.home.ml.org 00007
    004 ascraeus www.ascraeus.org 000!!
    005 bariz. - 00004
    006 bronx bronx.holyfire.com 00008
    007 clique www.clq.com 000??
    008 exploit records ? 00003
    009 _flux - 0000?
    010 free as a bird - 00002
    011 goblinsoft www.goblinsoft.org 0000?
    012 _golem - 00003
    013 naleth - 00003
    014 no carrier - 00005
    015 quasar - 000??
    016 quattro ? 00004
    017 raven soon 00003
    018 realtime geo/siliconvalley/vista/3042/index1.htm 00005
    019 the dark sect - 00005

    "_" -> bitkisel hayatta/olu anlaminda kullanilmishtir.

    [end of tdsn 4]
  7. "the forgotten" #5

    23/09/2001 t u r k i s h . d e m o . s c e n e . n e w s

    -+- -(01)-( editorial )-------------------------------------------------- -+-

    uzuuuuun bir aradan sonra tekrar ciktik. evet, tdsn #5, 2 seneden fazla bir
    aradan sonra sizlerle yine birlikte. artik daha sik ve duzenli bir $ekilde
    cikarmaya cali$acagimiz nadide textmaginiz sizlerden gelecek yardimlarla
    ayakta durucak, buyuyecek, ve geli$ecektir. siz yeter ki article yazin. :)
    bu sayida yeni olarak quotes bolumunu actik. onun di$inda diger sayilara
    oranla bir gerileme hakim, ama olsun diyor ve yolumuza devam ediyoruz.
    ayrica yukaridaki ve file_id.diz'deki tdsn logolari icin tarzeau'ya cok
    te$ekkurler :)

    sozu fazla uzatmadan cash'e devrediyorum :)
    - spectre / flare

    -co-ed:

    gercekten de coook uzun zaman oldu son tdsn'i cikarali. hatta cogu insan
    [ben dahil] bir daha cikmayacagini dusunuyordu. ama birseyler oldu bir gaz
    gurultu patirti ve daha onceki sayilardaki kurali[tdsn(n+1)>tdsn(n)] da
    bozarak ishte yeniden karsinizdayiz.
    acele bir sayi oldugu icin bircok sey eksik. eger bu sayi icin yazi sozu
    verip herzamanki gibi satanlar varsa birdahaki sayiya yazilarinizi ve
    katkilerinizi bekliyoruz. ayrica contacting bolumundeki urlleri de ziyaret
    etmeyi unutmayin.
    - cash / no carrier

    -+- -(02)-( contents )--------------------------------------------------- -+-

    [01] editorial
    [02] contents
    [03] news
    [04] rumours
    [05] messages
    [06] advertisements
    [07] charts
    [08] quotes
    [09] articles
    [01] ne guzel bir kiz - entropy / naleth
    [02] missionary review - airbug / aliens
    [03] winotuziki - sensei / realtime
    [04] tracking tutorial - cervus
    [05] 3ds max tutorial - ghostrider / raven
    [06] kim ne yapti? party report - stranger / analog
    [07] geyik part ii - poison / raven
    [08] dunya/turkiye scene'inde son durum - kusmuk / aliens
    [09] bir gece hikayesi - skate / bronx
    [0a] net scene'i olduruyor - stranger / analog
    [0a] the group list
    [0b] contacting
    [0c] the end

    -+- -(03)-( news )------------------------------------------------------- -+-

    * airbug ve disq 2 eylul 2001'de meetti.
    * suicyco amiga'yi dolaba kaldirdi.
    * no carrier sayfasini update ve relocate etti.
    http://scene.saveoften.net/nocrr 'e ta$inan no carrier sayfasina bakilirsa
    no carrier bundan boyle html scene'inde aktif olacak gibi.

    -+- -(04)-( rumours )---------------------------------------------------- -+-

    * spectre scene'i biraktigini acikladi! tdsn editorlugune devam edecek olan
    spectre, ne dedi? [tamamen uydurma dedim :p -ed]
    * haggard en son yarraaak diye bagirarak portekiz'e dogru ko$arken gorulmu$.
    * isvec'ten #scene.tr kanalina giren kusmuk orada cok yoruldugunu acikladi.
    kusmuk'un yilin son ceyreginde yurda donmesi bekleniyor.
    * amerika'da gununu gun eden sensei'nin turkiye'ye donup orduya katilma
    planlari yaptigi ortaya cikti. tdsn muhabirine "vatan millet sakarya"
    diyen sensei, daha sonra ko$arak uzakla$ti. sensei'nin saatinin kolunda
    olmadigi goruldu.
    * ssg, demoscene'e geri donuyor! tdsn muhabirimize "$oyle boyle" diyen ssg,
    "sozluk super, keyfim yerinde. ama demoscene'i adam etmek icin kollari
    sivadik ve heretical ii uzerinde cali$iyoruz" dedi.
    * en son pc'de blockout oynarken gorulen suicyco, ortalikta gorunmeyi
    du$unmedigini soyledi. muhabirimiz tarafindan amiga'si yataginin altinda
    bulunan unlu scene muzisyeninin her iki kararinda da ciddi oldugu her
    halinden anla$iliyor. [ du$uk cumleler from disq, -ed ]
    * poi ve ghost...yani raven yeni bir platform turu oyun yaziyormush. level 1
    grafikleri bitmish. code yani poi bekleniyomush. uzun suren bi aradan
    sonra raven'in bu release scene.tr icin iyi bir moral olacakmish. release
    tarihi belli degilmish. ama bu gidishle zor release olacakmish..
    * turkish demo scene sitesi geliyor. yakinda. :p
    * aliens intro release etmeye hazirlaniyor. duydugumuz kadariyla aliens
    coderi disq introyu kodarken javascript, php ve sql kullanmish. intro'yu
    izleyebilmek icin sisteminizde lisansli bir oracle serveri kurulu olmali.

    -+- -(05)-( messages )--------------------------------------------------- -+-

    to: cash / no carrier
    from: spectre / flare & access denied
    msg: ulan messages bolumunu unuttuk.

    -+- -(06)-( advertisements )--------------------------------------------- -+-

    tasarim, kod ve dallama icerik a$amalarini geride birakmi$ diskmag tadindaki
    siteniz reflection, elite ve duzenli update edilecek demo scene kismi icin
    news pe$inde ko$acak, review kasacak adamlar aramaktadir.

    kusmuk@reflected.org

    -+-

    gorumcenizin web sitezi fagositoz "test" yayinina bashlamishtir ve scene
    camiasindan akli basinda beta-testerlar ve content providerlar aramaktadir.
    tek yapmaniz gereken super ultra dinamik sitemize uye olmak ve dilediginiz
    gibi surf etmek.

    http://www.7thsign.org/ [domaini bashka ismi bashka webzine]

    -+- -(07)-( charts )----------------------------------------------------- -+-

    tdsn #5_________bytes
    01 sensei ..... 10266
    02 stranger ... 7343
    03 ghostrider . 6369
    04 cervus ..... 6361
    05 airbug ..... 6237
    06 kusmuk ..... 4607
    07 poison ..... 4026
    08 entropy .... 3973
    09 skate ...... 2481

    overall___________bytes
    - 01 poison ..... 62864
    - 02 ssg ........ 47787
    - 03 ms! ........ 35029
    - 04 cash ....... 29123
    - 05 spectre .... 20478
    ^ 06 stranger ... 18115
    v 07 sniper ..... 16075
    ^ 08 cervus ..... 15287
    v 09 spoax ...... 14127
    ^ 10 airbug ..... 14120
    v 11 god ........ 10916
    v 12 junkie ..... 10587
    * 13 sensei ..... 10266
    ^ 14 kusmuk ..... 9025
    v 15 suicyco .... 7841
    * 16 ghostrider . 6369
    v 17 lazy ....... 5278
    v 18 kris ....... 5004
    v 19 pentagram .. 4891
    v 20 disq ....... 4325
    * 21 entropy .... 3973
    v 22 olgu ....... 3777
    v 23 palpatine .. 3107
    v 24 delag ...... 2591
    * 25 skate ...... 2481
    v 26 manowar .... 2274
    v 27 ati ........ 2057

    -+- -(08)-( quotes )----------------------------------------------------- -+-

    [@ha69ard] aaaaa. ben gene isimlerin acilimlarini bulma i$ime geri doniim.
    [@kobaian] !wftis suicyco
    [@kobaian] !wtfis suicyco
    [@kobaian] !salaam ben
    [@sunflare] suicyco: bkz. diger butun maddeler [palpa]
    [@ha69ard] siktir pezevenk eblek cahil ^ fosurtuk larva rembelegi
    [@ha69ard] salaam ben bu cok kotu oldu
    [@kobaian] hadi genclik hop hop hop...
    [@ha69ard] hobarey.
    [@disq] bibi kobi$.
    [@ha69ard] nasi yani?
    [@disq] hop hop dedi de.. aman bo$ver.

    [sla^bria] oha super osurdum lan.
    [sla^bria] zozaaart die bi ses cikti
    [sla^bria] zozart olm
    [sla^bria] superdii lan
    äää sla^bria is now known as zozaartt
    [zozaartt] ben de .xm yapiciim artik, linux icin soundtracker'i da cektim.
    [zozaartt] zart'dan bas ritmi duzuciim.
    [zozaartt] gotumun tinilari olcak ilk kasedimin ismi

    [@palpa] ha69ard, deprem olcak hazir misin?
    [@ha69ard] palpa, dur abi biraz daha bekle cayimi tazeliip geliom. (nasi lan??)

    [str^alg] friendship rulz! (lam bunuda ben soyluyom pek inandirici olmicak
    gerci eheeu)

    topic for #scene.tr: <haggard> 7msg ricky.m i agree, gay ppl are the best
    dancers, but bsb's is also
    äää [join!#scene.tr] exekutor..eurogay@pc19f44dd.dip.t-dialin.net
    äää [part!#scene.tr] exekutor..eurogay@pc19f44dd.dip.t-dialin.net
    úäääääääääääää- - - ú
    [³] (exekutor!eurogay@pc19f44dd.dip.t-dialin.net)
    [³] realname .. hardgames with young boys (german)
    [³] channels .. #gaydads4sons #gaymilitary #gayspank #gaybondage #gayboots
    #gaysnuff
    [³] server .. *.de ([irc.gmd.de] [irc.gmd.de] gmd, st.augustin, german)
    à- -ä- - - - -

    [poi[rvn]] es duzeyli sistem baglantiyi ilk haline getirdi.. (netscape'in
    error mesaji)

    [^sarisin^__m(paradox@asy179.as215.sol.superonline.com)] selam #klass kanalina
    gelirmisn?
    .%( whois : ^sarisin^__m
    :%( address : paradox@asy179.as215.sol.superonline.com
    :%( ircname : paradox script
    :%( channels : #debian #linpeople #linuxhelp #palmchat #stampede #zurna
    @#bozkurt @#istabul @#mhp
    :%( server : irc.linux.com (linux.com -- for the community)

    <babyloner> ---
    <babyloner> yurdundan çok uzaklarda
    <babyloner> olen bir askerin
    <babyloner> kafatasi
    <babyloner> kendisini bulan
    <babyloner> çocuklarin ellerinde
    <babyloner> hiç bilmedigi oyunlara
    <babyloner> alet oluyor
    <babyloner> ikinci defa!
    <babyloner> ---
    <babyloner> bu sunayakin'in $iirleri cok guzel oluyo.
    <babyloner> ah bi de duzyazi yazmasa.

