şükela:  tümü | bugün
  • tefsir eden kişiye müfessir adı verilir.
  • kutsal metinlerin acıklanarak,yorumlanması ve bu yorumları barındıran yapıtların tümü..
  • tefsir, metnin aslıyla ilişkili olandır. fakat metnin kendisine ait olan hususiyetleri barındırmaz. bu bakımdan, kur'an tefsiri, kur'an'ın hâiz olduğu özelliklerle birebir örtüşmediği için din'in "asl"ı değildir. işte bu nokta da, islam metafiziği ile hristiyan ve yahudi metafiziğini ayıran önemli bir noktadır.
  • hukuk dilinde tefsir; kanundaki bir hukuk kuralının, kanunun bütünlüğündeki ruh ve ilkelere uygun olarak, en iyi ve doğru anlamını ortaya çıkarmak demektir. kelime köken olarak arapça olmasına karşılık türkçe karşılığı yorum anlamına gelmektedir. yorum dört şekilde yapılmaktadır;

    -kanuni yorum
    -yargısal yorum
    -ilmi yorum
    -idari yorum
  • kuran tefsirleriyle ilgili cübbeli ahmet geçen gün bir şey söyledi, ilginç geldi bana. sizinle paylaşayım. kelime kelime hatırlamıyorum ama anlamı çok iyi hatırlıyorum:

    "24 ilimde mahir olmayan tefsir yapamaz. bazıları çıkıyor, yok kuranın falanca ayeti şöyle şöyle de yorumlanabilir diyor. iyi valla binlerce senedir hiçbir alimin aklına gelmeyen senin aklına gelmiş. ne güzel. hayır olabilir, saygı duyarım, bir tek senin aklına gelmiş olabilir de sen kimsin? 24 ilimin hangisine mahirsin"

    ben herhangi bir dine inanmayan bir kimse olarak kuranı çevirmek için ileri derecede arapça bilmenin yeterli olduğunu düşünüyorum şahsen. ama inananlar için bu iş çok yönlü olduğundan ilginç bence bu yaklaşım.
  • bazı kişilerin insanlara
    "sen aptalsın anlayamazsın"
    "zaten allah da insanlara söylemek istediğini tam anlatamıyor"
    mantığıyla kuranı kendi istedikleri veya işlerine geldiği biçimde yorumlamasıdır. aynı kişiler insanların bu yorumlara uygun şekilde davranmalarını bekler.

    bunlara göre kuranda gizli bilgiler mevcuttur. gizli bilgileri sadece alim olanlar anlar. bu alimlerin dediğine göre davranılmalıdır. aksi taktirde insanlar dinden çıkar. en basit şekilde söylenen laflar bile olduğu gibi değildir. "gerektiğinde kadınları hafifçe dövün" gibi manası çok açık olan bir söz bile bu kişilerin ağzında işlerine geldiği gibi değiştirilebilir.

    örnek olarak kehf 86 verilebilir. ayetin tercümesini çeşitli kişilerden, ingilizce-almanca vs. biliyorsanız o dillerdeki çevirilerden okuyun. sonra tefsirleri okuyun. ne yapılmaya çalışıldığını anladınız mı?

    bu kişiler ısrarla meal okumayın tefsir okuyun veya meal okumayın kur'an okuyun buyuruyorlar. acaba neden? kuran okuyunca kureyş arapçası olduğundan anlamayacağız. tefsiri de zaten siz istediğiniz yöne çeviriyorsunuz.

    hatta bazı kişiler kendi yazdıkları eserleri (bkz: risale-i nur) "kurandan süzülmüş" diyerek öne sürmekte. insanların bunları okumaları gerektiğini bildirmekteler.

    (varsa) allah'ın dediklerini değil, bu bezirganların dediklerini yapacakmışız.
  • ayetleri anlamak cenabı hakk'ın tevfiki ile olur.
  • sadece kutsal metinlere ait oldugunu dusunmuyorum, her insanin da bir tefsiri vardir. anlatacaginiz bir olaydan herkes sizi tanimasina gore farkli anlamlar cikarabilir, hatta kimisi sizi hic tanimiyorsa hicbir anlam da cikarmayabilir.
  • --- alıntı ---

    the first complete "traditionist" (tradition-based) tafsir still extant was authored by tabari (d. 923), on whose work all later exegeses of the same genre have heavily relied. the medieval "rationalist" school was represented by the mu'tazilite zamakhshari (d. 1144) and the ash'arite razi (d. 1149), whose works remained widely read even though by the end of the thirteenth century the preferred form of tafsir was once again traditionbased. it was during the modern age, especially the nineteenth century, that the rationalist tradition emerged afresh, as is visible, for instance, in the many textual echoes of razi's interpretation in the tafsir of the egyptian modernist muhammad abduh (d. 1905).

    kaynak: stowasser, barbara. 1997. gender issues and contemporary quran interpretation. in http://www.amazon.com/…vonne-yazbeck/dp/0195113578/, ed. yvonne yazbeck haddad and john l. esposito. oxford and new york: oxford university press. pp. 30-44.

    --- alıntı sonu ---

    tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
  • batı'daki karşılığı: (bkz: exegesis)