şükela:  tümü | bugün
  • http://game-oldies.com/…nba-basketball-sega-genesis
    http://game-oldies.com/…sketball-nintendo-super-nes

    bu yukaridaki linklerden sega ve nintendo versiyonlarini ucretsiz olarak oynayabilirsiniz.

    acikcasi gercekten zamaninin otesinde bir basketbol oyunuydu, biz o tarihlerde amiga'da railroad tycoon oynadigimizdan trenlere mehabbet ile bakip muhasebeci olmaya heves ettigimizden pek dikkat edemesek de iki arkadas veya daha onemlisi iki kuzen bir araya geldiginde muhtac olunan oyunlardan biriydi. hele ki nasil oldugunu anlamadigim bir sekilde 90'larin basinda bir anda basketbol askiyla yanip tutusan genclik yetistiginden boyle kurallara sadik ve adeta simulasyon havasini yakalamis oyunlar cok revactaydi. sonra ayni elemanlar gece gunduz basketbol sortuyla dolasmaya baslamislardi hey gidi gunler.
  • çocukluğumun en güzel oyunu.
    bıkmadan, sıkılmadan, adaptör yanana kadar oynadığım; dönemin en üstün atari oyunlarından biri.
    basketbol oyunları için geleceğe ışık tutar cinste grafik, database, taktik ayarları ve oynanabilirliğe sahip; benim için manevi değeri de olan,tarihi eser niteliğindeki oyundur.
    oyunda isabetli şut atabilmek için tuşa belirli bir süre elinizi basılı tutmanız gerekmektedir.bunu da atari kollarımı bozmasıyla beni yıllarca deli eden kuzenimle karşılıklı oynarken;kuzenimin bilinçsizce keşfettiğini farketmiştim.
    adeta bir hayvan gibi tuşlara saldıran kuzenimin her attığı şutun girmeye başlaması; ben de kuşku uyandırmıştı.
    ona ''nasıl giriyor oğlum senin üçlükler'' diye sorduğumda;bana boş gözlerle bakarak ''ne diyon lan zaten canım süper contra oynamak istiyor '' cevabını almıştım. ''acaba ne yapıyor da her attığı atış giriyor bu öküzün? '' diye içime kurt düşmüştü. ''tmm birazdan süper contra oynarız,bi şu maç bitsin'' deyip, sinsi sinsi onu gözlemlediğimde; tuşlara basılı tutarak başarılı atışlar attığını farketmiştim.
    ne yazık ki kuzenim bütün oyunlarda tuşlara öyle bastığı için bu keşfinden ona hiç bahsetmedim. bu; atari kollarıma vermiş olduğu hasarlardan dolayı ona verdiğim bir çeşit cezaydı kendimce.
  • playstation ya da bilgisayarda ki gibi oyunu save leme özelliği olmadığı için atarinin adaptörünü 4 gün hiç çıkarmadan 82 maçlık sezon ve play off maçlarının tamamını oynadığım, 4.günün sonunda yanmaya başlayan sevgili adaptör ile elektrik kablosunu yaktığım oyun.
  • yamulmuyorsam sadece son oyun için save özelliği vardı.

    efsane oyundur.

    bir de short lig seçeneği vardı. 82 maç kasmaya gerek kalmadan bitiyordu.

    chicago bulls'un altın çağı.

    micheal jordan, scottie pippen, larry bird, magic johnson falan hepsi vardı allahıma..

    kesinlikle koleksiyonluk bir oyundur.
  • nba'i sevme nedenlerimden biridir bu oyun. bir basketbol oyunu daha vardı şimdi adını hatırlayamadım onda da çizgiyi geçtikten sonra kendi sahanıza dönemiyordunuz ve turnike esnasında ikili mücadele oluyordu soldan sağa giden bir ibrede tam ortayı tutturursanız başarılı oluyordunuz. ama tecmo basket çok daha iyiydi. efsane bir menü müziği vardı dinle dinle bıkmazdım. david stern öncesi nba sezonu 92 rüya takımının efsane oyuncularının prime zamanları, mutombo, robinson, olajuwon gibi efsane pivotların en iyi olduğu dönemler, larry bird, michael jordan çekişmesinin jordan & magic, barkley, drexler, malone gibi rekabetlere yerini bırakmaya başladığı muhteşem yıllar. oyun ise çağın ötesinde diyebiliriz. sezon istatistiklerinden oyuncu güçlerine, savunma zorluğundan, şut zorluğuna bir çok şey muhteşemdi.