    úùú topic for #coders: we run icq in advanced mode

    unix is user friendly... it just chooses friends selectively!!

    g delikedi [ i didn't say summer, i didn't say winter, i'd fun.mp3 ]

    g delikedi [ bathroom aunt, bathroom aunt, my golds has been stolen, and i
    couldn't find them.mp3 ]

    <haggard> olm cildiracam yaaa, windowsupdate.microsoft.com ie'yi gocertio.

    <haggard> <balli> thanx for all let me try to reinstate it .
    <haggard> <kase> must sleep.. eyes closing...aarrggg. *thud*
    <haggard> nicklerin olu$turdugu ahenge dikkat.

    <madcat> airbug: uzerinde ne var su an?
    <airbug> rdmsqt: emerim gotunu.

    <madcat> serce parmagini kaldiran
    <madcat> ogrenciyi secerim
    <madcat> sinifin birincisi
    <madcat> teneffusu beklemeden
    <madcat> geldiginde her cisi
    <madcat> sunay akin

    <spectre> 3. certain food. if we outlaw dildos and require that all
    <spectre> sausages, cucumbers and carrots be sold pre-sliced, we
    <spectre> will make it much easier for the women among us to resist
    <spectre> the temptation to masturbate.
    <wizt[always]rox> hehehe
    <wizt[always]rox> i feel that to when im at the mall, too much things to put
    up my ass

    <madcat> sim web cikmis
    <madcat> sayfalara bakiyosun, cok baktigin sayfalar gelisiyo falan

    <babyloner> tuvalette yorgun du$tum be ceylan, icim siki$ti sicamadim ceylan

    <madcat> aaaaa - american association against acronym abuse

    [talking about win2000]
    <wizadelic> where can i read about the bugs?
    <haggard> www.microsoft.com/easter_eggs/

    <spectre> "do you click to banner adds? vote now, yes/no" diye banner chikti

    <madcat> hkey_local_machine\software\microsoft\windows\currentversion\stability
    <madcat> is a floating point value between 0 and 1 that determines the level
    of stability exhibited by the operating system. windows 2000 ships by
    default with a value of 0.5

    <haggard> siktigimin pezevenk eblek cahil terliksi retina endoplazmasi!!!!!
    ..
    <haggard> disq'e yapilmio ama.
    <haggard> gidip q harfini secmi$ domuz ininde siki$en qazma

    <madcat> when ibrowse aweb i use voyager vardir bide

    <madcat> "zavalli kucuk pic"
    <madcat> (yerli film isimleri)
    <madcat> "kezban uranuste"
    <madcat> "askin icin kaltak oldum"

    time flies like an arrow, fruit flies like bananas.

    <madcat> yada & yoda kardesler jedi salonu

    <xkahn> - your have now received the unix virus -
    <xkahn> this virus works on the honor system:
    <xkahn> if you're running a variant of unix or linux, please forward
    <xkahn> this message to everyone you know and delete a bunch of your
    <xkahn> files at random.

    --> fingolfin (snak@p3ee02c27.dip0.t-ipconnect.de) has joined #jabber
    <jabbot> [fingolfin] sorry, i crashed
    <e-t> hehe
    <fingolfin> hey, that's right :-)

    -- win2k: "it's not so much that it's only 65,000 bugs, it's just that they
    stopped at 65,535 to prevent an overflow." - mazel#tov

    --- topic for #nomad is "without c, we would only have pasal, basi, and obol."

    -in theory, there is no difference between theory and practice. in practice,
    however, there is.

    <needo> if i took a piece of coal and shoved it up your ass, i could wait 5
    minutes and i would have a diamond.

    <bkearns> mcdonalds certified sandwich engineer?

    "science is like sex: sometimes something useful comes out, but that is not
    the reason we are doing it" -- richard feynm

    <goltrpoat> <metallica> umm.. hii guyth. um.. we realithe the only reathon
    we're here ith becauthe of our fanth. but, but, guyyth. you have
    to pay to lithten to uth.

    "it's better to keep your mouth shut and be thought a fool than to open it
    and remove all doubt." -- abraham lincoln

    <xmaven-> ><> ... ><=> ... ><><> ... ><> ><>
    <xmaven-> ^^ asexual fish reproduction

    <zarq> kokko, kokoo koko kokko kokoon. kokoonko koko kokon kokoon? kokoo koko
    kokko kokoon
    <zarq> this is an actual finnish sentence
    <zarq> [17:48] <ibid> lilo: build the whole fire. shall i build the whole
    fire? yes, build the whole fire

    <turbokobra> nt calisirken diski sokmustum, 'no disk found, dumping memory to
    disk' dedi salak

    lisp! when one paren is not enough!

    <mechanix> the install.txt lists "cross your fingers" as one of the
    installation steps....

    <terra> root
    <terra> gabbagabbahey
    <terra> oopsohshit
    <irq> whats wrong terra?
    <terra> just trying to convince you guys that i'm stupid enough to try and
    log in as root in my irc window :p

    <egreg> i can fuck at the speed of light!
    <dirtypunk> cos your dick has no mass.

    "if it's called tourist season, why can't we shoot them?"

    <haggard> son olarak bir adet çook gelismis strateji ve bir adette sixth tense
    tarzi korku oyunu uzerin de çalismalara basladigimi duyurmak
    istiyorum
    <haggard> sixth tense yaaaaaaa. sixth tense yaaa. kafami duvarlara vurmak
    istiyorum offff offff.
    <haggard> -i see dead sentences. -in your homeworks?

    <lenolium> i'm gonna be sexy*2 soon.
    <terra> 0 * 2 is still 0

    <primey_> * siigron lives ____ in a cardboard box?
    <primey_> i dunno, skankily?
    <siigron> uh, that's a four letter word guys
    <doomwiz> siigron: i'm using a proportional font.

    <tomcatgrm> "eat cow dung, 100000000 flies can't be wrong"

    --- topic for #coders is real hackers don't die, their ttl expires.

    <spectre> +_+ <- dead japanese

    <madcat> bi saniye, xchat'imin #kde kulagina sekmem gerekiyor :)

    <inso-> bus error (passengers dumped)

    <haggard> airbug = anasindaki irsi rahatsizlik beynine ugrami$ godo$
    <haggard> oha pek agir oldu lan. :(
    <airbug> :~(((

    <haggard> nasi girio ki o bilgisayara?
    <spec|tdsn> kasanin fanindan.
    <haggard> kasamin hic fani yok ki benim. bi tane bile satmadi.
    <disq> kim kasarsa mi giriyo
    <disq> kasma girmesin
    <spec|tdsn> iki ayri insan, iki ayri yorum.

    <haggard> actiysan vardir.
    <disq> varsa acmi$imdir

    <haggard> <g>
    <speztre> </g>
    <haggard> <eg>
    <speztre> </eg>
    <disq> <am>
    <speztre> amaan, kapatmicam.
    <disq> amin acik kalmi$

    -+- -(09)-( articles )--------------------------------------------------- -+-

    -+- -[01]-[ ne guzel bir kiz ]----------------------[ entropy / naleth ]- -+-

    kisa oyku
    "ne guzel bir kiz"

    adam, yazmakta oldugu son kod satirini da bitirdi, arkasina
    yaslandi. gozlerini kapadi. bir muddet hic birsey dusunmemeye
    calisti. fincaninin dibinde bir parmak kalmis olan soguk
    kahvesini bitirdi. saatine bakti. neredeyse yedi bucuk olmustu saat.
    yaklasik sekiz saat hic ara vermeden kod yazmisti yine."yine
    abartmisim" diye dusundu kendi kendine. bilgisayarini kapatti,
    gece bekcisine iyi geceler diledi ve cikti.
    yazilim uzmaniydi. bir sirketin yazilim gelistirme
    departmaninda calisiyordu bes senedir. saclari ustten hafif
    acilmis, gobegi iyice belirginlesmisti.ondan iki-uc yil sonra ise
    girenler bile terfi etmislerdi ama o edememisti. okul arkadaslarinin
    onemli bir kismi su an yoneticilik yapiyordu. ama o yerinde saymisti.
    neden boyle olmustu? zaman zaman bunu dusunuyor, cevabini bulamiyordu.
    "yine de mutlu sayilirim" diyordu kendine.
    sirketin kapisindan cikti. hava soguktu. pardesusunun
    yakalarini kaldirdi, ellerini cebine sokup metro duragina
    dogru yurumeye basladi. akli hala yazdigi programdaydi. o kadar
    dalmisti ki isini dusunmeye, neredeyse metro duragini gececekti
    her gun oldugu gibi. beklemeye basladi. metro geldiginde programa
    ekleyecegi yeni modulu dusunuyordu. son anda farketti metroyu ve
    guclukle yetisip bindi. doluydu metro. kalabaligi yararak
    tutunabilecegi bir yer aradi, buldu. yine dusuncelerine
    gomulmustu. ne kadar vakit gectigini bilmiyordu. hangi duraga
    geldiklerini bilmiyordu. metro her zamankinden daha fazla
    sarsilarak durdu durakta. sarsinti onu dusunce dunyasindan
    uzaklastirmisti. kafasini kaldirdi. o'nu gordu. irkildi. o
    yaninda duruyor ve camdan disariya bakiyordu. "ne guzel bir kiz"
    diye dusundu. dusuncelere daldi. "ne guzel bir kiz" ile ilgili
    hayalleri programla ilgili dusuncelerine karisti. kafasini
    toparlayamiyordu. dusuncelerinden siyrilip kafasini kaldirdi.
    irkildi. "ne guzel bir kiz" yerinde yoktu. "ne nemrut bakisli bir
    adam" ile yer degistirmisti "ne guzel bir kiz". gulumsedi.
    inecegi duragi dort durak gectigini farketti. ilk durakta indi
    metrodan.
    o aksam pek istahi yoktu. onceki gunden kalan yemek parcasi
    ve bayat ekmekle gecistirdi aksam yemegini. hala "ne guzel bir
    kiz" i dusunuyordu. acaba camdan disariya bakarken neler
    dusunuyordu? acaba adam onu farketmeden once "ne guzel bir kiz"
    adama bakmis miydi? baktiysa ne dusunmustu? "ne dalgin bir adam"
    mi demisti? yoksa "ne sirin bir adam" mi? suphesiz "ne yakisikli
    bir adam" veya "ne karizmatik bir adam" dememisti.biraz televizyon
    izledi. yatti.
    saat calmaya basladi. uyandi. bir dus aldi, giyindi ve
    cikti. isyerine geldi. bilgisayarini acti ve programa kaldigi
    yerden devam etmeye basladi. " ne guzel bir kiz" geldi aklina
    yeniden. sanki onu ruyasinda gormustu dun aksam. nasil gordugunu
    hatirlamaya calisti. beceremedi. arkadasinin durtmesiyle kendine
    geldi. ogle yemegi vakti gelmisti. yemekte hala "ne guzel bir
    kiz" i dusunuyordu dalgin dalgin. arkadasi bir-iki defa soru
    sordu, cevap alamayinca sasirmadi. her zamanki haliydi bu
    dalginlik onun. yemek bitti, masasina dondu. "ne guzel bir kiz"
    hala aklindaydi. basini monitorune gomdu, yazmaya basladi.
    adam, yazmakta oldugu son kod satirini da bitirdi, arkasina
    yaslandi. gozlerini kapadi. bir muddet hic birsey dusunmemeye
    calisti. fincaninin dibinde bir parmak kalmis olan soguk
    kahvesini bitirdi. saatine bakti. neredeyse yedi bucuk olmustu saat.
    yaklasik sekiz saat hic ara vermeden kod yazmisti yine."yine
    abartmisim" diye dusundu kendi kendine. bilgisayarini kapatti,
    gece bekcisine iyi geceler diledi ve cikti.

