şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: tatil)
    (bkz: bogaz)
    (bkz: dalyan)
    (bkz: marmaris)
    (bkz: bodrum)
    (bkz: oehh)
  • deniz üzerinde hareket halinde cig köfte yerken ciftetelli oynarken yapılan geziye tekne turu ismi verilir efendim memleketimizde.

    özellikle 80lerin sonu ve 90ların ba$ında büyük bir patlama ya$anmı$tır bu hususta. preveze deniz sava$ından sonra o kadar sayıda gemi ancak bu tekne turları sayesinde suya inmi$tir. barbaros hayrettin pa$a bugun bu tekne sayısını görse degil preveze yedi cihanda su bırakmazdık diye icinden gecirirdi muhtemelen..
    tekne turlarına rezervasyon yaptırmak istemeseniz bile sizin yerinize illa bir arkada$ınız rezervasyon yapar. o arkada$a göre tatile gelindiyse tekne turu yapmak zorundasınızdır.. tekne turları icin kayıt yaptırılan yerler genel olarak sahil kenarında bir kücük masa, bir iskemle ve daha önce tekne turu sırasında ciftle$en insanlar, zevkten ciftetelliyi abartıp hastaneye kaldırılan insanların resimlerinin bulundugu kücük bir tabela ile sınırlıdır.
    genel olarak bu yerlerde biri kendisine esmer oldugundan ve her esmer'in alfonso olması gerektigini dü$ündügünden alfonso ismini uygun gören halis türk animatör bir arkada$ ile erkekleri kandırıp tura dahil etmek icin okul masraflarını cıkarmak icin orada o yazını geciren $eker kız arkada$lar tekne turu satı$ını gercekle$tirir.
    yanınıza yakla$an ve size ;

    ''yarın tekne turumuz var katılmak istemezmiydiniz''

    sorusunu sordukları zaman gayr-i ihtiyari kitlenip, nasıl oluyor o yahu sorusunu sorarsınız. zaten o sıra isminiz kaydedilmi$ saat verilmi$tir.
    tekne turlarına katılım saati sabah 07:00'dir ekseriyetle. ha bazısı 6'da bazısı 8'de yapar ama ic hizmet kanununda tekne kalkı$ saati 07.dir.

    biz de bir gün önceden böylesi bir i$e kalkı$tık ve sabah 07:00'de karga bokunu yemeden, tekmil ecnebi milleti danstan gelirken havlumuzu, güne$ kremlerimizi ku$andık belirtilen yerde bulunduk..
    kısa bir süre sonra kalabalık arttı, alfonso ibnesinin 50 ki$ilik tekne icin 150 ki$ilik rezervasyon yaptıgını hayıflanarak izlemi$tik..
    tekneye sanki 1800'lu yıllarda köle ticaretinde kullanılan arkada$lar gibi bindik. biz sadece havlu ve güne$ kremi getirirken, piknik tüpü, ufak yer yatagı gibi $eyleri getiren arkada$ları gördükten sonra biz de bir eksik oldugunu kabullenmek zorunda kaldik.
    bu tekne turunun süpper bir de misafiri vardı ki, bir gece evvelsi programında almanya'dan gelen almancı hayranlarından kıramayacagı bir davet alan prince erkan serce'dir bu isim.. bilenler bilir prince o tekne turuna da zebra desenli taytıyla katılmı$tır.

    tekne kaptanları genel olarak fedon'a benzer. bir dönem bodrumda bütün teknelerin ruhsatının fedon'da oldugunu sandıgım ben, bizim kaptan'ın adının ''muharrem'' oldugunu ögrenmemle biraz rahatlamı$, fedon'u jet ski'de gectigi anısını dinlememle de kafamdan silmi$tim bu dü$ünceyi. tekne kaptanı genel olarak uzun marlboro icer, ve beyaz kolsuz atlet giyer. altlarında fibula kemigi hizasında bir capri, ayakta sandalet ile hic degi$mezler.. en büyük özellikleri cok ne$eli olmalarıdır. muavinler ise 20li ya$ları hafif gecmi$, koylara geldiginiz zaman koyun ismini anons eden ve bir kız begenip ''abi bu kimdir'' sorusuna ''bro bırak onu lezbiyen onlar, asıl ben gecen dü$ürdüm iki tane görsen .... '' diye ba$layan cümleler kurup moral bozan arkada$lardan olu$ur. 10 dakika da cinsel tercih tespiti fiyata dahildir.

