şükela:  tümü | bugün
  • 1 haziran 2005 tarihine kadar yürürlükte kalacak olan tck.nun 191,bu tarihten sonra yürürlüge girecek 5237 sayili türk ceza kanununun 106.maddelerinde düzenlenmis suç türüdür. hürriyete karsi islenmis suçlardandir.

    tehdit, bir kimseye, bir isi yaptirmak amaci ile iradesi üzerinde cebri tesir yapmak, göz dagi vermek, gözünü korkutmaktir. tehdit için "manevi cebir" terimi de kullanilmaktadir.

    önce yasa maddesini aktaralim.
    a- tck 191.madde :
    "bir kimse kanunda yazili hallerin haricinde baskasina agir ve haksiz bir zarara ugratacagini bildirerek tehdit ederse alti aya kadar hapis olunur.

    eger tehdit fiili yüz seksen sekizinci maddenin üçüncü fikrasinda gösterilen suretlerden biriyle yapilir ise failin görecegi hapis cezasi alti aydan iki seneye kadardir ve buna bir sene müddetle emniyeti umumiye nezareti altinda bulunmak cezasi dahi zam ve ilave olunabilir.

    sair tehdidat için alinacak agir cezayi nakdi otuz liradir. ancak bu bapta mutazarrir olan sahis tarafindan sikayetname verilmedikçe takibat yapilmaz."

    agir zarar,cana olabilecegi gibi mala da olabilir.tehdidin sadece o kisiye degil yakinlarinin mal ve canina yönelik olmasi da mümkündür.tehdidin "haksiz" olmasi gerekir.bir alacagini almak veya bir suçu sebebiyle "seni mahkemeye verecegim" gibi beyanlar tehdit suçu sayilmaz.

    maddi unsur ;korkutma amaçli bildirimde bulunmaktadir.sözle yaziyla ve isaretle olabilir.

    manevi unsur ;genel kasttir.yani korkutma amaci tasimaktir.saka amaci ile yapilirsa bu unsur olusmaz.yargitay kararlarina göre "kavgada öfke ile söylenen sözlerde tehdit kasti yoktur"

    bu suç tehdidin magdura ulasmasi halinde gerçeklesir.buna vukuf sarti denir.

    tehdidin ciddi,kisinin iç dünyasini sarsip onu korkutacak nitelikte olmasi gerekir.anlama ve kavrama yetenegi olmayan birisine yapilmasi veya beddua seklinde olmasi hallerinde tehdit suçundan bahsedilemez.

    tehdit suçu gerçek kisilere karsi islenebilir.tüzel kisilerin insani nitelikleri olmadigindan bunlara karsi islenmesi kabul edilmemistir.örnegin bir dernek veya sirketin korkmasi abestir.ancak bir dernegin üyesi veya bir sirketin sahip ve/veya ortagina karsi tehdit suçu islenebilir.

    sartli tehdit suçu, basitçe tehdidin sartli olarak yapilmasidir.örnegin "eger istanbul'a gelirsen senin canini yakarim" sözü sartli tehdittir.sartin gerçeklesmesi aranmaz.

    bu genel bilgilerden sonra 1 haziran 2005 te yürürlüge girecek yasanin ilgili madde ve gerekçesini aktariyorum.

    b- 5237 sayili türk ceza kanununun 106.maddesi :

    (1) bir baskasini, kendisinin veya yakininin hayatina, vücut veya cinsel dokunulmazligina yönelik bir saldiri gerçeklestireceginden bahisle tehdit eden kisi, alti aydan iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. malvarligi itibariyla büyük bir zarara ugratacagindan veya sair bir kötülük edeceginden bahisle tehditte ise, magdurun sikâyeti üzerine, alti aya kadar hapis veya adli para cezasina hükmolunur.
    (2) tehdidin;
    a) silâhla,
    b) kisinin kendisini taninmayacak bir hâle koymasi suretiyle, imzasiz mektupla veya özel isaretlerle,
    c) birden fazla kisi tarafindan birlikte,
    d) var olan veya var sayilan suç örgütlerinin olusturduklari korkutucu güçten yararlanilarak,
    islenmesi hâlinde, fail hakkinda iki yildan bes yila kadar hapis cezasina hükmolunur.
    (3) tehdit amaciyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarligina zarar verme suçunun islenmesi hâlinde, ayrica bu suçlardan dolayi ceza verilir."

    gerekçe :

