şükela:  tümü | bugün
  • kendi kendine yorum yapıp, kendi kendine kusur bulmak. başı dik, gururla yürümek. evet, evet yalnızım.
  • en rahatıdır, kendi zevkine göre istediğini alırsın, kimse şunu al bunu alma demez. yanında birini götürsen beğendiğin bir şeyi nasıl olmuş diye ona beğendirmeye çalışmaya falan hiç gerek yok.
  • kararsız kaldığın birşey olduğunda etrafına bir avcı edasıyla baktırtan eylemdir. ilk bulunan uygun kişiye (bkz: mrb bişi dicem bu nası olmuş yhaa) denir. sonra derinlerde biryerlerde (bkz: ufff sormasamıydım yhaa çok mu ezik oldu ki) dedirtir. dedirtir de dedirtir. onun dışında sakindir. kendi girmek istediğin yerlere girersin. istediğin kadar durursun. çişin gelince tuvalete, acıkınca yemeğe gidersin, istediğin zaman. özgürlüktür.
  • yalnızlıkla alakası olmadığını düşündüğüm eylemdir. yanındakine bi şeyler beğendirme baskısı yüzünden hiç giymeyeceğin şeyler almaktan kurtarır. rahat kafayla gezersin, oh.
  • en iyisini yapmaktır. başkasıyla gittiğimde yanımdaki kişi sırf sıkılmasın diye her istediğim mağazaya girip istediğim şeyi deneyemiyorum. böyle olunca da boşuna gitmiş gibi hissediyorum aynı zamanda yanımdaki kişiyi de bekletmek istemiyorum. aksi de geçerli olabilir. siz bir mağazada çok durup vakit kaybetmek istemiyor olabilirsiniz çok kısa kesiyor olabilirsiniz alışverişi. o kalabalıkta o sıkıcı ortamda beklemek de çok kötü bir şey. dolayısıyla tek gitmek bu gibi sorunların önüne geçecektir.
  • kararsız kalındığında alınacak ürünlerin resimleri whatsapptan arkadaslara atılarak fikir alınmak suretiyle gerçekleştirilen eylem.
  • sanırım bundan sonra yapmak zorunda kalacağım eylem.
    alışverişte anamdan başka yar tanımam ben. ama o da artık sızlanmaya başladı 'ay ben yoruldum, sen de hiçbir şey beğenmiyorsun, e hadi gidelim' demeye. dolayısıyla yalnız kaldım ben alışverişte.
    arkadaşlarımla alışveriş yapmak hiç huyum değildir zaten. ki bu zamana kadar da kimseyle zevklerim uyuşmadı anneciğimden başka.
  • asla yapamadığım, sinirlendiğim, garip garip şeyler alıp çıkmaktan korkup yine üstüne sinirlendiğim eylem.
    (bkz: george is getting angry now)
  • yapabildiğin zaman zevklidir. şöyle ki istediğin gibi gezer, dolaşır, denersin. eğer beğendiğin şeyleri de bulup alabiliyorsan yani tam manasıyla alışveriş yapabiliyorsan süper. ancak istediğin gibi hiçbir şey bulamadıysan, denediğin şeylerde yakışmamışsa, büyükse, küçükse, olmamışsa kısacası eli boş dönmekteysen oturup bari bir kahve içelim muhabbet edelim diyeceğin arkadaşının eksikliğini fena hissedersin.
  • elde mont varsa insana çok zor durumlar yaşatabilir.