şükela:  tümü | bugün
  • türkçesi: sağaltım, sağaltma
  • 1997 yılında bodrum torba'da faaliyette olan mekan. oraya ait köpeğin adı doktor, kedinin adı ise hemşireydi. supradyn köfte diye özel köfteleri, emedur diye özel içkileri vardı. insan gerçekten ruhunun tedavisini tamamlayabiliyordu.
  • bir cemiyette pişiyorum şarkısı

    kafamı kırdılar sokakta
    acıların hepsi bir yana
    senin için yaptıklarımı
    gün bitmeden biraz anla

    tedaviden öncesi
    tedaviden sonrası
    yok bunun sigortası

    düşündüm,hep düşündüm durdum
    anlamadım sandın,değil mi?
    delilerin borcu olamaz
    benim için fazla değil ki
  • 3 şubat 2012 düşler ve kabuslar partisinde sahne alacak olan grup.
  • sağlık ki trilyonlarca dolarlık devasa bir sektör, çok nadiren tedavi eder, çoğunlukla semptomları giderir. söz vardır: "hekim nadiren tedavi eder, çoğunlukla ızdırabı giderir ama daima teselli eder" şeklinde, ki doğrudur.

    bu yazıyı sonuna kadar okuyabilecek okur; sana en deruni hislerle hürmetlerimi sunarım. iş bu yazı tamamen sözlüğün kutsal bilgi kaynağı olduğu varsayımını desteklemek için alınteri dökülerek 1 saati aşkın emekle hazırlandı.

    tedavi kelimesinin halk içerisinde yaygın kabul gören anlamı: hastalığı ortadan kaldırmak şeklinde. aşağıda anlatmakta olduğum şey bunun yanlışlığı. hayır, tedavinin çok nadir ve istisnai tanımı hastalığın ortadan kaldırılmasıdır, yaygın olan ızdırabın giderilmesidir. daha moderen batılı ağzıyla semptomların (yakınmaların) giderilmesidir.
    türkçe arama:
    tedavi: en erken türkçe örnek; franciscus meninski, thesaurus linguarum orientalium [1680], tıpkıbasım simurg 2000 ~ arapça tadawi - iyileştirme. < arapça dawa ;ilaç, derman › deva (3)
    bunun dışında wiki (4) ve oradan araklayan üj-bej site dışında yok işte kardeşim türkçe bilgi. suç benim mi? mecburen tedavi kelimesini "treatment" karşılığı olarak alıp oradan gidelim. #30138395 : mankurt'luk zor zanaat azizim. sağaltım'dan yola çıkmayı düşünmeyin bile, bir yere varılmıyor zira. öztürkçeye kanım ısınmadı birtürlü. uydurca nihayetinde.

    tedavi (yani treatment) kelimesinin soyağacına girelim. ne gerek varsa artık. iş işte. adamların online etimolojik sözlüğüne kurban. gavur yapmış abi. (1)
    treatment: "conduct, behavior," 1560s, from treat + -ment. in the medical sense, it is first recorded 1744. o vakit treat'e bakalım. kaynağa yolculuk devam ediyor.
    treat: late 14c., "action of discussing terms," from treat (v.). sense of "a treating with food and drink" (1650s) was extended by 1770 to "anything that gives pleasure."
    dilin evrimi ne acayip. şu kavramın çıkış noktasının "zevk veren herşey" olması şaşırttı beni. onun da kökeni "terimlerin tartışılması eylemi" vay be. ilginç. işte bu nedenle sevmiyorum öztürkçeyi; köksüz, ruhsuz, soysuz...

    -ment : (suffix forming nouns, ... which was added to verb stems sometimes to represent the result or product of the action.) uzun sözün kısası "ment" bir son-ek. konuyu dağıtmayalım.

    şimdi de tıp sözlüğüne bakalım. (wiki linkleri aşağılanma sebebi ya, sanki kendileri bileğe kuvvet yazıyo kütüphanesindeki ansiklopediden. labunyalar. aha buyur arayınca bulunuyo elbette) adamlar bunu da yapmış abi ya. (2)

    treatment: administration or application of remedies to a patient or for a disease or an injury; medicinal or surgical management; therapy. etymology: fr, traitement
    1- the care and management of a patient to combat, ameliorate, or prevent a disease, disorder, or injury. bir hastalık, bozukluk veya yaralanma ile mücadele edilmesi, iyileştirilmesi veya önlenmesi için hastanın bakım ve işlemlerin düzenlenmesi.
    2 -a method of combating, ameliorating, or preventing a disease, disorder, or injury. üstteki tanımı sağlayacak şeylerin yapılma metodu.
    bunlar en kısa sözlük anlamları. daha iyi kavramak için çeşitlerine bakalım. böylece tek bir "tedavi"den bahsedilemeyeceğini anlayalım. sonra eşşeklik edip doktorların öleceği bilinen kişiyi ameliyat etmesi gibi tanımlar sıçmayalım. anti-doktor klişelerinin, küfürlerin, şikayetlerin önemli bir kısmında bu kavram kargaşası vardır. hastanın kafasındaki "tedavi" ile hekimin kafasındaki "tedavi"'nin farklı olması.