    tekne insanların tamamının bir $ekilde iceri sıgmasına müteakip ''pata pata pata'' sesleri arasında hareket eder ve teybe hic zaman gecirmeden $iki $iki baba kaseti koyulur..
    az önce o uzun kuyruk icerisinde sanayi ve ticaret bakanlıgından sandıgınız amca ile orta ögretim din bilgisi ve kültür kitapları üzerinde bulunan namaz kılan kıza benzedigini dü$ündügünüz kız öylesi bir dansa ba$lar ki gercekten bamba$ka bir yerde oldugunuzu hissedersiniz.
    burada incelenmesi gereken bir $ey de 15 dakika önce ölü palamut gibi istif edilmi$ insanların bir $iki $iki baba $arkısı calmasıyla önce kendilerine bir oyun pisti yaratmaları, güne$lenecek yer bulmaları ve dolma yapacak alanı yaratmalarıdır kesinlikle..

    ilk koyda mola verilmesiyle biz kısım denize atlayıp deve güre$i yapar, diger bir kısım ise sere serpe güne$lenir. deve güre$i sayesinde bile kar$ı cinsle tanı$ıp yakınla$ma kuran ba$ka bir ırk varmıdır bilinmez ama nice sarah'lar, nice maria'lar önce deve güre$inde daha sonra da grekoremen stilde hayatlarının yarasını almı$lardır.

    kaptan'ın en büyük ibneligi yerle$im yerlerinin oradan gecerken eline mikrofonu alıp '' haydi eller havaya, camiye gelmedik, hanımlar beyler hoop'' diye sizi gayrete getirip dans etmeye zorlamasıdır. kaptan koyda bulunan insanlara tekneye binildigi anda zevkten cıldırıldıgı izlenimini gayet iyi vermektedir.

    türk insanındaki inanılmaz göbek atma egilimini tekne turlarında cok daha iyi anlıyorsunuz. her platformda break dance yapani ya da her yerde tango yapanı görmeyen ben her yerde göbek atan birisine rastlamı$ımdır.

    tekne turlarının official yemegi dolma olmakla beraber isteyene bira isteyene cola servisi yapılır mamafih bunlar fiyata dahil degildir.

    tekne turunun bittigini karanın görünmesinden cok kaptanın muavinden mikrofonu kapıp ''haydi son kez dürüyeeminn gügümllerrrii kalaylıııııı'' $arkısına ba$lamasıyla anlarsınız. ertesi gün tekrar gitmek icin söz verirsiniz. belki gidersiniz.
    benim bir arkada$ım 21 günlük tatilin 15 günü aynı tekne ile tekne turu yaparak kaptan custo gibi olmu$tu, tavsiye etmem.
  • tekne turu yaparken yanınızdan illa ki ba$ka bir tekne ile tur yapan grup gecer. bu sıra ortam sanki preveze deniz sava$ına döner. mastika mastika diye bagırırsınız. kim daha cok bagırıyorsa o daha cok egleniyordur düsturu gecerli oldugu icin kıc bölgesini zorlayarak ''mastika mastika diye bagırırsınız'' bagırı$ta ve eglence de galip tekne korna calar, siz de sanki size giren cıkan varmı$casına sevinirsiniz.

    etraftaki turistler gülerek sizin fotografınızı ceker, ilgilenmiyomu$ gibi yaparsınız ama denyo etiketinin takıldıgını hissedersiniz bozmazssınız..

    mastika mastika!
  • bakın, geçtimiz çeyrek asırda sayısız "yat turuna" çıktım. (bizde yat turu deniyo bu aktiviteye, bilmiyorum nedenini, havalıyız)

    bu yazacaklarım sayısız turdaki gözlemler sonucu oluşmuştur. yat/tekne turu konusunda kafanızda soru işareti kalmaması adına yazılmış bu detaylı bilgiler derlemesinin yaz tatillerinizin baş ucu eseri olması dileğiyle;

    girizgah
    yat turunun tanımı: yat turu; insanların, değişiklik olsun, eğlenelim, hoşça vakit geçirelim niyetiyle, sabahın 6 sında kalkıp sikik bir tekneye tavuk gibi doluşmak suretiyle, tüm gün boyunca takriben 45 derece sıcaklıkta, göbetk atarak, denize atlayıp, denize kusup, denize işeyip sıçmasıdır.

    yat turunun amacı: yat turunda araç tekne olup esas amaç ölmeden tekneye ilk binilen yere varmaktır.