    -+- -[02]-[ missionary review ]----------------------[ airbug / aliens ]- -+-

    missionary by no carrier. a review by airbug.
    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
    - ya diski, $u demo dedikleri nasil bi$ey oluyo? [suicyco]
    - walla ben de bilmiyom suicim. [disq]
    - olm bi susun baaa! [tron]
    - lan ba$liyo galiba el salliyalim... [delag]
    - (lan bunlar 'nerd' galiba?) (du$unce balonu bu..) [cash]

    >giri$:
    'airbug intro-demo-ve-benzeri-scene-stuff test merkezi' olarak, bu
    sayimizda "missionary"yi test ettik.. lutfen okumaya devam edin.
    demoyu izlemediyseniz henuz (ha ne?) http://scene.saveoften.net/tdsn/ 'den
    cekip izleyebilirsiniz.. ama durun iki dakka akilli olun, $u yaziyi bi
    okuyun, sonra izlersiniz.. zaten izlediyseniz, yine okuyun.. bo$una mi
    yazdik bunca yaziyi?

    >geli$me:
    no carrier'in heyecanla beklenilen, beklerken strese sokan, strese giren
    insanlara 'aaa-iiiii' dedirten, hic bi $ekilde preview'i dola$mayan *grin*
    demontro'su "missionary" sonunda cikti.. herkes rahat bir nefes almi$
    oldu boylece.. #scene.tr tayfasi da ortalikta 'aaa-iiiii' $ekline aniran
    insanlardan kurtulmu$ oldu boylece.. :} iki kere 'boylece' lafini
    kullandim. umarim ex-turkce hocam bana kizmaz.
    demontromuz bir dos programi.. .nfo dosyasinda 'linux version is
    cuming soon.' diye bi not tesbit ettik, ama uzun suredir 'missionary
    is cuming soon.' diyen bi grubun yazdigi bu notu cok da dikkate almadik.
    .nfo'da yazdiklarina gore code'u cash ve disq, muzii suicyco (lip lip)
    grafikleri ise tron ve delag yapmi$.. bence her$eyi 'arteffect'ten
    caldilar ama neyse.. kamuoyunu sikintiya sokmamak ve newjersey buyuk
    ba$ hayvancilik borsasinda bile$ik endeks'i daha fazla du$urmemek icin
    bunu gormezden gelelim..
    demontro da nedir diyenleriniz olabilir... arkada$larimiz bunu
    .nfo dosyasinda cok guzel bir formulle aciklami$lar.. sanirim bu formulu
    cash yazmi$ olmali kesinlikle.. (anlatim puruzu) bu fikre tdsn#4'teki
    2d rotation formullerini aciklayan artikel'i okuduktan sonra kapildim.
    neyse... formul $u.. demontro = (demo+intro) / 2
    matematigi zayif arkada$lar icin yorumlarsak, demoyla intro arasi bi$i.
    post-modern demoscene'de guzel kavramlarimiz mevcut tabi. :}
    en ba$ta cikan sesler, suicyco'nun sesiymi$.. (lip lip) suicyco dier
    arkada$lari taklit etmi$, zaten kucukken papaganmi$ kendisi.. sesini
    degi$tirmede bu kadar yetenekli olan bi arkada$in anlini operim ben.
    kulaklarina dilimi sokarim. (lip lip) $iiri bir kac kere okudum.
    ben $iirden hic anlamam, o yuzden butun kiz arkada$larim da beni terketti.
    o yuzden yorum yapmiyom, ama bayaa guzel duruyo, turkce hocama okucam bu
    $iiri, begenmi$ gorunurse, ben yazdim dicem heheh.. ne vuruon kafama tron
    karde$? siz arteffect'den kod, grafik fana calarken iyi oluodu di mi?
    hmm, .nfo'dan cikar, mission.exe'yi cali$tiririz.
    3.. 2.. 1.. muzik cok guzel demontroda.. (lip lip) bi no carrier
    logosu cikar kar$imiza. (by delag) logodaki turk esintileri gozumuzden
    kacmaz.. (bkz: hilalimsi c).. behey deriz, devam ederiz izlemeye.
    ekranda birden kar yagmaya ba$lar... bu sicak gunlerde cok iyi bi
    goruntu dogrusu.. sagdan 'presents' logosu girer.. burda
    super zekiyiz ya, az sora bi 'missionary' logosu cikcak deriz.
    (once 'no carrier' cikti, sonra 'presents' cikti, tumsel-mantik
    'missionary' logosunun cikacagini haber verir bize.) beklediimiz
    logo alttan cikar, yukardan yagan karlar uzerinde birikmi$tir.. gusel.
    sora yanan bi iki yazi geciyo ekrandan, okumak zor oldu, ama greetings
    follow falan dedi, guzel dedik. ayni fire'i html'lerdeki tablolar
    veyahut frameler gibi kullanarak bi ce$ni katmi$lar demoya arkada$lar..
    sora fire'in uzerinde greet'ler cikmaya ba$lar.. .. ... .... ... ..
    .. .... ...... ... .. daha sonra delag'dan bi grafik cikiyo ekrana..
    muzikte bi yava$lama, enfes.. (lip lip) ve tron'un $iiri.. insan bu
    noktada acaip gaza gelio, muzik ve $iir acaip gazlayici..
    sora ekran dei$ir.. muzige uyan cizgimsi $eyler var 4 ko$ede..
    sonra sapik bi vektor giriyo, o da muzige gore dansetmeye cali$iyo..
    bu da gittikten sonra demonun sonuna yakla$iyoz.. peace i$areti
    beliriyo arka planda, uzerinden guzel bi fontla credits'leri aliyoruz.
    sonra muzik'in gaziyla bilgisayar sapitiyo, daha once ekrana gelen
    efektleri sondan tekrar ediyo.. bi anda once soguyan (kar) sonra
    isinan (fire) bilgisayar, ani isi degi$imlerinden iyice sapitiyo ve
    bozuluyo, ekran karlaniyo.. (sinyal yok.) sonra alet kendini son
    anda topluyo ve dos'a donuyoruz.. suicyco (lip lip) bilgisayarimizi
    bozmaya iyice niyetli oldugundan son bir cirpini$la 'ya diski bu
    demo dedikleri $ey nasil...' diyo, sozde bizi gaza getircek demoyu
    bir daha izlicez, bu sefer bilgisayar tamamen iptal olucak. hehe..
    ama beceremediniz gencler.. hehe.. sizden sonra, missionary.exe'nin
    kodunu iyice bi debug eden bi pakistanli, kodu windows'a uyarladi..
    sesleri bizim duyamicamiz bi frekansa indirdi, ve cash'in sesini de emule
    ederek, element 5'i de ekledi. (sizin eksiginiz 4 element'i
    seslendirmeniz. 5. elementi de seslendirseydiniz olay bitcekti.)
    boylece cherno-bil diye bilinen win.cih virusu dogmu$ oldu.. win.cih'in
    asil yazari aslinda no carrier grubudur.. (hayir arteffect'tir.)
    cherno-bil kelimesi de aslinda missionary kelimesinin des'e gore
    kriptlenmi$ halinden ba$ka bi$i diildir.

    >sonuc:
    overall olarak beklediimize degdi.. :} te$ekkur ediyoruz no carrier..
    yeni productionlarinizi bir kac yil icinde bekliyoruz.. bu sefer
    bilgisayari bozmak yerine, bizi bozun, ole bi kod kasin ki farenin (mouse)
    sol tu$unda ters elektrik akim olu$sun, ki$i elini cekerken kendi gozune
    vursun. (etki-tepki) $aka $aka.. :}}} .tr'da bi$eylerin yapiliyo
    oldugunu gormek cok guzel. umarim devami gelir..

