şükela:  tümü | bugün
  • insanın bir âzâsı hâline dönüşen gereç.

    ---

    - ayaklarim u$uyor sevgilim !-

    bir ate$
    bir ate$ du$uyor cumbalardan
    sadece iki ki$i yuruyor sokaklardan:
    bir ben
    benden uzak
    bir ben
    bana yakin

    $a$kinligin kurdugu tuzaklar
    cemberlerden atliyor
    birer aslan gibi
    $a$kinligin ayaklarina kapaniyorum
    bir $upheci edasiyla

    bir kurumu$ agacim!
    filizlerine ozlemli
    ozlemlerine filizli
    bir eprimi$ kuma$!
    yazgisina ilmekli
    ilmeklerine gizemli

    soruyorum
    yumrugum masada!
    soruyorum
    haykiri$lar icinde!
    -ne soruyorum
    tabii ki biliyorum-

    acilarin payandasinda
    kuru kupkuru iki yuzum
    bir cift kirli yuz ya da

    bacaklarim sakat
    bir tekerlekli sandalyede
    o bir tekerlekli sandalyenin
    tekerleklerini kiskaniyorum

    sokaklarda
    ko$arak tekerlek ceviren cocuklarin
    cevirdikleri tekerleklere yakinim
    copten bacaklarina uzak

    ben:
    bu sakat bacaklarimla,
    ben!
    bana uzak ve benden yakin ben'lerle
    ben!

    ben:
    sen'siz ben!
    yani:
    hic ben!
    bacaklarimi
    cumbali bir evin
    cumbasindan sarkittim

    bir $ey var ki
    tum benlerimle birlikte herkes
    ve her$ey, ve sen dahi
    -cumbamdaki o kirik saksili
    beyaz gardenya dahi-
    biliyor,
    kendi kendime sakladigim
    kendi kendime saklandigim
    o kirik saksili beyaz gercegimi:

    ben hep sokaklardaydim,
    sokaklardan di$ari hic cikmami$tim ki!

    reha yunluel / $iirhane
  • (bkz: bedd)
  • ev tipi olanı 100 ytl'sına alınabilen gereç.
  • bazen her şeye size o kadar anlamsız gelir ki, topal bir karıncanın yuvasına ekmek taşıması gibidir hayat, ya da ne bileyim, sonsuz, kırılgan bir nehirde batıp çıkan kuğuların boyun kokusudur. tekerlekli sandelyenizde oturup, hiç yaşamayacağız hayatları, hayelleri düşünür, binbir çeşit karaktere girer, gecenin sonunda dayınızın getirdiği leblebi tozuyla, yüzünüzde alyuvarları alınmış bir gülümsemeyle, keşke başka bir dünyanın başka bir acısı olsaydım derdiniz. hayatım. her şeyim. en yakın arkadaşımın da tek dostu.
  • şu sandalyenin fiyatı akülü modelleri saymazsak sandığınız kadar yüksek değil. öyle olduğu halde malesef bir çok aile yine de alamıyor bu sandalyeyi. ve emin olun çoğu engelli çocuğun sahip olmayı istediği bir şey. çünkü bir şekilde hayata dahil olmak istiyorlar ve türkiye'nin koşulları yüzünden bu tam bir kabusa dönüşüyor ve sandalye bu boktan türkiye ortamında bile önemli farklılıklar yaratıyor.
    yılbaşında bununla alakalı bir haber izledim. yayının linki de var ama çok zor açıyor o yüzden koymadım.
    oradaki ailelerin, o güzelim dilara'nın sevinci hakikaten hayatta çok şeyden öte.
    noel baba sürprizi

    e şimdi böyle bir sevince ortak olmak için illa gidip bir sandalye almanıza gerek de yok. bir sürü sms kampanyası var ve katkı payınız sadece 5 tl.

    edit: buraya sms numaralarını yazmadım. nedeni bu olayda da birkaç numaranın, birkaç vakıfın olması. birinin görüşü bir diğere uymuyor falan. o yüzden isteyen kendine yakın bulduğuna göndersin istedim.
  • neden her engelli vatandaşa devlet tarafından verilmediğini anlamadığım araçtır. yani ne kadar insanın ihtiyacının olduğu tespit edilecek ve gidip vereceksin o kişiye. ne kadar bir meblağ olabilir ki bu? kaç trilyon tutar ki? yıllardır sevgili sporcularımıza, üstün başarılarından dolayı trilyonlarca para verildi. yapılan gereksiz devlet harcamalarını herkes biliyor zaten. bahsedilen sporculardan daha üstün bir başarı sergileyip, tüm zorluklara rağmen bu hayata dayanmaya çalışan engelli vatandaşa neden harcanamıyor bu paralar. onlar trilyon da istemiyor, sadece hayatlarının biraz daha kolaylaştırılmasını istiyorlar.
    mavi kapaklara, smslere muhtaç olmamalı o güzel insanlar.
  • evinde yürüme güçlüğü ve bunu çağrıştıran herhangi bir hastalığa sahip herkesin edinmesi şart bir eşya. annem uzun süre "istemem, ben sandalyeye mahküm olmam" diye direndi. şimdi sandalyesiyle aşk yaşıyor. hayatımı kurtardı diyor. balkona çıkabiliyor, dışarı yemeğe, düğün-derneğe vs. davetlere icabet edip sosyal yaşamdan uzaklaşmıyor.
  • sağolsun komşumuzun bana ödünç vererek, evde kaldığım o kadar sakat günden sonra bir gün de olsa dışarıya çıkabilmemi sağlamış oturgaçlı götürgeç tipi bir alet.

    özrü bulunan insanlar için mükemmel bir alet. başta keşfedemediğim için üzgündüm fakat şu an rahatlamış bir durumdayım. bu komşumuzun kocasının, geçirdiği trafik kazası nedeniyle belden aşağısı tutmuyor. tekerlekli sandalyeler ile seyahat ediyor. bugün manuel olanını kullandım ve balkondan bana "garajdaki şarjlıyı kullanabilirsen şarjını sök, onu da kullan" dedi. garajda onu da bir denedim. çok rahat geldi. bir saat sonra arkadaşım beni evden alacak ve ufak bir gezintiye çıkıcaz bu bebekle.

    her ne kadar güzel bir icat da olsa umarım kimse bunları kullanmak zorunda kalmaz, hayatını bunlara bağlı olarak geçirmez.
  • genel bir algı olarak insanımızda "tekerlekli sandalyeye mahkum oldu" anlayışı hüküm sürer.
    oysaki tekerlekli sandalye engelli kişiler için özgürlük ve hareket kabiliyeti demektir.