şükela:  tümü | bugün
  • yaşar kemal'in henüz yayınlanmayan yeni romanıymış. 70'lerden beri yazıyormuş. içinden bir bölüm:

    http://kitap.radikal.com.tr/…kanatli-bir-kus-372536
  • yetmiş altı sayfacıkmış. tabi ki bir kitabın güzelliği kalınlığı ile ölçülmez ama ince olmasıyla şaşırtmıştır.
  • uçma prensibi gereği mümkün olmayacak kuştur.engelli doğarsa o ayrı tabii.
  • kapak resmi jak ihmalyan'a aittir.
  • böyle okurken dümdüz, basit, sade bir izlenip verip de bitince insanı şöyle bir çarpan türden olmuş. "less is more." olmuş, çok güzel olmuş. en attendant godot tarzında bir eser benim gözümde. gelecek zamanda tiyatro oyununa çevrilip sahnelendiğini görmek de mutlu eder.

    kitap hakkında güzel bir analiz için:
    http://egoistokur.com/…kacamayan-yasamayan-kuslara/
  • yaşar kemal'in yer demir gök bakır'da, demirciler çarşısı cinayeti'nde ve ince memed'in çeşitli bölümlerinde ziyadesiyle ve hakkını vererek ve ağzımızın sularını akıttırarak ve hem de 'ulan herif amma da yazmış' diye hayret ettirterek, üstüne bir de 'bundan böyle tüm yaşar kemal kitaplarını deviririm' diye ünlettirerek anlattığı korkuyu bu sefer beklenenin altında bir performansla okurlarına yeniden hatırlattığı kitapçığı. gençliğin kıymetlimize bu eser üzerinden not vermemesini, işbu kitabı daha ziyade hobi olarak okumasını salık veririm.
  • yaşar kemal'in kafkaesk romanı.

    yalnız ipilti yok. içinde ipilti olmayan romana ben yaşar kemal romanı diyemem kusura bakmayın. hiç kusura bakmayın...
  • yapı kredi yayınlarından çıkan, 2013 yılı itibariyle son yaşar kemal romanı.
    bu roman, yaşar kemal'in önceki çalışmalarından bence iki yönüyle ayrı bir yerde duruyor;
    ilki gerçekçi anlatımın, soyut kavramlarla iç içe geçişindeki güç.
    - spoiler -
    yaşar kemal, 'bu romanda korku'yu anlatmak istedim' demiş. her zamanki gibi çok güçlü bir şekilde anlatmış da. fakat, bence hikayeyi bir de alegorik düzeyde okuyup yorumlamak mümkün. terk edilmiş boş köyün kuşlarla dolu oluşu, romanın adının tek kanatlı bir kuş oluşu, yaşar kemal'in çok kullandığını bildiğimiz ermeni olaylarına yine göndermeler içeriyor sanıyorum.
    (bkz: #34560364) yaşar kemal kendini anlatıyor, alain bosquet ile görüşmeler isimli kitabından alıntıladığım anısında görüleceği üzere, yaşar kemal'in babası da ermenilerden bu anıda 'kuş' olarak bahsediyor.
    -spoiler-

    bir diğer farklılık da aslında bunun önceki yaşar kemal romanlarına kıyasla inanılmaz kısa oluşu. toplam 72 sayfa ancak, baskıdaki yazı fontu çok büyük. adeta çocuk romanlarında görülebilecek cinsten.

    romandan, ceviz ağacı ile ilgili bir alıntı için; (bkz: #37369537)
  • kısa bir yolculuk sırasında okunması elzem olan, yaşar kemal'in 'korku'yu anlattığı son romanı.

    --- spoiler ---

    ''gözümü bir perde örttü. uzun bir ecinni geldi karşıdan, kasabanın alanının ortasına oturdu. oturdu ki ne oturuş. ben oraya kaçtım, baktım yolunu çevirmiş. bir kuyuya düştüm, boğuluyordum, allah bilir nasıl çıktım, hiç insan yok. kuyudan çıktım bir ormana düştüm, bu kasabada benim bildiğim hiç ağaç yok, orman nerden gelmiş. ormandan çıktım kulaklarım uğulduyor. bir baktım, kanat sesleri doldurdu göğü, şapır şapır, aman teyzem, aman teyzem bir anda sağım solum, yanım yörem bir kuş, bir kuş, duvar gibi... tıpkı duvar gibi karanlık, karanlık kuş duvarına geldim dayandım. kulağımın dibinde binlerce çığlık, kanat şapırtısı, gaga tıkırtısı... kulaklarım vınlıyor. bir adım yürüyemiyorum kuşlardan, bir adım. üstümde kuşların ağırlığı, kanatları bir hoş, bir deli. bir korkuyorlar deli deli. bir öylesine yanıma yönüme doldular ki soluk alamıyorum. soluksuz kaldım. birden aklıma tıp etti. aklıma tıp edince aklım başıma geldi, her şeyi anladım, hiç insan yok. bu kasabanın insanları bu kuşlar. hiç insan yok. bağırıyorum, bağırıyorum sesim çıkmıyor. hüsamın sesini duydum kuşlardan. kuşlar bağırıyor hüsam gibi, hüsam kasabanın ucunda; biliyorum, kuşları yaramıyorum ki... sonra teyzeme söyleyim kendimi yitirmişim. kuşlar ne oldu? hep kuşlar uçuşuyordu.''

    --- spoiler ---