şükela:  tümü | bugün
  • anadolu da depik olarak bilinir genellikle.
  • döner, uçan, düz, yan, alçak, yüksek gibi birçok çeşidi olan vuruştur.

    uygulamak için en az 1 ayağınız olmalıdır.
  • internette akan bilginin insan tarafında uyandırdıkları: http://www.ucantekme.com/
  • muhtemelen hayatımızda yaptığımız ilk aktivite ve nasıl bir tezatsa o da en çok sevdiğimiz; annemize..
    (bkz: sunay akin tarzi siir yazma rehberi)
  • normal şartlarda, yenildiğinde insanı sinirlendiren bir şeydir. kavga sebebidir. falandır filandır.

    ammaaa, hamileyseniz ve içinizdeki minik afacan günlük rutininin bir parçası olarak sizi tekmelemeyi adet edindiyse, şahane bir şeydir bu tekme.
    gülümsetir insanı, iç ısıtır, "oh, bebeğim hareket ediyor, demek ki iyi" dedirtir, insana anne olduğunu, canından can doğurduğunu hatırlatır, mutlu eder delicesine.
  • fiziksel teması sevmeyen, çeneyle dövüşte rakip tanımayan bünyemin bu aralar bayıldığı bişey bu. bir aydır yiyip yiyip usanmıyorum ben bu tekmelerden, böyle bi açılıp sallıyor mesela tekmeyi atan düdük, bünyem sarsılıyor, kaburgama kaburgama girişiyor. bi da yapssın diye dürtüp duruyorum, mest oluyorum var ya aparkat misali girişince, böyle bir ruh hastası etti güzel kızım beni. sabırsız olmasam bir ömür göbüşümde besleyim de sen beni hep tepikle derim vallahi, o kadar acayip bir duygu. yoksa koca baklava dilimini löp diye atar mıydım ağzıma allasen.
  • "sonra ludwig van'ın çatık kaşlı suratı ve kravatı ve rüzgarda dalgalanan dağınık saçları güneş gibi yükseldi ve dokuzuncu'nun son bölümünü duydum, sözleri biraz değişikti, sanki bu bir rüya olduğundan değişik olmaları gerektiğini biliyorlardı:

    çocuk, cennettin şamatacı köpekbalığı,
    elysium'un katili,
    yürekler yanıyor, canlanmış, kendinden gezmiş,
    ağzına zumzuğu vuracağız ve pis
    kokulu kıçını tekmeleyeceğiz." anthony burgess - a clockwork orange

    (bkz: tepik), tepmek, detme
    (bkz: çitme), çifte
  • (bkz: yusuf yerkel)