şükela:  tümü | bugün
  • kedilerin sevgilisi, gözbebeğidir efendim. aynı zamanda da dünya tatlısı ve naziklerin de efendisidir.
  • adı festus okey'i andıran yazar.
  • "kayıp" olmuş, yazar... (?)

    eğer burayı okuyorsan stop beni ara stop ya da şirkete uğra stop...
    (not: telefonun bende yok stop)

    **
    şaşkın edit:
    hakkında yazılanlar üzerine şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklendim...
    ama bir bildiği vardır elbet...
  • şaibeli kayıp yazar.

    nerelere kayboldunuz okan bey?
  • yazdıklarını yazık ki silmiş olan sevgili badimdir, tek tuş.
    dönerse, ıslık çalacaktır :)
  • gitmiş olamazsın. belki de gitmemişsindir. o son birayı içmeyecektin. (bkz: swh)
    olur da geri dönersen bakarız bir çaresine. o sokağa bile uğramıyorum artık. başka bir sokak buldum şimdi. dar ve sidik kokulu gibi. ama sen fazla oturmazsın zaten. en az, en çok ne varsa işte.
  • “ne bileyim işte, gitmek çözüm değil de, insan kaçmanın başka türlüsünü bilmiyor ki...” diyor ya oğuz atay haklı, hem de çok haklı.

    hayatımın bu döneminde izahı olmayan bir şeyler yapıyorum. ne yazabiliyorum, ne anlatabiliyorum, sadece bekliyorum. sanki bekleyince geçecekmiş gibi ama geçmiyor, artıyor. bir gün iyi, iki gün kötü, on gün çok kötü. benim için mi kötü sadece? maalesef değil. sevdiğim, değer verdiğim herkesi kırıp döküyorum. kırıp dökmek hafif kalıyor yakıp yıkıyorum.

    evet, denildiği gibi kayıp olmalıydım, kayıp kalmalıydım da borçluydum bu açıklamayı yapmaya o yüzden yazıp gidicem. bu son entry yani. hesap bir süre daha açık kalacak, mesaj yazacaklara cevap verecek yüzüm yok ama denerim.

    lafı daha fazla uzatmadan gelelim neden yazdıklarımı da alıp bir akşam üzeri ortadan kaybolduğuma, daha doğrusu kaçtığıma; çünkü yazdığım şeylerin bazıları kurguydu. yok yok kurgu filan değil düpedüz yalandı. burada o kadar çok şey yazılıyor ki, neyin iyi, neyin kötü olduğu belli olmuyor du ben de bu boşluktan faydalandım galiba. kendi kendime yazdığım hikayelerin (yalanların) bu kadar okunduğunu, kafamda yarattığım hayali dramın insanları derinden etkileyeceğini, acılarımı paylaşmak isteyeceklerini düşünemedim. düşünemediğim gibi hata yapmaya devam ettim. ikinci hatam, benle iletişim kurmak isteyen insanlara bu imkana olanak sağlamamdı. hadi bi halt yedin, birebir iletişimde itiraf et yediğin haltı değil mi? yapmadım, çünkü tam bir malım.

    kısaca; yazdıklarım kurguydu(yalan), öldüğünü yazdığım eşim onları yazarken yanımdaki koltukta oturuyordu, çok sevdiğimi söylediğim kızımın yanında çok sevdiğim bir oğlum var aslında ve adım okan değil malumunuz. işte bunları itiraf edip kaçtım korkakça.

    özür dilemenin bir faydası var mı? var ise affedilmek istiyor muyum? hiçbirinden emin değilim, bunları yazıp yatınca vicdanım pürü pak mı olacak?emin olun olmayacak ama yine de yapacağım nasıl yapılacağını bilmeden; yazdığım kurgu acılara ortak olmak isteyen, baba gibi güvenen, dostluk kavramının temeline dinamit koyduğum herkesten çok ama çok özür dilerim. çok rica ediyorum affetmeyin beni.

    her ne kadar benim ağzıma yakışmıyorsa da, eyvallah...