    >yazarin kendisiyle hesapla$masi:
    turkce hocam okursa iyi not vercek buna... lan bu arada oss yarin
    aciklaniyodu, saat 2 olmu$, yatsam iyi olur.. oss'ye giren ve
    bu yaziyi okuyan arkada$lara "tip fakultesi" denilen yerlerden
    uzak durmalarini oneriyoruz airbug-dani$manlik-hizmetleri-a.$. olarak.
    saykilar. zzzzzz..
    air 'pixelkafa' bug .. (saygilar.)
    aliens - we emulate gods.. (fake slogan)
    [ lan eskiden her grubun slogani vardi. ]
    [ aah ah eski gunner.. air 'oldskool' bug. ]

    -+- -[03]-[ winotuziki ]---------------------------[ sensei / realtime ]- -+-

    hadin bakalim bashlayalim yazmaya.. iki saattir cash^nccr ustadimiz +kel yaz
    +kel yaz diyip diyip durdu. yazdim. galiba ilk etapda agir kachtigi konusunda
    karar kildik aha ki ahadir diyip daha bi bashtan almayi planladim ( once dunya
    sogudu, sonra dinaz... ) neyse ishte size bir +kel. aha ki bu +kel windoz gazi
    veren okudukcha okuyacaginiz doyamayacaginiz ve fakat ichinde bir gram source
    bulamayacaginiz ishin mantigini anlatan bir +kel olacak. o yuzden simdiden
    sooliim aman adamin source'u burada alalim cut copy yapalim demo yapalim oyun
    yapalim demeyin, zaten diyen cikacagini da zannetmiyorum. bunu buraya yazmamin
    nedeni degerli turkish demo scene ichinde olmayan lavuklarin elline gecherse
    ve boole bir dushunceye sahip olurlarsa simdiden biraksinlar diyedir,
    bilinedir. copyright hede hodo.

    aha ki aha.. geliyo. oncelikle windows programlamasi ichin guzel bir compiler
    bulmak gerekiyor. yani aslinda siradan eski compilerlar da kullanilabilinir
    ( borland pascal, borland c, watcom c++ ( rulz! ) ) gibi.. veya.. delphi.
    ancak burada benim tavsiye edecegim kompaylir ( bundan nefret ediyorum ama.. )
    herkesin tahmin edecegi gibi ms'in vc++'si. simdi burada oturup bunu nasil
    kullanacaginizi anlatirsam kelime sinirini gechtigim ichin cash falan
    koymayacak bunu tdsn'ye. eger shuraya kadar okuyabilmishseni... ( aha.. kelime
    siniri yokmush simdi ogrendim saol icq.. )

    bu arada o compiler'in kullanimi ile ilgili sorunu olanlar lutfen
    csermen@team.bantu.com 'a mail atiniz. simdi new project diyip simple win32
    program sechince karshimiza ichinde winmain olan bi pencere gelecek. %90'da
    main.cpp gibi bi file olacak o. ishte. simdi geliyoz mantigina. win32
    programlamanin dos'tan hich bir farki yok.

    yani nasil oluyorda oluyor o window'lar cikiyor falan demeyin. program eger
    ekranda duruyorsa sonsuz dongu var demektir ( refer--> ati --> repeat until
    false ) ishte genel olarak bir win32 programinda da (pencere olushturanlarda)
    boole bir yapi var. yaani... pencereni yarat. sonsuz dongu kur, until
    something. ( kapatilana kadar, error olana kadar..shutdown olana kadar..
    gibi. )

    mantik tamamen bu. bir daha ozetliyorum.

    pencereyarat()
    adamcloseedenekadar()
    {
    neistiyosayap()
    }
    pencereyideleteet();

    hah ishte bu. standard windows programi bu. bashka bi farki da yok. yanliz.
    olayin arkasi da var biraz.. yani bu funclar sanildigindan daha buyuk gibi
    duruyor. ( biraz basitten aldim gibi geldi sanki.. ) neyse. gelelim biraz
    onlari achmaya.. azcik windoz anlatiim da nasil calishtigini gormush olalim.

    simcik. windows'ta.. window diye bi struct ( class, object.. ne derseniz
    diyin. ) aha ondan var. her window'un kendine ozgu bir stack'i var. bu stack
    sistem tarafindan ayriliyor ve daha cok messaging ichin falan kullaniliyo.
    yaani bu stack'de o window'a sistem tarafindan gelmish mesajlar sirasi ile
    geliyor.. ( yaw.. yanlish oldu. stack degil queue diyecektim. ) hah sirasi
    ile geliyo. ve siz herhangi bir sistem mesajini o queue'dan alabiliyosunuz
    ( ilk geleni once aliyonuz. ) bu sistem mesajlarina biraz ornekler vermek
    istiyorum. ornegin, mouse move oluyo ustunde.. veya.. actifken keyboard
    yapiliyo..veya.. aktif degilken keyboard oluyo.. veya.. hmm. biri gidiyo
    desktop properties-->appearance--> button colors, aha onu gidiyo kirmizi
    yapiyo.. veya.. menu achiliyo..yaaani sistemin bildigi hersheyle ilgili
    mesajlar oraya gidiyo. size kalmish olan da bu mesajlari alip onlari incelemek
    ve ona gore ne yapilmasi gerekiyorsa yapmak ( dur daha window nasil create
    ediliyo gelmedim oraya.. sooona.. cok soona. once mantik. ) hah.. o zaman ne
    diyoz.. dongumuzde..

    adamcloseedenekadar()
    {
    mesaj a = mesajialqueuedan();
    mesajagorebishiiyap( a );
    }

    iyi guel bakin daha bi mantikli oldu. .iyi adam close eden kadar degil o zaman
    shunu yapaiblirsiniz.. ornegin close mesaji gelene kadar.. veya quit mesaji
    gelene kadar falan. .

    mesaj a = 0;
    while ( a.mesajtipi != close veya quit )
    {
    a = mesajialqueuedan();
    mesajagorebishiiyap( a );
    }

    aha bakiniz oldu da oldu. shu an. ishte bakiniz oluyo ki. .manyak bi cpu usage
    kullaniyoz. donup duruyo.. hehe :) ama shu var. mesaj yoksa. bu dongu duruyo
    orada.. aslinda genel mantik shoole.

    mesaj a = 0;
    while ( a.mesajtipi != close veya quit )
    {
    eger mesajvarsa queueda
    {
    a = mesajialqueuedan();
    mesajagorebishiiyap( a );
    }
    }

    hah. .daha iyi oldu gibi di mi .. eveeeet devam ediyoruz. ( bu arada mesajlari
    soolemeyecem. bunlarin hepicisi mdsn de var ya da deidigim gibi bana mail icq
    v.b. sheyler ile butun sorunlarinizi sorabilirsiniz. cunku.. bir tanesini bile
    anlatmak bu dokumani amacindan saptiracak.

    umarim buraya kadar anlashildi. tamam. kisacasi, biz window create ettigimizde
    bize sistem otomatik olarak bir message queue olushturuyor windowumuz ichin,
    ve bizde buna bakarak hodo hodo yapiyioz. guzel. peki window olushturma
    mantigi ne ? nasil olushturuyoz. ishte. .window olushturmak ichin oncelikle bi
    class ( struct, obj.. ne dersen de ) ondan yapmak lazim. ama.. bunun c++'deki
    class'la yakindan uzaktan alakasi yok . ooole sistem class'i diye bilin.
    yaani. .aslinda. .bi memory ichini dolduruyoz ishte. salak suluk.. shoole
    olsun boole olsun gibi.

    iyi guzel hemen bi class yapiyom. ( hadi bi kiyak wndclass o struct'in adi .)
    diyom ki.

    wndclass a; ( yok a olmasin. o msg idi.. )

    wndclass b;
    b.adi = batlamyus;
    b.yaricapi = 10metre;
    b.agirligi = 523kg
    b.iq = 190;
    b.yas = 53;
    b.alignment = lawfulgood.
    sistemebuclassiregisteret( b );

    aha.. ishte bu kadar. nooluyo sistem gidiyo bi yerine achiyo yaziyo.. aha..
    batlamyus diye bi tip var. bunu yaziiim ben belki manyagin biri cikar bu tip
    bi window yapar falan diyo. ishte o sistemde duruyo.

    bizde windowyarat(... ) gibi bi function cagirirken diyoz ki. shh sistem..
    bana oradan batlamyusun sahip oldugu ozelliklerden bi window yarat diyoz.
    oluyo. :) eger. .siz sistemde diger windowlarin class ismini biliyosaniz.
    onun tipinde de bi pencere yaratabilirsiniz. ( ne gerek varsa.. ) yaani..
    icqpenceresi class isimli ( bizim batlamyus yerindeki ) bi pencere o an
    sistem de varsa yaani icq achiksa.. biz onu istetip. ayni tarzda.
    ( aynisi ishlevli degil ) bi pencere yapabiliyo oluyoz. yani bu da anlashildi
    umarim.

    pencere tipleri aktif pencereler
    ---------------- ----------------
    batlamyus myfirstprog
    icqpenceresi icq
    winamppenceresi winamp
    winamp ( varsay iki tane achik )
    internetexppenceresi http://www.bantu.com/
    http://www.hornet.org/
    http://www.7thsign.org/ ( 3 tane achik )

    toplam 7 pencere 4 class var. anlatabildim umarim. mantik bu. yani sistemde
    tutuldugu shekli.

    iyi o zaman bi daha yazalim programmi.

    wndclass b;
    b.adi = batlamyus;
    b.yaricapi = 10metre;
    b.agirligi = 523kg
    b.iq = 190;
    b.yas = 53;
    b.alignment = lawfulgood;
    sistemebuclassiregisteret( b );

    hwnd benimhandle = windowuyarat( "batlamyus" ) // b tipinde olsun dedik.
    // daha bir suru parametresi var bu arada..

    mesaj a = 0;
    while ( a.mesajtipi != close veya quit )
    {
    eger mesajvarsaqueueda( benimhandle )
    {
    a = mesajialqueuedan( benimhandle );
    mesajagorebishiiyap( benimhandle, a );
    }
    }

    hah ishte bu kadar.. mantik tamamen bundan ibaret.

