şükela:  tümü | bugün
  • ulkemizde de donem donem tartisilmis, sadece teknokrat insanlardan olusan hukumet. genelde kriz donemlerinde falan ortaya cikar bu tur oneriler. (bkz: teknokrat)
  • zamanında serdar turgutun türkiyede gerçekleşmesi için ısrarla savunduğu hükümet biçimi.
  • parti gözetmeksizin, konunun uzmanı kişilerin bakanlıkları yaptığı hükümet tipidir.
  • kulağa hoş gelse de pratikte fazla imkanlı olmayan hükumet tarzıdır.

    niye diyenlere yes ministerı seyretmelerini tavsiye ederim.
  • bizim buralarda teknokratlar memur oldugu icin genelde bu tür hukumetlerde pek kullanılmazlar. onlarin yerine universite hocalari kullanilirdi. ne zaman boyle bir hukumet kurulsa mulkiye de dersler bos gecerdi.
  • demokratik olmadığı, halkın iradesini göz ardı ettiği için eleştirilen hükümet şekli.
  • bazı güç simsarları ve tufeyli nüfuz odakları tarafından ölümü gösterip sıtmaya razı etmek suretiyle memleketin başına örülen çorap...
    talanlara, soygunlara, tezgâhlara karşı gıkını bile çıkaramayacak "akıllı, uslu" çocuklar, düz adamlar kabinesi.
  • mehmet simsek ile akp'nin guzel bir adimini attigi hukumet tipi. super olay.
  • (bkz: mario monti) kişisinin kurduğu hükümet de teknokratlar hükümetine iyi bir örnektir.
  • buralar hep boş kalmış. ama avrupa'da demokrasiye ara veriyoruz gençler. teknokratlar hükümetleri dönemine hoşgeldik, yeter bu kadar erasmus'un bize gelmesi, siz uyanın da avrupa'ya gidelim...

    yunanistan, romanya, berlusconi'nin istifasıyla italya, seçim kararı alan ve seçimden güçlü bir hükümet çıkmaması sonucunda ispanya, geçenlerde portekiz, öbür gün belki irlanda ve fransa.. "bir demokrasi vardı ne oldu ona?" diyenleri duymazdan gelebilirsiniz. avrupa kapitalizminin ve ülkenin birlik ve beraberilğe en çok ihtiyacı olan şu günlerde liberal demokrasiye geçmiş olsun..

    avrupa'da ekonomik krizin dönüştüğü siyasal kriz, kapitalizmin nesnel sınırlarından birini göstermesi açısından ve "kapitalizm ve devlet 101" dersi bakımından öğretici. burjuva demokrasisinin tapınakları parlamentolar ve siyasal partiler açığa düşerken "yönetenlerin eskisi gibi yönetemedikleri" ve krizden çıkış programı oluşturamadıkları koşullarda teknokratlar hükümeti, avrupa'da ikinci dünya savaşından bu yana ilk kez akdeniz havzasından başlayarak avrupa'nın popüler yönetim biçimi olmaya doğru gidiyor. ayni trajediyi birinci dünya savaşı sonrasından da hatirliyor olmalısınız.

    "krizin nedeni demokrasi mi?", "demokrasinin nedeni kriz mi?" şeklindeki yüz yüzyıllık tavuk yumurta tartışmasinin altyazılı alaturka özetini merak ediyorsaniz o şurada:
    http://www.haberturk.com/…lmisler-out-atanmislar-in

    biz bunu 2001 ve kısmen 2008 krizinde yari teknokrat hükümetler döneminde yaşamıştık, "bir kemal dervişimiz vardi ne oldu ona" diye düşünenler için de ayrica özet geçelim. derviş programı krizin yükünün çalışan sınıflara yıkılması yoluyla "liberalizmin ne kadar mükemmel bir sistem" olduğunu yine göstermişti, o halde şimdi onlar düşünsün! avrupa avrupa düşünsün de yunanistan, portekiz, irlanda, almanya derken grev grev üstüne geliyor, grevlere karşı yeni teknokratik ve otoriter yönetimler düşünüyoruz patron. http://www.reuters.com/…wages-idusl6e8eu5st20120331

    bu otoriter yönetimin de yapılmışı var, yakinda "sayin başbakanımız suriye'den ve çin'den sonra avrupa'ya da demokrasi götürecek," derseniz tabii, elbette, yetmez tabi evet, buyrun buyrun...