    yat turunda dikkat edilecek hususlar;
    a)kılık kıyafet ve eşya
    b)davranış ve seçimler

    a)kılık kıyafet ve eşya

    1)terlik: ayağınız akşam üstü kızarıp terliğinizle aynı model olacaktır. estetik düşünün. öneri : ceyo kalıpları ayakta hoş durmaz, kırmızı yanık kısmı öne çıkarır. parmak arası ince kayışlı ise şık olabilir. akdeniz flex’ler siyah olduğundan tabanı da yakma özelliği var. kızarmada homojenlikten yana olanlara…
    `terlik giymem lan yatta ne terliği amınakoyi diyenler bakın` : yat zeminine serilen ve her adımda “fıjck” sesi duyduğunuz ayak mınımınısı ve mantar yuvası halı/kilime dikkat. yattan iner inmez ayağınıza bir miktar kezzap uygulamanız hijyenik olacaktır. unutmadan, en az bir kişi şişe kıracaktır, 2 kızın tokası kırılıp yere düşecektir, 3 hayvan da bira kapağını yere atsa ve bu 3 kapaktan en az biri tırtıklı tarafı yukarı gelecek şekilde düşse ayak perişan. kaldı ki küçük ayak parmağınıza basacak öküzler cabası. siz de teknenin içinde büyük bir ihtimamla yürümeyeceğiniz üzere masanın kenarını çarpacaksınız o parmağı. bunları peşin söyleyelim. ondan sonra ağlamayın. akşam millet ortamlara akarken balkonda ayak pert okeye dönmeyin.

    2)mayo-bikini:
    erkekler: yatta daha bir yakın görüş hakimdir. kimsenin gizemi kalmaz. pipi ne tarafta? isyan derecesi ne? bu gibi soruların cevabı sır olmaktan çıkar ve sık sık dar yerlerden çoklu geçilmesi gerçeğini göz önüne alırsak slip giymeniz tavsiye edilmez. bunlar olmasa da tavsiye edilmez de. hani..
    kızlar: memelere dikkat..hobarey diye çoşkuyla sağ el burunda atlayıp iki adet memenin özgürlüğünden bi haber, saçları alnına yapışık yattakilere gülümseyen mal siz olmayın. yine kızlar, yat atmosferinin verdiği gerzek coşku ile hareketleriniz de anlamsızlaşıp kabalaşacağı için kıçınızı örten kısım asimetrik dağılım izleyecektir. parmakla iç kısmı çekip şlap diye bırakma/örtme hareketi için çok geç kalınmış olunabilir (ayrıca o şlap hareketi açık duşta ahize göt bölgesine üstten tutulunca yapılır, yeri orasıdır)

    3)güneş gözlüğü: kaybolma ve kırılma olasılığı yüksektir ama vazgeçilmez. tur esnasında seyreden yavşaklık katsayından dolayı herkes bir kez takıp poz verir. kenarına makarna yapışır, camında yoğurtlu parmak izi olur.

    4)havlu: beyaz olmasın. tecrübe :turlardan bir turda, nerden bulaştığı belirsiz kahverengi makyaj malzeme lekesi havlu sahibinin sıçmış olma olasılığı ile sevimsiz bi durum yaratmıştı. olasılık :yine vişne suyu lekesi ile çirkin düşüncelere sebebiyet verilebilir. töhmet altında kalmamak adına beyaz havlu kullanmayın. bu arada havlu şaka sebebi ile denize atılacaktır. sonra yatta halat çekme oynarcasına onu çeken iki yarmanın havluyu burkarak güç denemesi yapması ile havlunuz işlevini yitirir. havluya özen göstermeyin.

    5)tişört: koyu renk olmasa iyi ama beyaz giyince oh ışınları geri yansıtıyo haşmet deyip leyla gibi gezeceğinizi sanmayın. yatta iken gölgede olsanız dahi çıkarılmaması ince bir bilgi olup uygulanması halinde faydasını göreceğiniz garantisini veririm.