    (daha fazla detayli anlat falan diye bir istek gorursem cok daha detayli
    sourcelu falan anlatabilirim. butun bunlari. )

    bir de shu var.. shu bizim kichimizdan uydurdugumuz mesajagorebishiiyap
    fonksiyonunu yerine adamlar guzel bishii koymushlar. belki bilen vardir.
    wndproc geyigi. ayni shey hich bir farki yok. yaani oturup orada onu ikisaat
    cagirmak istemeyenler ichin tasarlanmish.. sisteme diyon ki. .aha benim
    mesaja gore bishii yap fonksiyonum bu.. sen onu cagir falan diyon o da
    cagiriyo bishi dispatch oldugunda.. hangisimi daha iyi.. bilmem. yerine gore
    ben iki durumunu da kullaniyom yani.. wndproc'u kullanmadan da yazdigim
    olduydu.. oluyo falla.

    neysem. butun bunlar bittikten sonra.. bu window'un ichine demo yapacaz.
    ornek olarak bir opengl example'i veriim ( dx8'de aynisi.. yani komutlar
    farkli )

    windowuyarat( "batlamyus" );

    aha bunu diyoz yaaa .sistem bize bi handle veriyo yaa ( handle = pointer bu
    arada.. ama bildigimiz bi pointer degil. yani. .siktir edeceksiniz.. nasil
    verdiyse oole kullanacaksiniz oole increase decrease yok. sadece aynen o cinsi
    alan yerlere yazacaksiniz bu.. ) ---> detay: #typedef handle * struct { void *
    }; gibi bishiidi galiba ama hatirlamiyom. yani.. bi bok degishtirmeyin ishte.)
    ishte bu handle vasitasi ile diyecez ki opengl32.dll'e.. kardesh .. bak benim
    window aha burada.. sen git bu window'u kendine gore sheet.. o da tamam
    diyecek. ve bashliyacak bize abuk subuk handle'lar vermeye.. diyecez ki. aha.
    pixel formatim shu olsun. falan filan diyecez.. o da ok. diyecek. sonra biz
    diyecez ki. bak opengl.dll bundan sonra yazacagim butun gl ile bashliyan
    komutlari bu pencerenin ichiine sheettirt. .ok diyecez ? o da ok diyecek.
    olacak bitecek. ayni shey directx ichinde gecerli yanliz tek fark bu sefer
    bunu opengl32.dll'e demiyecez :p

    neysem neysem. umarim salak bir shekilde anlatishimdan anlamishsinizdir.
    temelde achikcasi oturup kod yazmak istemedim azcik geyik olsun istedim. ama.
    cok ciddi bir documan isteniyorsa aninda yazabilirim. veya istenen bashka
    ilgili bi algorithm ve ya tutor falan gibi bishii varsa.. ( roam'ing algorithm
    dishinda )

    bu arada biraz kiyak gechiim.

    functions
    ---------
    registerclassex()
    createwindowex()
    // opengl kismi ichin //
    getdc()
    wglcreatecontext();
    choosepixelformat();
    setpixelformat();
    wglmakecurrent();
    swapbuffers();
    wgldeletecontext();
    releasedc();
    // end of opengl kismi ichin //
    peekmessage(); // veya buralarda
    getmessage(); // waitmessage()
    dispatchmessage();
    wndproc()

    structs and handles
    -------------------
    wndclass
    hwnd
    pixelformatdescriptor
    hdc
    hglrc
    msg

    messages
    -------
    wm_close
    wm_quit
    wm_create
    wm_paint
    wm_size
    wm_move
    wm_mousemove
    wm_lbuttondown
    wm_lbuttonup
    wm_keydown
    wm_keyup

    aha ishte.. bu da kiyak olsun bunlari okuyunuz nasil cagrildiklari ile ilgili.

    haydin kalin saglicakla. .

    -sens-

    -+- -[04]-[ tracking tutorial ]-------------------------------[ cervus ]- -+-

    selamlar...
    oncelikle yazinin içeriginden bahsetmek istiyorum....
    tracker muzigiyle ilgili bazi tricklerden, uygulanan tekniklerden soz edicem
    ve bunlari belirli muzik turlerine gore açiklamaya çalisicam....butun bunlari
    ve efektleri fast tracker 2.08'e gore yazicagimida soyliyim ama mantigi
    anladiktan sonra bunlari baska tracker programlarindada kullanabilirsiniz...
    (impulse tracker?boooo...)

    simdi ben neler kullaniyorum onlardan yola çikalim...
    1) fast tracker 2.08 (o da ne?)
    2) sound forge 4.0b (wave editing tool..en babasi)
    3) direct-x plugins (sound forge destek ekipmanlari)
    4) smorphi 3.0,orangator,simsynth gibi oscillator (analogue dalga ureticisi)
    teknigine dayali analogue softsynthesizerler..lead,bass yada fxler
    için ideal programlar...
    5) stomper (bass kick simulatoru. sinirsiz seçenekte bass kick ve
    noise uretimi olayi)
    6) axs 2.02 (en gelismis softsynthlerden biri...oscillator mantigiyla
    çalisiyor...ve super phat,cool sesler elde ediliyor..pad,atmosfer
    sesleri için ideal..ayrica içinde kendinden sequenceri oldugundan
    guzel looplarda yapabilirsiniz...ustelik realtime filters da var...
    (vay beeee...)
    7) rubberduck,vaz,rebirth (303 emulatorleri....roland in vakti zamaninda
    çikardigi tb-303 seslerini saglayan programlar....acid,dance ve
    trance için çook lazim olucak..(ciuuw ci ci ciuww cicuww..)
    8) recycle,wave surgeon(drum loop samplelari parçalamaya yarayan prgramlar)

    fark ettinizmi bilmem ama bu programlarla kendi samplelarinizi
    uretebiliyosunuz mis gibi...tek kotu yani biraz ugrastirmasi... bazen sadece
    sample seçmek yada o istediginiz tinidaki sesi yakaliyabilmek 2,3 gun suruyo..
    (yapma yaa?... -valla ya..)

    herneyse...samplelarimizi ayarladik....baslamak için haziriz... ft2 yi açtik.
    ornek olarak bi drumn bass sarkidan bahsetmek istiyorum (dum tas taka triirrtt
    tas taka dum tis tak misali)

    en en en en en once speedi 3 e getiriyoruz... (niye?) çunku bpm olayi
    3 ve 6 ya gore endexlenmis aslinda... 4,5 felan seçerseniz oran
    bozuluyo kafasi karisiyo adamin.... 6 yi daha yavas ritmlerde
    seçiyoruz trip hop,hip hop gibi....3 yapmamizin bi baska sebebi ise
    4lukler arasina daha çok sey sikistirabilmemiz için...
    bpmide 170 e getir....(taam..)

    pattern order olayini 00-05 yapalim ki giris olayina yer kalsin...
    ben oyle hemen giris yazamam..:) en once ritm yazarim ben....ama
    ritmdede gidip oyle drum loopu tak diye koymam oraya....once drum loopu
    parçaliycaaaz....(nasi?)

    yaw mesela ritm soyle olsun dumdumtastakadumtas...bu ritmi wave felan
    yaptiktan sonra recycle ile open yaptik...ve ordaki knobu biraz ittirdik
    gerekli sekilde bolduk....en uygunu soyle olurdu...

    dumdum/tas/taka/dumtas
    1 2 3 4
    simdi elimizde 4 tane sample olduuu...bunlari xi yaptik..ft2 ye
    yerlestirdik...simdi ritmimizi yazalim
    00 c-5 1 40 000
    ..
    04 c-5 3 40 000
    ..
    08 c-5 2 40 000
    ..
    12 c-5 1 40 000
    ..
    16 c-5 1 40 000
    ..
    ..
    bu sekilde varyasyon yapabilme sansimiz oldu boylece.yok eger ritm
    tam oturmadiysa sesler kisik kisiksa o zaman bpm i dusurucek
    yada alçalticaksiniz...artik o hep ayni giden drum looptan kurtulduk
    boylece..

    simdi bu olay drumn bass bi parça için çok onemli..yani ritm ne kadar
    degisken ve dolu o kadar iyi...bi degisiklik yapalim....2 numarali
    tas sampleimiz vardi ya...onu soundforge a sokalim..pluginlerimiz yada
    soundforgeun kendi fxlerinden flanger yada phazeri seçelim...sert olsun
    biraz...sesin ayni tonda ama farkli çikmasini(ho?) saglamaya çalisalim...
    "tassss" gibi...save edelim....5. instrument olarak koyalim ft2 ye...
    simdi bunu ritmin attack bi bolumunde soyle kullanabiliriz....

    48 c-5 5 01 000
    49 c-5 5 03 000
    50 c-5 5 05 000
    .. ...........
    63 c-5 5 3d 000
    64 c-5 5 40 000

    umarim anlatabilmisimdir....volume sifirdan yukselirken hos bi effect
    veriyo...ayrica bayaa bi abaniyoruz snare drum a goruldugu uzre....
    tassss=snare drum..(saol...-ne demek canim gorevimiz..)

    gene drumn bass olayinda kullanilan tekniklerden biri ise vocal samplein
    retrig edilmesidir....mesela elinizde "i love you baby" diye bi sample var
    (bende seni...) simdi retrig yapalim bunu...

    00 c-5 6 40 901
    01 c-5 6 40 902
    02 c-5 6 40 903
    03 c-5 6 40 904
    04 c-5 6 40 905
    ...................

    bunu boylee uzuuuunca devam ettiriceksiniz...ta kii o i love you baby vokalini
    tam olarak duyuncaya kadar....assagi yukari bi 50-60 satir kadar herhal...

    bu retrig olayindan sonra simdide yapay flanger olayindan bahsedelim..
    flanger olayi aslinda bi nevi frekans degisimi gibi bisii...eskiden digital
    effect ler yokkene jimi hendrix konserlerinde flanger efektini verebilmek
    için o buyuk sahne hoparlorlerinin altina tekerlek taktirir ve konser
    sirasinda 2,3 kisi bu hoparlorleri 360 derece derece olduklari yerde
    dondururlermis....(atiyosun.....-yok be abi ciddiyim...)

    herneyse...farzedelim elimizde bi drum loop var...bunu flangerlayalim sound
    forge felan kullanmadan....once ritmi koyucaz bi kanala ve volume u yariya
    indiricez (instrument volume 40 ise 20 yapçaz yane) sonra baska bi kanala
    gene ayni loopu koycez ama bi farkla (volume gene 20 ona gore) 2 tane
    alternatifimiz var....ister x efektini ister 0 efektini kullanicaz...
    2side farkli ses vericek deneyin bence....soyleki:

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 7 20 000 00 c-5 7 20 001 (1 yerine baska bi sayida koyabilirsiniz)

    yada..

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 7 20 000 00 c-5 7 20 x01 (degistir bakalim sayiyi nolcak?)

    bu teknigi assa yukari her sampleda kullanabilirsiniz... baska bir detay ise
    instr.editteki volume envelopedur....onu iyi kullanmaya bakin...boylece çogu
    zaman gereksiz a01 gibi efektlerle ugrasmassiniz...ses kisma olayini envelope
    ile ayarlayin...

    echo olayina girelim birazda...mesela elinizde "yo!" diye çigiran bi sample
    var..bunu ekolamak için 2 kanal lazim soyleki:

    kanal 1 kanal 2
    00 c-5 8 40 000

    04 c-5 8 35 000

    08 c-5 8 30 000

    12 c-5 8 25 000

    ........................
    araliklar çogaltilabilir...sesi 00 a kadar indirdikten sonra bu seferde
    yukseltebilirsiniz isterseniz.

    simdilik aklima daha fazla bisey gelmiyor yazicak.. anlamadiginiz yada sormak
    istediginiz bisii varsa hatta audiowarez lazimsa! (basta yazdigim programlar
    mesela) cervus@usa.net e mail atabilirsiniz....yok eger mail zor is diyosaniz
    o zaman icqumuzda var. no:920490....kalin saglicakla bol muzikli gunler....

    keep tha vibez...keep tracking!

