şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dinlere değil, insan doğasına (edit: doğaya yazıyordu, mallar yazıyı okumadığı için kediye köpeğe baktığımı zannediyor. değilse akbaba da tek eşli ama doğası buna uygun. insan doğası buna uygun değil. en azından ben böyle düşünüyorum ve gerekçelerimi sıralıyorum.) bakarak doğruluğuna emin olduğum hede,

    şimdi beni bilen bilir. bütün dinlere aynı mesafedeyimdir. islamiyet için, budizmi, budizm için, hristiyanlığı, hristiyanlık için yahudiliği bir kenara atmam.

    gerçi yahudi olmak için heralde kan bağı falan gerekiyor. o kısmı beni ilgilendirmez. benim ilgilendiğim nokta; tüm dinlere eşit mesafede durma kabiliyetim. yani bu konuda çok yetenekliyim. illa bir dine mensup olacaksam kök tengrici olurum ohh miss. zaten dinler insanların ihtiyaçlarından ortaya çıkmış, sosyal hayatı düzenleyen kurallar bütünü. doğal olarak farklı toplumların farklı kurallara ihtiyacı olduğu için; herkes kendisine uygun bir düzene ihtiyaç duymuş vs...

    ama doğaya baktığım zaman; kadınların 35 yaşından sonra doğurganlıklarının azalması, 40 yaşından sonra tamamen kaybolması gözüme çarpıyorki. 35 yaşında bir delikanlı olarak bir türlü anlam veremediğim bir problem ortaya çıkıyor. şimdi benimle karım aynı yaşta diyelim; 35 yaşından sonra çocuk sahibi olmak istersem ki, isterim yani neden istemeyeyim. ne bok yiyeceğim, karıyı mı boşayayım? reva mı bu?

    ee karıyı da boşayamıyoruz. o zaman benim yaşadığım reva mı? bence bu kaderi asla hak etmiyoruz. zaten doğaları itibari ile kadınlar birlikte daha mutlu olan canlılar. çoğu seksi angarya görüyor. en seksten hoşlananlar bile; kıvama gelmek için bir sürü çabaya ihtiyaç duyuyor. ben günde hiç yoksa 4-5 defa çiftleşme eylemi gerçekleştirmek istiyorum.

    şu zamana kadar ilişkim olan 30 a yakın kadından bir tanesi hariç bu isteğime olumlu karşılık vermedi. bırak günde 4-5 kere çiftleşmeyi. günde 1 kere çiftleşmeyi bile çok gören geçmiş kadınlarımın sayısı 20 den fazladır. geri kalanı da mutlaka beni tam tatmin edemeyecek şekilde hemen oyhş oyhşş kısmına geçmek istedi. ee şu konuda bir iş bölümü yapılması hem erkeğin sadakatini sağlama alıp hem de sizin işlerinizi kolaylaştırmaz mı a dostlar.

    zaten günümüz toplumunun bu kadar bocalamasının tek nedeni bu. günümüz modern kadının bu kadar mutsuz olmasının tek nedeni gene bu...

    sürüyorlar savaş boyalarını, çıkıyorlar meydana ama savaşı kazandıktan sonra er kişilerini ellerinde tutamıyorlar. çünkü er kişiyi tek bir kadının sonsuza kadar tatmin etmesinin imkanı yok. doğal olarak erkekler de kaçamak yapmak için; paralarını, geleceklerini illegal seks için dökmeye harcamaya başlıyorlar. korktukları için de ailede huzur bozmaya vs. bir sürü olumsuz etkene sebebiyet veriyorlar.

