şükela:  tümü | bugün
  • cidden ordu çıkar. çoğu eğitimli bu insanların, sosyal bir travmaya dönüştü ama nedense kimse dile getirmiyor. problem nedir, kadında mıdır hata, erkekte mi, veya bunları yetiştiren toplumda mı (büyük ihtimal)?

    edit: gelen yantların bir kısmı "her boşanmış tek çocuklu türk kadınına karşılık bir boşanmış tek çocuklu türk erkeği vardır" diyor. hani cinsiyetçi başlık ya (alakası yok aslında, gözleme dayanan bir saptama var sadece), cevap vereyim de nolursa olsun. gerçekte çevrenize dikkatlice bakarsanız "tek çocuklu boşanmış erkek ordusu" görmezsiniz. tek çocuklu boşanmış erkeklerin geneli yeniden evlenip yeniden çocuk sahibi oluyorlar. kadınlar evlenmeyi tercih etmiyor, veya evlenecek adam bulamıyor. ama konu o da değil zaten. evleniyorlar, tek çocuk sahibi oluyorlar ve boşanıyorlar. devam etmiyor yani. çocuksuz da boşanmıyorlar, iki üç beş çocuktan sonra da değil, tek çocuktan sonra boşanıyorlar. trend gibi bir şey, böyle hareket eden insanların ciddi bir toplumsal kesim haline gelmiş olması, ve benim bunu tuhaf buluyor olmamdan ibaret.

    hatta bunun nasıl dikkatimi çektiğini de yazmak isterim, bir arkadaş var, evli ve tek çocukluydu. bir geri zekalılık sonucu kredi kartından bu göçtü. karısı küplere bindi, ve boşanma aşamasına geldiler. sonra şöyle bir şey oldu aralarında, "acaba boşansak mı, ikinci çocuğu mu yapsak". yani besbelli böyle bir kural var, ya tek çocukla boşanırsın veya ikinciyi yaparsın ve devam eder. sonra etrafıma baktım, ve kadın arkadaş tanıdık vs.'nin baya bir kısmının bu durumda olduğunu farkettim. böyleyken böyle.
  • kadın kendi kendiyle evlenmediği için aynı kümeden erkeklerde bulunuyor iken kadının konu edildiği başlık.

    sosyal travmadan söz edeceksek önce cinsiyetçiliği ele almak gerek dediğimdir.
  • bunun ve çocuksuz versiyonunun arasına katılmamak adına ömrümün sonuna kadar evlenmeyi düşünmüyorum. günün birinde hepimiz terk edileceğiz çünkü biliyorsunuz erkek milleti. yalnız öleceğimi, yalnızlıktan sürüneceği bilsem yine de bazı şeyleri riske atmadan, dertsiz, acısız yaşamak isterim. travmaların üstesinden gelemeyecek kadar yorgun düşünce adım atmaktan korkar oluyor insan. yalnızlık kaderse boyun eğmekten başka çare yok.
  • mensuplarıyla aynı sayıya sahip tek çocuklu ve boşanmış bir erkekler ordusu vardır. ancak her zamanki gibi kadınları sınıflandırmanın, nefret kusmanın mubah olduğu ekşi sözlük gibi güya ilerici-aydınlıkçı bir yerde bile sadece kadınlardan ve bakire kızlardan(!) bahsedilir.
  • erkek serbest piyasası için tehlike arz etmektedirler
  • (bkz: how you doin)
  • izmir'de daha da çoklar sanki. saygı duyarım, takdir ediyorum. hıyar erkeklerin kahrını çekmektense tek başına mücadele
  • var böyle bir ordu ve gün geçtikçe daha da kalabalıklaşıyor.
    son zamanlarda yapılan evliliklerde artık büyük çoğunluk sevmeden evleniyor.
    evliliğin mantıklı olması fazlasıyla öncelikli hale gelmiş durumda.
    mantıktan kasıt da aylık gelir.

    buna sadece kadın bakıyor sanılmasın, artık erkek de aylık geliri yüksek eş arıyor. eve giren gelir yüksek oluyor ancak, bir de bu geliri yüksek arkadaşa aynı evde tahammül etme konusu var.

    geçenlerde bir araştırma okumuştum, abd'de varlıklı patronlar, iş adamları arasında yapılmış ve şunu sormuşlar: para size mutluluk getirdi mi?
    %65'i hayır getirmedi demiş ve içlerinde gençlik yıllarında dar gelirli olanlar, o zamanlarda çok daha mutlu olduğunu söylemiş.

    hasılı, sevmeden evlenmeyiniz efendim. kendinize iyi anlaştığınız, tuhaf huyları olmayan bir eş bulunuz. "para" hiç çekilmez birini çekilir kılmayacaktır.
    çok sevdiğiniz halde de bitebilir evliliğiniz, ne kadar iyi tanırsanız tanıyın insanlar değişir ve eşinizin dönüştüğü yeni karakter sizin tanıdığınızdan bambaşka birisi de olabilir.

    hiç değilse "sevmiştim" dersiniz.. "mantıklı gelmişti ama çekilmezmiş" demekten bence iyidir..
  • çocuksuz kadınlar ordusu ile yarışır durumdadır