şükela:  tümü | bugün
  • yerli bilimkurgu. yerli yerinde üstelik. bazısı mizahî, ama çoğunlukla insanlığın dramı.

    öykülerden birinde uzaylılar, motorin yerine on numara yağ ile sokakları dumana boğan, trafikte aklına esen yerde duran, şöförünün bir kolunu dışarı sarkıtıp, saygısız davranışlarına korna çalanlara bir de atar yapan minibüsten sonsuz sayıda klonlayarak dünyayı cezalandırmaya kalkışıyor (bkz: minibüs klonu).
  • tevfik uyar'ın kırmızı kedi yayınlarından çıkan son kitabı. yazarın bilimkurgu öykülerini içeriyor. bunlardan üç tanesi türkiye bilişim derneği'nin düzenlediği bilimkurgu öykü yarışması'nda ikincilik ödülü aldı.

    sanırım son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitaptı tek kişilik firar. tevfik uyar harika bir bilimkurgu yazarı. bunun üç nedeni var: bunlardan ilki bilimle ve teknolojiyle hem kişisel hem de mesleki olarak sıkı bağları olan bir insan olması. bu yüzden kurguladığı hikayeler tutarlı; altyapısal olarak ayağı yere basıyor hepsinin. ikinci neden, anlatım dilinin lezizliği. "hey dostum o lanet olasıca ışın silahını yere bırak beni anladın mı!" falan gibi abidik gubidik cümleler yok öykülerde. varolabilecek insanlar, kurulabilecek cümleler, bizden hepsi... üçüncü ve bence en önemli neden de şu: öykülerinde anlattığı şeyler hep insan hikayeleri (ana karakter her zaman insan olmasa da...) aksiyona, efekte boğulmuş ama günün sonunda hiçbir şey söylemeyen filmler gibi tatsız tuzsuz şeyler değil. çünkü insan böyle değil. insan, bir başka gezegende, tepesine bombalar yağarken de aşık olabilecek ve kıskançlığa kapılabilecek bir canlı mesela.`:bkz: fırıldak`

    bazı öyküler özellikle çok güzel! mesela hayatımda minibüs klonu kadar komik çok az şey okudum. çelınçbuk, en güzel black mirrorbölümlerini cebinden çıkarabilecek bir distopya. zaman fikri neredeyse felsefi bir metin. galaktik tiyatro ve fırıldak filmi falan çekilebilecek kadar doygun öyküler. miras ve son mektup, özellikle de son mektup benim okurken gözyaşlarıma zor hakim olduğum öyküler. bunların dışındaki öyküler de harika, özellikle dört. kitaba adını veren tek kişilik firar'ı da okuyan herkesin çok seveceğini düşünüyorum. hayat boktan öyküsü, insan varlığına dair en güzel ve en değerli şeyi hatırlatıyor: umut.

    iyi okumalar...
  • kitaptaki "yüz elli" isimli öyküyü bitirince yüzümde dumur bir ifade oluştu. öylece duvara baktım mal gibi. 150 saniye bakmışımdır. *

    --- spoiler ---

    daha önceden duyduğum, okuduğum ve ilgilendiğim bir konuydu simülasyonda yaşadığımız fikri. fakat çok iyi işlenmiş bir öykü şeklinde okuyunca başka bir haz aldım.
    --- spoiler ---
  • sayısal zekaca fakir bir kişi olarak okuduğum ilk bilimkurgu öyküsü olan "yüz elli"yi de barındıran taze.
    baktım "yüz elli"yi bitirdiğimde bende hafif bir ürperme oldu, aynı yazarın "fırıldak" isimli öyküsü ile devam ettim - ki bu öykü de kitaba dahil. aslında her iki eserin de ödül almış olması düşünüldüğünde, bu dünyaya pek de fena bir giriş yapmadığım söylenebilir.
    o zaman, gerek sinemada gerekse edebiyatta bilimkurguya önyargımı kırmasının şerefine, tevfik uyar'ın listeme eklenmiş kitabıdır.
  • iz odası adlı kitabını okuyup çok beğenmiştim, tek kişilik firar'ı da hemen edindim. sabah iş yerine götürdüm, masaya bıraktığımı gören arkadaşım hemen yuttu kitabı. o mu hızlı okuyor ben mi çok yavaşım anlamadım.