    "maddeyle, “tehdit” bizatihi suç hâline getirilmis bulunmaktadir. bilindigi üzere tehdit diger bazi suçlarda ayrica unsur olarak öngörülmüstür. burada tehdidin korudugu hukukî deger, kisilerin huzur ve sükunudur; böylece kisilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. bu nedenle, söz konusu madde ile, insanin kendisine özgü sulh ve sükununa karsi islenen saldirilar cezalandirilmis olmaktadir. fakat, tehdidin bu maddeyle korumak istedigi esas deger, kisinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.
    tehdit, çogu zaman baska bir suçun unsurunu olusturmaktadir. ancak, bu suç taniminda, tehdidin kendisi bagimsiz bir suç olarak tanimlanmistir. bu bakimdan tehdit suçu, genel ve tamamlayici bir suçtur.
    tehdit hâlinde, gerçeklesmesi failin isteginin yerine getirilmemesi kaydina bagli bir tecavüz, kötülük magdura bildirilmektedir. tehdidin konusunu, kisinin hayatinin veya vücut bütünlügünün tehlikeye maruz birakilacaginin, suç teskil eden belli bir fiilin isleneceginin, genel olarak kuvvet kullanilacaginin veya herhangi bir kötülügün, haksizligin gerçeklestirileceginin bildirilmesi olusturmaktadir.
    tehdidin özelligi, kötülügün gerçeklesip gerçeklesmeyeceginin, tehdit edenin iradesine bagli olmasidir. tehdit konusu kötülügün gerçeklesip gerçeklesmemesi, gerçekten veya en azindan görünüs itibariyla failin takdirine baglidir. fakat bu, kötülügün mutlaka tehdit eden tarafindan gerçeklestirilecegi anlamina gelmez; bir üçüncü kisi vasitasiyla bu kötülügün gerçeklestirileceginin bildirilmesi ile de, tehditte bulunulabilir.
    suçun olusmasi bakimindan tehdit konusu kötülügün gerçeklesip gerçeklesmemesi, önemli degildir. tehdidin objektif olarak ciddî bir mahiyet arzetmesi gerekir. yani, istenilenin yerine getirilmemesi hâlinde tehdit konusu kötülügün gerçeklesecegi ihtimali objektif olarak mevcut olmalidir. sarfedilen sözler, gerçeklestirilen davranis muhatap alinan kisi üzerinde ciddî bir korku yaratma açisindan sonuç almaya elverisli, yeterli ve uygun degilse, tehdidin olustugu ileri sürülemez. failin söz ve davranislarinin muhatabi üzerinde ciddî sekilde korku ve endise yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediginin her somut olayda arastirilmasi gerekir. objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden tehdidin somut olayda muhatabi üzerinde etkili olmasi sart degildir. kisi, fail, objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden söz ve davranislarla magduru tehdit etmek istemis olmasina ragmen; magdur, bu söz ve davranislari ciddiye almamis olabilir. bu durumda tehdit yine gerçeklesmistir. tehdidin gerçeklesip gerçeklesmemesi, muhatabi üzerinde etkili olup olmamasina bagli tutulmamalidir. failin de kendisinin tehdit konusu tecavüzü gerçeklestirebilecek imkân ve iktidara sahip oldugu kanaatini karsi tarafta uyandirdigini bilmesi gerekir. magdurda bu kanaat uyandirildiktan sonra, failin tehdit konusu tecavüzü gerçeklestirebilecek imkan ve iktidara gerçekte sahip olmamasinin bir önemi yoktur. magdur tehdit konusu tecavüzün ciddî olduguna hile kullanilmak suretiyle inandirilmis olabilir. fakat, batil inançlara dayanilarak bir kötülüge maruz birakilabilecegi beyaniyla, bir kimse tehdit edilmis olmaz.
    tehdit konusu kötülük, magdura degil de, bir üçüncü sahsa yönelik olabilir. ancak, bu durumda magdur ile üçüncü kisi arasinda belli bir akrabalik, yakinlik iliskisi mevcut olmalidir.
    tehdit hâlinde kisi, tehdit konusu tecavüzün ileride vuku bulacagi beyaniyla korkutularak, belli bir davranista bulunmaya zorlanmaktadir, mecbur edilmektedir.
    maddenin birinci fikrasinda yapilan tanimda, tehdidin yöneldigi hukukî degere göre bir ayirim yapilmistir. buna göre, tehdidin, magdurun kendisinin veya yakininin hayatina, vücut veya cinsel dokunulmazligina yönelik bir saldiri gerçeklestireceginden bahisle
    yapilmasi, söz konusu suçun temel seklini olusturmaktadir. buna karsilik, tehdidin, magduru malvarligi itibariyla büyük bir zarara ugratacagindan veya sair bir kötülük edeceginden bahisle yapilmasi ise, suçun temel sekline göre daha az cezayi gerektirmektedir. ayrica, bu suçtan dolayi sorusturma ve kovusturma yapilmasi, magdurun sikâyetine bagli kilinmistir.
    maddenin ikinci fikrasinda tehdidin daha agir cezayi gerektiren nitelikli hâlleri gösterilmistir. bu hâller, tehdidin kapsadigi korkutma gücünün ciddîligi ve yogunlugu hususunda magdurda ciddî kaygilar meydana getirmeye elverisli durumlardir. tehdit silâhla icra olunursa bunun ciddîligi hususunda bir korkunun meydana gelmesi çok daha kolay olur. ayni suretle kendisini taninmayacak bir hâle getiren kisinin veya bir kaç kisinin birlikte olarak tehdit icra etmeleri hâlinde meydana gelen korku çok yogun olur.
    imzasiz bir mektup veya özel isaretler kullanarak bir kisinin tehdit edilmesi hâlinde de meydana gelen korku bakimindan bir duraksama meydana gelmez. söz gelimi bir kimseye gönderilmis olan imzasiz mektup kisinin kendisini savunma olanagini gidereceginden agir tehdidi olusturacaktir. yine bir kimseye karsi gönderilmis olan mektuplarda ucundan kan damlayan biçak resimlerinin yapilmasi yani böylece özel isaret kullanilmasi korkuyu yogunlastirabilir.
    gizli veya açik, var olan veya var sayilan suç örgütlerinin olusturduklari tehdit gücünün de, kisileri panige kapilacak surette korkutabilmesi dolayisiyla, suçun nitelikli hâli olarak sayilmasi uygun görülmüstür.
    maddenin üçüncü fikrasinda, tehdit amaciyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun islenmesi hâlinde, ayrica bu suçlardan dolayi cezaya hükmedilecegi belirtilmistir. kisi tehdidinin ciddiligini vurgulamak için, bir baskasini öldürmüs veya yaralamis ya da malina zarar vermis olabilir. bu gibi durumlarda gerçek içtima hükümleri uygulanarak ayrica bu suçlardan dolayi da cezaya hükmedilmelidir."