şükela:  tümü | bugün
  • erhan bener'in 1990 yılında yayınlanan romanı.
  • diyalogları ezberlenene kadar okunası, tekil bir * romanı. *' ı çağrıştırır yer yer, ama anlatım gücü onun bir tık üzerindedir bence.
  • sanki sürekli sizle diyalog halinde olan "garip" bir roman
  • erhan bener’le tanışmama vesile olan kitap.

    beni çok etkilemiş ve üzerinde çalışma yapıp, gerçek duygularımdan ayrı ele alamadığım için düşük not aldığım bir ödeve de yol açmıştır. eşelendiğinde elimizde posasından başka şeylerin de kaldığı tekilleşme, erhan bener'in diğerlerine kıyasla daha az baskıya giren ve daha az bilinen romanıdır.

    --- spoiler ---

    tekilleşme romanında, bireyin birey olurken toplumsal çoğunluğun boyunduruğu altına girmeyi reddedişi anlatılıyor. bunun için de çok güzel bir simge seçilmiş: obua. senfoni orkestralarını dinlerken belki de sesini en belli belirsiz hissettiğimiz enstrümandır obua. bu da, toplumun çalışkan karıncalarından biri olmayı reddeden, yalnız ve çirkin bir bok böceği bile olsa tekil kalmayı tercih eden bir adamı ifade eden en güzel simge belki de. persona filminde sunulan reddedişin bir yansımasını tekilleşme’de de görürüz: iletişim kurmayı reddetmek. tekilleşmeyi arzulayan bir bireyin ilk yapacağı şeydir kuşkusuz iletişim bağını koparmak. tekilleşme’de, yaşadığı bazı travmatik durumların veya sürekli sorgulayışının neticesinde hayatını artık iletişimi tümden kopararak geçirmeye karar veren bir adamı gösterir bize erhan bener. fakat bu adam aynı zamanda hırçındır, saldırgandır ve kitap da zaten yazarın bize medeni bey olarak tanıttığı obua sanatçısı beyefendinin bir kavgası ve akabinde akıl hastanesine düşmesi ile başlar. akıl hastanesinin içerisine girdiğimizde ise bu sefer orada görev yapan iki doktorla karşılaşırız, onları dinleriz. romanda anlatılan, bir tek medeni bey özelinde değildir, başkaları da konuşur, olaylar da anlatılır fakat geneline bakınca elimizde gün gibi bir tekilleşme kavramı kalır.

    --- spoiler ---

    kitapta beni etkileyen şeyler anlatılan kişiler veya olaylar zinciri değil, içeriye gizli veya açık şekilde serpiştirilmiş ufak detaylar ve sembollerin yanında yeni bir kavramla tanışmak ve bu kavramı anlamaya çalışmak idi.