şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle çaylaklık dönemimin bitmesinin akabinde kafama takılan bir çok soruyu sorabilme imkanı yakaladığımdan dolayı sevinçliyim. bana göre daha doğrusu bir çok kişiye göre ekşi sözlük bünyesinde hemen her kesimden insanı barındırmaktadır.
    lafı fazla uzatmadan başlıktan da anlayacağınız gibi içinde bulunduğum sıkıntılı durumdan sıyrılmak adına sizlerden yardım talep ediyorum. öncelikle akademik geçmişimden başlarsam eğer; türkiye'nin önemli üniversitelerinden birinden uluslararası ilişkiler bölümü mezunuyum. lisans dönemim boyunca devletin dış politikasına yön veren önemli kurumlarında staj yaptım. akabinde yurt dışında iki ülkede staj deneyimi yaşadım. mezun olduktan bir sene sonra ise lojistik alanında yüksek lisansa başladım. fakat akademik kariyer yapmak istememe rağmen bir çok üniversitenin yaptığı alımlarda adaletsizlik olduğunu yani liyakatın olmadığını farkettim ki buna yıllardır işin içinde kadro bekleyen akademisyenlik hayali kuran insanlarda gayet iyi biliyorlardır. sözün özü özel sektörde çalışmam gerektiği mecburiyetini anladım.
    oldukça profesyonel bir cv oluşturdum fakat iş arama sürecinde bu konuda tecrübeli yazarlar bana ne gibi tavsiyelerde bulunabilirler ? elden cv dağıtmak artık demode olmuş ama bunun bir faydası olur mu ? şirketlerin info adreslerine mail atıyorum sizce bu yeterli midir ? şirketlerin insan kaynakları sayfasından ve kariyerden de başvurular yapıyorum fakat doğru düzgün bir netice alamıyorum.
    mesaj kutumu yeşillendirerek ya da alta yorumlar yazarak tavsiyelerde bulunarsanız sevinirim.
    edit:imla
    edit:ülkemizde benim gibi bir çok adayın yaşadığı bir sorun.tecrübesi olanlar lütfen yardımcı olsun.
  • bir staja girdiyseniz mümkün mertebe kovulmamaya çalışın, aksi takdirde kendinizi mutlu sonla biten masörlük ilanı için verilen 8 bin + yemek + ssk'yı "oha çok iyiymiş lan aslında" şeklinde değerlendirirken bulabilirsiniz. *
  • ne istiyorsunuz karar verin. istediğiniz hedefe giden tek pozisyon açık olmayabilir ama aynı iş ailesi ya da benzer iş grupları içinde geçişler hem size hem de çalıştığınız yerlere katkı sağlar. işin bu kısmını mülakatta doğmamış çocuğa don biçmemek için paylaşmayın tabii ama gideceğiniz hedefe farklı yollardan ve o sırada müsait olan başka bir işle ulaşabileceğinizi, boş durmaktansa kendinizi geliştirmek zorunda olduğunuzu unutmayın. uzun vadeli bir hedefiniz olsun, buna ulaşmak için de kısa vadeli hedefleriniz olsun. bu kısa hedefleri ık'cı ile yeri geldiğinde paylaşırsanız, vizyon sahibi biriyse sizi yönlendirmesi ve hatta fikir vermesi bile mümkün. unutmayın bu arada değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. hedefler de değişebilir ki hatta şartlara göre hedeflere ulaşmak için kullanacağınız yolları revize edebilirsiniz. yani şunu söylemeye çalışıyorum bir ofisin ya da işyerinin farklı kademelerinde çalışmanız faydalı olabilir.

    özgeçmiş gibi önemli bir dokümanda bile yer almasına göz yumacağınız tek bir imla hatası yapacağınız işlerdeki özensizliğinizin, önemsemezliğinizin göstergesi ve habercisidir. genç nesilde bu yüzden çok insanı mülakata dahi çağırmadan elemek zorunda kaldım. bir başka gözlemim tembel bir nesil var. her şey google'dan sorulmaya o kadar alışılmış ki, yapılan başvurular öznel değil; yani ağamız google'a cover letter mı yazdı ne yazdıysa orda çıkan 3-5 ingilizce paragrafı kullanmış ama pozisyonun adına bile uyarlayamamış. buna bakıyorum. bana hitap etmeye yarım saatini ayırmış mı, işe o kadar saygı ve isteği var mı bakıyorum.

    ayrıca anne baba o kadar tamamlayıcı olmuş ki yeni kuşakların hayatlarında mülakatta gereksiz yere anne babadan bahseden çok ama çok aday var. bunu yapmayın. iş hayatında yaratacağınız, sunacağınız katma değeri sunun bu süreçlerde. kimse size katlanmak, veya o işyerinin tatlı minniş çocuğu olarak size rağmen iş yapmaya çalışmak zorunda değil. iş yapacak azim ve kararlılıkta olduğunuzu, o işe önem verdiğinizi hissettirin.