    -+- -[05]-[ 3ds max tutorial ]--------------------[ ghostrider / raven ]- -+-

    selam!!!!!...

    size bu sayidan itibaren 3d studio max konusunda yardimci olmaya
    chalishacagim.bu sayida bahsedecegim konu dalgali bir denizin yapilmasi.

    animasyonmuz toplam 150 kareden olushacak.

    -=[1]=- oncelikle deniz olarak kullanacaginiz bir cylinder obje yapin
    (create\standart primitives\cylinder) ve shu degerleri atayin;

    radius=(1500) , height=(4) , cap segments=(30) , sides=(40)

    -=[2]=- shimdi transform type-in kullanarak (tools\transform type-in) objeyi

    x=(-167) , y=(0) , z=(0) konumuna tashiyalim ;

    tabi bu sechenegi aktif hale getirmek ichin objenizi sechip move komutunu
    aktif hale getirmeniz gerektigini unutmayin.

    -=[3]=- shimdi dalgalanma etkisini vermemiz ichin gerekli ishlemi yapalim;
    bunun ichin top gorush penceresinden sol alt koshede bir yere bir ripple
    space warp'i ekleyelim (create\space warp\geometric deformable\ripple) ve
    degerlerini

    amplitude1=(15) , amplitude2=(15) , wave legth=(125) , decay=(0,001) ,
    circles=(20) , segments=(20) , divisions=(15)

    olarak ayarlayaladiktan sonra transform type-in kullanarak (tools\transform
    type-in) ripple'i

    x=(1294) , y=(-1248) , z=(0)

    konumuna tashiyin.

    -=[4]=- artik verdigimiz dalgalanmaya hareket katmak ichin birkach parametre
    ile oynamamiz gerekli.burada yapatigimiz ishlem sadece iki kare arasinda
    ripple space warp'inin phase parametresini degishtirmek boylece hareketi
    saglamish olacagiz.
    animasyonunuzun 150'inci frame'ine gidip animate tushunu aktif hale getirin
    ve phase kismina (1,9) degerini girin (burada phase 0.karede 0 - 150. yani son
    karede 1,9 olmali) ve animate ozelligini kapatin.

    -=[5]=- shimdi ripple space warp'ini cylinder objemize uygulayalim (bind
    yapalim).bind to space warp ozelligini aktif hale getirin ve space warp'i
    cylinder'e bind edin.

    -=[6]=- material'imizi olushturalim , bunun ichin material editor'e girin
    ve malzeme slotlarindan birini aktifleshtirin (ustune tiklayin) , material
    type'i standart yapin , sonra basic parameters parametrelerini

    ambient=(r=0) , g=(0) , b=(0) , diffuse=(r=0) , g=(0) , b=(20)
    shininess=(40) , shin. strength=(35) olarak ayarlayin

    maps bolumune tiklayip bump slotunun amount'unu (25) yapin ve bump map
    slotuna tiklayip map type'i noise'a getirin.noise parametrelerini

    noise type=(turbulence) , size=(23) olarak ayarlayin.

    -=[7]=- shimdi noise cordinate offset animation'u ayarlayalim bu ishlem
    kaplamamizin harektli olmasini saglayacak.
    animate tushunu tekrar aktif hale getirin ve 150. frame'e gidin noise
    cordinate offset animation parametrelerini

    x=(25) , y=(25) , z=(75)

    olarak degishtirin sonra animate ozelligini kapatin.

    -=[8]=- bir onceki konuma geri donun ve (yani maps kismina) reflaction
    slotunun amount'unu (55) yapin , reflection map slotuna tiklayin ve map type'i
    bitmap'e getirin daha sonra bitmap'e tiklayip sky.jpg dosyasini atayin.

    cordinate mapping=(shrink-wrap environment)

    olarak ayarlayin , kaplamanin adini okyanus yapin ve cylinder objesine atayin.

    -=[9]=- background'umuzu ayarlayalim , bunun ichin material editor'de
    slotlardan birini aktif hale getirin , diffuse slotuna tiklayip bitmap'i
    sechin ve bitmap kutucuguna tiklayip sky.jpg dosyasini chagirin.
    cordinates'tan environ sechenegini aktif hale getirin ve mapping'den screen'i
    sechin.cropping-palacement kismindaki apply ve place kutucugunu isharetleyip

    h=(0,35)

    degerini atayin materyalinize sky ismini verin.

    -=[10]=- evironment'i sechin (rendering\evironment) ve evironment map'e
    tiklayip browse from bolumunden mtl editor'u aktif hale getirip az once
    sky ismini verdiginiz material'i sechin , instance or copy sechimine copy
    deyip ok'a basin.

    -=[11]=- sirada kameramizi yerleshtirmek var , bir kamera olusturun (create\
    cameras\target) ve tekrar transform type-in kullanarak (tools\transform
    type-in) camera'yi

    x=(-14) , y=(-800) , z=(120) konumuna

    target'i ise

    x=(-10) , y=(-259) , z=(33) konumuna tashiyin.
    near range=(800) , far range=(2356)

    olarak ayarlayin ve kamerayla olan ishinizi bitirin.

    -=[12]=- sahnemizin ishiklarini ayarlayalim , evironment'i sechin (rendering\
    evironment) ambient sechenegine tiklayip

    r=(0) , g=(0) , b=(0) degerlerini girin.

    shimdi bir omni ishik kaynagi olushturun (create\lights\omni) ve

    color=(r=170) , (g=170) , (b=200) , multiplier=(5,6)

    olarak ayarlayin transform type-in kullanarak (tools\transform type-in)

    x=(-7) , y=(1673) , z=(169) konumuna tashiyin.

    ikinci bir omni ishik kaynagi olushturun (create\lights\omni) ve

    color=(r=200) , (g=170) , (b=170) , multiplier=(1,5)
    cast shadows sechili olarak ayarlayin

    transform type-in kullanarak (tools\transform type-in)

    x=(788) , y=(-1653) , z=(561) konumuna tashiyin.

    son olarak da bir target spot ishik kaynagi olushturun (create\lights\target
    spot) ve

    color=(r=126) , (g=170) , (b=186) , multiplier=(5,8)
    cast shadows ve use raytraced shadows'u sechili konuma getirin

    transform type-in kullanarak (tools\transform type-in)

    x=(-10) , y=(1938) , (z=333) konumuna ,

    spot'un target'inida

    x=(35) , y=(723) , z=(61) konumuna tashiyin.

    -=[13]=- son ishleme sira geldi , nesnelerin ufka dogru solgunlashmasini
    saglamak ichin ortama sis katmak.
    evironment'i sechin (rendering\evironment) ve atmosphere kismindaki add
    kutucuguna basin buradan fog'u sechip ok'a tiklayin fog parameters'dan fog
    background'u sechimini kaldirin color kutusuna tiklayip

    r=(171) , g=(176) , b=(177) degerlerini girip close'a tiklayin.

    hepsi bu artik animasyonunuzu render edip sonucu gorebilirsiniz sonrada
    isterseniz parametrelerle , ishiklarla , vs ile ugrasharak yaptiginiz
    ishlemlerin ne ishe yaradigini daha iyi anlayabilirsiniz.gelecek yazimda buyuk
    ihtimalle dynamics olayindan bahsedecegim.

    gorushmek uzere......

    e-mail:ghostrider999@usa.net

    --=ghostrider=--

    -+- -[06]-[ kim ne yapti? party report ]-----------[ stranger / analog ]- -+-

    summer assembly:

    turkiye'nin ilk scene partisi 17-18 temmuz 1999'da izmirde gercekle$ti.
    yedik, ictik, eglendik, grafik cizdik, kod yazdik. kimler yoktu ki;

    rastan of accuracy (ex-mr.dj): parti yerine ilk gelen $anssiz scener.
    koltuklari beraber ta$imak zorunda kaldik. ayrica sleeping hole olayinin
    yaraticilarindan oldu. kisacasi bayagi yardimi oldu. ayrica 3'lu vodka
    grubunuda orda kurmus olduk. triple vodka crew (rastan,lord,stranger)
    (istanbul)

    god of analog: taa.. mersinden kalkti geldi. garajda makinalari ta$irken
    bayagi yorulduk. online 3d enigne yazdi. 3 sene sonra tekrar izmirdeydi.
    (mersin/tarsus)

    kartaltr of kgg: kondor bunyesinde tanidigim tek cool isim. makinasini
    yaninda getirenlerden. junkie/alg adamin makinasini du$urdu. bu da ayri bi
    olaydi tabi. party intro koddu.
    (izmir)

    cac/ind : aha! iste bi parti cali$kani daha. makinalari tasiyanlardan. saol.
    muzik dinledi, cekim yapti.
    (izmir)

    disq of nocarrier: quake oynadi, intro kodladi. bol bol kola icti. afiyet
    olsun. makinasinin yaninda monitor'u getirmeyince stranger'i ugrast&#141;rdi.
    (istanbul)

    spoax of tds: parti uykucularindan. spec ve extronus gibi gunde 10 saat
    uyuyanlari gecerek bir parti rekoruna imza atti.
    (ankara)

    airbug of aliens: 4k. release ettiler. sabaha kadar darkmage'le kod kastiklari
    icin onlarda uzun sure uyudular.
    (izmir)