    üstelik kadınlar kusura bakmayın ama hepinize evli erkekler daha çekici geliyor. içinizde var bu, dnanıza kodlanmış bu bes belli. belli ki 3-5 taneniz 1 erkeği paylaştığınız zaman daha mutlu oluyorsunuz. ee bunu yaparken birbirinizden haberiniz olması, işin resmiyete dökülmesi ve dayanışma içinde olup iş bölümü yapmanız daha mantıklı değil mi?

    bence imkanı olan gücü yeten erkek, kadınlarının sayısını artırabildiği kadar arttırsın. çünkü doğa bunu gerektirir.

    ha zaten gücü olmayan erkeğe de kadınlar yanaşmıyor. sadece bir kadına gücü yeten erkek de bir kadınla yetinsin veya daha çok çabalasın. eminim bu motivasyon erkeğin daha iyi işler yapıp; doğaya, insanlığa, sanata, teknolojiye daha büyük faydalar sağlamasına olanak verecektir.

    erkek dediğini kadından ayırırsan geriye neyi kalır ki? bakmayın siz, kadınların rahat bir sosyal yaşantıya ulaşamamasının tek nedeni gene bu tek eşlilik durumu. bir ikamesi olmayan kadın; aldatınca, ayrılınca, boşanmak isteyince erkeğin hırçınlaşmasının tek nedeni; erkeğin tek kişilik sürüsünün tamamını kaybetmek istememesi oluyor.

    buradan sözlük bayanlarına selam ederim. sizler tek erkeğe uygunsunuz ama ben tek kadına asla uygun değilim. tek bir kadeınla mutlu olma ihtimalim hiç yok. bu zamana kadar sadakat göstermiş olmam da tamamen benim mallığımdı. çünkü erkeğin sadakati sadece yalan söylememesi olmalı. bundan sonra önüme çıkan her fırsatı değerlendiririm. o anki eşime de bunu haber veririm. işine gelirse, işine gelmezse de kendi bilir. gidip kendisini kapalı kapılar ardında aldatacak. yada hep aklının bir köşesinde bunun hayali kuracak hiç bir özelliği olmayan, piç bir köpekle tatmin etsin. bu onun bileceği iş. ben buna karışmam.

    ama ben bundan sonra doğamın getirdiği şekilde yaşayıp, kalan yıllarımı bu kadın egemen topluma başkaldırarak geçirmeye son derece kararlıyım. bir kadının bir den çok eşi olmasın ise düşünülemeyecek kadar saçma.

    çünkü bir erkeği bile tam olarak tatmin etmeyi başaramıyorsunuz. iki erkeği nasıl tatmin edeceksiniz. ha biyolojik olarak bu konuda avantajlı gözüküyorsunuz sonuçta kan pompalanarak şişen bir organınız yok ama hormonal kısmını da biyolojik kapsamda değerlendirmeliyiz. çoğu kadın için 10 dk'nın üstünde seks tamamen işkence. oysaki benim için 10 dk altı seks sadece o günün ilk orgazmında geçerli.

    eee

    bunun daha ikincisi, üçüncüsü, bilmem kaçıncısı var... ee siz bunu istemiyorsunuz ki zaten. siz biriktirip biriktirip tek seferde "ohhhş" diyip rahatlamak istiyorsunuz...

    mesela 10 gün boşalmadığı için rüyasında kamyon deviren bir hanım efendi var mı aranızda? yada kasıkları şişip ağrıdan ağlayacak kıvama gelen bir hanım efendi var mı? yok.

    sadece bu yönü değil bir de sosyal yönü var; sosyal hayatta bir erkeğin ne kadar çok kadına sahip olursa; özgüveni, şefkati, iyi niyeti, vs. iyi özellikleri o derece artıyor.

    bir erkek ne kadar yalnızlaşırsa o derece şiddete eğilimli oluyor, tecavüze eğilimli oluyor. o derece sapıklaşıyor. çok şükür ben kendim bulunduğum beden itibariyle her zaman kadınların ilgisine vakıf oldum ama en yalnız olduğum dönemlerde hep eşli olduğum dönemler oldu. toplumsal baskı ve aşk adını verdiğiniz ve benimde nedensiz yere inandığım saçma sapan şey yüzünden hayatımın en boktan dönemleri hep bu dönemleriydi.