    6)şapka : olmazsa olmaz eşyadır. ama denize uçabilir. denize uçarken son anda masa üstünde yakalanabilir. yakalama işlemi sırasında çarpılan fotoğraf makinası denize düşebilir, gözlük düşebilir, sağdaki kişinin üstüne bira dökülebilir. şapka kontrolü zor. bir de şapka takıldı diye her daim güneşin alnında kabak gibi durulması gaflettir. koskoca güneş lan, yıldız amınakoyim, plütonu ısıtıyo, şapkan var diye sana ışın sıkmasın mı. beynine işler amı götü dağıtırsın. 3 gün 5 vakit kusarsın, ateşin çıkar,allahım kör et beni diye dizeler mırıldanırsın. lütfen bu hassas konuda temkinli olalım.
    şapka çeşidi olarak, taşak geçilen meksika türk karması bıyıklı adamın şapkası yat turu için biçilmiş kaftandır. omuzları falan da korur. ince uyarı : boşta bıraktığınız şapkanız kepçe misali denize daldırılıp kellenize geçirilecektir. o an yakın geçmişinizde göründüğünüz en embesil görünüm sizinki olacaktır. darılmak, kırılmak yok. önlem bunlar. şapkanızı tur sonu karşı cins kellesine geçirdiyse, bu kez de şapkanın gönül işlerinde bir belirteç rolü üstlendiği görülebilir. dezavantajları olarak kafayı kaşındırır, etrafı tuzlanır, saçlar kelleye yapışım gösterir.

    7)güneş kremi: iskandinav albino bebeklerinin götüne ne sürülüyosa gidin ondan alın. babanız her seferinde güneş kremini ne kadar bol sürer bilirsiniz; aynen onun gibi olun. kulak burun alın başta olmak üzere tüm vücuda çifte cila çekin. vıcık vıcık olun. iğrençleşin. sonra bu iğrençliğinize şükredeceksiniz. güneş yanığı acıların en büyüklerindendir. şakhaaa diye patlatmalar, tokatlar peşi sıra gelir. inleyen nağmeler şarkınız olur. "bronzlaşayım azcık" falan bunların geçin allasen. hele havuç yağı, susam yağı yok efendim jojoba hedesi; sakın. kayış gibi yanan insanlar sizi aldatmasın onlar evrimin ayrı bir basamağı. tıp, bu insanlar için kitin üstünde yoğunlaşıyo.
    o bandanalı, o arrap taşşaaa kıvamındaki; teknenin ayak işlerini yapan, ibne olup olmadığını anlayamadığınız abeci dövmeli ve ayak parmak tırnaklarından biri mutlaka mor olan miço için “yıllardır güneş altında, bak bir şey olmamış göbek atıp duruyo” falan gibi yanılgılarına sakın ha sakın. haddinizi bilin, ayağınızı denk alın. siz kimsiniz lan. bu arada güneş kremi sömürüye oldukça açık bir ürün olduğundan, bu konudaki paylaşımcı ya da pinti tavrınızı turun başında açıkça ortaya koymanız, krem getirmeyen ibnelerin hakkınızdaki kınamalarını ve sinir bozucu yorumlarını önleyecektir.

    8)fotoğraf makinesı: nasıl olsa birileri getirecektir. o getirenler sahip çıkma konusunda artık deneyim kazananlardır. pimpiriklidirler. bu konuda godoş olun. siz geceleri götürürsünüz. yat turunda ne fotoğraf makinesı lan. her fotoğrafa girin o ayrı. anılar…

    b)davranış ve seçimler

    - yat turu yerleşimi: yat tipleri iki çeşittir. biri ortası boş alan olan ve sadece teknenin kenarlarına insanların istiflendiği. diğeri masalı olan karşılıklı mal gibi oturulan. ilk model olan kenarlı yatlarda gündem karşılıklı bakışan apışarası manzaralarıdır. lan zaten herkes mayolu insanlar yüzmeye gelmiş farkındalığı 5 dk içinde idrak edildikten sonra ortada beygir gibi göbek atılır. türkiyeye gelen turistlerin zeka seviyesi genelde düşük olduğundan sandalye kapmaca falan oynayarak çoşarlar. o godoş miço da tarif edilemez ingilizcesiyle sikko espiriler yapıp kızlara yavşar. sizi de kendi tarafınızda görmesinden ötürü amsalak amsalak göz kırpar. bu adamla diyaloğa girmeyin. 2-3 koy sonrada kendi attığı bira şişesini dalıp dipten çıkarıp turist kızların gözünün içine bakar. hani "şişeyi de çıkardık artık verirsiniz" gibilerden. neyse işte kenarlı oturaklı yatta vaziyet budur.
    masalı yatlarda dikkat edeceğiniz önemli yerleşim cinliği deniz tarafı kenara oturmamaktır. güneş kenarlara gelir o turuncu minderler kızar, zamansız atlayan hayvanların suları üstünüze sıçrar, "hade gelsene sen de, su çok güzel suyu" atılır üstünüze. koridora oturun, dolaşabilesiniz.

