şükela:  tümü | bugün
  • soner sarıkabadayı'nın son teklisi olmakla beraber yanlış yazılmış, söylenmiş şarkıdır.
    sözlere bakalım.

    aşk bize göre derine tekamül ediyor,
    kimine göre serine
    dön artık dön hadi evine
    nasıl koyabilirim birini birinin yerine?

    anlam bütünlüğüne baktığımız zaman tekabül etmesi gereken aşk, tekamül etmiş. neden öyle olmuş? derdimi seveyim.

    tdk'ya göre tekabül, karşılık olma, karşılama, yerini tutma anlamlarına geliyor. (bkz: http://www.tdk.gov.tr/….gts.58e851264f5112.89044753)

    "yerini tutma" ifadesi şarkının sözleriyle çok uyumlu.
    aşk bize göre derine tekabül ediyor,
    aşk bize göre derine karşılık geliyor.

    zaten son satırda "nasıl koyabilirim birini birinin yerine?" diyor usta sanatçı!

    kısaca şarkının adı hatalı. "soner sarıkabadayı - tekabül" olması lazım.

    neyse, hatalı da olsa güzel şarkı olmuş. tekamül edelim mi tatlı kıs :)
  • türkçeyi hecelemeden konuşamayan soner sarıkabadayı abimizin son şarkısı.
    eski de olabilir bilmiyorum demin youtube'de denk geldim. benim yeni denk geldiğim her şey benim için son. neyse sonuç olarak daha tekamülle tekabülü ayıramayan adamlar bok gibi paranın içinde yüzerken ben de kredi notum düşmesin diye taksitlerimi bir iki gün önceden yatırmaya özen gösteriyorum. adaletini sevdiğim.
  • tekamul kelime anlami olarak kemal'e ulasma, gelisme, ideali bulma manasiyla maalesef evrimsel anlamda hedefi zitmistir, fazla lamarckist kalmaktadir. zira evrimin bir nihai amaci, hedefi, ulasilmasi hedeflenen bir kemali yoktur. evrim mevcut kosullarin icinde turun devamliligina en uygun formlara dogru rastlantisal bir dizi dogal secim sonucunda mumkun olur. bu yanlisin temelinde de insan merkezci (ya da sovenist) evrim anlayisi yatar. insan en "ideal" tur oldugundan, evrimin son ve nihai asamasinda insanin olmasi, insan perspektifinden bakildiginda bir "ilerleme", "kemale erme" olarak gorulebilir.

    oysa ki daha evvel de defalarca belirttigim (ve de belirtildigi uzere) insan evrim piramidinin uc noktasi degil, kollarindan birisidir. insanin sahip oldugu zeka ve soyut dusunce yetisi kosul ve durumlara gore fayda arz eder. misal sosyal evrim cercevesinde bakarsak ortacag da cadi avlari sirasinda bir kadinin akilli, zeki ve kulturlu olmasi onun faydasina degildir, aksine ne kadar bon, idiotik davranirsa o kadar turunu devam ettirebilir. elbette bu eblehligin hukum surdugu bir sosyal cevrede daha da gerzek olmaktan baska cikar yollar da vardir. evrimsel tek yontem sekli uyumluluk degildir, tehdit unsurunu kandirmaya yonelik bicim degistirmeler de, yalanlar da evrimin dogal bir parcasidir. zeki insanlar da kalip ve sekil degistirerek, yuzeysel kalip ve sekilden otesini idrak etmekten aciz hasimlarini kandirarak turlerini devam ettirebilirler. "bu sabetayistler neden yêhûdî olup da, musluman gibi davranmislar, kanima dokunuyor?", "masonlar neden gizli dernek kurmuslar?", "illuminati bir nedir?", "takiyye olmasin" demeden once o devrin bu turlerin olusmasindaki akilsiz yikimlarini da unutmamak gerekiyor.
  • eksiğini eskitmeden
    eksiğini eksiltirken,
    eksikliğini eskitmeden
    eksikliğini eksiltirken,
    eksiğini çoğaltmadan
    eksiğini artırmak.

    kendini (çekiştirmeden) kendinle yamamak.
    bir adam* yaratmaya çalışmak.
  • eski dilde evrim
  • "hayatın bir değişmeler silsilesi ve her değişmenin bir tekamül olduğunu anlamayanlar yobaz kafalı insanlardır." sabahattin ali - içimizdeki şeytan
  • yurdum kitap okumayanlarının "tekabül" demeye çalışırken sarfettiği söz. yurdum ses sanatçısımtraklarından biri de yanlış manada kullanarak bir single çıkarmış, bir kişi de dememiş ki " o dediğin tekabül ulan kel!!!".
  • seviyesi, hadiselerden etkilenme oranıyla ters orantılıdır. yani yaşananlardan ne kadar az etkileniyorsak tekamülümüz o denli yüksektir, yok ziyadesiyle etkileniyorsak tekamülümüz bir o kadar aşağılardadır.
  • çok değişik yolları olan bir yol.
    yeter ki karşınıza çıkan her şeyde o tekamül olasılığını görmeyi başarın.

    hayatlarımızın güllük gülistanlık olmasını beklemek imkansız.
    hayat denen uzun yolda dertler de derslere ve ilerlemeye dönüşebiliyor.
    ancak manivelayı o biçimde işletmek için azim ve irade lazım.
  • kemale ermek , olgunlaşmak...