    durmadan aldatılma baskısı yaşatan kadınlar yüzünden elimi sikmekten elim nasır tuttu anasını satayım. ohh ne ala memleket. hanım efendinin canı kırk yılın başı bir seks istesin ve senin durmadan canın seks istesin ama bu isteğini dişini sıkıp karşılamakta istemesin.

    bir sürü bunu yapabileceğin, vakti gelmiş kadın varken onlar sana yasak olsun. mecburen eline tükürüp ağrılarını dindir. ben bu düzeni bozuyorum arkadaş.

    buradan aynı acıları yaşamış hem cinslerime sesleniyorum; oyunu bozun bir kadın için tüm kadınlarınızı riske atmayın eğer ki gücünüz varsa asla tek eşli olacağım sözü vermeyin.

    geçin karşısına çatır çatır ne düşündüğünüzü söyleyin. istemiyor mu? kapıyı gösterin...

    edit: şimdi belli bir kategorik düzende cevaplamak istiyorum. çünkü karşıt görüşleri kategorize ederek cevaplamak mümkün. bu da sizin farklı bakış açıları olmayan sürü psikolojisi ile hareket eden kişiler olduğunuzu gösterir ki bu çağda böyle olmanız yadsınacak bir durum olmamakla beraber pek de matah bir şey değil.

    öncelikle, abazan diyenler olmuş: abazanlık mı bilmem ama kadın bedeninden inanılmaz keyif alıyorum. seyretmesi dokunması çok hoşuma gidiyor. 5 dk önce seviştiğim halde 5 dk sonra tekrar aynı eyleme başlamak istiyorum ben bunda abazanlık değil sağlık görüyorum. hem psikolojik hem de fizyolojik olarak sağlıklı bir birey olduğumu gösteriyor. üstelik o kadar çok güzel kadın var ki ve bedenlerini merak etmem, onların hayatlarında yer kaplamak istemem abazanlıksa abazanlık. ha bunu yapamıyor olsam haklısınız derim ama eminim bana abazan diyenlerin çoğu gerçek abazanlar.

    ikincisi, kadında yapabiliyorsa kendi içinde tutarlı diyenler: var haklılık payları ama seçme hakkı bana ait. tamamen kadına verdiğim değerle alakalı, eğer buna izin verirsem çokta değerli değildir. kendi bilir.

    üçüncüsü; tek eşliliği ömür boyu tek eşlilik olarak algılayanlar olmuş. hacı o bizden zaten geçti. ben aynı anda birden çok kadınla birlikte olma hakkımı istiyorum. evet var böyle bir isteğim ve bunu da şu sıralar gayet güzel başarıyorum. tek sorun ardımda bıraktığım gözü yaşlı kadınlar. yani ne arzuluyorlar bilemem ama bu durumu rahat rahat sindirin ve ben de keyif aldığım bir ilişkiyi saçma sapan bağlılık tripleriniz yüzünden bitirmeyeyim. ayrıca evet kadınlardan bağlılıklarını da bekliyorum. ben net adamım, eğer ki tek gece takılmıyorsak ve ortada bir ilişki varsa, ben hepinize yeterim. yada ben tek siz hepiniz. işine gelen kabul etsin işine gelemeyen de; naş. kimseyi zorlamıyorum sonuçta.