    bunun yanında o işe neden başvurduğunuzu açıklayan, samimi, standartlaştırılmamış olan ve işe ilişkin muhtemel katkı ve düşüncelerinizden samimiyetle bahseden, örneğin daha tecrübesiz bir aday olsanız bile çocukken yaptığınız bir işin hedeflerinizde yol açtığı değişiklik, karakterinizde yarattığı değişiklik, neden bu alanı istiyorsunuz (işten sürekli position diye bahsedip, çakallıkla aralara bir iki kelime serpiştirilmemiş, spesifik kaleme alınacak yazılar), neler öğrenmeyi ve bu bilgileri nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz, kişilik özelliklerinizi nasıl kazandığınızı ve nasıl kullanacağınızı açıklayın. işe alım uzmanı işe başvurunuzda o işi hedef almış ciddi bir aday olduğunuzu hissetsin. tesadüfi olarak o da olur bu da olur gibi yaklaşmak yerine birden fazla pozisyon mülakatta size sorulursa hangi pozisyonlar olabileceğini sorun ve ilginizi çekiyorsa neden çektiğini söyleyin ve hatta işe alımcıyı da düşman gibi görmeyin ben bu sebeple uyumlu olabileceğini düşünüyorum siz ne dersiniz vs. gibi görüşünü almaya çalışın.

    yine genç kuşağa bir uyarı; samimiyetle laubalilik arasında ince çizgiye dikkat edin. kılık kıyafet, dakiklik, kişisel hijyen, saç sakal, işin kuralları ve giyim standartlarına göre giyinmeye dikkat edin. özenli olduğunuzu hissettirin. fazla özenli olmak zarar vermez ama az özenli olmak verir.

    yalakalık da yapmayın, gereksiz bir kibir içinde de olmayın. şunu unutmayın işe alımcı da size inanmış ve zamanını ayırıyor. asla görüşmek için görüştü diye düşünmeyin zira işe alımcının hedefi sık görüşme yapmak değil az zamanda çok pozisyon kapatabilmektir.

    şeklinde özetleyebileceğim tavsiyelerdir.
  • ne istediğini bilmeyip, bilmediği şeyi bulmaya çalışırken hayli iş değişikliği yapmam sebebiyle bu konuda tecrübeli biri olarak tuşlara dokunayım.

    en önemli şey hedef koymaktır. hedef nasıl koyarsınız? ne istediğinizi belirlersiniz. sonra da istediniz şeyi gerçekleştirmek için, her gün istediğinizle şeyle ilgili bir şeyler yaparsınız.

    burada asıl zor olan. ne istediğini bilmek. ne istediğini biliyorsan iyi ve bir şeyi gerçekten istersen, yaparsın.

    bir işi parası yüzünden istemeyin. sırf parası için bir işi yapmak, sizi mutlu etmez. oysa insanlar sevdiği işi yaparken faydalı ve evrene katkısı olduğunu hisseder. bu doğru ve gerçek.

    sırf parası için bir işi yapmak sizi başarıya götürmez. ancak sevdiğiniz işi, severek yapacağınız için başarılı olursunuz.

    gerçekten istediğiniz bir şey varsa, hedefiniz vardır demektir. sonraki adım ise nasıl yapacağını bilmektir. bilmiyorsanız sorun değil. araştırmaya devam edin. ta ki sonuca ulaşana dek. nasıl yapacağınızı da öğrendiğinizde geriye sadece yapmak kalır.

    peki gerçekten ne istediğinizi hala bilmiyorsanız?

    well.

    gerçek manada ne istediğinizi bilmemek gerçek bir sorundur. burada daha derinlere inmemiz gerekir. muhakeme yapmalı ve kişi kendisini karşısına oturtup kendisiyle konuşmalı.

    ilk önceliğin hayallerin olsun. hayallerini tekrar tekrar hayal et. yapmak istediklerini belirle. durma not et. ardından yapmak istediklerin için yapman gerekenleri belirle. geriye sadece yapmak kalır.

    yap.
  • iş bulamazsanız maddi durumunuz da kötü değilse oturun kpss’ye çalışın.

    kpss’ye kadar çalışmak zorundaysanız benim gibi iş aramaya devam, yılmak yok.
  • tecrübesiz adaylar 2'ye ayrılır:

    1-adam olmak isteyenler.
    2-adam olmak istemeyenler.

    #2 için önerim yok.