    yattan atlamak malum keyifli olduğu kadar altta yüzen safın tepesine çökme ve boynunu kırma, atlarken ayağı kaydırıp kafayı patlatma, dengeyi kaybedip göbeği çatlatma, bacaklar açık atlama ve taşşakları ciğere kaçırma gibi nahoş vakalara sebebiyet verebilir. atlarken bastığınız yere dikkat. orası yağlı ve ıslaksa o kafa patlar. aşağıda yüzenlere de "boynunuz kırılır, kafanız götünüze kaçar" gibilerden göz dağı vermeden aşağıya süzülmeyin. yüzen kişiyken dikkat etmeniz gereken birinci tip tehlike bombalama adı verilen atlama stilini yapan şişman kişilerdir. en çok suyu çıkartınca böbürlenen bu sığırlardan uzak durun. yata binince peşinen konuşun; taylan, manolya (şişman ismi bunlar geldi aklıma) yatta seni tanımam sen de beni tanıma deyin.
    yatın en ucundaki sivri tahta kısmında dengede kalmaya çalışıp, ordan atlayanlar olacaktır. işte onun yanına giden ikinci olursanız afedersiniz ama yarrra yersiniz. o kısımda bolca sivri taklavat, çivi ve eklem yeri ayrıca altta da çapa zinciri mevcuttur. biri "el ele atlayalım muzaffer" falan derse siki tuttunuz. gitmeyin o kısıma bi şey kaybetmezsiniz.
    her koyda öğrenmeniz gereken tek bilgi derinliktir. bu bilgiyi direk kaptandan alın, ibine miço götünden sallar. metrik sistemi bilmez zaten.
    önemli : tekne durmadan atlayan piç siz olmayın. lafım erkeklere; o piç ilk atladı diye ona verecekse melisa; unutun gitsin kahpeyi. siz dilaraya ya da simgesuya yazılın. duruşunuzu bozmayın.

    yat turunun kilit noktası ve hazların tavan yaptığı o an er ya da geç gelecektir. güneşin bile derisinde pes ettiği, deri pigmentleri koyu bok rengine bürünmüş dıkınıy gözlüklü amele, sürat teknesiyle etrafta james bond edasıyla turlar. sanırsın pezeveng para babası, yatından ayrılmış turluyo. ulen 3-4 saat önce kumsalda kanoda osura osura uyuyan sefil sendin. ne şimdi bu "hawaideyin a dostlar" havası. neyse bu herif çok konuşmaz, hem müşteri arar hem uzaklara bakar. bu denyo ile o ibine miço başlı başına bir tez konusu ama şimdi konudan uzaklaşmayalım. nerdeydik hee..muz…şimdi muza binmek dedin mi yat karışır çünkü eylem, anlam olarak da görüntü olarak da komik..neyse muzda sıralanma mevzusu şen kahkahalarla aşılır. yattakiler o sırada sümüktür. muzda olan kimileri sütçü beygiri gibi zıplayak, yattaki sümüklere nispet yapar. muzun önüne oturan kişi liderlik vasfını hemen benimser ve arkasına dönüp “ beyler düşmüyoruz sonuna kadar dayanıcaz tamam mı “ der. salağa bak salağa..nereye dayanıyosun lan yarrraam. fizik kurallarına mı karşı gelecez . ayrıca ne bu rambo ruh hali..pezeveng düz giderken kıracak sağa sola motoru biz de paldır küldür düşecez işte. parasını da verdik daha ne bu die hard tripleri..muzun tek can acıtabilen kısmı düşerken arasında kaldığınız kişilerin bacağının kolunun götünüze başınıza girmesidir. o da çok hasarlı olmaz.herkes pert zaten o sıra.
    ringo..ringo o içine uzun oturup sıçar gibi olduğunuz havalı simitimsi şey. ben buna 2-3 kez bindim, götünüzün suya süratle sürtmesi dışında bir esprisi yok. çok da hoşuma gitmedi..ha zevksiz mi değil...bir de bundaki savrulmalarınız çok uzağa olabiliyo. sonra o sürat motorunu kullanan pezeveng deniz ortasında hızla üstünüze gelip sizi batan titanikten kurtamış gibi havalara bürünüyo falan..götoğlanına bu zevki yaşatmamak için hiç binmeyin bence bu zerzevata.