    dördüncüsü; maddi durumumu merak edip o zaman hepsine açacaksın bir ev, besleyeceksin falan diyenler olmuş. maddi durumum türk halkına göre iyidir o kadar da iyi değil tabi yok ev açacakmışım falan ha siktir oradan lan diyorum. onlar bana ev açsın... ve ben gönlü açık bir insanımdır ama kılık kıyafet, pahalı aksesuarlarla vs. hava atmayı sevmem. utandırıcı bulurum. lise zamanında belki ama şimdi asla... elimden geldiğince mütevazi ama kendime has bir tarz ve şıklığa sahip olmaya çalışıyorum olmaya çalışıyorum. kimseyi de karşılıklı zevk aldığımız bir iş için besleyecek değilim. hayatım da hiç fahişeye gitmedim. istesem yapamaz mıydım? elbet yapardım. ama bu kendimi değersiz hissettirirdi, ben kendimi çok değerli, çok yeterli bir insan olarak görüyorum. üstelik o kadar da değil. sonuçta yalnız kalmayan bir insanım. bir şeyler olacaksa maddiyat için değil, beğenip beğenildiğim için olmalı ki gerçekten tatmin etsin. aksi düşünülemez bile.

    beşincisi; hakaret edenler olmuş teessüf ederim onlara, beni pek tanımıyorlar belli lütfen karşılıklı atışmaya dönüştürmeyelim, çok sivri dilli ve lafı gediğine koyarsam çıkartamayacağınız birisiyim. hani ben uyarıyım. hala buna rağmen hakaret edip, kendilerinde olan özellikleri bende de var zannederek devam ederlerse o konuyu sonra düşünürüz.

    altıncısı; yok bu kadar uzun yazmama şaşırmışlar da, bunları düşünen bir geri zekalıya göre çok uzun cümlelermiş de vs. saçmalayanlar olmuş. benim 800'e yakın girdimin en az 500 tanesi 6 paragraftan uzundur özellikle. kafiyeli ve birbirine keyifle bağlanan cümleler oluştururum. üstelik arka planda farklı oyunlu süprizlerim var. beni bir okuyun derim.
  • bile bile esaret. anlamsızca nefisle mücadele.
  • açık söyleyeyim okumadım
    35 yaşındayken kendini delikanlı görüp birden fazla kadınla beraber olmayı kendine hak görüyorsun ya, o pipi her zaman o performansta çalışmayacak bunu unutma. bu da doğa kanunu.
  • ilk cümle olan "doğaya bakarak" kısmından sonra açıklamasını okumadığım başlıktır. zira ne insan doğadan bağımsız bir canlıdır ne de doğadaki tek eşli canlı sadece insandır. doğa insanı değiştirirken, insan da doğayı değiştirir, tıpkı diğer canlılarda olduğu gibi.

    başlığın açıklayıcı entrysine ithafen edit: insan doğası buna uygun değil demek de saçmadır, bu durum bireye göre değişmekle beraber insan doğası denilen şey de sabit ve değişmez bir olgu değildir.
  • insan için işkencedir, kadın için farklı mı? cinsiyeti hedef alırsan yalnız kadının işkence olmasına rağmen hazmedebilirliği, erkeğin pes edip hareketleriyle artık tek eşli olmayacağını belirtmesinden daha sakin ve güvenli. kimi kadın bu işkenceyi içselleştirip normal davranırken, kimi erkek bunu öz iradesiyle reddedip kafasına göre takılıyor.

