şükela:  tümü | bugün
  • renkli sinema filmleri'nde renk tedarikcisi firma. (ne demekse?)
    "color by technicolor" diye film sonlarinda gecer.
    (bkz: deluxe)
  • deyim olarak abartılı renklendirilmiş şeklinde kullanılır
  • neredeyse her turlu televizyon ve film produksiyonlarinin filmlerini process eden ve post productionlari ile ugrasan firma.

    renkli veya siyah beyaz negatiflerin dijital ortama aktarilmasi, color correction, pozitif filme gecirilmesi veya videoya yazdirilmasi gibi bircok alanda en iyi servislerinden birini saglarlar.
  • renkli filmler için, farklı temel renklere duyarlı filmlerin aynı anda expose edilmesi ve superimpose işlemlerine verilen ad...
  • 1920'li yıllarda sinemaya renklendirme islemlerini sokan firmadir,

    sinemada renklendirme üç ana renk kullanilarak iki negatifli bir sistemle renklendirmeye baslamistir.

    bu yöntemin en basari oldugu film 1933 yapımı the three little pigs filmidir.

    ancak yine de filmlerin renkli olmasi hemen gerceklesmemistir.
    bunun nedeni, filmlerde kullanılabilecek renkleri firmanin danismanlari belirlemekte ve düzenlemekteydi ve firmanin tekelci yapisindan dolayi kullanilan kameraları yapımcılara satmayıp kiraya vermesiydi.

    bu tekelci yapının yapımcıları yeni arayışlara itmesinin sonucunda eastman color firmasi yeni bir teknik bularak çığır acmıstır.
  • samsung corby reklamlarında çalan sevimli mi sevimli paloma faith şarkısı. söyleyelim diye:

    once upon a time my friends it feels like yesterday
    i was living lonesome in a world of disarray
    everything was black and white,there wasn't even gray
    and every morning waking up on groundhog day

    it was all in monochrome,without the light,
    just like a silver screen you walked into my life

    you taught the stars to light up what was dark
    i found the light saturated in your charm
    we kiss the sky and dance across rainbows
    now it's all in technicolor with you

    i lived in the blackest house with seven pure white cats
    the bleak eyed look of every day hidden deep inside my hat
    the notes on the piano now remind me of my past
    and now you're here right by my side,i hope that we will last

    it was all in monochrome,without the light,
    just like a silver screen you walked into my life

    you taught the stars to light up what was dark
    i found the light saturated in your charm
    we kiss the sky and dance across rainbows
    now it's all in technicolor with you

    yellow,orange,pink,green and blue
    let's paint the town,darling us two
    you bring your pallet and i will sing the sub bar
    we're just two birds of a feather

    you taught the stars to light up what was dark
    i found the light saturated in your charm
    we kiss the sky and dance across rainbows
    now it's all in technicolor with you

    you taught the stars to light up what was dark
    i found the light saturated in your charm
    we kiss the sky and dance across rainbows
    now it's all in technicolor with you

    now it's all in technicolor with you
  • renkli sinemanın ilk dönemlerinde filmleri renklendiren teknik ve bunu uygulayan şirketin adı. ilk başlarda two-color technicolor uygulanırken 30'lardan sonra three-color technicolor'a geçilmiş. two-color sistemde insanların ten renkleri gerçekçi şekilde elde edilirken saf mavi, kırmızı, yeşil gibi renkler elde edilemiyormuş.

    three-color sistemde ise film şeritleri üç farklı filtreden geçirilerek orijinal renkler elde ediliyor. bu filtreler kameralarda olduğu için renkli film çekmek isteyenler bu kameraları kullanmak zorundalar. fakat şirket bu kameraları satışa sunmak yerine nasıl kullanılacağı bilgisiyle birlikte kiralıyor. yani stüdyolar bu şirkete uzun bir süre bağımlı kalmış.

    şirket kamera dışında filmde renk kullanımı ile ilgili " color advisory service " diye bir uygulamayla film yapımına dahil oluyor. buna göre senaryoyu okuyup hangi sahnelerde ne renk kullanılacağı, oyuncuların ne renk kostümler giyeceği gibi birçok konuda filmde etkili.

    natalie kalmus diye bir kadın varmış bu serviste çalışan. ona göre renk, izleyicinin dikkatini tamamen kendine çekmek yerine hikaye anlatımına katkıda bulunmak amacıyla kullanılmalı, kıyafetlerde kullanılan renkler maksimum seviyede kontrast yaratarak önemli oyuncu ve aksiyonlara vurgu yapmalıymış.

    50'lerde eastman kodak 35 mm'lik renkli filmleri geliştirerek technicolor'a alternatif sunmuştur.
  • bunun en son uygulandığı film the godfather part ii imiş.