    active or curative treatment is designed to cure; işte nadir olanı bu. küratif tedavi. çoğunlukla bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonların (iltihapların) antibiyotikler ile tamamen ortadan kaldırılması (ing.: cure) veya löseminin tam tedavisi, veya kistin cerrahi olarak alınması ya da kırık uzvun alçıda tutulup iyileştirilmesi. örnekler çoğaltılabilir. hekimin tanrılaşması bunu başarmasına bağlı. sağlık sektörünün tüm eylemlerinin küçük bir kısmına karşılık gelir ama enn bi şeyi.
    palliative treatment is directed to relieve pain and distress; türkçesi (!?) ile palyatif tedavi dikkat; semptomatik tedaviyle benzeşse de eş anlamlısı değil. en basit haliyle örnek: #29717279 ve #29673018 bu yazının ilk iki paragrafı. (5)
    prophylactic treatment is for the prevention of a disease or disorder; profilaktik tedavi astımlıların pulmicort vs gibi inhale steroidleri hasta değilken kullanması. atak geçirmemek için atak yok iken. aşılar "tedavi" başlığına konulmaz ki, ilgili başlıktaki aşı örneğine aklım yatmadı. yine yanlış örnek ama doğum kontrol hapı ve prezervatif gibi bişey.
    causal treatment focuses on the cause of a disorder; pnömokok denilen bakteriyle zatürre olan adama o bakteriye etkili antibiyotik vermek
    conservative treatment avoids radical measures and procedures; konservatif tedavi viral bronşiolitte yapılması gereken sadece supportif tedavi olduğuna göre konservatif bir yaklaşımla steroid, ventolin, asist vs vermeden sadece serum ve oksijen uygulamak. hasta ve yakınları aazına sıçar adamın, onca para verdik lan nerde tedavi diyerek. agresif olcan, elini korkak alıştırmayacan. grip mi olmuş hasta; dayıyacan alfasid iğne 10 adet, ishal mi olmuş, novocef'e yüklenecen. işte bunun zıttıdır. bizim memelekete pek uymaz. ben severim.
    empiric treatment uses methods shown to be beneficial by experience; ampirik tedavi henüz etken organizma belirlenmemişken en sık menenjit sebebi şu bakteridir bilgisine istinaden ezbere antibiyotik seçip başlamak. aksini düşün; kültür sonuçları gelene kadar ööle beklicen mi yani. ölür hasta lan. bazen tutmaz. modası geçmiş demek abes, en sık medikal tedavi şekli neredeyse.
    rational treatment is based on a knowledge of a disease process and the action of the measures used. kanıta dayalı tıp mı ne karın ağrısıysa o işte. çok kasar adamı. tıp biraz da sanattır.
    adjuvant treatment: (yardım eden, eşlik eden anlamında -adjuvan tedavi-) özellikle kanser tedavilerinde kitle cerrahi yolla çıkarıldıktan sonra uygulanan kemoterapi veya radyoterapi. özellikle yineleme riski yüksek kanserlerde uygulanır. (6)

    treatment may be pharmacologic, using drugs; na şu hapı al iyileş durumu.
    surgical, involving operative procedures; bıçak parası. cerrahi tedavi.
    or supportive, building the patient's strength. viral enfeksiyon (zatürre) durumunda yapılan, sonra aileler dalıyo bize, "bi şey yapmadınız ki, bi serum taktınız!" sanki petrol vardı da biz içtik...
    it may be specific for the disorder, : fmf'de kolşisin kullanımı desem. daha iyi örnek zor.
    or symptomatic to relieve symptoms without effecting a cure. : hah işte en sık bu. semptomatik tedavi yani ızdırabı dindirmek. grip olmuş adamın kullandığı her şey (antibiyotik hariç, o roketatarla hayalet vurma denemesi). şeker hastasının insülin kullanması, ömür boyu da buna girer. allerjik hastanın tedavisi de. şizofreni ilaçları da. say say bitmez.
    referans: mosby's medical dictionary, 8th edition. © 2009, elsevier.

    kaynakça
    1- http://www.etymonline.com/…reatment&searchmode=none
    2- http://medical-dictionary.thefreedictionary.com/…nt
    3- http://www.nisanyansozluk.com/?k=tedavi sözlük nişanyana nefret kusmaya devam ede dursun, adam çalışıyor. çarpılacaksınız.
    4- http://tr.wikipedia.org/wiki/tedavi
    5- http://www.who.int/…ancer/palliative/definition/en/
    6- http://skincancer.about.com/…lossary/g/adjuvant.htm
  • (bkz: otama)
  • (bkz: sevgi)