    bu, her ne kadar dile getirilmesi sakıncalı olarak algıladığımız ve yeri gelince kaçınıp üstünü kapadığımız cıs'lık bir doğal insan duygusu olsa da, yakın zamanda getirdikleri ve götürdükleriyle mukayese edilecek ve sonuçların geçerliliği her zamankinden çok tartışılır olacak, okullar gibi.
  • aq tipsiz cocugu o zaman tek esli olma zorla seni tek esli mi yapiyolar
  • kısmen doğru önerme. erkeklerin hepsi böyle değil, ve bazı böyle kadınlar da var. dürüst olmak şartı ile, hiçbir ilişkinin işkenceye dönüştürülmemesi gerektiğine inanıyorum.
    şimdi efendim, ben seksi çok seven bir kadın olarak-ki entrylerimde ne kadar çok sevdiğim açıkça görünüyor- ilişkim olduğu zaman başka erkeklerle de sevişmek gibi bir isteğim olmuyor. ama var böyle insanlar. kadın arkadaşlarım da var, erkeklerin zaten yarıdan fazlası değişiklik ihtiyacında. çoğu insan, ilişkisinden mutlu olduğu için, ve bunu kaybetmek istemediği için, başka insanlarla seks hakkından feragat etmeyi tercih ediyor. sevgilisinin/eşinin öğrenirse mutsuz olması riskini almak istemiyor. ama bazı kişiler için bu durum işkence haline gelebiliyor. ben eğer ilişkimde gerçekten mutlu isem, uzun yıllardır birlikte olduğum birisinin bana hissettirmeden başka bir kadınla seks yapmasını görmezden gelebilirim. tabii burda diğer kadına yalan söylememiş olması, yani 'seni seviyorum, karımdan da zaten boşanıcam' gibi çiğliklere girmemiş olması gerekiyor- ki uzun süredir birlikte olduğuma göre öyle çiğ bir insan değildir. ve eğer benim de ne kadar ben tek eşliliği seven bir insan da olsam, seks yapasım tutarsa onun da görmezden gelebilecek açık görüşlülükte olması gerekir. konu ile ilgili fikrim budur.
  • neden? elektrik mi veriyor kadınlar. canlı canlı tırnaklarını mı çekiyorlar? her yemekten önce bir seans su işkencesi mi yapıyorlar?

    erkek için zor olması falan desen anlaşılır ama zaten kadın için de çok kolay olduğu söylenemez. aşktan gözü kör olmuş bir bireysen eyvallah ama normal, sıradan bir ilişki sürdürüyorsan her zaman daha iyi alternatiflerin olduğu gerçeği, ruh ikizinin aslında dünyanın bir yerinde yapayalnız geziyor olma ihtimali her iki cinsin de aklına girebilir her zaman. bunu kadın erkek diye ayırmak saçmalıktan başka bir şey değil.

    işkence tanımı biraz fazla egoistçe, bencilce, acımasızca, salakça, düşüncesizce, kısacası provokatif olmuş. abazalığın diğer adı işkence olmuş yani.
  • belki kadın için de işkencedir. ben merak ediyorum tek eşli olmak istemeyen kadın var mı? belki de kadınlar toplumun kendilerine atfetmiş olduğu tek eşli olma zorunluluğundan şikayetçidir. olamaz mı? olabilir.
  • kadın erkek sayısı -genelde- eşit olduğuna göre soruyorum size sayın atanamamış astronotlar; erkek çok eşliliğini kimlerle sürdürecek?

    evet, tahmin ettiğin gibi, cevap; senin karınla ya da seviştiğin diğer kadınlarla. bu durumda kimse tek eşli olamayacak.

    buna bütün erkekler razıysa tüm dünyada ayaklanılsın ve kaldırılsın mevcut tek eşliliği yücelten sistem. ama olmaz değil mi? sadece erkeklerin evrimsel süreci var, gün içinde uyarılma sayıları kadınların beş katı, e kadınlar anne oluyor eşleşme havuzundan uzaklaşıyor, bir de yavruya bakabilecek babayı gözüne kestirme stratejisi kasıyor falan...

    haklısınız azizim;
    siz sevgili erkeklerin her birinin haremi olmalı, soyunuz devam etmeli fakat tek bir sorumluluğunuz olmamalı. nefes alan almayan bütün nimetler ayaklarınıza serilmeli. o kadar haklısınız ki.

    size kızmıyorum artık, sizi böyle bir tanecik zorluğa sokmadan büyüten, otuz yaşındaki oğluna bile suyunu getiren-ütüsünü yapan, çocuğunun han dediği yeri hana çeviren, hazırcı - ince fikirden uzak -benmerkezci - soyut döneme geçememiş çocuklar yetiştiren ebeveynlerinize kızıyorum.