şükela:  tümü | bugün
465 entry daha
  • • ramazan’da hiç ara vermeden oruç tutup, bayramın ilk günü birayla zilzurna sarhoş olmaktır.

    • başka bir şehirden gelirken her 100 metrede bir meşhur köfteci ali usta tabelası görmektir.

    • ayçiçeğini “gündendi“ ya da “gündöndü,“ buğdaya “buyday“ demek, bunları da geçim kaynağı bilmektir.

    • mayıs ayında kanola, temmuz ayında gündendi tarlasında fotoğraf çekilmektir.

    • kiraz festivali’nde kibariye’yi ağırlamaktır.

    • köpekleri “çü be çü“ diye kovalamaktır.

    • düğün konvoyunun önünde davul zurna eşliğinde bira içip tavuk pilav yerken, kolları altın dolu gelin hanımları saatlerce arabada bekletmektir.

    • uçmakdere’de yamaç paraşütü yapanları izleyip “breh ne cesaret be“ diye yorum yapmaktır.

    • pantolona pantul, domatese domatiz, peynire piğnir, zeytine “ziğtin” demektir.

    • h harfini kullanmak gereken yerde kullanmamak gereken yerde kullanmaktır. (ör: alime, amide, ayriye; hasansör.)

    • şehrin ileri gelen zenginlerinden bile olsan broadway arabadan asla vazgeçmemektir.

    • ülke yaz tatili yaparken çapa kazmak, balya bağlamaktır.

    • ağır roman oynayan dayıların kulağına klarneti uzatmak ve dayının klarnetin içine para sıkıştırmasını beklemektir.

    • her yaz kumbağ’da denize girip, “burada boğulan çok oluyor“ diyerek hikaye anlatmaktır.

    • süleymanpaşa’dan şarköy’e giden virajlı yoldan hem şikayet edip hem de manzaraya aşık olmaktır.

    (bu entry, ot dergi şubat sayısında hilal gürses’in memleket hikayeleri köşesinden alıntılanmıştır.)
1 entry daha