    #1 gençler,
    -tecrübesiz olmak ayıp değil ancak iş görüşmelerinde bi boktan anlıyormuş gibi genellemeler yapmayın, ahkamlar kesmeyin, ayakları yere basmayan hayallerinizden filan bahsetmeyin. sizin hayalleriniz sizindir, hiçkimseyi ilgilendirmez.

    -makul olun ve uzun vadede hedeflerinizi daracık bir alana sıkıştırmayın.

    -ben ofiste oturamam, ben kağıt-kürek işi yapamam, ben emir altında çalışamam, ben rapor vermekten hoşlanmam örneklerinde olduğu gibi ben ben ben ben deyip durmayın. hepsini hatta kralını yaparsınız. iş dünyasında işler yatarak yapılanlar, oturarak yapılanlar, kağıt-kürek işi ihtiva edenler/etmeyenler şeklinde ayrılmıyor. başla işte bi ucundan...

    -işveren sizi tecrübesiz halinizle işe alıyorsa büyük ihtimal işi öğretmeyi de göze alıyordur. "biliyorum" diye yalan konuşmayın, bi bok bildiğiniz yok, bunu işveren de biliyor, siz de biliyorsunuz, onun yerine "öğreneceğim", "öğrenmek istiyorum" gibi kelimeler kullanın ve işi alırsanız sözünüzü tutun.

    -bazı mesleklerde bazı iş dalları vardır ki aslında o kadar zor konular olmamasına rağmen bilenler azdır ve el üstünde tutulur, o işi yapanlara yüksek paralar ödenir, o alanda çalışanların her türlü egosuna katlanılır. armut gibi daha ilk günden öyle yağlı işlere sulanmayın, herkes neyin ne olduğunu biliyor. yapamayacağınızdan değil, o işler ancak sevilen kişilere öğretilir ve bu bir ihsandır, bonustur. sakin olun, tez canlı olmayın.

    -işveren şöyle düşünür: "niye seni işe alayım? benim bu işte karım ne? aynı paraya veya biraz daha fazla ödeyerek tecrübelisini almak varken niye seni işe alayım? seni işe almak zorunda mıyım?" işverene buna göre cevaplar verin.

    -"benim bir takım hayallerim var ve onları gerçekleştirmek için işyerinizde çalışmak istiyorum" mealinde boş laflar etmeyin. çünkü bu sizin kendi dünyanızdaki bir konu ve hiçkimse için bir anlam ifade etmez. çünkü herkes aynı fırsatın peşinde, farklı birşeyler söyleyin. işveren "banane senin hayal dünyandan, bana ne faydan olacak, seni niye işe alayım ondan bahset, beni ikna et?" şeklinde düşünecektir.

    -görüşmenin merkezine kendinizi koymayın, işi koyun. çünkü amaç size iyilik etmek değil, işyerinin karlılığını arttırmak.

    -yukarıdaki dediklerimden omurgasız olun, herşeye he deyin anlamı da çıkarmayın. mantıklı olun ve eğer işveren tarafı saçmalamaya başladıysa kırmızı çizgileriniz de olsun ve dur demeyi bilin. çünkü işveren elinden gelirse, yaptırabileceğini hissederse mühendise paspas çektirmeyi de ister, çay boşlarını yıkamanızı da ister.
  • dayı bulun.
  • 1 - öncelikle profesyonel iş hayatından olabildiğince çok tanıdık bulun. büyük kuzeniniz, dayınız, abinizin eşi vs.

    2 - tanıdıklara cv'nizi gönderip sizi bir yere yerleştirmesini beklemeyin, eğer ilgili kişi patron değilse sıfırdan sizin için bir pozisyon yaratamaz, bunu sakın unutmayın. bana şu ana kadar gelen iş ayarlar mısın cv'leriyle ufak bir holding kurmuştum ama işler öyle yürümüyor maalesef.

    3 - peki bu tanıdıklardan nasıl faydalanacağız? şöyle ki, ilanlardan pozisyon arayacağız, gerçek pozisyonlar bulunduğunuzda bu pozisyonlarla ilgili olduğunu düşündüğünüz tanıdıklarınıza ben şu pozisyona başvuruyorum sizin tanıdığınız, yapabileceğiniz bir şey var mı diye soruyorsunuz, illa ki vardır ve o aşamada artık sizin cv'niz ve başvurunuz ağırlığı olan birinin ricasıyla incelenecektir ve muhtemelen kabul edilecektir.

    hayırlı olsun, başarılar.
  • tek tavsiyem , iş hayatına atıldığınızda ilk 1-2 sene iş seçmeden hayalinizde ki işin en kötü yeri bile olsa çalışmaya başlayın. orada çevre edinin.

    not : yazılım