    3dguitarist of analog: partiden 1 hafta onceden gelenlerden. god, 3dg.
    ve stranger takildilar genelde. parti video'da nick soyleme olayinin mimari.
    3d enginede cok buyuk katkisi oldu.
    (istanbul)

    metallic of clique: partiye gelen ilk clq member'i. uzun sure c64 demo
    seyretti. bronx 64 elemanlari ve rastanla takildi.
    (izmir)

    poison of raven: demo release etti. p75'de kasildi. emanon ii koddu. sonra
    oda uykuya yenik du$tu.
    (istanbul)

    raster of realtime: bol bol gezdi. arka saflarda bulunmayi tercih etti.
    kameraya genelde uyurken ve el sallarken yakalandi.
    (istanbul)

    blaster of (ex-techno design): geldigi gibi alet edavat konusunda yardim
    etti. kablolari maliyetine verdi. demo izledi.
    (izmir)

    extronus of nocarrier: spec'le uyudu. oyun kodlarken monitore kufur edip
    durdu. kimseye nereye gittigini soylemeden izmire gelen tek scenerdi.
    (istanbul)

    scotch of clique: ansizin geldi. beklemiyorduk. rastan, whip ile uzun uzun
    konustu. script vs splash yaparak anilarini tazeledi. saclar gitmisti tabi.
    (izmir)

    endo of bronx: c64 'te dentro yapti. muzik dinletti. herkesi 64 ba$ina
    topladi.parti mekanini temizlemede yardimi dokundu.
    (istanbul)

    woxman of analog: 3dguitarist'le hardcore 3d muhabetine girdiler.
    oyun yapma fikrini kafamiza soktu. 3d'nin gelecegini yorumladi.
    (izmir)

    spectre of flare: uyuma odasini buldu. bu bulusuna bilimum nocarrier
    ve tds elemanlari katilinca ufak bi uyku krizi ya$andi. extronus ile
    cok samimi $ekilde yatip kameralara poz vermeleri de gozden kacmadi.
    text demo kodladi.
    (istanbul)

    overlord of tds: bol bol izmir'i izledi. hava almak icin disari cikti.
    ilginc actionlar yapti.
    (istanbul)

    tms of analog: parti'nin offical soundtrack'i world of analog'u editledi.
    bununlada yetinmeyip online music kasti.
    (izmir)

    ebola-x of goblins: kameralara elindeki cep telefonu ve ters takilmis
    sapkasiyla yansidi. ordan oraya ko$tu. "abi boyle mi cekiyo?, zoom nerde
    ve kayittamiyiz" laflarinin parti videodaki 2. buyuk mimari. ama butun
    bunlarin yaninda nick'ini yanl&#141;s soyledi. kotu cekilmis yerlerin kameramani
    olarak akillara kazindi.
    (antalya)

    kusmuque of aliens: ebola-x'i bile gecti. parti'nin en kotu kameramaniydi
    "boyle cekiyo mu?" ve benzeri laflariyla turk scene tarihine parti video ile
    gecti.
    (izmir)

    junkie of analog: partide en fazla nete baglanan ki$iydi. kartaltr'nin
    bilgisayarini vere dusurdu. bad sector yapti bol bol. analog elemanlari
    en sonunda junkie ile yuzyuze gorusup hasret giderdiler.
    (istanbul)

    skate of bronx: bi suru sigara icip surekli code yapti. en cok calisan
    isimlerdendi. uyuma odasi'nin aksine yerlerde yatti. c64 monitorunu
    getirmeyince lord'e bozuk monitor'u tamir ettirdi.
    (istanbul)

    whip of analog: sessizce geldi. kimseye gorunmemeye calisti. ama kisa sure
    sonra butun alg member'lari ba$ina toplandi. bayagi muhabbet etti. can
    sikintisini atti.
    (izmir)

    gemini/ind: 17"ini ve piii'unu bize feda etti. woxman'le birlikte geldi.
    o da uzun sure java demo seyretti.
    (izmir)

    tarzeu of carrots: buenzili#8 yerine asm99'a geldi. hemde cok uzaklardan.
    mekka t-shirt'u ve laptop'u ile dikkat cekti. bayagi eglenmis olarak
    ayrildi. code yazdi, gfx cizdi.
    (isvicre)

    ghostrider of raven: ˜lk once arka planda takildi. sonra grafik olayina
    girdi. emanonii logosu vb. seyleri cizdi. poison'a yardim etti.
    (istanbul)

    lord of analog: partiye 2 monitor ve bilgisayarla geldi. o da cok calisti.
    yonga#1'in son kisimlarini partide kodladi. 1084 tamiri yapti. triple vodka
    crew'e katildi. 48 saatin 30'unu uyuyarak gecirdigi soyleniyor.
    (izmir)

    lost of tds: overlord'la izmirin ve demolarin tadini cikardilar.
    klima onunu kimseye kaptirmadilar.
    (istanbul)

    stranger of analog: ko$turdu durdu. kalan 10dk.lik bolumde soluklanirken
    tetris grafikleri cizdi. triple vodka crew'in son elemaniydi. herkesle
    muhabbet etti. ms!'i bekledi.
    (izmir)

    cash of nocarrier: emanon kodladi. cesitli yerlerine (el vb.) faab
    logolari cizdi. gozluklerini bir kez olsun cikarmadi. kendini, scene'e
    lametro kavramini tanitmaya adadi.
    (istanbul)

    darkmage of aliens: partiden once 4k kastigi icin ya uyudu yada uyurgezer
    gibi dola$ti. demo izledi muhabbet etti.
    (istanbul?)

    buradaki 32 ki$inin yani sira geleni gideni ile 40 ki$ilik bir parti oldu
    sonucta. umarim birgun birileri daha kalabalik bi$iler ayarlar ve rahat
    rahat gideriz..

    -+- -[07]-[ geyik part ii ]---------------------------[ poison / raven ]- -+-

    yogun istek uzerine geyiq part ii

    biraz once yillar once yazdigim introlara baktim...pc ile ilk kez
    tanisdigimda bilim teknik dergisinden buldugum bi denklemin 3d grafigini
    cizen baskasina yazdirdigim basic programini gordukten cok zaman gecti..

    o zamanlarda ne bulursam fotokopi checktiriodum..sayfalarca amiga
    dergisinin fotokopisini almishtim..hic biri ishime yaramadi ama halen
    saklarim...neden mi ? her zaman amos'u pc de yazmak istedim.. :)..

    grafik konusunda, anadoluda okullarda ogretilen cember, dikdortgen
    cizme disinda hic bisi yok...bi arkadasim vardi..bitirme odevi olarak
    nukleer santral emulasyonu yapmisti..o zamanlarda gordugum tek grafik
    calisma o idi..ama tr'da hic bir seyin degeri bilinmedigi icin simdi o
    cocuk kamyon soforlugu yapiyor..

    iki kere ikinin kac ettigini dusunerek bulan adama carpim tablosunu
    ezberletmek sadece tr'da galiba..21 yasina geldim ve hic bir zaman carpim
    tablosunu ezberleyemedim..

    birisinden duymustum..grafik konulari ozellikle 3d grafik konulari
    bazi yabanci okullarda ders olarak okutuluyormus...ben matrisleri bilmedigim
    icin bu biraz zoruma gidio :)...

    tr'daki programcilarin grafikle ilgilenmemesinin en buyuk sorumlulari
    memik yanik gibi yazarlar...bu adamlar yillarca cobol gibi programlar
    kullaniktan sonra buyuk para kirma pesinde kosan salak kitap yazarlari..
    ve bunu basardilarda..eger ingilizceden anlamiyorsaniz tek sansiniz bu
    adamlarin kitaplarini okumak..

    bu adamlarin mesleklerine en ufak saygilari yok cunku yillarca
    ugrastiklari bilgisayar sektorundeki kitaplarinda kendi ekledikleri tek bir
    algoritma yok..cok iyi hatirlarim bu adamlardan birinin kitaplarlarindan
    birinin satir satir ingilizcesini baska bir kitapda gormustum..belkide
    bilgisayar sektorunun gelecegini ellerinde tuttuklarinin farkinda degillerdi.
    icinizde heralde bu adamlarin kitaplarini okuyaman birileri yokturdur...

    benim elimden simdiye kadar yuzlerce dokuman gecti..ve bunlarin arasinda
    turkce olanlarindan en fazla 2-3 tanesinde grafik ekran adresinin 0xa000
    oldugu yazan gordum..

    artik 10 saat ishte yaklashik 6-7 saatte evde zamanimi bilgisayar bashinda
    geciriyorum...ishe gitmesem heralde tamamen asosyal olacam..gerci artik iste
    de demo yaziom ama ev gibi olmuyo..gecen babamin bi arkadasinin bilgisayari
    bozulmus..tamir ederken bilgisayari satan adam geldi biraz konustuk..
    adam bana boyle yapma kendinden cok sey kaybedersin dedi ??!..

    neden herseyde gec kaliyoruz.. bi turlu cozemedim..neden herhangi bir
    konuda (sadece bilg. degil yani..) future crew gibi birileri yok bizden..
    bunu millliyetci duygularim soyletmio..bunnar "acaba bizde bi sorun mu var"
    suphesi yuzunden soyluyorum..diger konular hadi neyse de bilgisayar konusunda
    onlarla esittiz..hatta daha ilerideyiz bile diyebilirim..

    konustugum yabancilarin bir bazilari halen 486'larini kullanio..
    cogu pentis..pii kullanan ise nadir..yazilim konusunda da ayni sayilir..
    tanidigim 10-20 arasi tum cevrem en az mirkoshoft kalabaliklarini
    kullanabilio..her neyse..

    biz sanat yapiyoruz...unlu ressamlardan birini (adini unuttum..) resim
    yaparken seyretmistim..adam resimi tam bitirecekken ustune apayri bir resim
    cizmeye basliyordu..bir coder de parallax scroll ile baslar, water efekti
    ile bitirir isini..bir ressam resmini cizer ve saatlerce seyreder..
    bir coderde yaptigini saatlerce seyreder...taaki kusursuz olana kadar..

    21. yuzyila bi yil kaldi..ve halen bizle sex yapan siber esler yapamadik.
    ucan arabalarimiz da yok.. halen bi voltran insa edemedik..uzaylilar bilem
    ortaliklarda yok..neyimiz var yaw ???.

    sex yapan siber esler deyince aklima geldi..bu dunyadaki tek hayalim..
    bunu yapsaydim.. orwille gibi "bu dunyada artik isim yok" diyip intihar
    ederdim...neyse..

    biz adlarimizla degil yarattiklarimizla anilacagiz..

    vee byte dergisinden bahadir cholak..tesekkurler..