    düzenleme: ve oyunun mircea lucescu'ya benzeyen hakemini unutmamak lazım
  • her anlamda zamanının çok ötesinde olan ve 8-bitlik nintendo versiyonunda "super" kelimesi bulunmazken 16-bitlik "super nintendo" versiyonunda isminde "super" kelimesini bulunduran oyundu. oyunun müzikleri o kadar şahaneydi ki bugün bile nba live veya nba 2k serisini oynarken müziğin sesini kısıyorum ve kafamda bu oyunun müziği oynuyor.

    unutanlar için oyunun müziği: https://www.youtube.com/watch?v=9bhmfm6yfdq
  • benim anlayamadığım oyundur. arkadaş siz 1991 senesinde bu oyunu nasıl yaptınız lan? ruh hastalığı ve dahilik arasında gitmiş gelmişler. 8-bit'e hakem, oyuncu animasyonları, tribün efektleri, sesler hele o deliksiz basket attığınızda çıkan ses, hücum faul yapabilme hepsini geçtim main them'i nasıl sıkıştırabildiniz lan onu da geçtim oyuncu özelliklerini nasıl yapabildiniz? misal dandik özellikli bir pivotla çok müsait bir pozisyonda dahi olsanız, iyi yükselmiş bile olsanız o üçlük zor girerdi ama jordan ile starks ile larry bird ile ne bileyim draxler ile çat diye sokabilirdiniz.

    oyuncuların hızı da defansif özellikleri de farklıydı. şut atma da ezbere değildi belli bir mekaniği vardı. bence atari olarak tabir ettiğimiz kara kutuların(her ne kadar bir nintendo oyunu olsa da nintendo türkiyeye şu an bile yeni girdiğinden o yıllarda ülkede nes yoktu ve çakal çinlilerin nintendo'nun olmadığı ülkeler için üretip parayı kırdığı micro genius) en iyi oyunuydu hatta bu oyun öyle single bir kasette değil genelde çoklu oyun kasetlerinde olurdu. misal tsubasa genelde tek bir kasedin içindeyken bu 9999999 in 1'lerde çokça bulunurdu. sikko olimpiyat oyunu, daha sikko soccer oyunu, mario vs yanında en çok bu oynanırdı sokakta futbol evde bu oyun vesilesiyle basketbol oynardık.

    yokluk yıllarıydı, basketbol oynamak istesen pota yok topu yok amına koyim gerçi futbol oynamak istiyorsun kale diye iki tane dandirik taş top diye kozalak ya da kutu içecek kolasını ezip oynandığı bir dönemde ne potası? evdesin 6-7 çorabı iç içe geçirip top yapıyorsun ya da 15-20 sayfayı birleştirip finalde bantlayıp top yapıyorsun bir de gerçekten basketbol oynamayı umuyorsun işte. saflık, çocukluk. ama bu oyun bize o geceleri izlediğimiz utah jazz-chicago bulls çekişmesini izleyip aniden biriken "basketbol oynama gazını" almamıza uzun yıllar hizmet etmişti.

    tecmo çok kıyak firmaydı, eksikliğini arıyorum esasen ayrıca bu oyunu günümüzde bile oynasanız çok sırıtmaz. belki grafikler batar ama oynanış olarak dönem kadroları vs gerçekten muazzam bir nostaljik eserdir. bir bunu bir de daha bir arcade olan nba hangtime'ı çok severim. onu da midway yapmıştı mortal kombat grafik modellemesini kullanarak.
  • abimle evde playstation 1 varken atariyi açıp bu oyunu oynadığımızı hatırlıyorum.

    öyle güzel bir oyun.
  • zamanının çook çook ötesindeki oyun.

    herhalde charlotte hornets alıp oynayan tek ben varmışım burada yazılanlara bakılırsa. at curry'e taktiğimi kullanarak dell curry'e pası verir, doğru düzgün atış kaçırmadan turnike bıraka bıraka maçları bitirirdim. amacım daha çok hiç atış kaçırmadan oynamaktı, artık o yaşlarda nasıl bir psikopatsam.*

    bugün bir muhabbette aklıma geldi bir bakmış oldum. curry öyle çok da aman aman bir oyuncu değilmiş ama stephen curry bunun oğluymuş ya.*