şükela:  tümü | bugün
  • mustafa kemal'in kendisine verilen yetkilerle 23 temmuz-5 ağustos 1921 tarihleri arasında yayınladığı emirlere verilen isim. türkçesi ulusal vergiler.
  • orduya yapılmasi mumkun olan hiçbir yardımın esirgenmemesi ile ilgili emirler... askere pabuç bile verilmiştir...
  • milli mücadele yıllarında askeri ihtiyacın karşılanması için atatürk tarafından hazırlanan taslakdır. meclisin ısrarla ordunun basına geçmesini istemesi sonucu, atatürk meclisten tam yetki ister. her seyi yetkısı olan meclıstekıler konu hakkında bıdı bıdı eder ama sonucta ataturk e oy birliği ile yetkıyı verırler. normal yollardan ve bulunulan zor şartlardan dolayı askeri ihtiyacın normal iktisadi yollarla karşılanamayacağını belirlemiş ve her hanenin savaştan sorumlu olduğunu benimsemiştir. konu telgraf ile kaymakamlık,muhtarlık gibi yerlere gönderilir.
    buna göre

    her ilçede bir milli vergi kurulu kurulacak. bütün devlet çalışanları kurulun doğal üyesi gibi davranıp benimseyecekti. teslim alınan her mal için ilerde ödenmek üzere makbuz verilecek, emirlere aykırı davrananlar istiklal mahkemelerine sevk edilecekti.

    şehir, kasaba ve köylerde ki her ev orduya gönderilebilicek ne varsa gönderecekti(çamaşır, çarık,çorap vs..)

    kullanılabılıcek her türlü araç ve gerecin yuzde kırkı verilecekti(iplik,çivi,nal,meşin,çarık, mum vs..)

    elde bulunan tüm gıda ürünlerinin yüzde kırkı (nohut,mecimek,yağ,bulgur vs....)

    mekanık ürünlerde kullanılabılıcek her türlü madde ve ekıpmanın yuzde kırkı (benzin,motor yağı, buji,tutkal vs...)

    taşıt görevi görebilicek her türlü canlının yuzde yırmısı( öküz,katır,deve, at vs..)

    her türlü silahın yuzde yırmısı,

    köylerde bulunan zanaatçıların bilgileri ve neler üretebildiklerinin bilgisi,

    halkın elınde bulunan tasıtlardan her ay en az askeriye için 100 km tasıma yapması

    belirlenmişti
  • milli vergiler anlaminda bir terim.

    (bkz: tekalif-i orfiye)
    (bkz: tekalif-i seriye)
  • sakarya meydan savaşı* öncesine denk gelen, ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için atatürkün, başkumandanlık yasasına dayanarak, 7 ağustos 1921de çıkardığı yasaya verilen isim.
    tekalif i milliye emirleri ya da tekalif i milliye kanunu olarak geçer.
  • çılgın türkler konseptinin oluşmasında başroldedir.
  • kurtuluş savaşı'na bok atmak isteyenlerin dillerinden düşürmedikleri kanun. neymiş, halkın zorla elinden malları alınmış, neymiş halka kalsa savaş falan olmasınmış. halk zaten fasfakirmiş, böyle yapılır mıymış. be adam halk neden fakir? 10 yıl boyunca osmanlı, anadolu'nun çocuklarını galiçya'da, yemen'de, batı balkanlar'da harcamadı mı? halkı borçlandırıp, tepelerine yabancı tahsildarları dikmedi mi? buna lafın yok, varsa yoksa mustafa kemal'in elden gitmiş bir vatanı kurtarmak için, o vatanın üzerinde yaşayan halktan talepleri. bir an düşünelim ki, bu emirler yoktu. halk da çok barışsever, misafirperver olduğu için savaşa destek vermedi. ne olacak? mustafa kemal'in %40 'ını istediği nohutunun sanar mısın ki %1'i kalacak, sanar mısın ki çoraplarını sana bırakacaklar, sanar mısın ki o çorapları giyecek ayakların olacak? sadece izmir'in bu soruya cevabı şöyle:
    http://img337.imageshack.us/…7/7512/71657432yc8.jpg
    http://img337.imageshack.us/…7/6783/52695629ch8.jpg

    halkın kurtuluş savaşı'nı "olmasa da olur" gördüğü palavrasına ne demeli. yahu, antep*'te maraş*'ta olanlar ne idi? kuvayi milliye bu halkın içinden çıkmadı mı? hasan tahsin ilk kurşunu, sen 80 yıl sonra ona "düşman işgal etmiş, banane"ci diyesin diye mi attı?

    bugün, her fırsatta "halk da halk" diyen bu adamlar, o halkın elinden kurtuluş savaşları'nı almaya çalışıyorlar. çünkü o kurtuluş savaşı'nda topyekün bir halkın başkaldırısı var kendilerini kemiren emperyalist düzene. şimdi bu adamların en büyük koruyucusu oldukları düzene.
  • on yıllarca süren savaşların maddi ve manevi acılarını, perişanlığını yaşayan o zamanki anadolu halkının; kuvvayi milliye' nin, ankara hükümetinin, meclisin türkiye' yi kurtaracağına inanması sayesinde hayata geçirilen vergiler bütünü.

    bugün türkiye' de yaşayan insanlara bakıyorum da, bir savaş çıksa, ciddi bir düşman tehdidi başlasa, manda yönetimini isteyecek, ver kurtul diyecek, ben ne orduya ne yoksullara ne de tanımadığım herhangi bir kimseye yardım etmem, zırnık koklatmam diyecek insanların sayısının toplumun yarıdan fazlasını oluşturduğunu görüyorum.

    nasıl ayakta duruyoruz şaşıyorum bazen.
  • bu konudan bahseden tarih öğretmenleri nedense gönderilen çorapları ve iç çamaşırlarını vurgular.
  • donuna kadar malini mulkunu orduya ve mucahidlere bagislayanlar osmanli halklaridir, cumhuriyet kusagi ise simdi ver kurtuldan oteye gecememektedir. kemalist egitim istemi ile dunyevilestirilen kusaklarin aklindan bucagindan bile gecemeyecek vergilerdir.