    -=courage=-
    poison /raven

    -+- -[08]-[ dunya/turkiye scene'inde son durum ]-----[ kusmuk / aliens ]- -+-

    c64 yillarinda gaza gelmi$ ve i$ini hakkiyla yapan (aslinda toplamda 25-30'u
    gecmemi$) aktif scener'lari cikardiginizda "ne olacak bu scene'in hali"
    muhabbetti harici uretkenlik adina cali$masi yeni release'lerinin
    muhabbetinden ibaret olan turk demo scene'inin raporu tdsn matbuatinin #5'e
    kadar ula$mi$ olmasi $u ko$ullar degerlendirildiginde biraz $a$irtici aslinda.
    gerci ulkemizden pc scene'i adina #4'ten beri en ciddi geli$meler geride
    biraktigimiz donemde yapildi. no carrier ve raven birer ciddi demo release
    ettiler, siki durun arada bir party bile yapildi! (99'dan bu yana ne cok
    cali$mi$iz, bu kadar release bizim scene'i 10 yil kadar idare eder teorik
    olarak.) (ha soracak olursaniz sen kusmuk/aliens olarak ne yaptin diye, bir
    punduna getirip konuyu degi$tirmeye cali$irim, ayri.)
    tum dunyadaki scene'in gidi$ati ise 90'larin sonundan itibaren biraz sakat.
    her gecen gun ya$i kemale ermi$ aktif scener'lar ortamdan retire olurken
    arkadan "amiga mi, ne?" "demo? intro? fifa2002'nin demo'sunu bulmu$ arkada$
    bi ftp'den onu mu soruyosun?" cumleleri kurmaktan cekinmeyen yetenekli,
    potansiyel ancak bilgisiz bir nesil yeti$mekte. 2001 ba$indan itibaren
    orange juice gibi sitelerin atagi, tekrar hortlayan scene ruhu derken
    goze carpan ilk $ey, 80'lerin 90'larin ve 2000'lerin home-computing'ini
    keskin cizgilerle ayiran geli$melerin demo'larda ve teknolojilerinde de
    koklu degi$iklikler yapiyor olmasi. sinirli ram'ler, $200 bayildiginiz halde
    8 bit uzeri texture'lari render etmeden once iki kere du$unmek zorunda
    kalacaginiz ekran kartlari olmadigindan 90'larin ortalarindan itibaren
    sistemi en kucuk zerresine kadar zorlayarak kodulmu$ demolar yerine estetigin
    on planda oldugu gorsel $ovlar izlemeye ba$ladik. kablo ve dsl hatlarin
    yayginla$masiyla alip ba$ini yuruyen boyut ozgurlugu "ulan 2 meg executable
    compile ettik allah allah" diye uzulen coder'larin ortadan kaybolmasina
    neden olmakla kalmadi, felsefe ve kalite adina kendinden cok $ey beklenen
    linux scene'i yerine lame oldugu her firsatta hemen her scener tarafindan
    dile getirilen directx'i de temel platform haline getirdi. 3ds'de objesini
    cizen, foto$op'ta 2000x300'e logosunu manipule eden coder'a gonderir al bunu
    scroll et der oldu. artik her$ey daha kolay, bunun kar$iliginda daha
    kalitesiz. eskiden kimsede olmadigi halde gravis $eker ve hardware
    acisindan kalite bir kart oldugu icin tercih edilirdi, yeni demolarin
    .nfo'larinda ise geforce ekran karti ve 128meg ram'imiz olmasi gerektigini,
    256 olursa daha $ahane olacagini okur olduk. tamam istedigin donanim burda,
    aciyoruz: fraktal, cube rotation, biraz 3d enviroment.. ee ne var ulan bunda
    geforce isteyecek? cpu based efekt taraftari degiliz elbet ancak biraz
    istediginiz ekran kartinin gucunu korlemesine zorlamak yerine "daha nasil
    fps elde edersem diger efektlere $ans tanimi$ olurum?" diye kasin be karde$im.
    amiga inc. cok trajikomik i$lere imza atmakta, macintosh'un asla ciddi
    bir scene'i olmadi fakat arkadan biraz iddiali gelmekte olan bir akim goze
    carpiyor : playstation. sabit ve guclu donanim, yeterli yayginlik. zaten
    bu aleti hep amiga'ya benzetmi$imdir, psygnosis'inden default "disket
    yerle$tirin de boot edeyim" mantigina kadar. umarim gittikce yozla$makta olan
    pc scene'ine ciddi bir alternatif olu$turur.
    disk magazinleri nispeten guzel cali$iyorlar, hala actigimizda eywallah
    cektigimiz guzellikte urunler okumaktayiz duzenli olarak. bilhassa hugi
    almi$ ba$ini gidiyor, elemanlar i$i siki tutuyorlar. release'lerine icerik
    ve dizayn olarak surulebilecek pek az bok mevcut.
    hatlarin yeterince hizlanmasiyla beraber web uzerinde yayinlanan yayinlarin
    konsepti de hafiften diskmag tadina kaymaya ba$ladi gibi. dizayn olarak pek
    takdir ettigim orange juice di$inda tanidik e$dosttan bircok yakinda release olacak
    webmag haberi gelmekte. java %100 oturdugunda (hala yavaaa$$$..) bu
    alanda oldukca soz sahibi olacak saniyorum. macromedia flash ise cross platform
    olu$u (win, unix, beos vs.) ve harbiden optimize size'larla cali$masi ile guclu bir
    alternatif. bu tip yayinlara, ozellikle turkiye'deki yetenekli insanlari
    scene'e kazandirmak acisindan cidden ihtiyac bulunmakta.
    sozun ozu, ko$ullar degi$se de kuzeyin zibidi fin'lisi katilimi 1000'lerle
    ifade edilen party'leri duzenlemeye devam ediyor, turkiye'de hergun
    bostanci'dan maslak'a okul yolunda gitmekten bel vermi$,
    bir hafta 5 ki$i eve kapanip demonun allahini kodacak kadar ekonomik
    ve hayatsal denklige ula$amami$ bir guruh bulundugundan hala boyle geliyor
    boyle gidiyor gibi.

    -+- -[09]-[ bir gece hikayesi ]------------------------[ skate / bronx ]- -+-

    o kadar da soguk sayilmazdi aslinda. ancak gecenin sessizligi esen ruzgarla
    birlesince ister istemez urperiyordu içim. bacaklarim tutmaz haldeydi, ama
    hala tek istegim yurumekti, dinlenmeyi dusunmedim bile. derken saatime baktim.
    yorgunluktan olsa gerek ben saat takmayali seneler oluyordu.

    dar sokaktan daha genis, ancak hala ana cadde denemeyecek bir yola çiktim.
    ben dayaniyordum ama bacaklarima soz dinletemiyordum. yolun kenarina
    yigiliverdim. yillardir sokaklarda surunen bir berdustan tek farkim
    kiyafetlerimdi ki onlar da bir yere kadar. bir kiz bana seslendi tam o sirada,
    sesi bir anda buyuledi beni.

    - iyi misin?

    cevap vermeden once yuzunemi baksaydim acaba? ama cesaretim yoktu o an için.
    "hayir..." dedim kisik ve titrek bir sesle. konusma sirasi ona gelmisti ama
    sanirim oncelikle yuzune bakmami bekliyordu. yavasça kaldirdim kafami.
    korktugum basima gelmisti. o bir tanriçaydi. her nasil olduysa bir anda
    çozuluverdi dilim. zaten hiç utangaç, çekingen bir tip degilimdir normalde
    ama o an içinde bulundugum durum da pek normal sayilmazdi.

    - oldukça kotuyum.

    ne oldugunu sormasini bekliyordum. sormasi için yalvariyordum ama bana
    tebessum etti ve arkasini donup gitti.

    yarim saat geçmis olacak, ben hala hayal mi gordum yoksa tanriyla beynimin
    arasinda geçen ufak bir oyun muydu bu gordugum, kara kara dusunuyordum. gerçek
    olmasina ihtimal vermiyordum. kalktim kizin yurudugu tarafa yurudum, saptigi
    sokaga saptim. orda kaldirimdaki bir bankta oturuyordu. "seni bekliyordum."
    dedi. ses tonlamasi yarim saat oncekiyle ayniydi. ilk soku atlattiktan sonra
    yanina oturdum ve samimi bir arkadasimla konusuyormus gibi anlatmaya basladim
    basima gelenleri. biraz dinledikten sonra sozumu kesti.

    - seni pur dikkat dinliyorum. ama herseyin bir bedeli var. sen de beni
    dinleyeceksin ve dedigimi yapacaksin.

    bu kararlilik beni o kadar etkilemistiki dusunmeden kabul ettim sozlerini.
    kaldigim yerden devam ettim. konusmam bittiginde son 3 saattir gecenin
    sessizligini bozan tek seyin kendi sesim oldugunu farkettim. kiz ise sadece
    birkaç cumle konusmustu onu ilk gorusumden beri. dudaklarimdan kuru ancak
    sicak bir opucuk verdi bana. daha sonra "gecenin buyusu gitmeden bitirelim
    artik su isi" dedi. gozlerimiz kilitlenmisti birbirine. 'o is' acaba tahmin
    ettigim sey miydi?

    sabah olmus hava aydinlanmisti. televizyonda sabah haberlerinde iki gencin
    olumunun intihar olup olmadiginin arastirildigindan bahsediliyordu. 'o is'
    konusunda yanilmamistim...

    -+- -[0a]-[ net scene'i olduruyor ]----------------[ stranger / analog ]- -+-

    son tdsn'deki "eskiden boyle miydi??" muhabbetlerinden sonra art&#141;k bu
    muhabbetlere girmemeye karar verdim. yani scener olma oykulerine scener
    belgeseli ile nokta koymus durumday&#141;m.
    fakat bu net alemine girdikten sonra cok onemli bi olay nazari dikkatimi
    celbetti. (fazla sari zeybek izliyom galiba) netteki butun scenerlar
    kanala gelip saatlerce muhabbet ediyoruz. tamam, birbirimizi sevmemiz gusel
    bisi, muhabbet etmekte bi yere kadar gusel ama...
    eskiden (aarrg!) insanlar bu vakitlerinde code yazar grafik cizer ve muzik
    yaparlardi. hic dusundunuz mu? net olmasaydi ne kadar uretken olurdunuz?
    burada harcadiginiz zamani scene olaylari icin harcardiniz. ortaya yeni
    productionlarin cikmamasinin en buyuk sebebide bu olsa gerek.
    dikkatle yabanci kanallara bakin #thescene'e falan... oraya noon'dan
    lemon'dan melon'dan vs. gelen tipler kanalda ne kadar kaliyor. ben bir kac kez
    future crew'den bi elemanla konustum sonna adam bi daha cok uzun sure sonra
    geldi. insanlar bunu farkedip onlemini almis olmali. peki biz niye halen bu
    olayin farkinda degiliz? daha dogrusu farkina varmak istemiyoruz.
    ilginch yani. neden tdsn'lerde bu konu ile alakali +kel'ler yok?
    sadece tembeliz diyoruz ama neden tembel oldugumuzu dusunmek icin bile
    caba harcamiyoruz. netteyken zicmayi, master yapmayi, kari kiz pesinde kosmayi
    birakan bi scene daha basarili seyler ortaya cikaracakt&#141;r diyorum ben...

    stranger/alg

    [end of tdsn #5]

tdsn hakkında bilgi verin