    muzcu tayfa gidince, dondurmacı tayfa gelir. dünyanın en karlı dondurma satışını yapan adam biz yolcular tarafından süzülür. her türkün içindeki işletmeci dahi ortaya çıkar ve maliyet kar hesapları, bireysel girişim ekli dosyası ile masaya yatırılır. en güzeli halı saha açıcan abi ile bu mevzu sonlanır. tavsiyem odur ki bu erimesi 1 dakika alan dondurmalara rağbet göstermeyin.

    turun son koylarında vites küçültün. her koyda denize girince tur sonu madalya takmıyolar. sakin olun. gölgede kalın, su için. yüzünüzü yere düşmüş ve ayak altlarında yuvarlanan önemini yitirmiş içme suyu ile yıkayın. şapka kafamızda, havlu rüzgarda kurumada, terlikleri giyin. bitiryoruz bu işkenceyi. etrafınıza baktığınızda makak götü gibi kızarmış insanları göreceksiniz. herkesin ızdırap sıçan bir ruha haline büründüğü gözünüzden kaçmayacak. yaa..yat turu yat turu..al amına koyim yat turu bu işte. öğlen yamyam gibi yediğin tavuk köfte her ne sikimse o da ver edecek akşama ishali..al sana yat turu…benim yazlık çevrem kötü direnemedim yat turlarına.. her seferinde desturum bu son idi.. olmadı..siz gaza gelmeyin..yat turuna gitmeyin..ille de gidecekseniz bu yazılanlara bir göz gezdirin.
  • tek ya da çift halinde gidildiğinde minimum 4 yabancıyla aynı masayı paylaştığınız turlardır. ayrıca, ancak erken gelen deniz tarafına oturabilir ve tur boyunca o yer onundur artık, masadaki diğer insanlar haşa oraya oturamaz. sabahın erken saatlerinde hanım hanımcık, saçları derli toplu, efendi efendi oturan bu insanların akşama doğru sıçan kuyruğuna dönen saçları, tuzdan 3 renge dönüşen şortları ve kızarmış morarmış burunlarını izlemek de bu turların en keyifli yönlerindendir sanırsam galiba.
  • bangır bangır müzik sesinden genelde eziyete dönüşebilecek turdur.hayır dolmuş değil ki sıkıldığında inesin.bu durumlarda ilk çare mp3 çaları kulağınıza takıp kendi müziğinizin yarattığı dünyada etrafı izlemektir.
  • bodrum'da akvaryum koyu gibi karadan ulaşım olmayan bi güzelliği görmek adına yapılması gereken eylem. karaada ve karaincir açıklarında da turlayabilirsiniz aynı gün içinde turuna göre. tabi bazıları çok yer gezdirir ama gezilen yerlerde kısa süre kalıp, turdan bişey anlamamanıza neden olabilir, araştırmak lazım önceden. bir de mavi yolculuk vardır ki onda bodrum -fethiye -marmaris arası el değmemiş bir sürü güzelliği görebilirsiniz ama arada karaya çıkılsa da 1 hafta boyunca gemide olmak bazıları için sıkıcı hatta yorucu olabilir.

    sürekli yeni yerler görmek, yeni bi yerde denize girmek, tekneden denize atlamak, tekne haraket halindeyken etrafı seyrederek güneşlenmek gibi güzellikleri vardır.
  • fiyat / performans açısından en çok doyuma ulaştıran aktivitelerden birisidir. saçma sapan beachlerde aynı aktiviteleri yapmak ve yenilen içilen ürünlere normalin beş katı para vermek (misal su 2 lira, twister 5 liradır, oha) yerine 35 veya 40 tl gibi bir miktar parayla sınırsız alkol alma imkanı ve öğle yemeği ile birbirinden güzel koyları gezip mis gibi sulara atlayış yapmak, doyasıya güneşlenmek ve tekne içi müzikli aktivitelerde keyfe keyif katmak akıllıca bir iştir.

    tabi gel bunu lahmacuna 50 lira veren öküze anlat.
  • balık istifi gibi bir tekneye sığışıp eğleniyoruz imajı verilen eğlence türü. her yazlıkçı bayıla bayıla gider ama "allahım ne kadar eğleniyoruz bize bakın" tripleri ayrı bir komedidir.
  • yüzme bilmediğim için beni tereddütlere sokan turdur. jolly, ets benzeri bir tur şirketi ile likya turu yapmak istiyorum ve turun büyük çoğunlğu tekne turu üzerine acaba yüzme bilmeyen biri için tur çok mu sıkıntılı geçer merak etmekteyim